Ayşegül Akyüz Yahşi's banner
Ayşegül Akyüz Yahşi's profile picture

Ayşegül Akyüz Yahşi

@aysegulakyuz50 • 17,072 subscribers

https://t.co/0rmRpDuu2n Yazı İşleri Sorumlu Müdür

Shorts

AK Parti İl Başkanı anladık. AK Parti Milletvekillerini de anladık. Ama Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Rasim Arı'nın arkasında nasıl duracağını anlayamadık! Bu neyin garantörlüğüdür? Sayın Bakan adına böyle bir söz sarfetmek ve güvence vermek kimin haddine?

AK Parti İl Başkanı anladık. AK Parti Milletvekillerini de anladık. Ama Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Rasim Arı'nın arkasında nasıl duracağını anlayamadık! Bu neyin garantörlüğüdür? Sayın Bakan adına böyle bir söz sarfetmek ve güvence vermek kimin haddine?

67,665 Aufrufe

🚨 SON DAKİKA | Çanakkale Gelibolu'daki yangının boyutu maalesef çok büyük. Yangın böyle ilerlerse şehitliklere sıçrayabilir. Tarihi bir bölgede patlamamış cephanelikler olması da endişeyi artırıyor. #yangın #geliboluyangın #SONDAKİKA

🚨 SON DAKİKA | Çanakkale Gelibolu'daki yangının boyutu maalesef çok büyük. Yangın böyle ilerlerse şehitliklere sıçrayabilir. Tarihi bir bölgede patlamamış cephanelikler olması da endişeyi artırıyor. #yangın #geliboluyangın #SONDAKİKA

10,503 Aufrufe

Videos

🚨 #İran lideri #Hamaney'in tam yerini ifşa eden general canlı yayında İNTİHAR EDİYOR 👇⚠️ (Hassas İçerik)
0:29

