
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY
@ersoyruhi • 230,867 subscribers
MHP Genel Başkan Başdanışmanı / 25-26. dönem MHP Osmaniye Milletvekili / AHBV Ünv.Öğretim Üyesi
Shorts
Videos

Osmanlı Ordusunun, Büyük Britanya Ordusunu hezimete uğratarak 5 General, 481 Subay ve 13.000 askeri esir aldığı Kut'ül Amare zaferinin 110. yıl dönümünde, Başta kahraman Paşamız Halil Kut olmak üzere, tüm şehitlerimizin aziz ruhlarına saygı, rahmet ve vefa ile anıyoruz…
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY109,884 次观看 • 1 个月前

3 Mayıs 1944 … "Türk Milleti için her çeşit yabancı ideoloji ve kültür saldırısına karşı dayanılacak kuvvet, Türklük Ülküsü ile Türk Milliyetçiliği şuuru ve ideolojisidir." Milliyetçilik, en yalın ifadesiyle; "Türk Milletine ve O'nun Devletine; samimi duyguyu bilgi ile birleştirip şuurla hizmet etme mücadelesidir." Bu düşüncelere sahip olan Milliyetçilerin ağır bedeller ödemek zorunda kaldığı dönemler olmuştur. Milliyetçiler için önemli bir hafıza durağı olan 3 Mayıs 1944 tarihi, Türk'e ve Türklüğe karşı taarruza geçmiş irade ve eylemlere karşı millî bir duruşu ifade eder. Tarihe "Turancılık ve ırkçılık davası" diye geçen bu üzücü olay; mâhiyeti ve sonuçlarıyla ibretliktir. Merhum Hüseyin Nihal Atsız; Millî Şef’in milliyetçilerden duyduğu rahatsızlık ve SSCB’nin Kominist propogandasına açık olan Millî Eğitim Bakanlığı'nın eğitim müfredatından duyduğu rahatsızlıktan dolayı dönemin Başbakan'ı Şükrü Saraçoğlu'na 1 Mart 1944 tarihinde bir mektup yazmıştır. Söz konusu mektuba herhangi bir cevap alamayan Atsız, aynı hassasiyetlerle 1 Nisan 1944'te 2. mektubu yazar Orhun Dergisinde yayınlar. Mektuplarda Türkiye'de komünizmin geldiği noktayı ve Türk Milliyetçilerine revâ görülen haksızlıkları açık yüreklilikle ve mertçe ifade eder. Hüseyin Nihal Atsız'ın bu mektupları üzerine panikle harekete geçen muhatapları, önce yüzlerce kişiyi gözaltına aldırmışlarsa da bunlardan 23'ünü mahkemeye sevk edilmişlerdir. 3 Mayıs 1944'te başlayan yargılamalar, üç yıldan fazla sürmüştür. Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile şair ve yazar Hüseyin Nihal Atsız olmak üzere; Nejdet Sançar, H. Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Nurullah Barıman, Z. Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, H. Namık Orkun, Saim Bayrak, İ. Rasin Tümtürk, C. Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Z. Velidi Togan, O. Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, R. Oğuz Türkkan, H. Sadi Özbek, C. Oğuz Öcal ve Sait Bilgiç'ten oluşan bu 23 kişi, yargılamalar sırasında utanç verici işkencelere de maruz kalmışlardır. Türkçülüğün ve Turancılığın vatan hainliği ile eş değer görüldüğü düşünce yapısı üzerine kurgulanan yargılama sonunda mahkemece, sanıklar hakkında "ittifakla" beraat kararı verilmiştir. Zira; iddia makamı mahkemeye hiç bir somut delil, gerçekçi bilgi ve belge sunamamıştır. Sanıkları ve suçlamaları itibariyle, ibretlik olan dava hakkında en doğru tespitlerden birini de; davaya bakan 2 Nolu Sıkı Yönetim Mahkemesi verdiği kararında; "3 Mayıs millî bir ideolojinin, millî olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir" diyerek yapmıştır. İşte bu yüzden Türk Milleti, henüz 20 yıl önce “vatanı, bayrağı ve değerleri” için vermiş olduğu “İstiklâl ve istikbâl” savaşının yaralarını sarmamışken, komünizm sevdalılarına açık yüreklilikle tepki koyabilen Türk Milliyetçileri için "3 Mayıs 1944" yeni bir milat olmuştur.
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY13,366 次观看 • 1 个月前

