
Sezgin Tanrıkulu
@MSTanrikulu • 906,310 subscribers
İnsan Hakları Aktivisti, Hukukçu, Diyarbakır Milletvekili, HR lawyer, CHP Genel Başkan Yardımcısı https://t.co/whTKYHFoBc
Shorts
Videos

Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte siyasi bir suikast sonucu aramızdan kopartılan Sevgili Dostum, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği Dört Ayaklı Minare'ye karanfil bıraktık. Bu vesileyle bir kez daha Tahir Elçi'yi saygıyla anıyorum. Özgür Özel #TahirElçi #Diyarbakır
Sezgin Tanrıkulu45,557 görüntüleme • 3 gün önce

Genel Başkanımız Özgür Özel, Diyarbakır sokaklarını çok iyi tanır, Diyarbakırlılar da kendisini çok iyi tanır. Birçok kez geldi, dayanışma gördü, destek gördü. Diyarbakırlı dostlarımızı, kayyumlara karşı direnç göstermiş hemşerilerimi dayanışma için Cuma günü saat 09.30'da havalimanında Genel Başkanımız Özgür Özel'i karşılamaya davet ediyorum. Özgür Özel
Sezgin Tanrıkulu51,433 görüntüleme • 5 gün önce

Sevgili Diyarbakırlılar, değerli hemşehrilerim; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, yarın Diyarbakır’da olacak. Gençlerle, kadınlarla, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, çiftçilerimizle ve esnafımızla bir araya gelecek; yurttaşlarımızın sorunlarını dinleyecek, görüş ve önerilerimizi paylaşacak. Zor bir süreçten geçiyoruz. Dayanışmayı, umudu ve ortak mücadelemizi büyütmek için tüm dostlarımızı ve hemşehrilerimizi yarın saat 09.30’da Diyarbakır Havalimanı’nda Genel Başkanımızı karşılamaya davet ediyorum. Hep birlikte, dayanışma içinde buluşmak dileğiyle. #Diyarbakır Özgür Özel
Sezgin Tanrıkulu31,610 görüntüleme • 4 gün önce

Diyarbakır'da Mardin Kapı, Gazi Caddesi ve Turistik Caddesi'nin kesiştiği yerdeyim. Burası tüm otobüslerin park edildiği alan. Diyarbakır'a gelen turistler ilk önce bu bölgede inerler ve geziye buradan başlarlar. Buradaki esnafın çok haklı iki talebi var; buraya alışverişin rahatlaması için bir ATM konmasını istiyorlar. İkincisi turistik alanların yoğunluğunu karşılayabilecek umumi bir tuvalet yok. Dolayısıyla hem Valilik hem de Büyükşehir Belediyesi tarafından bu iki ihtiyaçların karşılanması ve taleplerin yerine getirilmesi lazım.
Sezgin Tanrıkulu30,956 görüntüleme • 5 gün önce

