
Sezgin Tanrıkulu
@MSTanrikulu • 904,007 subscribers
İnsan Hakları Aktivisti, Hukukçu, Diyarbakır Milletvekili, HR lawyer, https://t.co/whTKYHFoBc
Shorts
Videos

Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner'i ve Belediye Meclis Üyemiz Emre Doğan'ı, İnsan Haklarından Sorumlu Ankara İl Başkan Yardımcımız meslektaşım Avukat Murat Yıldız'la birlikte, Kırşehir'de tutuklu bulundukları cezaevinde ziyaret ettik. Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner'in, Emre Doğan'ın ve arkadaşlarımızın moralleri yüksek, sağlıkları iyi ve herkese selamları var. Diğer belediyelerimizde yaşatılan hukuksuz süreçlerin devamı niteliğinde yürütülen bu soruşturmanın içeriğine bakıldığında, iddiaların hiçbir hukuki ve somut temele dayanmadığı açıkça görülmektedir. Bütün idari ve hukuki denetimlerden geçmiş, Kamu İhale Kurumu, Danıştay, mülkiye müfettişleri ve bilirkişilerin incelemelernde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamış bir dosya gerekçe gösteriliyor ve 'kuyu tipi' cezaevindeler. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; yargıyı siyasetin cezalandırma aracı haline getirenlerin bu düzenini mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz. Herkese Kırşehir'den selamlar ve sevgiler. Hüseyin Can Güner Emre Doğan
Sezgin Tanrıkulu30,666 views • 1 day ago

🔹"Hüseyin Can Güneri tanırım ben. Son derece başarılı bir arkadaşımız, genç bir arkadaşımız. Arkasında gerçekten bir hikaye var" 🔹"Cezaevlerinin içinde bulunan lojmanlarda yetişmiş, büyümüş." 🔹"Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş bir genç, Sayıştay raporu var, İçişleri Bakanlığı'nın raporu var. 🔹"Daha kendisi gözaltındayken, çıkacaksınız, 'Kuşkularım var' diyeceksiniz. 🔹"Çankaya sonuç itibariyle en sembolik yerlerden bir tanesi CHP açısından. 🔹"Başkanıyla ilgili olarak masumiyet karinesine aykırı bir biçimde ve yargıyı etkileyerek masumiyet karinesine aykırı bir biçimde mülkiye müfettişlerinin suç bulmadığı kamu yararına kurumunun bir suç bulmadığı konu hakkında kendisi gözaltındayken hakime çıkacakken kuşkularım var diyeceksiniz. Hüseyin Can Güner
Sezgin Tanrıkulu119,011 views • 8 days ago

🔹"2009 yılında Türkiye'de Adalet ve Kalkma Partisi iktidardaydı; 200 liralık banknokt da 1 Ocak 2009 yılında tedavüle girdi. 🔹"2009 yılında bir kase çorbayı, 4 liraya içiyorduk; şimdi 200 liraya içemiyoruz." 🔹"Yani 2009 yılında 200 lirayla tam 50 kase çorba içebiliyorduk, 50 kase! 🔹"5 gram altın alabiliyorduk." 🔹"132 Dolar alabiliyorduk." 🔹"Şimdi bir çorba içemiyoruz 200 liraya." 🔹"Adalet ve Kalkma Partisinin geldiği nokta, bizi de getirdiği nokta bu." 🔹"Nasıl yoksullaştığımız, nasıl cebimizden paraların çalındığını bilmemiz açısından bu çorba örneğini verdim. Şimdi 200 liraya bir çorba içemiyoruz."
Sezgin Tanrıkulu165,829 views • 13 days ago

