paralaque's banner
paralaque's profile picture

paralaque

@izimsiizili2,383 subscribers

✒️✨

Shorts

“Telefonunu ver, kemerini bağla.” 💣🔥 #DEHA Pazar akşamı saat 20:00’de Show TV’de!!!

“Telefonunu ver, kemerini bağla.” 💣🔥 #DEHA Pazar akşamı saat 20:00’de Show TV’de!!!

24,818 görüntüleme

“Böyle bir zamanda, böyle bir durumda tanıştığımıza memnun muyum değil miyim bilmiyorum…” #deha #imdev

“Böyle bir zamanda, böyle bir durumda tanıştığımıza memnun muyum değil miyim bilmiyorum…” #deha #imdev

20,444 görüntüleme

Videos

izimsiizili's profile picture

“Yapamıyorum! Yapamıyorum…” Bu sahne tamamen #OzanAkbaba’nın oynadığı Cihan karakteri için yazılmış bir sahne bence: “Sana bakmadım, bakmam… yaklaşmadım… dokunmadım…” Teker teker yedirircesine söylediği her bir kelime, Cihan’ın kendini Alya’nın karşısında aklamak istemesinden ziyade kendini sınırını aşmadığına dahil ikna etmeye çalışmasından kaynaklı. “Bakmadım, bakmam…” derken bile gözlerini Alya’nın gözlerinden ayırmayan Cihan, aslında uzaklaşmak istemediğinin fazlası ile farkında. Ama burada #SinemÜnsal’ın iki replikle Alya’nın bütün duygularını anlattığına değinmek istiyorum ben: Cihan’ın kendisine edebileceği bir yardımı “Yapamıyorum!” diyerek reddeden Alya, Cihan’ın her bir olumlu davranışında ona git gide daha fazla çekildiğinin ama bu çekimin önüne geçmesi gerektiğini bildiğini anlatmış. Bunu iki replikle yapabilmesini sağlayan ise Cihan’ın gözlerine olan değişen bakışı. Başta sitem ederek bakarken, Cihan’ın Alya’nın “Yapamıyorum!” sitemine benzer dile getirdiği sınırları üzerine yumuşayan hatta çaresizliğini sadece bakışından değil başını hafifçe yanına yatırarak bile hissettiren Sinem Ünsal’ın, gerçekten Alyayla beraber bambaşka bir ışık yakaladığını görüyorum… #CihAl ilişkisinin ise alelade bir sahte’den gerçeğe dönen aşk hikayesinden ziyade birbirlerini tanıyıp birbirine çekildikçe, uzun zaman önce varlığını bile bilmeden kaybettikleri bir şeyi tekrar beraber bulan ve buldukları şeyi beraber keşfetmeye çalışan iki karakterin “buluşma” hikayesi olduğunu düşünüyorum. Yeni başlayan ve gelişen bir ilişkiden ziyade hep varmışçasına… #UzakŞehir

