Av.Mahmut TANAL's banner
Av.Mahmut TANAL's profile picture

Av.Mahmut TANAL

@MTanal841,602 subscribers

28. Dönem YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili-PM ÜYESİ TürkCezaHukukçular Der. Türk Hukuk Der. /ÇYD/TÜKODER Üyesi. Instagram.mahmuttanal 03124205560

Shorts

Yeni Parti’nin binasının kapısını açmadan önce, ilk işimiz toprağa dokunmak olsun istedik. Çünkü siyaset; tabela asmak değil, milletin gönlünde kök salmaktır. Bu fidan nasıl kök salacaksa, Yeni Parti de ülkemize öyle kök salacak. Bu ağaç nasıl büyüyüp gölge verecekse, biz de hiç kimseyi ayırmadan milletimizin yanında olacağız. Kökümüz bu topraklarda, gücümüz milletimizde, yolumuz adalet ve demokrasidir. Bugün diktiğimiz bu fidan; adaletin, umudun, kardeşliğin ve yeni bir başlangıcın sembolü olsun. Ülkemize hayırlı olsun. Yeni bir fidan dikiyoruz. Yeni bir kapı açıyoruz. Yeni bir yol başlatıyoruz. Türkiyede artık YENİ bir dönem başlıyor!

Yeni Parti’nin binasının kapısını açmadan önce, ilk işimiz toprağa dokunmak olsun istedik. Çünkü siyaset; tabela asmak değil, milletin gönlünde kök salmaktır. Bu fidan nasıl kök salacaksa, Yeni Parti de ülkemize öyle kök salacak. Bu ağaç nasıl büyüyüp gölge verecekse, biz de hiç kimseyi ayırmadan milletimizin yanında olacağız. Kökümüz bu topraklarda, gücümüz milletimizde, yolumuz adalet ve demokrasidir. Bugün diktiğimiz bu fidan; adaletin, umudun, kardeşliğin ve yeni bir başlangıcın sembolü olsun. Ülkemize hayırlı olsun. Yeni bir fidan dikiyoruz. Yeni bir kapı açıyoruz. Yeni bir yol başlatıyoruz. Türkiyede artık YENİ bir dönem başlıyor!

73,506 views

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

6,011,366 views

ŞANLIURFA’DA MUHTARA BU MUAMELE REVA MI? Akçakale Tatlıca Mahallesi Muhtarının, Valilik tarafından muhtarlık hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edildiği belirtilen konteynerinin belediye tarafından kaldırıldığı, yerine başka bir hizmet alanı verilmediği ve ceza baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı iddia ediliyor. Bu kabul edilemez. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesi belediyelere, mahallelerin ve muhtarlıkların ihtiyaçlarının karşılanması için destek olma sorumluluğu yüklüyor. Kanun “muhtarı kapının önüne koy” demiyor. Kanun “muhtarlığa destek ol” diyor. Muhtar belediye başkanının çalışanı değildir. Belediye başkanından talimat alan bir personel hiç değildir. Muhtar, halkın oyuyla seçilmiş kamu görevlisidir. Valiliğin tahsis ettiği belirtilen konteyneri hangi yetkiyle kaldırdınız? Hangi karara dayanıyorsunuz? Usulüne uygun tebligat nerede? Valiliğin onayı var mı? Muhtara neden alternatif bir hizmet yeri göstermediniz? “Ceza yazarız” denildiği iddiasının açıklaması nedir? Kamu gücü kimseye hesap sorma, hizaya getirme, cezalandırma veya siyasi baskı kurma aracı değildir. Belediye başkanlığı makamı kimsenin şahsi mülkü değildir. Tatlıca Mahallesi Muhtarını hizmet verecek yerden mahrum bırakmak, yalnızca muhtarı değil, o mahallede yaşayan vatandaşları cezalandırmaktır. Şanlıurfa’da kimse “Ben belediye başkanıyım, istediğimi yaparım” anlayışıyla hareket edemez. Devletin de belediyenin de sahibi millettir. Hukuka aykırı işlem varsa iptal edilir. Yetkisini kötüye kullanan varsa hesabını verir. Tatlıca Mahallesi Muhtarının mağduriyeti derhal giderilmeli, görevini yapabileceği uygun bir yer sağlanmalıdır. Şanlıurfa’da muhtara sopa gösterilmez, hizmet için destek olunur. Keyfîlik biter, hukuk konuşur. T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ ANKA Haber Ajansı Halk TV BirGün TV SözcüTV Cumhuriyet TV Evrensel Gazetesi

