
Gıda Dedektifi
@gidadedektifi • 795,704 subscribers
Anlaşılması zor etiket devri bitti: Artık ingr ile basit! Google Play ve AppStore'dan indirin, ücretsiz deneyin! 📲 @ingrturkiye
Shorts
Videos

Bu görüntüler bugün bir influencer tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında çekilerek yayınlandı. Görüntülerde Testo Taylan isimli influencerın milletin vekilleri tarafından davet edildiği meclis lokantasında mercimek çorbası, ciğer şiş ızgara, kuzu külbastı, mantar soslu biftek, kavurmalı pide, mevsim salata ve vişneli tayfır isimli tatlının yer aldığı görülüyor. Görüntüler bununla da kalmıyor, influencer yediği yemeklerin fiyatlarını da paylaşarak milletle nasıl dalga geçileceğini gözler önüne seriyor. Milletin vekili olan fakat milletin yemediği yemekleri, milletin yiyemediği fiyatlara yiyip, bir de vatana millete hiçbir faydası olmayan influencerları meclise davet edip, onlara da bu ucuz yemeklerden yedirenlerin mercimek çorbasını sadece 30 liraya, bir kavurmalı pideyi 175 liraya, kuzu külbastıyı ise 275 liraya yediği anlaşılıyor. Vişneli tayfır olarak bilinen ve aslen bir İngiliz tatlısı olan fakat meclis lokantasında sadece 40 liraya satılarak büyük beğeni kazanan bu tatlıdan 8 tane yiyen influencerımız ise tüm bunlara sadece 2300 lira ödeyerek milletin vekilleri aracılığıyla millete gösteriş yapma görevini tamamlamış oluyor...
Gıda Dedektifi712,070 Aufrufe • vor 3 Tagen

Önce Çaykur, sonra Filiz... Firmaların üst üste ambalajlarından Türk ibarelerini çıkarması sosyal medyada tartışmaya sebep oluyor. İlk olarak geçtiğimiz haftalarda Çaykur markasıyla satılan Tirebolu çayında yer alan “%100 Türk Çayı” ifadeleri “Bizim Çayımız” ifadesiyle değiştirilmişti. Firma söz konusu yayınımızla ilgili yaptığı açıklamada hala Türk çayı kullandıklarını belirtmiş, farklı bir ülkenin çayının yer almadığını teyit etmişti. Fakat neden “%100 Türk çayı” ifadesini ambalajlarından kaldırdıklarını açıklamamıştı. Çaykur’un ardından şimdi Filiz markalı makarnalarda yer alan “%100 Türk buğdayı” ifadesinin kaldırılarak yerine “Türkiye’nin buğdayı” ifadelerinin getirildiği ve Türkiye haritasının kaldırıldığı görülüyor. Sosyal medyada tartışmaya yol açan bu değişiklikle ilgili firmadan bir açıklama gelmezken, Filiz makarnanın sahibi olan İtalyan – pardon İtalyalı (!) firma Barilla’nın Yunanistan’da Misko markasıyla sattığı ürünlerde “%100 Yunan Buğdayı” ifadeleri kullanmaya devam ettiği anlaşılıyor. Böylelikle firmaların bir anda Türk ifadelerini neden kaldırmaya başladığı sorusu bu anlamda da hala cevabını arıyor!
Gıda Dedektifi237,167 Aufrufe • vor 6 Tagen

Adana'daki bir lahmacuncu dün sosyal medyada işte bu görüntülerle gündem olmuştu! Bir annenin çocuğuna bir tane lahmacun istemesi üzerine 5 taneden az satmadığını söyleyerek küstah bir tavırla çocuğun yanında annesini aşağılayan esnafın tezgahı, Seyhan Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından böyle kaldırıldı! Olayın ardından açıklama yapan esnaf ise “normalde böyle bir şey söylemem, ben bu insanlara ekmek veriyorum. Garibandan para almam. Ekmeğimin peşindeyim. Olaydan hala üzgünüm, değişik sebepte yorumlara sebep olmuş, tezgahıma devam etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. Şahsın daha önce farklı profilde kişilere tek lahmacunu güle oynaya sattığı fakat gelen kişiyi “gariban” diye ifade etmesine rağmen kendisinden para aldığı da gözlerden kaçmadı! Benzer esnaflara ders olsun, tebrikler! Seyhan Belediyesi
Gıda Dedektifi1,190,634 Aufrufe • vor 3 Monaten

