🇹🇷 Kayberen 🇹🇷's banner
🇹🇷 Kayberen 🇹🇷's profile picture

🇹🇷 Kayberen 🇹🇷

@Kayberen__36,062 subscribers

NURDAN SAVAŞ https://t.co/LCEtit8IoP

Shorts

YAZIKLAR OLSUN!

YAZIKLAR OLSUN!

58,230 views

KARDEŞ DEDİĞİN! Azerbaycan televizyonunda haber spikerleri Nusaybin'deki TÜRK Bayrağını indirilmesine böyle tepki verdiler. "Biz o bayrak indiren eli kırarız sonra o kırdığımız eli onun münasip yerine sokarız." Ə hərfi doğru mu?

KARDEŞ DEDİĞİN! Azerbaycan televizyonunda haber spikerleri Nusaybin'deki TÜRK Bayrağını indirilmesine böyle tepki verdiler. "Biz o bayrak indiren eli kırarız sonra o kırdığımız eli onun münasip yerine sokarız." Ə hərfi doğru mu?

224,358 views

Binali Yıldırım, "kazanırsa elektrik sayaçlarınızı Pkk'lılar, Su Sayaçlarınız İbda-C'liler, Doğalgaz Sayaçlarınızı ise Dhkp-C'liler okuyacak" demişti şimdi kimler okuyacak Binali beeeyyy?

Binali Yıldırım, "kazanırsa elektrik sayaçlarınızı Pkk'lılar, Su Sayaçlarınız İbda-C'liler, Doğalgaz Sayaçlarınızı ise Dhkp-C'liler okuyacak" demişti şimdi kimler okuyacak Binali beeeyyy?

294,517 views

Hahahaha ne güzel lan Kendi kendine seçmen kaybediyor !..😂😂 Konya'da Suriyeliler İçin Arapça Konuştu Türkler hüsranla meydanı terk etti😂😂

Hahahaha ne güzel lan Kendi kendine seçmen kaybediyor !..😂😂 Konya'da Suriyeliler İçin Arapça Konuştu Türkler hüsranla meydanı terk etti😂😂

631,551 views

Konya’da “APOYA İD-M” yürüyüşünde konuşan bir Türk kadını: “Hiç kimse sayımız az, onlar (bölücüler) çok diye düşünmesin. Önemli olan birlik olmamız, güçlü olmamız. Her zaman güçlü olmaya, VATAN HAİNLERİNE, O-_-PU Ç-CUKLARINA karşı durmaya devam edeceğiz.”

Konya’da “APOYA İD-M” yürüyüşünde konuşan bir Türk kadını: “Hiç kimse sayımız az, onlar (bölücüler) çok diye düşünmesin. Önemli olan birlik olmamız, güçlü olmamız. Her zaman güçlü olmaya, VATAN HAİNLERİNE, O-_-PU Ç-CUKLARINA karşı durmaya devam edeceğiz.”

28,171 views

Embriyolara bile nikah caizdir bunlar için...‼️ "Evlenme yaşı sıfırdır,sıfır yaşında bir çocuk 90yaşında biriyle evlenmesinde sakınca yoktur"

Embriyolara bile nikah caizdir bunlar için...‼️ "Evlenme yaşı sıfırdır,sıfır yaşında bir çocuk 90yaşında biriyle evlenmesinde sakınca yoktur"

55,803 views

Yeni Akit çalışanlarının Manisa Belediye Başkanı'nın ölümüyle alay etmesi sonrasında binlerce vatandaş, Yeni Akit binasına yürüyor. Polis olaylarlara müdahale ediyor. (Halk TV)

Yeni Akit çalışanlarının Manisa Belediye Başkanı'nın ölümüyle alay etmesi sonrasında binlerce vatandaş, Yeni Akit binasına yürüyor. Polis olaylarlara müdahale ediyor. (Halk TV)

24,263 views

Videos

Papaya giderken neden takım elbiseli,buraya gelirken sarıklı şalvarlı...
1:49

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Kız bu ne?😳 Bıktık ghötünüzü seyretmekten!
2:02

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Kayberen__'s profile picture