ŞANLIURFA’DA MUHTARA BU MUAMELE REVA MI? Akçakale Tatlıca Mahallesi Muhtarının, Valilik tarafından muhtarlık hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edildiği belirtilen konteynerinin belediye tarafından kaldırıldığı, yerine başka bir hizmet alanı verilmediği ve ceza baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı iddia ediliyor. Bu kabul edilemez. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesi belediyelere, mahallelerin ve muhtarlıkların ihtiyaçlarının karşılanması için destek olma sorumluluğu yüklüyor. Kanun “muhtarı kapının önüne koy” demiyor. Kanun “muhtarlığa destek ol” diyor. Muhtar belediye başkanının çalışanı değildir. Belediye başkanından talimat alan bir personel hiç değildir. Muhtar, halkın oyuyla seçilmiş kamu görevlisidir. Valiliğin tahsis ettiği belirtilen konteyneri hangi yetkiyle kaldırdınız? Hangi karara dayanıyorsunuz? Usulüne uygun tebligat nerede? Valiliğin onayı var mı? Muhtara neden alternatif bir hizmet yeri göstermediniz? “Ceza yazarız” denildiği iddiasının açıklaması nedir? Kamu gücü kimseye hesap sorma, hizaya getirme, cezalandırma veya siyasi baskı kurma aracı değildir. Belediye başkanlığı makamı kimsenin şahsi mülkü değildir. Tatlıca Mahallesi Muhtarını hizmet verecek yerden mahrum bırakmak, yalnızca muhtarı değil, o mahallede yaşayan vatandaşları cezalandırmaktır. Şanlıurfa’da kimse “Ben belediye başkanıyım, istediğimi yaparım” anlayışıyla hareket edemez. Devletin de belediyenin de sahibi millettir. Hukuka aykırı işlem varsa iptal edilir. Yetkisini kötüye kullanan varsa hesabını verir. Tatlıca Mahallesi Muhtarının mağduriyeti derhal giderilmeli, görevini yapabileceği uygun bir yer sağlanmalıdır. Şanlıurfa’da muhtara sopa gösterilmez, hizmet için destek olunur. Keyfîlik biter, hukuk konuşur. T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ ANKA Haber Ajansı Halk TV BirGün TV SözcüTV Cumhuriyet TV Evrensel Gazetesi

26,614 views

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

1,287,220 views

Silivri’deyim!

Silivri’deyim!

1,526,946 views

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

269,834 views

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

213,457 views

Sosyal devlet, hakkını arayan işçiyi ablukaya almaz; işçinin hakkını gasp edenin karşısında durur

Sosyal devlet, hakkını arayan işçiyi ablukaya almaz; işçinin hakkını gasp edenin karşısında durur

51,684 views

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

286,000 views

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

116,226 views

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

84,914 views

SOSYAL DEVLET İŞÇİYİ ABLUKAYA ALMAZ, HAKKINI KORUR! Aylarca emeğinin karşılığını alamayan, alın terinin peşine düşen maden işçilerinin karşısına barikat dikmek sosyal devlet anlayışı değildir. İşçi sadaka istemiyor. İşçi lütuf istemiyor. İşçi çalıştığı günlerin ücretini, tazminatını ve yasal hakkını istiyor! Anayasa’nın 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devletin görevi, mağdur işçiyi ablukaya almak değil; emeği ve emekçinin hakkını korumaktır. Bakanlıkların gözetiminde işçilere verilen sözler varsa yerine getirilmelidir. İşçinin alacağı şirketlerin insafına bırakılamaz. Barikatı işçiye değil, işçinin hakkını gasbedene kurun! Devletin gücü alın terinin karşısında değil, alın terinin yanında durmalıdır. İşçilerin hakları derhal ve eksiksiz ödensin!

SOSYAL DEVLET İŞÇİYİ ABLUKAYA ALMAZ, HAKKINI KORUR! Aylarca emeğinin karşılığını alamayan, alın terinin peşine düşen maden işçilerinin karşısına barikat dikmek sosyal devlet anlayışı değildir. İşçi sadaka istemiyor. İşçi lütuf istemiyor. İşçi çalıştığı günlerin ücretini, tazminatını ve yasal hakkını istiyor! Anayasa’nın 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devletin görevi, mağdur işçiyi ablukaya almak değil; emeği ve emekçinin hakkını korumaktır. Bakanlıkların gözetiminde işçilere verilen sözler varsa yerine getirilmelidir. İşçinin alacağı şirketlerin insafına bırakılamaz. Barikatı işçiye değil, işçinin hakkını gasbedene kurun! Devletin gücü alın terinin karşısında değil, alın terinin yanında durmalıdır. İşçilerin hakları derhal ve eksiksiz ödensin!

