Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi's banner
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi's profile picture

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

@cvpgenelmerkez24,274 subscribers

CVP Resmi Twitter hesabıdır. Üye olmak için: https://t.co/rpbHrJ7KPF Destek için: https://t.co/tyf2ohiKpX #HalktanGelecekBirCevapVar

Shorts

Cumhuriyet savunusundayız! Dün, bugün ve daima... Genel Başkanımız Serkan Öz'ün davası 10 Mart 2026 saat 9.30'a ertelenmiştir. Katılan, destek veren tüm dostlarımıza ve partililerimize teşekkür ederiz. #CumhuriyetSavunması

Cumhuriyet savunusundayız! Dün, bugün ve daima... Genel Başkanımız Serkan Öz'ün davası 10 Mart 2026 saat 9.30'a ertelenmiştir. Katılan, destek veren tüm dostlarımıza ve partililerimize teşekkür ederiz. #CumhuriyetSavunması

11,156 views

Nihat Genç: Her şeyden umudum kesilir; Anadolu toprağından umudum kesilmez! #HainsizTürkiye

Nihat Genç: Her şeyden umudum kesilir; Anadolu toprağından umudum kesilmez! #HainsizTürkiye

10,763 views

Vatan yürekle savunulur!

Vatan yürekle savunulur!

11,113 views

Videos

cvpgenelmerkez's profile picture

Fay Hattının Üzerindeki Kanser Barajı ve Türkiye’de Tarımın Yok Olma Tehlikesi !!! Dosya Adı: Erzincan-İliç Anagold ( %80'i Rotschild - Rio Tinto'ya ait) Kanada - ABD ve (%20 ‘si Çalık Holding) Türk ortaklığı olan bir firma. Anagold, Erzincan’ın İliç ilçesinde altın arama faaliyetinde bulunmaktadır. Anagold’a ortak olmakla beraber, 2010 yılında 50 bin tl ödenmemiş sermaye ile kurdukları Lidya Madencilik, 2020 yılında sermaye artırımına giderek sadece 10 yılda 332 milyon 400 bin tl değere yükseliyor... 2015 yılında köyün tamamı madene itiraz dilekçesi veriyor! Şirket, 10 yıl boyunca siyanürle ve 10 yıldan sonra hem siyanür hem sülfürik asitle yaptıkları altın ayrıştırma işlemi için oluşturdukları atık barajı İliç ilçe merkezine sadece 650 metre mesafede. İlçenin 2 bin olan nüfusu kısa sürede 10 bine ulaşmış durumda. Madenin ömrü, 2019-2044 arası 25 yıl. Şirketin yayınladığı 2020- 2027 arası 8 yıllık bilançoya göre 86,2 ton, 25 yılda ise 269 ton altın çıkartacaklar. (ÇED Raporu sayfa 199) Çıkarılacak gümüş ve bakır bu rakama dahil olmayıp, çıkarılacak altının değeri 23 milyar dolar iken şirketin maden ömrü boyunca Türk devletine ödeyeceği miktar 198 milyon dolar gibi komik bir rakam! Ancak devlet ayrıca %40 vergi indirimi de uyguluyor ve rakam 117 milyon dolara düşüyor !!! TÜRKİYE’DE TARIM BİTEBİLİR ! Erzincan -İliç altın madeni, siyanür atık havuzu AKTİF FAY HATTI üzerinde! ÇED Raporuna göre Çöpler- Munzur Kireç Taşı doğrultusunda iki ana fay hattı tarafından sınırlanmış durumda. Sabırlı Deresi bu fay hattı boyunca akmakta ve Prof. Naci Görür burada 7,4 büyüklüğünde bir deprem beklemektedir. Prof . İsmail Duman buradaki bir yarılma bu siyanürlü atıkların Fırat Nehri’ne ulaşması ve Atatürk, Keban, Karakaya barajlarına karışarak Türkiye’nin tarımını bitirmesi 10 saniye alacaktır uyarısında bulunuyor. Atık havuzunun Fırat Nehri ile arası 350 ve İliç ile arası ise sadece 650 metre mesafededir! Mevcut siyanür havuzu 66 milyon ton kapasiteli olup 640 futbol sahası büyüklüğündedir. Fırat nehrine sıfır mesafe yeni atık havuzu yapılmakta olup yerleri belirlenen 7 tane ile siyanürlü havuzların sayısı 9’a çıkacaktır! STRATEJİK MADENLERİMİZ (TORYUM, SELENYUM, TİTANYUM...) BEDAVAYA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR!!! Altın elde edilirken içinde olduğu tespit edilen, ayrıştırılan soy metaller toryum, titanyum, selenyum, osmiyum gibi gramının 10 binlerce dolar olduğu bilinen stratejik metallerin nereye gittiği, kimler tarafından alındığı, nerede kullanıldığı ise belli değil!!! İliç altın madeni 39 çeşit kimyasalın kullanıldığı dünyadaki tek projedir. 23 kimyasalın akciğer, karaciğer ve cilt kanseri ile doğrudan bağlantısı vardır! Bölgede son 1,5 yıldır ölenlerin tamamı kanser hastasıdır! Devlete taahhüt olarak 122 bin ton kimyasal kullanacaklarını taahhüt etmelerine rağmen sadece sülfürik asit girişi bile günlük 300 ton olarak tespit edilmiştir. Sülfürik asit dumanını doğrudan havaya salmaktadırlar ki bu ağır kanserojen maddedir. VE EN ACISI HİÇ BİR DENETİM, HİÇ BİR KAMUOYU İTİRAZI OLMAMASIDIR! İtiraz edin! Türk milleti kanser oluyor ve daha da çok olacak! Sadece İliç halkı değil Edirne’deki insanımız da kanser olacak! Çocuğumuz da torunumuz da olacak ! Ve ne uğruna bütün bu talan ve soygun? 25 yılda 100 milyarlarca dolar, altın, gümüş, bakır, selenyum, toryum’u alıp Türkiye’ye bırakacakları sadece 117 milyon dolar uğruna! PKK’YA, FETÖ’YE GİDEN BOMBALARIN PARASINI İLİÇ ÖDÜYOR!!! NEDEN BU MADENİ BENİM DEVLETİM TEMIZ ŞEKİLDE ÇIKARMIYOR DA MİLYARLARCA DOLAR YERİNE 117 MİLYON DOLAR VE KANSER, ÖLÜM BİZE KALIYOR? UYANIN VE VATANINIZA SAHİP ÇIKIN!!! #CumhuriyetçiVatanseverlerHareketi #SedatCezayirlioğlu #İsmailHakkıAtal #Erzincan #İliç #ÖlümBarajı #YüzYılınİhaneti #altınmadeni #Toryum #TürkiyeyiÖldürecekProje #6AralıktaİliçeGel