🔹"Bizler açısından da, Genel Başkanımız açısından da bu kolay verilecek bir karar değildi. Geçtiğimiz 60 gün, hatta son 16-17 aylık süreç bizi bu yol ayrımına getirdi." 🔹"Türkiye'ye yeni bir yol açıyoruz ve bunun yarattığı umut ile sorumluluğu birlikte taşıyoruz." 🔹"Elbette omuzlarımızda büyük bir yük var. Önümüzde kolay bir yol olmadığını biliyoruz. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, gömlek değiştirmiyoruz; ateşten bir gömleği giymeye talip oluyoruz." 🔹"Önümüzdeki süreç son derece zorlu olacak. Ancak yurttaşlarımızın, dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve halkımızın desteğini arkamızda hissediyoruz." 🔹"Çünkü bu iktidarın değişmesi gerekiyor. Biz de bu değişimi sağlamak için her türlü zorluğu ve her türlü bedeli göze alarak bugün bu salondan çıktık." 🔹"Yolumuz açıktır; bundan hiçbir kuşkumuz yok. Mutlaka başaracağız. Biz yeni bir CHP kurmak için CHP'den ayrılmadık. CHP'nin tabanının tamamını temsil edebilecek, o tabanın desteğini alabilecek yeni bir yol açıyoruz." 🔹"Bugüne kadar bize destek vermeyenler, kenarda duranlar, çekingen davrananlar, partimizdeki iç tartışmaları görerek geri duranlar da bu yeni yolda bizim yanımızda yer alacak." 🔹"Hep birlikte Türkiye'nin birinci partisi olacak ve Türkiye'yi yöneteceğiz. Buna inanıyoruz." 🔹"Bu yolun bedelinin ağır olduğunu biliyoruz. İsteseydik konforlu alanlarımızda kalabilirdik; binalarda oturabilir, mevcut imkânları kullanmaya devam edebilirdik." 🔹"Biz zor olanı seçtik. Çünkü biliyoruz ki bu zorlu yolun sonunda iktidar var. Türkiye'nin yakın siyasi tarihi gösteriyor ki bedel ödemeden iktidar da kolay kazanılmıyor." 🔹"Biz o bedeli ödemeye razıyız. Hangi bedel önümüze çıkarsa çıksın ödemeye hazırız ve mücadelemizi sürdüreceğiz." 🔹"Bugün bu salonda yalnızca yeni bir siyasi yolun değil, Türkiye'de yeni bir düzenin de temeli atılmıştır." 🔹"Bu sadece CHP açısından tarihi bir gün değildir; aynı zamanda Türkiye'nin siyasi tarihi bakımından da yeni bir başlangıç, yeni bir dönüm noktasıdır." Özgür Özel
Sezgin Tanrıkulu45,411 views • 3 days ago

🔹"Rakibimiz Adalet ve Kalkınma Partisi ve ittifaklarıdır." 🔹"Mücadele edeceğimiz aktör Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Onunla mücadele edeceğiz." 🔹"Hedefimizde onu değiştirmek vardır. Ona destek olanlarla da mücadele edeceğiz tabii ki ama bizim asıl mücadele edeceğimiz mesele bu iktidarı değiştirmektir." 🔹"Onunla, onun yarattığı kurumlarla mücadele edeceğiz."
Sezgin Tanrıkulu31,128 views • 3 days ago

🔹"Biz, tarihin doğru yerinde durmaya devam edeceğiz. Silahsızlanma, Türkiye'nin Kürt Meselesi açısından son derece önemli bir eşiktir." 🔹"Silahlı yöntem hiçbir biçimde devam etmemelidir. Kürtlerin talebi de bu yöndedir. Ancak sadece silahsızlanmayla da Kürt meselesi çözülemez." 🔹"Çerçeve yasanın içeriğine ilişkin bugüne kadar siyasi partilerle kapsamlı bir müzakere yürütülmedi." 🔹"En azından siyasi partiler arasında içeriğe ilişkin bir müzakere yapılabilirdi. Bu dahi gerçekleştirilmedi." 🔹"Bugün itibarıyla da Sayın Numan Kurtulmuş'un siyasi partilerle yaptığı görüşmelerde yasanın içeriğini mi yoksa yalnızca izlenecek yöntemi mi ele aldığını bilmiyoruz. Ortada herhangi bir taslak metin bulunmuyor." 🔹"Bu nedenle görüşmelerde kapsamın konuşulduğunu düşünmüyorum." 🔹"Büyük ihtimalle sürecin yöntemine ilişkin; "Bu çalışma yapılmalıdır, uzlaşmayla sonuçlandırılmalıdır, aksi halde boşa gidebilir. Süreci bozmak isteyenler olabilir. Hepimiz tarihsel sorumluluğumuzun farkında olalım ve birlikte çalışalım" çerçevesinde, kamuoyunu sürece destek vermeye çağıran genel değerlendirmeler yapılmıştır." 🔹"Oysa asıl mesele yöntem değil, kapsam ve içeriktir. Bundan tam iki ay önce, 24 Mayıs'ta bir görüşme gerçekleşmişti." 🔹"Geçen iki aylık süreçte, ortaya çıkan herhangi bir mutabakata ilişkin kamuoyuna yansıyan bir gelişme olmadığını biliyoruz." 🔹"Eğer kapsam konusunda uzlaşmaya yakın bir çerçeve oluşmuş olsaydı, bunun en azından bazı işaretleri kamuoyuna yansırdı. Bugün herkesin "Bize hiçbir şey gelmedi, herhangi bir içerik konuşulmadı, bilmiyoruz" demesi de zaten bunun göstergesidir."
Sezgin Tanrıkulu29,555 views • 3 days ago