21,355 views

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

117,352 views

Er şehit yakınlarının ve er gazilerimizin yaşadığı sorunların araştırılması, hak kayıplarının giderilmesi ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla TBMM’ye sunulan araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Er şehit yakınlarının ve er gazilerimizin yaşadığı sorunların araştırılması, hak kayıplarının giderilmesi ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla TBMM’ye sunulan araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

28,008 views

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

406,130 views

Pendik’teyim

Pendik’teyim

236,848 views

CHP’de kayyumun ne işi var. ANKA Haber Ajansı Halk TV SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Bizim TV Cumhuriyet TV

CHP’de kayyumun ne işi var. ANKA Haber Ajansı Halk TV SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Bizim TV Cumhuriyet TV

54,380 views

Bağcılardayım. Herkesi bekliyoruz.

Bağcılardayım. Herkesi bekliyoruz.

109,506 views

Başakşehir’de kanalın ne işi var!

Başakşehir’de kanalın ne işi var!

212,405 views

Volkan Konak, iktidarlara değil halka türküler söyleyen bir yürekti. Onun türkülerinde adalet vardı, eşitlik vardı, özgürlük vardı. O türküler şimdi bize emanet. Halkın sesi susturulamaz; Volkan Konak’la yükselen ses, bu topraklarda yaşamaya devam edecek. Milletimizin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun.

Volkan Konak, iktidarlara değil halka türküler söyleyen bir yürekti. Onun türkülerinde adalet vardı, eşitlik vardı, özgürlük vardı. O türküler şimdi bize emanet. Halkın sesi susturulamaz; Volkan Konak’la yükselen ses, bu topraklarda yaşamaya devam edecek. Milletimizin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun.

180,542 views

Videos

MTanal's profile picture

ŞANLIURFA’DA MUHTARA BU MUAMELE REVA MI? Akçakale Tatlıca Mahallesi Muhtarının, Valilik tarafından muhtarlık hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edildiği belirtilen konteynerinin belediye tarafından kaldırıldığı, yerine başka bir hizmet alanı verilmediği ve ceza baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı iddia ediliyor. Bu kabul edilemez. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesi belediyelere, mahallelerin ve muhtarlıkların ihtiyaçlarının karşılanması için destek olma sorumluluğu yüklüyor. Kanun “muhtarı kapının önüne koy” demiyor. Kanun “muhtarlığa destek ol” diyor. Muhtar belediye başkanının çalışanı değildir. Belediye başkanından talimat alan bir personel hiç değildir. Muhtar, halkın oyuyla seçilmiş kamu görevlisidir. Valiliğin tahsis ettiği belirtilen konteyneri hangi yetkiyle kaldırdınız? Hangi karara dayanıyorsunuz? Usulüne uygun tebligat nerede? Valiliğin onayı var mı? Muhtara neden alternatif bir hizmet yeri göstermediniz? “Ceza yazarız” denildiği iddiasının açıklaması nedir? Kamu gücü kimseye hesap sorma, hizaya getirme, cezalandırma veya siyasi baskı kurma aracı değildir. Belediye başkanlığı makamı kimsenin şahsi mülkü değildir. Tatlıca Mahallesi Muhtarını hizmet verecek yerden mahrum bırakmak, yalnızca muhtarı değil, o mahallede yaşayan vatandaşları cezalandırmaktır. Şanlıurfa’da kimse “Ben belediye başkanıyım, istediğimi yaparım” anlayışıyla hareket edemez. Devletin de belediyenin de sahibi millettir. Hukuka aykırı işlem varsa iptal edilir. Yetkisini kötüye kullanan varsa hesabını verir. Tatlıca Mahallesi Muhtarının mağduriyeti derhal giderilmeli, görevini yapabileceği uygun bir yer sağlanmalıdır. Şanlıurfa’da muhtara sopa gösterilmez, hizmet için destek olunur. Keyfîlik biter, hukuk konuşur. T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ ANKA Haber Ajansı Halk TV BirGün TV SözcüTV Cumhuriyet TV Evrensel Gazetesi

Av.Mahmut TANAL

26,614 views • 4 days ago