Av.Mahmut TANAL's banner
Av.Mahmut TANAL's profile picture

Av.Mahmut TANAL

@MTanal • 836,495 subscribers

28. Dönem YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili-PM ÜYESİ TürkCezaHukukçular Der. Türk Hukuk Der. /ÇYD/TÜKODER Üyesi. Instagram.mahmuttanal 03124205560

Shorts

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

6,014,017 Aufrufe

Silivri’deyim!

Silivri’deyim!

1,527,054 Aufrufe

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

1,287,577 Aufrufe

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

270,125 Aufrufe

ŞANLIURFA’DA YOKSULLUĞUN ACI FOTOĞRAFI. SOSYAL DEVLET NEREDE? Şanlıurfa Hal Pazarı’ndan gelen görüntüler vicdanları sarsıyor. Bir aile, çocuklarıyla birlikte çöpe atılan sebzeler arasından yenilebilecek olanları topluyor. TOPRAĞI BEREKETLİ, İNSANI EMEKÇİ ŞANLIURFA’DA BU MANZARA NEDEN YAŞANIYOR? Bir tarafta çöpe atılan gıdalar, diğer tarafta evine yiyecek götürmeye çalışan insanlar. İktidardakiler şatafatlı yaşam ,asrın fon soygunu ve israf, diğer tarafta yoksulluk. ANAYASA’NIN 2. MADDESİ AÇIK: TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR. Sosyal devlet, vatandaşını açlıkla ve yoksullukla baş başa bırakmamak için mücadele eden devlettir. Devletin görevi;Anayasa’nın 5. maddesi insan onuruna yaraşır yaşamın önündeki engellerin kaldırmaktır. YOKSULLUK AYIP DEĞİLDİR. YOKSULLUĞA KARŞI ETKİSİZ KALAN POLİTİKALAR SORGULANMALIDIR. 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarına soruyorum: Bu çocukların geleceği ne olacak? Bu aileler neden geçim sıkıntısıyla baş başa? Şanlıurfa’nın bereketi neden her sofraya ulaşmıyor? Sosyal yardımlar neden yoksulluğu kalıcı biçimde azaltacak politikalarla desteklenmiyor? ŞANLIURFA’NIN İNSANI SADAKA DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR. Valiliği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve ilgili belediyeleri göreve çağırıyorum. Ailenin ihtiyaçlarını tespit edin, gerekli sosyal destekleri sağlayın. ÇOCUKLARIN YERİ ÇÖP YIĞINLARININ ARASI DEĞİL, OKUL SIRALARIDIR. Şanlıurfa’nın çocukları açlıkla, aileleri yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmamalı. BU TOPRAKLARDA ÜRETİLEN BEREKET, BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN İNSANLARIN SOFRASINA DA ULAŞMALIDIR.

ŞANLIURFA’DA YOKSULLUĞUN ACI FOTOĞRAFI. SOSYAL DEVLET NEREDE? Şanlıurfa Hal Pazarı’ndan gelen görüntüler vicdanları sarsıyor. Bir aile, çocuklarıyla birlikte çöpe atılan sebzeler arasından yenilebilecek olanları topluyor. TOPRAĞI BEREKETLİ, İNSANI EMEKÇİ ŞANLIURFA’DA BU MANZARA NEDEN YAŞANIYOR? Bir tarafta çöpe atılan gıdalar, diğer tarafta evine yiyecek götürmeye çalışan insanlar. İktidardakiler şatafatlı yaşam ,asrın fon soygunu ve israf, diğer tarafta yoksulluk. ANAYASA’NIN 2. MADDESİ AÇIK: TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR. Sosyal devlet, vatandaşını açlıkla ve yoksullukla baş başa bırakmamak için mücadele eden devlettir. Devletin görevi;Anayasa’nın 5. maddesi insan onuruna yaraşır yaşamın önündeki engellerin kaldırmaktır. YOKSULLUK AYIP DEĞİLDİR. YOKSULLUĞA KARŞI ETKİSİZ KALAN POLİTİKALAR SORGULANMALIDIR. 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarına soruyorum: Bu çocukların geleceği ne olacak? Bu aileler neden geçim sıkıntısıyla baş başa? Şanlıurfa’nın bereketi neden her sofraya ulaşmıyor? Sosyal yardımlar neden yoksulluğu kalıcı biçimde azaltacak politikalarla desteklenmiyor? ŞANLIURFA’NIN İNSANI SADAKA DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR. Valiliği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve ilgili belediyeleri göreve çağırıyorum. Ailenin ihtiyaçlarını tespit edin, gerekli sosyal destekleri sağlayın. ÇOCUKLARIN YERİ ÇÖP YIĞINLARININ ARASI DEĞİL, OKUL SIRALARIDIR. Şanlıurfa’nın çocukları açlıkla, aileleri yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmamalı. BU TOPRAKLARDA ÜRETİLEN BEREKET, BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN İNSANLARIN SOFRASINA DA ULAŞMALIDIR.