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

197,415 views • 2 years ago

cvpgenelmerkez's profile picture

Serkan Öz: Bu hendek, çukur savaşları olduğu dönemde biz; 793 şehit vermişiz, 3800 küsür de gazimiz var. Bedel ödeyen, yanında arkadaşları şehit düşen ve gazi olan Özel Kuvvetlerden adam diyor ki; biz gittik, ölmekse ölmek dedik, bombanın üstüne gittik. Buradaki PKK ve PKK unsurlarının hepsini köküne kadar temizledik geldik. Şimdi bölgeye gidiyoruz %70'le, %80'le PKK iltisaklı belediyeler geri kazanıyor! Bunu Türk devleti nasıl açıklayacak? Ben çoluk çocuğumu veriyorum, feda ediyorum dönüyor, dönüyor PKK kazanıyor burada "NORMAL OLMAYAN" birşey var! Sen işin ekonomisini, sosyolojisini, Türk milletiyle ortak kaderi kuracak ağları niye örmüyorsun? Benim bebemi sen yolda mı buldun kardeşim,toplayıp toplayıp merminin önüne süreceksin? Oradaki Kürt halkının Türk vatandaşlarıyla birebir kader birliklerimiz, dostluklarımız oldu. Kendi Türk milletinden sayan, Ne mutlu Türküm diyen arkadaşlarımızla... Türk devleti burada olmuş olsa, burada terör unsurları ayakta kalamaz! Ne yapıyorsunuz da kazanan yine terör, kazanan yine ayrılıkçı unsurlar, kazanan yine tarikat ve cemaatler oluyor? Bir şehit ailesi, bir şehidin silah arkadaşı diyor ki; ben gittim, savaştım, ateş ettim, mermi yedim ama 5 yıl sonra yine gittim hikaye aynı yerde! Bu adama Türk devleti, Türk milleti ne diyeceğiz? Yazık günah değil mi bu arkadaşlarımıza? Bunların sayesinde memlekette oturabiliyoruz, kalkabiliyoruz, gezebiliyoruz. Sen bu adamı nasıl psikolojik buhrana sokarsın? Gidiyon, gidiyon kaleyi alıyorsun, dönüyorsun bi bakıyorsun yine Amerikan bayrağı, yine PKK bayrağı! Burayı bir çalışmak ve konuşmak lazım! #SerkanÖz Dr. Abdullah Manaz Veryansın Tv #CumhuriyetçiVatanseverler

