🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY's banner
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY's profile picture

🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY

@ersoyruhi230,867 subscribers

MHP Genel Başkan Başdanışmanı / 25-26. dönem MHP Osmaniye Milletvekili / AHBV Ünv.Öğretim Üyesi

Shorts

Kendinize dikkat edin. Ailenizden, evinizden, yuvanızdan başka yerde mutluluğu aramayın, bulamazsınız! 🔻Ferdi Tayfur

Kendinize dikkat edin. Ailenizden, evinizden, yuvanızdan başka yerde mutluluğu aramayın, bulamazsınız! 🔻Ferdi Tayfur

28,871 次观看

"Türk Milleti Allah'ın İslâm'a hizmetle şereftendirdiği millet, Türk ordusu Allah'ın ordusu, Türk bayrağı mukaddes ay ve yıldızı ile yüce İslâm'ın ve al rengi ile Allah için can veren şühedânın kanının ifadesidir." ✔️Seyyid Ahmet Arasi

"Türk Milleti Allah'ın İslâm'a hizmetle şereftendirdiği millet, Türk ordusu Allah'ın ordusu, Türk bayrağı mukaddes ay ve yıldızı ile yüce İslâm'ın ve al rengi ile Allah için can veren şühedânın kanının ifadesidir." ✔️Seyyid Ahmet Arasi

60,516 次观看

“Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur, gerekte yoktur.” ✔️Cengiz Aytmatov

“Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur, gerekte yoktur.” ✔️Cengiz Aytmatov

32,977 次观看

“Aziz Milletim, Tam bu noktada Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihî bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör hâline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir. Bu yaklaşım devlet aklının tabii sonucudur. Stratejik sükûnet mahcup bir bekleyiş anlamına gelmez; zamanın ruhunu doğru okuyarak doğru anda doğru ağırlığı sahaya koyabilme kudretidir. Soğukkanlılık tereddüt yahut gevşeklik sayılmaz; öfkenin bulanıklığından arınmış, hesaplanmış ve hedefe yönelmiş bir güç yoğunlaşmasıdır. Büyük devletler kriz zamanlarında hamasetle savrulmaz; kuvvet, zaman ve istikamet hesabını aynı anda yapar. Gürültülü sloganların cazibesine kapılmaz; stratejinin sükûnetiyle hareket eder. Anlık tepkilerin dar ufkuna hapsolmaz; uzun vadeli istikameti esas alır. Çünkü devlet dediğimiz yapı günü kurtaran reflekslerle varlığını sürdüren bir idare değildir. Devlet, zamanın akışını okuyabilen, tehlikeyi büyümeden sezen ve doğru anda bütün ağırlığını sahaya koyabilen tarihî bir akılla ayakta durur” Devlet Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı

“Aziz Milletim, Tam bu noktada Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihî bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör hâline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir. Bu yaklaşım devlet aklının tabii sonucudur. Stratejik sükûnet mahcup bir bekleyiş anlamına gelmez; zamanın ruhunu doğru okuyarak doğru anda doğru ağırlığı sahaya koyabilme kudretidir. Soğukkanlılık tereddüt yahut gevşeklik sayılmaz; öfkenin bulanıklığından arınmış, hesaplanmış ve hedefe yönelmiş bir güç yoğunlaşmasıdır. Büyük devletler kriz zamanlarında hamasetle savrulmaz; kuvvet, zaman ve istikamet hesabını aynı anda yapar. Gürültülü sloganların cazibesine kapılmaz; stratejinin sükûnetiyle hareket eder. Anlık tepkilerin dar ufkuna hapsolmaz; uzun vadeli istikameti esas alır. Çünkü devlet dediğimiz yapı günü kurtaran reflekslerle varlığını sürdüren bir idare değildir. Devlet, zamanın akışını okuyabilen, tehlikeyi büyümeden sezen ve doğru anda bütün ağırlığını sahaya koyabilen tarihî bir akılla ayakta durur” Devlet Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı

13,224 次观看

"Hedefimiz Kızılelma’dır, ülkümüz Turan’dır, yeminimiz istiklaldir, gayemiz insanlığın çehresini, coğrafyaların kaderini, medeniyetlerin ana yatağını huzur, istikrar, demokrasi, insana saygı, adil paylaşım, adaletli muameleyle değiştirmektir" Lider Devlet BAHÇELİ

"Hedefimiz Kızılelma’dır, ülkümüz Turan’dır, yeminimiz istiklaldir, gayemiz insanlığın çehresini, coğrafyaların kaderini, medeniyetlerin ana yatağını huzur, istikrar, demokrasi, insana saygı, adil paylaşım, adaletli muameleyle değiştirmektir" Lider Devlet BAHÇELİ

69,900 次观看

Ülke çıksın diye dardan Candan geçtiler candan Ana baba evlat yardan Geçip geçip gittiler Hepsi nice yiğittiler ..

Ülke çıksın diye dardan Candan geçtiler candan Ana baba evlat yardan Geçip geçip gittiler Hepsi nice yiğittiler ..

60,393 次观看

Asalet parayla satın alınmaz! Bize bıraktığın eserler ve güzel anılar için sonsuz teşekkürler ruhun şad oldun! Efsaneler asla unutulmaz!..

Asalet parayla satın alınmaz! Bize bıraktığın eserler ve güzel anılar için sonsuz teşekkürler ruhun şad oldun! Efsaneler asla unutulmaz!..