BU UYARIYI KİMSE HAFİFE ALMASIN! Banu Avar’ın dikkat çeken bir uyarısı var: “Yakın gelecekte PKK kadrolarının Türkiye’nin her yerinde, işgal İstanbul’unda (1918-1923) şenlenen azınlıkları hatırlatan bir şımarıklıkla taşkınlık yaptıklarını, kindar bir tutumla yurttaşları taciz ettiklerini göreceğiz.” Bu sözler üzerinde ciddi ciddi düşünmek zorundayız. Bölücü ve Kürtçü Adem Karaçoban geçenlerde, yaptığı yayında açıkça: “Bu yasa geçince bir şey yapamayacaksınız.” diye Türk milletiyle adeta dalga geçiyordu. Peki şimdi ne oluyor? Eğer bu yasa gerçekten “toplumsal bütünleşme” ve “barış” getirecekse, neden daha şimdiden bazı çevrelerde “Artık bize hiçbir şey yapamazsınız” anlayışı ortaya çıkıyor? Neden bazıları bunu bir demokratikleşme ve normalleşme süreci olarak değil, sanki devletin kendilerine karşı koyamayacağı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor? Banu Avar’ın uyarısı tam da burada önem kazanıyor. “Şımarıklıkla taşkınlık, kindar bir tutumla yurttaşları taciz etme” ihtimali nereden çıkıyor? Eğer böyle bir ihtimal varsa, devlet bunun tedbirini bugünden almak zorundadır. Türk milletinin kaygısı, etnik kimlik üzerinden siyaset yapan, terör örgütünün geçmişini veya ideolojisini siyasi bir meşruiyet aracına dönüştürmeye çalışan anlayışların güç kazanmasıdır. YASA GEÇTİKTEN SONRA “BİZE BİR ŞEY YAPAMAZSINIZ” DİYENLER NEYE GÜVENİYOR? Devletin hukukuna mı? Yoksa kendilerine sağlanacağını düşündükleri siyasi dokunulmazlıklara mı? Eğer mesele gerçekten barışsa, kimsenin Türk vatandaşına meydan okumasına, Türk bayrağına saygısızlık etmesine, İstiklâl Marşı’nı tartışmaya açmasına, sokakta yurttaşı taciz etmesine veya devletin otoritesini sınamasına izin verilmemelidir. Barış, devletin geri çekilmesi değildir. Kardeşlik, tehdit karşısında susmak değildir. Demokratik siyaset, terörün siyasi mirasını devralmak değildir. Ve toplumsal bütünleşme, Türk milletinin bir bölümünü diğerlerinden üstün veya ayrıcalıklı hâle getirmek hiç değildir. Bugün yapılması gereken, Devlet, neye izin verileceğini ve neye asla izin verilmeyeceğini açıkça ortaya koymalıdır. Türk bayrağına saygısızlık edilmeyecek. İstiklâl Marşı tartışmaya açılmayacak. Üniter devlet yapısı pazarlık konusu yapılmayacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği paylaşılmayacak. Devletin güvenlik güçleri tehdit edilmeyecek. Vatandaşın etnik kimliği üzerinden baskı kurulmayacak. Ve hiç kimse, “Yasa çıktı, artık bize bir şey yapamazsınız” diyerek bu milletin sabrını sınamayacak. Türkiye Cumhuriyeti bir aşiret devleti değildir. Devletin hukuk düzeni vardır. Anayasası vardır. Ordusu vardır. Polisi vardır. Yargısı vardır. Ve her şeyden önemlisi; Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir. “PKK silah bıraktı mı?” Silah bırakıldıktan sonra ortaya çıkacak siyasi, toplumsal ve örgütsel güç ne olacak? Eğer cevap verilemiyorsa, Türk milletinin kaygılarını “barış karşıtlığı” diyerek susturamazsınız. Çünkü biz barışa değil, Türkiye’nin geleceğinin belirsiz bir siyasi projeye teslim edilmesine itiraz ediyoruz. Türk Milletinin önüne konulan asıl tablo, yasa geçtikten sonra mı gösterilecek?

