Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

𝟴 𝗘𝗬𝗟𝗨̈𝗟 𝗗𝗨̈𝗡𝗬𝗔 𝗙𝗜̇𝗭𝗬𝗢𝗧𝗘𝗥𝗔𝗣𝗜̇𝗦𝗧𝗟𝗘𝗥 𝗚𝗨̈𝗡𝗨̈𝗠𝗨̈𝗭 𝗞𝗨𝗧𝗟𝗨 𝗢𝗟𝗦𝗨𝗡! Fizyoterapist olarak böylesine ulvi, değerli ve mucizevi bir mesleğin mensubu olmaktan mutluyum. Hastaların yaşam kalitesini arttırmak; 'fizik tedaviye başlamadan önce kolumu bile kaldıramıyordum ama şimdi dişimi bile fırçalayabiliyorum, o kadar iyiyim.’ derken yüzündeki gülümsemeyi hissetmek ve bunda senin de katkının olduğunu bilmek...

13,264 views • 2 years ago •via X (Twitter)

10 Comments

Fizyoterapistiniz's profile picture
Fizyoterapistiniz2 years ago

Ampute rehabilitasyon programlarının kamu kaynakları kullanılarak sürdürülebilir hale getirilmesi zorunlu bir ihtiyaçtır. Afet sonrası fizyoterapi uzun ve zorlu bir süreç olduğundan rehabilite edici çalışmalar başlatılmalı, fizyoterapist eksikliği giderilmelidir. @drfahrettinkoca

Fizyoterapist's profile picture
Fizyoterapist2 years ago

Sayın vekilim fizyoterapistlere verilen sözün tutulmasını bekliyoruz.

İşsiz fizyoterapist's profile picture
İşsiz fizyoterapist2 years ago

Ampute rehabilitasyon programlarının kamu kaynakları kullanılarak sürdürülebilir hale getirilmesi zorunlu bir ihtiyaçtır. Afet sonrası fizyoterapi uzun ve zorlu bir süreç olduğundan rehabilite edici çalışmalar başlatılmalı, fizyoterapist eksikliği giderilmeli

Ailenizin fizyoterapisti's profile picture
Ailenizin fizyoterapisti2 years ago

Yaşamımıza hareket katan, etik ilkelerine sımsıkı bağlı, öğrenmekten ve sorgulamaktan bıkmayan tüm emekçi fizyoterapistlerin 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler günü kutlu olsun

süleyman tekin's profile picture
süleyman tekin2 years ago

Vekilim mezun sayisi cok fazla ve her sene katlayarak artmakta buna dayali olarak kalite dusmektedir

fizyoterapist's profile picture
fizyoterapist2 years ago

Ellerinizle çalışmak terapi. Kalple çalışmak bir zevktir. Her ikisiyle çalışmak fizik tedavidir. 8 Eylül Dünya fizyoterapistler günümüz kutlu olsun! Atama bekleyen fizyoterapistler olarak Fizyoterapistler SağlıkBakanlığına diyoruz.

Fizyoterapist Sami Recep's profile picture
Fizyoterapist Sami Recep2 years ago

Yaşamımıza hareket katan, etik ilkelerine sımsıkı bağlı, öğrenmekten ve sorgulamaktan bıkmayan tüm emekçi fizyoterapistlerin 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler günü kutlu olsun

fizyoterapist's profile picture
fizyoterapist2 years ago

Biz hayallere ulaştıranız peki bizim hayallerimiz ne olacak ?

Fizyoterapist Sami Recep's profile picture
Fizyoterapist Sami Recep2 years ago

Ampute rehabilitasyon programlarının kamu kaynakları kullanılarak sürdürülebilir hale getirilmesi zorunlu bir ihtiyaçtır. Afet sonrası fizyoterapi uzun ve zorlu bir süreç olduğundan rehabilite edici çalışmalar başlatılmalı, fizyoterapist eksikliği giderilmeli

FİZYOterapist's profile picture
FİZYOterapist2 years ago

Ampute rehabilitasyon programlarının kamu kaynakları kullanılarak sürdürülebilir hale getirilmesi zorunlu bir ihtiyaçtır. Afet sonrası fizyoterapi uzun ve zorlu bir süreç olduğundan rehabilite edici çalışmalar başlatılmalı, fizyoterapist eksikliği giderilmelidir. @drfahrettinkoca

Related Videos

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir araya geldiği şehitlerimizin ve gazilerimizin kıymetli evlatlarına hitap etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kuvvet Komutanlarının da yer aldığı buluşmada Bakan Yaşar Güler ve Komutanlar, evlatlarımızla yakından ilgilendi. Bakan Yaşar Güler, geleceğin teminatı olan çocuklarımıza hitaben şunları söyledi: BUGÜNKÜ GÜÇLÜ SEVİYEYE KOLAY GELMEDİK Sevgili Çocuklar, kahraman Şehit ve Gazilerimizin emaneti kıymetli evlatlarım, hoş geldiniz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Sizleri neşelendiren böylesine güzel bir günde siz değerli evlatlarımızı, bu anlamlı gün münasebetiyle Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Çok önemli bir coğrafyada, çok güzel bir ülkemiz var. Ancak bugünkü güçlü seviyemize kolay gelmedik. Ülke olarak, millet olarak büyük yokluklar ve zorluklar gördük. Hatta bir asır önce ülkemizi işgal etmek istediler. Tüm imkânsızlıklara rağmen kahraman atalarımız, kendilerine güvendiler; güzel bir geleceğe sahip bağımsız bir ülke olmak için Millî Mücadele’yi başlattılar ve 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdular. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere atalarımız, Meclis vasıtasıyla yürüttükleri Millî Mücadele sayesinde önce zafere ulaştılar, ardından da bu güzel Cumhuriyeti kurarak bizlere emanet ettiler. Bu nedenle 23 Nisan, hem siz çocuklarımız için hem de ülkemiz için çok özel bir gündür. SİZLERDEN BEKLENTİM, KÖKLÜ TARİHİNİZİ BİLMENİZDİR Kıymetli Evlatlarım, bugün bayrağımız özgürce dalgalanıyorsa, cennet vatanımızda başımız dik ve onurlu bir şekilde yaşıyorsak bunda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Bizler de onların emaneti olan kutsal vatanımızı korumak ve aydınlık yarınlarımızı sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Sizlerden beklentim, köklü tarihimizi çok iyi bilmeniz, kendinize güvenerek büyük başarılar elde edeceğinize ve ileride güzel mesleklere sahip olacağınıza inanmanızdır. Unutmayın ki şimdiden kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz hem sizin için hem de ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Zira sizler, vatanımızı ve istiklalimizi korumak için cesaretle ve fedakârca görevini yaparken şehit ve gazi olan kahramanlarımızın evlatlarısınız. SİZLER, YAŞAMA SEVİNCİMİZSİNİZ Şehit ve gazilerimizin en kutsal emaneti ve canımızdan bir parça olan sizleri çok seviyoruz. Devletimiz, siz değerli çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hazırlamak, iyi şartlarda eğitim almanızı sağlamak için tüm imkânlarını seferber ediyor. Çünkü sizler, yaşama sevincimizsiniz ve geleceğimizin teminatısınız. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de daima yanınızdayız. Bunu asla unutmayın. Sizlere ve çok kıymetli ailelerinize her konuda destek olmaya devam edeceğiz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi bir kez daha belirtmek isterim ki biz büyük bir aileyiz. Sevinçte ve kederde bir ve beraberiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şanlı tarihimizdeki nice zaferleri bizlere armağan eden aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. Siz değerli evlatlarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bir kez daha kutluyor; sizlere sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum. #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı #23NisanKutluOlsun #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

41,033 views • 1 year ago

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 14’üncü Genel Kurulu’na katılmak için gittiği Kazakistan’ın başkenti Astana’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. 🔹 Yeni Anayasa “Anayasa yapmak zamanı mıdır, vakti midir? Tam zamanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönemi’nin üzerinde, bunun da tarihi bir yükümlülük olduğu kanaatindeyim. Partilere tavsiyemiz şudur. Herkes kendi hazırlığını yapsın. Sadece partiler değil, STK’lar ve bu konudaki fikri olan bütün kesimler fikirlerini ortaya koysunlar ve müzakere edilmeye başlansın. Anayasa, millet adına yapılan bir mutabakat metnidir. A partisinin anayasası, B partisinin anayasası olmaz, partilerin anayasa teklifleri olur.” 🔹 Terörsüz Türkiye Vurgusu ve Komisyon Önerisi “Siyasetin yapılacağı zemin Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 6 farklı siyasi parti var, 10 tane de parti grubu olmayan partiler var, bütün bunların sözünü söyleyebilecekleri, konuşabilecekleri bir platformun, bir mekanizmanın oluşturulması lazım. Burada çok titiz davranmamız gerekiyor. Ben ilk görüşmemde partilere de ifade ettim, bu konuyla ilgili teklifi olan partilerin de tekliflerini çok süratle olgunlaştırmaları ve sonuçta gerçekten milletin hayrına tarihi bir fırsatı değerlendirmek üzere bu komisyonun görevine başlaması, en kısa süre içerisinde iyi belirlenmiş bir yol haritası içerisinde çalışmaları başlatmamız şarttır.” 🔹 İçtüzük “Yeni Meclis İçtüzüğü’ne ihtiyaç var. Komisyon esaslı çalışmaların gerçekleştiği, her konunun komisyonlara geldiği ama Meclis Genel Kurulu’nda da süratle milletvekillerinin, olgunlaştırılmış olan kanun teklifi metni üzerinde, görüşmelerin yapıldıktan sonra oylamaya geçildiği bir düzenin kurulması lazım. Bir de bir içtüzük değişikliğine gerek olmaksızın mevcut içtüzüğün de bütün meclis başkanvekilleri tarafından ortak bir şekilde yürütülmesi bakımından da bir çalışmaya ihtiyaç var.” 🔹 KKTC’nin TÜRKPA’daki Katılımı “Ben burada bir kere daha Kazakistan Meclis Başkanı Yerlan Koşanov’a çok teşekkür ediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i buraya davet etti, gözlemci olarak bütün toplantılarda bulundu, söz hakkı verildi ve Genel Kurulda da konuşma yaptı; fevkalade de önemli, değerli bir konuşma yaptı. Ben bunun hem Türk devletleriyle Türkiye Cumhuriyeti arasında bu son gelişmelerde doğabilecek olan bazı olumsuz gelişmeleri önlemek bakımından çok değerli olduğunu düşünüyorum.” 🔹 Türk Dünyası ve ‘Türk Devri’ Vurgusu “Ben başarılı bir Genel Kurul olduğunu düşünüyorum. Genel Kurulun mottosu da önemliydi… ‘Türk Devri’ diyordu. Artık bu dönem, Türk dünyasının gerçekten kendisine sahip çıkması ve daha ileriye atılım içerisinde olmasının devridir.” 📎

