Izzet Capa's banner
Izzet Capa's profile picture

Izzet Capa

@izzetcapa534,336 subscribers

Journalist

Shorts

Burası çocukluğumun geçtiği Caddebostan Sahili olamaz… 🥲🥲🥲

Burası çocukluğumun geçtiği Caddebostan Sahili olamaz… 🥲🥲🥲

5,575,567 просмотров

Lübnan’da bir restoranda eğlenenler İran-İsrail arasındaki füze savaşlarını böyle izledi…

Lübnan’da bir restoranda eğlenenler İran-İsrail arasındaki füze savaşlarını böyle izledi…

796,037 просмотров

Kedileri yok etmenin sonu Paris…Paris'in ana seyircileri 2024 Olimpiyatlarının açılışını izlemek için dışarı çıktılar…

Kedileri yok etmenin sonu Paris…Paris'in ana seyircileri 2024 Olimpiyatlarının açılışını izlemek için dışarı çıktılar…

1,461,890 просмотров

Ağlamıyorum, gözüme bir şey kaçtı… Benim boyum kısa değil toplum olarak siz uzunsunuz… 😒 Fatih Altaylı’nın boyuma laf edip, türlü cevaplarıyla beni örselediği ama benim gözyaşlarımı içime akıttığım bir program çektik… 😊 Pazar günü Paşa Paşa Muhabbetler YouTube kanalında yayında…

Ağlamıyorum, gözüme bir şey kaçtı… Benim boyum kısa değil toplum olarak siz uzunsunuz… 😒 Fatih Altaylı’nın boyuma laf edip, türlü cevaplarıyla beni örselediği ama benim gözyaşlarımı içime akıttığım bir program çektik… 😊 Pazar günü Paşa Paşa Muhabbetler YouTube kanalında yayında…

67,239 просмотров

Özgür Özel'den Gürsel Tekin'e gönderme: “9 Eylül çelengini, 8 Eylül günü 5 bin polisle partiye gelenlerle değil; 9 Eylül'de Özgür Çelik ile birlikte 7 bin kişiyle koyduk!”

Özgür Özel'den Gürsel Tekin'e gönderme: “9 Eylül çelengini, 8 Eylül günü 5 bin polisle partiye gelenlerle değil; 9 Eylül'de Özgür Çelik ile birlikte 7 bin kişiyle koyduk!”

174,128 просмотров

Kürtlerde başına kül dökmek, evi barkı yıkılmış, kimi kimsesi kalmamış demekmiş. Yani koca bir çaresizlik. Kelimenin tam manasıyla umudun, sözün bittiği yer. Acının bin türlüsünü gördüm şu ahir ömrümde ama... Bu kadar yürek yakanı... Bu kadar canı dağlayanı... Olmasaydı keşke...

Kürtlerde başına kül dökmek, evi barkı yıkılmış, kimi kimsesi kalmamış demekmiş. Yani koca bir çaresizlik. Kelimenin tam manasıyla umudun, sözün bittiği yer. Acının bin türlüsünü gördüm şu ahir ömrümde ama... Bu kadar yürek yakanı... Bu kadar canı dağlayanı... Olmasaydı keşke...

614,276 просмотров

Kaliforniya Valisi Newsom: (ABD ve İsrail'in, İran'da kız okulunu vurması hk.) "Okulda çocukları, küçük kızları öldürmek için bizim bombalarımızın ya da İsrail bombalarının neden kullanıldığını ve sözde yakın tehdidin ne olduğunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor."

Kaliforniya Valisi Newsom: (ABD ve İsrail'in, İran'da kız okulunu vurması hk.) "Okulda çocukları, küçük kızları öldürmek için bizim bombalarımızın ya da İsrail bombalarının neden kullanıldığını ve sözde yakın tehdidin ne olduğunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor."

43,045 просмотров

Bakın… Kemal Bey elinden gayreti sarf etti ama ne yazık ki kazanamadı seçimleri… Başarısızlık yetimdir derler… Sahip çıkmaz kimse… Durum böyle şekillenince… Elbette eleştirilmesi, istifaya davet edilmesi gayet doğaldır… Siyasette bunlar vardır… Ama haddini aşan… Saygısızlaşan bir üslup… İşte bu, büyük ayıptır… Haksızlıktır… Ben yapmam… Yapanı da asla onaylamam… Saygı duymam… Azıcık edep yahu… Edep yahu arkadaşlar…