Diyarbakır'da sabah hafif kahvaltı yapmak istiyorsanız ciğer yiyeceksiniz 😊
Sezgin Tanrıkulu115,060 views • 16 days ago

❗Çocuğun ayağı kırılmış, 24 saat içerisinde ameliyat olması gerektiğine dair raporu var ama o halde Sulh Ceza Hakimliğine getirildi ve tutuklandı! 📌 18 yaşında, Türkiye derecesi yapmış çok başarılı bir genç, sinir krizleri geçirdi. Tüm avukatlar ağladı. Annesini, kardeşlerini bir faciada yitirmiş, sadece babası var. Bağırarak “Ben ne yaptım, bir fotoğrafım var mı, bir şey yaptığıma dair tek bir delil var mı? Hakim gerekçesini açıklasın beni neden tutukluyor?” diye haykırdı resmen, tutuklandı! 🔴 Orada bulunan polisler, İstanbul dışından görevlendirmeyle gelmiş polislerdi. 18 yaşındaki bu genç kızın haykırışına karşı içlerinde ağlayan vardı… 🔴 Ayağı kırık cezaevine gönderilemez diye dilekçe yazdı avukatlar ve 7. Kata çıktık beraber. Nöbetçi savcıyla görüşülemiyor. İstanbul Barosu Genel Sekreteri, ben ve dört avukat kendisiyle görüşemedik, ancak bankoda katibine ulaşıp onunla görüştük. Katip savcıya anlatıyor, sonra telefonla bize dönüyor. Savcıyı göremiyorsunuz, böyle bir yargı düzeni olur mu! ❗Avukatlar bu genç şu an sinir krizi geçiriyor, atak halinde bu şekilde cezaevine göndermeyin, en azından hastaneye sevk edin diyeceklerdi sadece, bunu söyleyebilecek bir makam yok! ❗Adalet Bakanı da buna “Adliye” diyor, “İşkence yok” diyor, “Yargımız bağımsızdır” diyor! ❗Bunlar bizim tanıklıklarımız. Lütfen bunları herkes dinlesin. #ÇağlayanAdliyesi SÖZCÜ Televizyonu Can Coşkun T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. Adalet Bakanlığı
Sezgin Tanrıkulu2,219,801 views • 1 year ago

📍DEDAŞ, Dicle Elektrik Dağıtım Şirketinin hukuka aykırı, yasa tanımaz, halkımıza zulmeden uygulamaları yaz demeden kış demeden devam ediyor. 📌 Bölgeden, Diyarbakır'dan birçok ilçeden muhtarlar tarafıma ulaşıyorlar, bilgilendiriyorlar. 🔴 Hanelere giden fatura örneklerinden ve mesaj örneklerinden birçoğunu bana gönderdiler. Köyde meskenlere giden faturalardan birkaç örnek okumak istiyorum: ➡️ Sayın müşterimiz ödeme tarihi 10 Aralık 2025'tir. Ödenecek miktar 59.383 TL'dir. ➡️ Sayın müşterimiz son ödeme tarihi 10 Aralık 2025 tarihidir. 60.191 Lira ödeyeceksiniz. ➡️Sayın abonemiz, ödenecek tutar 60.434 TL'dir. ➡️ Sayın abonemiz, ödenecek tutar 108.528 TL'dir. Eminim diğer ilçelerde de yerleşim yerlerinde de DEDAŞ'ın bağlı olduğu, elektrik hizmeti vermediği veremediği ama zulmettiği Urfa'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Batman'da, Siirt'te aynı uygulamalar var. Bununla ilgili olarak bugün soru önergesi vereceğim. ❓ DEDAŞ'ın arkasında hangi güçler var? ➡️ Bu hukuksuz uygulamalara, Anayasaya aykırı, yasaya aykırı, halkımıza zulmeden bu uygulamalara kim izin veriyor? Arkasındaki güç nedir? ❓Bu tamamen yasa tanımaz uygulamaların kaynağı nedir? 🔴 Bütün bunları soracağım ve mutlaka ama mutlaka buradan cevabını da alacağım, Bakanlığın cevabını alacağım ve yurttaşlarımızla paylaşacağım. #DEDAŞ
Sezgin Tanrıkulu681,076 views • 7 months ago