21,579 Aufrufe

Cilvegözü Sınır Kapısı’nda tablo artık kabul edilemez noktadadır. Kilometrelerce araç kuyruğu, saatlerce bekleyen şoförler, aksayan ticaret ve giderek büyüyen gerginlik… Şoförler geçiş yapabilmek, ekmeğini kazanabilmek için gecenin bir yarısı sesini duyurmaya çalışıyor. Devletin görevi bu insanları susturmak değil, sorunu çözmektir. Sınır kapısındaki kapasite yetersizliği, işlem sürelerinin uzaması ve organizasyon eksikliği yüzünden taşımacılık sektörü cezalandırılamaz. Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlar derhal harekete geçmelidir. TIR şoförü suçlu değildir. Şoförü yolda bekleten kötü yönetimdir. Kuyruğu değil, sorunu dağıtın! Cilvegözü’nde ticaretin ve ulaşımın önünü açın; şoförlerimizi daha fazla mağdur etmeyin.

Cilvegözü Sınır Kapısı’nda tablo artık kabul edilemez noktadadır. Kilometrelerce araç kuyruğu, saatlerce bekleyen şoförler, aksayan ticaret ve giderek büyüyen gerginlik… Şoförler geçiş yapabilmek, ekmeğini kazanabilmek için gecenin bir yarısı sesini duyurmaya çalışıyor. Devletin görevi bu insanları susturmak değil, sorunu çözmektir. Sınır kapısındaki kapasite yetersizliği, işlem sürelerinin uzaması ve organizasyon eksikliği yüzünden taşımacılık sektörü cezalandırılamaz. Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlar derhal harekete geçmelidir. TIR şoförü suçlu değildir. Şoförü yolda bekleten kötü yönetimdir. Kuyruğu değil, sorunu dağıtın! Cilvegözü’nde ticaretin ve ulaşımın önünü açın; şoförlerimizi daha fazla mağdur etmeyin.

26,400 Aufrufe

ŞANLIURFA AKÇAKALE’DE ÇOCUKLAR YOLLARDA, SERVİSLER NEREDE? Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, Akçalı Mahallesi’nden Berdi Mahallesi’ndeki okula giden çocuklarımızın yaşadığı ulaşım mağduriyeti kabul edilemez. Bana iletilen bilgilere göre okul yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta. 14 servisten yalnızca 3’ünün geldiği, diğerlerinin gelmediği belirtiliyor. Paylaşılan videolarda ise sırtlarında çantalarıyla toprak yollarda ve tarla üzerinden yürüyen çocuklarımız görülüyor. Çocuğun sırtına okul çantasıyla birlikte ulaşım yükünü de yükleyemezsiniz. Bu çocuklar yağmurda, çamurda, soğukta okullarına nasıl ulaşacak? Aileler her sabah çocuklarını hangi kaygıyla yola çıkaracak? Eğitimde fırsat eşitliği, Akçalı’daki çocuğun da okuluna güvenle ulaşmasını sağlamaktır. Millî Eğitim Bakanlığı, Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Akçakale İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü açıklasın: Servislerin gelmediği iddiası araştırılıyor mu? Çocukların ulaşımı nasıl sağlanıyor? Taşıma hizmeti kim tarafından, nasıl denetleniyor? İlgili belediyeler de çocukların yürüdüğü güzergâhı güvenli hale getirmek için harekete geçmelidir. AKÇAKALE’NİN ÇOCUKLARI EĞİTİME ULAŞMAK İÇİN ÇİLE ÇEKMEK ZORUNDA DEĞİL. Servis sorununu çözün, çocuklarımızı güvenle okullarına ulaştırın. Bu mağduriyetin takipçisi olacağım. ANKA Haber Ajansı EkremOğlu SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Cumhuriyet TV T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ T.C. Millî Eğitim Bakanlığı T.C. Akçakale Kaymakamlığı

