Utku GÜNHAN's banner
Utku GÜNHAN's profile picture

Utku GÜNHAN

@Herbokolog_Utku17,964 subscribers

🇹🇷 Isviçre çakısı gibi çok yönlü olmayı yaşam felsefesi edinmiş birisi. Radikal fikirler belirttiği için birçok kesim tarafından sevilmez. Ege Ünv/Biyoloji

Shorts

İtalya rezalet bi kaldırım kültürüyle ünlü Avrupa'da. Ya hiç kaldırım yok, ya çok dar, ya da kaldırım üzerlerlerine araçlar park ediyor. Sizin eziklik psikolojisi gerçekten farklı bir boyuta...

İtalya rezalet bi kaldırım kültürüyle ünlü Avrupa'da. Ya hiç kaldırım yok, ya çok dar, ya da kaldırım üzerlerlerine araçlar park ediyor. Sizin eziklik psikolojisi gerçekten farklı bir boyuta...

88,563 次观看

Dostlar esenlikler, Bugün sizlere av hayvanının doğadan buzluğa kadar giden sürecini ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. 1- Av Etinin Temizlenmesi ve Taşınması Avın kalitesini ve lezzetini korumanın ilk adımı, doğru temizleme ve saklama işlemleriyle başlar. Avı gerçekleştirdikten sonra mümkün mertebe temiz bir zeminde çalışmaya başlamanız gerekir. Eğer imkanınız varsa, avı asarak işlemek çok daha rahat ve hijyenik olur. Hayvanın dış yüzeyi yani kılları, tüyleri ve derisi genellikle toprak, kan ve mikroplarla kaplı olabilir. Bu nedenle, dış yüzeye dokunduktan sonra etin iç kısımlarına temas etmeden önce mutlaka ellerinizi yıkamalı ya da eldiven kullanıyorsanız değiştirmelisiniz. Hayvanın derisini tuttuğunuz elinizle bıçak tuttuğunuz eli ayrı kullanmalısınız. Aynı şekilde bıçaklar, kesme tahtaları ve diğer ekipmanların temiz ve mümkünse dezenfekte edilmiş olması gerekir. Hayvanın iç organlarını çıkarırken dikkatli olunmalıdır. Mide veya bağırsakların zarar görmesi, içeriğindeki Escherichia coli gibi bakteriler nedeniyle eti fekal kontaminasyona maruz bırakabilir. Bu da hem etin kalitesini düşürür hem de sağlık açısından risk oluşturur. Bu yüzden bu işlemi yavaş ve kontrollü bir şekilde yapmak oldukça önemlidir. İşlemleri tamamladıktan sonra, eti bir an önce serin bir ortama almak gerekir. Özellikle sıcak havalarda taşınabilir bir soğutucu kullanmak ya da hemen eti serin bir yere taşımak etin güvenliği için zaruridir. +

Dostlar esenlikler, Bugün sizlere av hayvanının doğadan buzluğa kadar giden sürecini ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. 1- Av Etinin Temizlenmesi ve Taşınması Avın kalitesini ve lezzetini korumanın ilk adımı, doğru temizleme ve saklama işlemleriyle başlar. Avı gerçekleştirdikten sonra mümkün mertebe temiz bir zeminde çalışmaya başlamanız gerekir. Eğer imkanınız varsa, avı asarak işlemek çok daha rahat ve hijyenik olur. Hayvanın dış yüzeyi yani kılları, tüyleri ve derisi genellikle toprak, kan ve mikroplarla kaplı olabilir. Bu nedenle, dış yüzeye dokunduktan sonra etin iç kısımlarına temas etmeden önce mutlaka ellerinizi yıkamalı ya da eldiven kullanıyorsanız değiştirmelisiniz. Hayvanın derisini tuttuğunuz elinizle bıçak tuttuğunuz eli ayrı kullanmalısınız. Aynı şekilde bıçaklar, kesme tahtaları ve diğer ekipmanların temiz ve mümkünse dezenfekte edilmiş olması gerekir. Hayvanın iç organlarını çıkarırken dikkatli olunmalıdır. Mide veya bağırsakların zarar görmesi, içeriğindeki Escherichia coli gibi bakteriler nedeniyle eti fekal kontaminasyona maruz bırakabilir. Bu da hem etin kalitesini düşürür hem de sağlık açısından risk oluşturur. Bu yüzden bu işlemi yavaş ve kontrollü bir şekilde yapmak oldukça önemlidir. İşlemleri tamamladıktan sonra, eti bir an önce serin bir ortama almak gerekir. Özellikle sıcak havalarda taşınabilir bir soğutucu kullanmak ya da hemen eti serin bir yere taşımak etin güvenliği için zaruridir. +