Günlerdir marketlerde ve balık pazarlarında dikkat çeken düşük palamut fiyatları sonunda birilerini rahatsız etti! Türk halkının yüksek protenli, omega-3 ve birçok önemli besin değerine sahip balık tüketmesinden rahatsız olan İstanbul Dembir isimli bir üretici birliği sosyal medya üzerinden balıkçılara “ekonomik kayıp yaşıyoruz” gerekçesiyle avlanmaya çıkmama çağrısı yaptı! “Bu av sezonunda Allah’ın bereketiyle denizlerde eşi görülmemiş bir palamut bolluğu yaşanıyor” diyerek söze başlayan sözde üreticiler birliği, Bu bereketi ise bakın nasıl kendi ceplerine bağladı! Denizden adeta fışkıran palamutların çokluğu sebebiyle fiyatların düştüğünden yakınan birlik, düşen fiyatlar karşısında tüketim arttığı için daha çok avlanması gerektiğini söylerek, fiyatları daha da düşürerek kısır bir döngüye girmemek üzere balıkçılara avlanmama çağrısı yaptı! Göz göre göre Türk toplumunun kaliteli protein ve yüksek besin değerine sahip balık tüketimini, üç kuruşluk hesaplarla baltalamaya çalışan bu zihniyet, bir de utanmadan bereketten bahsedip, sözde balıkçıları koruyor, tüketicilerin ise beslenme hakkı üzerinde adeta operasyon yapıyor... Bahsi geçen bu birliğin başındakilerle birlikte, bu birliğin tüketicilerin kaliteli beslenme hakkını gasp etmeye teşebbüs edenlerle ilgili acilen inceleme ve denetim başlatılması gerekiyor.
Gıda Dedektifi245,349 Aufrufe • vor 25 Tagen

Gıda Dedektifi Mobil uygulamasının tamamen yasal ve hukuki zeminde onaylanmış kitle fonlama sürecine çıkışını bir gofret zengininin telefonuyla engelleyenler, bugün ifade vermek üzere savcılığa gidiyorlar... O zaman bunların yaptıklarını milyonlara haykırdık, devlet kurumlarından, Maliye Bakanlığı'ndan, yetkilerden yardımlar istedik, sesimizi duyuramadık. Bugün yaşananlar, malumun ilanıdır. Buzdağının görünen kısmıdır. Musa Özsoy SPK
Gıda Dedektifi20,534 Aufrufe • vor 2 Tagen

Yayınlarımız sonrasında milyonlar Çaykur ve Filiz makarnanın ambalajlarındaki değişimi konuştu, Türk ifadelerinin kaldırılmasına tepkilerini dile getirdi, firmalara haklı tepkiler gösterdi ve sonunda her iki firma da aldığı karardan geri adım attı... Önce Çaykur yeni ambalajını sosyal medya hesabından paylaşırken, sonrasında da Filiz makarnadan açıklama geldi... Çaykur’un yaptığı paylaşımda Tirebolu 42 markasıyla satışa sunduğu çay ambalajından çıkarttığı “%100 Türk çayı” ifadesinin yeniden eklendiği görülürken, ambalajın da daha modern bir görünüme kavuştuğu ve ayrıca Türk bayrağının da yer aldığı bir görselin de eklendiği görülüyor. Diğer yandan İtalyan Barilla markasına ait Filiz makarna da yaptığı açıklamada ürünlerinde yerli buğday kullanımına devam edeceklerini ve bu haliyle ambalajdan kaldırdıkları “Türk buğdayı” ifadelerini yeniden ambalaja koyacaklarını dile getirdi... Tüketicilerden tepki çeken firmaların ardarda bu açıklamaları yapması sonrasında, bir kez daha yayınlarımız sonrasında gösterdiğiniz tepkilerin etkileri hızla ortaya çıkarken, Gıda Dedektifi olarak sadece ambalajlarda “Türk” ifadesinin yer almasının değil; yerli sermaye, yerli üretici ve Türk çiftçisinin kalkınmasına yönelik stratejik hamlelerin de önemini bir kez daha vurguluyoruz.
Gıda Dedektifi34,519 Aufrufe • vor 4 Tagen

