
🎙️ Muhbir
@ajansmuhbir1923 • 156,072 subscribers
Yeni nesil dijital habercilik | Başka bir basın mümkün. [email protected]
Shorts
Videos

Bir adam, kendisini ülkeye bağlayan herhangi bir mal varlığı olmadığı için savaş çıkarsa kaçacağını paylaştı: • Yarın bir gün bir savaş çıksa ben savaşmam, kaçarım. Kaçarım abi. • Yani ben ev sahiplerinin evini korumak için, araba sahiplerinin arabalarını korumak için, arsa sahiplerinin arsalarını korumak için ölemem. • Benim bu ülkede bir avuç dahi toprağım yok, hiçbir şeyim yok. Yani ben kendim bildim bileli kiracıyım. • Neyini savunacağım ki yani? Neyi, kimin için yani? Yok ya, kaçarım yani mümkünse eğer. Kaçarım veya teslim olurum. • Teslim olmak gibi bir seçenek varsa teslim olurum. Yani belki bu söylediğim şeyler size çok aykırı. • "Hadi ya korkak! İnsan vatanı için yaşar, vatanı için ölür" diyebilirsiniz. • Hayır, ben pragmatistim bu konuda. Ben bu dünyada yaşayan herhangi bir canlı türünden biriyim. • Yani öyle bir şey yapamam. Kaçabiliyorsam kaçarım. Benim asli amacım zaten hayatta kalmak, tıpkı diğer canlı türleri gibi. • Ben işte hiçbir ideoloji uğruna, hiçbir şey uğruna ben ölmem. Hayır, ben sadece kendi uğruma ölürüm. • Yani benim ölmeye değer bir şeyim varsa bu hayatta, mesela kedim için ölürüm. Mesela kedilerim var, çok tatlı. Onlar için ölürüm ama onun dışında yok.
🎙️ Muhbir5,498,448 görüntüleme • 2 gün önce

Bir anne, çocukları ev dışında gürültü yapınca verdiği tepkiyi paylaştı: • Hep şöyle, bir kere uyarma hakkım var. İkinciye “Koşmayın, bağırmayın, insanları rahatsız etmeyin” diye uyarmam. • Bir kere uyarırım, ikinci de çantalar toplanır ve gidilir. Onlar da gitmeyelim diye ağlamazlar çünkü bilirler: Giderim. • Özgürlük demek birilerini rahatsız etmek değil. Çocuk oyun alanlı bir yerde değiliz. Kafedeyiz. • İnsanlar öğle aralarında gelmişler yemek yiyorlar. Sen niye onların masalarına çarparak koşuyorsun ya da niye çığlıklar atarak oyun oynuyorsun? • Otur yap boyamanı be çocuk! Yani kendi çocuklarım için diyorum bunu, başkası için demiyorum. • Bugün buluştuğum arkadaşlarım da benim canım ciğerlerimin çocukları, benim çocuğum gibi çok severim. • Hepsini çok seviyorum ama ben katlanamıyorum. Arkadaşlarım da bunu bildikleri için beni zorlamıyorlar. • Çünkü çocukları sürekli "Yapmayın, koşmayın, susun" diye tetikleniyorum, uyarıyorum. • O yüzden bugün o videoyu çektim ya kahveyi içip kalkmam 15 dakikaydı. Geldim, kahve sipariş ettim. İçtim, kalktım, bize geldiler. • Sonra dedim ki: "Lütfen bize gelin, bizim evde istediğiniz kadar bağırın, çığlık atın, koşun." • Bir de dubleks, çünkü üst katta yapıyorlar bunu, gene alt komşuyu rahatsız etmiyorlar. • Ama üst katta değil de alt katta olsaydık koşturtmuyordum. • Çünkü alt komşu rahatsız olabilir. Uyumuyorsan otur Lego'nu oyna, koşma.
