Av.Mahmut TANAL's banner
Av.Mahmut TANAL's profile picture

Av.Mahmut TANAL

@MTanal847,419 subscribers

24-25-26-27.dönem CHP İST MV. 28. Dönem Şanlıurfa MVEKİLİ-PM ÜYESİ TürkCezaHukukçular Der. Türk Hukuk Der. /ÇYD/TÜKODER Üyesi. Instagram.mahmuttanal 03124205560

Shorts

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.

6,007,097 просмотров

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

Bu mücadelenizi milletimiz asla unutmayacak Genel Başkanım.

269,367 просмотров

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bir AKP’li getirilmiş olsaydı, ancak bu kadar zarar verebilirdi. Muhalefeti büyütmek yerine bölmek, iktidara direnmek yerine iktidarın işine yarayan krizler üretmek, CHP’ye değil AKP’ye kazandırır.

213,167 просмотров

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

Pikachu’yla birlikte Saraçhane’ye yürüyorum. Barikat mı? Tanımayız. Adalet için, özgürlük için yoldayız.

1,286,800 просмотров

Silivri’deyim!

Silivri’deyim!

1,526,737 просмотров

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

AKP ve MHP’nin oylarıyla, tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi. Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları… Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler. Ne istedik? Hesap verilebilirlik. Şeffaflık. Temiz siyaset. Ne yaptılar? “Hayır” dediler. Açık ve net: Temiz olan denetimden korkmaz! Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz. Bu ret kararı, milletin değil; hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.

285,649 просмотров

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

Genel Başkanımız ÖZGÜR ÖZEL ile birlikte Tbmm yürüyoruz.

84,870 просмотров

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

ŞANLIURFA’DA BİR ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI ALARMI VERİLİYOR! Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır. İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir. Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.

116,058 просмотров

Bina olmasa ne olur, otobüs olmasa ne olur? Analarımızın sevgisi de var, duası da… İşte en büyük güç bu…

Bina olmasa ne olur, otobüs olmasa ne olur? Analarımızın sevgisi de var, duası da… İşte en büyük güç bu…

26,526 просмотров

CHP’de kayyumun ne işi var. ANKA Haber Ajansı Halk TV SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Bizim TV Cumhuriyet TV

CHP’de kayyumun ne işi var. ANKA Haber Ajansı Halk TV SÖZCÜ Televizyonu BirGün TV Bizim TV Cumhuriyet TV

54,342 просмотров

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

Bolu’dan yükselen ses, Tanju Başkanın cezaevinde ne işi var?

117,348 просмотров

Edirne’den, İpsala’dan yükselen ses nettir: Cezaevinde tutulan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na bayram selamlarımızı gönderiyoruz. Duvarlar selamı engelleyemez, demir kapılar milletin sevgisini durduramaz. Bayramın bereketi, adaletin umudu ve milyonların desteği sizinle olsun. Edirne ve İpsala’dan selam olsun Ekrem Başkan! Bayramınız kutlu olsun.

Edirne’den, İpsala’dan yükselen ses nettir: Cezaevinde tutulan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na bayram selamlarımızı gönderiyoruz. Duvarlar selamı engelleyemez, demir kapılar milletin sevgisini durduramaz. Bayramın bereketi, adaletin umudu ve milyonların desteği sizinle olsun. Edirne ve İpsala’dan selam olsun Ekrem Başkan! Bayramınız kutlu olsun.

40,042 просмотров

Bağcılardayım. Herkesi bekliyoruz.

Bağcılardayım. Herkesi bekliyoruz.