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

89,205 views • 2 years ago

cvpgenelmerkez's profile picture

4 TEMMUZ 2003 ÇUVAL HADİSESİ Tam 21 yıl önce, 4 Temmuz 2003 yılında ABD Hava İndirme Tugayı’na bağlı 150 asker Irak’ın Süleymaniye kentindeki Özel Kuvvetler Komutanlığına ait karargahı basarak 11 Türk askerinin başına çuval geçirerek esir aldı. ABD askerlerinin yanında Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani’nin oğlu Bafel Talabani vardı ve olan biteni videoya çekiyordu. ABD’nin ve Talabani’nin birlikte hareket etme ve Türk askerine operasyon düzenleme nedeni Kerkük ve Musul’daki Türkmenlere ait tapu ve nüfus kayıtlarının peşmerge tarafından yok edilerek demografik yapıyı değiştirmek istemesi üzerine Türk askerinin bu kayıtları kopyalayarak muhafaza etmesiydi. CIA Türkiye Uzmanı Henri Barkey, 2003’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversitesi’nde “Felaketle Flört” adı altında bir konferans verdi. Bu konferansta AKP lideriyle anlaşarak “Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını” söyledi. Barkey, 1 Mart tezkeresinin aslında Kuzey Irak’a girmekte kararlı olan Türk Ordusu’na karşı düşünülen bir önlem olduğunu şu sözlerle itiraf ediyordu: ”1 Mart tezkeresinin geçmemesinin tüm suçu Türk Ordusu’nda. Çünkü, İslamcı hükümet ile Türk Ordusu arasında çekişme vardı. Problemin önemli bir parçası Türk Ordusu’nun ABD’ye güvenmemesiydi.Türk Ordusu, ABD’den bağımsız olarak Kuzey Irak’a girmek istiyordu! ABD’nin ise en son istediği şey buydu.“ Barkey, 2002’de iktidara gelen AKP hükümeti ve lideriyle “Türk Ordusu’nu sıkı bir kafese kapatma” temaslarını şöyle anlatmıştı: "İlk kez bir Türk hükümeti, ’AB’ye girmek istiyoruz, onların kriterleri bizim için ölçü olur’ diyordu. Bu demokratikleşme süreci içinde biz orduyu çok sıkı bir kafese kapattık“ Barkey’in sözünü ettiği 1 Mart tezkeresi TBMM’de kabul edilseydi 62 bin yabancı asker 6 ay süre ile Türk topraklarına yerleşecek, Kuzey Irak’a serbestçe geçiş yapabilecek, İncirlik Üssü keşif ve ağır bombardıman uçaklarına açılacak, ABD bir daha gitmemek üzere bölgeye yerleşecek ve kurmayı planladıkları kukla Kürt-İsrail devleti topraklarını sorunsuz elde etmiş olacaktı. Konferanstan 3 ay sonra, 4 Temmuz 2003’te, ABD’nin Bağımsızlık Günü’nde, Kuzey Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçirildi. İlerleyen yıllarda da Ümraniye, Balyoz, Askeri Casusluk, Poyrazköy gibi davalarla Türk Ordusu kafeslenecekti. Barkey bu sözleri kullandığında Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Ahmet Necdet Sezer, Başbakanlık koltuğunda RTE, Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda Hilmi Özkök, Kara Harp Okulu komutanlığı ve Kara Harp akademisi komutanlığında Tümgeneral Hulusi Akar oturuyordu. Tim komutanı ABD’li askerlere GKB Hilmi Özkök’ten gelen “Mukavemet etmesinler!” emri üzerine teslim oldu. Hilmi Özkök, 60 saat alıkonularak aşağılanan subaylarımız için “Ben Amerikalıların Çuval Olayı’nın bizi bu kadar rencide edeceğini bildiklerini sanmıyorum. Göz bağlamak yerine pratik bir çözüm.” dedi. Başbakan “Ne notası vereceğiz? Müzik notası mı?” dedi. Dönemin Tümgenerali Hulusi Akar sonraki yıllarda Genel Kurmay Başkanı olarak ödüllendirildi ve çuval emrini veren ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Raymond Odierno’nun elinden 27 Ocak 2015 yılında liyakat nişanı aldı. Türk Milleti asker millettir! Coğrafyamız en sevdiğimiz kaderimizdir! Türk Milleti ordusu ve devletiyle Laik Cumhuriyetin bağımsız hukuk sisteminde yeniden bir bütün olmak üzere üzerindeki yükleri silkelemektedir!

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

61,529 views • 1 year ago