❗Çocuğun ayağı kırılmış, 24 saat içerisinde ameliyat olması gerektiğine dair raporu var ama o halde Sulh Ceza Hakimliğine getirildi ve tutuklandı! 📌 18 yaşında, Türkiye derecesi yapmış çok başarılı bir genç, sinir krizleri geçirdi. Tüm avukatlar ağladı. Annesini, kardeşlerini bir faciada yitirmiş, sadece babası var. Bağırarak “Ben ne yaptım, bir fotoğrafım var mı, bir şey yaptığıma dair tek bir delil var mı? Hakim gerekçesini açıklasın beni neden tutukluyor?” diye haykırdı resmen, tutuklandı! 🔴 Orada bulunan polisler, İstanbul dışından görevlendirmeyle gelmiş polislerdi. 18 yaşındaki bu genç kızın haykırışına karşı içlerinde ağlayan vardı… 🔴 Ayağı kırık cezaevine gönderilemez diye dilekçe yazdı avukatlar ve 7. Kata çıktık beraber. Nöbetçi savcıyla görüşülemiyor. İstanbul Barosu Genel Sekreteri, ben ve dört avukat kendisiyle görüşemedik, ancak bankoda katibine ulaşıp onunla görüştük. Katip savcıya anlatıyor, sonra telefonla bize dönüyor. Savcıyı göremiyorsunuz, böyle bir yargı düzeni olur mu! ❗Avukatlar bu genç şu an sinir krizi geçiriyor, atak halinde bu şekilde cezaevine göndermeyin, en azından hastaneye sevk edin diyeceklerdi sadece, bunu söyleyebilecek bir makam yok! ❗Adalet Bakanı da buna “Adliye” diyor, “İşkence yok” diyor, “Yargımız bağımsızdır” diyor! ❗Bunlar bizim tanıklıklarımız. Lütfen bunları herkes dinlesin. #ÇağlayanAdliyesi SÖZCÜ Televizyonu Can Coşkun T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. Adalet Bakanlığı
Sezgin Tanrıkulu2,219,282 görüntüleme • 1 yıl önce

KARARI 5 MART'TAN ÖNCE YAZMIŞLAR AMA YSK ÜYELERİNİN DEĞİŞMESİNİ BEKLEMİŞLER. Bu karar, 5 Mart'tan önce yazılmış ama UYAP'a yüklenmemiş. Çünkü kararda açılan ceza davalarından söz ediliyor. 15 Mayıs 2026 tarihine talik edildiği belirtiliyor. Bu ifade kararın 15. sayfasında yer alıyor. Oysa bu karar 21 Mayıs'ta verilmiş. 5 Mart'taki duruşma çoktan görülmüş ve dosya Temmuz ayına ertelenmiş. Eğer gerekçeli karar zamanında, örneğin 21 Mayıs'tan iki gün önce yazılmış olsaydı, "5 Mart 2026 tarihinde duruşmasının görüldüğü ve dosyanın Temmuz ayına ertelendiği" belirtilirdi. Dolayısıyla kararın kendisi bile 5 Mart'taki duruşmada ne yapıldığını söylemiyor. Peki neden beklemişler? Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının değişmesini beklemişler. Oradaki seçim süreci uzamış. Eski başkan ya da eski üyeler görevde kalırsa ne olacağını kestirememişler. Oysa Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul örneğinde olduğu gibi son derece açık, yerleşik ve istikrarlı kararları var. Bu içtihatlara aykırı davranılmayacağını biliyorlarmış. Neden özellikle 21 Mayıs? Çünkü hem Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkan ve üyeleri göreve başlamış oluyor hem de dokuz günlük tatil dönemi yaşanıyor. Bu arkadaşlarımız bunları bilmezler mi? Elbette bilirler. En önemli kararların zamanlamasının bu tür hesaplarla belirlendiğini bilmiyorlar mı? Şimdi CHP'nin lehine verilmeyeceğinin bilindiği bir karara muhatap olunması "Bu bir mahkeme kararıdır, biz ne yapalım?" denilmesi mümkün değil. Ne yaparsın? Alırsın, yırtarsın, atarsın. Bu kadar basit. Partinin geleceği bakımından ivedi olarak yapılması gereken işler konusunda sorumluluk alınır; ancak bunun ötesinde bu karara dayanarak bir tutum almazsın.
Sezgin Tanrıkulu110,074 görüntüleme • 26 gün önce