88,240 次观看

Aracımla akşam Tırnova'ya doğru ilerlerken Şıpka geçidine geldim. Burası 93 harbinde bizim için kilit noktaydı. O sebeple gece geçip gitmek istemedim. Shipka-Dovrovo arasında geceyi geçirmek için zar zor bir yere girdim. Hava 0 dereceye yakın ve yağışlı. Öyle bir yere girdim ki, bir şey olsa asfalt yola çıkmam en erken yarım saatimi alır. Yola daha yakın yerler insan açısından güvenli değildi, bulunduğum yer ise ayılar açısından güvenli değil. Ben ikincisini tercih ettim. İnstagram hikayelerim birer gün geriden geliyor. Mesajlara çok bakamıyorum. Güncelleme geçmek istedim.

Aracımla akşam Tırnova'ya doğru ilerlerken Şıpka geçidine geldim. Burası 93 harbinde bizim için kilit noktaydı. O sebeple gece geçip gitmek istemedim. Shipka-Dovrovo arasında geceyi geçirmek için zar zor bir yere girdim. Hava 0 dereceye yakın ve yağışlı. Öyle bir yere girdim ki, bir şey olsa asfalt yola çıkmam en erken yarım saatimi alır. Yola daha yakın yerler insan açısından güvenli değildi, bulunduğum yer ise ayılar açısından güvenli değil. Ben ikincisini tercih ettim. İnstagram hikayelerim birer gün geriden geliyor. Mesajlara çok bakamıyorum. Güncelleme geçmek istedim.

62,562 次观看

Tüm bu işlemleri bitirdikten sonra av sezonu hâlâ açık olduğu için İzmir'deki evimden ayrılıp için Bursa'ya ailemin yanına gittim. İstediğim alkol seviyesine ulaşabilmem için fermentasyonun uygun koşullar altında ortalama 3-4 hafta sürmesi gerekiyordu zaten. Ocak ayı olduğu için kaloriferi vs o odada açık bırakıp gitmiştim. Bu sürede perde de hiç açılmadı. Yaklaşık 1 ay sonra tekrardan evime döndüm. Hava kilidindeki su seviyelerinin eşitlendiğini fark ettim. Bu, içerde artık gaz birikmediğini ve dolayısıyla fermantasyonun durmuş olabileceğini gösteriyordu. (Tabii fermenterde bir kaçak yoksa.) Bu aşamada fermentasyonun bittiğini doğrulamak için hidrometrem ile ölçüm yapmam gerekiyordu. Ölçüm almadan önce kullanacağım tüm ekipmanı sanite ettim. Ölçüm yaptım ve mayaların şekerin büyük kısmını alkole dönüştürdüğünü, yani fermantasyonun başarıyla tamamlandığını gördüm. Yine de emin olmak için kapağı tekrar kapattım, 2–3 gün bekledim ve ikinci bir ölçüm yaptım. Değer değişmediği için fermantasyonun tamamen bittiğinden emin oldum. Ölçtüğüm değer 1.008 idi. Formül neydi? Alkol yüzdesi = (İlk gravite− Son gravite) × 131.25 Yani benim değerlerim için (1.130 − 1.008) × 131.25 = %16.012! Tam istediğim değeri yakaladım. Artık %16 alkol oranına sahip bal şarabımız teknik olarak hazır. Peki işlemler burada bitti mi? Henüz değil. Sırada şarabı stabil hale getirmek ve son haline ulaştırmak için birçok adım daha var. Koruyucu eklemek, jelatinle çökeltme sağlamak, cold crash yöntemiyle berraklaştırmak, temiz kaba aktarmak, isteğe bağlı olarak aroma eklemek, ardından şişeleme ve etiket basımı gibi aşamalarla süreç devam ediyor.