Bakın… Kemal Bey elinden gayreti sarf etti ama ne yazık ki kazanamadı seçimleri… Başarısızlık yetimdir derler… Sahip çıkmaz kimse… Durum böyle şekillenince… Elbette eleştirilmesi, istifaya davet edilmesi gayet doğaldır… Siyasette bunlar vardır… Ama haddini aşan… Saygısızlaşan bir üslup… İşte bu, büyük ayıptır… Haksızlıktır… Ben yapmam… Yapanı da asla onaylamam… Saygı duymam… Azıcık edep yahu… Edep yahu arkadaşlar…

312,724 просмотров

Mykonos’ta durum:

Mykonos’ta durum:

69,561 просмотров

Ankara’da katledilen sokak hayvanları için İzmir’de yürüyüş düzenleniyor: “Hükümet istifa” Haberin devamı 👇

Ankara’da katledilen sokak hayvanları için İzmir’de yürüyüş düzenleniyor: “Hükümet istifa” Haberin devamı 👇

65,862 просмотров

Burası Kilis... Yaşanansa ‘süper hücre’ denilen bir hava olayı... Doğa bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ısrarla... Ama nedense insanoğlunun kulakları sağır. Bakalım başka ne bedeller ödeyeceğiz bu duyarsızlıkla... Korkarım her geçen gün daha da ağır...

Burası Kilis... Yaşanansa ‘süper hücre’ denilen bir hava olayı... Doğa bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ısrarla... Ama nedense insanoğlunun kulakları sağır. Bakalım başka ne bedeller ödeyeceğiz bu duyarsızlıkla... Korkarım her geçen gün daha da ağır...

82,525 просмотров

Ve Pickle Miami’yi açtık…🧿

Ve Pickle Miami’yi açtık…🧿

47,673 просмотров

Cumhuriyet bir gün değil, bir vicdandır… Takvim yaprağına sığmaz, omurgaya yazılır… Kutladığımız tarih değil, tavırdır… Bir toprağın kurtuluşu kadar, insanın kaderine sahip çıkma iradesidir… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü farklı kılan, savaş meydanlarından çok, akla ve vicdana duyduğu güvendir… “Benim en büyük eserim ordular değil; düşünen bir millettir” derken boşuna konuşmaz… Cumhuriyetin ruhu tam oradadır… Bir kişinin değil, bir milletin ayağa kalkışındadır… Eşit doğmanın hayal olmadığını söylemektir… Söz hakkının herkese ait olduğunu ilan etmektir… Kimsenin kimseye kulluk etmediği bir düzenin mümkün olduğunu ispat etmektir… Yönetim biçimi değil, insan onurunun adıdır… Bu onur için bedel ödeyenlerin kimi tarih kitaplarına girdi… Kimi isimsiz bir mezarda sessiz kaldı… Hepsinin ortak cümlesi aynıydı: “Bu vatan bizim”… Ve evet, hâlâ bizim… Cumhuriyet; köy okulunda ilk heceyi çözmeye çalışan çocuğun gözleridir… Sandığa giderken “ben de seçerim” diyen kadının nefesidir… “Ben de konuşurum” diye kalem tutan gencin cesaretidir… İnsan olmanın çıtasını yükselten ortak sözleşmedir… Atatürk yalnızca bir ülke kurmadı… İnsanın yeniden insan olacağı alanı açtı… Körü körüne inanan kalabalıktan, düşünen bir millete geçişin kapısını araladı… Sorgulayan, üreten, kendine güvenen bir toplumun zeminini döşedi… Bugün hâlâ bazıları Cumhuriyeti “dönüm noktası” diye anlatır… Oysa o, bir yön tayinidir… Yüzünü karanlıktan ışığa çevirmenin kalıcı kararıdır… Ve bu karar geri alınmaz… O Milyonların yüreğinde doğdu… Bu yüzden sönmez… Bu yüzden her sabah yeniden yanar… Cumhuriyet, bir gün kutlamak değil, bir bilinci diri tutmaktır… Bir öğretmenin sesinde, bir öğrencinin merakında, bir kadının cesaretinde, bir çocuğun kahkahasında yaşar… Her “ben varım” diyenin içinde nefes alır… Ve fısıldar: “Unutmadan yaşa… Çünkü özgür doğdun