ŞANLIURFA AKÇAKALE’DE ÇOCUKLAR YOLLARDA, SERVİSLER NEREDE? Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, Akçalı Mahallesi’nden Berdi Mahallesi’ndeki okula giden çocuklarımızın yaşadığı ulaşım mağduriyeti kabul edilemez. Bana iletilen bilgilere göre okul yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta. 14 servisten yalnızca 3’ünün geldiği, diğerlerinin gelmediği belirtiliyor. Paylaşılan videolarda ise sırtlarında çantalarıyla toprak yollarda ve tarla üzerinden yürüyen çocuklarımız görülüyor. Çocuğun sırtına okul çantasıyla birlikte ulaşım yükünü de yükleyemezsiniz. Bu çocuklar yağmurda, çamurda, soğukta okullarına nasıl ulaşacak? Aileler her sabah çocuklarını hangi kaygıyla yola çıkaracak? Eğitimde fırsat eşitliği, Akçalı’daki çocuğun da okuluna güvenle ulaşmasını sağlamaktır. Millî Eğitim Bakanlığı, Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Akçakale İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü açıklasın: Servislerin gelmediği iddiası araştırılıyor mu? Çocukların ulaşımı nasıl sağlanıyor? Taşıma hizmeti kim tarafından, nasıl denetleniyor? İlgili belediyeler de çocukların yürüdüğü güzergâhı güvenli hale getirmek için harekete geçmelidir. AKÇAKALE’NİN ÇOCUKLARI EĞİTİME ULAŞMAK İÇİN ÇİLE ÇEKMEK ZORUNDA DEĞİL. Servis sorununu çözün, çocuklarımızı güvenle okullarına ulaştırın. Bu mağduriyetin takipçisi olacağım. ANKA Haber Ajansı EkremOğlu SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Cumhuriyet TV T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ T.C. Millî Eğitim Bakanlığı T.C. Akçakale Kaymakamlığı

