Başbuğ's banner
Başbuğ's profile picture

Başbuğ

@anatolianBeg7,614 subscribers

Umûr-ı Şarkiyye dairesinde memur-ı siyasi

Shorts

"Ben vatan için, vatanın her zerresi için bütün kuvvetimle, ölünceye kadar çalışacak bir makina olmak istiyorum. Ne yapayım, bir kere vatanı her şeyden, herkesten fazla sevdim. Ona ebediyyen sadık kalacağım." (Nevzat Kösoğlu, s. 216) Şehid Enver Paşa

"Ben vatan için, vatanın her zerresi için bütün kuvvetimle, ölünceye kadar çalışacak bir makina olmak istiyorum. Ne yapayım, bir kere vatanı her şeyden, herkesten fazla sevdim. Ona ebediyyen sadık kalacağım." (Nevzat Kösoğlu, s. 216) Şehid Enver Paşa

1,267,768 просмотров

Enver Paşa’nın Türkistan’da vasiyeti: "Ey Türkistanlı kardeşlerim, bizim namaz kıldığımız camiler ahır, medreselerimiz zevk u safa için işret meclisi oldu. Kıymetli kardeşlerim, olanların hepsini kendi gözlerinizle görmektesiniz. Nasıl bir zamanda bulunduğunuzu görmenize rağmen rahat uyumaktasınız! Hiç olmazsa bundan sonra uyanmanız gerekmez mi? Peygamberimiz Hz. Muhammed hadis-i şeriflerinde, ‘Kıyamet günü herkes Allah’ın huzurunda hesap verecektir’ buyurmaktadır. Bu hesabın verilebilmesi için, kıyamete kadar her Müslümanın, İslam düşmanlarına karşı cihat etmesi üzerine farzdır. Komünistler kafirlerin ta kendileridir. Onlar, şeriatı ayaklar altına almakta, vatanımızı yol, sizlere zulüm yapmaktalar. Sizleri aşağılamakta ve horlamaktalar, fakat sizler bunlara hiç ses çıkarmamaktasınız. Kardeşlerim, böylesine aşağılayıcı, alçaklığa nasıl tahammül ediyorsunuz? Yarın hangi yüzle Allah’ın huzuruna çıkacaksınız? Yaptığınız hangi işler için mahşer gününde Peygamber sizlere ümmetim diyecektir. Komünistler, sizlerin malınızı, mülkünüzü yağmaladılar, sizleri evsiz, barksız bıraktılar, çocuklarınız aç, perişan kaldı. Ey kandaş ve dindaş kardeşlerim, sizler buna rağmen hala uyumaktasınız! Komünistlerin hileli tuzaklarına düştüğünüzün farkında mısınız? Onlar, Allah’a ve hiçbir dine inanmadıkları gibi, soyu ve ailenin kutsallığını da kabul etmezler. Ey soy kardeşlerim, inancınızı korumak, çocuklarımızı komünist zulmü altında ezdirmemek için başkaldırmanız şarttır. Mukaddes vatanın istiklali için başkaldırmalısınız. Bunun için Allah’ın merhametine sığının ve Hazreti Peygamber’in mürüvvetine erişiniz. Allah’a sığınarak, elinize silah alıp, cihada katılınız. Zira ‘Cennet vatan için şehit olanlarındır.’ Elinizde silahla, kafirlere karşı yapılan savaşta şehit olana Cenab-ı Allah kıyamete kadar kabir azabından koruyacağı gibi, onu cennetle müjdelemektedir. Şu yalan dünyanın nimetlerine aldırmayınız. Sizler öldüğünüzde, bu dünyanın nimetlerinden götürebileceğiniz sadece bir kefenden ibarettir. Kardeşlerim, bildiğiniz gibi ben, Allah’ın en kutsal rütbesi olan şehadet şerbetini içmek niyetiyle Türkiye ve Arabistan’da kafirlere karşı savaştım. Nasip değilmiş, oralarda şehit olamadım. Azgın Kızılların ormanında ıstırap çekmekte olan siz kardeşlerime yardım etmek için, pek çok meşakkatlere katlanarak Buhara’ya geldim. Hürriyet ve istiklal yolunda on binden fazla kandaşım saflarımıza katıldı. Ey soy ve din kardeşlerim, bugün Doğu Buhara’nın Belcivan’ında inşallah en şerefli rütbe olan şahadete nail olacağım. Hayatımın son anlarında siz soy kardeşlerime vasiyet ederim ki, vatan ve din uğrunda mücadele etmekte olan mücahitler safına katılın, onları yalnız bırakmayın. Böyle yaparsanız Peygamberimizin ruhunu şad edersiniz. Halkınızı ve vatanınızı kurtarırsanız benim de ruhumu şad etmiş olursunuz. Ölümden korkmayın, ‘Her canlı ölümü tadacaktır.’" (Bakiyev, Enver Paşa’nın Vasiyeti, s. 250-252) Allah rahmet eylesin, şehadetini kabul etsin. Paşa’nın vasiyetnamesi aslında tam bir enternasyonel cihad çağrısı ve veda hutbesi. İslamcı olmadığını söyleyenlere göre bu adam islamcı değilse, dünya tarihinde islamcı yoktur. Şehid Paşa’nın vasiyetine hepimiz, bütün Müslüman Türkler kendimizi muhatap tutmak zorundayız.