TBMM

10,109 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenen Pilotaj Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: KRİTİK BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ "Türk Hava Kuvvetlerimize pilotlar yetiştiren bu güzide eğitim merkezimizde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor; mezun olan pilotlarımızı yürekten kutluyorum. Mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere, bölgesel ve küresel ölçekte artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik ortamında belirsizliklerin yaşandığı oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Savunma ve güvenlik konularının her zamankinden çok daha önemli hâle geldiği bu hassas dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Sahip olduğu yerli, millî ve modern silah sistemleri ve personelimizin emsalsiz kahramanlığı ile son bir asrın en kapsamlı faaliyetlerini gerçekleştirmekte, - Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Bu kapsamda yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelemizi başarıyla sürdürürken hudut güvenliğimizi de en üst seviyede sağlıyoruz. Eş zamanlı olarak Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi tavizsiz ve kararlılıkla koruyoruz. Aynı şekilde başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan’da, Libya’da, Kosova’da, Bosna Hersek’te, Katar’da, Somali’de ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek veriyor; - Pek çok coğrafyada bölgesel ve küresel güvenlik ve barışa katkılar sağlıyoruz. ÜLKEMİZ GELECEĞE EMİN ADIMLARLA YÜRÜYOR Türkiye; köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkân ve yeteneklerle dünyada söz sahibi ülkelerden biridir. Son yıllarda, uluslararası arenada müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi hâline gelen ülkemiz, geleceğe daha büyük hedeflerle ve emin adımlarla yürümektedir. Dolayısıyla ülkemizin huzur ve güvenliği için kahraman ordumuzun da daima güçlü ve etkin olması bir tercih değil, zorunluluktur. Bunun için de ordumuzun yüksek teknolojiyi haiz silah sistemleri ile teçhiz edilmesi kadar lider personelinin donanımlı bir şekilde yetiştirilmesi de hayati önemdedir. Bu bilinçle Harp Okullarımızdan sınıf okullarına branş eğitimlerinden meslekî eğitimlere kadar her safhada personelimizin donanımlı olması ve niteliklerinin daha da geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sizler de bu anlayışla yetiştirildiniz. Sizler gibi nitelikli personelimizin katkısıyla Hava Kuvvetlerimiz, çok daha güçlü olacaktır. Mazisi şan, şeref ve kahramanlıklarla dolu Silahlı Kuvvetlerimizin, sizlerden beklentileri büyüktür. Bölgesinin en etkin ve güçlü Hava Kuvvetlerine sahip olan ordumuzun semalardaki üstünlüğünün devamı ve daha üst seviyelere çıkartılması için hem sizlere hem bizlere görevler düşmektedir. Sizlerin sorumluluğu; - Bir yandan görevlerinizi en iyi şekilde icra ederken, - Aynı zamanda 'sürekli eğitim' anlayışıyla kendinizi çok yönlü geliştirmeniz, - Bilhassa uçuş ve havacılık disiplinine bütünüyle ve derinliğiyle hâkim olmanızdır. Bu kapsamda sizlerden beklentim; - Eğitimlerinizi genişleyen bir tecrübe kazanımı dâhilinde icra ederken, - Havacılık ve uzay teknolojilerindeki gelişmeleri de yakından takip etmeniz ve bu konuda Hava Kuvvetlerimize katkılar sunmanızdır. Havacılık eğitimi zor ve uzun, tecrübesi çok değerli olan bir meslektir. Ancak sizler, bu mesleği yaşam tarzı hâline getireceksiniz. Unutmayınız ki envanterimizdeki silah sistemlerimiz ne kadar gelişmiş olursa olsun, onları kullanan sizlersiniz. Bu açıdan sizlerin bireysel ve mesleki kabiliyetleri hava gücümüzün etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır. Artık, kariyerinizde daha büyük başarı hikâyeleri yazmak için yeni bir sayfa açılmıştır. Şundan eminim ki Hava Kuvvetlerimize pilot olmak gibi şerefli bir ünvana sahip olduğunuz için hayatınız boyunca gurur duyacaksınız. Asla unutmayın ki Gök Vatanımız sizlere emanettir. Bu yüzden yapacağınız en iyi iş, bu emanete en güçlü şekilde sahip çıkmaktadır. DAHA ÇOK ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu stratejik vizyonla yerli ve millî savunma sanayimizde çok büyük aşamalar katettik. Birbirinden değerli ve kritik projeleri hayata geçiren Türk savunma sanayimiz; karada ve denizde olduğu gibi hava sistem ve platformlarında da büyük atılımlar gerçekleştiriyor. Üstelik içinde bulunduğumuz dönemde meydana gelen gelişmeler; Hava platformlarının, ülke güvenliğinin sağlanmasında öncelikle ele alınması ve çok boyutlu geliştirilmesi gereken sistemler olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu kapsamda şu ana kadar üretilen ve büyük bir başarıyla hizmet veren silahlı, silahsız insansız hava araçlarımız ve mühimmatlarımızın yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız ‘HÜRKUŞ’ jet eğitim uçağımız ‘HÜRJET’ genel maksat helikopterimiz ‘GÖKBEY’ ile - Savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi ortaya koyan 5’inci nesil, ilk yerli-millî savaş uçağımız KAAN, ülkemizin hava platformlarındaki büyük atılımlarının en somut göstergeleridir. Tüm bunlarla birlikte Türkiye, artık kendi savaş uçağını, eğitim ve jet uçaklarını, helikopterlerini üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olmuştur. Bizlere düşen de Hava Kuvvetlerimizi ve kahraman ordumuzu, en gelişmiş, en modern silah, araç ve gereçlerle donatmaya devam etmektir. Bu konuda sahip olduğumuz yüksek motivasyon, bilinç, azim ve kararlılıkla çalışmaya; daha çok üretmeye devam edeceğiz. Ülkemizin iftihar kaynağı olan Hava Kuvvetlerimizin sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile sizler gibi yetenekli personelinin ortaya koyacağı üstün gayretlerle bundan sonra da büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. DOSTA GURUR, DÜŞMANA KORKU Değerli Evlatlarımızın Kıymetli Aileleri; ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahraman subaylar, bugün brövelerini takmış karşınızda birer pilot olarak durmakta, dosta gurur, düşmana korku vermektedir. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Sizlere, onları destekleyerek bugünlere getirdiğiniz için teşekkür ediyor; bundan sonraki süreçte de desteğinizin devam etmesini temenni ederek sizlere saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, bugün brövelerini takan pilotlarımızın eğitilmesinde büyük bir emek sarf eden 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığımızın değerli komutan, eğitici ve tüm seçkin personelini kutluyor; kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Sonuç olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi süreçte ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; - Hak ve menfaatlerimizi tavizsiz ve kararlı bir şekilde korumaya, - Daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Hava Kuvvetleri için artan bir şevk ve gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. 2 gün sonra idrak edeceğimiz Hava Kuvvetlerimizin 113’üncü kuruluş yıl dönümünü de şimdiden tebrik ediyor nice yüzyıllara ulaşmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, mezun olan siz kıymetli pilotlarımızı başarılarından dolayı bir kez daha kutluyor; sizleri ve değerli misafirlerimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Gök Vatanımızın Koruyucusu olacak Kahraman Pilot Arkadaşlarım, yolunuz ve bahtınız semalar kadar açık olsun. Gözlerinizden öpüyor, emniyetli uçuşlar ve başarılar diliyorum." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

99,953 views • 2 years ago

Herkese selamlar 🪄 Ben Günal Şen, siz beni daha çok Stickman olarak tanıyorsunuz, 19 yıldır omurilik felçli olarak hayatıma devam ediyorum. Ellerimi bile kullanamadan ağzımda bir çubukla kripto dünyasına girdim, 5 yıldan fazladır ailemin geçimini kriptodan sağlıyorum. En büyük hayalim Elon Musk’ın Neuralink beyin çipini taktırarak tekrardan sağlığıma kavuşmak. Yaklaşık 1 yıl önce engelli bireylere kriptoyu öğretmek için StickDAO🪄 projesini başlattım, topluluğumuzun şu anda 2000 kişiden fazla üyesi var. Bu grupta benim gibi birçok engelli bireye kriptoyu öğrettim onlara ilk paralarını kazanmalarında yardımcı oldum. Sadece birkaç ay içinde bu kadar büyük bir topluluk kurabilmiş olmak beni çok heyecanlandırdı. Kriptoda engellilerin temsili için yapılan ilk projenin ülkemizden çıkmış olması da beni ayrıca gururlandırıyor. Topluluğumuzun tokeni olan $STICK’den elde edilen fee gelirleriyle sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar bir görme engelli spor kulübüne sponsor olduk, İstanbul’da sokak hayvanlarını besledik ve bir farkındalık koşusu düzenledik. Uzun vadeli planlarımız arasında engelli bireylere özel; mobil uygulamalar, bakım evi, ve kendi tokenlerini çıkarabilecekleri bir launchpad var. 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde nesiller boyu devam edecek bu hareketimize sen de katıl, destekleriniz bizler için çok değerli.🫂

StickMan (GünaL Şen)

43,526 views • 8 months ago

BUGÜN TÜRK MİLLETİNİN GÖREVİ, KORUYAMADIĞI VE SAVUNAMADIĞI BAĞIMSIZLIĞINI VE CUMHURİYET’İNİ KURTARMAKTIR. Büyük Türk Milleti, En büyük gururu, büyük Türk milletinin bir parçası olmak olan bir yurttaşınız olarak, en kıymetli hazinemiz Cumhuriyet’imizin 100. yılında size içimi dökmek istiyorum. Birinci vazifemiz olan, Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyet’ini değil ilelebet 100. yılına kadar bile koruyamamış ve savunamamış olmanın derin acısını hissediyorum. Bunun hepimiz için çok ağır bedelleri olduğunu yaşıyorum ve daha da fazlasının olacağının kaygısını taşıyorum. Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının, imkânsız şartlar altında büyük fedakârlıklarla bize armağan ettiği, güzeller güzeli biricik vatanımıza ve biricik Cumhuriyet’imize sahip çıkamamış olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Cumhuriyet’in 100. yılını kaygılar içinde kutlamanın dayanılmaz ağırlığını taşıyorum. Bizzat Atatürk tarafından çağdaş, demokratik ve hak temelli yaşam değerleri üzerine inşa edilen ve Cumhuriyet tarihi boyunca kurumsallaşmaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün kurumları bila istisna, iktidar eliyle bilinçli ve planlı bir şekilde çeşitli ölçülerde örselendi, bozuldu, işlevsizleştirildi. Kimileri kısmen, kimileri daha büyük oranlarda zayıflatıldı, yozlaştırıldı, kimileri korkunç kamu zararı göz ardı edilerek kurumsal hafızalarıyla birlikte komple tasfiye edildi. 2003’ten itibaren en az 10 yıl boyunca devletin yaptığı bütün sınavların soruları çalınarak yandaş tarikatlara ve cemaatlere verildi, fırsat eşitliği ve adil rekabet yok edildi. Devletin nitelikli ve tecrübeli insan kaynağı da ehliyetsiz ve liyakatsizlerle yer değiştirdi. Bu yasadışı, bağnaz hurafe yuvalarının içinde, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, laiklik ve çağdaş değerlerin düşmanı olarak yetiştirilenler, devletin her kademesine yerleştirildi. Yaklaşık 500.000 tarikat mensubu, ülkenin bin bir güçlükle oluşturabildiği yetişmiş insan kaynağıyla yer değiştirildi. Ehliyet ve liyakatle birlikte devlet aklı da tabi ki yok edildi. Bugün devletin en önemli kurumları, Cumhuriyet düşmanları tarafından ve onlarla iş birliği içinde hareket eden kendi çıkarlarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen ahlâksızlar tarafından ele geçirilmiş durumda. Bu nedenle pek çok konuda her gün korkunç bedeller ödüyoruz. Olağanüstü birikimiyle birlikte Hıfzısıhha Enstitüsü kapatıldığı için, pandemi sürecinde daha çok bedel ödedik, daha çok can kaybı verdik. Türk Hava Kurumu’nun müthiş Ateş Kuşları orman yangınları söndürme filosu adice yalanlarla dağıtıldığı için, 2021 yılında, Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarında ormanlarımızı söndüremedik ve 140.000 hektarla, yıllık ortalamanın en az 15 katı orman kaybı ve devasa bir ekosistem kaybı yaşadık. Türk Silahlı Kuvvetleri afetlerle mücadele sisteminin dışına çıkarıldığı ve destek grubu diye arka planda bir yere konumlandırıldığı için, 6 Şubat 2023 depremlerinde normalden çok daha büyük can kaybı yaşadık, sağ kalan depremzedeler çok daha büyük sıkıntılar yaşadılar çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olağanüstü şartlar için hazırlanmış, her koşulda çalışacak iletişim, ulaşım, lojistik, insan gücü, etkin, doğru ve hızlı karar alma mekanizmaları gibi devasa imkan ve kabiliyetlerini ilk dakikalardan itibaren kullanmadığımız için, Türkiye’nin 1999’dan çok daha hazırlıklı haldeki gerçek arama kurtarma kapasitesini de ilk dakikalardan itibaren etkin ve verimli bir şekilde kullanamadık. Olan talihsiz yurttaşlarımıza ve geride kalanlarına oldu. Bugün Ege’de 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı düpedüz Yunan işgali altındadır ve bize karşı silahlandırılmıştır. Her ikisi de yasadışıdır ve uluslararası hukuka aykırıdır ama iktidar, Türk ordusunu Anayasa’ya aykırı olarak durdurmakta ve bu konuda bir şey yapılmasına müsaade etmemektedir. +++++++++

