CErdoğan's banner
CErdoğan's profile picture

CErdoğan

@CahitErdgn2,456 subscribers

Mükemmel iki çocuğun şanslı babası. Beşiktaş JK , İÜ.İletişim.

Shorts

HAKEMİ YENMEYE GEREK YOKMUŞ ! Dün Midtjylland maçının ilk yarısında kötü bir oyun oynadık. Rakibin iki topu da direkten döndü. Şanslıydık ve ilk yarı berabere bitti. Fakat futbolda bunlar var. İkinci yarının başında adil bir kararla kırmızı kart verildi ve maçı kazandık. Futbolda bu kırılma anları da var. Bir de şöyle düşünelim… Bu maç Türkiye’de ligde olsaydı. Rakibimiz de Fenerbahçe veya Galatasaray ‘dan birisi olsaydı. Ve çok kez şahit olduğumuz gibi o kırmızı kart verilmeseydi (!) … Geçen senelerdeki gibi “Tamam kırmızı kart verilmedi ama Beşiktaş oyun mu oynadı? İlk yarıda 2-0 olması gereken maçtı. Bu maç sabah kadar oynansaydı Beşiktaş zaten kazanamazdı “ yorumları havalarda uçuşmaz mıydı ? Bu adaletsizliği isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek değil mi ? Durumun Beşiktaş açısından acı tarafı ise ; kişilere karşı duyulan önyargı nedeniyle, kendi takımının hakkını savunmayan bir kitleye sahip olmamız. “Yani sen kötü oynuyorsan hakem de senin hakkını yiyebilir.Hakemi bahane etme ” algısını , rakiplerden önce Beşiktaşlılar “sevmedikleri insanlar varsa“ herkesten önce oluşturmaya başlıyor istemsizce. Beşiktaş’ın değerli isimlerinden Vedat Okyar’ın söylediği “ Beşiktaş isen hakemi de yeneceksin” cümlesi bir yandan bahanelere sığınmak yerine , mücadele edip hakkını söke söke alacaksın anlamına gelirken , aslında adaletsizliği de baştan kabul etmek değil mi? Beşiktaş neden hakemi de yenmek zorunda ? Dün gördük ki hakem olması gereken kritik kararı verdiğinde , kötü de oynasa kazanıyor. Kötü oynarken kazanmak rakiplere hak da Beşiktaş’a değil mi ? Adil olunsa çok başka sonuçlar göreceğimiz maçlardan sonra Beşiktaş’ın lehine olması gereken ama aleyhine verilen kritik kararlarda gösterilmeyen tepki ve kabulleniş ; taraftarlar açısından kişilere duyulan önyargı nedeniyle , medya açısından ise oluşturulmak istenen ikili rekabetin zemininin hazırlanılmasının istenmesi nedeniyle, bir maç özelinde düşünüldüğünde adaletsizliği kabul etmeye neden olmuyor mu ? Bu kabullenişin sürekli tekrarlanması ise sistemin adaletsiz olmasına katkı sağlamıyor mu ? Beşiktaşlı taraftarlar olarak bu konuda özeleştiri yapıp bize dayatılan ve bir kesim tarafından kabul edilen bu alışkanlıktan kurtulmamızın doğru olacağını , “ama-fakat” gibi olumsuz ,önceki cümleyi anlamsızlaştıran kelimelerle başlayan cümleler kurmadan , Beşiktaş’ın hakkının savunulması gerektiği anlarda ortak tepkimizi vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş JK yönetiminin de lig başlamadan bu konuda TFF ve MHK nezdinde gerekli girişimleri yapmasının , lig başladığında gösterilecek tüm tepkilerin stratejik planlamasının şimdiden yapması gerektiğinin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Son olarak aşağıdaki videoyu ekleyerek; kişilere karşı önyargılı bazı Beşiktaşlı taraftarların , bazı yorumcular ile rakip takım yorumcularının bu maçtan sonra söylediklerini hatırladığımızda , bir de dünkü maçı düşündüğümüzde sanırım uzun uzun anlatmak istediğimi kısaca özetlemiş olurum.