Tüm bu işlemleri bitirdikten sonra av sezonu hâlâ açık olduğu için İzmir'deki evimden ayrılıp için Bursa'ya ailemin yanına gittim. İstediğim alkol seviyesine ulaşabilmem için fermentasyonun uygun koşullar altında ortalama 3-4 hafta sürmesi gerekiyordu zaten. Ocak ayı olduğu için kaloriferi vs o odada açık bırakıp gitmiştim. Bu sürede perde de hiç açılmadı. Yaklaşık 1 ay sonra tekrardan evime döndüm. Hava kilidindeki su seviyelerinin eşitlendiğini fark ettim. Bu, içerde artık gaz birikmediğini ve dolayısıyla fermantasyonun durmuş olabileceğini gösteriyordu. (Tabii fermenterde bir kaçak yoksa.) Bu aşamada fermentasyonun bittiğini doğrulamak için hidrometrem ile ölçüm yapmam gerekiyordu. Ölçüm almadan önce kullanacağım tüm ekipmanı sanite ettim. Ölçüm yaptım ve mayaların şekerin büyük kısmını alkole dönüştürdüğünü, yani fermantasyonun başarıyla tamamlandığını gördüm. Yine de emin olmak için kapağı tekrar kapattım, 2–3 gün bekledim ve ikinci bir ölçüm yaptım. Değer değişmediği için fermantasyonun tamamen bittiğinden emin oldum. Ölçtüğüm değer 1.008 idi. Formül neydi? Alkol yüzdesi = (İlk gravite− Son gravite) × 131.25 Yani benim değerlerim için (1.130 − 1.008) × 131.25 = %16.012! Tam istediğim değeri yakaladım. Artık %16 alkol oranına sahip bal şarabımız teknik olarak hazır. Peki işlemler burada bitti mi? Henüz değil. Sırada şarabı stabil hale getirmek ve son haline ulaştırmak için birçok adım daha var. Koruyucu eklemek, jelatinle çökeltme sağlamak, cold crash yöntemiyle berraklaştırmak, temiz kaba aktarmak, isteğe bağlı olarak aroma eklemek, ardından şişeleme ve etiket basımı gibi aşamalarla süreç devam ediyor.

47,099 次观看

Şimdi diğer bir adıma geçiyoruz. Bu aşamada şarabımı mikrobiyolojik olarak stabilize etmek için potasyum metabisülfit (PMS) ve potasyum sorbat (E202) kullandım. Metabisülfit, ortamda kalan mikroorganizmaları baskılayarak oksidasyonu engeller; potasyum sorbat ise özellikle fermantasyondan sonra aktif kalabilecek mayaların yeniden çoğalmasını önler. Önce bu maddeleri sanite ettiğim bir PET şişeye koydum, üzerine şarabımdan bir miktar ekleyip çalkalayarak tamamen çözündürdüm. Ardından bu karışımı şarabın içine döküp iyice karıştırdım. Böylece katkılar homojen dağıldı ve aynı zamanda şarabın içinde çözünmüş halde kalan gazın bir kısmı da dışarı çıkmış oldu.

Şimdi diğer bir adıma geçiyoruz. Bu aşamada şarabımı mikrobiyolojik olarak stabilize etmek için potasyum metabisülfit (PMS) ve potasyum sorbat (E202) kullandım. Metabisülfit, ortamda kalan mikroorganizmaları baskılayarak oksidasyonu engeller; potasyum sorbat ise özellikle fermantasyondan sonra aktif kalabilecek mayaların yeniden çoğalmasını önler. Önce bu maddeleri sanite ettiğim bir PET şişeye koydum, üzerine şarabımdan bir miktar ekleyip çalkalayarak tamamen çözündürdüm. Ardından bu karışımı şarabın içine döküp iyice karıştırdım. Böylece katkılar homojen dağıldı ve aynı zamanda şarabın içinde çözünmüş halde kalan gazın bir kısmı da dışarı çıkmış oldu.