📍DEDAŞ, Dicle Elektrik Dağıtım Şirketinin hukuka aykırı, yasa tanımaz, halkımıza zulmeden uygulamaları yaz demeden kış demeden devam ediyor. 📌 Bölgeden, Diyarbakır'dan birçok ilçeden muhtarlar tarafıma ulaşıyorlar, bilgilendiriyorlar. 🔴 Hanelere giden fatura örneklerinden ve mesaj örneklerinden birçoğunu bana gönderdiler. Köyde meskenlere giden faturalardan birkaç örnek okumak istiyorum: ➡️ Sayın müşterimiz ödeme tarihi 10 Aralık 2025'tir. Ödenecek miktar 59.383 TL'dir. ➡️ Sayın müşterimiz son ödeme tarihi 10 Aralık 2025 tarihidir. 60.191 Lira ödeyeceksiniz. ➡️Sayın abonemiz, ödenecek tutar 60.434 TL'dir. ➡️ Sayın abonemiz, ödenecek tutar 108.528 TL'dir. Eminim diğer ilçelerde de yerleşim yerlerinde de DEDAŞ'ın bağlı olduğu, elektrik hizmeti vermediği veremediği ama zulmettiği Urfa'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Batman'da, Siirt'te aynı uygulamalar var. Bununla ilgili olarak bugün soru önergesi vereceğim. ❓ DEDAŞ'ın arkasında hangi güçler var? ➡️ Bu hukuksuz uygulamalara, Anayasaya aykırı, yasaya aykırı, halkımıza zulmeden bu uygulamalara kim izin veriyor? Arkasındaki güç nedir? ❓Bu tamamen yasa tanımaz uygulamaların kaynağı nedir? 🔴 Bütün bunları soracağım ve mutlaka ama mutlaka buradan cevabını da alacağım, Bakanlığın cevabını alacağım ve yurttaşlarımızla paylaşacağım. #DEDAŞ
Sezgin Tanrıkulu680,956 görüntüleme • 6 ay önce

Diyarbakır'da Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile hasat zamanı arpa ve buğday tarlalarındayız. 🔴 Tarım Bakanlığı buğday ve arpa alım fiyatlarını açıkladı; ➡️ Geçen yıl arpa 11 Bin Liraya alınıyordu, bu yıl 12 Bin 750 Lira fiyat biçtiler. Yaklaşık %15 bir artış yaptılar. ➡️ Buğdayda fiyat geçen yıl 13 Bin 500 Liraydı, bu yıl 16 Bin 500 Lira açıklandı ve yaklaşık %20 civarında bir artış yaptılar. ➡️ TÜİK'e göre tarım girdi fiyatlarında artış %35. Yani TÜİK'in bile açıkladığı enflasyon rakamlarının çok altında, yani %22'lik ve %15'lik bir artış yaptılar. ➡️ Mazot, gübre tohum, elektrik, ilaç, bu kalemlerdeki artış %100'e yakın neredeyse. ❓Çiftçi nasıl ekim yapacak? Nereden para kazanacak? 🔴Tarım Bakanı, "Çok iyi hasat var. Üretim çok arttı. Biz bunu düşündük" diyor. ❓Peki, çiftçi zarar ettiğinde, kuraklık olduğunda niye çiftçiyi düşünmediniz? 🔴 Buğdayın ana vatanı bu topraklardır, Anadolu'dur. Bu topraklarda ilk defa buğday hasadı yapılmıştır. 🔴 Türkiye yaklaşık %40 buğday ihtiyacını ithal ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde 9 Milyon 200 Bin dekar olan üretim alanı yaklaşık 2 milyon dekara kadar düşmüş durumda. Çiftçi artık buğday ekmiyor, arpa ekmiyor; çünkü zarar ediyor. #Arpa #Buğday #Hasat T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Süleyman İskenderoğlu
Sezgin Tanrıkulu45,585 görüntüleme • 15 gün önce

- #Mardin'de #DEDAŞ, önce köylerin içme suyu şebekelerini besleyen trafoları jandarme eşliğinde sökmeye çalıştı; yurttaşlarımızın engellemesinin ardından tarımsal sulamayı besleyen trafoları söktüler. Günümüz koşullarında elektrik temel haktır; dolayısıyla DEDAŞ'ın uygulamaları ağır insan hakları ihlallerine yol açmaktadır. DEDAŞ, borç veya kaçak kullanımı bahane ederek kolektif cezalandırma yöntemini uyguluyor. DEDAŞ'a çağrı yapıyorum; hukuksuz uygulamalara ve yurttaşlarımızı mağdur eden kolektif cezalandırmaya son verin.
Sezgin Tanrıkulu1,866,711 görüntüleme • 1 yıl önce

