Yunus Kaya's banner
Yunus Kaya's profile picture

Yunus Kaya

@analist134,591 subscribers

❗Buradaki paylaşımlarım yatırım tavsiyesi değildir❗ Sermaye Piyasaları Alanında Finansal Danışman 24 yıllık tecrübe & Biraz da gezgin-şimdilik 55 ülke 🌍

Videos

analist1's profile picture

#EKGYO Fikirtepe Ziyaret Notlarım: Emlak Konut GYO'nun geçen hafta İstanbul Fikirtepe'deki projeden 1615 bağımsız bölümü 11.5 milyar TL'ye aldığını duyurması yatırımcısını şaşırtmıştı. İş modeline uygun olmayan, net nakdini sıfırlayan bu alışlar sonrasındaki 1 haftada endeksten % 16 daha geride kaldı. Bu olay kafamı karıştırdığından bugün gidip yerinde inceleme yaptım. Satışçısı, kontrolcüsü, yatırımcısı, konut alıcısı, işçisi vb kişilerle görüşüp bir de inşaatı yerinde inceleyince kafamda olay netleşti. Öğrendigim herşeyi paylaşamam ama birkaç gözlemimi aktarayım: *Birincisi EKGYO'nun net aktif değeri 110 milyar TL üstü. Dolayısı ile alış büyüklüğü/NAD % 10 seviyesinde. Halen başka projelerin etkisi toplama daha yüksek olabilir. *Burası bir kentsel dönüşüm projeji. Diğerleri gibi sıfırdan lüks konut yaptırıp payını almıyor. 12 bine yakın konut üretilecek ve 6500'ü hak sahiplerinin. Kalanı EKGYO müşavirliği ile satılıyordu şimdi biraz mal sahibi olmuş oldu. Alış fiyatı ise makul, 48 bin TL/m2. Satış fiyatı Ocak'tan beri zam görmemiş ve % 20 nakit indirimi ile 65-70 bin TL'ye inebiliyorlar. Şu anda küçük daireler bitmiş. (ticari blok ve millet bahçesi yanındaki bloklar henüz satışa açılmadı) Vadeli olunca % 1.59 oran ile en düşük konut finansmanı teklifleri var. Ayda 100 bin TL (Ara ödemeler var) taksitle ev sahibi olunabiliyor. Bu projede amaç elbette kar etmek ama çok kar etmek değil, Haldız Grup gibi işi bitiremeyenlerin olduğu bölgeyi ayağa kaldırmak ve tecrübe edinmek olabilir. Zaten projedeki müteahhitlerin çok ihtiyacı varmış gözükmüyor o yüzden muhtemelen bakanlık aldığı kaynağı deprem bölgesindeki müteahhitler için kullanabilir diye düşünüyorum. *1'i ticari kalanı konut toplam 18 blokluk alan, çok dipdipe. 11 bin daire (Diğer özel mütahitlerinki ile daha da yükseliyor) için 11 bin araçlık otopark var. Toplamda 50 bin kişi yaşayacak, günlük girişler de 20 bin olsa biraz kalabalık olacak diyebiliriz. Hak sahipleri kadar daire çıkarabilmek için yukarılara çıkılmış. 20-30 katlı bloklar var. En üstten biraz deniz görülebiliyor. Bölgede AVM ve yüzme havuzu yok ama her bina altına fitnes vb koyulmuş. Tam ortada 30 metre genişlikte "Prestij Cadde" olacak ve her binanın altı dükkan olduğundan cadde avm şeklinde İstanbul'un önemli noktaları arasına girecek. *Henüz teslimat yok. Özel üreticilerin yaptıklarında ise yaşam başlamış. Toz toprak içinde tabi. Çünkü inşaatlar gayet iyi ilerliyor. Video da görüldüğü üzere her binada çalışanlar var. "Helal olsun" diyorum. Müthiş bir gayret ve koordinasyon. Emeklerine sağlık. Hem hak sahiplerine hem yeni konut alanlara bu yıl bitmeden teslimatlara başlarlar gibi. 2025 sonunda da inşaatlar tümden biter deniyor. Hemen teslim deseler zaten ellerinde daire kalmaz iki güne biter. Fiyatlar, o konut segmentine göre makul çünkü. Diğer taraftan yabancılar kat mülkiyeti olmadan vatandaşlık alamadığından buraya ilgi göstermiyor. *Benim gördüğüm, bu işten EKGYO yatırımcısı zarar etmez. İyi bir kampanya ile Şirket zaten elindekileri de satıp nakde döner, yine net nakdi artar. Rölatifte geri kalması nedeniyle elinde olmayanlar için takip edilip trendi yukarı kırdığında giriş önerilebilir. Faydalı olması dileğiyle...