🎙️ Muhbir482,862 görüntüleme • 21 saat önce

Bir Anadolu Lisesi’nin mezun öğrencileri, mezuniyet sonrası değişimlerini paylaştı:
🎙️ Muhbir2,719,748 görüntüleme • 5 gün önce
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin “Bu yıl yaşadığım en garip şey” paylaşımı: • Acildeyken bir hastaya rektal muayene yapmak için eğildiğimde yüzüme doğru üç kere bir gaz çıkışı olmuştu. • Hastayı tomografiye götürdük. Yanında hasta yakını da vardı. Hasta yakınının da içeri girmesi gerekiyordu. Hasta yakını radyasyon yemesin diye kurşun yelek giydirecektim. Kurşun yeleği giydirdim. Bir alet daha vardı yanımda. Ben de dedim ki yani şapkaya benziyordu. Şapka gibi taktım şöyle ve çıktım. Sonra abla "Bunu kim taktı lan böyle?" dedi. Meğerse boyunlukmuş. • Hastadan anamnez alıyorum. Ondan sonra aile öyküsünü sorgulayacağım. İşte şey soruyorum, "Annenizde babanızda kanser öyküsü var mı?" diye. Sonra amca bir anda bir sinirlendi: "Sen benim annem babamı ne yapacaksın? Hikaye mi anlatıyoruz biz burada?" dedi. • Kadın hasta ona dokunmamla birlikte "Ben erkek doktorun benden kan almasını istiyorum" dedi. Yanında eşi de vardı. • Nefronun ilk nöbetindeyiz. Sabah kanımı falan aldım, kahvaltı dağıtılıyordu. “Ben bir kahvaltı alayım” dedim ve gittim, kartımı çıkardım. “Abi ben kahvaltı alacağım” dedim. Döndü baktı ve “İntörne kahvaltı yok” dedi. Neye uğradığımı şaşırdım. Kahvaltı vermedi. Arkamı döndüm "Gel bir çay vereyim” dedi.
🎙️ Muhbir1,181,937 görüntüleme • 3 gün önce

Bir doktor, vajinismusu olmasına rağmen hastasının nasıl çocuğu olduğunu anlattı: • 29 yaşında, 7 yıldır evli, 6 yaşında bir çocuğu var. Sezaryanla doğurmuş. Vajinismus hastası. • Cinsel ilişkide penetrasyon gelişememiş. Penetrasyon olmamasına rağmen ejekulatın vajinaya değmesi bile spermin kendine bir yol bulup gebe kalmasına imkan tanımış. • Hasta şaşırmış gebe kalmasına ama açıklaması bu. Normal doğum da yapamamış. • Tesadüfen bize geldi ve hymen intaktı. Yani gerçekten de hiç cinsel ilişki yaşamamış, yaşayamamış. • İlk muayenemiz çok da onun için kolay olmadı ama üç seansın sonunda hasta bugün hymenal kanamayla tarafımıza başvurdu. • Yani vajinismusumuz ortadan kalktı ve söylediği şey “Hocam 7 yıldır ilk defa cinsel ilişki yaşadık.” • İkisi de çok mutluydu. Ben de mutluyum. Vajinismus sandığımızdan çok daha yaygın. • Birlikteliklerin üzerinden yıllar geçebiliyor ama pelvik taban farkındalığı çalışarak vajinismusu çok kısa sürede tedavi etmek mümkün.