- #Mardin'de #DEDAŞ, önce köylerin içme suyu şebekelerini besleyen trafoları jandarme eşliğinde sökmeye çalıştı; yurttaşlarımızın engellemesinin ardından tarımsal sulamayı besleyen trafoları söktüler. Günümüz koşullarında elektrik temel haktır; dolayısıyla DEDAŞ'ın uygulamaları ağır insan hakları ihlallerine yol açmaktadır. DEDAŞ, borç veya kaçak kullanımı bahane ederek kolektif cezalandırma yöntemini uyguluyor. DEDAŞ'a çağrı yapıyorum; hukuksuz uygulamalara ve yurttaşlarımızı mağdur eden kolektif cezalandırmaya son verin.
Sezgin Tanrıkulu1,866,864 views • 2 years ago

KARARI 5 MART'TAN ÖNCE YAZMIŞLAR AMA YSK ÜYELERİNİN DEĞİŞMESİNİ BEKLEMİŞLER. Bu karar, 5 Mart'tan önce yazılmış ama UYAP'a yüklenmemiş. Çünkü kararda açılan ceza davalarından söz ediliyor. 15 Mayıs 2026 tarihine talik edildiği belirtiliyor. Bu ifade kararın 15. sayfasında yer alıyor. Oysa bu karar 21 Mayıs'ta verilmiş. 5 Mart'taki duruşma çoktan görülmüş ve dosya Temmuz ayına ertelenmiş. Eğer gerekçeli karar zamanında, örneğin 21 Mayıs'tan iki gün önce yazılmış olsaydı, "5 Mart 2026 tarihinde duruşmasının görüldüğü ve dosyanın Temmuz ayına ertelendiği" belirtilirdi. Dolayısıyla kararın kendisi bile 5 Mart'taki duruşmada ne yapıldığını söylemiyor. Peki neden beklemişler? Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının değişmesini beklemişler. Oradaki seçim süreci uzamış. Eski başkan ya da eski üyeler görevde kalırsa ne olacağını kestirememişler. Oysa Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul örneğinde olduğu gibi son derece açık, yerleşik ve istikrarlı kararları var. Bu içtihatlara aykırı davranılmayacağını biliyorlarmış. Neden özellikle 21 Mayıs? Çünkü hem Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkan ve üyeleri göreve başlamış oluyor hem de dokuz günlük tatil dönemi yaşanıyor. Bu arkadaşlarımız bunları bilmezler mi? Elbette bilirler. En önemli kararların zamanlamasının bu tür hesaplarla belirlendiğini bilmiyorlar mı? Şimdi CHP'nin lehine verilmeyeceğinin bilindiği bir karara muhatap olunması "Bu bir mahkeme kararıdır, biz ne yapalım?" denilmesi mümkün değil. Ne yaparsın? Alırsın, yırtarsın, atarsın. Bu kadar basit. Partinin geleceği bakımından ivedi olarak yapılması gereken işler konusunda sorumluluk alınır; ancak bunun ötesinde bu karara dayanarak bir tutum almazsın.
Sezgin Tanrıkulu110,092 views • 1 month ago

Dün konakladıkları otelde bugün müsabaka için çıktıkları futbol sahasında ırkçı saldırıların ve fiziksel şiddetin hedefi olan #Amedspor Bursaya futbol oynamaya gelmiştir.Yaşananlar spor ahlakının ve futbol kültürünün dışından odakların provokasyonlarıdır. #Amedsporyalnızdeğildir
Sezgin Tanrıkulu2,186,421 views • 3 years ago