45,040 次观看

"Silah sadece askerle poliste olur kardeşim gerekirse onlar sizi korur." O sırada ışınlanma gücü olmayan kolluk kuvvetlerinin, OLAY YERİNDE olduğu halde koruyamadığı bilmem kaç milyonuncu vatandaş ve kızı:

"Silah sadece askerle poliste olur kardeşim gerekirse onlar sizi korur." O sırada ışınlanma gücü olmayan kolluk kuvvetlerinin, OLAY YERİNDE olduğu halde koruyamadığı bilmem kaç milyonuncu vatandaş ve kızı:

12,396 次观看

Dolaba gönderirken soldaki gibi olan şarabım, bir hafta sonra eve geldiğimde beni şu şekilde temizlenmiş olarak karşıladı. (Soğuktan dolayı videoda çiğil bulanıklık hakim. Oda sıcaklığında birkaç gün beklediğinde tamamen berrak haline döndü.) Evet, bu satırları yazdığım günü sonunda yakaladık. Bugün büyük fermenterdeki sek şarabın tüketime hazır şekilde şişeleme günü, küçük fermenterdekileri ise tek bir yerde temize çekilip birkaç haftalığına aroma verme işleminin uygulanacağı gün. Bundan sonraki tweetler, bu işlemler gerçekleştikçe anlık olarak gelecek. Süreci ve sonucu merak ediyorsanız takip edebilirsiniz. Herhangi bir sorunuz olursa da vakit buldukça cevaplamaktan mutluluk duyarım.

Dolaba gönderirken soldaki gibi olan şarabım, bir hafta sonra eve geldiğimde beni şu şekilde temizlenmiş olarak karşıladı. (Soğuktan dolayı videoda çiğil bulanıklık hakim. Oda sıcaklığında birkaç gün beklediğinde tamamen berrak haline döndü.) Evet, bu satırları yazdığım günü sonunda yakaladık. Bugün büyük fermenterdeki sek şarabın tüketime hazır şekilde şişeleme günü, küçük fermenterdekileri ise tek bir yerde temize çekilip birkaç haftalığına aroma verme işleminin uygulanacağı gün. Bundan sonraki tweetler, bu işlemler gerçekleştikçe anlık olarak gelecek. Süreci ve sonucu merak ediyorsanız takip edebilirsiniz. Herhangi bir sorunuz olursa da vakit buldukça cevaplamaktan mutluluk duyarım.

31,422 次观看

İlk gördüğümde şaka ve parodi sanıp güldüm fakat değilmiş. Akıl tutulması resmen. Avlanıp sayısının kontrol altına alınması hem tarımsal hem de ekolojik açıdan ZARURİ bir hayvana "çocuk" demişler. 1 milyondan fazla takipçisi olan bir şahıs tarafından hem de. Bu lobi sandığımızdan da büyük. Deli paralar dönüyor... Aşağıya bir tweet bağlantısı bırakıyorum yine konu ile alakalı.

İlk gördüğümde şaka ve parodi sanıp güldüm fakat değilmiş. Akıl tutulması resmen. Avlanıp sayısının kontrol altına alınması hem tarımsal hem de ekolojik açıdan ZARURİ bir hayvana "çocuk" demişler. 1 milyondan fazla takipçisi olan bir şahıs tarafından hem de. Bu lobi sandığımızdan da büyük. Deli paralar dönüyor... Aşağıya bir tweet bağlantısı bırakıyorum yine konu ile alakalı.