Nasuh Mahruki

80,638 views • 2 years ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehitlerimizin ve gazilerimizin kıymetli evlatlarını Millî Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Yaşar Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da yer aldı. Evlatlarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak onlarla yakından ilgilenen Bakan Yaşar Güler, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ÜZERİNDE YAŞADIĞIMIZ AZİZ VATAN TOPRAKLARI, BİZLERİN EN KIYMETLİ VARLIĞIDIR Sevgili çocuklar, kahraman şehit ve gazilerimizin emaneti kıymetli evlatlarım; hoş geldiniz. Sizleri görmek ne kadar güzel. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten tebrik ediyorum. Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Kıymetli yavrularım; üzerinde yaşadığımız aziz vatan toprakları, bizlerin en kıymetli varlığıdır. Bu güzel vatan kolay kazanılmamış, büyük emekler ve fedakârlıklarla bizlere emanet edilmiştir. Nitekim bir asır önce ülkemizi işgal etmek isteyen güçlere karşı büyük bir mücadele verilmiştir. Güçlü bir inançla başlatılan Millî Mücadele asil milletimizin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu mücadele devam ederken 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla birlikte millet iradesi her şeyin üzerinde tutulmuş ve geleceğimizin temelleri sağlam bir şekilde atılmıştır. Başta Millî Mücadele’nin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımız, dedelerimiz büyük bir kararlılıkla mücadele ederek zafer kazanmış ve bizlere bağımsız bir Cumhuriyet bırakmışlardır. Bu nedenle 23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; aynı zamanda özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın ve güçlü bir geleceğe olan inancımızın da en önemli sembollerinden biridir. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN EMANETİ EVLATLARIMIZ, BAŞIMIZIN TACIDIR Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakârlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. YAPTIĞINIZ İŞİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPIN İleride hangi mesleği seçerseniz seçin yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkânlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Unutmayın ki bizler büyük bir aileyiz. Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi; rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor; sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

37,163 views • 3 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; Bayburt Merkez Spor Salonu’nun açılışını gerçekleştirdi. Bakan Yaşar Güler, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: BAYBURT, YATIRIM VE KALKINMADA BÜYÜK GELİŞMELERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI "Baba ocağım, yiğitler diyarı Bayburt’umuzda bu güzide açılış vesilesiyle bulunmaktan ve siz değerli hemşehrilerimle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her geçen gün gelişen Bayburt’umuzun marka yüzlerinden biri olacak bu spor merkezinin siz kıymetli hemşehrilerime, şehrimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Köklü geçmişi millî ve manevi değerlerine olan bağlılığı vatan sevgisi ve fedakârlığıyla gönlümüzde müstesna bir yere sahip olan Bayburt’umuz, Türkiye’nin en özel şehirlerinden biridir. Şehrimiz, bu güzide yönleriyle Anadolu’nun ruhunu temsil eden birlik ve kardeşliğimizin çimentosudur. Bu özelliklerinin yanı sıra Bayburt’umuz, son yıllarda ülkemizin her bölgesinde olduğu gibi yatırım ve kalkınmada da büyük gelişmelere ev sahipliği yapmıştır. Öyle ki ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve vizyonuyla her alanda büyük bir atılım gerçekleştirirken, şehrimiz de bu kalkınma sürecinde eğitimden kültüre ulaştırmadan spora kadar pek çok alanda ciddi yatırımlara kavuşmuştur. Mevcut ihtiyaçların tamamlanması eksiklerin giderilmesi ve Bayburt’umuzun hak ettiği konuma ulaşması için artan bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz ve 15 bin metrekarelik bir alana inşa edilen spor merkezimiz de bu çabalarımızın açık bir tezahürüdür. Modern teknolojiye dayalı spor kompleksimiz, 4 bin kişilik seyirci kapasitesi FIBA onaylı basketbol ve voleybol sahaları koşu salonları ve bireysel spor alanları ile başta gençlerimiz olmak üzere Bayburt’umuza ve elbette buraya gelecek tüm sporcularımıza en iyi imkânları sunacak bir merkez olacaktır. Bayburt’umuz; bu önemli yatırımla artık sadece sporcular yetiştiren bir şehir değil, aynı zamanda sporun kalbinin attığı bir merkez hâline geliyor. BAYBURT’TA 12 BİN CİVARINDA LİSANSLI SPORCU VAR Bayburt’umuzun böylesine önemli bir yatırımı almasında şehrin ihtiyacı kadar elbette ki sporcularımızın son yıllarda ulusal ve uluslararası turnuvalarda boy göstermesi ve elde ettiği başarıların da önemli bir etken olduğunu ifade etmek isterim. Bugün 12 bin civarında lisanslı sporcusuyla Bayburt, bu alanda yükselen bir etki ortaya koyuyor. Öyle ki Bayburtlu sporcularımızın sadece son bir yılda elde ettiği; ▪️Bowlingde, Türkiye şampiyonlukları; judoda, dünya ikinciliği, boks ve atletizmdeki şampiyonluklar, Ünilig şampiyonalarında elde edilen madalyalar voleybolda final gruplarında boy gösterme gibi çeşitli başarılar gençlerimizin sportif yeteneklerini gözler önüne seriyor. Paris’te rakibini nakavt ederek Dünya Boks Şampiyonu olan Elif Nur Turhan’dan Wushu Kung-fu Sanda kategorisi Gençlerde Balkan Şampiyonu olan Bedirhan Akburak’a kadar pek çok sporcumuz şehrimizin adını uluslararası arenada gururla duyuruyor. Keza cirit sporunu yaşatan sayılı şehirlerimizden biri olan Bayburt’umuzu temsil eden Bayburt Atlı Spor Kulübümüz, Sivas’ta şampiyonluğa ulaştı. Sportif başarılarıyla birlikte şehrimizin önemli organizasyonlara da ev sahipliği yapan bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini memnuniyetle takip ediyoruz. Bu çerçevede Üniversitelerarası Boks Türkiye Şampiyonası, Üniversiteler Arası İlk Rafting Şampiyonası, Türkiye Boks Şampiyonası gibi etkinlikler Bayburt’umuzun organizasyon kabiliyetini ortaya koymuştur. Özellikle belirtmeliyim ki Bayburt Üniversitemizin de spor alanındaki girişimleri, kurduğu spor kulüpleri ve sporculara sunduğu destekler genç yeteneklerin keşfedilmesi ve şehrimizin sportif faaliyetlere ev sahipliği yapması bakımından hayati önemdedir. Aynı şekilde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz de yürüttüğü özverili çalışmalarla pek çok branşta evlatlarımızın sporla buluşmasını ve kendilerini geliştirmesine imkân sağlıyor. Elbette ki spora ilginin artması başarılı sporcularımızın yetişmesi ve şehrimizde düzenlenen organizasyonların daha da çeşitlenmesi amacıyla sportif yatırımların devam etmesi bir gerekliliktir. Bu çerçevede, Bayburt’umuzda şu ana kadar Gençlik ve Spor Bakanlığımızın değerli çalışmalarıyla spor salonlarından cirit alanına, tenis kortlarından yüzme havuzu ve futbol sahasına kadar yapılan yatırımlara bugün bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz. İnanıyorum ki bu spor merkezi; ▪️Bir yandan gençlerimizin yeteneklerini geliştirebilecekleri bir cazibe merkezi olurken, ▪️Aynı zamanda pek çok müsabaka ve turnuvaya ev sahipliği yapacak, ▪️Böylelikle Bayburt’umuzun ulusal ve uluslararası turnuvalarda elde edeceği başarılara daha güçlü katkılar sağlayacaktır. Şu bir gerçek ki Bayburt’un gelişimi için atılan adımlardan biri olan bu tesis, aslında eser ve hizmet anlayışımızın yansımalarından sadece biridir. Zira güçlü bir Türkiye, güçlü şehirlerle mümkündür. Bayburt da bu yürüyüşte kendi potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyma azim ve kararlılığındadır. Bizler de 'Türkiye Yüzyılı' hedefiyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bayburt’umuzun her alanda daha güçlü bir şehir olması için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. TERÖRSÜZ TÜRKİYE, ÖNEMLİ KİLOMETRE TAŞLARINDAN BİRİ OLACAK Şüphesiz bu kutlu hedefe yürürken 'Terörsüz bir Türkiye' de önemli kilometre taşlarından biri olacaktır. Yıllardır enerjimizi ve kaynaklarımızı tüketen terör belasını bitirerek şehirlerimizi kalkındırmak, ülkemizi huzura ve refaha taşımak ve çok daha güçlü bir Türkiye’yi gençlerimize emanet etmek, en büyük arzumuzdur. Bunun için de PKK ve iltisaklı tüm gruplar, yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli; başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidir. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına ve farklı adlar altında faaliyet göstermesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken spora ve gençlerimize yönelik birbirinden kıymetli çalışmalara imza atan başta Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde şehrimizin kültürel ve turizm yönünün gelişmesi için değerli çalışmalar yürüten başta Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da gönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki Bayburt’umuz hem sporda hem de kültür ve turizmde alacağı nice güzel yatırımla daha da gelişecek, ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle Spor Merkezimizin bir kez daha çok kıymetli hemşehrilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

