
İş Dünyası Kitapları
@IsKitaplari • 136,918 subscribers
İş dünyası, liderlik, ekonomi, başarı ve hayat üzerine en güçlü kitaplardan seçilmiş fikirler. Yoğun insanlar için kısa, etkili, öğretici içerikler. Kitaplar 📚
Shorts
Videos

Mark Zuckerberg az önce internette insan bağının ölümünü anlattı ve kimse dönüp bakmadı. Tek bir cümle. On beş yıllık aşınma, on iki kelimeye sığdı. Mark Zuckerberg: “Sosyal medya başlangıçta insanların ağırlıklı olarak arkadaşlarıyla etkileşim kurduğu bir yerdi. Ve şimdi… en azından içeriğin yarısı, insanların içerik üreticileriyle etkileşim kurmasından ibaret.” Eskiden telefonunu açtığında arkadaşlarının ne yaptığını görürdün. Şimdi açtığında yabancıları izliyorsun. Bunu sen seçmedin. Senin yerine algoritma seçti. Arkadaşlarını, optimize edilmiş yabancılarla karşılaştırdı. Arkadaşların kaybetti. Her seferinde. Daha iyi ışığı olan, daha iyi zamanlaması olan ve daha iyi “kanca”ya sahip bir yabancı, seni seni seven birinden üç saniye daha uzun tuttu. Ve algoritma, en yakın arkadaşının düğün fotoğraflarını, hiç tanımadığın Dubai’deki birinin yemek videosunun altına gömdü. Sen de o yemek videosunu izledin. İlk değişim buydu. Arkadaşlar, yabancılarla yer değiştirdi. Neredeyse fark etmedin. İkincisi ise çoktan başladı. Eğer algoritma zaten yabancıların gerçek ilişkilerinden daha iyi performans gösterdiğini kanıtladıysa ve yapay zekâ artık yaşayan herhangi bir insandan daha ilgi çekici bir “yabancı” üretebiliyorsa, geriye kalan hesap kendini tamamlar. Yapay zekânın kötü haftası yoktur. Dikkatsiz bir şey paylaşıp algoritmanın gözünden düşmez. Tükenmez. Her kelime ayarlanmış. Her kare optimize edilmiş. Her duraksama, parmağını kaydırmaman için tam doğru aralıkta yerleştirilmiş. Bununla rekabet eden bir insan içerik üreticisi, matbaanın icat edildiği bir dünyada taş tabletlere yazı kazıyan biri gibidir. Ekonomi zaten eşit değil. Bir insanın kiraya, uykuya ve motivasyona ihtiyacı vardır. Makinenin ihtiyacı olan tek şey elektriktir. Mükemmel içerik üretmenin maliyeti sıfıra yaklaştığında, akışın içi var olmayan yüzlerle dolacak. Tanıdık gelen seslerle. Sana güven hissi verecek kadar sana benzeyen fikirlerle. Sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi hissettiren, sıfırdan inşa edilmiş kişiliklerle. Geçişin ne zaman olduğunu fark etmeyeceksin. Zaten mesele bu. Akış, dikkatini çeken şeyin bir nabzı olup olmadığını umursamaz. Orada kalıp kalmadığını umursar. Ve seni senden daha iyi tanıyan bir makine, seni her zaman bir insandan daha uzun süre tutacaktır. Bu bir uyarı değil. Yarısı zaten gerçekleşti. Arkadaşlarını yabancılara kaptırdın ve fark etmedin. Yabancıları da makinelere kaptıracaksın ve onlara “arkadaş” diyeceksin. Başka bir uygulamada, başka bir sekmede, şu anda bulunduğun odada, seni gerçekten tanıyan biri bir an yaşıyor. Senin asla göremeyeceğin bir an. Paylaşmayı bıraktıkları için değil. Sen artık orada olmadığın için.
İş Dünyası Kitapları157,873 Aufrufe • vor 3 Monaten