HAKEMİ YENMEYE GEREK YOKMUŞ ! Dün Midtjylland maçının ilk yarısında kötü bir oyun oynadık. Rakibin iki topu da direkten döndü. Şanslıydık ve ilk yarı berabere bitti. Fakat futbolda bunlar var. İkinci yarının başında adil bir kararla kırmızı kart verildi ve maçı kazandık. Futbolda bu kırılma anları da var. Bir de şöyle düşünelim… Bu maç Türkiye’de ligde olsaydı. Rakibimiz de Fenerbahçe veya Galatasaray ‘dan birisi olsaydı. Ve çok kez şahit olduğumuz gibi o kırmızı kart verilmeseydi (!) … Geçen senelerdeki gibi “Tamam kırmızı kart verilmedi ama Beşiktaş oyun mu oynadı? İlk yarıda 2-0 olması gereken maçtı. Bu maç sabah kadar oynansaydı Beşiktaş zaten kazanamazdı “ yorumları havalarda uçuşmaz mıydı ? Bu adaletsizliği isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek değil mi ? Durumun Beşiktaş açısından acı tarafı ise ; kişilere karşı duyulan önyargı nedeniyle, kendi takımının hakkını savunmayan bir kitleye sahip olmamız. “Yani sen kötü oynuyorsan hakem de senin hakkını yiyebilir.Hakemi bahane etme ” algısını , rakiplerden önce Beşiktaşlılar “sevmedikleri insanlar varsa“ herkesten önce oluşturmaya başlıyor istemsizce. Beşiktaş’ın değerli isimlerinden Vedat Okyar’ın söylediği “ Beşiktaş isen hakemi de yeneceksin” cümlesi bir yandan bahanelere sığınmak yerine , mücadele edip hakkını söke söke alacaksın anlamına gelirken , aslında adaletsizliği de baştan kabul etmek değil mi? Beşiktaş neden hakemi de yenmek zorunda ? Dün gördük ki hakem olması gereken kritik kararı verdiğinde , kötü de oynasa kazanıyor. Kötü oynarken kazanmak rakiplere hak da Beşiktaş’a değil mi ? Adil olunsa çok başka sonuçlar göreceğimiz maçlardan sonra Beşiktaş’ın lehine olması gereken ama aleyhine verilen kritik kararlarda gösterilmeyen tepki ve kabulleniş ; taraftarlar açısından kişilere duyulan önyargı nedeniyle , medya açısından ise oluşturulmak istenen ikili rekabetin zemininin hazırlanılmasının istenmesi nedeniyle, bir maç özelinde düşünüldüğünde adaletsizliği kabul etmeye neden olmuyor mu ? Bu kabullenişin sürekli tekrarlanması ise sistemin adaletsiz olmasına katkı sağlamıyor mu ? Beşiktaşlı taraftarlar olarak bu konuda özeleştiri yapıp bize dayatılan ve bir kesim tarafından kabul edilen bu alışkanlıktan kurtulmamızın doğru olacağını , “ama-fakat” gibi olumsuz ,önceki cümleyi anlamsızlaştıran kelimelerle başlayan cümleler kurmadan , Beşiktaş’ın hakkının savunulması gerektiği anlarda ortak tepkimizi vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş JK yönetiminin de lig başlamadan bu konuda TFF ve MHK nezdinde gerekli girişimleri yapmasının , lig başladığında gösterilecek tüm tepkilerin stratejik planlamasının şimdiden yapması gerektiğinin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Son olarak aşağıdaki videoyu ekleyerek; kişilere karşı önyargılı bazı Beşiktaşlı taraftarların , bazı yorumcular ile rakip takım yorumcularının bu maçtan sonra söylediklerini hatırladığımızda , bir de dünkü maçı düşündüğümüzde sanırım uzun uzun anlatmak istediğimi kısaca özetlemiş olurum.

