Kadir Türok Özdamar -CPA/ Chartist Bilgi Tek. A.Ş's banner
Kadir Türok Özdamar -CPA/ Chartist Bilgi Tek. A.Ş's profile picture

Kadir Türok Özdamar -CPA/ Chartist Bilgi Tek. A.Ş

@kadirturokozdmr255,407 subscribers

Chartist Eğitim Danışmanlık ve Bilgi Teknolojileri A.Ş Fintek Yazılımlar,Algoritmik Trade,Danışmanık,Eğitim Voltran-Voltbot https://t.co/FW5XDbxwE7

Shorts

Borsayı alımlarıyla yükselttiğini sanan KY'nın iş sonu tatmin duygusu 😀

Borsayı alımlarıyla yükselttiğini sanan KY'nın iş sonu tatmin duygusu 😀

382,622 Aufrufe

Pirhanalar yanında halt etmiş bunların.Koca keki 10 sn sürmeden bitirdiler.

Pirhanalar yanında halt etmiş bunların.Koca keki 10 sn sürmeden bitirdiler.

36,451 Aufrufe

Herkese günaydın değerli arkadaşlar, Balıkçı bir babanın oğluyum. Hayatımın bir kısmı babamın işinin balıkçılık olması nedeniyle denizde geçti. Bu yüzden avcılığı ve av kültürünü ve ahlakını iyi bilirim. Çok uzun yıllardan bu yana zıpkınla balık avı sporunu yapıyorum. Av yaparken seçicilik, limitler ve sürdürülebilirlik en önemli unsurlardır. Bu yüzden zıpkınla balık avında avını seçme şansın olduğundan ve limitler dahilinde av yapıldığından en insaflı ,vicdanlı avcılık modeli olduğunu düşünüyorum. Zevkli değil çünkü çok zor bir spor. Suyun 10-15 mt altında tüpsüz ( Tüplü yasak ) nefesle yapılan bir spor. 3-5 kilo balık vurmak için 3-4 saat suyun altında cebelleşmeniz gerekiyor balıkların dünyasına girerek. Şimdi buradan paylaşacağım şu görüntülere gelmek istiyorum. Bu şekilde avcılık devam ederse küspeyle doğal yollardan beslenmeyerek yetiştirilen balık çiftliklerine mahkum bir ülke haline gelme yolunda adım adım ilerleyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Balıkların göç yolu olan Boğaz’ı gırgır ve trol adı verilen denizin dibini süpüren ağlarla kesip avlanmak tek kelimeyle katliamdır, Marmara denizinde balık neslini yok etmektir. Ben, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ekosistemine olan derin ilgim ve sorumluluğumla, denizlerimizdeki balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine dair önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. İstanbul Boğazı'nın 25 metre derinliğinden sonra oksijenin neredeyse hiç bulunmadığı ve bu nedenle balıkların yalnızca ilk 25 metre derinlikte yaşamını sürdürebildiği bilinen bir gerçektir. Bu, Boğaz'da balıkların göç yolları ve yaşam alanları açısından kritik bir durumu işaret etmektedir. Ancak son yıllarda, gırgır ve trol yöntemleriyle denizin dibini süpüren ağlarla yapılan avlanma faaliyetlerinin artması, bu hassas ekosistemi tehdit etmektedir. Bu tür avlanma yöntemleri, yalnızca balık popülasyonunu azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ekosistemdeki biyolojik çeşitliliği de yok etmektedir. Bu bağlamda, Marmara Denizi'nde balık neslinin korunması ve denizlerin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, AB ve benzeri ülkelerde 50 metreden sığ denizlerde avlanmanın yasak olduğu ve bu kurallara büyük bir titizlikle uyulduğu gözlemlenmektedir. Yunanistan, deniz ekosistemini koruma konusunda örnek teşkil eden bir yaklaşım sergileyerek, denizaltı yaşamının sürdürülebilirliğini gözetmektedir. Ülkemizde de bu tür önlemlerin alınarak, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’nde benzer uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle, aşağıdaki önerilerin değerlendirilmesini talep ediyorum: 1-İstanbul Boğazı’nda ve Marmara Denizi’nde gırgır ve trol avcılığı gibi zarar verici yöntemlerin yasaklanması, 2-Boğaz ve çevresindeki ekosistemlerin korunmasına yönelik eğitim ve denetimlerin artırılması, 3-Balıkçılık faaliyetlerinin yalnızca sürdürülebilir yöntemlerle yapılabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi. Bu konuda atılacak her adımın, hem denizlerimizin hem de balıkçılık sektörümüzün geleceği için büyük önem taşıdığına inanıyorum. Destek ve çözüm önerilerinizin, ekosistemimizin korunması adına faydalı olacağına inanarak, bu katliamın durdurulması noktasında konuya gereken hassasiyetin gösterilmesini rica ediyorum. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı

Sensitive content

Herkese günaydın değerli arkadaşlar, Balıkçı bir babanın oğluyum. Hayatımın bir kısmı babamın işinin balıkçılık olması nedeniyle denizde geçti. Bu yüzden avcılığı ve av kültürünü ve ahlakını iyi bilirim. Çok uzun yıllardan bu yana zıpkınla balık avı sporunu yapıyorum. Av yaparken seçicilik, limitler ve sürdürülebilirlik en önemli unsurlardır. Bu yüzden zıpkınla balık avında avını seçme şansın olduğundan ve limitler dahilinde av yapıldığından en insaflı ,vicdanlı avcılık modeli olduğunu düşünüyorum. Zevkli değil çünkü çok zor bir spor. Suyun 10-15 mt altında tüpsüz ( Tüplü yasak ) nefesle yapılan bir spor. 3-5 kilo balık vurmak için 3-4 saat suyun altında cebelleşmeniz gerekiyor balıkların dünyasına girerek. Şimdi buradan paylaşacağım şu görüntülere gelmek istiyorum. Bu şekilde avcılık devam ederse küspeyle doğal yollardan beslenmeyerek yetiştirilen balık çiftliklerine mahkum bir ülke haline gelme yolunda adım adım ilerleyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Balıkların göç yolu olan Boğaz’ı gırgır ve trol adı verilen denizin dibini süpüren ağlarla kesip avlanmak tek kelimeyle katliamdır, Marmara denizinde balık neslini yok etmektir. Ben, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ekosistemine olan derin ilgim ve sorumluluğumla, denizlerimizdeki balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine dair önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. İstanbul Boğazı'nın 25 metre derinliğinden sonra oksijenin neredeyse hiç bulunmadığı ve bu nedenle balıkların yalnızca ilk 25 metre derinlikte yaşamını sürdürebildiği bilinen bir gerçektir. Bu, Boğaz'da balıkların göç yolları ve yaşam alanları açısından kritik bir durumu işaret etmektedir. Ancak son yıllarda, gırgır ve trol yöntemleriyle denizin dibini süpüren ağlarla yapılan avlanma faaliyetlerinin artması, bu hassas ekosistemi tehdit etmektedir. Bu tür avlanma yöntemleri, yalnızca balık popülasyonunu azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ekosistemdeki biyolojik çeşitliliği de yok etmektedir. Bu bağlamda, Marmara Denizi'nde balık neslinin korunması ve denizlerin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, AB ve benzeri ülkelerde 50 metreden sığ denizlerde avlanmanın yasak olduğu ve bu kurallara büyük bir titizlikle uyulduğu gözlemlenmektedir. Yunanistan, deniz ekosistemini koruma konusunda örnek teşkil eden bir yaklaşım sergileyerek, denizaltı yaşamının sürdürülebilirliğini gözetmektedir. Ülkemizde de bu tür önlemlerin alınarak, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’nde benzer uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle, aşağıdaki önerilerin değerlendirilmesini talep ediyorum: 1-İstanbul Boğazı’nda ve Marmara Denizi’nde gırgır ve trol avcılığı gibi zarar verici yöntemlerin yasaklanması, 2-Boğaz ve çevresindeki ekosistemlerin korunmasına yönelik eğitim ve denetimlerin artırılması, 3-Balıkçılık faaliyetlerinin yalnızca sürdürülebilir yöntemlerle yapılabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi. Bu konuda atılacak her adımın, hem denizlerimizin hem de balıkçılık sektörümüzün geleceği için büyük önem taşıdığına inanıyorum. Destek ve çözüm önerilerinizin, ekosistemimizin korunması adına faydalı olacağına inanarak, bu katliamın durdurulması noktasında konuya gereken hassasiyetin gösterilmesini rica ediyorum. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı

35,334 Aufrufe

Videos

kadirturokozdmr's profile picture

Bozbük/Milas/Muğla.

Kadir Türok Özdamar

21,201 Aufrufe • vor 11 Monaten

kadirturokozdmr's profile picture

Sezon açılışı...

Kadir Türok Özdamar

15,862 Aufrufe • vor 10 Monaten

Keine weiteren Inhalte verfügbar