"Bizi bu sefer idare edin!" İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin bir zabıta denetiminde sarf edilen bu sözlerin ardından tam bir gıda skandalı ortaya çıktı! Fakat artık neredeyse alıştığımız bu görüntüler bir yandan da zabıtaların ne sıklıkla ve ne caydırıcılıkla denetim yaptığını da tartışmaya açıyor. İşletme sahibinin "video çekmeyin" ısrarına rağmen denetimi gerçekleştiren Gaziosmanpaşa zabıta yetkilileri, işyerinin üretim kısmına geçtikçe ağır kokuyu almaya başlıyor. İşletmenin farklı bölümlerine geçtikçe yerlerde tutulan ve tüketime uygun olmayan, halk sağlığını tehdit edecek düzeyde bozulmuş etleri tespit eden zabıta sonunda imha etmeye karar veriyor. İşletme “kemikleri sabun üretimi için tutuyoruz” diyerek olaydan sıyrılmaya çalışsa da, o zaman kıyma makinesi burada ne arıyor diyerek sanki kendi ruhsat verdiği bir işyerine denetime değil, adeta keşfe çıkmış ve denetim yaparken kendisi bizden çok şaşıran zabıtaları kandıramıyor. Fakat sıkı durun, bu sefer bizi idare edin diyen işletmede yapılan denetim sonrasında belediyenin beyanına göre öyle 5-10 kilo değil; tam 15 ton bozulmuş et imhaya gönderiliyor! Bu örnek de halk sağlığıyla sadece oynayan değil, adeta dalga geçenlerin rahatlığını, profesyonelliğini, vurdumduymazlığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Gıda Dedektifi58,533 Aufrufe • vor 7 Tagen

Tam 6 yıl erteleme kararı sonrasında dün itibariyle yeni eğitim öğretim döneminde okullarda uygulanmaya başlanacak Okul Gıdası logosu uygulamasını önceki gün duyurmuştuk. Resmi Gazete’de de herhangi bir erteleme kararı gelmeyince kantinlerde abur cubur, dondurma görünümlü sütlü buzlar ve her türlü şekerlemenin satışının yasaklandığı uygulama resmen dün itibariyle yürürlüğe girmişti. Fakat daha ilk günden bu uygulamayla adeta dalga geçen, devlet kurumlarına ve kanunlara göz dağı veren görüntüler ortaya çıktı! Afyonkarahisar’da bulunan Atatürk İlkokulu’nda okulun neredeyse kapısına kadar dayanan Algida firmasının aracının içinden koli koli dondurulmuş palm yağlı ve aromalı buz ürünleri çıkarıldığı görüldü. Boykot döneminde algılarla karşımıza çıkan, yerli marka algısıyla satışlarını arttırmaya çalışan ve yasal düzenlemelere rağmen okulların kapılarına kadar araçlarını sokup, kantinlere koli koli mal indiren bu firmaya dur diyecek bir yetkili arıyoruz! Okul yönetiminin resmen göz yumduğu, velilerden gelen şikayetlere göre okulun bir çok temel ihtiyacının eksik olduğu fakat kantinlerde çocuklara yasal olarak satılamayacak ve çoğu boykot markalarının ürünleriyle dolu bu okulların acilen bakanlık tarafından denetlenmesi ve kanunların uygulanması için gereğinin yapılmasını istiyoruz. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı
Gıda Dedektifi500,520 Aufrufe • vor 1 Monat