🔹"19 Mart'ta CHP'ye ve Cumhurbaşkanı adayına yönelik kapsamlı bir siyasi operasyon başlatıldı. O tarihten bugüne kadar, yaklaşık dört aylık süreçte operasyonlar hiç durmadı." 🔹"Bu süre boyunca CHP'nin gücünü azaltamadılar. CHP'nin Türkiye'nin birinci partisi olma vasfını geriletemediler." 🔹"CHP kurumsal kimliğiyle ayakta kalmaya ve birinci parti olmaya devam etti. Bunun üzerine ellerinde tuttukları "mutlak butlan" davasını devreye soktular." 🔹"İktidarın amacı açıktır. Seçimli otokrasilerde otokratlar seçim yapılmasını ister; ancak seçim sonucunun da garanti altında olmasını ister." 🔹"Özgür Özel liderliğindeki CHP karşısında bunu başaramadılar. Çünkü bugün adil bir seçim yapılsa iktidarın değişeceğini biliyorlar." 🔹"Muhalefet olsun istiyorlar ama iktidarı değiştirebilecek bir muhalefet istemiyorlar. Bu nedenle CHP yönetimini yargı eliyle yeniden şekillendirmeye çalışıyorlar." 🔹"Sokaktaki yurttaşımız bunu çok iyi görüyor ve anlıyor ama ne yazık ki milletvekilliği, Parti Meclisi üyeliği yapmış bazı arkadaşlarımız bunun farkında değil." 🔹"Mesele gerçekten o binada oturmak mı?" 🔹"Bütün bu zulüm ve haksızlık yaşanırken gidip bu iktidarın kurduğu düzenin bir parçası olmak mı? Ben bunu kabul etmiyorum." 🔹"Bu nedenle altını özellikle çizerek söylüyorum: Bu mesele yalnızca CHP'nin meselesi değildir." 🔹"Bu, iktidarın seçim sonuçları garanti altına alınmış bir otokrasi kurabilmek için muhalefeti dizayn etme operasyonudur."
Sezgin Tanrıkulu18,554 views • 8 days ago

📍Saraçhane’de gözaltına alınan gençlere feci şekilde işkence yapıldığını paylaşmıştım. 📌 Elimde sorgu tutanağı ve polis ifadesi var. ❗Genç bir üniversiteli kadın yurttaşımız, kendisine nasıl tacizde bulunulduğunu, nasıl işkenceye uğradığını açık biçimde kendi beyanlarıyla ortaya koymuş. ❓Sonra Sulh Ceza Hakimliği’nde beyanlarını tekrar etmiş, avukat meslektaşımız da tüm bu yaşananları zapta geçirmiş. Sulh Ceza Hakimi’nin ne yapması lazım? ❗Aynı anda suç duyurusunda bulunması lazım ama görmezden gelmiş ve başka kararlar vermiş. ❗Adalet Bakanı’na Meclis’ten sesleniyorum; 📌 “İşkence yoktur” diyorsunuz. Bizzat kendi görgüm, gözaltına alınan gençlere, gözaltı sırasında ve sonrasında İstanbul’da işkence yapılmıştır ve bunun gizlenmesi için de kolluk makamları da, savcılık makamları da, yargı makamları da sessiz kalmıştır; üstünü örtmeye çalışmıştır. 📌 İfadeyi de videoyla beraber paylaşıyorum; gencimizin ismi bende saklı. #Saraçhane #ÇağlayanAdliyesi #İşkence
Sezgin Tanrıkulu778,405 views • 1 year ago