paralaque

68,384 görüntüleme • 1 yıl önce

izimsiizili's profile picture

“İmre, aç gözünü İmre, çıkmamız lazım buradan n’olur aç gözünü…” 1. Bölümde kardeşi Boran’ın ölüsü kollarının arasındayken geçirmişti ilk krizini Devran ve şimdi Esmeyi Boran’ı kaybettiği gibi kaybetme korkusu ile indiği kuyu da daha bir gece önce iyi olmasını dileyip vedalaştığı İmreyi buldu. Şimdi ise Esme nerede düşüncesiyle beraber, kollarının arasında olan İmre iyi mi değil mi korkusu Devran’a ikinci krizini geçirtti. Nefes alamadığını hisseden Devran, İmreyi uyandırmaya çalıştı ve İmre uyanmadıkça, tamamen kendini kaybetme üzereydi ki, İmre uyandı ve Devran Esmeyi henüz bulmamasına rağmen derin bir nefes aldı. “İyisin, iyisin, Esme nerede. İmre, Esme nerede, senin yerinde o olmalıydı.” İmre’nin kendisine gelmesi ile kendini tamamen kaybetmekten son anda kurtulan Devran’ın ilk düşündüğü şey elbette henüz bulamadığı ve Boran’ı kaybettiği gibi kaybetme ihtimali olan Esme oldu. İmre ise belki Devran’ı gördüğünde hissettiği kısacık sevinci o an hemen kaybetti ve Devran’dan uzaklaşmaya çalıştı hemen. Devran ise aksi olarak aklında Esme nerede düşüncesi dolanmaya devam ederken ve elbette hala endişelenirken İmreye sarılıp varlığını hissettirmeye, üşüyen bedenini ısıtmaya çalıştı. Devran Esmeyi gerçekten sevdi, bunu inkar edecek kimse yok ve olmamalı bence, ailesini sevdiği gibi sevdi ve koruyup kollamak istedi, iyi olsun, güvende olsun, mutlu olsun istedi elbette üzülmesine sebep olduğunda bunu fark edip kendini suçlu hissetmesi biraz zaman aldı ama genel olarak Devran için Esme ailesi kadar önemli biri. Ama işte, aması var… #Deha #imDev

paralaque

31,864 görüntüleme • 1 yıl önce

izimsiizili's profile picture

“Sevemiyor musun, aşık olamıyor musun?” Cihan için birini sevmek, aşka düşmek aniden gelişebilen bir eylem değildir. Çünkü aşkla sevdiği bir kadınla hayatını geçirmek, her bir dakikasını ona adamak istiyordur. Vazgeçmek zorunda kaldığı, kavuşamadığı büyük aşkı Meryem’e olan duyguları nasıl gelişmiş olabilir o halde? İlk bakışta olamaz çünkü Cihan ilk bakışta aşka inanmıyor. Meryem’i tanımak, düşüncelerini destekleyen yönlerini görmek onu bu duygulara itmiş olabilir mi? Evet. Cihan için aşkın tanımı: “uyum sağlamak” Alya için birini sevmeye başlamak, ona aşık olmak beş saniyeden ibaret bir eylem. Gözlerini sevmek, bakışını sevmek, gülüşünü sevmek, ses tonunu sevmek vs. Boran’ı sevdiğini, ona aşık olduğunu iddia eden Alya ilk bakışta onunla bir uyum yakaladığını hissedip sonrasını düşünmeden onunla bir ilişkiye başlamış o halde. Düşüncelerini bilmiyordu. Hayatını bilmiyordu. Aslında onu tanımıyordu bile. İlk bakışta oldu bitti her şey ve şimdi, bu hızlı gelişen duygularının bedelini gerçeklerle ödüyor. Alya için aşkın tanımı: “etkilenmek” İki karakterin de keşfettiği farklı bir aşk tanımı var. İkisi de haklı. İkisi de haksız. Mesela Cihan Alyayla ilk tanıştığında, ilk kez ona zıt gitmeyi göze alan ve en az kendisi kadar inatçı bir kadınla karşılaşmanın şaşkınlığını yaşamıştı. O şaşkınlığın altında gizlenmiş bir etkileşim de mevcuttu. Alya’nın bahsettiği gibi: “aşık olmak beş saniye.” Cihan’la tanışan Alya ise onunla zıtlaşırken onu gördüğü kalıplar dışında da keşfetmeye başlamıştı. Önce kötü düşündüğü iyi kalbini sonra doğru bildiği gerçeklerin yalan olduğunu onunla görmüştü. Boran kadar yıldırım süratında düşmedi Cihan’a evet ama Boran bir bakışın içinde gizli kalmışken Cihan’a her geçen gün daha fazla düşmeye devam ediyordu… Cihan’ın bahsettiği gibi: “benim bir kadına ömrümü adayıp adamayacağımı o beş saniye mi belirleyecek?” #UzakŞehir #CihAl

paralaque

11,930 görüntüleme • 1 yıl önce

Daha fazla içerik yok.