Gıda Dedektifi durduk yerde pandemi döneminden fotoğraflar paylaşmaya başlamış, neydi öyle ya raflar boşalmıştı, makarna bulamıyorduk diyenleri duyar gibiyim. Fakat bir dakika… Burası makarna rafı değil, tarihler de Mart 2020’yi göstermiyor. Bu fotoğraf ekonominin altüst ettiği Türkiye’de bugün çekildi. 6 yıldır içeriklerini anlattığımız abur cubur raflarını görüyorsunuz. Migros’un önceki gün başlattığı ve herhangi bir alım sınırı koymadığı 1 alana, 1 bedava kampanyasından yararlanmak isteyen tüketiciler, bakkal ve büfeler; mağazalarda izdihama sebep oldu, raflar boşaldı, evlerde abur cubur dağları oluştu. 3000 liralık malı, 1500 liraya aldım diye paylaşım yapan bir tüketici ise her şeyin özetini çıkartmış oluyor… Ekonomi kötüyse, kim takar glikoz şurubunu, Ekonomi kötüyse, kim bakar palm yağına, Ekonomi kötüyse, karnımı doysun yeter… diyerek bugünü kurtarmaya çalışanlar maalesef orta ve uzun vadede uğrayacakları zarardan habersiz; firmaların stokları eritmesine, büyük kârlar yapmasına ve orta vadede yeni bağımlılar kazanmasına katkı sağlamış oluyor. #NeYediğiniziBilin
Gıda Dedektifi7,712,854 Aufrufe • vor 2 Jahren

Önceki haftalarda akıcı İngilizcesiyle Türkiye’nin gündemine gelen Gaziantep baklavacısı övgü üstüne övgü almıştı. Hem Gaziantep’in en önemli baklava üreticilerinden hem de lider ihracatçı konumunda olan Hamido Baklava’nın bu video sonrasında tanınırlığı Türkiye’de arttı... Tabi bunu fırsat bilen bir fırsatçı firma hemen harekete geçti ve boykot sebebiyle Türkiye’de zedelenen itibarını ve düşen satışlarını Hamido Baklava’nın övgüler alan üreticisiyle bir influencer tadında, samimiyetten uzak bir reklama dönüştürdü. Önünde onca emekle ürettiği, Antep fıstığının aroması değil, gerçek haline sahip ve öve öve bitiremediği baklava dururken, Hamido Baklava’nın bunu sırf para uğruna yapay aromalar, katkı maddeleri ve palm yağıyla üretilmiş bir bisküviye tercih ettiği gözler önüne serildi. Uzun süredir halk tarafından sevilen ve desteklenen eski futbolcuların ve yorumcuların samimiyetten uzak, kendilerine bile inandırıcı gelmeyen reklamlarından sonra bir baklava ustasının elinde gördüğümüz bu ultra işlenmiş endüstriyel ürünler ise bizlere paranın satın alabildiklerini bir kez daha göstermiş oldu.
Gıda Dedektifi117,883 Aufrufe • vor 20 Tagen