🎙️ Muhbir838,991 görüntüleme • 3 gün önce
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Eltisinin kıskanç olduğunu iddia eden kadın, yaşadıkları problemleri anlattı: • Eltisinin kıskançlığından yakınan kadın: • Bu eltilerin kıskançlığı asla bitmiyor. Eşlerimiz ayrı iş yapıyor, evlerimiz ayrı, hiçbir ortak noktamız yok. • Benim evim yüksek katlı olduğu için dün eşimi doldurmuşlar. • Neymiş? Ben neden evi temizlemiyormuşum? Neden benim camlarıma başkası yormuş? • Bu arada küçük de bir bebeğim var, bunu da göz önünde bulundurun. • Eşime "Biz dört çocukla evi temizliyoruz, o niye temizlemiyor?" gibi bu tarz şeyler söylemişler. • Evime geldiğinde bütün odaları tek tek geziyor, bütün eşyaları inceliyor. • Mesela ufak bir mutfak aleti aldım, onu gösterdiğimde hiç beğenmedim diyor. Aradan iki gün geçiyor, bir bakıyorum aynısını almış. • AVM'ye gidiyorum, bak dakikası şaş, bir bakıyorum AVM'ye gelmiş. E, story paylaşıyorum, kahve story'si, bir bakıyorum o da paylaşmış. • Ya bunların hepsi mi tesadüf? Eltim kendi kocasının kazandığıyla ilgilenmiyor. • Benim taktığım takı ve bileziklerle ilgileniyor. Böyle bir ortam içinde bir bakıyorum hani benim bileziklerimin konusu açılmış. • Bu konuda şakalar yapıyor kendince. Aldığım kıyafete, evimdeki huzura hatta çocuklarım hakkında bile böyle kıyas yapıyor. • Mesela onlar bizim evimize geldiğinde bir bakıyorum çocuğun eline çikolatalı kek veriyor. • Böyle kırmızı renkli meyve suları veriyor ki benim koltuklarım hep açık renk. Halım mesela beyaz, böyle hiç dikkat etmiyor ama biz onun evine gittiğimizde çok dikkat ediyor, asla çocukların eline hiçbir şey vermiyor. • Şey, bir de benim çocuklarim sanki her şeyi paylaşmak zorunda ki paylaşıyor da çocuklar, benim çocuklarım paylaşmayı çok seviyor. • Bütün oyuncaklarını paylaşıyor ama bir gün onların evine gitmiştik, baktım ortalıkta hiç oyuncak yok. Çocuk, ağzından kaçırdı, dedi ki: "Annem bütün oyuncaklarımızı sakladı." • Şimdi bana yazacaksınız: "O eltinle görüşme, evine alma" diye. Ama kızlar öyle olmuyor, akraba olduğu için mecburen aynı ortamda bulunuyoruz.
🎙️ Muhbir26,854 görüntüleme • 5 saat önce

Tanzanyalı olduğunu söyleyen şahıs, Türklerin gerçek Müslüman olmadığını iddia etti: - Merhabalar. İsminiz? + İsmim Yasir Abdullah. - Nerelisin? + Tanzanyalıyım. - Müslüman mısın? + Elhamdülillah Müslümanım ama gerçek Müslümanım. Kusura bakma da sizin gibi değilim yani şu an Türkiye'de Müslüman sadece isim olarak Müslüman; hareketleri Müslümanca değil. Neden biliyor musunuz? Şimdi Ramazanda oruç tutan yok. Hiç utanmıyorlar bile yemek yiyorlar. Bir de mescide gidiyorsun hiç namaz kılan yok. Namaz kılmıyorlar ama “Müslüman mısın?” diye sorunca “Müslümanım” diye cevap veriyorlar. Nasıl Müslümanlar anlamıyorum ki! Yani Müslüman olmanın şartlarını bile yapmıyorlar. Belki kelime-i şehadet getirmişlerdir ama o da belli değil. Sokakta yanlarından geçiyorsun o kadar küfür ediyorlar ki… Bir de dünyada Türkiye ‘Müslüman ülke’ diye sayılıyor ama Müslüman ülkesi değil mi? Ama öyle değil.
🎙️ Muhbir1,022,486 görüntüleme • 4 gün önce

Bir kadın, statü farkından dolayı arkadaşlarıyla görüşmek istemediğini paylaştı: • Arkadaşlar, yıllardır görüşmediğim iki arkadaşımla görüştüm. • Biri Eti CEO'su olmuş. Diğeri de bilmiyorum, çok iyi bir asansör firmasında... Çok övdü de anlamadım. Bayağı iyi bir yerde çalışıyormuş yani. • O sırada ben de hazırlık sınıfını atlamaya çalıştığımı anlattım. • Arkadaşıma bir telefon geldi. Eti'nin yurt dışı işlerine bakıyormuş, şakıyor. • Ben de o sırada diyorum ki “İngilizce bilmiyorum.” Çok üzüldüm, çok utandım...