109,495 просмотров

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

Yazıklar olsun! Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “seçim kampanyası” kapsamında merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Eyüpkent Mahallesi’nde vatandaşlara dağıtılan çocuk battaniyesi ve diğer çocuk malzemelerinin üzerinde UNICEF’in, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun etiketi bulunuyor. Kayıt amaçlı ürün künyesinden, söz konusu yardım malzemelerinin, UNICEF tarafından 6 Şubat Depremi’nin ardından Şanlıurfa’daki depremzede çocuklar için gönderildiği anlaşılıyor. Vaktinde deprem mağdurlarına ulaştırılmayıp depolarda bekletilen UNICEF yardımları, şimdi bir yıl sonra seçim sürecinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı çocuk ürünleriymiş gibi dağıtılıyor. Depremin ilk haftalarında battaniye bulamayan çocuklar, soğukta titrerken siz UNICEF’in “dağıtın” diye yolladığı battaniyeleri ve diğer ürünleri sakladınız öyle mi? Sizde vicdan var mı? Bu tutum hem dinen günahtır hem de hukuken suçtur. Görevi kötüye kullanmadır. Bir de Eyüpkent’te mahalleliye dağıtım yaparken “Ak Parti’ye oy verin. Yoksa sonumuz Gazze gibi olur” dediğiniz bilgisi ulaştı bize. Hiç utanmaları da yok! AKP iktidarında İsrail’le ticaret zirveye ulaştı. Gazze saldırı altındayken dahi Türkiye’den İsrail’e domates ve diğer gıda ürünleri ihraç ediliyor. Katil İsrail askerlerinin Filistin halkına karşı kullandığı dikenli teller bile Türkiye’den gidiyor. Bu arada UNICEF, 6 Şubat Depremi nedeniyle Şanlıurfa ve diğer kentlere gönderdiği ihtiyaç malzemelerinin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip etti mi acaba? UNICEF, AKP’nin arka bahçesi oldu da bizim mi haberimiz yok! UNICEF’in de bu konunun takipçisi olması gerekir. #şanlıurfa #seçim UNICEF Türkiye UNICEF

406,130 просмотров

Pendik’teyim

Pendik’teyim

236,833 просмотров

Başakşehir’de kanalın ne işi var!

Başakşehir’de kanalın ne işi var!

212,405 просмотров

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Yolbilen Köyü’ndeki uygulama hukuk devletinde asla görülmemesi gereken görüntülerdir. Devlet; vatandaşına karşı güç gösterisi yapan değil, vatandaşının derdine çözüm üreten kurumdur. Devlet; insanını ağlatan değil güldürendir. Devlet; vatandaşını yere yatıran değil, düştüğünde elinden tutup kaldırandır.

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Yolbilen Köyü’ndeki uygulama hukuk devletinde asla görülmemesi gereken görüntülerdir. Devlet; vatandaşına karşı güç gösterisi yapan değil, vatandaşının derdine çözüm üreten kurumdur. Devlet; insanını ağlatan değil güldürendir. Devlet; vatandaşını yere yatıran değil, düştüğünde elinden tutup kaldırandır.

24,128 просмотров

Volkan Konak, iktidarlara değil halka türküler söyleyen bir yürekti. Onun türkülerinde adalet vardı, eşitlik vardı, özgürlük vardı. O türküler şimdi bize emanet. Halkın sesi susturulamaz; Volkan Konak’la yükselen ses, bu topraklarda yaşamaya devam edecek. Milletimizin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun.

Volkan Konak, iktidarlara değil halka türküler söyleyen bir yürekti. Onun türkülerinde adalet vardı, eşitlik vardı, özgürlük vardı. O türküler şimdi bize emanet. Halkın sesi susturulamaz; Volkan Konak’la yükselen ses, bu topraklarda yaşamaya devam edecek. Milletimizin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun.

180,533 просмотров

Erciyes Üniversitesi’nde yaşanan silahlı saldırı, yalnızca bireysel bir trajedi değil, açık bir güvenlik ve idare zaafıdır. Üniversite yerleşkesine silahlı bir saldırganın arabasıyla girebilmesi, yaşam hakkını korumakla yükümlü kurumların sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Anayasa’nın 5. ve 17. maddeleri devlete, vatandaşın yaşamını ve güvenliğini koruma görevi yükler. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 2. maddesi, suçu önlemenin kamu görevinin birinci şartı olduğunu açıkça belirtir. 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu, üniversite kampüslerinde giriş çıkış kontrolü, risk analizi ve sürekli gözetim yükümlülüğü getirir. Ancak Erciyes Üniversitesi yerleşkesinde tramvay, otobüs ve araçlar kontrolsüz girip çıkarken, güvenlik birimleri yalnızca kapı başında sembolik bir varlık göstermektedir. Bu durum, “önleyici güvenlik” ilkesinin tamamen ihlal edildiğini göstermektedir. Kayseri Valiliği, Emniyet Müdürlüğü ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü derhal harekete geçmeli, kampüs içinde sabit polis noktaları kurulmalı, araç girişleri denetlenmeli, güvenlik sistemi yeniden düzenlenmelidir. Bu olayda ihmali bulunan her kişi ve kurum hakkında adli ve idari işlem başlatılmalıdır. Çünkü alınmayan her tedbir, atılmayan her adım, ihmal edilen her sorumluluk, yeni bir can kaybına davetiye çıkarmaktır. Üniversite, bilimin ve özgürlüğün mekânıdır. Öğrencinin, öğretim üyesinin ve çalışanının can güvenliği bir lütuf değil, Anayasal bir haktır. Bu olayın üzeri örtülmemeli, sorumlular hesap vermelidir. Adalet yerini buluncaya kadar takipçisi olacağız.