BU YAŞANANLAR AKIL TUTULMASIDIR Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz. Anlık konuşmak istemiyoruz; ancak bizzat kendimle ilgili bazı talepleri görünce sessiz kalmak, kabul etmek anlamına gelmesin. Yazının altında "CHP Genel Başkanlık" yazıyor ancak imza yok. Kime hitaben yazıldığı belli değil ve muhatapları parti meclis üyeleri; yani benim de içinde bulunduğum Parti Meclis üyeleri. Kurumsal olarak böyle bir yazı yazılamaz. Nasıl yazdınız? Kime yazdınız? Parti meclisi üyelerinin görevlendirmelerine ilişkin yazının henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alınmadığı gerekçesiyle Parti Meclisi toplantısının tarihinin belirlenemediği söyleniyor. Biz gidip bu tebligatı kimden alacağız? İcra dairesine mi gideceğiz? Bu mudur kurumsal anlayış? Bugüne kadar partide işler böyle mi yürüdü? Ortada hukuk dışı bir mahkeme kararı var. Yasaya ve hukuka aykırı bir süreç işletiliyor. Ancak bunun muhatabı milletvekilleri ya da parti meclisi üyeleri değildir. Bunun muhatabı CHP Genel Merkezi’dir, partinin kurumsal kimliğidir. İlgili kurum yazısını oraya gönderir, ‘4 Kasım öncesi PM üyeleri bunlardır’ der; sonrasında partinin kurulları gereğini yapar. Ben Sezgin Tanrıkulu olarak Ankara’da icra dairesine gidip ‘Buyurun, bana tebligat verir misiniz?’ mi diyeceğim. Bu yaklaşım CHP gibi köklü ve kurumsal bir partiye yakışmaz. Ayıptır; akıl tutulmasıdır. Bu yöntem de, bu dil de, bu anlayış da kabul edilemez. Kim bu aklı veriyorsa yanlıştır. Bir kurumsal partiyi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.
Sezgin Tanrıkulu78,368 görüntüleme • 1 ay önce

Dün konakladıkları otelde bugün müsabaka için çıktıkları futbol sahasında ırkçı saldırıların ve fiziksel şiddetin hedefi olan #Amedspor Bursaya futbol oynamaya gelmiştir.Yaşananlar spor ahlakının ve futbol kültürünün dışından odakların provokasyonlarıdır. #Amedsporyalnızdeğildir
Sezgin Tanrıkulu2,186,116 görüntüleme • 3 yıl önce

📍Saraçhane’de gözaltına alınan gençlere feci şekilde işkence yapıldığını paylaşmıştım. 📌 Elimde sorgu tutanağı ve polis ifadesi var. ❗Genç bir üniversiteli kadın yurttaşımız, kendisine nasıl tacizde bulunulduğunu, nasıl işkenceye uğradığını açık biçimde kendi beyanlarıyla ortaya koymuş. ❓Sonra Sulh Ceza Hakimliği’nde beyanlarını tekrar etmiş, avukat meslektaşımız da tüm bu yaşananları zapta geçirmiş. Sulh Ceza Hakimi’nin ne yapması lazım? ❗Aynı anda suç duyurusunda bulunması lazım ama görmezden gelmiş ve başka kararlar vermiş. ❗Adalet Bakanı’na Meclis’ten sesleniyorum; 📌 “İşkence yoktur” diyorsunuz. Bizzat kendi görgüm, gözaltına alınan gençlere, gözaltı sırasında ve sonrasında İstanbul’da işkence yapılmıştır ve bunun gizlenmesi için de kolluk makamları da, savcılık makamları da, yargı makamları da sessiz kalmıştır; üstünü örtmeye çalışmıştır. 📌 İfadeyi de videoyla beraber paylaşıyorum; gencimizin ismi bende saklı. #Saraçhane #ÇağlayanAdliyesi #İşkence
Sezgin Tanrıkulu778,314 görüntüleme • 1 yıl önce