26,517 次观看

Bu platformdan tanıştığım en tuhaf insan olan Tuğçe ile buluşmamız yılbaşı gecesine denk geldi. Tuhaf bir gündü o yüzden o günü buraya da not düşmek istedim. İki dinsiz olarak en günah dolu planı yaparak avladığım yaban domuzunu ve evde yaptığım şarabı yükleyip allahın unuttuğu bir dağın zirvesine karda vakit geçirmeye gittik. Yol boyunca yukarı çıkarken kar seviyesi git gide yükseldi ve kar görmeye gelmiş araziye uygun olmayan binek araçlar azalıp yok oldu. Dağın kuş uçmaz kervan geçmez bir noktasına vardığımızda, emektar arabam ‘çat!’ dedi ve biranda aks kırıldı ve araç dağın başında kızla beni mahsur bıraktı (tüh). Yine de son bir çaba ile trank-trunk sesleri eşliğinde arabayı 50 metre daha ilerletip sote bir yere çekebildim. Arabamın 20 küsür yıllık yorgunluğuyla gevşeyen torpido kendi kendine açılarak içindeki miğfer ile bizi göz göze getirerek son vedasını etti, adeta ‘Kardeşim, bu sefer benlik değil. Hakkını helal et,’ diyordu. Ben “Bu araba arazi aracı, neden böyle çatırt diye dağıldı? Buradan nasıl ineriz, bu kız şimdi panikleyecek mi yoksa bana güvenip ortama uyum mu sağlayacak?” diye düşünüp çözüm ararken, yanımdaki Balıkesirli’nin umurunda bile değildi. İşten çıkıp yorgun argın gelirken üşenmeden pasta yapmış ve getirmişti. Ben arabayla uğraşırken yanıma gelip anırarak kahkaha atıyor, bir yandan da ağzıma pasta tıkıyordu. Bizim felsefe bölüm birincisi filozomuzun olumsuzluklara karşı bu kadar rahat ve umursamaz olması, Nejat İşler’in hayatı ciddiye almamayı fazla ciddiye alma felsefesine bile taş çıkartırdı. Ben Edd Stafford gibi bir hayatta kalma öyküsü yazmaya hazırlanıyordum o ise ateşin başında Halil İbrahim sofrası kurmuş, sarhoş kahkahalarıyla karların arasında eğleniyordu. Arabayı zaten kıyamet senaryoları için düzenlemiştim. Dolayısıyla, aslında mahsur kalmış gibi de değildik. Yine de o gece garip, komik ve tuhaf bir anı olarak hafızama kazındı. Sabaha karşı arabamla vedalaşmak zorunda kaldım. Bu sırada tuğçe yıllardır yanında taşıdığı, kendisine koruma sağladığına inandığı faresini (kendisi fare diyor ama sıçan gibi su şişesinden hallice canavarımsı bir şeyi her gün çantasında taşıyormuş) arabayı emanet etmem için bana verdi. İki allahsız, bir oyuncak fareye arabayı emanet edip, bizi almaya gelen agalarımla medeniyete geri döndük. Allah Nûr Sûresi 44. Ayette "şüphesiz hakikatı gören gözlere sahip olanlar için mutlak bir ibret vardır." Der. Biz hakikati pek görmedik galiba tüm günahlara kaldığımız yerden devam edeceğiz gibi duruyor. Çekici aracı için pek çıkılacak bir yer değil. Mecbur yeni aks sipariş edip peder bey ile çıkıp dağın başında değiştireceğim. Onu da ayrı bir deneyim olarak yaşayıp videosunu buraya eklerim artık.

Bu platformdan tanıştığım en tuhaf insan olan Tuğçe ile buluşmamız yılbaşı gecesine denk geldi. Tuhaf bir gündü o yüzden o günü buraya da not düşmek istedim. İki dinsiz olarak en günah dolu planı yaparak avladığım yaban domuzunu ve evde yaptığım şarabı yükleyip allahın unuttuğu bir dağın zirvesine karda vakit geçirmeye gittik. Yol boyunca yukarı çıkarken kar seviyesi git gide yükseldi ve kar görmeye gelmiş araziye uygun olmayan binek araçlar azalıp yok oldu. Dağın kuş uçmaz kervan geçmez bir noktasına vardığımızda, emektar arabam ‘çat!’ dedi ve biranda aks kırıldı ve araç dağın başında kızla beni mahsur bıraktı (tüh). Yine de son bir çaba ile trank-trunk sesleri eşliğinde arabayı 50 metre daha ilerletip sote bir yere çekebildim. Arabamın 20 küsür yıllık yorgunluğuyla gevşeyen torpido kendi kendine açılarak içindeki miğfer ile bizi göz göze getirerek son vedasını etti, adeta ‘Kardeşim, bu sefer benlik değil. Hakkını helal et,’ diyordu. Ben “Bu araba arazi aracı, neden böyle çatırt diye dağıldı? Buradan nasıl ineriz, bu kız şimdi panikleyecek mi yoksa bana güvenip ortama uyum mu sağlayacak?” diye düşünüp çözüm ararken, yanımdaki Balıkesirli’nin umurunda bile değildi. İşten çıkıp yorgun argın gelirken üşenmeden pasta yapmış ve getirmişti. Ben arabayla uğraşırken yanıma gelip anırarak kahkaha atıyor, bir yandan da ağzıma pasta tıkıyordu. Bizim felsefe bölüm birincisi filozomuzun olumsuzluklara karşı bu kadar rahat ve umursamaz olması, Nejat İşler’in hayatı ciddiye almamayı fazla ciddiye alma felsefesine bile taş çıkartırdı. Ben Edd Stafford gibi bir hayatta kalma öyküsü yazmaya hazırlanıyordum o ise ateşin başında Halil İbrahim sofrası kurmuş, sarhoş kahkahalarıyla karların arasında eğleniyordu. Arabayı zaten kıyamet senaryoları için düzenlemiştim. Dolayısıyla, aslında mahsur kalmış gibi de değildik. Yine de o gece garip, komik ve tuhaf bir anı olarak hafızama kazındı. Sabaha karşı arabamla vedalaşmak zorunda kaldım. Bu sırada tuğçe yıllardır yanında taşıdığı, kendisine koruma sağladığına inandığı faresini (kendisi fare diyor ama sıçan gibi su şişesinden hallice canavarımsı bir şeyi her gün çantasında taşıyormuş) arabayı emanet etmem için bana verdi. İki allahsız, bir oyuncak fareye arabayı emanet edip, bizi almaya gelen agalarımla medeniyete geri döndük. Allah Nûr Sûresi 44. Ayette "şüphesiz hakikatı gören gözlere sahip olanlar için mutlak bir ibret vardır." Der. Biz hakikati pek görmedik galiba tüm günahlara kaldığımız yerden devam edeceğiz gibi duruyor. Çekici aracı için pek çıkılacak bir yer değil. Mecbur yeni aks sipariş edip peder bey ile çıkıp dağın başında değiştireceğim. Onu da ayrı bir deneyim olarak yaşayıp videosunu buraya eklerim artık.