28,415 views • 10 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Bakan Yardımcıları Şuay Alpay ve Bilal Durdalı ile Şırnak’tan Hakkâri’ye gitti. Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Bakan Yaşar Güler, terörle mücadelede yapılacaklara ilişkin talimatlar verdi. Komandolarımızla da bir araya gelen Bakan Yaşar Güler, onlara hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: HAKKÂRİLİ KARDEŞLERİMİZLE BULUŞACAĞIZ Kahraman silah ve mesai arkadaşlarım; sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, sizleri sevgiyle selamlıyorum. Dün Şırnak ilimizde 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığımızı ziyaret ettik ve Tümenimizin seçkin personeliyle bir araya geldik. Müteakiben Şırnaklı kardeşlerimizle de buluşma imkânımız oldu. Bu vesileyle bölgede sağlanan güvenlik ve huzur ikliminin Şırnak’ımızın çehresinin hızla değişmesine ve her geçen gün gelişmesine büyük katkılar sağladığına memnuniyetle şahit olduk. Bugün de serhat şehrimiz Hakkâri’de Dağ ve Komando Tugay Komutanlığımızda, siz kahraman silah arkadaşlarımızla bir aradayız. Buradan da Hakkârili kardeşlerimizle bulaşmaya gidecek, çeşitli ziyaretler gerçekleştireceğiz. GÜVEN VE İSTİKRAR ORTAMININ TESİSİNDE SİZLERİN ÖNEMLİ PAYI VAR Şırnak’ta olduğu gibi Hakkâri’nin de geleceğe daha umutlu ve daha güvende yürüdüğünü görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bölgemizde ve şehirlerimizde bu güven ve istikrar ortamının tesis edilmesinde elbette ki şanlı ordumuzun ve siz kahraman silah arkadaşlarımın çok önemli bir payı var. Zira gazi ordumuzun siz ve sizler gibi nice yiğit mensubu, vatan ve millet uğruna, sevdiklerinden uzakta kahramanca ve fedakârca görev yapıyor. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; ortaya koyduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve büyük gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki terörle mücadelemizde yüzlerce şehit veren, şanlı bir maziye sahip “Yiğit Tugayı”mızın kahraman mensupları buradayken, vatanımızın güvenliği emin ellerdedir. Sizlerin şahsında, şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle vazifelerini icra eden tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum. TÜRKİYE GÜÇLÜ VE ETKİN BİR ÜLKE OLMA HEDEFİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYOR Bugün, dünyamızın belirsizlik sürecinden geçtiği bir dönem yaşıyoruz. Devletler arası güç mücadelesi, adaletsizlikler ve küresel krizler, uluslararası sistemin temellerini sarsmakta ve hepimizi derinden etkileyen sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle çok kutuplu bir dünyaya geçiş süreci, istikrarsızlıkları ve hibrit tehditleri daha da belirgin hâle getirmektedir. Bu belirsizlik ve tehditlerle dolu dünyada güvenli bir yaşam alanı oluşturmak; sağlam, güvenilir ve öngörülebilir bir zemine sahip olmak her zamankinden daha önemlidir. Türkiye, bu geçiş döneminde sadece kendisi için değil, bölge ve dünya barışı için de güçlü ve etkin bir ülke olma hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Millî Savunma Bakanlığı olarak, ülkemizin maruz kaldığı her türlü tehdide karşı stratejik bir öngörüyle hareket ediyoruz. Millî güvenliğimizi en düzeyde sağlamak için, modern teknolojilerin sunduğu imkânları da kullanarak çok yönlü bir güvenlik anlayışı oluşturuyoruz. Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede elde ettiğimiz destansı başarılar da bunun en somut örneğidir. Zira son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarına yönelik başarılı operasyonları icra ettik. KAYNAĞINDA, SÜREKLİ VE KAPSAMLI OPERASYONLAR Geçmişte yürütülen sınırlı hedeflere sahip ve kısa süreli operasyonların yerine, bugün artık, “kaynağında, sürekli ve kapsamlı” operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Nitekim Pençe Harekâtları ile Irak sınırımızın emniyetini ileriden sağladık. Bu tedbirleri almasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları devam edecekti ve bugünkü huzur ve güven ortamı sağlanamayacaktı. Artık, bölgede yatırımlar tüm hızıyla devam ediyorsa vatandaşlarımız huzur ve güven içerisinde bağına, bahçesine gidebiliyorsa bunlar hep, siz kahraman Mehmetçiğimizin sayesindedir. Terörle mücadelemizin en etkin birliklerinden biri olan Hakkâri Dağ ve Komando Komutanlığımız ve onun siz değerli mensuplarının büyük bir adanmışlık duygusu ile ortaya koyduğu fedakârlıklar emsalsizdir. Tugayımızın, şu anda da başta Irak kuzeyindeki operasyon bölgelerimizde sergilediği yüksek özverili mücadele, teröristlerin korkulu rüyası olmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en zor şartlarda görev yapan tugaylarından birine mensup olan sizlerin “daima güçlü, dayanıklı, kararlı ve disiplinli” bir şekilde göreve hazır olduğunuzu görmek, mücadele azmimizi daha da artırmaktadır. Bundan sonra da sizlerin üstleneceği görevlerdeki müstesna katkılarıyla terör örgütüne hak ettiği ağır darbeleri vurmaya ve terör tehditlerini bertaraf etmeye devam edeceğiz. Nitekim komşumuz Irak ile son dönemde önemli bir gelişim kaydeden ilişkilerimizi oldukça önemli buluyor ve somut bir iş birliğini sahaya yansıtmaya başlıyoruz. Bir kez daha vurgulamak isterim ki hiçbir terörist, Mehmetçiğin kahredici kuvveti altında ezilmekten kurtulamayacaktır. MODERN TEKNOLOJİYE SAHİP OLMAK VAZGEÇİLMEZDİR Kahramanlık ve fedakârlık bizler için esastır. Ancak başarıya ulaşmak için modern teknolojiye sahip olmak da vazgeçilmezdir. Dolayısıyla yerli ve millî savunma sanayiye sahip olmak ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizi en iyi silah sistemleriyle donatmak, ülkemizin bekası açısından bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu nedenle harp silah, araç ve gereçlerindeki teknolojik yenilikleri vakit kaybetmeksizin sizlerin kullanımına sunuyor, kahraman ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz. Sadece son yıllarda kara unsurlarımızın istifadesine sunduğumuz, yerli ve millî Piyade Tüfeğimiz, Fırtına Obüslerimiz, Çok Namlulu Roketatarlarımız, farklı çap ve özelliklerdeki yerli ve millî füzelerimiz ve modernize edilen tanklarımız, bunlardan sadece birkaçıdır. Sonuç olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrında ve “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için şevk ve gayretle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu süreçte ülkemizin iftihar kaynağı olan siz kahraman komandolarımızın da bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstleneceğiniz her görevde üstün başarılar elde edeceğinize yürekten inanıyorum. Sözlerime son verirken; Mete Han’dan, Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle selamlarken, her birinizi gözlerinizden öpüyorum. Bileğiniz kuvvetli; azminiz ve gayretiniz daim olsun. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

45,465 views • 1 year ago

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz ile onların değerli aileleri için Gazi Meclisimizde iftar programı düzenlendi. İftara katılan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ŞEHİDİMİZ BİNBAŞI İBRAHİM BOLAT’A ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM Mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Gazi Meclisimizin çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında bizleri buluşturan Sayın Meclis Başkanımıza nazik ev sahipliği için şükranlarımızı sunuyoruz. Sözlerimin başında dün kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. MEHMETÇİK, TÜM GÖREVLERİ BÜYÜK BİR AŞK VE AZİMLE YERİNE GETİRMEKTEDİR Vatan sevdasının ölümsüz temsilcileri olan şehitlerimiz ile onlara yoldaş olan siz yiğit gazilerimizin yüksek fedakârlıkları, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatı, asil milletimizin özgürlüğünün simgesidir. Ülkemizin savunma ve güvenliğinin sağlanmasında ve bugüne kadar elde ettiğimiz tüm başarılarda en büyük pay aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Bugün ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar iklimi hâkimse bu elbette ki şehitlerimizin ve gazilerimizin sayesindedir. Şehadet şerbetini içmiş kahramanlarımızın ve siz gazilerimizin cesaret ve yüksek özverisi asla unutulmayacak daima minnet ve şükranla hatırlanacaktır. Şüphesiz ki sizlerin ortaya koyduğu mücadele ve emsalsiz çabalar, bizler için en büyük ilham kaynağıdır. Bu çerçevede şehit ve gazilerimizi örnek alan silah arkadaşları yani kahraman Mehmetçik; - Ülkemizin güvenliğinin sağlanmasından hudutlarımızın korunmasına, - Terörle mücadeleden Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin muhafazasına kadar üstlendiği tüm görevleri büyük bir aşkla ve azimle yerine getirmektedir. KARDEŞLİK VE DAYANIŞMAMIZI GÜÇLENDİRMEK BİZLER İÇİN TARİHÎ BİR SORUMLULUKTUR Yıllarca terörü bu topraklardan uzaklaştırma maksadıyla icra ettiğimiz kararlı mücadeleler sayesinde ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar sağlanmıştır. Yegâne amacımız elde edilen bu başarıları korumak ve şu andaki huzur ortamını kalıcı kılmaktır. Esasen içinde bulunduğumuz bu hassas dönemde iç cephemizi tahkim ederek kardeşlik ve dayanışmamızı güçlendirmek, ülkemizin bölgesinde ve dünyada artan etkisini daha da yukarılara çıkarmak bizler için tarihî bir sorumluluktur. Bu çerçevede devletimiz 40 yılı aşkın süredir devam eden terör belasından ülkemizi kurtarmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde Terörsüz Türkiye sürecini başlatmıştır. Bugün tarihî bir süreç yaşıyorsak ve hedefimize somut adımlarla ilerleyebiliyorsak bu en başta aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanca mücadelesi ve yüksek fedakârlıkları sayesindedir. Elbette ki siz saygıdeğer ailelerimizin gösterdiği dirayet, bizleri gururlandıran dik ve vakur duruşu ve verdiği destekler yolumuzu aydınlatmış, kararlılığımızı pekiştirmiştir. Başımızın tacı olan sizlere minnettarlığımız bakidir ve kelimelerle anlatılamayacak kadar da büyüktür. Çok iyi biliyoruz ki ne yaparsak yapalım sizlerin haklarını ödeyemeyiz. Ancak başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere devletimizin tüm kurumlarıyla eş güdüm içinde şehit ve gazilerimizin emaneti değerli aileleri ile kahraman gazilerimizin yaşam seviyelerini daha da yükseltmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz. ŞEHİTLERİMİZİN RUHUNU İNCİTECEK HİÇBİR ADIM ATILMADI, ATILMAYACAK Burada özellikle ifade etmek isterim ki Terörsüz Türkiye süreci yürütülürken şehitlerimizin mübarek ruhlarını incitecek, gazilerimizin onuruna ve siz ailelerimizin fedakârlıklarına zarar verecek hiçbir adım atılmamıştır ve atılmayacaktır. Bu konuda oldukça hassas davranıyor ve süreci köklü devlet geleneğimiz ve engin tecrübemizle şeffaf bir şekilde yürütüyoruz. Aynı zamanda sizlerin de bu tarihî projeye verdiğiniz güçlü destekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Nitekim Bakanlık olarak Terörsüz Türkiye’ye ilişkin hususlarda Şehit-Gazi Derneklerimiz ve şehit ailelerimiz ile görüşmeler gerçekleştirerek gazilerimizi ve şehit ailelerimizi bilgilendirdik. Şu anda çatısı altında bulunduğumuz millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz de sürecin işlerliği ve sonuca ulaşması adına ilk günden itibaren hayati bir görev üstlenmiştir. Sayın Meclis Başkanımızın riyasetinde teşkil edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun; aylardır her kesimin görüşünü alarak kamuoyunun nabzını en iyi şekilde ölçmesini memnuniyetle takip ettik. Geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporun da sürece olumlu katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Tüm bu gayretler sayesinde şu ana kadar süreçte önemli mesafeler katedildi. Bundan sonra da provakasyon ve istismara izin vermeden çok daha güçlü ve kalkınmış bir Türkiye hedefiyle bu süreci başarıyla sonuca ulaştırma noktasında kararlıyız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyor; siz kıymetli ailelerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyorum. Ayrıca 34 yıl önce bugün Ermeniler tarafından Hocalı’da şehit edilen Azerbaycanlı tüm soydaşlarımızı da bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Mübarek Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini temenni ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afiyet olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