Enver Paşa’nın Türkistan’da vasiyeti: "Ey Türkistanlı kardeşlerim, bizim namaz kıldığımız camiler ahır, medreselerimiz zevk u safa için işret meclisi oldu. Kıymetli kardeşlerim, olanların hepsini kendi gözlerinizle görmektesiniz. Nasıl bir zamanda bulunduğunuzu görmenize rağmen rahat uyumaktasınız! Hiç olmazsa bundan sonra uyanmanız gerekmez mi? Peygamberimiz Hz. Muhammed hadis-i şeriflerinde, ‘Kıyamet günü herkes Allah’ın huzurunda hesap verecektir’ buyurmaktadır. Bu hesabın verilebilmesi için, kıyamete kadar her Müslümanın, İslam düşmanlarına karşı cihat etmesi üzerine farzdır. Komünistler kafirlerin ta kendileridir. Onlar, şeriatı ayaklar altına almakta, vatanımızı yol, sizlere zulüm yapmaktalar. Sizleri aşağılamakta ve horlamaktalar, fakat sizler bunlara hiç ses çıkarmamaktasınız. Kardeşlerim, böylesine aşağılayıcı, alçaklığa nasıl tahammül ediyorsunuz? Yarın hangi yüzle Allah’ın huzuruna çıkacaksınız? Yaptığınız hangi işler için mahşer gününde Peygamber sizlere ümmetim diyecektir. Komünistler, sizlerin malınızı, mülkünüzü yağmaladılar, sizleri evsiz, barksız bıraktılar, çocuklarınız aç, perişan kaldı. Ey kandaş ve dindaş kardeşlerim, sizler buna rağmen hala uyumaktasınız! Komünistlerin hileli tuzaklarına düştüğünüzün farkında mısınız? Onlar, Allah’a ve hiçbir dine inanmadıkları gibi, soyu ve ailenin kutsallığını da kabul etmezler. Ey soy kardeşlerim, inancınızı korumak, çocuklarımızı komünist zulmü altında ezdirmemek için başkaldırmanız şarttır. Mukaddes vatanın istiklali için başkaldırmalısınız. Bunun için Allah’ın merhametine sığının ve Hazreti Peygamber’in mürüvvetine erişiniz. Allah’a sığınarak, elinize silah alıp, cihada katılınız. Zira ‘Cennet vatan için şehit olanlarındır.’ Elinizde silahla, kafirlere karşı yapılan savaşta şehit olana Cenab-ı Allah kıyamete kadar kabir azabından koruyacağı gibi, onu cennetle müjdelemektedir. Şu yalan dünyanın nimetlerine aldırmayınız. Sizler öldüğünüzde, bu dünyanın nimetlerinden götürebileceğiniz sadece bir kefenden ibarettir. Kardeşlerim, bildiğiniz gibi ben, Allah’ın en kutsal rütbesi olan şehadet şerbetini içmek niyetiyle Türkiye ve Arabistan’da kafirlere karşı savaştım. Nasip değilmiş, oralarda şehit olamadım. Azgın Kızılların ormanında ıstırap çekmekte olan siz kardeşlerime yardım etmek için, pek çok meşakkatlere katlanarak Buhara’ya geldim. Hürriyet ve istiklal yolunda on binden fazla kandaşım saflarımıza katıldı. Ey soy ve din kardeşlerim, bugün Doğu Buhara’nın Belcivan’ında inşallah en şerefli rütbe olan şahadete nail olacağım. Hayatımın son anlarında siz soy kardeşlerime vasiyet ederim ki, vatan ve din uğrunda mücadele etmekte olan mücahitler safına katılın, onları yalnız bırakmayın. Böyle yaparsanız Peygamberimizin ruhunu şad edersiniz. Halkınızı ve vatanınızı kurtarırsanız benim de ruhumu şad etmiş olursunuz. Ölümden korkmayın, ‘Her canlı ölümü tadacaktır.’" (Bakiyev, Enver Paşa’nın Vasiyeti, s. 250-252) Allah rahmet eylesin, şehadetini kabul etsin. Paşa’nın vasiyetnamesi aslında tam bir enternasyonel cihad çağrısı ve veda hutbesi. İslamcı olmadığını söyleyenlere göre bu adam islamcı değilse, dünya tarihinde islamcı yoktur. Şehid Paşa’nın vasiyetine hepimiz, bütün Müslüman Türkler kendimizi muhatap tutmak zorundayız.