2014 yılında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tensipleriyle, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından “Uyuşturucuya Hayır!” kampanyası başlatılmış; kampanyanın daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla “Ülkü Ocakları Uyuşturucu ile Mücadele Platformu” kurulmuştur. Genel Başkanımızın 2014 yılında verdiği talimatlar doğrultusunda, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Türk gençliğinin öncülüğünde hayata geçirilen bu anlamlı mücadele, ilk günkü kararlılık ve hassasiyetle sürdürülmektedir. Bu bağlamda; NOW TV’de yayınlanan “Yeraltı” adlı dizide verilen sosyal mesaj özellikle uyuşturucu bağımlılığının gençler arasında ciddi bir tehdit hâline geldiği ve kimi çevrelerde, hatta bazı otel partilerinde dahi aleniyet kazandığı bu günlerde son derece anlamlı ve yerinde bulunmuştur. Toplumsal bir yaraya dikkat çeken bu yaklaşım, kamuoyu nezdinde de değerli ve önemli bir duruş olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca; Sayın Genel Başkanımızın, söz konusu dizisinin başrol oyuncularından Uraz Kaygılaroğlu’nu arayarak, yapımın Türk gençliğine yönelik verdiği mesajlardan duyduğu memnuniyeti ifade etmesi ve kendisini tebrik etmesi bu çerçevede değerlendirilmelidir. Söz konusu tebrik; dizide ortaya konulan sosyal duyarlılığa, toplumsal sorumluluk bilincine ve sanat kabiliyetine yönelik bir takdir ve teşekkür mahiyetindedir. Konuyu farklı mecralara çekmek isteyenlerin, meselenin özünü ve verilen mesajın gençliğimiz açısından taşıdığı anlamı dikkate almaları yerinde olacaktır.
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY33,974 次观看 • 3 个月前

Milletin huzurunu bozarak, kendi geleceklerini kurtarmak için demokrasi kılıfı altında kaos planı öngörenleri millet nasıl algılayacak? Böylesi bir zihniyetin binlerce yıllık devlet geleneği olan bir milleti yönetebilmesi mümkün mü? Hukuksuzluğa ve acziyete sokakta kılıf aranır mı? Aransa da bulunur mu?
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY79,956 次观看 • 1 年前

Talat Paşa’nın Almanya’da suikast ile şehit olmasının ardından, Enver Paşa’nın Talat Paşa’nın eşi Hayriye Hanım’a Moskova’dan gönderdiği taziye mektubu. Aziz hanımefendi hazretleri, Şu satırları yazarken ne kadar derin bir teessür içinde bulunduğumu söylemeğe lüzum görmem. Kardeşim Sâi'nin zıyaiyle siz bir arkadaş kaybettiniz. Fakat bizler ümidimizi, memleketimizin ümid-i istikbalini kaybetmişe döndük. Neden böyle memlekete en ziyade yeniden can ve ruh verecek bir zamanda bizi bıraktı. Tabii o şimdi istirahat-ı ebedisinde bulunurken, onun geriye bıraktığı bütün elem, kaygu bizlerin boynumuza çökmüş bulunuyor. Kendimi teselli edemediğim için, sizi teselli edecek hiçbir söz bulamıyorum. Yalnızca Cenabı Hak, O yattıkça sizleri âfiyette daim etsin diyebileceğim. Sâi Bey, Hakkın takdiriyle sizi terketti ise yerine her zaman, her emirlerini ifâya hazır bir kardeşinin bulunduğunu unutmamanızı rica eder, cümlenizi Cenabı Hakkın sıyanetine tevdi eyler, arz-ı hürmet ederim efendim hazretleri. Enver Moskova, 28 Mart 1921
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY16,059 次观看 • 2 个月前

Endülüs'ün Çöküşünden 5 Dersle "800 Yıllık Medeniyet Nasıl Silinir?" 711'de Tarık bin Ziyad İberya'ya çıktı. 1492'de son sultan Gırnata'yı teslim etti. 800 yıllık bir medeniyetin son perdesi: Tavaif-i Mülük: Parçalanma Endülüs Halifeliği çöktüğünde 30'dan fazla küçük krallığa bölündü. Her biri birbirine düşman. Hristiyanlar tek tek yuttu. Ders: Parçalanma, düşmana sofra kurmaktır. Lüks ve Rehavet: Kurtuba dünyanın en gelişmiş şehriydi. Aydınlatılmış sokaklar, kütüphaneler, hamamlar. Ama konfor savaşma iradesini öldürdü. Ders: Refah rehavet doğurursa, refah kendi mezar kazıcısı olur. Düşmanı Küçümseme: Endülüs sultanları kuzeydeki Hristiyan krallıkları "barbar" olarak görüyordu. Bu "barbarlar" yavaş ama kararlı şekilde güneye ilerledi. Ders: Küçümsediğin düşman, seni yok edecek kadar güçlenebilir. Kuzey Afrika'dan Yardım Paradoksu: Murabıtlar ve Muvahhidler Kuzey Afrika'dan yardıma geldi ama her seferinde Endülüs'ü de kontrol altına aldı. Yardım alan bağımlı hale geldi. Ders: Dışarıdan gelen kurtarıcı, bir gün asıl düşmana dönüşür.
🇹🇷Prof. Dr. Ruhi ERSOY14,221 次观看 • 2 个月前