43,805 görüntüleme

Torreira örneğinde olduğu gibi Galatasaraylı futbolcular , rakip tehlikeli atağa çıkarken kendilerini yere atarak , her maç aynı taktikle bir çok pozisyonun başlamadan bitmesine; Ayrıca bu Anadolu takımları taktiğiyle ,topun oyunda kalma süresini kısaltarak , lige güvenin ve marka değerinin düşmesine neden oluyor. Beşiktaş JK TFF #ArmaİçinSavaşın

Torreira örneğinde olduğu gibi Galatasaraylı futbolcular , rakip tehlikeli atağa çıkarken kendilerini yere atarak , her maç aynı taktikle bir çok pozisyonun başlamadan bitmesine; Ayrıca bu Anadolu takımları taktiğiyle ,topun oyunda kalma süresini kısaltarak , lige güvenin ve marka değerinin düşmesine neden oluyor. Beşiktaş JK TFF #ArmaİçinSavaşın

128,907 görüntüleme

Tabii milli ara girince gündem de değişti. Ancak Levent Tüzemen’e teşekkür ederim. Gündemde tutmaya devam ediyor. Erden Timur yönetime hizmet ettiğinden dolayı reklamını bile yapmadığını. Icardi’nin imaj hakkı parasını “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan dolayı , kayyım atanan şirketlerinden “Nef “ üzerinden ödediğini anlatıyor. Ne iyi insan. TFF T.C. Adalet Bakanlığı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Beşiktaş JK

Tabii milli ara girince gündem de değişti. Ancak Levent Tüzemen’e teşekkür ederim. Gündemde tutmaya devam ediyor. Erden Timur yönetime hizmet ettiğinden dolayı reklamını bile yapmadığını. Icardi’nin imaj hakkı parasını “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan dolayı , kayyım atanan şirketlerinden “Nef “ üzerinden ödediğini anlatıyor. Ne iyi insan. TFF T.C. Adalet Bakanlığı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Beşiktaş JK

51,194 görüntüleme

Kim ne derse desin , ligin henüz ikinci haftasında Galatasaray - Karagümrük maçında Karagümrük’e operasyon çekildi ! TFF

Kim ne derse desin , ligin henüz ikinci haftasında Galatasaray - Karagümrük maçında Karagümrük’e operasyon çekildi ! TFF

49,071 görüntüleme

Liverpool maçında oluşan farkındalık sayesinde önceki maçlarda olduğu kadar kendilerini yere atamadılar. Kondisyon olarak da yetersiz kaldılar böylelikle. Hakemin aleyhlerine bir tane bile hatalı kararı yokken( Görmeleri gereken 4 -5 sarı kart verilmemişken ) büyük bir kibir abidesine dönüşmüş olan bu takım , maçın sonunda yenilgiyi hazmedemediğini gördük. Tıpkı her istediğini verdiğiniz çocuğa bir kez hayır demenizde verdiği tepki gibi. Abdulkerim’in ikinci sarı kartı için bu açıklamayı yapan Yunus ise Manaj’ın müdahalesi sonrası , soyunma odasından gülerek çıkan ve bir sonraki maçta oynayan Barış Alper için de “Belki de futbol hayatı bitti çocuğun,içeride ağlıyor” diyerek , görüntülerle bağdaşmayacak şekilde duygusal sömürüyü hatırlatan benzer manipülatif cümleler kullanmıştı. Şimdi işin yoksa ; hatalı taktik ve oyuncu değişikliklerini kapatmak için bu konuları kullanacak olan Okan Buruk ve onun işaretiyle gündemi değiştirme çabasına girişecek medya sözcülerini dinle :) #TSvGS