❗Gençler gözaltına alınırken, gözaltı süresince, emniyete getirildiklerinde ve emniyette feci şekilde, düşmanca işkenceye maruz bırakılmışlar. 📌 Bu sürecin ardından ilk defa bir tanıklığımı paylaşacağım, vicdan azabı çekiyorum; genç kadın öğrencilerin bacak aralarına özellikle tekmeyle vurup kanamaya yol açmışlar… Bizzat öğrencilerden dinledim. Arkamızı dönüp ağladık, dayanamadık. 📌 Savcı orada, beyan almadan hepsini tutuklamaya sevk ediyor. Özel durumları aktarmak için avukatlar dilekçe vermek istiyorlar, soruşturma savcısı dilekçe almıyorum diyebilir mi? Bir hakim avukatlara “Çıkın dışarı, hepsini tutukladım” nasıl der? 📌Gözaltı sırasında bir doktoru alıp emniyete götürmüşler, hepsine sağlam raporu vermiş. Gözaltı uzayınca mecbur sağlık merkezine götürmüşler ve bu işkence izleri hepsi rapora yansımış. Avukatlar da bizim de olduğumuz duruşmada tüm bu işkence izlerini hakime gösterdiler, tutanak altına da alındı. 📌 Avukat Milletvekillerimiz Sibel Suiçmez ve Mahmut Tanal’la birlikte duruşmalardaydık. İstanbul Barosu insan hakları Merkezi avukatları işkence izlerinin fotoğrafını çekiyorlardı. Polis amiri gelip “Çekemezsiniz” dedi. Deliller kayıt altına alınmasın diye engellemeye çalıştı. 📌 Sen kimsin engelliyorsun, fotoğrafını çekeceğim dedim bir anda ortadan kayboldu, bir daha görünmedi. #ÇağlayanAdliyesi SÖZCÜ Televizyonu Can Coşkun
Sezgin Tanrıkulu774,007 views • 1 year ago

📌 Kürt meselesi, öncelikle bu meselenin varlığının inkar edilmesi meselesidir. “Kürt meselesi yoktur” denildiğinde, aslında Kürtlerin yaşadığı sorunlar görünmez kılınmaktadır. 📌 Kürtler, ne ayrıcalık talep etmektedir ne de ayrımcılık. Herkes gibi eşit olmayı, kendi kimlikleriyle, onurlarıyla bu Cumhuriyetin eşit ve onurlu yurttaşları olarak yaşamayı istemektedirler. 🔴 Bu bağlamda Kürt meselesi; ➡️Anadil meselesidir, ➡️Yerel demokrasi meselesidir, ➡️Eşit yurttaşlık meselesidir. ➡️Halkın seçtiği belediye başkanlarının yerine seçilmiş irade dışında birinin atanmaması meselesidir. ➡️Geçmişten bugüne taşınan, hala aydınlatılmamış faili meçhul cinayetler ve zorla kaybedilmeler meselesidir, ➡️Bir geçmişle yüzleşme meselesidir, ➡️Yakılan, boşaltılan yerleşim yerleri meselesidir, 🔴 Bu nedenle Kürt meselesi, aynı zamanda bir onur meselesidir ve bir adalet meselesidir. 🔴 Geriden bakıldığında Kürt meselesi, yüzyılın travmasıyla yüzleşme ve bu travmayı giderme meselesidir. Bu nedenle doğru bir çerçevede ele alınmalı, bu perspektiften okunmalı ve buna uygun demokratik adımlar atılmalıdır. 🔴 Kısacası, Türkiye’nin Kürt meselesi, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve en önemli boyutlarından biridir. Demokrasiyle, adaletle ve barışla adım atıldığında, bir arada yaşamanın zemini güçlenebilir. SÖZCÜ Televizyonu
Sezgin Tanrıkulu328,122 views • 7 months ago