❗Gençler gözaltına alınırken, gözaltı süresince, emniyete getirildiklerinde ve emniyette feci şekilde, düşmanca işkenceye maruz bırakılmışlar. 📌 Bu sürecin ardından ilk defa bir tanıklığımı paylaşacağım, vicdan azabı çekiyorum; genç kadın öğrencilerin bacak aralarına özellikle tekmeyle vurup kanamaya yol açmışlar… Bizzat öğrencilerden dinledim. Arkamızı dönüp ağladık, dayanamadık. 📌 Savcı orada, beyan almadan hepsini tutuklamaya sevk ediyor. Özel durumları aktarmak için avukatlar dilekçe vermek istiyorlar, soruşturma savcısı dilekçe almıyorum diyebilir mi? Bir hakim avukatlara “Çıkın dışarı, hepsini tutukladım” nasıl der? 📌Gözaltı sırasında bir doktoru alıp emniyete götürmüşler, hepsine sağlam raporu vermiş. Gözaltı uzayınca mecbur sağlık merkezine götürmüşler ve bu işkence izleri hepsi rapora yansımış. Avukatlar da bizim de olduğumuz duruşmada tüm bu işkence izlerini hakime gösterdiler, tutanak altına da alındı. 📌 Avukat Milletvekillerimiz Sibel Suiçmez ve Mahmut Tanal’la birlikte duruşmalardaydık. İstanbul Barosu insan hakları Merkezi avukatları işkence izlerinin fotoğrafını çekiyorlardı. Polis amiri gelip “Çekemezsiniz” dedi. Deliller kayıt altına alınmasın diye engellemeye çalıştı. 📌 Sen kimsin engelliyorsun, fotoğrafını çekeceğim dedim bir anda ortadan kayboldu, bir daha görünmedi. #ÇağlayanAdliyesi SÖZCÜ Televizyonu Can Coşkun
Sezgin Tanrıkulu773,744 görüntüleme • 1 yıl önce

Mesele; tarihin doğru yerinde durmaktır, yüzleşmektir, yanlışta ısrar etmemektir ve telafi etmek için çaba göstermektir. Bu vesileyle Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in 4 Kasım 2025 tarihli Grup Toplantımızda yaptığı konuşmayı bir kez daha paylaşıyorum. Özgür Özel
Sezgin Tanrıkulu18,802 görüntüleme • 8 gün önce

📌 Kürt meselesi, öncelikle bu meselenin varlığının inkar edilmesi meselesidir. “Kürt meselesi yoktur” denildiğinde, aslında Kürtlerin yaşadığı sorunlar görünmez kılınmaktadır. 📌 Kürtler, ne ayrıcalık talep etmektedir ne de ayrımcılık. Herkes gibi eşit olmayı, kendi kimlikleriyle, onurlarıyla bu Cumhuriyetin eşit ve onurlu yurttaşları olarak yaşamayı istemektedirler. 🔴 Bu bağlamda Kürt meselesi; ➡️Anadil meselesidir, ➡️Yerel demokrasi meselesidir, ➡️Eşit yurttaşlık meselesidir. ➡️Halkın seçtiği belediye başkanlarının yerine seçilmiş irade dışında birinin atanmaması meselesidir. ➡️Geçmişten bugüne taşınan, hala aydınlatılmamış faili meçhul cinayetler ve zorla kaybedilmeler meselesidir, ➡️Bir geçmişle yüzleşme meselesidir, ➡️Yakılan, boşaltılan yerleşim yerleri meselesidir, 🔴 Bu nedenle Kürt meselesi, aynı zamanda bir onur meselesidir ve bir adalet meselesidir. 🔴 Geriden bakıldığında Kürt meselesi, yüzyılın travmasıyla yüzleşme ve bu travmayı giderme meselesidir. Bu nedenle doğru bir çerçevede ele alınmalı, bu perspektiften okunmalı ve buna uygun demokratik adımlar atılmalıdır. 🔴 Kısacası, Türkiye’nin Kürt meselesi, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve en önemli boyutlarından biridir. Demokrasiyle, adaletle ve barışla adım atıldığında, bir arada yaşamanın zemini güçlenebilir. SÖZCÜ Televizyonu
Sezgin Tanrıkulu327,956 görüntüleme • 6 ay önce