Bu TED Konuşması Hayatımı Değiştirdi 16 yaşındayken, okulda kimsenin dinlemediği o çocuktum. Sınıfta bir şey söylerdim… Sessizlik. İki dakika sonra bir başkası aynı şeyi söylediğinde ise herkes tepki verirdi. Bunun özgüvenle ilgili olduğunu düşündüm. Kişilik meselesi sandım. Bazı insanların bir odayı etkileme yeteneğiyle doğduğuna ve benim de onlardan biri olmadığıma inandım. Ama tamamen yanılıyordum. Sonra bu TED konuşmasıyla tanıştım. 🎙️ İnsan Sesinin Gücü Julian Treasure, kariyerini dünyadaki en güçlü araçlardan birini incelemeye adadı: insan sesi. Ne müzik, ne makineler… Her gün kullandığımız ama nasıl kullanmamız gerektiği neredeyse hiç öğretilmeyen o eşsiz araç. Bu konuşma, geçmişte yaptığım tüm konuşmaları yeniden değerlendirmeme neden olan güçlü bir çerçeve sundu. ❌ Konuşmanın Yedi Ölümcül Günahı Julian Treasure, insanların daha ilk cümlelerini tamamlamadan dinleyicilerin ilgisini kaybetmesine neden olan yedi alışkanlığı şöyle sıralıyor: 1. Dedikodu (Gossip) – Güvenilirliğinizi zedeler. 2. Yargılama (Judging) – İnsanları sizden uzaklaştırır. 3. Negatiflik (Negativity) – Enerjiyi düşürür. 4. Sürekli Şikâyet (Complaining) – Dinleyiciyi yorar. 5. Bahaneler (Excuses) – Sorumluluktan kaçındığınızı gösterir. 6. Abartı (Exaggeration) – Gerçeği çarpıtarak güveni sarsar. 7. Dogmatizm (Dogmatism) – Görüşleri tartışılmaz gerçekler gibi sunmak. Çoğu insan bu hatalardan en az üçünü her gün yapar; bazıları ise öğle yemeğine kadar yedisini birden sergiler. 🔊 Asıl Rakibimiz: Gürültü Bu konuşmada beni en çok etkileyen nokta, bu “günahlar” listesi değil, her konuştuğumuzda aslında neyle rekabet ettiğimizi fark etmemdi: Gürültü. Açık ofisler, akustik yerine estetiğe odaklanan restoranlar, sürekli dikkatimizi bölen telefonlar… Böylesine yoğun bir gürültü ortamında sözlerimizi gönderiyor ve neden istediğimiz etkiyi yaratmadığını merak ediyoruz. Sorun çoğu zaman ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizdir. 🌟 Etkili Konuşmanın Anahtarı: HAIL Julian Treasure, etkili iletişimin temelini tek bir kelimeyle özetler: HAIL H – Honesty (Dürüstlük): Gerçeği söylemek. A – Authenticity (Özgünlük): Kendin olmak. I – Integrity (Bütünlük): Sözünle davranışının uyumlu olması. L – Love (Sevgi): Karşındakinin iyiliğini gerçekten istemek. Buradaki sevgi, romantik bir anlam taşımaz; karşınızdaki kişi için içtenlikle iyi dileklerde bulunmaktır. Birine gerçekten iyilik dileğinde bulunduğunuzda, onu yargılamanız neredeyse imkânsız hale gelir. 🧰 Sesimizin Gizli Araç Kutusu Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri de “araç kutusu”dur. Çoğu insanın varlığından bile haberdar olmadığı bu unsurlar şunlardır: Register (Ses Aralığı) Timbre (Tını) Prosody (Ezgi ve Vurgu) Pace (Konuşma Hızı) Silence (Sessizlik) Pitch (Perde) Volume (Ses Seviyesi) Bunlar sahne numaraları değil, her birimizin içinde bulunan ve çoğu zaman bilinçsizce kullandığımız enstrümanlardır. Örneğin araştırmalar, insanların daha kalın ses tonuna sahip politikacılara oy verme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni politikaları değil, derin ses tonunun bilinçaltında otorite ve güven hissi uyandırmasıdır. Yani sesimiz, söylediğimiz kelimelerden önce insanların sinir sistemine ulaşır. 🎯 Gerçek Sorun Özgüven Değildi 16 yaşındaki ben, özgüven eksikliği yaşamıyordu. Sadece sahip olduğu araç kutusunun farkında değildi. Hiç kimse bize sesimizin bir enstrüman olduğunu öğretmedi. Sessizliğin bazen kelimelerden daha güçlü olabileceğini söylemedi. Ve en önemlisi, bir şeyi nasıl söylediğimizin, insanların o mesajı nasıl hissettiğini kökten değiştirdiğini anlatmadı. İletişim üzerine en önemli TED konuşmalarından biri, aslında ne söylediğinizle ilgili değildir. Bu konuşma, hayatınız boyunca sesinizle yaptığınız ama belki de hiç farkına varmadığınız her şeyle ilgilidir. 🎤 Çünkü sesiniz, dünyayla kurduğunuz en güçlü bağdır.
İş Dünyası Kitapları23,183 Aufrufe • vor 3 Monaten

