
Izzet Capa
@izzetcapa • 534,336 subscribers
Journalist
Shorts
Videos

Neden böylesin Nazan Öncel… İnsan bazen susar… Çünkü susmak, küçülmemektir… Ama sen yine en iyi bildiğin şeyi yaptın… Sahneye çıkıp Sezen Aksu’ya laf çarptın… İşin tuhafı ne biliyor musun… Bu ülkede sana omuz vermiş insanlardan biri Sezen Aksu… Yeri geldi şarkına geldi… Yeri geldi ismini onore etti… Yeri geldi hatır için yanında durdu… Peki sen ne yaptın…? Sürekli sitem… Sürekli imâ… Sürekli bir memnuniyetsizlik… Bazı insanlar teşekkür etmez… Çünkü teşekkür etmek için önce egoyu susturmak gerekir… Acı olan şu… Sezen’i hedef aldığında Sezen küçülmüyor… Sen küçülüyorsun… Çünkü bazı isimler tartışmayla yıpranmaz… Ama onlara sataşanların niyeti çok net görünür… İnsan ister istemez soruyor… Bu nasıl bir huzursuzluk…? Bu nasıl bitmeyen bir rekabet duygusu…? Bu nasıl geçmeyen bir “neden o, neden ben değil” hali…? Çünkü mesele müzik değil gibi… Mesele dostluk hiç değil… Mesele çok daha kişisel görünüyor… 40 yıllık dostluğu sahnede alkışa meze yapmak… Bunun adı dobra olmak değil… Vefa yoksunluğu… Bazı insanlar üretir… Bazıları gölge eder… Bazıları şarkılarıyla çağ kapatır… Bazıları yıllardır aynı kırgınlığın içinde debelenir… Ve evet… İnsan şimdi daha iyi anlıyor… Neden bazıları tarih olur… Bazıları sadece dipnot kalır…
Izzet Capa200,358 Aufrufe • vor 18 Tagen

Ara ara instagramda kaydırma yaparken bu çocukcağız karşıma çıkıyordu… Her videosunda muhakkak ya aldığı yüksek fiyatlı bir şeyden bahsediyor ya da kaldığı bir otelde soyulmuş oluyordu… Yerseniz… :) Neyse deyip geçiyordum… Aklımdan geçenleri buraya yazsam ayıp olur şimdi… Benim gibi 30 yılınızı insanlarla çalışmaya adarsanız bir bakışta kimin nerden geldiğini, ne olduğunu anlarsınız çünkü… Birinin ne giyerse giysin; ne kadar para harcarsa harcasın bakışındaki garibanlığı silemeyeceğini bilirsiniz… Oturup kalkmasından oraya ait olmadığını anlarsınız… Ufacık bir olaya verdiği tepkiden çıktığı yeri görürsünüz… Ha ben umursuyor muydum? Asla… En azından bugüne kadar… Sevgili Can kardeşim… Bu saçma sapan videondan sonra artık sana 2 çift laf söylemek boynumun borcu oldu… Bir pantolona 350.000 TL vermek hangi akla sığar ya da neyi kapatmak istiyorsun ben bilemem… Para senin (ya da her kiminse…) bizi bağlamaz… Ama bunu malzeme ediyorsan bize de laf söyleme hakkı doğar… Ünlü olmak için insanları tahrik edip hakaret edilmesini istiyorsun onu anladık… Reklamın iyisi kötüsü olmaz adımı bilsinler bana yeter diyorsun buna da tamam… Ama emekli bayramda kaç kuruş alacağız diye hesap ederken, insanlar mübarek ramazan günü iftara sofraya ne koyacağız diye düşünürken senin yaptığın insanlığa sığmaz… Sana kötü bir haberim var… Bazı şeyler sonradan olmaz… Ne kadar harcarsan harca olmak istediğin o kişiyi satın alamazsın… Markalara dönmeyen dilin var ya hani… “Sıpeyşıl ordır, aykonik” deyince seni müşterisi saymaz… Malı satmaz mı?… Satar… Fakat öyle sakil kalır işte üstünde… Saygı denen şeyi hissedemezsin… Gerek yok kardeşim… Yapma kendine bunu… Bugün sana muslukları açmış olanlar yarın kapatırsa Can yok olur… O unuttuğun Hayrullah da bu pantolonla çıktığı mahalleye giremez… Bilmem anlatabildim mi…
Izzet Capa940,372 Aufrufe • vor 3 Monaten

Toplumlar bazen konuşarak değil… yürüyerek düşünür. Çünkü yürümek, insanlığın en eski itiraz biçimlerinden biridir. Sözün yetmediği yerde beden konuşur… suskunluğun ağırlığını adımlar taşır. Özgür Özel’in Meclis’e yürüyüşü de bu yüzden yalnızca bir siyasi refleks değil… bir toplumsal ruh hâlinin dışavurumudur. Çünkü mesele bir kişinin nereye yürüdüğü değil… bir toplumun içinde biriken duygunun hangi bedende görünür olduğudur. Tarih bize şunu öğretir: Bazen kurumlar sessizleşir… bazen cümleler etkisini kaybeder… ve tam o anda insanlar yönünü kelimelerle değil, hareketle tarif eder. Bu yüzden bazı yürüyüşler bir güzergâh değil, bir çağın psikolojisidir. Yıllar sonra belki tartışmanın ayrıntıları unutulur… ama bir toplumun sıkışmışlık hissinin sokağa, meydana, koridora nasıl yansıdığı hatırlanır. Çünkü kolektif hafıza olayları değil… duyguları arşivler.
Izzet Capa99,474 Aufrufe • vor 12 Tagen
0:37
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