Liverpool maçında oluşan farkındalık sayesinde önceki maçlarda olduğu kadar kendilerini yere atamadılar. Kondisyon olarak da yetersiz kaldılar böylelikle. Hakemin aleyhlerine bir tane bile hatalı kararı yokken( Görmeleri gereken 4 -5 sarı kart verilmemişken ) büyük bir kibir abidesine dönüşmüş olan bu takım , maçın sonunda yenilgiyi hazmedemediğini gördük. Tıpkı her istediğini verdiğiniz çocuğa bir kez hayır demenizde verdiği tepki gibi. Abdulkerim’in ikinci sarı kartı için bu açıklamayı yapan Yunus ise Manaj’ın müdahalesi sonrası , soyunma odasından gülerek çıkan ve bir sonraki maçta oynayan Barış Alper için de “Belki de futbol hayatı bitti çocuğun,içeride ağlıyor” diyerek , görüntülerle bağdaşmayacak şekilde duygusal sömürüyü hatırlatan benzer manipülatif cümleler kullanmıştı. Şimdi işin yoksa ; hatalı taktik ve oyuncu değişikliklerini kapatmak için bu konuları kullanacak olan Okan Buruk ve onun işaretiyle gündemi değiştirme çabasına girişecek medya sözcülerini dinle :) #TSvGS

33,645 görüntüleme

Videos

CahitErdgn's profile picture

Önder Özen iletişim için özel bir eğitim aldı mı ? Bilmiyorum. Ancak retorik sanatının üç temel unsuru da şu konuşma içerisinde var. Güvenilirlik,mantık ve duygu. ( Ethos,Patos , Logos) Çocukluğundaki Beşiktaş şampiyonluklarının yıldızlarla gelmediğinden bahsederken , Gomez-Quaresma gibi yıldızları serpiştirerek , bugünkü kuşağın farklı talepleri olduğuna dem vurup, son 40-50 yılda Beşiktaş’ı yakından takip eden herkesi kucaklayan iyi hazırlanmış ( doğaçlama ise mükemmel) bir konuşma. Ancak gördüğüm kadarıyla bu konuşmalar artık Beşiktaş taraftarının büyük bir kısmını tatmin etmiyor. Rıdvan’lı , Ersin’li duygulara hitap eden güzel bir konuşma yaptı Önder Özen. Ama Rıdvan’ın yerine sol bek almak, Ersin’i ise göndermek zorunda kalırken üstelik. Yani pathos kullanarak bu isimlerle bizleri ikna etmeye çalışırken , öncesinde yapılan icraatta ,kalite problemi olduğunu görüp müdahale edilmek zorunda kalındı. Taraftar da bunu görüyor. Ve talebi sadece kalite. Kaliteli futbolcu denirken her transferin 20-30 milyon maliyetle yapılması değil söylemek istediğim. Bu da manipüle ediliyor malesef. ——————————————— Taraftar Salah’ı istemedi. Kulüp iletişime geçince talep oldu. Açıkladığınız kadarıyla ortaya çıkan olumsuz durumu tedavi edebilmek de , birleşmiş camianın dağılmamasını sağlamak da sizlerin görevi. Toplumsal tepkiler kısa vadede retorik sanatıyla engellenebilir. Fakat sorunlar devam ettiği sürece , sadece sözde kalan bu ikna yöntemi inandırıcılığını kaybeder. Umarım Beşiktaş’ımız için iyi şeyler görürüz. Taraftarlar biraz daha bekler. Sezon başlar , ilk 10 hafta sonuçlar geldikçe , oyun ortaya çıktıkça ,süreç her şeyi belirler. Yani iş retorikten çıkar , icraat belirleyici olur. Umarım söylediklerinizi yapmış olursunuz. Son olarak geçen yıllarda takıma zerre-i miskal faydası olmamış futbolcularla başlayarak geçen sezon gelen futbolcuların maliyetlerini eklemek isterim. Salah’ın gelmemesi dünyanın sonu değil elbette. Ancak aşağıdakilerden daha mı pahalıya mal oluyordu ? Bilmek isterim. Amertey, Chamberlain , Onana , Al Musrati , EmreCan , Tayfur … bunları hesaplamıyorum bile. Son 1 yılda ; Ndidi 20 m€ ( 8 bonservis + 4 maaş) El Bilal 4,5 m€ ( 3 kiralama + 1,5 maaş) Jota Silva 4,5 ( 2,5 kiralama + 2 maaş ) Maliyetleri 29 m €