Cumhuriyet bir gün değil, bir vicdandır… Takvim yaprağına sığmaz, omurgaya yazılır… Kutladığımız tarih değil, tavırdır… Bir toprağın kurtuluşu kadar, insanın kaderine sahip çıkma iradesidir… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü farklı kılan, savaş meydanlarından çok, akla ve vicdana duyduğu güvendir… “Benim en büyük eserim ordular değil; düşünen bir millettir” derken boşuna konuşmaz… Cumhuriyetin ruhu tam oradadır… Bir kişinin değil, bir milletin ayağa kalkışındadır… Eşit doğmanın hayal olmadığını söylemektir… Söz hakkının herkese ait olduğunu ilan etmektir… Kimsenin kimseye kulluk etmediği bir düzenin mümkün olduğunu ispat etmektir… Yönetim biçimi değil, insan onurunun adıdır… Bu onur için bedel ödeyenlerin kimi tarih kitaplarına girdi… Kimi isimsiz bir mezarda sessiz kaldı… Hepsinin ortak cümlesi aynıydı: “Bu vatan bizim”… Ve evet, hâlâ bizim… Cumhuriyet; köy okulunda ilk heceyi çözmeye çalışan çocuğun gözleridir… Sandığa giderken “ben de seçerim” diyen kadının nefesidir… “Ben de konuşurum” diye kalem tutan gencin cesaretidir… İnsan olmanın çıtasını yükselten ortak sözleşmedir… Atatürk yalnızca bir ülke kurmadı… İnsanın yeniden insan olacağı alanı açtı… Körü körüne inanan kalabalıktan, düşünen bir millete geçişin kapısını araladı… Sorgulayan, üreten, kendine güvenen bir toplumun zeminini döşedi… Bugün hâlâ bazıları Cumhuriyeti “dönüm noktası” diye anlatır… Oysa o, bir yön tayinidir… Yüzünü karanlıktan ışığa çevirmenin kalıcı kararıdır… Ve bu karar geri alınmaz… O Milyonların yüreğinde doğdu… Bu yüzden sönmez… Bu yüzden her sabah yeniden yanar… Cumhuriyet, bir gün kutlamak değil, bir bilinci diri tutmaktır… Bir öğretmenin sesinde, bir öğrencinin merakında, bir kadının cesaretinde, bir çocuğun kahkahasında yaşar… Her “ben varım” diyenin içinde nefes alır… Ve fısıldar: “Unutmadan yaşa… Çünkü özgür doğdun

20,577 просмотров

Özgür Özel ve milletvekilleri, İmamoğlu’na destek için adliyeye geldi.

Özgür Özel ve milletvekilleri, İmamoğlu’na destek için adliyeye geldi.

16,251 просмотров

Tel Aviv’de billboardlara Trump’a teşekkür mesajları konuldu.

Tel Aviv’de billboardlara Trump’a teşekkür mesajları konuldu.

12,640 просмотров

Videos

izzetcapa's profile picture

Neden böylesin Nazan Öncel… İnsan bazen susar… Çünkü susmak, küçülmemektir… Ama sen yine en iyi bildiğin şeyi yaptın… Sahneye çıkıp Sezen Aksu’ya laf çarptın… İşin tuhafı ne biliyor musun… Bu ülkede sana omuz vermiş insanlardan biri Sezen Aksu… Yeri geldi şarkına geldi… Yeri geldi ismini onore etti… Yeri geldi hatır için yanında durdu… Peki sen ne yaptın…? Sürekli sitem… Sürekli imâ… Sürekli bir memnuniyetsizlik… Bazı insanlar teşekkür etmez… Çünkü teşekkür etmek için önce egoyu susturmak gerekir… Acı olan şu… Sezen’i hedef aldığında Sezen küçülmüyor… Sen küçülüyorsun… Çünkü bazı isimler tartışmayla yıpranmaz… Ama onlara sataşanların niyeti çok net görünür… İnsan ister istemez soruyor… Bu nasıl bir huzursuzluk…? Bu nasıl bitmeyen bir rekabet duygusu…? Bu nasıl geçmeyen bir “neden o, neden ben değil” hali…? Çünkü mesele müzik değil gibi… Mesele dostluk hiç değil… Mesele çok daha kişisel görünüyor… 40 yıllık dostluğu sahnede alkışa meze yapmak… Bunun adı dobra olmak değil… Vefa yoksunluğu… Bazı insanlar üretir… Bazıları gölge eder… Bazıları şarkılarıyla çağ kapatır… Bazıları yıllardır aynı kırgınlığın içinde debelenir… Ve evet… İnsan şimdi daha iyi anlıyor… Neden bazıları tarih olur… Bazıları sadece dipnot kalır…