Geçen yıl bu zamanlar Dardanel ton balıklarının kg fiyatının 1000 liralara dayandığını söylemiştik. Geçen aylarda ise yine aynı ton balıklarının kg fiyatı tam 1700 liraları gördü... Geçen haftalarda yan yana duran iki ton balığının aralarındaki fiyat farkına dikkat çekmiş ve bunlar arasındaki fiyat farkının sebebini sormuştuk. Bugün ise bir takipçimiz tarafından Migros mağazasından gönderilen bu fotoğraf, aylardır fahiş fiyatlarla satılmaya çalışılan Dardanel ton balığı konservelerinde %45 oranında indirim yapıldığını gösteriyor. Bu indirime rağmen ürünlerin kg fiyatı ancak 1000₺’ye buluyor. Şimdi ise olayın vehametini daha iyi anlamak için biraz uzaklara, İngiltere’ye gidelim... Benzer şekilde okyanuslarda tutularak ithal edilen ton balıklarının İngiltere’deki marketlerde 145 gr’lık 4’lü paketlerde hem de zeytinyağlı çeşitlerinin sadece 2,49 £ yani yaklaşık 155 liraya satıldığını görüyoruz. Buna göre İngiltere’de zeytinyağlı ton balığı konservesinin kg fiyatı sadece 4,29 £ yani 62 kat kur farkı uygulandığında sadece 265 liraya geliyor! Belki inanması zor ama durum bu... Bir yanda İngiltere’de kilosu 265 liraya satılan zeytinyağlı ton balıkları, diğer yanda Türkiye’de kg fiyatı 2000 liraya yaklaşan ayçiçek yağlı ton balıkları... Şimdi soralım: İngiltere’de satılanlar ton balığı ise, Türkiye’de satılanlar ne balığı?
Gıda Dedektifi579,713 Aufrufe • vor 3 Monaten

Bu ürün görseli önceki gün bir takipçimiz tarafından ambalajındaki güvenlik önlemlerini gündeme getirmemiz için gönderilmişti. 100 gr’lık paketlerde 55₺’ye satışa sunulan bu ürünün paketine yerleştirilen çiple çalınmaması için korumaya alındığı görülüyor. Fakat biz bugün bu videoyu bunun için yapmıyoruz. Bunca paraya satılan, kg. fiyatı etle yarışan bu pastırma daha kırmızı görünsün diye renklendirilmiş. Evet, hem de bir böcekten elde edilen Karmin ile.. Nerede yazıyor göremiyorum diyenlere söyleyelim, zaten görmenizi istemiyorlar. Renklendirici yazıp yanına parantez içinde E120 yazınca oldu bittiye geliyor. Mevzuat da buna oyna, devam diyor. Bir böceğin salgısından değil, ta kendisinden elde edilen Karmin’in geleneksel ürünlerimizden pastırmada, sadece kırmızı renk vermesi için kullanılması ise maalesef gıda endüstrisinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Ürünü çalınmasın diye koruyan zihniyet, Geleneksel ürünlerimize bunu yaparken düşünmüyor. Peki ya tüketiciyi bu zihniyetten ne koruyacak? #NeYediğiniziBilin
Gıda Dedektifi5,285,720 Aufrufe • vor 3 Jahren

Önceki günlerde bir tüketicinin basına yaydığı belgelerle ortaya çıkan patojen bakteri skandalı gerek ulusal basında gerekse sosyal medyada geniş yankı buldu. Gıda Dedektifi’nin de yayınlarıyla milyonlara ulaştırdığı bu skandalla ilgili sosyal medyada tepkiler artınca Tarım ve Orman Bakanlığı konuyla ilgili marka vererek açıklama yapmış ve markanın ürünlerini geçen ay içinde toplattığını açıklamıştı. Firma ise açıklamasında kendi analizlerinde bir sorun görmediklerini dile getirerek özür bile dilemediği açıklamasıyla tepki çekmişti. Bu süreçte tamamen sessiz kalan satıcı market A101 ise sessizliğini önceki gün yaptığı indirimlerle bozdu! Her gün tonlarca meyvenin sebzenin fahiş fiyatlardan dolayı raflarda kalıp, çöpe atıldığı bir ortamda “bayram değil, seyran değil A101 neden %40 indirim yaptı” dedirtecek bu indirimleri takipçilerimizin katkısıyla mercek altına aldık. A101 mağazalarında satışa sunulan bu indirimli peynirlerin parti numaraları ve üretim tarihlerine bakıldığında, patojen bakteri tespit edilen peynirlerden farklı çeşit olmasına rağmen bu skandaldan sadece 17 gün sonra üretildiği ortaya çıkıyor. Firmanın ise ortada zehirlenme vakası ve bakanlığın resmi analizlerinin olduğu bir ortamda “bizim analizlerimiz temiz” diyerek olayı savuşturduğu düşünüldüğünde bu indirimli satılan peynirlerin de analiz edilmesi ve denetlenmesi gerekiyor. Peki bu peynirlerde analiz yapıldı mı? İşte bugün bu konuda bakanlıktan kamuyouna bir açıklama bekliyoruz.
Gıda Dedektifi404,990 Aufrufe • vor 3 Monaten