12,469 Aufrufe

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

213,598 Aufrufe

CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI’NDA BU İDDİALAR DERHAL ARAŞTIRILMALIDIR! TIR şoförlerimiz Cilvegözü Sınır Kapısı’nda günlerce kuyrukta beklediklerini bildiriyor. Şoförlerin iddiaları vahim: 800 araçlık park sahasında uzun kuyruklar oluşuyor. Araçlar 48 saate varan sürelerle bekletiliyor. Bazı araçların sırayı ihlal ederek öne geçtiği belirtiliyor. 50 dolar karşılığında araçların sırada öne geçirildiği iddia ediliyor. Sıraya uyan şoförlerin tehdit, küfür ve baskıyla karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor. Daha da vahimi; şoförler kolluk kuvvetlerine başvurduklarında gerekli müdahaleyi göremediklerini söylüyor. Buradan açıkça soruyoruz: Sınır kapısındaki araç sırasını kim yönetiyor? Hangi araç, hangi objektif kritere göre öne alınıyor? Para karşılığı sıra satıldığı iddiası doğru mudur? Bu konuda bugüne kadar kaç şikâyet yapılmıştır? Tehdit ve şiddet iddialarıyla ilgili kaç adli ve idari işlem başlatılmıştır? Kamera kayıtları incelenmiş midir? Devletin sınır kapısında kuralı para değil hukuk belirlemelidir. T.C. İçişleri Bakanlığı İçişleri Bakanlığı’nı, Hatay Valiliği’ni, T.C. Ticaret Bakanlığı Ticaret Bakanlığı’nı, Emniyet ve Jandarma teşkilatını göreve davet ediyorum. Cilvegözü’nde 24 saat esaslı denetim yapılmalı, kamera kayıtları incelenmeli, sıra ihlalleri ve para karşılığı aracılık iddiaları derhal soruşturulmalıdır. Eski online/randevulu sistem de dahil olmak üzere şeffaf, elektronik, müdahaleye kapalı ve herkesin sırasını görebileceği bir sistem kurulmalıdır. Şoförlerimiz günlerce yolda beklerken, parası veya bağlantısı olanın sırayı geçmesine göz yumulamaz. Sınır kapısında çeteleşme, tehdit veya para karşılığı sıra iddiası varsa devlet seyirci kalamaz. Hukuk herkes için uygulanmalıdır.

CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI’NDA BU İDDİALAR DERHAL ARAŞTIRILMALIDIR! TIR şoförlerimiz Cilvegözü Sınır Kapısı’nda günlerce kuyrukta beklediklerini bildiriyor. Şoförlerin iddiaları vahim: 800 araçlık park sahasında uzun kuyruklar oluşuyor. Araçlar 48 saate varan sürelerle bekletiliyor. Bazı araçların sırayı ihlal ederek öne geçtiği belirtiliyor. 50 dolar karşılığında araçların sırada öne geçirildiği iddia ediliyor. Sıraya uyan şoförlerin tehdit, küfür ve baskıyla karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor. Daha da vahimi; şoförler kolluk kuvvetlerine başvurduklarında gerekli müdahaleyi göremediklerini söylüyor. Buradan açıkça soruyoruz: Sınır kapısındaki araç sırasını kim yönetiyor? Hangi araç, hangi objektif kritere göre öne alınıyor? Para karşılığı sıra satıldığı iddiası doğru mudur? Bu konuda bugüne kadar kaç şikâyet yapılmıştır? Tehdit ve şiddet iddialarıyla ilgili kaç adli ve idari işlem başlatılmıştır? Kamera kayıtları incelenmiş midir? Devletin sınır kapısında kuralı para değil hukuk belirlemelidir. T.C. İçişleri Bakanlığı İçişleri Bakanlığı’nı, Hatay Valiliği’ni, T.C. Ticaret Bakanlığı Ticaret Bakanlığı’nı, Emniyet ve Jandarma teşkilatını göreve davet ediyorum. Cilvegözü’nde 24 saat esaslı denetim yapılmalı, kamera kayıtları incelenmeli, sıra ihlalleri ve para karşılığı aracılık iddiaları derhal soruşturulmalıdır. Eski online/randevulu sistem de dahil olmak üzere şeffaf, elektronik, müdahaleye kapalı ve herkesin sırasını görebileceği bir sistem kurulmalıdır. Şoförlerimiz günlerce yolda beklerken, parası veya bağlantısı olanın sırayı geçmesine göz yumulamaz. Sınır kapısında çeteleşme, tehdit veya para karşılığı sıra iddiası varsa devlet seyirci kalamaz. Hukuk herkes için uygulanmalıdır.

26,330 Aufrufe

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

286,223 Aufrufe

Yeni Parti’nin binasının kapısını açmadan önce, ilk işimiz toprağa dokunmak olsun istedik. Çünkü siyaset; tabela asmak değil, milletin gönlünde kök salmaktır. Bu fidan nasıl kök salacaksa, Yeni Parti de ülkemize öyle kök salacak. Bu ağaç nasıl büyüyüp gölge verecekse, biz de hiç kimseyi ayırmadan milletimizin yanında olacağız. Kökümüz bu topraklarda, gücümüz milletimizde, yolumuz adalet ve demokrasidir. Bugün diktiğimiz bu fidan; adaletin, umudun, kardeşliğin ve yeni bir başlangıcın sembolü olsun. Ülkemize hayırlı olsun. Yeni bir fidan dikiyoruz. Yeni bir kapı açıyoruz. Yeni bir yol başlatıyoruz. Türkiyede artık YENİ bir dönem başlıyor!