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

🚨 Sanat Değil, TERÖRİZM: "SULTANA" REZİLLİĞİ Üzerine❗️ Ben bu filmi daha önce defalarca izledim, sahnelerin hepsine aşinayım. Yine aynı kirli oyun, GECE KULÜBÜNDE GÜÇ SAVAŞI adı altında 18 Nisan’da vizyona giren film: SULTANA. Filmin daha ilk saniyesinde niyet açıkça ortaya konuyor; "Bir varmış bir yokmuş" Evet, doğru! Onların derdi bu milletin değerlerini "yok etmek" milleti masallarla uyutup, değerlerimizi mezara gömmek belli ki. Kimin aklıyla hareket ettikleri daha o ilk cümleden belli. Bakın, eğer bu vatanın milli ve manevi değerleriyle harmanlanmış bir insansanız; "Sultan" dendiğinde aklınıza gelen ilk şey bellidir. Bu vasfın ağırlığı, feraseti vardır. Bu vasıf cihana hükmeden, tarihimizin köklü ve vakur kadınlarımızın mirasıdır. Peki, bu filmde nasıl işlenmiş? Masal gibi bir girişle maval okunarak. Taksim’in karanlık ve kirli gece kulübünün tabelasına asılarak. Hafızalarımızdaki o asil vasıf, "o direk senin, bu direk benim" diye tepinen iki kadının kapışmasına meze edilmiş. 📍"Turkish Delight" Aşağılaması: Türk Kadını Rezalet, filmin fragmanına belli ediyor kendini "Turkish Delight Meral." (Türk Lokumu Meral). Bu ifade, Batı’nın Türk kadınına baktığı o hastalıklı, oryantalist ve kadını sadece bir "tüketim objesi" olarak gören bakış açısının ta kendisi. Kadını, cinsel içerikli göndermelerle "lokum" diyerek aşağılayıcı etiketlerle birleştirip dünyaya servis etmek, bu milletin haysiyetine açıkça saldırıdır. 📍"Spor" Maskesi Altındaki Pespayelik Daha da ileri gidip, tanıtım galasında bu sahnelerin çekim aşamaları ile övünme söz konusu... Neymiş? Direk dansı aslında bir spormuş! Bu film müsveddesinde acı eşiği yükselen kadınlar acı çekmişler çokça... İfadesine göre yönetmenin zormuş bu sporu(!) yapana... Gece kulüplerinin loş ve kirli ışıkları altında, kadın bedeninin en sefil haliyle metalaştırıldığı bir kapışmaya "spor" kılıfı uydurmak, bu milletin aklıyla alay etmektir. Bunun adı spor değil, sanatsal bir cinayettir! Buna "yozlaşma" deyip geçemezsiniz; bu, düpedüz sanatsal terörizmdir! Ortada bir senaryo falan da yok. Kadın bedeninin en pespaye haliyle pazarlanması ve bunun bir "modernite" maskesiyle yutturulma operasyonu var. 📍Bu Paket Hangi Adrese? Bu filmleri hazırlayan elleri iyi tanıyorum. Cebine para konan, önüne ne koyulursa "ağababalarının" emriyle kağıda döken kiralık kalemlerin işi bunlar. Ahlaki çöküşü senaryoya öyle bir yedirmişler ki; feminizm ve "spor" maskesi altında toplumun değerlerini un ufak etmişler. Her şeyi çok güzel paketlemişler, üzerine de "Sultana" etiketini basıp adrese teslim servis etmişler. Uluslararası arenada "Türk oyuncu" diye boy gösterenlerin, Türk kadınını dünyaya sadece bar köşelerinde sürünen aşağılık bir hayatın içindeymiş gibi göstermesi tek kelimeyle komplodur. 📍Gelelim Asıl Meseleye Tilki tilkiliğini yapacak, akrep akrepliğini; peki bu ülkenin toplumsal değerlerini medya alanlarında korumakla mükellef olanlar yine kurnazlığa yenik mi düşecek! Aynı yerden sokulacak mı yeniden? Başta RTÜK olmak üzere, denetim mekanizmalarını elinde tutan kurum ve kuruluşlara sesleniyorum: Siz ne iş yaparsınız? Kendi evimizde, kendi sahnelerimizde milli kimliğimizin bu denli aşağılanmasına, "Turkish Delight" gibi oryantalist hakaretlerin sergilenmesine bizler nasıl seyirci kalalım? Bırakalım da tüm kırmızı çizgilerimizi çiğneyen kırmızı perdeler sonuna kadar açılsın mı? Artık kimse bize "prosedür" masalı anlatmasın. Kendi benliğimizi koruyamadığımız her saniye, celladımızın yazdığı senaryoda yok olmaya devam edeceğiz. Sözü eğip bükmeye gerek yok: Kral çıplak! Bu kurumlar görevini yapmadığı sürece, bu kokuşmuşluk sadece ekranları değil, geleceğimizi de çürütecek. Ya bu haysiyet cellatlığına "dur" deyin ya da o makamları derhal terk edin! Ayşegül Akyüz Yahşi
1:26