🎙️ Muhbir297,200 görüntüleme • 1 gün önce

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre: "Fatma Betül Sayan Kaya'ya ve eşine dava açılmasını bekledik. Davayı açtılar mı? Davayı, açıklamayı yapan bana açtılar. Benimle birlikte bu işin fikri takibini yapan iki gazeteci arkadaşı açtılar ve tutukladılar: Şaban Sevinç, Murat Ağırel. Ve başka gazeteci arkadaşlara da yine ev hapsi verdiler. Şimdi ben buradan soruyorum: Allah aşkına, 1.5 yıldır türlü türlü iftiralarda bulunuyorsunuz. Para kuleleri diyorsunuz, Yolsuzluk diyorsunuz. Ya hangi operasyonda siz böylesine bir vaka gördünüz?"
🎙️ Muhbir21,438 görüntüleme • 4 saat önce
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Bir adam, gittikleri serpme kahvaltıda karısının memnuniyetsiz tavırları yüzünden yaşadıkları gerginliği paylaştı: • Evet, kahvaltımız geldi. Saçmalama, kendine gel! Sana bir şey demedim ki ben. Sadece "Kaydı al" dedim, "Instagram'da paylaşacağım" dedim. Yani sen de gelmiş diyorsun ki: "Sadece sen mi çıkacaksın?" Diyorum ki yani bir çekelim, ondan sonra gene paylaş. Nasıl istersen... + Uğraşmak istemiyorsan kalkıp gideceğim ben buradan. Yani sen uğraşmak istemiyorsan uğraşma; ben seninle uğraşmak istemiyorum! Karşımda duruyorsun ya hiçbir şey söylemeden... Daha sinir bozucusun. - Normalde hani "Sus" diyordum ya ben şey olduğum zaman... + Ben senin tavrını biliyorum. Sen şu an beni suçluyorsun, "Sayende" deyip duruyorsun. Ben senin hareketlerini bildiğim için sen susuyorsun.
🎙️ Muhbir7,863,267 görüntüleme • 17 gün önce
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Görücü usulü tanıştığı adamla yaşadığı evlilik ve boşanma sürecini anlatan kadın: • Ben hiç okula gitmedim. Yatılı Kur’an kursunda büyüdüm. Hayatı, insanları, özellikle de erkekleri tanımıyordum. • Bir gün kurstaki hocaların vesilesiyle bana görücü geldi. Hayatımda ilk defa bir erkekle bu kadar yakın iletişim kuruyordum. • Ondan çok etkilendim ve sevdiğimi zannettim. Kendisi de benim gibi hafızdı. Aileler tanıştı. • Kısa süre içinde sözümüz ve nişanımız oldu. Her şey çok hızlı ilerliyordu. • Ancak nişanlandıktan sonra tavırları değişmeye başladı. Bana soğuk davranıyor, dengesiz hareketler sergiliyordu. • Bu yüzden nişanı attım. Babam arkamda durup mecbur olmadığını söyledi. Fakat nişanlım geri dönüp ağlayarak yalvardı. Ben de ona inandım, affettim ve maalesef evlendik. • İlk 3-4 ayımız güzel geçti. Ardından hamile kaldım ve eşimin gerçek yüzünü görmeye başladım. • Beni dövüyor, psikolojik şiddet uyguluyordu. Çok kilolusun, çok çirkinsin, yanıma yakışmıyorsun gibi cümleler sergiliyordu. • Evlilik öncesinde mesela namaz kıldığını söylemişti. Kendisi de hafızdı. Ama evlendikten sonra bunları sadece gözümü boyamak için söylediğini fark ettim. • İlk çocuğum doğduktan