19,851 次观看

Bendeki keyif pezevenkliği çok başka bi boyuta ulaştı yeminle. Mutlu pazarlar herkese...

Bendeki keyif pezevenkliği çok başka bi boyuta ulaştı yeminle. Mutlu pazarlar herkese...

16,750 次观看

Günde en az 3 litre su içmeyi ve evde tetik düşürmeden önce fişek yatağını kontrol etmeyi unutmayın :)

Günde en az 3 litre su içmeyi ve evde tetik düşürmeden önce fişek yatağını kontrol etmeyi unutmayın :)

22,483 次观看

Videos

Herbokolog_Utku's profile picture

Tüm bu işlemleri bitirdikten sonra av sezonu hâlâ açık olduğu için İzmir'deki evimden ayrılıp için Bursa'ya ailemin yanına gittim. İstediğim alkol seviyesine ulaşabilmem için fermentasyonun uygun koşullar altında ortalama 3-4 hafta sürmesi gerekiyordu zaten. Ocak ayı olduğu için kaloriferi vs o odada açık bırakıp gitmiştim. Bu sürede perde de hiç açılmadı. Yaklaşık 1 ay sonra tekrardan evime döndüm. Hava kilidindeki su seviyelerinin eşitlendiğini fark ettim. Bu, içerde artık gaz birikmediğini ve dolayısıyla fermantasyonun durmuş olabileceğini gösteriyordu. (Tabii fermenterde bir kaçak yoksa.) Bu aşamada fermentasyonun bittiğini doğrulamak için hidrometrem ile ölçüm yapmam gerekiyordu. Ölçüm almadan önce kullanacağım tüm ekipmanı sanite ettim. Ölçüm yaptım ve mayaların şekerin büyük kısmını alkole dönüştürdüğünü, yani fermantasyonun başarıyla tamamlandığını gördüm. Yine de emin olmak için kapağı tekrar kapattım, 2–3 gün bekledim ve ikinci bir ölçüm yaptım. Değer değişmediği için fermantasyonun tamamen bittiğinden emin oldum. Ölçtüğüm değer 1.008 idi. Formül neydi? Alkol yüzdesi = (İlk gravite− Son gravite) × 131.25 Yani benim değerlerim için (1.130 − 1.008) × 131.25 = %16.012! Tam istediğim değeri yakaladım. Artık %16 alkol oranına sahip bal şarabımız teknik olarak hazır. Peki işlemler burada bitti mi? Henüz değil. Sırada şarabı stabil hale getirmek ve son haline ulaştırmak için birçok adım daha var. Koruyucu eklemek, jelatinle çökeltme sağlamak, cold crash yöntemiyle berraklaştırmak, temiz kaba aktarmak, isteğe bağlı olarak aroma eklemek, ardından şişeleme ve etiket basımı gibi aşamalarla süreç devam ediyor.

Utku GÜNHAN

47,099 次观看 • 1 年前

没有更多内容可加载