Yeni Parti’nin binasının kapısını açmadan önce, ilk işimiz toprağa dokunmak olsun istedik. Çünkü siyaset; tabela asmak değil, milletin gönlünde kök salmaktır. Bu fidan nasıl kök salacaksa, Yeni Parti de ülkemize öyle kök salacak. Bu ağaç nasıl büyüyüp gölge verecekse, biz de hiç kimseyi ayırmadan milletimizin yanında olacağız. Kökümüz bu topraklarda, gücümüz milletimizde, yolumuz adalet ve demokrasidir. Bugün diktiğimiz bu fidan; adaletin, umudun, kardeşliğin ve yeni bir başlangıcın sembolü olsun. Ülkemize hayırlı olsun. Yeni bir fidan dikiyoruz. Yeni bir kapı açıyoruz. Yeni bir yol başlatıyoruz. Türkiyede artık YENİ bir dönem başlıyor!

74,704 Aufrufe

Genel Başkanımız Özgür Özel, kalabalıktan yine esnaf ziyareti yapamadı… 📍Kapalı Çarşı, Bursa

Genel Başkanımız Özgür Özel, kalabalıktan yine esnaf ziyareti yapamadı… 📍Kapalı Çarşı, Bursa

33,165 Aufrufe

Uyarılarımızı dikkate alarak Niğde’nin Yeşilgölcük beldesinde sahaya gelen ve mağdur Şanlıurfalı mevsimlik tarım işçisi hemşehrilerimize destek sağlayan başta Niğde Valisi olmak üzere AFAD yetkililerine, Yeşilgölcük Belediye Başkanlığına ve tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyorum. Hemşehrilerimize yemek ulaştırılması ve ıslanan battaniyelerin yerine yenilerinin dağıtılması kıymetlidir. Uyarılarımız karşılık buldu; hemşehrilerimiz yalnız bırakılmadı.

Uyarılarımızı dikkate alarak Niğde’nin Yeşilgölcük beldesinde sahaya gelen ve mağdur Şanlıurfalı mevsimlik tarım işçisi hemşehrilerimize destek sağlayan başta Niğde Valisi olmak üzere AFAD yetkililerine, Yeşilgölcük Belediye Başkanlığına ve tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyorum. Hemşehrilerimize yemek ulaştırılması ve ıslanan battaniyelerin yerine yenilerinin dağıtılması kıymetlidir. Uyarılarımız karşılık buldu; hemşehrilerimiz yalnız bırakılmadı.

26,411 Aufrufe

Sosyal devlet, hakkını arayan işçiyi ablukaya almaz; işçinin hakkını gasp edenin karşısında durur

Sosyal devlet, hakkını arayan işçiyi ablukaya almaz; işçinin hakkını gasp edenin karşısında durur

