
Başbuğ
@anatolianBeg • 7,614 subscribers
Umûr-ı Şarkiyye dairesinde memur-ı siyasi
Shorts
Videos

Şemseddin Bektaşoğlu Bumu üğstadınız? “Amerika benim Müslüman olmama göz yumsun petrol helal olsun”
Başbuğ18,403 Aufrufe • vor 12 Tagen

Ozan Bodur: - Şerif Hüseyin'i gönderen kişi, ne İttihatçılardır ne de Abdülhamid Han'dır. Şerif Hüseyin'i gönderen kişi, İngilizci Mehmed Kamil Paşa'dır. - İttihatçıların belki yaptıkları en hayırlı işlerden bir tanesi, İngilizci Mehmed Kamil Paşa'yı sürgüne göndermeleridir. - 1916 senesinde Arap İsyanı'nı örgütleyen, fikir babalarından bir tanesi olan Ronald Storrs, ilerleyen yıllarda Kıbrıs valisi oldu. - Kıbrıs valisi olduğu zaman Ronald Storrs'un ilk yaptırdığı işlerden bir tanesi, Mehmed Kamil Paşa'nın kabrini onarmaktı. - İngiliz valisi, Mehmed Kamil Paşa'nın kabrine “Büyük Türk, Büyük Adam” yazdırdı.
Başbuğ29,542 Aufrufe • vor 24 Tagen

Ozan Bodur, Ekrem Buğra Ekinci hakkında: - Tehcirle alakalı yamuk yumuk ifadeler kullanıyor. Bir Türk evladı tehcirden nasıl rahatsız olabilir? - İçinde cihad sevdası olan Müslüman bir delikanlının Enver Paşa'dan nefret etmesi söz konusu bile değildir. - Kim savundu Trablusgarp'ı? Hepsinin kim olduğunu biliyoruz, 115 tane isim var. Bunlar gidip orada Senusi tarikatını örgütlemediler mi? Bingazi'de, Ayn el-Mansur'da, Derne hattında, Mısır sınırında İtalyanlara bölgeyi dar etmediler mi? - Çanakkale Zaferi'ni küçümsemek, bu kabul edilebilir şeyler değil. - Medine Müdafii Fahreddin Paşa'yı bile “kahraman yaptılar” diyor. İfadeye bak. Bunun arkasında nasıl bir tarih telakkisi bekliyorsun?
Başbuğ20,144 Aufrufe • vor 23 Tagen

Kuva-yı Milliye ne sekülerdir ve hümanisttir. Buz gibi şeriatçı cihatçıdır. “Ankara Müftüsü Mehmed Rif'at (Börekçi) Efendi başkanlığında yirmi bir kişilik bir ilmiye hey'etince hazırlanan ve çok sayıda yerel müftü ve âlim tarafından onaylanan cevabî fetvâlar, hilâfet merkezinin işgali neticesinde halifenin "hakk-ı kazasına müdahale"de bulunulması, onun rızasına muhalif olarak değişik bölgelere tecavüz edilmesi nedeniyle, buna karşı harekete geçmenin "cihad-ı farz-ı 'ayn" olduğunu ilân etmiştir. Bu uğurda açılan "mücahede"ye katılarak ölenler şehid, yaşayanlar da "gazi” olacaktır. Diğer bir ifadeyle, Garbçı ve bilimci Mustafa Kemal, tabanının "cihad" olarak gördüğü bir hareketin lideri ve onun, kürsüsünün arkasında "Ve emruhum şûra beynehum" levhası asılı, kadrolu müezzininin beş vakit ezan okuduğu, imamının mebuslardan oluşan cemaate namaz kıldırdığı Müslüman şûrası karakterli meclisinin reisi olmuştur. Bu kullanımlarda mecazî değil dinî anlamıyla "cihad"a atıf yapıldığı şüphesizdir. Resmî yayın organı da hareketi, “mücahedeye 'azm eden millet"in "millî varlık için açılan mücahede”si, "millî cihad" yahut bizatihi "dini cihad" olarak tanımlayarak dinî karakteri öne geçirmiş, İslâmcı dergilerin söylemini tekrarlamıştır. Bu çerçevede, yerel ulemâ ve din adamları seferber edilerek halka da mücadelenin “mevcûdiyet cihadı" olduğu anlatılmıştır." (M. Şükrü Hanioğlu: Atatürk: Entelektüel Biyografi, s. 359-362)
Başbuğ253,716 Aufrufe • vor 2 Jahren

Bu adamı hiç tanımıyorsunuz. Çok farklı düşünceleri de olsa, bu noktada aralarında bir fark yok, ikisi de Müslümanların kurtuluşunu Türk milletinin elinde görüyorlar. İsmet Özel’e faşist diyenler, “şeftali ne kadar büyük olursa olsun kabak olur mu” sözüne ne diyecekler.
Başbuğ102,557 Aufrufe • vor 1 Jahr

Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu (“Atatürk: Entelektüel Biyografi” müellifi): - Türk Tarih Tezi ve Güneş-Dil Teorisi, Atatürk’ün en kapsamlı entelektüel faaliyetinin ürünü olmasına rağmen, bugün ya yalnızca “bilime verdiği önem” üzerinden içeriksiz biçimde övülmekte ya da ciddiye alınmayan kısa süreli entelektüel fanteziler olarak önemsizleştirilmeye çalışılıyor. - Bunun nedeni, bu teorilerin günümüzde bilimsel temelden bütünüyle yoksun olduğunun kabul edilmesi. - Bu teoriler, üretildikleri iki savaş arası dönemin şartları içinde değerlendirildiğinde, millet ve “parlak geçmiş inşa etme” eğilimleriyle paralellik göstermektedir. - Dolayısıyla Türk Tarih Tezi ve Güneş-Dil Teorisi, radikal niteliklerine rağmen dönemin Zeitgeist’ıyla uyumlu kuramlardır. - Bunlar, Atatürk’ün en önemli entelektüel faaliyetinin ürünleri olup yaptığı okumaların ve çevresine yaptırdığı okumaların büyük kısmı bu alanlarda yoğunlaşmıştır. - Atatürk’ün okuduğu kitapların yaklaşık %70’i Türk tarih ve dil meseleleri üzerinedir, bu teorileri incelemeden Atatürk’ün entelektüel faaliyetinin %60-70’i göz ardı edilmiş olur. - Atatürk’ün döneminin bilimciliğinden etkilenmesi ve bu akımın dinlerin süreç içinde hurafata indirgenerek ortadan kalkacağı varsayımına dayalı tezler geliştirmesi, güncel siyasi ihtiyaçlara cevap vermemesi nedeniyle göz ardı edilmeye çalışılmakta. - Buna karşılık, İstiklal Harbi sırasında kullanmak zorunda kaldığı fakat aslında benimsemediği düşünülen dini retorik öne çıkarılarak onun fikirleri yeniden yorumlanmaya çalışılmaktadır. - Türk Tarih Tezi ve Güneş-Dil Teorisi üzerinden Atatürk’ün bilimci toplum tasavvuruna sahip olduğunu, modernleşme projesinin içselleştirilmiş oryantalizm taşıdığını ve siyasette Şeflik-İttihat Terakki modelini tercih ettiğini söylemek, akademik analizden ziyade “aykırı siyasi tez” gibi algılanmaktadır.
Başbuğ17,590 Aufrufe • vor 1 Monat

“Biz Sultan Abdülhamid dengeci politika izliyor diye övünüyoruz. İngiliz Büyükelçisi Lowther “kontrol altındaki sultan" diye tanımlıyor Abdülhamid'i. İngilizler kontrol altındaki sultanın bir meşruti darbeyle yetkilerinin alınmasından rahatsız oluyorlar. Kendi sömürgelerindeki Müslümanlar benzer şeyler isteyebilir, Mısır'da, Hindistan'da, Kıbrıs'ta. İngilizler İttihatçıların itibarına zarar vermek için “bunlar mason, yahudi” diye propaganda yürütüyorlar.”
Başbuğ19,866 Aufrufe • vor 3 Monaten

“Ben kendimi esir Müslüman yığınının halası (kurtuluşu) içinde yoketmek hedefini takip ediyorum.”
Başbuğ33,628 Aufrufe • vor 9 Monaten

“Atatürk’ün bütün vurgularına bakın, kendisine yakın isimlerin söylediklerine bakın; onlar diyorlar ki bizim bu Tanzimat Batılılaşmasıyla bir alakamız yok. Ziya Gökalp’in "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" fikriyle de bizim bir alakamız yok. Biz bambaşka bir şey yaptık, büyük bir devrim yaptık ve biz Tanzimat’ın devamı değiliz.” Şükrü Hanioğlu
Başbuğ19,241 Aufrufe • vor 8 Monaten

"Klasik fıkıh, enflasyonun sıfıra yakın olduğu, paranın değerinin neredeyse sabit kaldığı bir altın ekonomisi için kurgulanmıştı. Bu kuralları, paranın her gün değer kaybettiği ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde merkez bankalarının tek tuşla para yarattığı modern sisteme kopyala-yapıştır mantığıyla aktarmaya kalkarsanız, elbette sistem hata verir. Biz ahlaki temelleri çok sağlam olan, sömürüyü yasaklayan kadim bir değerler sistemini alıp, ona tamamen yabancı parametrelerle işleyen, kâr maksimizasyonu ve borç üzerine kurulu küresel kapitalist bir makinenin içine entegre etmeye çalışıyoruz."
Başbuğ17,038 Aufrufe • vor 7 Monaten