36,449 views • 5 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile gittiği Kahramanmaraş’ta 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığına geçerek inceleme ve denetlemelerde bulundu. Bakan Yaşar Güler ve beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, iftarı ise kışlada şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve Mehmetçiklerimiz ile yaptı. İftarda bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, VATANDAŞIMIZIN YANINDA OLDU Tarihî ve doğal güzellikleriyle, sahip olduğu kültürel değerlerle, nice alimler ve şairler yetiştiren, Sütçü İmam’ın ve edelerin şehri, kahramanlar yurdu Maraş’ı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Siz kıymetli kardeşlerim ile mübarek Ramazan ayının bu güzel iftar sofrasında birlikle olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bu vesileyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın da sizlere selamlarını iletiyorum. Sözlerimin başında, 6 Şubat tarihinde meydana gelen deprem felaketinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, tedavisi devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Asrın felaketi karşısında devletimiz, ilk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm kurum ve kuruluşlarıyla vatandaşlarımızın yardımına koştu. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; buradaki unsurlarının yanı sıra birçok noktadan sevk edilen birliklerimiz ile; başta arama-kurtarma olmak üzere iaşe-ikmal, ulaştırma, güvenlik gibi gereken her türlü tedbiri almak üzere hızlıca sahaya çıktı ve vatandaşlarımızın yanında oldu. Şu anda da tüm kurumlarımız, yaraların sarılması ve bölgenin hızlı bir şekilde kalkındırılmasına yönelik çalışmalarını, azim ve kararlılıkla devam ettiriyor. GÖREV VE SORUMLULUKLARIMIZ DAHA DA ARTTI Binlerce yıldır, şehitlerimizin ve gazilerimizin kanıyla sulanan cennet vatanımız, şanlı ecdadımızın bizlere miras bıraktığı en kutsal emanettir. Bizler de bu mirasa sahip çıkma ve onu gelecek nesillere daha müreffeh ve daha güvenli bir şekilde aktarma sorumluluğunu taşıyoruz. İçinde bulunduğumuz hassas ve kritik dönemde bu konudaki görev ve sorumluluklarımız daha da artmıştır. Bu kapsamda ülkemizin savunması, asil milletimizin huzur ve güvenliği için gece gündüz var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Kahraman ordumuz; - Hudutlarımızın emniyetinin sağlanmasından terörle mücadeleye, - Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, - Geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla icra etmektedir. EN BÜYÜK PAY ŞEHİTLERİMİZE VE GAZİLERİMİZE AİT Yiğitlik Timsali Gazilerimiz ve Aziz Şehitlerimizin Kıymetli Aileleri; elde edilen tüm başarılarda elbette en büyük pay, kahraman şehit ve gazilerimize aittir. Bu aziz toprakları bizlere vatan yapan, şehit ve gazilerimizin kanıdır. İstiklal Marşı’mızın “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” mısrasında da ifade edildiği gibi, vatanımızın her karış toprağında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kanları vardır. Şehit ve gazilerimiz; şanlı tarihimizin, vatan, millet ve bayrak sevgimizin ölümsüz abideleri; Türk kahramanlığının ve fedakârlığının gurur timsali; mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun ilham kaynağıdır. Kahraman gazilerimiz ile aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan siz değerli aileleri, başımızın tacıdır. Sizlerin metaneti, vakur duruşu, düşmanlarımıza korku verdiği gibi tarih boyunca nice badireler atlatmış asil Türk milletinin dik duruşunun da en mümtaz örneğidir. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerinin hakkını, hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz. Bu doğrultuda, Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak her zaman vefa ve minnet duygularıyla sizlerin yanında olacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak; fedakârlıklarını şükran ve minnetle yâd edeceğiz. MEHMETÇİK, TERÖRİSTLERE BÜYÜK BEDELLER ÖDETİYOR Aziz şehitlerimizin silah arkadaşları kahraman Mehmetçik, onların bıraktığı şanlı sancağı gururla taşıyor. Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin göz yaşlarının hesabını sormak için alçak teröristlere büyük bedeller ödetiyor. Kahraman ordumuz, ülkemizin ve asil milletimizin hakkına, hukukuna saldıran bu cani sürüsüne karşı büyük bir azim ve gayretle terörle mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiğimiz başarılı operasyonlarla, terör örgütünün belini kırdık. Kararlılıkla yürüttüğümüz terörle mücadelemizde maalesef şehit ve gazilerimiz de oluyor. Nitekim dün, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde Tabip Teğmen Hulusi Elçi, şehadet makamına ulaştı. Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır; yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Evet, bu haberler karşısında yaşadığımız acı çok büyük. Ancak evlatlarımızın intikamını almak için kudretimiz daha büyük, irademiz ve kararlılığımız ise tamdır. Nitekim son çırpınışlarını veren teröristlerin başı, tereddütsüz bir şekilde ezilmektedir. Bu kapsamda yılbaşından itibaren 608; 24 Temmuz 2015’ten bu yana 40 bin 177 terörist etkisiz hâle getirildi. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. TÜRKİYE, YÜKSELEN BİR GÜÇ KONUMUNDA Ülkemiz; köklü tarihi, stratejik coğrafi konumu, büyük ve güçlü ordusu, her geçen gün gelişen yerli, millî ve modern savunma sanayisi ve her alanda sahip olduğu imkân ve yeteneklerle dünyada yükselen bir güç konumundadır. Son 20 yılda, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, içeride çok daha gelişmiş; dışarıda ise çok daha güçlü ve sözü dinlenen bir ülke hâline gelmiştir. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî dönemde, “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla, ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda depremden en çok etkilenen illerimizden biri olan Kahramanmaraş’ımızı, güçlü bir şekilde ayağa kaldırmak ve şehrimize daha güzel bir gelecek oluşturmak, en temel önceliğimizdir. Kahramanmaraş’ımızı eskisinden daha güvenli ve daha görkemli hale getirme hedefiyle çalışıyoruz. Sizlerin de desteği ile Hükûmetimiz ve mahallî idarelerimiz, hep birlikte el ele vererek “Durmaksızın Hizmet” anlayışı ile Kahramanmaraş’ı mamur hale getirinceye kadar, artan bir gayret ve tempoyla çalışacağız. Bu vesileyle; - Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi ve depremde kaybettiğimiz kardeşlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

125,662 views • 2 years ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, Ramazan ayının son iftarını Hatay’da şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli aileleri ile yaptı. Hataylı kanaat önderlerinin, sporcuların, öksüz ve yetim evlatlarımızın, yaşlı vatandaşlarımız ile engelli vatandaşlarımızın da yer aldığı iftarda bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM Medeniyetlerin buluşma noktası, hoşgörünün, sevginin ve saygının şehri Hatay’ımızda huzur ve bereketle geçen mübarek Ramazan ayının bu son iftarında sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Sözlerimin başında yarın idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını da sizlere iletmek istiyorum. Hatay’ımız tarih boyunca kardeşlik ikliminin egemen olduğu, çeşitli inanç ve kültürler ile toplumsal unsurların yan yana ve huzur içinde yaşadığı müstesna bir ilimizdir. Bu yönüyle Hatay’ımız Türkiye’nin mozaiğini en zarif biçimde yansıtan şehirlerimizin başında gelmektedir. Hatay’ımız Anavatan’a katılma mücadelesinde de devletiyle ve milletiyle kader birliği yaparak millî bütünlüğümüzün tamamlandığı bir yer olmuştur. HATAY, 6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE AĞIR BİR İMTİHANDAN GEÇTİ Ne yazık ki Hatay’ımız yaklaşık 3 yıl önce, 6 Şubat’ta meydana gelen büyük deprem felaketinde ağır bir imtihandan geçmiştir. Hatay’ımız tarifsiz acılar yaşasa da mayasındaki birlik ve beraberlik ruhuyla ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin tüm imkânlarının seferber edilmesiyle, yaralarını hızlı bir şekilde sarmaya başlamıştır. Şehrin sahip olduğu eşsiz mirası çok iyi bilen devletimiz, bir dünya şehri olan Hatay’ımızı tarihî ve kültürel zenginliklerine yakışır şekilde yeniden inşa etmiştir. Bu kapsamda başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız şehrin imarı ve ihyası için emsalsiz gayretler ortaya koymuşlardır. Hatay’ımızın ayrılmaz parçası olan değerli kanaat önderlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız da Hatay’ın kadim ruhunun korunması, yaraların sarılması ve sağduyu içinde zorlukların üstesinden gelinmesi için büyük bir sorumluluk üstlenmişlerdir. Bu vesileyle Hatay’ın yeniden mamur hâle gelmesi için gayret gösteren Bakanlıklarımıza, Valiliğimize, Belediyelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, kanaat önderlerimize ve tüm Hataylı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. MİLLET OLMANIN GEREKLİLİĞİNİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYDUK Bugün geldiğimiz noktada Hatay’ın; hafızası olan tarihî mimarisinin ayağa kalktığını ve eskisinden daha güvenli ve modern bir yerleşim merkezi hüviyetiyle geleceğe emin adımlarla ilerlediğini, memnuniyetle takip ediyoruz. Esasen bu zorlu süreçte Hataylı kardeşlerimizin sergilediği yüksek dirayet, devletine olan inanç ve dayanışma ruhu, milletimizin en zor zamanlarda dahi nasıl kenetlenebildiğinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bir olmanın ne demek olduğunu ve millet olmanın gerekliliğini en güçlü şekilde ortaya koyduk. Hataylı kardeşlerim şundan emin olmalıdır ki Hatay asla yalnız değildir ve olmayacaktır. Yılmadan, pes etmeden hep birlikte Hatay’ımızı daha güzel günlere kavuşturacağız. Attığımız tüm bu adımlar ve yapılan çalışmalar da bunu temin etmek içindir. Bizler; Hatay’ın kardeşliği esas alan manevi iklimine, siz değerli Hataylı kardeşlerimin yüksek ferasetine ve çalışkanlığına inanıyoruz, güveniyoruz. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ Çok kıymetli şehit ve gazi ailelerimiz, kahraman gazilerimiz; bugün burada sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın anlamı bizim için çok büyüktür. Aziz şehitlerimiz, canlarını vatan uğruna feda ederek kahraman gazilerimiz, cesaret ve fedakârlıklarıyla bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir istikbal, şerefli bir bayrak bırakmışlardır. Onlar yiğitliğin ve vazife aşkının yaşayan nişaneleri olarak milletimizin gönlünde her daim müstesna bir yere sahip olacaklardır. Şair Mithat Cemal Kuntay’ın dediği gibi; “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakârlığı bizim için sadece bir minnet konusu değil aynı zamanda büyük bir emanet ve sorumluluktur. Siz değerli ailelerimiz de yaşadığınız acılara rağmen metanetin ve vakur duruşun en güzel örneğini gösterdiniz. Sizler başımızın tacısınız ve asil milletimizin ortak vicdanında ve gönlünde çok özel bir yere sahipsiniz. Dolayısıyla ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerimizin fedakârlıklarının karşılığını ve haklarınızı asla ödeyemeyiz. Ancak yine de sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Her daim yanınızda durmaya ve sizlere destek olmaya devam edeceğiz. TERÖR TEHDİDİ SINIRLARIMIZDAN UZAKLAŞTIRILDI Aziz şehitlerimizin kutsal emanetinin ve kahraman gazilerimizin onurlu hatırasının sarsılmaz taşıyıcısı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; hudutlarımızın korunmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin muhafazasından uluslararası görevlerin icrasına kadar çok geniş bir alanda büyük bir başarıyla vazifesini sürdürmektedir. Özellikle terörle mücadelede son yıllarda yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlarla terör örgütlerinin hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmış, terör tehdidi sınırlarımızdan uzaklaştırılmıştır. Bu destansı başarının arkasında aziz şehitlerimizin fedakârlığı, kahraman gazilerimizin cesareti, yiğit Mehmetçiğimizin azim ve kararlılığı, kahraman güvenlik güçlerimizin ve kahraman güvenlik korucularımızın gayretleri ve elbette aziz milletimizin desteği vardır. Bugün gelinen noktada terörle mücadelede sağlanan bu önemli seviye, ülkemiz için yeni bir fırsat penceresi oluşturmuştur. İşte Terörsüz Türkiye süreci, tam da bu tarihî zeminde yükselmektedir. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE”, İÇ CEPHEMİZİN TAHKİMİ ANLAMINA GELİYOR Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu süreç güvenliğin kalıcı hâle gelmesiyle birlikte iç cephemizin tahkimi, kardeşliğimizin güçlenmesi ve çocuklarımızın terörün gölgesinden uzak bir geleceğe kavuşması anlamına da gelmektedir. Son dönemde bölgemizde yaşanan kaotik gelişmeler de bu hedefin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Çevremizde krizler büyüyüp çatışma alanları genişlerken Türkiye’nin içeride birliğini sağlam tutması, kardeşliğini daha da güçlendirmesi bir tercih değil, tarihî bir sorumluluktur. Bu meselede devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüde yer yoktur. Şüphesiz bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Hedefimiz açık ve nettir; artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz, huzurun kalıcı, kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye. TÜRKİYE, SAVAŞIN GENİŞLEMEMESİ İÇİN YOĞUN VE YAPICI ÇABALARINI SÜRDÜRÜYOR Yakın coğrafyamız, gerçekten hassas bir dönemden geçmektedir. İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalar ve bölge ülkelerine sirayet eden saldırılar, Orta Doğu’daki kırılganlığı daha da artırmıştır. Türkiye, böylesine ateş çemberine dönen bu ortamda savaşın genişlememesi ve diplomasinin yeniden işletilmesi için yoğun ve yapıcı çabalarını sürdürmektedir. Bununla birlikte her ihtimale karşı hazırlıklı hareket ediyor, tüm risk ve tehditleri bertaraf edebilecek tedbirleri, büyük bir azim ve kararlılıkla alıyoruz. Bu konuda en büyük dayanağımız olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu nitelikli ve disiplinli personeli, modern silah ve teçhizatı, etkin sevk ve idare kabiliyetiyle bu coğrafyanın en güçlü ordularından biridir ve ülkemizin ve milletimizin güvenliği için üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Özellikle belirtmeliyim ki ülkemiz; jeopolitik konumunun getirdiği sorumluluğun farkında olan, barışın yanında duran, ancak kendi güvenliği söz konusu olduğunda da gerekli tüm adımları atmaktan asla tereddüt etmeyen güçlü bir devlettir. Bundan sonra da köklü ve güçlü devlet geleneğimiz etkin, caydırıcı ve saygın ordumuz ve sarsılmaz millî birlik-beraberliğimizle bu coğrafyada barışın teminatı, güvenliğin de en sağlam dayanaklarından biri olmaya devam edeceğiz. GENÇLERİMİZİN SPORLA BULUŞMASINI SAĞLAYACAK YATIRIMLARI KIYMETLİ GÖRÜYORUZ Şüphesiz güçlü bir devlet yalnızca güvenliğini sağlamaz; aynı zamanda geleceğini de inşa eder. Geleceğin en sağlam temeli ise iyi yetişmiş, sağlıklı ve yarınlara umutla bakan gençlerdir. Bu nedenle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken gençlerimizin sporla buluşmasını sağlayacak yatırımlara da büyük önem veriyoruz. Bugün Hatay’ımız yaralarını sarmış, daha güvenli, daha dirençli bir şehir olarak geleceğe yürürken bu inşa sürecinde gençlerimizin sporla buluşmasını sağlayacak yatırımları da son derece kıymetli görüyoruz. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığımızın güzide çalışmalarıyla yapılan spor yatırımları, Hatay’ın yalnızca konutlarla değil sosyal ve sportif altyapısıyla da yeniden ayağa kalktığını göstermektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda gençlerimizin sporla daha fazla buluşmasına, sağlıklı bir hayat sürmesine ve şehir hayatının yeniden canlanmasına önemli katkılar sağlayacak olması bakımından bizleri ziyadesiyle mutlu etmektedir. Bir kısmı aramızda bulunan Hataylı gençlerimizin de son dönemde elde ettiği sportif başarılar da hepimiz için ayrı bir gurur vesilesidir. Bu noktada anne ve babasını kaybetmiş kıymetli evlatlarımız başta olmak üzere bütün çocuklarımızın ve gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesini, eğitimle, kültürle, sporla geleceğe hazırlanmasını oldukça önemli görüyoruz. Gençlerimizin olduğu gibi başımızın tacı olan yaşlılarımız, engelli veya bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın da yanındayız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü çalışmalarla vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran hizmetler sunulması da sosyal devlet anlayışımızın güçlü bir yansımasıdır. NİCE GURUR VERİCİ HİZMETLERE İMZA ATACAĞIZ Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda attığımız tüm bu adımlar ve yaptığımız çok yönlü çalışmalar; hem ülkemizi, hem de Hatay’ımızı çok daha güçlü ve çok daha gelişmiş kılmak içindir. İnşallah hep birlikte geleceğe güvenle yürüyecek, ülkemizin yükselişine imkân tanıyacak nice gurur verici hizmetlere imza atacağız. Bu konuda Hatay’ımızın kardeşliği esas alan manevi iklimi, siz değerli Hataylı kardeşlerimin yüksek feraseti ve çalışkanlığı, bu kutlu yolculuktaki en önemli güvencelerimizden biridir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden gazilerimizi, şükran ve minnetle yâd ediyor, depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza da bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize de sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisiyle her birinizin mübarek Ramazan Bayramı’nızı bir kez daha kutluyor; sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afiyet olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