Erciyes Üniversitesi’nde yaşanan silahlı saldırı, yalnızca bireysel bir trajedi değil, açık bir güvenlik ve idare zaafıdır. Üniversite yerleşkesine silahlı bir saldırganın arabasıyla girebilmesi, yaşam hakkını korumakla yükümlü kurumların sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Anayasa’nın 5. ve 17. maddeleri devlete, vatandaşın yaşamını ve güvenliğini koruma görevi yükler. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 2. maddesi, suçu önlemenin kamu görevinin birinci şartı olduğunu açıkça belirtir. 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu, üniversite kampüslerinde giriş çıkış kontrolü, risk analizi ve sürekli gözetim yükümlülüğü getirir. Ancak Erciyes Üniversitesi yerleşkesinde tramvay, otobüs ve araçlar kontrolsüz girip çıkarken, güvenlik birimleri yalnızca kapı başında sembolik bir varlık göstermektedir. Bu durum, “önleyici güvenlik” ilkesinin tamamen ihlal edildiğini göstermektedir. Kayseri Valiliği, Emniyet Müdürlüğü ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü derhal harekete geçmeli, kampüs içinde sabit polis noktaları kurulmalı, araç girişleri denetlenmeli, güvenlik sistemi yeniden düzenlenmelidir. Bu olayda ihmali bulunan her kişi ve kurum hakkında adli ve idari işlem başlatılmalıdır. Çünkü alınmayan her tedbir, atılmayan her adım, ihmal edilen her sorumluluk, yeni bir can kaybına davetiye çıkarmaktır. Üniversite, bilimin ve özgürlüğün mekânıdır. Öğrencinin, öğretim üyesinin ve çalışanının can güvenliği bir lütuf değil, Anayasal bir haktır. Bu olayın üzeri örtülmemeli, sorumlular hesap vermelidir. Adalet yerini buluncaya kadar takipçisi olacağız.

105,135 просмотров

Şanlıurfa Karaköprü Ali Baba Mahallesi’ndeki Akpıyar Deresi, adeta açık kanalizasyona dönüşmüş durumda. Yaklaşık iki yıldır dereye akan kanalizasyon suyu nedeniyle mahalle ağır koku, sivrisinek ve sağlık riskiyle karşı karşıya. Vatandaş evinin penceresini açamıyor, misafir ağırlayamıyor. Hiçbir kamu kurumu bu sorumluluğu birbirine devrederek vatandaşın mağduriyetini görmezden gelemez. Sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasal bir haktır. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, DSİ, ŞUSKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Şanlıurfa Valiliği derhal koordinasyon içinde harekete geçmeli; Akpıyar Deresi temizlenmeli, kanalizasyon deşarjı durdurulmalı ve halk sağlığını tehdit eden bu çevre felaketine acilen son verilmelidir.

Şanlıurfa Karaköprü Ali Baba Mahallesi’ndeki Akpıyar Deresi, adeta açık kanalizasyona dönüşmüş durumda. Yaklaşık iki yıldır dereye akan kanalizasyon suyu nedeniyle mahalle ağır koku, sivrisinek ve sağlık riskiyle karşı karşıya. Vatandaş evinin penceresini açamıyor, misafir ağırlayamıyor. Hiçbir kamu kurumu bu sorumluluğu birbirine devrederek vatandaşın mağduriyetini görmezden gelemez. Sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasal bir haktır. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, DSİ, ŞUSKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Şanlıurfa Valiliği derhal koordinasyon içinde harekete geçmeli; Akpıyar Deresi temizlenmeli, kanalizasyon deşarjı durdurulmalı ve halk sağlığını tehdit eden bu çevre felaketine acilen son verilmelidir.

10,262 просмотров

Videos

MTanal's profile picture

Teşekkürler Çankaya…

Av.Mahmut TANAL

41,701 просмотров • 7 дней назад

MTanal's profile picture

Şanlıurfa değişim istiyor… Teşekkürler Şanlıurfa…

Av.Mahmut TANAL

139,895 просмотров • 23 дней назад

MTanal's profile picture

Güvenpark’tayım.

Av.Mahmut TANAL

158,820 просмотров • 1 месяц назад

MTanal's profile picture

AKP, CHP ile mücadeleyi Kemal Kılıçdaroğlu ‘na bıraktı.

Av.Mahmut TANAL

150,991 просмотров • 1 месяц назад