İzmir’in Buca ilçesinde faaliyet gösteren bir kumpircide yılbaşından önce kumpir yiyenlerde yaşanan zehirlenme vakaları ölümle sonuçlandı. Yeni Asir Gazetesi’nin haberine göre Şirinyer semtinde faaliyet gösteren Nar Field isimli işletmede yılbaşından hemen önce yaşanan zehirlenme vakalarında onlarca kişi hastanelik oldu. İşyeri sahiplerinin hesaplara 1000 lira göndererek olayı kapatmaya çalıştıkları iddialarının yanı sıra, işletmenin mühürlendiği bilgisi de veriliyor. Kafede kumpir yedikten sonra fenalaşarak hastaneye kaldırılan 60 yaşındaki Servet Polat ise hastanedeki tetkikler sonrasında eve gönderildikten bir süre sonra hayatını kaybetti. Torunu ve kızıyla söz konusu işletmede kumpir yiyen Servet Polat’ın Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nde yapılan müdahale sonrasında eve gönderildiği, gece durumu kötüleşen Polat’ın evinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bahar Zeyrek’in yaptığı açıklamada hastaneye giderken annesinin tansiyonunun düştüğü, iğne yapılarak taburcu edildiği ve evde sabaha karşı 4’te hayatını kaybettiğini beyan etti. Ulusal medyaya yansıyan bilgilere göre zehirlenen onlarca kişi olduğu, 15 kişinin Tarım il müdürlüğü’ne ve 2 kişinin ise emniyete şikayetçi olduğu aktarılıyor. Buna rağmen yaşanan ölümle ilgili otopsi raporunun henüz çıkmadığı ve ilgili kurumlardan herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılıyor.
Gıda Dedektifi2,410,849 Aufrufe • vor 1 Jahr

Murat Ülker'in oyunu bozuldu, Hak yerini buldu! Basın ve Spor Savcılığı'na verilen dilekçe ile 29 Mayıs'ta başlayan hukuksuzluk sona erdi. Gıda Dedektifi'ne uygulanan engelleme 260 gün sonra kaldırıldı! Gıda Dedektifi yayınları yeniden Türkiye'ye açıldı! Yeniden merhaba👋
Gıda Dedektifi895,399 Aufrufe • vor 8 Monaten

Sakarya Tarım İl Müdürlüğü bugün sosyal medya hesaplarından yaptığı bir duyuruda Sakarya’da içeriğinde domuz eti tespit edilen tam 2,6 ton – evet yanlış duymadınız tam 2,6 ton sucuğun imha edildiğini duyurdu! Görüntüler eşliğinde ve “denetimlerimiz aralıksız sürüyor” ifadeleriyle yapılan paylaşımda domuz eti tespit edilen 2,6 ton sucuğun satışa sunulmadan imha edildiği belirtildi. Söz konusu işletmenin ismi açıklanmazken, işletmeye para cezası uygulandığı, faaliyetine son verildiği ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi. Diğer yandan bakanlığın bu duyurudan sadece birkaç saat önce resmi web sitesinde güncellediği tağşiş listesinde ise 2,6 ton sucuğa domuz eti karıştıran sahtekar işletmenin ismi de ifşa edildi. Yayınlanan resmi tağşiş listesinde Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösterdiği beyan edilen işletmenin Etçiler Et Mamulleri isimli firmaya ait olduğu duyurulurken, domuz eti tespit edilen tonlarca sucuğun Hacı Kemal markasıyla satışa sunulduğu da yine bakanlık kayıtlarıyla ortaya çıktı! Skandalın duyurulması sonrasında söz konusu firmanın “%100 dana sucuk” diye satış yaptığı sosyal medya hesabını da kapatarak kayıplara karıştığı anlaşıldı. Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü
Gıda Dedektifi33,742 Aufrufe • vor 10 Tagen