sonra beni aldattığını öğrendim. Büyük bir kavga ettik. Beni dövdü, tehdit etti. • Kucağımda küçücük bir bebeğim vardı. Korktuğum için sustum. Kimseye bir şey anlatamadım. • Zamanla beni manipüle etti. Çeşitli sözlerle kandırdı. Ama içimdeki şüphe hiç geçmedi ve boşanmaya karar verdim. • Bunu anlayınca beni kaybetmemek için kandırdı ve ikinci çocuğuma hamile bıraktı. • Ne yapacağımı bilmiyordum. Aileme anlatamıyordum. İkinci çocuğumla ne yapacağımı düşünüyordum. • İkinci çocuğum da dünyaya geldi ama hiçbir şey düzelmedi. Sonunda cesareti toplayıp babama her şeyimi anlatım. • Fakat maddi durumu kötü olduğu için babam "Kızım seni kabul ederim ama çocuklarını alamam, el attığını bırakıp geleceksen gel" dedi. O an dünya başıma yıkıldı. • Çocuklarımı nasıl bırakabilirdim? Bir anne yavrularından nasıl ayrılabilirdi? • Onları geride bırakmaya gönlüm razı olmadı ve geri dönderdim. • Ama bu kez eşim beni tamamen gözden çıkardı. Canı istediğinde eve geliyor, istediğinde gidiyordu. • Benim hiçbir değerim kalmamıştı. Derken üçüncü çocuğum da dünyaya geldi. • Artık bu hayata dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir arkadaşımın desteğiyle çocuklarımı yanıma alıp evden çıktım. • Bir villada temizlik işine başladım. Çalıştığım aile çok iyi insanlardı. • Çocuklarımı bir süre mecburen kardeşime bırakmak zorunda kaldım. Çünkü onlara çocuğum olduğunu söyleyemezdim. • Bu sırada eşim bizi arayıp sormuyordu bile. Umrunda bile değildik. Sonunda boşanma davası açtım ve çok şükür boşandım. • Karşı tarafı da ikna ederek çocuklarımı yanıma aldım. Bana destek olan ve güzel insanların vesilesiyle açıktan lise okumaya başladım. • Liseyi bitirdikten sonra üniversite okumama da yardımcı oldular. • Üç çocuğumla birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışım. Yıllar boyunca yaşadığım onca şiddete ve zorluğa rağmen pes etmedim. • Eğitimimi tamamladım. Üniversiteyi bitirdim. Bir zamanlar kendini çaresiz hissseden, çocuklarımı bırakmamak için her şeye katlanan o kadın sonunda üç evladıyla birlikte kendi ayaklarının üzerinde durmayı başardı.
🎙️ Muhbir1,391,341 görüntüleme • 5 gün önce

Takipçisinden gelen “Pis hissettiriyorsun” yorumuna isyan eden kadın: • Pis hissettiriyorum çünkü pisim arkadaşlar. Biz bu konuyu işledik. • Ben genelde yıkanmıyorum. Zaten evde takılıyorum. Evden çalışıyorum, kimseyle de muhatap olmuyorum. • Niye yıkanayım ki? Niye canımı üzeyim? Yani gideyim şimdi yıkanayım yani. Hiç gerek yok. Kaçıncı gün? • Bilmiyorum. Belki 5. gün falandır. Yani eğer sizi s*kmeyeceksem benim pis olup olmamamın sizi ilgilendirmemesi gerekiyor. • Ne zaman ki sizi s*keceğim o zaman bunu düşünmeniz anlamlı olur yani. • Benim pis ya da temiz olmam hakkında niye düşünüyorsunuz? Yani bana mı göz koydun? Ne oluyor yani?