51,750 Aufrufe

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

116,241 Aufrufe

OKULUN İLK GÜNÜNDE ÇOCUKLARIMIZ BUNU HAK ETMİYOR. Bugün eğitim-öğretim yılının ilk günü. Şanlıurfa Haliliye Dağeteği’ndeki Beyaz Kutu İlk ve Ortaokulu’nda çocuklarımızın karşılaştığı manzara ise utanç verici. Okulda şebeke suyu yok, kuyu suyu kullanılıyor. Elektrik kesildiğinde kuyu çalışmıyor; çocuklar lavaboları kullanamıyor. Üstelik okulda klima da yok. Şanlıurfa’nın sıcağında öğrenciler terden sırılsıklam olmuş durumda. Soruyorum: Çocuklarımızdan ders bekliyorsunuz ama onlara en temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir okul ortamı sağlayamıyorsunuz. Temiz ve sürekli su, hijyen, tuvalet, serin ve sağlıklı bir eğitim ortamı lüks değildir. Bunlar çocuğun temel hakkıdır! Anayasa’nın 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına alıyor. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu eğitimde fırsat ve imkân eşitliğini esas alıyor. Peki Şanlıurfa’daki çocuklarımız neden hâlâ en temel ihtiyaçlarla mücadele ediyor? Bir çocuğun okulunda su yoksa, elektrik kesildiğinde tuvaletini kullanamıyorsa ve Şanlıurfa sıcağında klimasız sınıfta terden sırılsıklam oluyorsa, burada eğitim sisteminin başarısından söz edemeyiz. Bugün okulun ilk günü. Çocuklarımızın heyecanla sınıfa girmesi gerekirken, biz hâlâ “Okulda su var mı, elektrik var mı, çocuklar tuvaleti kullanabilecek mi?” diye konuşuyorsak ortada ciddi bir yönetim ve planlama sorunu vardır. Şanlıurfa’nın çocukları üvey evlat değildir! Çocuklarımızın sağlığı, onuru ve geleceği için derhal çözüm istiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı ve Şanlıurfa Valiliği başta olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve çağırıyorum: Şebeke suyu sorununu çözün. Elektrik kesintilerinde su sisteminin çalışmasını sağlayın. Okulun hijyen koşullarını düzeltin. Sınıfları çocuklarımızın sağlığını tehdit etmeyecek hale getirin. Çünkü eğitim sadece “okullar açıldı” demek değildir. Çocukların insanca koşullarda eğitim görmesini sağlamaktır. Bugün ders zilinin çaldığı ilk gün. Şimdi soruyorum: Bu çocukların hakkını ne zaman vereceksiniz? #OkuldaSuYok

OKULUN İLK GÜNÜNDE ÇOCUKLARIMIZ BUNU HAK ETMİYOR. Bugün eğitim-öğretim yılının ilk günü. Şanlıurfa Haliliye Dağeteği’ndeki Beyaz Kutu İlk ve Ortaokulu’nda çocuklarımızın karşılaştığı manzara ise utanç verici. Okulda şebeke suyu yok, kuyu suyu kullanılıyor. Elektrik kesildiğinde kuyu çalışmıyor; çocuklar lavaboları kullanamıyor. Üstelik okulda klima da yok. Şanlıurfa’nın sıcağında öğrenciler terden sırılsıklam olmuş durumda. Soruyorum: Çocuklarımızdan ders bekliyorsunuz ama onlara en temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir okul ortamı sağlayamıyorsunuz. Temiz ve sürekli su, hijyen, tuvalet, serin ve sağlıklı bir eğitim ortamı lüks değildir. Bunlar çocuğun temel hakkıdır! Anayasa’nın 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına alıyor. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu eğitimde fırsat ve imkân eşitliğini esas alıyor. Peki Şanlıurfa’daki çocuklarımız neden hâlâ en temel ihtiyaçlarla mücadele ediyor? Bir çocuğun okulunda su yoksa, elektrik kesildiğinde tuvaletini kullanamıyorsa ve Şanlıurfa sıcağında klimasız sınıfta terden sırılsıklam oluyorsa, burada eğitim sisteminin başarısından söz edemeyiz. Bugün okulun ilk günü. Çocuklarımızın heyecanla sınıfa girmesi gerekirken, biz hâlâ “Okulda su var mı, elektrik var mı, çocuklar tuvaleti kullanabilecek mi?” diye konuşuyorsak ortada ciddi bir yönetim ve planlama sorunu vardır. Şanlıurfa’nın çocukları üvey evlat değildir! Çocuklarımızın sağlığı, onuru ve geleceği için derhal çözüm istiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı ve Şanlıurfa Valiliği başta olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve çağırıyorum: Şebeke suyu sorununu çözün. Elektrik kesintilerinde su sisteminin çalışmasını sağlayın. Okulun hijyen koşullarını düzeltin. Sınıfları çocuklarımızın sağlığını tehdit etmeyecek hale getirin. Çünkü eğitim sadece “okullar açıldı” demek değildir. Çocukların insanca koşullarda eğitim görmesini sağlamaktır. Bugün ders zilinin çaldığı ilk gün. Şimdi soruyorum: Bu çocukların hakkını ne zaman vereceksiniz? #OkuldaSuYok