20,247 次观看

Videos

ersoyruhi's profile picture

3 Mayıs 1944 … "Türk Milleti için her çeşit yabancı ideoloji ve kültür saldırısına karşı dayanılacak kuvvet, Türklük Ülküsü ile Türk Milliyetçiliği şuuru ve ideolojisidir." Milliyetçilik, en yalın ifadesiyle; "Türk Milletine ve O'nun Devletine; samimi duyguyu bilgi ile birleştirip şuurla hizmet etme mücadelesidir." Bu düşüncelere sahip olan Milliyetçilerin ağır bedeller ödemek zorunda kaldığı dönemler olmuştur. Milliyetçiler için önemli bir hafıza durağı olan 3 Mayıs 1944 tarihi, Türk'e ve Türklüğe karşı taarruza geçmiş irade ve eylemlere karşı millî bir duruşu ifade eder. Tarihe "Turancılık ve ırkçılık davası" diye geçen bu üzücü olay; mâhiyeti ve sonuçlarıyla ibretliktir. Merhum Hüseyin Nihal Atsız; Millî Şef’in milliyetçilerden duyduğu rahatsızlık ve SSCB’nin Kominist propogandasına açık olan Millî Eğitim Bakanlığı'nın eğitim müfredatından duyduğu rahatsızlıktan dolayı dönemin Başbakan'ı Şükrü Saraçoğlu'na 1 Mart 1944 tarihinde bir mektup yazmıştır. Söz konusu mektuba herhangi bir cevap alamayan Atsız, aynı hassasiyetlerle 1 Nisan 1944'te 2. mektubu yazar Orhun Dergisinde yayınlar. Mektuplarda Türkiye'de komünizmin geldiği noktayı ve Türk Milliyetçilerine revâ görülen haksızlıkları açık yüreklilikle ve mertçe ifade eder. Hüseyin Nihal Atsız'ın bu mektupları üzerine panikle harekete geçen muhatapları, önce yüzlerce kişiyi gözaltına aldırmışlarsa da bunlardan 23'ünü mahkemeye sevk edilmişlerdir. 3 Mayıs 1944'te başlayan yargılamalar, üç yıldan fazla sürmüştür. Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile şair ve yazar Hüseyin Nihal Atsız olmak üzere; Nejdet Sançar, H. Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Nurullah Barıman, Z. Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, H. Namık Orkun, Saim Bayrak, İ. Rasin Tümtürk, C. Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Z. Velidi Togan, O. Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, R. Oğuz Türkkan, H. Sadi Özbek, C. Oğuz Öcal ve Sait Bilgiç'ten oluşan bu 23 kişi, yargılamalar sırasında utanç verici işkencelere de maruz kalmışlardır. Türkçülüğün ve Turancılığın vatan hainliği ile eş değer görüldüğü düşünce yapısı üzerine kurgulanan yargılama sonunda mahkemece, sanıklar hakkında "ittifakla" beraat kararı verilmiştir. Zira; iddia makamı mahkemeye hiç bir somut delil, gerçekçi bilgi ve belge sunamamıştır. Sanıkları ve suçlamaları itibariyle, ibretlik olan dava hakkında en doğru tespitlerden birini de; davaya bakan 2 Nolu Sıkı Yönetim Mahkemesi verdiği kararında; "3 Mayıs millî bir ideolojinin, millî olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir" diyerek yapmıştır. İşte bu yüzden Türk Milleti, henüz 20 yıl önce “vatanı, bayrağı ve değerleri” için vermiş olduğu “İstiklâl ve istikbâl” savaşının yaralarını sarmamışken, komünizm sevdalılarına açık yüreklilikle tepki koyabilen Türk Milliyetçileri için "3 Mayıs 1944" yeni bir milat olmuştur.

🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY

13,366 次观看 • 1 个月前

ersoyruhi's profile picture

2014 yılında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tensipleriyle, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından “Uyuşturucuya Hayır!” kampanyası başlatılmış; kampanyanın daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla “Ülkü Ocakları Uyuşturucu ile Mücadele Platformu” kurulmuştur. Genel Başkanımızın 2014 yılında verdiği talimatlar doğrultusunda, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Türk gençliğinin öncülüğünde hayata geçirilen bu anlamlı mücadele, ilk günkü kararlılık ve hassasiyetle sürdürülmektedir. Bu bağlamda; NOW TV’de yayınlanan “Yeraltı” adlı dizide verilen sosyal mesaj özellikle uyuşturucu bağımlılığının gençler arasında ciddi bir tehdit hâline geldiği ve kimi çevrelerde, hatta bazı otel partilerinde dahi aleniyet kazandığı bu günlerde son derece anlamlı ve yerinde bulunmuştur. Toplumsal bir yaraya dikkat çeken bu yaklaşım, kamuoyu nezdinde de değerli ve önemli bir duruş olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca; Sayın Genel Başkanımızın, söz konusu dizisinin başrol oyuncularından Uraz Kaygılaroğlu’nu arayarak, yapımın Türk gençliğine yönelik verdiği mesajlardan duyduğu memnuniyeti ifade etmesi ve kendisini tebrik etmesi bu çerçevede değerlendirilmelidir. Söz konusu tebrik; dizide ortaya konulan sosyal duyarlılığa, toplumsal sorumluluk bilincine ve sanat kabiliyetine yönelik bir takdir ve teşekkür mahiyetindedir. Konuyu farklı mecralara çekmek isteyenlerin, meselenin özünü ve verilen mesajın gençliğimiz açısından taşıdığı anlamı dikkate almaları yerinde olacaktır.

🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY

33,974 次观看 • 3 个月前