🎙️ Muhbir316,032 görüntüleme • 2 gün önce

Gittiği yerlerde çadırda kalan gezgin, cami bahçesinde imamla yaşadığı ve rahatsız olduğu olayı anlattı: • Caminin bahçesinde oturacağıma gelir kilisenin bahçesinde çadır kurarım ki öyle de yaptım zaten şurada yattım gece. • Artvin Şavşat Cevizli köyündeyim şu anda. Dün saat 22.00’de geldim. Bir caminin bahçesine gittim oturmak için. En güvenli alandır ya hani kamusal alan. • Fakat şöyle bir problem yaşadım: Buradaki evlerle camilerin bahçesi ortak. Yani keskin bir ayrım yok. • Dolayısıyla birine girdiğinde diğerine de girmiş oluyorsun. Ama ben minarenin altında oturmuştum. • Hani yağmur yağıyor, biraz dinleneceğim, gideceğim. İmam geldi işte sorular soruyor; “Kimsin, necisin?” diye hepsini anlattım. • Ama öyle bir tavırla soruyor ki çok rahatsız edici yani. Kapına gelen iblis olsa dersin ki “Hoş geldin, aç mısın?” diye sorarsın. • Buradakilerin tavırları çok rahatsız edici. Bir ton soru sordu. Ben artık işin sonunda, etrafımda dolanmalarından bıktım. • “Abiciğim bana bir şey ikram edemediğin için mi rahatsızsın yoksa evine gelecek bir güvenlik riskinden dolayı mı? Öyleyse bana bir şey ikram etmene gerek yok zaten. Ben misafir olmaya gelmedim sana” dedim. • Hani “Evde de kalabalık var, seni de alamıyoruz” gibisinden falan konuşuyor. • ”Abi istemiyorum. Hiçbir şeye ihtiyacım yok, ben çadırımı kuracağım. Sadece biraz dinlenmeye geldim. Yatsı namazı vaktindeyiz, caminin avlusundayım. Buna da hakkım var” dedim. • Bu da seni rahatsız ediyorsa buna yapabileceğin bir şey yok. Çünkü yani kendi evinin bahçesiymiş gibi davranıyor caminin bahçesine. • En son artık bana özür babında kurabiye falan getiriyor içeriden ama “Hiç gerek yok, senden bir şey istemiyorum” dedim. • Aldım çantamı, oradan ayrıldım. Geldim işte Tibet Kilisesi'ni gördüm. Buranın insanında böyle bir problem var. • Fazla eğitimle, fazla eğitimli olmanın getirdiği sorun da şu ki samimiyeti ve misafirperverliği azaltıyor. • Burada başkalarıyla da konuştum, aynı izlenimi aldığım için bu kadar net dile getirebiliyorum. Misafirperverlik duygusuna dair hiçbir şey göremedim açıkçası.
🎙️ Muhbir258,221 görüntüleme • 1 gün önce

Bir kadın, hazır mantı yaptığı için kocasının verdiği tepkiyi paylaştı: • Hazır mantı bu. + Hazır, "Elimle yaptım" demedim ki! Allah'ım ya, işten gelip elimle mantı mı açacaktım? - Sen işten gelmişsin; ben senin elinle açıp mantı yapmayacağını biliyorum ama “Bunu benim önüme koyma” diyorum sadece. Ben bunu yemiyorum, bu bana dokunuyor, sevmiyorum. + Sen sürekli "Onu yemem, bunu yemem, şunu yemem, şu dokunuyor, bu dokunuyor” diyorsun. - Ama sen yıllardır biliyorsun benim ne yiyip ne yemediğimi. Özellikle getirip önüme bunu koyarsan benim bunu göndermem ayıp değil. Ben bunu yiyemem, bu bana dokunur. İstemiyorum ben bunu yemek. Saklıyorsun bunun hazır olduğunu. Ben diyorum ki “Bunu bana söyle, ben bunu yemeyeyim bana dokunmasın” diye. Anladın mı?