Komisyonun ikinci toplantısında uzlaştığı noktalar vardı. Bunlarla ilgili yasal düzenleme yapalım, beklemeyelim. Mesela Adil İnfaz Yasası. COVİD düzenlemesi gelecek ama bununla beraber daha eşit ve adil bir yasa çıkabilirdi. İnsanlar neden 3-4 ay içeride beklediler? #CovidYasası #CovidYasasıAfDeğil #CovidYasasıTamEsitlensin
Sezgin Tanrıkulu282,498 görüntüleme • 7 ay önce

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin böyle bir davaya bakması da, bu yönde bir karar vermesi de hukuken mümkün değildir. Ortada ceza yargısını ilgilendiren bir iddia vardır. İddia şudur: Kurultay delegelerinin iradesine, seçim hukukuna aykırı biçimde müdahale edilmiş, irade fesada uğratılmıştır. Bu ise doğrudan ceza hukukunun konusudur. Nitekim 2023 yılında Ankara’da yapılan Kurultayla ilgili olarak Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden bir ceza davası vardır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi de önüne gelen başvuruda buna bakmış ve açıkça “Bu dava benim görev alanımda değildir" diyerek davayı reddetmiştir. Bunun üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşınmıştır. Buradaki temel hukuki sorun şudur; eğer ortada görülmekte olan bir ceza davası varsa, Asliye Hukuk Mahkemesi de Bölge Adliye Mahkemesi de ceza mahkemesinin yerine geçerek “Burada suç vardır, delilleri değerlendirdim” diyemez. Böyle bir yetkileri yoktur. Çünkü ceza yargılaması henüz sonuçlanmamıştır. İlk derece mahkemesinde kesinleşmiş bir karar yoktur; Bölge Adliye Mahkemesi’nde ya da Yargıtay’da verilmiş kesinleşmiş bir hüküm de yoktur. Peki yarın bu davalarda beraat kararı verilirse ne olacaktır? O zaman bugün verilen kararların hukuki dayanağı ne olacak? #MutlakButlan
Sezgin Tanrıkulu55,649 görüntüleme • 1 ay önce

📌 Bundan 18 ay önce su ücretsizdi; ne değişti de bir anda uçaklarda suyu paralı yaptınız? 🔴 Uçaklarda su zaten ücretsizdi; siz ücretli yaptınız. "İnsan sağlığı için artık ücret alınmayacak" dediniz; talimatınız 'havada' kaldı, 4 gün önce bir bardak su 40 Liraydı. ❓ 18 ay önce ne oldu da ücretli yaptınız? ❓18 ay sonra ne değişti de tekrar ücretsiz yaptınız? ❓ Bu sürede elinize geçti, ne kazandınız? ➡️"İnsanlara 18 ay bir bardak suyu parayla sattık, bu yanlıştan dönüyoruz" diyeceğinize bunu bir müjde gibi sunuyorsunuz. ➡️ Yapmanız gereken "18 ay önce bir yanlış yaptık, bu yanlıştan döndük, özür dileriz" demektir. AJet T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Abdulkadir URALOĞLU
Sezgin Tanrıkulu354,698 görüntüleme • 9 ay önce