25,541 Aufrufe

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

84,993 Aufrufe

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

406,202 Aufrufe

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

117,365 Aufrufe

Pendik’teyim

Pendik’teyim

236,870 Aufrufe

Videos

MTanal's profile picture

Teşekkürler Mersin…

Av.Mahmut TANAL

25,933 Aufrufe • vor 10 Tagen

MTanal's profile picture

ŞANLIURFA’DA KAMU KADROLARI PARAYLA MI DAĞITILIYOR? Bir milletvekilinin vatandaşlardan para karşılığında işe yerleştirme yaptığı yönündeki iddia son derece ağırdır ve derhâl açıklığa kavuşturulmalıdır. Şanlıurfalı gençler işsizlikle mücadele ederken, insanların çaresizliğinin siyasi nüfuz ve para üzerinden kullanıldığına ilişkin tek bir iddia dahi cevapsız bırakılamaz. Anayasa’nın 10’uncu maddesi herkesin kanun önünde eşit olduğunu; 70’inci maddesi ise kamu hizmetine alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğini açıkça düzenliyor. Para karşılığında kamu görevlileri üzerinde nüfuz kullanıldığı veya bir kamu görevinin gördürülmesi için menfaat sağlandığı ortaya çıkarsa, olayın niteliğine göre rüşvet ve nüfuz ticareti hükümleri bakımından da soruşturma konusu olması mümkündür. TCK’nın 252 ve 255’inci maddeleri bu fiillere ilişkin cezai düzenlemeleri içeriyor. Buradan açıkça soruyoruz: Kim para aldı? Kimden aldı? Kimi işe yerleştirdi? Hangi kamu kurumuna yerleştirdi? Bu işe kim aracılık etti? Şanlıurfa’da kamu kadroları hiç kimsenin siyasi çiftliği, kişisel kontenjanı veya para kazanma kapısı değildir. İşsiz gencin umudu satılık değildir. Kamu kadrosu pazarlanamaz. İddialar araştırılmalı, gerçek ortaya çıkarılmalı, sorumlular varsa hukuk önünde hesap vermelidir.