1,622,565 просмотров

Mısıroğlu burada İstiklal Harbi’nin şehit sayısını 9 bin diye küstahça küçümsüyor, ki düzenli ordunun gerçek şehit sayısı 40 bin civarında (20 bini muharebelerde ve 23 bini hastalıktan, bkz. Selim Erdoğan’ın araştırmaları) ve buna sivil ve milisler dahil değil. Aynı zamanda Kıbrıs Harekatı’nın Çanakkale Harbi’nden daha mühim olduğunu söylüyor, halbuki Çanakkale Harbi’nde şehit sayısı 60 bin (kendi yanlış ifadesine göre 400 bin), Kıbrıs Harekatı’nda ise 500. Bir taraftan şehit sayısı az diye İstiklal Harbi’ni küçümsüyor, diğer taraftan şehit sayısı çok olduğu için Çanakkale’nin bir facia olduğunu ve Kıbrıs’ın daha mühim olduğunu ileri sürüyor. Şehit sayısı az da olsa çok da olsa bir türlü beğenemiyor (!). Bu kadar tutarsızlık onun maksadının sayılar olmadığını gösteriyor. Kendisinin de belirttiğine göre harplerin sayılarından bağımsız bir ehemmiyeti var, İstiklal mücadelesi de böyledir. Tabii bir tiyatro olarak gören biri bunu kabul etmez.

Mısıroğlu burada İstiklal Harbi’nin şehit sayısını 9 bin diye küstahça küçümsüyor, ki düzenli ordunun gerçek şehit sayısı 40 bin civarında (20 bini muharebelerde ve 23 bini hastalıktan, bkz. Selim Erdoğan’ın araştırmaları) ve buna sivil ve milisler dahil değil. Aynı zamanda Kıbrıs Harekatı’nın Çanakkale Harbi’nden daha mühim olduğunu söylüyor, halbuki Çanakkale Harbi’nde şehit sayısı 60 bin (kendi yanlış ifadesine göre 400 bin), Kıbrıs Harekatı’nda ise 500. Bir taraftan şehit sayısı az diye İstiklal Harbi’ni küçümsüyor, diğer taraftan şehit sayısı çok olduğu için Çanakkale’nin bir facia olduğunu ve Kıbrıs’ın daha mühim olduğunu ileri sürüyor. Şehit sayısı az da olsa çok da olsa bir türlü beğenemiyor (!). Bu kadar tutarsızlık onun maksadının sayılar olmadığını gösteriyor. Kendisinin de belirttiğine göre harplerin sayılarından bağımsız bir ehemmiyeti var, İstiklal mücadelesi de böyledir. Tabii bir tiyatro olarak gören biri bunu kabul etmez.

24,211 просмотров

Daily Roman Updates Ask these guys

Daily Roman Updates Ask these guys

53,199 просмотров

“Türk’ü vatansız ve vatanı Türk’süz bırakmak istemeyen vatanperverler hep bu ulvi hareketin etrafında toplandılar. Esaretin ölümden daha acı ve bağımsızlığın yaşamaktan daha tatlı olduğunu bilen hilal aşıkları ecnebi bayraklarının zehirli havasından kaçıp Anadolu’nun hür ve bağımsız havasına koştular.”

“Türk’ü vatansız ve vatanı Türk’süz bırakmak istemeyen vatanperverler hep bu ulvi hareketin etrafında toplandılar. Esaretin ölümden daha acı ve bağımsızlığın yaşamaktan daha tatlı olduğunu bilen hilal aşıkları ecnebi bayraklarının zehirli havasından kaçıp Anadolu’nun hür ve bağımsız havasına koştular.”