Gördüğünüz bu mayonez, Migros mağazalarında private label yani özel markalı fason üretim modeliyle üretilerek Migros makasıyla satılıyor. Ürünü hemen yanındaki Tukaş markası kendi markasıyla ürettiği tesislerde üretiyor. Migros markalı mayonezin ön yüzünde “koruyucu içermez” ifadesi ise dikkat çekiyor. İşte bu ürün üzerinden bugün sizlerle gıda mühendisliğinin geldiği noktada bir mayoneze neler katılabileceğini birlikte göreceğiz. Altı üstü yumurta sarısı ve yağ, biraz da baharat katsalar… Yani bir mayonezde ne olabilir ki demeyin!? İlk olarak ürünün beklendiği gibi %64 oranında yağ içerdiğini, bunun de ayçiçek yağı olduğunu baştan söyleyelim. Diğer yandan mayonez denince olmazsa olmaz bileşenlerden yumurta sarısının üründe sudan daha az yer aldığını ve oranının tüketiciye beyan edilmediğini söyleyelim. Üründe ayrıca modifiye mısır nişastası, sofra şekeri yanı sıra, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici, antioksidan ve renklendirici katkı maddeleri yer aldığını da ekleyelim. Fakat ürünün son sıralarında, en etkili maddeler dikkatimizi çekiyor. Öyle ki, ürünün mayonez ve mayonezi oluşturan bileşenlerin tadının nereden geldiğini ortaya koyuyor. Belki inanmayacaksınız ama ürün içeriğinde sırasıyla sarımsak aroma vericisi, soğan aroma vericisi, limon aroma vericisi ve dahası mayonez aroma vericisi olduğu görülüyor. İnanamıyorsanız, bir daha dinleyin ve artık gıda endüstrisinin gittikçe normalleştirdiği bu illüzyondan uyanın.
Gıda Dedektifi676,868 Aufrufe • vor 6 Monaten

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dün güncellediği tağşiş listesinde yine birçok sahtekarlık tespit edildi. Yetersiz denetim ve caydırıcı olmayan cezalar sebebiyle, artık kamuoyunda da sıradan bir haberden öteye gidemeyen ve bakanlığın kendi sosyal medya hesaplarında sadece 200 küsür kişiye duyurabildiği domuz eti tespit edilen sucuklarla ilgili haberi dün yüzbinlere ulaştırdık! Fakat skandallar bununla bitmedi! Bakanlık Balıkesir, Kayseri, Bursa ve Kahramanmaraş’ta dört farklı işletmede üretilen lahmacun harcı, çiğ et, dana sucuk ve dana kıyma ürünlerinde tek tırnaklı eti yani at veya eşek eti tespit edildiğini duyurdu! Duyurulara göre Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde aynı kişiye ait Beyarslan ve Özarslan isimli firmaların ürettiği çiğ dana kıyma ve dana sucuk hamurundan tek tırnaklı eti çıktı! Balıkesir’in İvrindi ilçesinde faaliyet gösteren Lapan Et isimli tesiste üretilen Serdenet markalı dana kavurmadan da yine at veya eşek eti çıktığı tespit edildi. Diğer yandan Bursa’nın Osmangazi ilçesinde faaliyet gösteren Urfa Çınar Pide Salonu’nda satılan lahmacun harcında ve yine Bursa’nın Nilüfer ilçesinde faaliyet gösteren Namlı Et Tanzim markalı dana sucukta da tek tırnaklı eti bulunduğu duyuruldu. Son olarak Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren Ercan Usta Et Tanzim isimli işletmede de lahmacun harcında tek tırnaklı eti çıktı!
Gıda Dedektifi30,078 Aufrufe • vor 9 Tagen