🔴 DİYARBAKIR’DA BU ATANMIŞ İNSANLARI GÖRDÜĞÜNÜZDE YÜZÜNÜZÜ ÇEVİRİN 🔹"21 Mayıs 2026 tarihinde CHP'ye kayyum atanmasıyla devam eden operasyon süreci ile Türkiye'deki rejim seçimli otokrasiden “Seçim sonuçları garantili otokrasiye” dönüştürülmüştür." 🔹*CHP'ye yapılan operasyon, rejimle ilgili bir meseledir." 🔹"Adalet ve Kalkınma Partisi, onun liderliği Türkiye'de bir otokrasi inşa etmiştir." 🔹"Bu otokraside onların kontrolünde bir muhalefet istenmektedir." 🔹"Maalesef mutlak butlanla gelen bir yönetim ve genel başkanlık vardır CHP'de." 🔹"Önceki hafta il başkanımız görevden alındı. Dün başka bir CHP üyesi Diyarbakır İl Başkanı olarak atandı." 🔹"Ben bir Diyarbakırlı olarak, burada demokrasi mücadelesi vermiş, hukuk mücadelesi vermiş bir avukat, bir insan hakları savunucusu olarak gerçekten şunu sindiremiyorum" 🔹"Türkiye'nin geldiği bu noktada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kontrolünde olan bir yargı kararıyla nasıl gelirsiniz, oturursunuz ve buna meşru dersiniz?" 🔹"Olması gereken; o kararı alacaktınız, yırtacaktınız, verenlere iade edecektiniz. 'Bunun siyasi meşruluğu yoktur' diyecektiniz." 🔹"Yapmadılar. Gittiler CHP'nin Genel Merkezinde oturdular ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin istediği bir muhalefeti dizayn etmeye başladılar." 🔹"Eğer bu kentte demokrasi mücadelesine saygınız varsa, bu atanmış insanlara siyasal meşru sağlayacak herhangi bir girişimde yapmayın. 🔹"Gördüğünüzde yüzünüzü çevirin, kabul etmeyin." 🔹"8 yıl boyunca kayyum döneminde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne gitmedik. Bir tane ilçe belediyesi adım atmadık, içeriye girmedik." 🔹"Diyarbakır'daki bütün kurumlar, çevreler, seçilmiş muhtardan Büyükşehir Belediyesine kadar atanmış herkese çağrı yapıyorum; kayyum zihniyetinin devamı olanlara meşruluk sağlayacak herhangi bir işlem yapmayın."
Sezgin Tanrıkulu25,047 views • 13 days ago

Genel Başkanımız Özgür Özel, Diyarbakır sokaklarını çok iyi tanır, Diyarbakırlılar da kendisini çok iyi tanır. Birçok kez geldi, dayanışma gördü, destek gördü. Diyarbakırlı dostlarımızı, kayyumlara karşı direnç göstermiş hemşerilerimi dayanışma için Cuma günü saat 09.30'da havalimanında Genel Başkanımız Özgür Özel'i karşılamaya davet ediyorum. Özgür Özel
Sezgin Tanrıkulu51,654 views • 1 month ago

Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte siyasi bir suikast sonucu aramızdan kopartılan Sevgili Dostum, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği Dört Ayaklı Minare'ye karanfil bıraktık. Bu vesileyle bir kez daha Tahir Elçi'yi saygıyla anıyorum. Özgür Özel #TahirElçi #Diyarbakır
Sezgin Tanrıkulu46,033 views • 28 days ago

BU YAŞANANLAR AKIL TUTULMASIDIR Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz. Anlık konuşmak istemiyoruz; ancak bizzat kendimle ilgili bazı talepleri görünce sessiz kalmak, kabul etmek anlamına gelmesin. Yazının altında "CHP Genel Başkanlık" yazıyor ancak imza yok. Kime hitaben yazıldığı belli değil ve muhatapları parti meclis üyeleri; yani benim de içinde bulunduğum Parti Meclis üyeleri. Kurumsal olarak böyle bir yazı yazılamaz. Nasıl yazdınız? Kime yazdınız? Parti meclisi üyelerinin görevlendirmelerine ilişkin yazının henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alınmadığı gerekçesiyle Parti Meclisi toplantısının tarihinin belirlenemediği söyleniyor. Biz gidip bu tebligatı kimden alacağız? İcra dairesine mi gideceğiz? Bu mudur kurumsal anlayış? Bugüne kadar partide işler böyle mi yürüdü? Ortada hukuk dışı bir mahkeme kararı var. Yasaya ve hukuka aykırı bir süreç işletiliyor. Ancak bunun muhatabı milletvekilleri ya da parti meclisi üyeleri değildir. Bunun muhatabı CHP Genel Merkezi’dir, partinin kurumsal kimliğidir. İlgili kurum yazısını oraya gönderir, ‘4 Kasım öncesi PM üyeleri bunlardır’ der; sonrasında partinin kurulları gereğini yapar. Ben Sezgin Tanrıkulu olarak Ankara’da icra dairesine gidip ‘Buyurun, bana tebligat verir misiniz?’ mi diyeceğim. Bu yaklaşım CHP gibi köklü ve kurumsal bir partiye yakışmaz. Ayıptır; akıl tutulmasıdır. Bu yöntem de, bu dil de, bu anlayış da kabul edilemez. Kim bu aklı veriyorsa yanlıştır. Bir kurumsal partiyi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.
Sezgin Tanrıkulu78,414 views • 1 month ago