… Hazar Ergüçlü… Genç bir oyuncu… Çok yetenekli… Bunu oynadığı her rolde hissettirdi… Ve fakat şu son işinde… Yılmaz Erdoğan’ın İnci Taneleri’nde… Ankara pavyonlarından bir kadın, Dilber tiplemesiyle… Bambaşka bir seviyeye çıkmış oyunculuğu… Ben böyle bir şey görmedin… Müthiş etkilendim… Adeta içinden bambaşka bir kadın fırlamış… Ayakta alkışlıyorum… Haydi şimdi gel de iple çekme bakalım bu diziyi… Muazzam…
Izzet Capa4,755,213 Aufrufe • vor 2 Jahren

Bir sanatçının hayatı gözlerimizin önünde eriyor… Ve günlerdir ortalık, köşeden parmak sallayanlarla doldu taştı… “Adam değil, omurgasız, yavşak, sanatçı da değil zaten” Hayırdır siz ya? Serdar Ortaç, Türkiye’nin en büyük hitlerine imza atan, birçoğumuzun çocukluğuna, gençliğine, hayatına dokunan bir sanatçı. Neden linç ediliyor? Neden? Ne yaptı? Uyuşturucu mu sattı? Birine zarar mı verdi? Vatanına mı ihanet etti? Şiddet mi uyguladı? Birini mi öldürdü? Ulan sadece kumar oynadı. Evet, o yanlışı da kendine yaptı. Hataları oldu. Cezasını da devlet kesti. Ama zararı kime? Sadece kendine! Sağlığını kaybetti, kariyerini zedeledi, borçların altına girdi. Zaten hastalığının pençesinde, 24 saat acı çekiyor. MS hastalığıyla savaşıyor. Bunu bir insan olarak görüp empati kuramıyorsanız, VİCDANSIZSINIZ! “Yarın sabah ölmek istiyorum” diyor. Bunu bir insana dedirtmeye hakkınız var mı? Kimsiniz siz ya? Bu hakkı nereden buluyorsunuz? Asıl OMURGASIZ olan sizsiniz, siz!! Bir zamanlar Türkiye’nin beste fabrikatörü dediğiniz, şarkılarıyla milyonları peşinden sürükleyen, gençliğimizin, anılarımızın sesi olan bu adamı şimdi küçümsüyorsunuz. Neden? Çünkü düştü. Siz de düşmesini bekliyordunuz, değil mi? İşte şimdi mutlusunuz. Bugün Serdar Ortaç’ın üzerine basıp yükselmeye çalışanlar, unutmasınlar ki hayat herkesi sınar. Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner… Bunu sakın unutmayın. Ben çok eskiden tanırım onu… Kalbini, merhametini, yüreğini bilirim…Serdar Ortaç bir insandır, bir sanatçıdır, bir değerdir. Ve biz insanız, hatalar affedilir; insanlık unutulmaz. Seninleyiz, Serdar…
Izzet Capa1,602,640 Aufrufe • vor 1 Jahr

Yılbaşı geceleri Taksim’de biriken kalabalığı biliyordum ama bunu ilk kez görüyorum… Ulaşımın bedava olmasıyla bir ilgisi vardır zannederim… Resmen Ganj Nehri kıyıdındaki Hindular gibi… Şaka bir yana, çocukluğumuzun gençliğimizin İstanbulu bambaşkaydı be… Gelmez o günler, dönmez o günler, mazide kaldı dünler…
Izzet Capa2,235,145 Aufrufe • vor 3 Jahren

Tebrikler Defne Samyeli…Lafı hiç eğip bükmeden “Yok sokakta yürümeye korkuyorum” numarası çekmeden konuşmuş ‼️
Izzet Capa1,153,112 Aufrufe • vor 1 Jahr
1:20
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Merve Dizdar, Nuri Bilge Ceylan'ın yönetmenliğini yaptığı Kuru Otlar Üstüne filmindeki rolüyle Cannes Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu seçildi… Ve ödülünü alırken yaptığı konuşmada "Kendine layık görülenlere boyun eğmeyip eyleme geçen, bu uğurda her şeyi göze alan tüm kız kardeşlerim ve Türkiye'de hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyenlere armağan ediyorum” dedi… Ayakta alkışlıyorum… Dilerim güzel şeylerin devamı da gelir…
Izzet Capa1,992,861 Aufrufe • vor 3 Jahren

Murat Ağırel Özlem Çerçioğlu’na: “Halka anlatacaksın; 'Kocamın şirketi batıyordu, şirketi kurtarmak için AKP'ye geçtim' diyeceksin! '18 tane davadan yargılandığım için korktum, onun için AKP'ye geçtim' diyeceksin! Bunları anlatmak yerine hala aba altından sopa gösteriyor.”
Izzet Capa109,895 Aufrufe • vor 2 Monaten

Bahadır Erdem: “Kılıçdaroğlu iktidara hizmet ediyor.” Bahadır Erdem Paşa Paşa Muhabbetler
Izzet Capa12,498 Aufrufe • vor 7 Tagen