Para kazanma bir nasip işidir! Katılıyor musunuz? İnsta: Ahkamkestim'den
İş Dünyası Kitapları50,769 Aufrufe • vor 9 Monaten

İstanbul’un En Büyük Kitabevi Penguen İçerenköy 5000 metrekarelik alanıyla “İstanbul’un en büyük kitabevi” olan Penguen’de iki yüz elli bin çeşidin üzerinde kitap, kırtasiye, hediyelik eşya ve oyuncak çeşitleri yer almakta. Harika bir yer olmuş tebrikler! Penguen Kitabevleri
İş Dünyası Kitapları112,170 Aufrufe • vor 2 Jahren

ONE BATTLE AFTER ANOTHER Savaş Üstüne Savaş Bu gece 6 Oscar kazandı. . En İyi Film . En İyi Yönetmen . En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Sean Penn) . En İyi Uyarlanmış Senaryo . En İyi Düzenleme . En İyi Oyuncu Seçimi 🎬 ONE BATTLE AFTER ANOTHER (Savaş Üstüne Savaş) Paul Thomas Anderson tarafından yazılıp yönetilen film, politik gerilim ve aksiyon unsurlarını bir araya getiren güçlü bir hikâyeye sahip. Film, yıllar önce radikal bir devrimci hareketin parçası olan Bob Ferguson’un (Leonardo DiCaprio) hayatını merkezine alır. Bob artık geçmişinden uzak, gözlerden uzak bir hayat yaşamaya çalışmaktadır. Ancak 16 yıl sonra eski düşmanı yeniden ortaya çıkar ve Bob’un kızı Willa gizemli şekilde ortadan kaybolur. Bu olay Bob’u geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Eski devrimci arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelir ve kızını kurtarmak için tehlikeli bir mücadeleye girişir. Film boyunca hem siyasi güç oyunları, hem de baba–kız ilişkisi üzerinden ilerleyen duygusal ve aksiyon dolu bir hikâye anlatılır. Hikâye aynı zamanda modern dünyadaki siyaset, göç, güç mücadeleleri ve sistem karşıtı hareketler gibi temaları da ele alır. Film adının ima ettiği gibi karakterlerin hayatı sürekli yeni bir mücadeleye sürüklenir: Bir savaş biter, diğeri başlar.
İş Dünyası Kitapları21,643 Aufrufe • vor 4 Monaten

Elon Musk: “Gelecekte robotlar o kadar çok robot üretecek ki, insanlığın neredeyse tüm ihtiyaçları fazlasıyla karşılanacak. Bolluk öyle bir seviyeye ulaşacak ki, insan ne isteyebileceğini bile düşünmekte zorlanacak. Dünyada insanlardan daha fazla robot olacak. Bence gelecekte herkesin bir insansı robotu olacak. Çocuklara göz kulak olmak, evcil hayvanlarla ilgilenmek, yaşlı ebeveynlere destek olmak gibi birçok konuda robotlar hayatın doğal bir parçasına dönüşecek. Ben geleceğe büyük bir umutla bakıyorum. İnsanlığın olağanüstü bir refah ve imkan çağının eşiğinde olduğuna inanıyorum. Kesin olan bir şey varsa, o da tarihin en ilginç dönemlerinden birinde yaşadığımızdır.”
İş Dünyası Kitapları11,634 Aufrufe • vor 2 Monaten

Tarihin en ikonik otomobili VW Beetle Evrimi 📽 Ins: centurywark
İş Dünyası Kitapları10,473 Aufrufe • vor 5 Monaten
Keine weiteren Inhalte verfügbar