
Hasan Mert Kaya
@kayamerthasan_ • 170,193 subscribers
Editör | Yazar | Dinler Tarihi | Efemera | Kent Hafızası & İstanbul | Anadolu ve Ortadoğu | Seyyah
Shorts
Videos

Hayatımdaki en heyecan verici zamanlardan biri merhum İlber Ortaylı hocamız ile gerçekleştirdiğimiz toplam dört kişilik Şiraz, İsfahan, Yezd gezisiydi. Ekipteki diğer isimler sayın Pelin Çift hanımefendi ve Ali Faik Demir hocamızdı. Hayal gibi bir geziydi. O geziden bazı anlar++
Hasan Mert Kaya129,776 次观看 • 29 天前
0:55
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Zekâ ve Bilgi Doğru Kullanılırsa Değerli Benim için önemli olan dayak yemen yememen ya da bayrak sallaman, düdük çalman değil. Böyle hocandan aferin alıp uyanıklığını şirinlik muskan altına süpürüp doğan görünümlü şahinlik yapman da değil. Burada iki hanzoluk var: Birincisi; hepten / tümden / alayı / hepsi algısı ile oluşturduğun algı cambazlığı. Ortalığı tozutup karambolden sıyırma taktiği. İki ihtiyar ulu bilge “satmışlardır, satmadı diyen zır cahildir / satıp satıp Beyrut’ta yemişlerdir” derken aslında konuyu “istemeden” cevaplamışlar. Fakat ne senin, ne de seni onaylayan “analitik zeka fukarası” cühelanın görmediği, göremediği bir detay var o cevapta: “Satıp satıp Beyrut’ta yemişlerdir” diyor ya; tam da orada cevap aslında! Allah söyletiyor işte. Nasıl mı? Şöyle: O dönem -ki bugün bile G. Doğu Anadolu’da benzeri çok olan- “Toprak Ağaları” dönemi, bkz: “Landlord” kavramı. Geniş topraklara sahip az sayıda zengin bir azınlığı tarifler “toprak ağalığı” di mi? Hani Şener Şen canlandırır ya bir filminde, “Sataram ha köyü akıllı olun marabalar” der ya işte onun aynısı bir durum o zaman yaşanan. Satılan toprağın %20’si Lübnanlı Maruni Hristiyan bir toprak ağasının mesela… Ama sen bunları hiç bilme. Sen, gariban köylülerin canı sıkıldı “ya satalım şu tarlayı, toprağı varıp gidelim Beyrut’a günü gün edelim” dediklerini san! Devlet otoritesinin zayıflayıp dağıldığı, işgalin ayak seslerinin duyulduğu, insanların gelecek ve güvenlik endişesi taşıdığı, bölgede Latin Amerika’ya göç furyasının yaşandığı, Yahudi yerleşimcilerin akın akın tarım işletmeleri kılıfıyla gelip çoğaldığı bir dönem koşullarını hiç göz önünde bulundurma sen. Bulundurma ki bu pop-boğuntu temelli hinliğine iki ulu bilgenin detaysız genellemeci tespitini de payanda kılıp sırıt pişmiş kelle gibi, bir halt etmiş gibi. Üzerinde yaşadıkları toprağın sahibi olmayan, marabası oldukları toprak ağasının satıp sıvıştığı yüzbinlerce gariban fakir köylünün ahı vursun senin bu şımarık cahilliğini. Bilgi ve zeka analitik değerlendirmelerle anlam ve nitelik kazanır, angutça toptancı yaklaşımlarla düşük zekaları, muhakeme ve mukayese yetisi olmayan okumuş cahilleri keklersin bu tavırla anca o işte. Cürmün kadarsın günün sonunda ama gün cehaletin günü yürü devam et böyle freni patlamış kamyon gibi bilgiye toslayana kadar. Gelelim ikincisine; O toprakları Müslümanlar Yahudilerden almadı. Onları süren Roma’nın devamı Hristiyan Doğu Roma’dan aldılar (Bizans diyim de anla). Aldıklarında Yahudilerin en kutsal alanı olan Süleyman Mabedi’nin olduğu alan bok çukuruydu, Kudüs’ün çöplüğüydü. Müslümanlar orayı temizledi, mescit yapıp “aslına, asli amacı olan bir Allah’a ibadet edilen bir yer haline iade etti”. Haçlılar geldi Yahudi ve Müslümanları kesti. Yahudilerin Kudüs’e girişlerini yasakladı. Pagan Roma döneminde senede bir gün uzaktan gelip Kudüs’ü seyretmelerine izin veriliyordu. Onlar bunu dahi yapmadı. Yahudiler Kudüs’ü ancak yine Haçlılar sonrası İslam egemenliği dönemlerinde gelip görebildiler. Osmanlılar “Kudüs’e gelen Yahudilerden yasa dışı vergi alınmaması” konulu sultan iradeleriyle, fermanlarıyla korudu haklarını. Sayısı bir avuç toprak ağasının “dönem koşullarının” da etkisiyle yediği haltı utanıp sıkılmadan “sattılar işte yhaaa, satıp Beyrut’ta alem yaptılar yhaa” deme bilimsel(!) sığlığını bence aldığın kanalizasyona geri bırak ve bu necaseti daha fazla yayma elverişli bünye. Bak aşağıda bir para var; MS 71 yılında Roma İmparatoru Vespasianus basmış, abisi Titus’un o toprakları fethedip, ikinci Süleyman Tapınağı’nı yıkıp yerle yeksan edişinin “hatırasına”(!). Demek istediğim; Müslümanlar her zaman Kudüs’ü imar edenler, onaranlar ve merhametle davrananlar oldular. Sen yine bayrak salla ama bunları da bil. İyice bir oku, heyecan, rüzgar yapma. Sonra bayrak derken yanlışlıkla şemsiye (metafor olarak, bilgi anlamında) gölgesinde serinleyemeyeceğin bir tatsızlıkta açılır, kapanmaz da maazallah. Ayranımız dökülmesin, tatsız şeyler yaşanmasın, iyice araştır hadi bye.
Hasan Mert Kaya2,601,234 次观看 • 2 年前

New York’ta dün bankta otururken arabanın içinde garip hareketler yapan polisi gördüm. Dikkatli bakınca namaz kıldığını farkettim. Tekabbel Allah/Minna ve minkum inşaallah ve sonrası güzel bir muhabbet oldu. Lübnanlı, adı Hamid. Niyazi isimli Türk polis arkadaşı varmış NYPD’de:)
Hasan Mert Kaya353,182 次观看 • 11 个月前

Aynı anda Türkiye’den, Mısır’dan, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Katar, BAE, Umman, Bahreyn ve Irak’tan onlarca, yüzlerce böyle sivil yardım tekneleri kalksa ve yol alsaydı Gazze sahiline doğru. Ancak Sicilya’dan kalktı bir gemi içinde Hz.İsa’nın 12 havarisi gibi 12 güzel insanla. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali kendi insanlık görevlerini yapıyorlar. Bir tane sözde İslam ülkesinin göstermeye cesaret edemediği onurlu duruşu gösteriyorlar. Bir yelkenli tekne kahramanlık dersi veriyor bu suskunluğa ve öğrenilmiş korkaklığa. “Korkağın gözüne uyku girmesin.” -Halid bin Velid(ra) #TürkiyeMadleenİçinAyakta
Hasan Mert Kaya194,035 次观看 • 1 年前