CErdoğan

227,348 görüntüleme • 16 gün önce

CahitErdgn's profile picture

Son 2 maçta Galatasaray ‘ın işine yarayacak şekilde 4. hakemin , yardımcı hakemlerin ve VAR’ın da devreye girmesi gereken KURAL KİTABINDA YAZAN ve HÜKÜMLERİ BELLİ olan olaylar ; Alanyaspor maçı ; •Torreira golden sonra tribünlere çıktı. Yoruma açık olmayacak şekilde SARI KART ! •Boey golden sonra korner bayrağına tekme attı. SARI KART ! •Singo rakibinin dizine tabanla müdahale etti. KIRMIZI KART ! ___________________________________ Beşiktaş maçı ; •27. dakikada Sane’nin , topuğu havadayken Asllani’nin bileğine müdahalesi. KIRMIZI KART ! •Sallai’nin topu kontrolüne alıp atağa kalkacak olan Orkun’a arkadan kasti müdahalesi SARI KART ! •Sarı kartı olan Osimhen , 55.dakikada düdükten koşuya devam edip 5 saniye sonra topa vuruyor. SARI KART ! •Sarı kartı olan Osimhen , yavaş hareketlerle gelil taç kullanacak olan Boey’den topu alıyor , 2-3 saniye sonra Boey’i tekrar çağırıp topu yere atarak taç kullanmayı bırakıyor. SARI KART ! • İlk yarıda sarı kart görmesi gereken Sallai sarı kart görüyor. İkinci sarıdan KIRMIZI KART ! Beşiktaş - Galatasaray maçında zaten olmaması gereken 3 futbolcu KURAL UYGULANMADIĞI İÇİN oynatıldı. Beşiktaş maçında KURAL UYGULANMADIĞI İÇİN maçı 8 kişi tamamlaması gereken Galatasaray bizahmet 10 kişi ile maçta tutuldu. 2 maçta KURALLARIN İŞLETİLMESİ GEREKEN 7 ihlal , orta hakemler , 4. hakemler , yan hakemler ve VAR ile AVARLAR tarafından GÖRMEZDEN GELİNDİ. Ve bu kulüp, medyadaki sözcüleri eliyle bunların konuşulmasını engelleyecek algı yönetimleri yapmaya devam ediyor.Beşiktaş JK İyi uykular TFF Bunlar konuşulup halledildikten sonra saha içi taktik/teknik konuşulabilir. Takımın kalitesi , futbolcuların oyunu , Sergen Yalçın’ın doğru /yanlış kararları BİZİ BAĞLAR. Bunlar bizim iç işimiz. Adaleti sağlamak ise sizin MECBURİYETİNİZ ! Orkun’u diline dolayıp algı operasyonu çekmeye çalışan, gazeteci sıfatının arkasına sığınıp Galatasaray’ın medyadaki işlerini görenler de şu pozisyonu izlesin. Sane’ye kırmızı kart verilmesi gereken pozisyondan önce. Sallai’ye net sarı verilmiyor. Hakem ,Gs ile birlikte Orkun’un sinirleriyle oynuyor , sonra kırmızı verilmiyor ve alkışlıyor. Neden sarı kart gördü Orkun? Alkışladı ve kural buna SARI KART der. Orkun için uyguladıkları kurallarda gözü açılan tüm hakem heyeti , GS aleyhine kart gereken kural ihlallerinde neden KÖR OLDU ?