Av.Mahmut TANAL

25,996 Aufrufe • vor 11 Tagen

MTanal's profile picture

BİR ŞANLIURFA KLASİĞİ DAHA! FIKRA GİBİ… DAHA ÖNCE ŞANLIURFA’NIN KARAKÖPRÜ İLÇESİNE BAĞLI AĞILICIK KÖYÜNDEKİ İLKOKULUN İÇLER ACISI DURUMUNU KAMUOYUNUN GÜNDEMİNE TAŞIMIŞTIM. BU OKULDA TUVALET SORUNU NEDENİYLE ÇOCUKLAR DERSLERİNİ BIRAKIP EVLERİNE GİDİYORDU. ÖĞRETMENLER İSE CAMİ TUVALETİNİ KULLANMAK ZORUNDA KALIYORDU BU AYIBI DİLE GETİRDİK. YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRDIK. TEPKİLERİMİZ ÜZERİNE ÇALIŞMALARA BAŞLADILAR. TUVALETLERİ YAPTILAR. LAVABOLARI YAPTILAR. AMA ŞİMDİ BAŞKA BİR REZALET VAR. OKULDA SU YOK. ÜSTELİK KÖYDE DE ŞEBEKE SUYU BULUNMUYOR. VATANDAŞLAR DEFALARCA BAŞVURU YAPTIKLARINI, ANCAK SONUÇ ALAMADIKLARINI SÖYLÜYOR. SORUYORUM: SUSUZ TUVALET NASIL KULLANILACAK? ÇOCUKLAR ELLERİNİ NEYLE YIKAYACAK? TEMİZLİK NASIL SAĞLANACAK? ÇOCUKLARIN SAĞLIĞINI KİM KORUYACAK? 2026 YILINDA BİR KÖY OKULUNA SU SAĞLAYAMAMAK KAMU HİZMETİNDE CİDDİ BİR EKSİKLİKTİR. BU ÇOCUKLARIN SUÇU NE? KÖYDE DOĞMUŞ OLMAK MI? ANAYASA’NIN GÜVENCE ALTINA ALDIĞI EĞİTİM HAKKI VE EŞİTLİK İLKESİ KÖY ÇOCUKLARI İÇİN DE GEÇERLİDİR. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA, ŞANLIURFA VALİLİĞİNE VE ŞUSKİ’YE SESLENİYORUM SORUMLULUĞU BİRBİRİNİZE ATMAYIN. ÖNCE OKULUN SU İHTİYACINI KARŞILAYIN. SONRA KÖYÜN ŞEBEKE SUYU SORUNUNU KALICI OLARAK ÇÖZÜN. ŞANLIURFA’DA TUVALET YAPTINIZ, SUYU UNUTTUNUZ. SUSUZ TUVALET OLUR MU? ÇOCUKLARIN EN TEMEL İHTİYACINI KARŞILAMAK LÜTUF DEĞİL, DEVLETİN GÖREVİDİR. ANKA Haber Ajansı EkremOğlu SÖZCÜ Televizyonu Cumhuriyet TV KararTV Bizim TV Evrensel Gazetesi BirGün TV

Av.Mahmut TANAL

21,743 Aufrufe • vor 10 Tagen

MTanal's profile picture

SİİRT DEVLET HASTANESİNDE BU REZALETE KİM DUR DİYECEK? Siirt Devlet Hastanesinin morg ve mutfak bölümleri yakınından gelen görüntüler kabul edilemez. Üzerinde “TIBBİ ATIK” ve “TEHLİKELİ ATIK” yazan bölümlerin önünde çöp torbaları ve atıklar yığılmış! Burası hastane mi, çöp toplama alanı mı? Hastalar şifa bulmaya geliyor. Sağlık çalışanları insan hayatı kurtarmaya çalışıyor. Peki hijyen ve insan sağlığını kim koruyor? Üç bakana ve Siirt Belediyesine soruyorum: Sağlık Bakanı: Hastanenin hijyeninden, hasta güvenliğinden kim sorumlu? Çevre Bakanı: Tıbbi ve tehlikeli atıklar mevzuata uygun depolanıyor mu? Denetimler nerede? Tarım ve Orman Bakanı: Hastane mutfağında gıda güvenliği sağlanıyor mu? Atıklardan kaynaklanabilecek bulaş riski araştırıldı mı? Siirt Belediyesi: Atıkları kim topluyor? Ne sıklıkta topluyor? Bu yığılmanın nedeni ne? Anayasa’nın 17’nci maddesi yaşam hakkını, 56’ncı maddesi sağlıklı çevrede yaşama hakkını güvence altına alıyor. Halkın sağlığı ihmale, hastaneler denetimsizliğe terk edilemez. Bu görüntülerdeki atıkların ne olduğu belirlenmeli, sorumluluklar ortaya çıkarılmalı, varsa ihmallerin hesabı sorulmalıdır. SİİRT SAHİPSİZ DEĞİLDİR. HASTANEDE ÇÖP YIĞINI DEĞİL, HİJYEN OLUR. Halkın sağlığından tasarruf olmaz. Bu işin takipçisi olacağız. T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı EkremOğlu SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Cumhuriyet TV Karar Haber Evrensel Gazetesi ANKA Haber Ajansı

Av.Mahmut TANAL

22,181 Aufrufe • vor 11 Tagen