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

aysegulakyuz50's profile picture

🚨 Sanat Değil, TERÖRİZM: "SULTANA" REZİLLİĞİ Üzerine❗️ Ben bu filmi daha önce defalarca izledim, sahnelerin hepsine aşinayım. Yine aynı kirli oyun, GECE KULÜBÜNDE GÜÇ SAVAŞI adı altında 18 Nisan’da vizyona giren film: SULTANA. Filmin daha ilk saniyesinde niyet açıkça ortaya konuyor; "Bir varmış bir yokmuş" Evet, doğru! Onların derdi bu milletin değerlerini "yok etmek" milleti masallarla uyutup, değerlerimizi mezara gömmek belli ki. Kimin aklıyla hareket ettikleri daha o ilk cümleden belli. Bakın, eğer bu vatanın milli ve manevi değerleriyle harmanlanmış bir insansanız; "Sultan" dendiğinde aklınıza gelen ilk şey bellidir. Bu vasfın ağırlığı, feraseti vardır. Bu vasıf cihana hükmeden, tarihimizin köklü ve vakur kadınlarımızın mirasıdır. Peki, bu filmde nasıl işlenmiş? Masal gibi bir girişle maval okunarak. Taksim’in karanlık ve kirli gece kulübünün tabelasına asılarak. Hafızalarımızdaki o asil vasıf, "o direk senin, bu direk benim" diye tepinen iki kadının kapışmasına meze edilmiş. 📍"Turkish Delight" Aşağılaması: Türk Kadını Rezalet, filmin fragmanına belli ediyor kendini "Turkish Delight Meral." (Türk Lokumu Meral). Bu ifade, Batı’nın Türk kadınına baktığı o hastalıklı, oryantalist ve kadını sadece bir "tüketim objesi" olarak gören bakış açısının ta kendisi. Kadını, cinsel içerikli göndermelerle "lokum" diyerek aşağılayıcı etiketlerle birleştirip dünyaya servis etmek, bu milletin haysiyetine açıkça saldırıdır. 📍"Spor" Maskesi Altındaki Pespayelik Daha da ileri gidip, tanıtım galasında bu sahnelerin çekim aşamaları ile övünme söz konusu... Neymiş? Direk dansı aslında bir spormuş! Bu film müsveddesinde acı eşiği yükselen kadınlar acı çekmişler çokça... İfadesine göre yönetmenin zormuş bu sporu(!) yapana... Gece kulüplerinin loş ve kirli ışıkları altında, kadın bedeninin en sefil haliyle metalaştırıldığı bir kapışmaya "spor" kılıfı uydurmak, bu milletin aklıyla alay etmektir. Bunun adı spor değil, sanatsal bir cinayettir! Buna "yozlaşma" deyip geçemezsiniz; bu, düpedüz sanatsal terörizmdir! Ortada bir senaryo falan da yok. Kadın bedeninin en pespaye haliyle pazarlanması ve bunun bir "modernite" maskesiyle yutturulma operasyonu var. 📍Bu Paket Hangi Adrese? Bu filmleri hazırlayan elleri iyi tanıyorum. Cebine para konan, önüne ne koyulursa "ağababalarının" emriyle kağıda döken kiralık kalemlerin işi bunlar. Ahlaki çöküşü senaryoya öyle bir yedirmişler ki; feminizm ve "spor" maskesi altında toplumun değerlerini un ufak etmişler. Her şeyi çok güzel paketlemişler, üzerine de "Sultana" etiketini basıp adrese teslim servis etmişler. Uluslararası arenada "Türk oyuncu" diye boy gösterenlerin, Türk kadınını dünyaya sadece bar köşelerinde sürünen aşağılık bir hayatın içindeymiş gibi göstermesi tek kelimeyle komplodur. 📍Gelelim Asıl Meseleye Tilki tilkiliğini yapacak, akrep akrepliğini; peki bu ülkenin toplumsal değerlerini medya alanlarında korumakla mükellef olanlar yine kurnazlığa yenik mi düşecek! Aynı yerden sokulacak mı yeniden? Başta RTÜK olmak üzere, denetim mekanizmalarını elinde tutan kurum ve kuruluşlara sesleniyorum: Siz ne iş yaparsınız? Kendi evimizde, kendi sahnelerimizde milli kimliğimizin bu denli aşağılanmasına, "Turkish Delight" gibi oryantalist hakaretlerin sergilenmesine bizler nasıl seyirci kalalım? Bırakalım da tüm kırmızı çizgilerimizi çiğneyen kırmızı perdeler sonuna kadar açılsın mı? Artık kimse bize "prosedür" masalı anlatmasın. Kendi benliğimizi koruyamadığımız her saniye, celladımızın yazdığı senaryoda yok olmaya devam edeceğiz. Sözü eğip bükmeye gerek yok: Kral çıplak! Bu kurumlar görevini yapmadığı sürece, bu kokuşmuşluk sadece ekranları değil, geleceğimizi de çürütecek. Ya bu haysiyet cellatlığına "dur" deyin ya da o makamları derhal terk edin! Ayşegül Akyüz Yahşi

Ayşegül Akyüz Yahşi

44,178 Aufrufe • vor 5 Monaten