CErdoğan

47,052 görüntüleme • 5 ay önce

CahitErdgn's profile picture

Başka başka Galatasaray medya çalışanları ve sosyal medya hesapları vasıtasıyla ; Milliyetçiliği kullandılar , insani duyguları ajite ettiler. Şimdi de 3-0 olmuş maçta 11 net gol pozisyonu yakalan Juventus’u elemelerini unutarak , “UEFA Galatasaray ‘ı istemez” argümanını konuşuyorlar:)) UEFA o maçta yapmadı , Juventus’a iki maçta da kırmızı gösterdi ama bu maçta yapacak öyle mi ? Ancak hiçbiri kaleye sadece 1 şut atmalarını. Kalelerinde İSABETLİ 16 şut görmelerini. Kaçan penaltıyı . Direkten dönen topları. Liverpool’un 87 kez ceza sahalarına girmelerini. Ceza sahalarında Kemerburgaz ormanında gezer gibi 175 pas yapmalarını konuşmuyor. Rezalet ötesi şekilde kendilerini yere atmalarından bu twitte bahsetmiyorum bile. Hakem konuşuyorlar , UEFA’nın Galatasaray ‘ı istemediğini , Liverpool’u kolladığını konuşuyorlar. O halde şu soru kendiliğinden doğmuyor mu kendisini kurnaz zannedenler! Türkiye’de biz Galatasaray sahada ve saha dışında kollanıyor dediğimizde , NEDEN Galatasaray’ın KADROSU KALİTELİ , hakem o kararı verse bile Galatasaray zaten yenerdi mavalını kullanarak aklama çabasına giriyorsunuz ? Bu Galatasaray ‘a hak , Liverpool’a değil mi ? Liverpool’a hak olmayan ,nasıl Galatasaray’a hak oluyor? Bunun TDK’da kibar söylenebilecek tek bir karşılığı var. RİYAKÂRLIK… dersiniz değil mi ! Öyle değil işte. Bu diyalogların hepsi sistemli bir çalışmanın sonucu. Bu çok iyi kurgulanmış kitle psikolojisini yönetme tekniği. Ekranlarda bunu bilerek yapıyorlar , yapmıyorlar, bunu bilemem. Ancak bilerek yapmıyorlarsa eğer , bu o sistemin olmadığını değil , çok daha iyi kurgulanmış olduğunu gösterir.