Yunus Kaya

216,762 views • 2 years ago

analist1's profile picture

Bugünkü yayından bir kesiti paylaşıyorum: Yabancının tercihini değiştirmek zor. 2025 potansiyel vaad ediyor. Diğer taraftan Türkiye, ucuz kalmaya mahkum bir ülke. Çözüm ise... Türkiye, dünya ekonomisinde % 1 paya sahip ama borsanın o kadar payı yok. Dünya yıkılsa bile bize 1 milyar dolar gönderebilirler ki bu onlar için para değil. Ama 7 yıldır borsaya nette para göndermiyorlar çekiyorlar (17 milyar dolar para çıkardılar) Para gönderme işi tercih meselesi. Dolayısı ile bizi ne zaman tercih edecekler. Makro ekonomik olarak o tarafa işaretleri veriyoruz. Bu sayede TL tahvile ve Eurobonda giriş yaşanıyor. Ama hisse tarafında TÜRKİYE RİSKİni almak istemiyorlar. Bizdeki şirketlere dünyadan bakınca; ekonomik örünü tamamlamış işlerle uğraşan, katma değeri düşük, ciddi kar artışı yapamayan şirketler görüyorlar. Toplamda 580'nin ancak 40ı iyi karlılık artışı gösterdi. Onlar da borsanın kaybettirdigi dönemde hisse performansı olarak başarıyla çıktı. 2025'te reel sektörde iyileşme bekliyorum (ceteris paribus diyelim) Çevre ülkeler de iyileşirse potansiyelimiz artabilir. Türkiye, ucuz kalmaya mahkum bir ülke. Sanayi şirketlerinin çoğu PD/DD 1'in altında kalmaya devam ediyor. Bu oran ancak çok para girişi olacak yada parasal genişleme döneminde artar. Bizi sürükleyecek birkaç şirkete ihtiyaç var. Örneğin Danimarka'da Novo Nordisk ilaç firması, borsanın büyük kısmını oluşturuyor (Kilo verme ilacı üreten Novo Nordisk, Avrupa'nın en değerli şirketi haline gelmişti) Türkiye'den unicorn çıkıyor ama onlar da bizim borsayı değil Amerikan borsasını tercih ediyor. Bizim borsamızın dünya çapında, "bu şirket Türkiye'de, gidip ona yatırım yapalım" diyecekleri konuma gelmesi için dünyanın ilgisini çeken şirketlerden borsamıza gelmesi gerekiyor. Yoksa geleneksel şirketlerle, karlılıkları düşük şirketlerle bu iş zor! Çarpan olarak düşük kalmaya devam ederiz.

Yunus Kaya

66,444 views • 1 year ago

analist1's profile picture

📺 Bloomberg HT yayınında Borsa İstanbul’u konuştuk. Bazı gerçekleri açık söylemek lazım. Yayında söylediğim bazı net cümleler: • Nerede görülmüş ilelebet yükselen borsa? Sermaye piyasaları doğası gereği dalgalıdır. Bunun sırrını çözmek için yıllardır uğraşılıyor. Portföy yönetiminde bulunan en önemli çözüm ise çeşitlendirme. • Yıllardır yüzüne bakılmayan Türkiye’ye bu sene para girişi oldu. Ocak ayında gelen 2 milyar doların neredeyse tamamı ABD ve İngiltere’nin büyük portföy şirketlerinden geldi. • 25 Aralık’ta “2026’ya fırtına gibi başlayabiliriz” demiştim. 📈18 Şubat’ta ise 34 günde 23. rekor kırıp 14.500’ü görünce “belki de hayatımızın en mutlu günüymüş” dedim. 📉 • Bizim, enflasyon ve ardından faiz düşecek şeklindeki ana hikâyemiz bozuluyor. 12 Mart ve 22 Nisan TCMB toplantılarında faiz indirimi ihtimali neredeyse ortadan kalktı. Üstüne jeopolitik riskler uzarsa iş zorlaşır. • Türev piyasalarda ve kredili işlemde olanlar daha fazla risk altında. Kendi özsermayesiyle yatırım yapanlar için ise panik gerektiren bir durum yok. • Bu kriz Türkiye kaynaklı değil. Bu yüzden toparlanma geçen yılki gibi 5 ay sürmeyebilir. • Morgan Stanley çok biliyorsa gelsin burada daha çok işlem yapsın. Kendi aracı kurumlarını yıllar önce kapattılar. Uzaktan yorum yapmak kolay. • Çarpanların yükselmesi günah değildir. Para girişi olduğu sürece, balona dönmedikçe çarpanlar yükselir. • Bizim asıl sorunumuz geçen yıl ortaya çıktı. Enflasyon muhasebesi sonrası birçok Türk şirketinin aslında ne kadar zayıf olduğu görüldü. • 9 aylık verilere baktığınızda tablo çok net: Şirketlerde yüz binlerce insan çalışıyor ama yarısı net finansman giderini bile karşılayamıyor. • Zombi demek bile zor geliyor. Çoğu şirket gerçekten çöp. • Amerika’nın gündemi ile bizim gündemimiz arasında uçurum var. Onlar çip, yapay zekâ ve nükleer küçük reaktör konuşuyor. Biz hâlâ demir-çelik, çimento ve domates satmayı. • Türkiye geleneksel ekonomi modelinde sıkışmış durumda. Ekonomi büyüsün diye değil, “bugünü kurtaralım” diye yönetiliyor. Bu yüzden potansiyelin altında büyüyoruz. • Ekonominin üstüne borsadaki şirketlerin yarısı çöpken BIST için 300 dolarların üzeri makul, 500 dolarların üzeri hayal. • Ama 2026’nın hikâyesi farklı olabilir. Türk şirketlerinin kârlılığı bu yıl ciddi artabilir. • Kârlar arttıkça F/K düşecek ve borsa ucuzlayacak. Bunu bir de 1. ve 2. çeyrek sonuçlarından sonra görün. • Endeksler lider hisseler olmadan gitmez. Bir dönem #BIMAS, sonra #EREGL, sonra #THYAO, şimdi #ASELS sürüklüyor. • Yabancı para girdiğinde küçük hisselere gitmez. Bu yüzden Ocak ayında büyük para girişine rağmen BIST100 dışındaki hisselerde yabancı payı azaldı. Yayının tamamı aşağıdadır👇