🇹🇷 Kayberen 🇹🇷

81,847 views • 1 month ago

Kayberen__'s profile picture

TARİHTE ARAPLAR! İzleyeceğiniz görüntüler yabancı arşivlerden alınmıştır ve tamamen #gerçektir. 1.Dünya savaşında Arap yarımadasında/güney cephelerde yokluk içinde cansiper savaşmış, sırtından hançerlenircesine gördüğü ihanetler yüzünden İngilizlere ve onların kışkırttığı Araplara esir düşmüş Türk Askerlerini göstermektedir. Günlerce aç, susuz, yaralı ve hasta yürütülen Türk Askerleri uzak ülkelerdeki ölüm kamplarına götürülmektedir. Tarih konusunda uzman ve akademik kariyere sahip değerli hocalarımızın hoşgörüsüne sığınarak yerli ve yabancı kaynak kitaplardan edindiğim bazı bilgileri siz dostlar ile paylaşmak istedim. 1.Dünya savaşı başladığı günde (Cihad-ı Mukaddes ilanı 14 Kasım 1914) Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı güne kadar 2.850.000 asker mevcudunun 941.480 ölü, 990.000 yaralı ve hasta, 358.520 esir ve kayıp olmak üzere 2.290.000 kişi savaş dışı kalmıştı. Tarihçilerin ortak fikir ve tespitine gore, kayıt ve arşiv yetersizliğinden dolayı esirlerin net sayısı bilinmemekle beraber, kayıplar dikkate alınmadığında, sadece esir kamplarında fiilen yaşayan/bulunan #Türk Askerlerinin sayısı kesinlikle 200.000 üzerindedir. ❗❗ Türk Askerleri en çok güney cephesinde (Arap yarımadasında) İngilizlere ve onların işbirlikçilerine (Avustralya, Hindistan ve Araplar vs.) esir düşmüşlerdir. Belgelere gore, Osmanlı devletinin elinde, itilaf devletlerinden toplam 21.506 asker esir bulunmaktaydı. Güney Cephelerde (Irak, Sina, Filistin, Hicaz, Yemen vs.) Esir düşen Türk Askerleri, çok farklı sayıda kamplara götürülmüştür. Bunlar, Hindistan Kampları (Superpur Kampı, Ahmet Nagar Kampı, Belgaum Kampı, Bellary Kampı, Kalküta İstasyon kampı, Kataphar Kampı, Tongnung Kampı, Thatmyo Kampı, Schwebo Nekahet Kampı, Meiktila Kampı, Rangoon Karantina Kampı) Mısır Esir Kampları (Heliopolis Kampı, Abbassiah Hastanesi/Kampı, Maadi Kampı, Mısır Hilal-i Ahmer Hastanesi/Kampı, Kahire Kalesi Kampı, Ras-el-tin Kampı, Seydibeşir Kampı, Bilbeis Kampı, Kasrı Nil Kışlası/Kampı), Kıbrıs Adası Esir Kampları, Malta Adası Esir Kampı, Man Adası Esir Kampı, Yunanistan Esir Kampları, Irak Esir Kampları (Basra, Bağdat-Geçici Toplanma Kampları) ve Burma Esir Kamplarıdır. (Kızılhaç Arşivleri) (Doğu Cephesinde esir olan Türk Askerleri ise Rusların denetiminde olan Erzurum, Kars gibi toplanma yerlerinden sonra, Tiflis Esir Kampları, Bakü/Nargin Adası Esir Kampları, Moskova Esir Kampları ve Sibirya Esir Kamplarına gönderiliyordu.) Esir Türk Askerlerinin büyük çoğunluğu bu esir kamplarında planlı şekilde imha edilmiş ve malaria (sıtma), diarrhoea (ishal), trohom, yaralanma, zehirlenme başta olmak üzere, zihinsel ve sinirsel(dikenli tel hastalığı) rahatsızlıklar gibi çeşitli hastlalıklar da vesile kılınarak katliama maruz kalmıştır. Hayatta kalabilen çok az sayıdaki #Türk Askerleri ancak 1924 yılından sonra Anadolu’ya dönebilmişlerdir. Bunların arasında, en acımasız ve en insafsız zulüm, işkence ve vahşetler Mısır Esir Kamplarında yaşanmıştır. Bu kampta, esir Türk Askerlerine zorunlu yemek olarak ölmüş ve kokmuş beygir ve katır etleri yedirilmiştir. Türk Askerlerinin çoğunluğu bu sebeple dizanteriye ve "pellagra" denilen uyuzdan daha beter illet bir hastalığa tutulmuş ve acılar içinde şehit düşmüşlerdir.

🇹🇷 Kayberen 🇹🇷

275,301 views • 3 years ago