Izzet Capa

200,358 просмотров • 18 дней назад

izzetcapa's profile picture

Ara ara instagramda kaydırma yaparken bu çocukcağız karşıma çıkıyordu… Her videosunda muhakkak ya aldığı yüksek fiyatlı bir şeyden bahsediyor ya da kaldığı bir otelde soyulmuş oluyordu… Yerseniz… :) Neyse deyip geçiyordum… Aklımdan geçenleri buraya yazsam ayıp olur şimdi… Benim gibi 30 yılınızı insanlarla çalışmaya adarsanız bir bakışta kimin nerden geldiğini, ne olduğunu anlarsınız çünkü… Birinin ne giyerse giysin; ne kadar para harcarsa harcasın bakışındaki garibanlığı silemeyeceğini bilirsiniz… Oturup kalkmasından oraya ait olmadığını anlarsınız… Ufacık bir olaya verdiği tepkiden çıktığı yeri görürsünüz… Ha ben umursuyor muydum? Asla… En azından bugüne kadar… Sevgili Can kardeşim… Bu saçma sapan videondan sonra artık sana 2 çift laf söylemek boynumun borcu oldu… Bir pantolona 350.000 TL vermek hangi akla sığar ya da neyi kapatmak istiyorsun ben bilemem… Para senin (ya da her kiminse…) bizi bağlamaz… Ama bunu malzeme ediyorsan bize de laf söyleme hakkı doğar… Ünlü olmak için insanları tahrik edip hakaret edilmesini istiyorsun onu anladık… Reklamın iyisi kötüsü olmaz adımı bilsinler bana yeter diyorsun buna da tamam… Ama emekli bayramda kaç kuruş alacağız diye hesap ederken, insanlar mübarek ramazan günü iftara sofraya ne koyacağız diye düşünürken senin yaptığın insanlığa sığmaz… Sana kötü bir haberim var… Bazı şeyler sonradan olmaz… Ne kadar harcarsan harca olmak istediğin o kişiyi satın alamazsın… Markalara dönmeyen dilin var ya hani… “Sıpeyşıl ordır, aykonik” deyince seni müşterisi saymaz… Malı satmaz mı?… Satar… Fakat öyle sakil kalır işte üstünde… Saygı denen şeyi hissedemezsin… Gerek yok kardeşim… Yapma kendine bunu… Bugün sana muslukları açmış olanlar yarın kapatırsa Can yok olur… O unuttuğun Hayrullah da bu pantolonla çıktığı mahalleye giremez… Bilmem anlatabildim mi…

Izzet Capa

940,372 просмотров • 3 месяцев назад

izzetcapa's profile picture

Bir sanatçının hayatı gözlerimizin önünde eriyor… Ve günlerdir ortalık, köşeden parmak sallayanlarla doldu taştı… “Adam değil, omurgasız, yavşak, sanatçı da değil zaten” Hayırdır siz ya? Serdar Ortaç, Türkiye’nin en büyük hitlerine imza atan, birçoğumuzun çocukluğuna, gençliğine, hayatına dokunan bir sanatçı. Neden linç ediliyor? Neden? Ne yaptı? Uyuşturucu mu sattı? Birine zarar mı verdi? Vatanına mı ihanet etti? Şiddet mi uyguladı? Birini mi öldürdü? Ulan sadece kumar oynadı. Evet, o yanlışı da kendine yaptı. Hataları oldu. Cezasını da devlet kesti. Ama zararı kime? Sadece kendine! Sağlığını kaybetti, kariyerini zedeledi, borçların altına girdi. Zaten hastalığının pençesinde, 24 saat acı çekiyor. MS hastalığıyla savaşıyor. Bunu bir insan olarak görüp empati kuramıyorsanız, VİCDANSIZSINIZ! “Yarın sabah ölmek istiyorum” diyor. Bunu bir insana dedirtmeye hakkınız var mı? Kimsiniz siz ya? Bu hakkı nereden buluyorsunuz? Asıl OMURGASIZ olan sizsiniz, siz!! Bir zamanlar Türkiye’nin beste fabrikatörü dediğiniz, şarkılarıyla milyonları peşinden sürükleyen, gençliğimizin, anılarımızın sesi olan bu adamı şimdi küçümsüyorsunuz. Neden? Çünkü düştü. Siz de düşmesini bekliyordunuz, değil mi? İşte şimdi mutlusunuz. Bugün Serdar Ortaç’ın üzerine basıp yükselmeye çalışanlar, unutmasınlar ki hayat herkesi sınar. Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner… Bunu sakın unutmayın. Ben çok eskiden tanırım onu… Kalbini, merhametini, yüreğini bilirim…Serdar Ortaç bir insandır, bir sanatçıdır, bir değerdir. Ve biz insanız, hatalar affedilir; insanlık unutulmaz. Seninleyiz, Serdar…

Izzet Capa

1,602,640 просмотров • 1 год назад