30,846 views • 4 months ago

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: "6 Haziran'da Şam Büyükelçisi, Türkiye'den yaptığı açıklamada şimdiye kadar 700 bin Suriyelinin vatanlarına döndüğünü söyledi. Ancak Türkiye'ye geri dönenlerin sayısını açıklamadı. Daha önce 5 milyonu kayıtlı, 2 milyonu kayıtsız olmak üzere yaklaşık 7 milyon Suriyeli olduğu ifade ediliyordu. 700 bin kişinin döndüğü kabul edilse bile Türkiye'de hâlâ 6 milyon 300 bin Suriyeli yaşamaya devam ediyor. Daha sonra, 'Artık Suriyelilerin geri dönüşünü değil, Türkiye'ye entegrasyonunu konuşacağız' dediler. Oysa yıllarca Türk milletine, iç savaş bittiğinde Suriyelilerin ülkelerine döneceği sözü verildi. Seçim dönemlerinde de 'Göndereceğiz ama onurlarıyla göndereceğiz' denildi. Şimdi ise kalacakları söyleniyor. Seçimlerden önce 'PKK ile mücadele edeceğiz' diyorlardı, şimdi ise PKK ile müzakere ediyorlar. Bunların verdiği hiçbir söze güvenilmez. Peki, Suriyelilerin Türkiye'de kalmasıyla PKK ve Öcalan'la yürütülen müzakerelerin ne ilgisi var? Çok büyük ilgisi var. Öcalan Komisyonu dediğimiz komisyon bir rapor hazırladı. Erdoğan sürekli 'Türk, Kürt, Arap' diyerek yeni anayasadan söz etti. Burada kastedilen Araplar, Anadolu'ya getirilen ve şimdi entegre edilmek istenen Suriyeli Araplardır. Yani vatandaşlık verilecek Araplar. Bu büyük bir anlaşmadır. Bu, üniter milli devletin tasfiyesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin milli devlet kimliğinin terk edilmesidir. Tek millet anlayışından çok uluslu bir yapıya geçiştir. Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack'ın da benzer açıklamalar yaptığını görüyoruz. Orta Doğu'da İsrail, kendisi dışında ulus devlet istemiyor. Irak bir ulus devletti, parçalandı ve etnik temelli federal bir yapıya dönüştürüldü. Suriye bir ulus devletti, şimdi ulus devlet kimliğini yitirdi. Ve sıra Türkiye'ye geldi. Irak ve Suriye'de savaş yoluyla dönüştürülen üniter ve ulus devlet yapısını, Türkiye'de PKK ve Öcalan'la yürütülen pazarlıklar üzerinden dönüştürmek istiyorlar."

Haberiniz

37,733 views • 1 month ago

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI YAŞAR GÜLER, İFTARI BAYBURT’TA MEHMETÇİKLERİMİZ, ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİ VE GAZİLERİMİZLE BİRLİKTE YAPTI Bayburt’ta bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, iftarı 17’nci Komando Tugay Komutan Yardımcılığımızda Mehmetçiklerimiz, şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli aileleriyle yaptı. Bakan Yaşar Güler, beraberinde Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile birlikte katıldığı iftarda konuşma yaparak şunları söyledi: TARİHİ ZAFER GÜNÜMÜZÜ BÜYÜK BİR GURURLA YÂD ETTİK Mübarek Ramazan ayının bereketini ve huzurunu paylaştığımız bu anlamlı iftar sofrasında, baba ocağım Bayburt’ta sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu güzide iftar programında birlik ve dayanışma ruhuyla sizlerle aynı sofrada buluşurken aynı zamanda can Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de idrak etmenin heyecanını yaşıyoruz. Nitekim gün içinde icra edilen görkemli etkinliklerle bu tarihî zafer günümüzü büyük bir gururla yâd ettik. Bayburt’umuzun şanlı tarihinde müstesna bir yere sahip olan Kop savunmasında yazılan kahramanlık destanları, bu topraklarda yetişen her vatan evladı için büyük bir ilham kaynağıdır. Tarihten bugüne her daim vatanına bağlılığıyla, devletine sadakatiyle ve milletine hizmet etme azmiyle öne çıkan güzel Bayburtumuz, bu yönüyle Anadolu’nun vicdanı ve milletimizin ortak değerlerinin güçlü bir yansımasıdır. ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ MİLLETİMİZİN ONUR VE HAYSİYETİNİ TEMSİL EDİYOR İşte bu mirasın en vakur ve güçlü temsilcileri de şüphesiz ki siz şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimizdir. Bu yüzden sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın anlamı bizler için çok büyüktür. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz milletimizin onur ve haysiyetini temsil etmektedirler. Aziz şehitlerimiz ve siz kahraman gazilerimiz aynı zamanda Türk kahramanlığının ve fedakârlığının gurur timsali mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun da ilham kaynağıdırlar. Bugün bu aziz vatanda huzur içinde yaşayabiliyorsak bu sizlerin fedakârlıkları sayesindedir; hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak başımızın tacı olan sizlerin hayatlarını kolaylaştırmak ve yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz. Şanlı atalarımızdan ve aziz şehitlerimizden bizlere yadigâr olan kutsal vatanımızı daha güçlü, daha müreffeh ve daha güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için azim ve kararlılıkla görev yapmaktadır. Özellikle vurgulamak isterim ki aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin silah arkadaşları yani kahraman Mehmetçikler, onların bıraktığı kutsal mirası ve şanlı sancağı gururla taşımaktadırlar. Bugün sınır ötesinde icra edilen operasyonlardan hudut güvenliğinin sağlanmasına, Mavi ve Gök Vatanımızın korunmasından uluslararası görevlere kadar başarıyla yürütülen çok yönlü faaliyetlerimiz, bu yüksek vazife şuurunun en açık göstergesidir. Bayburtumuzun medarıiftiharlarından biri olan 17’nci Komando Tugayımız bu faaliyetlerde şanlı ordumuzun önemli birliklerinden biri olarak önemli görevler üstlenmektedir. DEVLETİMİZİN DURUŞU NETTİR Kahraman ordumuz son yıllarda icra ettiği başarılı operasyonlarla terör örgütüne büyük darbeler vurmuş ve terörü bitirme noktasına getirmiştir. İçinde bulunduğumuz kaotik ortam dikkate alındığında terörün tamamen ortadan kaldırılması yalnızca güvenlik meselesi değil, tarihî bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Bu tablo karşısında yürüttüğümüz mücadeledeki kararlılıkla birlikte toplumsal dayanışmamızı ve kardeşliğimizi tahkim edecek güçlü bir iradenin ortaya konulması da her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bu çerçevede devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde terörle mücadelede kaydedilen ciddi aşamayı dikkate alarak, millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Özellikle belirtmeliyim ki başta aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin emsalsiz fedakârları sayesinde terörle mücadelede elde edilen başarılar “Terörsüz Türkiye” yolculuğunu daha gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef kılmıştır. Bu sürecin kalıcı başarıya ulaşması ise ancak terör örgütünün silahlarını bir an önce teslim ederek tüm uzantılarıyla birlikte taahhütlere eksiksiz biçimde uymasına bağlıdır. Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bizler de bu süreci ilk günden itibaren devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Ancak tüm gelişmelere karşı planlı faaliyetlerimizi sürdürüyor, tedbirlerimizi her zamanki kararlılığımızla alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. STEADFAST DART 2026 TATBİKATI'NDA TSK’NIN GÜCÜNÜ GÖSTERDİK Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan STEADFAST DART 2026 tatbikatına katıldık. Ülkemizi ve asil milletimizi en üst seviyede temsil ettik. Bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünü ve kuvvetini, yerli ve millî silah sistemlerimizin kalitesini gösterdik. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin muharebeye ne denli hazır olduğunu da gözler önüne serdik. O nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri olarak asil milletimize layık olabilmek adına var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. BU YOLDA TAVİZ VE PAZARLIK YOK Bu tarihî süreç bir yandan birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmeyi amaçlarken aynı zamanda gelecek nesillerin güvenlik ve huzuru içindir. Şüphesiz bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamıştır, bundan sonra da atılmayacaktır. Yegâne amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Çok şükür ülkemizin her bölgesinin kalkındığı bu güvenlik ve huzur ikliminde Bayburtumuz da yeni ve kapsamlı bir atılım dönemine girmiştir. Özellikle son yıllarda her alanda yapılan birbirinden değerli yatırımlarla Bayburtumuz, Türkiye’nin yükselen yıldızlarından biri durumundadır. Bayburtumuz artık; -Gurur kaynağı olan Üniversitesiyle, -Sayısı 12 binlere ulaşan aynı zamanda dünya ve Türkiye şampiyonlukları elde eden lisanslı sporcularıyla, -Yapılan yatırımlar ve verilen desteklerle tarımsal gelişimin ve kırsal kalkınmanın önde gelen merkezlerinden biri olmasıyla, -Her geçen gün gerçek potansiyelini ortaya koyan kültür ve turizm zenginliğiyle, -Aynı zamanda ulaştırma alanında büyük yatırımlara sahne olmasıyla anılmaktadır. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda şehrimiz çok daha büyük ilerlemeler kaydedecektir. Unutmayalım ki güçlü bir toplum ancak birlik ve dayanışma ile ayakta kalır. Bayburtumuzun da en büyük gücü, birbirine kenetlenmiş insanlarıdır. Bu dayanışma ruhu geçmişte olduğu gibi bugün de en büyük güvencelerimizden biridir. Sizlerin de desteğiyle bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız. Kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın da Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kendilerine tevdi edilen görevleri en iyi şekilde, büyük bir şevk ve gayretle yerine getirmeye devam edeceğine inancım tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken; Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü, bir kez daha kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Bu vesileyle Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini niyaz ediyor, kahraman silah ve mesai arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