Yunus Kaya

15,467 views • 5 months ago

analist1's profile picture

Bugünkü yayını paylaşıyorum. Özetle ne demişim: 2025, Borsa İstanbul açısından beklenti–gerçekleşme makasının en açıldığı yıllardan biri oldu. Yıla aracı kurumların 14.000 endeks hedefiyle başlandı; yıl içinde TL rekoru yalnızca 3 gün gecebildik ve fiili performans hedefin %30 altında kaldı. Diğer tarafta altın %50+ getiri sağladı. Kısacası: “Teyzeler kazandı, profesyonel yatırımcı kazanamadı.” Bu tablonun nedeni yurt dışı değil, tamamen yurt içi dinamiklerdi. Japonya, Kore, ABD ve Avrupa endeksleri tarihi zirvelerini denerken, Türkiye’de iç siyasi risk ve yerel kırılganlık baskın kaldı. Üstelik 7 yıl sonra ilk kez net yabancı girişinin pozitif olduğu bir yıldaydı (≈ 3 milyar $ + blok alımlar).Dolayısıyla sorun “yabancı kaçtı” değil, içeride risk priminin yüksek kalması. 2026’da Türkiye açısından iki ana risk öne çıkıyor: İçeride politika kırılganlığı: Ekonomi politikası kurumsal yapıdan çok şahsi iradeye bağlı işliyor. Bu, beklenmedik bir değişiklikte piyasanın tepki refleksini sertleştirir. Dışarıda Trump etkisi: ABD’de ısrarcı bir faiz indirim döngüsü yeni bir küresel kırılganlık yaratabilir. Bu da küresel risk iştahı üzerinden Türkiye’ye doğrudan yansır. Sektör tarafında, talep sürekliliği ve fiyatlama gücü olan alanlar defansif görünümünü koruyor: Hizmet, savunma, teknoloji, perakende. Özel örnek: ASELSAN → Yabancı ilgisi + yüksek katma değer = Endeks üzerinde performans. Reel sektör tarafında ise seçici olmak artık lüks değil, zorunluluk.Türkiye’nin tekstil–otomotiv gibi emek yoğun sanayiden, hizmet ve teknoloji yoğun modele geçişi sancılı ilerliyor.Aynı anda uygulanan sıkı para politikası bilançoları baskılamaya devam ediyor.

Yunus Kaya

19,878 views • 9 months ago

analist1's profile picture

10 Aralık FED faizi % 0.25 indirerek %3.50-3.75 yaptı 11 Aralık TCMB faizi % 1.50 indirerek % 38.00 yaptı 18 Aralık ECB ve BoE var. 19 Aralık BoJ var. Bugünkü yayında bunlara dikkat çektim: Perşembe günü İngiltere, faizi % 0.25 indirebilir. Geçen toplantıda sabit kalsın diyenler 5, insin diyenler 4'tü. Ekonomideki yavaşlama 4 aya ulaştığı için indirim mümkün. Cuma ise Japonya MB var. 30 yıldır düşük büyüme ve sıfır/eksi faiz oranlarıyla mücadele eden Japonya ekonomisi, şu an canlanma ve enflasyonla karşı karşıya olup faiz artırımı sürecine girdi. Ancak hükümetin teşvik edici politikaları (bugün üst mecliste onaylanan 118 milyarlık ek bütçe) ile Merkez Bankası'nın sıkılaştırıcı adımları arasındaki bu çatışma, 2026 yılı için globalde önemli bir risk unsuru oluşturuyor. BoJ'dan gelecek bir faiz artırımı, küresel bir çalkantıya ve Japonya'ya yönelen para akışına neden olabilir, bu da Türkiye'yi de etkileyebilecek bir küresel sorun haline dönüşme potansiyeli taşıyor. Bunun bir örneğini geçen yıl Ağustos'ta yaşadık ve BIST % 4 düştü. Eğer BoJ toplantısı sarsıntısız atlatılırsa, uluslararası piyasalar yılbaşına kadar tatil moduna girecek. Evet Türkiye'de işlem hacimleri düşebilir (günlük 150 milyar TL'den) ama bu kritik bariyerin sorunsuz geçmesi halinde, Borsa İstanbul'un kademeli olarak yeni rekorlara doğru ilerlemesi beklenebilir.

Yunus Kaya

13,730 views • 8 months ago

No more content to load