11,244 просмотров

Eleman Gökalp yerine 1880’de ölmüş Ziya Paşa’yı gösteriyor hahahahahaha

Eleman Gökalp yerine 1880’de ölmüş Ziya Paşa’yı gösteriyor hahahahahaha

32,405 просмотров

“Fakat Rumların rahat durmayacağını, hatta Yunan telkini ile haydutluğun yayılacağını bilen Müftü Sarpdereli Kara Salih'e, haber saldı, mukavemet örgütü kurdu, her basılan Türk evine karşı iki Rum evi basılıyor, her öldürülen Türk'e karşı bir Rum bir Yunan kayboluyordu.”

Sensitive content

“Fakat Rumların rahat durmayacağını, hatta Yunan telkini ile haydutluğun yayılacağını bilen Müftü Sarpdereli Kara Salih'e, haber saldı, mukavemet örgütü kurdu, her basılan Türk evine karşı iki Rum evi basılıyor, her öldürülen Türk'e karşı bir Rum bir Yunan kayboluyordu.”

21,202 просмотров

“Artık yeteri kadar kazık yedik. Müslüman ve Türk kavramına önem vereceğiz bundan sonra.”

“Artık yeteri kadar kazık yedik. Müslüman ve Türk kavramına önem vereceğiz bundan sonra.”

18,514 просмотров

Videos

anatolianBeg's profile picture

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Başbuğ

1,887,711 просмотров • 1 год назад

anatolianBeg's profile picture

"Ben bir Medeniyet düşmanıyım!"

Başbuğ

1,213,812 просмотров • 2 лет назад

anatolianBeg's profile picture

Hayırlı Cumalar

Başbuğ

558,586 просмотров • 1 год назад

anatolianBeg's profile picture

Kuva-yı Milliye ne sekülerdir ve hümanisttir. Buz gibi şeriatçı cihatçıdır. “Ankara Müftüsü Mehmed Rif'at (Börekçi) Efendi başkanlığında yirmi bir kişilik bir ilmiye hey'etince hazırlanan ve çok sayıda yerel müftü ve âlim tarafından onaylanan cevabî fetvâlar, hilâfet merkezinin işgali neticesinde halifenin "hakk-ı kazasına müdahale"de bulunulması, onun rızasına muhalif olarak değişik bölgelere tecavüz edilmesi nedeniyle, buna karşı harekete geçmenin "cihad-ı farz-ı 'ayn" olduğunu ilân etmiştir. Bu uğurda açılan "mücahede"ye katılarak ölenler şehid, yaşayanlar da "gazi” olacaktır. Diğer bir ifadeyle, Garbçı ve bilimci Mustafa Kemal, tabanının "cihad" olarak gördüğü bir hareketin lideri ve onun, kürsüsünün arkasında "Ve emruhum şûra beynehum" levhası asılı, kadrolu müezzininin beş vakit ezan okuduğu, imamının mebuslardan oluşan cemaate namaz kıldırdığı Müslüman şûrası karakterli meclisinin reisi olmuştur. Bu kullanımlarda mecazî değil dinî anlamıyla "cihad"a atıf yapıldığı şüphesizdir. Resmî yayın organı da hareketi, “mücahedeye 'azm eden millet"in "millî varlık için açılan mücahede”si, "millî cihad" yahut bizatihi "dini cihad" olarak tanımlayarak dinî karakteri öne geçirmiş, İslâmcı dergilerin söylemini tekrarlamıştır. Bu çerçevede, yerel ulemâ ve din adamları seferber edilerek halka da mücadelenin “mevcûdiyet cihadı" olduğu anlatılmıştır." (M. Şükrü Hanioğlu: Atatürk: Entelektüel Biyografi, s. 359-362)

Başbuğ

253,716 просмотров • 2 лет назад

anatolianBeg's profile picture

Parya muhafazakarlığın coping mekanizması

Başbuğ

36,903 просмотров • 4 месяцев назад

anatolianBeg's profile picture

Çok faydalı bir video olmuş, izleminizi tavsiye ediyorum.

Başbuğ

28,958 просмотров • 7 месяцев назад

anatolianBeg's profile picture

Eretna Beyliği

Başbuğ

21,991 просмотров • 7 месяцев назад