47,275 views • 5 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar ziyareti sırasında Doha Büyükelçiliğimiz tarafından düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’na katılarak bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: CUMHURİYETİN İLAN EDİLMESİ, ŞANLI TARİHİMİZİN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR “Böylesine güzide bir program vesilesiyle Doha Büyükelçiliğimizin siz kıymetli personeliyle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyor, sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın da selamlarını iletiyorum. Cumhuriyetimizin 101’inci yılını ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı en içten duygularımla kutluyorum. Sözlerimin başında, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla yâd ediyorum. Asil milletimizin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde istiklal ve istikbaline kastedenlere karşı verdiği destansı mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimizin 101’inci yılına ulaşmanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Yurdumuzun dört bir taraftan işgal edildiği bir süreçte, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Millî Mücadelemiz, tarih boyunca esareti kabul etmeyen, hürriyetinden asla vazgeçmeyen aziz milletimizin büyük fedakârlığı ve muzaffer ordumuzun kahramanlığıyla eşsiz bir zafer ile sonuçlanmıştır. Bu tarihî zafer neticesinde 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetimizin ilan edilmesi ise bağımsızlığımızın nişanesi olmasının yanı sıra Türk milletinin kayıtsız ve şartsız egemenliğini eline alması bakımından da şanlı tarihimizin dönüm noktalarından biridir. ÜLKEMİZ BÖLGESİNDE VE DÜNYADAKİ ETKİSİNİ HER GEÇEN GÜN DAHA DA PEKİŞTİRMEKTEDİR Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, tam istiklal ülküsüyle verilen Millî Mücadele’nin her alanda taçlandırılmasını hedefleyen, Türkiye’nin çağdaşlaşma yolunda attığı en büyük adım olmuştur. Sarsılmaz temeller üzerinde bina edilen Cumhuriyetimiz, geçen yüzyılda birbirinden önemli kazanımlar elde etmiştir. Nitekim eğitimde, sağlıkta, sanatta, bilimde, teknolojide ve daha pek çok sahada hayata geçirilen yatırımlar ve kaydedilen büyük ilerlemeler, Türkiye’yi dünyada seçkin ve saygın bir konuma ulaştırmıştır. Ülkemiz, bir asır önce vatanımızı işgale girişen emperyalist güçler karşısında varlık yokluk mücadelesi verirken artık köklü tarihi, dinamik nüfusu, büyüyen ekonomisi, güçlü ordusu, her geçen gün gelişim kateden savunma sanayisi ile bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir konumuna ulaşmıştır. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilediği aktif diplomasi ve sahip olduğu güçlü ordusu ile bölgesinde ve dünyadaki etkisini her geçen gün daha da pekiştirmektedir. TSK, ULUSLARARASI GÜVENLİK, BARIŞ VE İSTİKRARA HAYATİ KATKILAR SUNUYOR Geçtiğimiz yıl Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını gururla geride bırakırken köklü mazimizden, kahraman ecdadımızdan ve onların ortaya koyduğu sarsılmaz iradeden aldığımız ilhamla ikinci yüzyılımıza da büyük bir şevk ve heyecan ile başladık. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimizi hayata geçirmek için var gücümüzle çalışıyor, ülkemizin bekası ve Cumhuriyetimizi ebedî kılmak için son bir asrın en etkili ve en yoğun faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda kahraman ordumuz; ▪️ Sınır ötesinden başlayarak hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terör örgütlerine karşı yüksek bir azim ve kararlılıkla mücadeleye, ▪️ Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar üstlendiği tüm vazifeleri büyük bir başarıyla icra etmektedir. Bölgesinin ve dünyanın saygın ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek vermekte, uluslararası güvenlik barış ve istikrara hayati katkılar sunmaktadır. Tarihî bağlarımızın bulunduğu dost ve kardeş Katar da şanlı ordumuzun etkin faaliyet gösterdiği ülkelerden biridir. 2017 yılından itibaren Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımız; burada güvenlik, eğitim ve askerî danışmanlık faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. Yakın zamanda teşkil ettiğimiz Deniz ve Hava Unsur Komutanlığımız ile de bölgedeki faaliyetlerimizi, daha kapsamlı bir şekilde sürdürmeyi, dost ülke Katar ile olan iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bugün, Türkiye-Katar ilişkileri köklü bağlarımızın bir tezahürü olarak her alanda müstesna bir seviyede ilerlemektedir. Doha Büyükelçiliğimiz de sizlerin yoğun gayretleri ve verimli çalışmalarıyla, bu güçlü dostluk ve iş birliğinin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu vesileyle göreve başladığı ilk günden itibaren, yaptığı verimli çalışmalarla bu sürece değerli katkılar sunan Sayın Büyükelçimize, aynı şekilde Büyükelçiliğimizin siz değerli personeline teşekkür ediyorum. TÜRKİYE ZORLUKLARI FIRSATLARA DÖNÜŞTÜREBİLMİŞ BİR ÜLKEDİR Cumhuriyetimizin ebediyen yaşamasını arzu eden bizler için tarihimizi çok iyi bilmek, günümüzdeki gelişmeleri iyi analiz ederek faaliyetlerimizi en etkin şekilde icra etmek ve geleceğe en uygun stratejiler ile hazırlanmak hayati önemdedir. Sizlerin de yakından takip ettiği üzere başta yakın coğrafyamız olmak üzere dünyada çok boyutlu ve kaotik gelişmeler yaşanmakta, risk ve tehditlerin artmasına bağlı olarak güvenlik ve istikrar ortamı hızla değişmektedir. Elbette ki bu kritik süreci ülkemizin sahip olduğu geniş imkân ve kabiliyetler, köklü devlet geleneğimiz ve emsalsiz bir özveriyle görev yapan donanımlı personelimizin üstün çabaları ile en güçlü şekilde atlatmak için çalışıyoruz. Unutulmamalıdır ki Türkiye, tarih boyunca karşılaştığı türlü sınamaları aşmanın ötesinde zorlukları fırsatlara dönüştürebilmiş bir ülkedir. Dolayısıyla bizlere düşen tüm bunların bilinciyle yüksek bir motivasyon ve yakın bir iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürmek, ay yıldızlı şanlı bayrağımızı bulunduğumuz her yerde en güzel şekilde temsil etmektedir. Doha Büyükelçiliğimizin siz mümtaz personelinin de burada üstlendiğiniz tarihî sorumluluğu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da adanmışlık duygusu ile yerine getireceğinize yürekten inanıyor, görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Sözlerime son verirken Türkiye-Katar arasındaki ilişkiler ve yakın iş birliğinin, önümüzdeki dönemde çok daha ileri seviyelere ulaşmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin 101’inci yılını ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı en içten duygularımla bir kez daha kutluyorum. Sizleri bir sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hoşça kalın.’’ #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