CErdoğan

29,305 görüntüleme • 4 ay önce

CahitErdgn's profile picture

92-93 SEZONUNDA SADECE 8-0’lık ANKARAGÜCÜ MAÇI YOKTU ! 2 gün önce bir oda dinledim. Kayıtlı. Cumartesi gece Beşiktaş - Galatasaray derbisinden sonra açılmış bir spaces yayını. Can Tongo isimli kişi açmış odayı. Konuşanlar arasında Mehmet Ayan Ali Egesel gibi isimler de var. Ali Egesel isimli kişi aşağıda kaydını paylaştığım sözleri söylüyor Beşiktaş JK camiası için. Kayıtlı halde duruyor , eğer silinmezse dinleyebilirsiniz. Şimdi Ali Egesel’in “1992-93 sezonunda Galatasaray’a 1-0’lık galibiyet bile yetiyordu “diyerek , her şey alenen ortada olduğu halde yıllar geçmesine rağmen kendilerini aklamaya çalışmasına gelelim. Yılların gazetecisi Mehmet Ayan da , Beşiktaş’a aşağıda dinleyeceğiniz hakaretlerin yapıldığı odaya sürekli girip konuşup çıkıyor. Bazen de dinleyici olduğunu girer girmez konulara dahil olmasından tahmin ediyorum. Ve bir kez bile “ Ali ağabey yine de öyle söyleme” diye uyarma gereği bile duymuyor. Kendisi de sonra konuya dahil olarak ikinci devre giren kalecinin yediği gol üzerinden aklama çalışmasına devam ediyor. Defansın yol verdiği , kaleci Zalad’ın el çektiği maç 35. dakikada 5-0 olduktan sonraki ikinci yarıdan bahsederek !!! Oysa ki Ali Bey’in anlattıkları tamamen GERÇEK DIŞI ! Herkesin gözünün içine baka baka yaptı bunu ALİ EGESEL. Bu arada ; bu son maça gelene kadar Galatasaray’ın hakem kararlarıyla nasıl 7 puan fazladan aldığını da 31.10.2025 tarihinde paylaştığım , aşağıda alıntıladığım twit ve onun altında alıntıladığım diğer 3 twitte görebilirsiniz. Hepsi ispatlı ! İçlerinde “fotomuhabirin” yönlendirmesiyle !!! penaltı veren ve “ Bunu itiraf ederken ;benim yanlış kararımla kaybedilen puanla Beşiktaş şampiyon olamazsa , HAKEMLİĞİ BIRAKIRIM” diyen AMA BIRAKMAYAN, Beşiktaş’ın 2-2 berabere kalmasına neden olan hakem Serdar Çakman da var. Bizim 48 maçlık yenilmezlik serimizin sona erdiği maç var mesela. Galatasaray’la oynarken ve maç 1-1 devam ederken , Ahmet Çakar’ın NET GÖRÜŞ AÇISINDA OLAN POZİSYONDA Feyyaz’ın kaleci Hayrettin tarafından düşürülmesine rağmen vermediği net penaltımız var. 9 kişi bitirdiğimiz maç ! Neyse … Ali Egesel diyor ki ; bize 1-0 da yetiyordu ! HAYIR. Şimdi bilmeyenler için biraz detaylandıralım. Detaylandıralım ki herkes GERÇEĞİ GÖRSÜN. Gerçek olmayan beyanlarla yapılan ALGIYA YENİK DÜŞMESİN. 92-93 sezonunda son haftaya girildiğinde aşağıya eklediğim TFF puan durumundaki gol sayıları vardı. Beşiktaş ile Galatasaray arasında sadece 2 gol farkı vardı. (Averajlar :GS 45-BJK 43) Yani Ali Egesel’in oluşturmaya çalıştığı algı gibi 1-0 ‘ın onlara YETMESİ İÇİN Beşiktaş’ın son hafta Gençlerbirliği ile evinde oynayacağı maçı 2 farkla kazanması gerekiyordu. (O dönem ikili averaj yok.) Tabii Galatasaray ilginç şekilde 35. dakikada 5-0 yapmazsa !!! Detay şu ; Maçtan 2-3 gün önce ilginç bir şey oluyor. Galatasaray yöneticileri ve medyası tarafından dedikodu çıkarılıyor. Aniden “ Gençlerbirliği Beşiktaş’a yatacak” haberleri yayılıyor. Kendi planlarını başkaları yapıyormuş gibi gösteren bu stratejiyle hiçbir iddiası olmayan Gençlerbirliği’nin bir onur mücadelesi vermesine neden olup ,MAÇIN ERTESİ GÜNÜ ALTIN VURUŞ YAPTIĞI İÇİN FUTBOLU BIRAKTIĞINI AÇIKLAYIP , apar topar BİR DAHA DÖNEMEMEK ÜZERE TÜRKİYE’DEN AYRILAN ZALAD’ın el çekmeleriyle ilk 35 dakikada 5-0 yaparak , aynı sezonda en az 3 maçı hakem kararlarıyla kazanarak aldıkları şampiyonluğun aklanamayacağını hepsi bizden daha iyi biliyor. Bu maçtan 2 hafta önce Vahap Beyaz’ın yönettiği Konya-GS maçını da Konya’nın 9 kişi kalarak 5-0 kaybettiğini , averajın o gün yer değiştirdiğini de hatırlatayım. Galatasaray 15 yıl şampiyon olamayınca , 1986’dan itaberen süregelen son 40 yılda,asıl performansını sahada değil , saha dışında göstermiştir. Sürekli açıklama ihtiyaçları , hakaretler savurarak yaptıkları hırçın konuşmaları da bu yüzdendir. #WhatAreYouHidingTFF

CErdoğan

22,512 görüntüleme • 5 ay önce

Daha fazla içerik yok.