🎙️ Muhbir1,963,269 görüntüleme • 8 gün önce

Bir Rus kadın, Türk erkeklerinin neden Rus kadınlarını tercih ettiğini açıkladı: • Bak şimdi biraz can sıkıcı bir şey söyleyeceğim ama Türkiye'de 4. yılım. • Yani artık neyin ne olduğunu görüyorum ve gerçekten "Türk kadınları güzel değil" falan lafından bıktım. • Ya kardeşim siz ciddi misiniz ya? Ben Nişantaşı'nda yaşıyorum ve her gün dışarı çıkınca aşırı derece güzel, bakımlı kadınlar görüyorum. • O yüzden bana bunu anlatmayın lütfen. Ama mesele bence güzellik değil. • Mesele şu ki; biz Türkçeyi tam olarak bilmiyoruz ya... "Nasıl olsa çok fazla konuşmaz, nasıl olsa her dediğime inanır, nasıl olsa da sorgulamaz. Ben ne anlatırsam yutar." • Hatta bazıları resmen masal anlatıyor. Karşıdaki de "Aa öyle mi? Aa çok güzel!" diyor. • Ama tabii ki de Türk kadınları artık bu numarayı yemiyorlar. Çünkü yıllardır artık duyuyorlar aynı şeyleri. Aynı laflar, aynı bahaneler, aynı hikayeler... • Bir de tabii ki de çok sorgulamak istemiyor ya beyefendi; hesap vermek istemiyor, konuşmak istemiyor. • Egoları sürekli okşansın istiyor. Çünkü ego da maşallah balon gibi, biraz dokunuyorsun patlıyor. • Türk kadını saygısızlık yapıldığında ne yapıyor? "Hadi oradan” diyorlar. Rus kadın ise Türkçe ve Türk dilini tam bilmediği için bazen ilk başta anlamıyor bile. • Bir de Türk ilgisi Rus kadınlara en baştan çok hoş gelebilir. • Güzel sözler, ilgi, sürekli yazmalar falan... Ama kızlar, bunlar aşk değil. Yani Türk kadınları için bunlar zaten standart. • Sadece yakışıklısın diye seni baş tacı etmeyecek, komiksin diye de değil, "Ben erkeğim" diye de hiç değil. • Seninle konuşabilmesi lazım. Zeki olacaksın, kafa dengi olacaksın, iyi kazanacaksın, saygı duyacaksın, ona güzel bir hayat sunabileceksin. • Çünkü Türk kadını ne istediğini çok iyi biliyor ve açıkçası bunu istemekten de utanmıyor. • Sonra ne oluyor? "Türk kadınları böyle, şöyle şımarık, çok şey istiyor” diyorlar. • Belki de kadın sadece saygı istiyor. Evet, kendini prenses gibi hissetmek istiyor. Bunda ne var ki? Her kadın bunu hak ediyor. • Ben yıllardır Türkiye'de yaşayan bir kadınım, Rus bir kadınım. Ve artık şunu söylemek istiyorum: Sizin bu güzel güzel anlattığınız hikayeleri, anlattığınız masalları biz de anlıyoruz artık. • O yüzden kusura bakma ama sadece siz olduğunuz için sizi tek bir kişi sever, o da anneniz. • Bir kadın için sadece erkek olmak yetmez; iyi bir insan olmanız gerekiyor. Ama çoğunuzda asıl problem tam olarak da burada başlıyor.
🎙️ Muhbir2,276,628 görüntüleme • 9 gün önce
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Hermès'te çanta almayı beklerken yaşadığı gerginliği paylaşan kadın: - Hermès'e geldik. Dedim ki “Herbag verirlerse, istediğim siyah rengi verirlerse alacağım. Oturuyoruz sessiz sessiz çünkü ciddi geldim, tamam mı? Versinler istiyorum. + Hayır, herkes gergin burada. - Ya aslında hiç huzurlu bir ortam yok arkadaş. + Herkes koyun gibi sırasını bekliyor ya arkadaş. - Ben gerildim, kendimi geri zekalı gibi hissetmeye başladım biraz. Ortamda hiç ses yok, herkes çok gergin.
🎙️ Muhbir274,994 görüntüleme • 1 gün önce

Bir özel eğitim öğretmeni, otizmli öğrencisiyle olan eğitim anını paylaştı: - Anne yok, baba da yok. + Niye babamın yanına götürüyorsun? - Götürmüyorum, yaramazlık yapıyorsun diye. + Yaramazlık yapmayacağım, söz veriyorum. - Niye bağırıyorsun? + Bağırmayacağım, söz veriyorum. - Bağırıyorsun ama... + Bağırmıyorum. - Sakin ol, bir. İkincisi ise bana bak, rahat ol. Tamam mı? Rahat ol. Anlaştık mı? Bağırmanı istemiyorum. Duydun mu? Ağlamanı da istemiyorum.
🎙️ Muhbir4,666,431 görüntüleme • 18 gün önce