33,355 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Savunma Sanayisi Başkanı Haluk Görgün’ün birlikte katıldığı 8’inci Konya Savunma Sanayisi Tedarikçi Buluşmaları’nda Bakan Yaşar Güler bir konuşma yaptı. Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de hazır bulunduğu programda Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: KONYA, ÜRETİM VE KALKINMA YOLCULUĞUMUZDA ÖNCÜ ROL OYNUYOR Huzurun ve hoşgörünün şehri, Mevlana ile gönüllere damga vuran güzel insanların diyarı, güzide şehrimiz Konya’da böylesine önemli bir organizasyon vesilesiyle sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu önemli fuarın Konyamıza, ülkemize ve savunma sanayimizin tüm paydaşlarına hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Anadolu’nun en köklü ve büyük şehirlerinden biri olan Konyamız; sanayiden tarıma, ulaştırmadan kültür ve turizme kadar pek çok alanda sahip olduğu yetenekleri ve ülkemize sağladığı katma değerler ile Türkiye’nin göz bebeği şehirlerindendir. Konya, kadim tarihiyle bugünkü dinamizm ve gücünü birleştirerek üretim ve kalkınma yolculuğumuzda da öncü bir rol oynamaktadır. Savunma sanayisi de Konyamızın büyük katkılar sunduğu alanlardan biridir. Kamu kurumlarımızın gayretleriyle birlikte başta Sanayi Odamız olmak üzere ilgili odalarımızın ve şirketlerimizin kapsamlı çalışmalarıyla şehrin bu alandaki etkinliği ve marka değeri her geçen gün artmaktadır. Ülkemiz savunma sanayisinde, yerlilik ve millîlik ilkeleri doğrultusunda büyük aşamalar katederken Konya da kendi üzerine düşeni yaparak bu ekosistemin güçlü bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları’nın 8’incisini icra etme başarısının gösterilmesi de Konya’nın bu alandaki yetkinliğinin en somut göstergelerinden biridir. Memnuniyetle müşahede ediyoruz ki Konya Sanayi Odamızın öncülüğünde düzenlenen bu fuar, sanayicilerimizi, yatırımcılarımızı, şirket temsilcilerimizi ve mühendislerimizi aynı hedef etrafında buluşturmuştur. Bu çerçevede faaliyetin sektörde yeni iş birliklerini geliştirmeye imkân tanıması bakımından önemli ve faydalı olduğunu değerlendiriyor, yerli üretim, inovasyon ve teknoloji tabanlı büyüme hedeflerimize yeni bir ivme kazandıracağına da yürekten inanıyorum. SAVUNMA SANAYİ YATIRIMLARIYLA CİDDİ İLERLEME KAYDETTİK Türkiye olarak son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde kapsamlı sanayileşme hamleleri ve birbirinden değerli savunma sanayi yatırımlarıyla ciddi bir ilerleme kaydettik. Gururla ifade etmeliyim ki savunma sanayindeki güçlü kapasitemiz, zengin birikimimiz ve kabiliyetlerimiz sayesinde pek çok ülkeyle ikili iş birliğimizi üst düzeyde geliştiriyor, ülkemizin dünyadaki imajını yükseltiyor ve ekonomimize de katkılar sağlıyoruz. Şüphesiz bir asır, hatta yarım asır önce hayal dahi edilmeyen bu noktalara gelmemizde yerli ve millî bir irade, yüksek bir azim ve kararlılık ile kamu, vakıf ve özel sektörümüz arasındaki yakın koordinasyon ve verimli iş birliği belirleyici olmuştur. Üretimden tasarıma, tedarikten ihracata kadar her aşamada oluşturulan bu sinerji Türkiye’yi savunma teknolojilerinde dışa bağımlılıktan kurtarmış, özgün ve rekabetçi bir savunma ekosisteminin gelişimini sağlamıştır. Bugün Türk savunma sanayisi kara, deniz ve hava platformlarıyla siber alanda geliştirdiği kritik sistemlerle dünyada söz sahibi bir konumdadır. Artık sadece ithal eden değil ihraç edebilen, teknolojiyi yalnızca takip etmekle yetinen değil üreten ve paylaşan, dahası geleceğin teknolojilerine yoğunlaşan bir seviyeye gelmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Elbette bu noktada savunma sanayimizin üretim üslerinden biri olan Konya’nın ve Konyalı sanayicilerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstleneceği stratejik rol daha da önemli olacaktır. Türkiye yerli-millî savunma sanayisinin artan etkinliğiyle birlikte köklü tarihî birikimi, stratejik coğrafyası, etkin caydırıcı ve saygın ordusuyla bölgesinde ana aktör dünyada ise prestij sahibi bir ülke hâline gelmiştir. Tüm bu özellikleriyle Türkiye kendi güvenliğini teminat altına alma kudretinin yanında, stratejik dış politikası ikili askerî ilişkileri, krizleri yöneten ve çözüm üreten akılcı ve barış odaklı hamleleriyle pek çok bölgede güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundadır. Bu etkinlik ve gücümüzü muhafaza edebilmek ve daha da artırmak maksadıyla içerideki birlik ve beraberliğimizi tahkim etme ve pekiştirme gayretlerimizi de sürdürüyoruz. TERÖRSÜZ TÜRKİYE, AR-GE VE İNOVASYONA DAHA FAZLA YATIRIMIN YAPILDIĞI SÜRECİN ADIDIR Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koydukları devlet iradesiyle yürütülen Terörsüz Türkiye süreci bu politikamızın en somut yansımasıdır. Hedefimiz yıllardır ülkemizin daha fazla ilerlemesine engel teşkil eden ve millî kaynaklarımızın boş yere harcanmasına sebep olan terör belasından tamamıyla kurtulmaktır. Terörsüz bir Türkiye, savunma sanayine teknolojiye, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırımın yapıldığı, milletimizin alın terinin büyük kalkınma yatırımlarıyla karşılık bulduğu bir sürecin adıdır. Nitekim terör örgütünün aldığı fesih kararı kapsamında 26 Ekim’de yaptığı açıklamayla ülkemizden tamamen çekilme kararını, sürecin işlerliği ve hızlanması adına kayda değer ve önemli buluyoruz. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli, koşulsuz ve en hızlı şekilde silahlarını tamamıyla teslim etmelidirler. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri büyük bir hassasiyetle yakından takip ediyor, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gereken ne varsa kararlılıkla uyguluyoruz. Şu bir gerçek ki kim ne derse desin, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ve sizlerden de aldığımız destekle ülkemizi en üst düzeyde kalkındıracak aydınlık ve müreffeh bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bu noktada “güçlü savunma sanayii eşittir güçlü ve tam bağımsız Türkiye” şiarıyla ülkemizi daha muteber kılmak aynı zamanda bağımsız ve caydırıcı savunma kapasitemizi geliştirmek için her birimize hayati görevler düşüyor. Boşa geçirecek tek bir dakikamızın olmadığının bilinci ve başarının bir varış değil yolculuk olduğu anlayışıyla artan bir şevk ve gayretle çalışmalıyız. Dolayısıyla sizlerin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapacağı katkıların çok değerli olduğunu belirtiyor, tüm paydaşlarımızla eş güdüm içerisinde kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken 8’inci Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları’nın bir kez daha güzel Konyamıza ülkemize ve savunma sanayindeki tüm paydaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Organizasyonda emeği geçen başta Konya Sanayi Odamız olmak üzere tüm paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, hayatta olan gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

29,229 views • 8 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende bir konuşma yaparak şunları söyledi: ŞEHİTLERİMİZİ VE GAZİLERİMİZİ RAHMETLE VE MİNNETLE YÂD EDİYORUM "Bu anlamlı gün vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan ve özellikle siz kıymetli ailelerimizi Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında Çanakkale Zaferi’ni bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını, vatanımız, milletimiz, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve cesaret timsali gazilerimizi rahmet, şükran ve minnetle yâd ediyorum. Siz değerli misafirlerimizin şahsında tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakâr ailelerine de buradan saygılarımı sunuyor, selamlarımı gönderiyorum. ÇANAKKALE’DEKİ RUH, 15 TEMMUZ’DA BİR KEZ DAHA KENDİNİ GÖSTERDİ Bugün 111’inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi, kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler, karşılarında vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz, Çanakkale’de sergiledikleri kahramanlıklarla asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermiştir. Kahramanlarımızın sevdiklerini, gençliklerini ve hayallerini hiç tereddüt etmeden vatan uğruna fedâ etmesi, cesaretin ve fedakârlığın en yüce örneklerinden biri olarak tarihimizdeki müstesna yerini almıştır. İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy’un 'Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın' dizelerinde ebedîleştirdiği her bir şehidimiz, bağımsızlığımızın birlik ve beraberliğimizin en büyük timsalidir. Bugün, bizler de şehitlerimizin bıraktığı eşsiz mirası yani bu aziz vatanı koruma sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Şanlı ecdadımızın Çanakkale’de ortaya koymuş olduğu mücadele ruhu; ilk önce İstiklal Harbi’mizde vücut bulmuş, daha sonra da Kıbrıs’ta terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da kendisini bir kez daha göstermiştir. Bu asil ruh şanlı milletimizin karakterinde ebediyen varlığını sürdürecek, ülkemize yönelebilecek tüm tehditler Çanakkale’den bugüne kadar olduğu gibi sarsılmaz bir direnişin pençesinde eriyecektir. GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALIYORUZ Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünya genelinde birbiri ardına gerginlikler ve krizler çoğalıyor, bunun sonucunda risk ve tehditler de giderek artıyor. Bugün geldiğimiz noktada artık bu risklerin bir ihtimal olmaktan çıkarak fiilî çatışmalara dönüştüğünü, uluslararası hukukun çoğu zaman yok sayıldığını yakından takip ediyoruz. Önceleri vekil unsurlar üzerinden yürütülen mücadelelerin artık doğrudan devletlerin birbirini hedef aldığı daha geniş ölçekli bir rekabete dönüştüğü bir çatışma ortamını yaşıyoruz. İsrail’in önce Gazze’ye ardından Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırmalarıyla ve İran’ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hâl almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan bu gelişmeyi millî bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askerî olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. TSK, ÜSTLENDİĞİ TÜM GÖREVLERİ BAŞARIYLA YERİNE GETİRİYOR Kıymetli silah ve mesai arkadaşlarım; yakın coğrafyamızda yaşanan istikrarsızlıklar, ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askerî gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Şüphesiz yaşananlar, bizlere yalnızca güvenlik bakımından değil; askerî düşünce, kapsamlı planlama ve stratejik hazırlık açısından da önemli dersler sunmaktadır. Bu noktada Millî Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız ve Kuvvet Komutanlıkları karargâhlarımız büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler. Unutulmamalıdır ki güçlü ordular yalnızca cephede değil, karargâhlarda üretilen stratejik akıl, sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek, bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir. Sizlerin bu bilinçle görevlerinizi en iyi şekilde yerine getirdiğinizi müşahede ediyor, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarınızı sürdüreceğinize yürekten inanıyorum. İÇ CEHPEMİZİ GÜÇLÜ TUTMAK DA HAYATİ ÖNEMDEDİR İçinde bulunduğumuz kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cephemizi güçlü tutmak ve yerli-millî savunma sanayimizi daha ileri seviyelere taşımak da bir o kadar hayati öneme haizdir. Bu çerçevede yerli ve millî imkânlarla geliştirdiğimiz savunma sanayimiz, yüksek teknoloji ürünü sistemlerle ordumuzun gücüne güç katmakta, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Bu alanda daha çok başaracağımız şeylerin olduğunun bilinciyle çalışmalarımıza artan bir şevk ve gayretle devam ediyoruz. Tüm bu gayretlerimizin temelinde ülkemizin hak ve çıkarlarını her koşulda koruma azmimiz ile aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize duyduğumuz derin vefa bulunmaktadır. Onların bize bıraktığı kutsal emanet, aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızın da en güçlü hatırlatıcısıdır. TERÖRSÜZ TÜRKİYE, GÜVENLİK VE HUZURUN KALICI HÂLE GELMESİDİR Nitekim devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu 'Terörsüz Türkiye' hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihî süreç, güvenlik ve huzurun kalıcı hâle gelmesi kadar ▪️ Kardeşliğimizin ebedî kılınması, ▪️ Çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ▪️ Ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ▪️ Ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün, güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihî süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları sayesindedir. ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ BU MİLLETİN ONURUDUR Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım, şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, bu milletin onurudur; siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz. Sabrın, metanetin ve asaletin, ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Dolayısıyla sizler başımızın tacısınız ve ne yaparsak yapalım fedakârlıklarınızın karşılığının olmadığının da bilincindeyiz. Haklarınızı asla ödeyemesek de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızla sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olmak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm imkânlarımızla her zaman yanınızda durmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ederken tedavisi devam eden gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca; şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkmak, gazilerimizin fedakârlıklarına layıkıyla karşılık verebilmek ve kıymetli ailelerinin, her daim yanlarında olmak için büyük bir özveriyle görev yapan Şehit ve Gazi İşleri Daire Başkanlığımıza, aynı şekilde başta Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkamız ve kıymetli solistlerimiz olmak üzere Kültür ve Sanat Daire Başkanlığımıza ve etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Değerli ailelerimiz ve kıymetli arkadaşlarım, mübarek Ramazan Bayramınızı da şimdiden kutluyor; sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor ve hayırlı iftarlar diliyorum. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

143,794 views • 4 months ago