
Murat AĞIREL
@muratagirel • 1,557,647 subscribers
Cumhuriyet Gazetesi | Yurtsever, Atatürk ve Devrimlerinin aşığı, takipçisi... Bilakaydüşart müstakil...
Shorts
Videos

OSMAN GÖKÇEK! Ailece akşam yatıyorsunuz beni düşünüyorsunuz, sabah kalkıyorsunuz beni düşünüyorsunuz. Zordur kuyruk acısı! Tutuklatmayı başaramadınız, şimdi de itibar suikastına devam mı ediyorsunuz? Vız gelir, tırıs gidersiniz! CEVABIMI SANA TELEFONDA VERDİM, PAZARTESİ GÜNÜ TELEVİZYON YAYININDA DA KAMUOYUNA AÇIKLADIM! Kaç defa cevap verince anlayacaksın? Sakine Hanım’ı tanıyorum. Hayatım boyunca yalnızca iki kez gördüm. Çok iyi bir avukattır. Kimin avukatlığını yapıyor bilmiyorum,ilgilenmiyorum.Kendisine vekâlet vermedim. Aramızda sözleşme veya mali ilişki yok. BÜYÜK İFŞANIZ BU MU? HODRİ MEYDAN! Sakine Hanım’la avukat-müvekkil, danışman-danışan veya mali ilişkim olduğunu tek bir belgeyle ispatla, gazeteciliği bırakacağım! İSPATLAYAMAZSAN MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA EDECEK MİSİN? Üstelik Almanya’da görüştüğüm herkesi, Sakine Hanım da dâhil olmak üzere, eksiksiz biçimde başsavcı vekiline anlattım! Gelelim bahsettiğin ses kaydına! Siz iyi bilirsiniz usulsüz dinlemeyi, ses kaydı almayı! HAMAG dosyasını araştırırken, müvekkiliyle ilgili beni arayan Ali Rıza Töngür’ün avukatı, konuşmamızı izinsiz kaydetmiş . Edindiğim bilgiye göre kayıt, Derya üzerinden Gökçek’e ulaşıyor. Hülya ve Ahmet Gökçek’e yapılan alışveriş merkezi satışına aracılık eden Derya Sinem isimli kişi Gökçeklerin baskısı ile Avukat hanımı ‘’kaynak sensin ‘’diye tehdit ediyor, işleri iptal ediliyor ve baskı görüyor. Bu konuyla ilgili yazışmalar da mevcut! İZİNSİZ ALINAN SES KAYDI SENİN ELİNDE NE ARIYOR? Kimlere haber kaynaklarımı öğrenmek için baskı yapıldı? Kimler tehdit edildi? SAYIN BAŞSAVCI, BU İDDİALAR ARAŞTIRILMALIDIR! Soruşturmada tanıklık yapacak kişiler baskı altına alınmış. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı T.C. Adalet Bakanlığı Asıl meseleye gelelim! Araştırmamda, Velbert’teki alışveriş merkezinin satışına aracılık eden Derya Sinem’in, Gökçek ailesi dışında Mustafa İlbak ve Çeçen ailelerinden kişilere de Almanya’da gayrimenkuller sattığına ilişkin bilgiler bulunuyor. Başka kimlere, hangi taşınmazlar satıldı? Alıcılar arasında Türkiye’den firar edenler var mı? Paralar nereden geldi? Gerçek faydalanıcılar kimler? BUNLARI ARAŞTIRMAMDAN MI KORKUYORSUNUZ? Ve son teklifim! Benim ve ailemin, senin ve ailenin son 15 yıllık mal varlıkları, banka hesapları, fon ve kripto yatırımları, tüm para hareketleri, HTS ve baz istasyonu kayıtları incelensin! YARIN BİRLİKTE SAVCILIĞA DİLEKÇE VERELİM! VAR MISIN OSMAN GÖKÇEK?
Murat AĞIREL645,395 Aufrufe • vor 3 Tagen

Sayın Ömer Bolat, Beni “haysiyetsizce iftira” sözleriyle hedef aldığınız açıklamanızı okudum. Önce yayında ne söylediğimi doğru aktaralım. Ben sizin hakkınızda “400 koydu, 800 aldı” şeklinde bir rakam telaffuz etmedim. Yayın arkadaşımın rakama ilişkin sorusuna bilmediğimi söyledim. Konuşulanların iddia olduğunu da açıkça belirttim.(Belge 1 ) Bir soruya “bilmiyorum” demek, o sorunun içindeki rakamı doğrulamak değildir. Bir iddiayı iddia olarak aktarmak da onu kesinleşmiş bilgi olarak sunmak değildir. Siz ise açıklamanızda bu ayrımı ortadan kaldırıp söylemediğim bir rakam üzerinden beni suçluyorsunuz. Yatırımınıza ilişkin açıklamanız elbette kamuoyunun bilgisine sunulur. Ancak bu açıklama, benim söylemediğim sözleri bana aitmiş gibi aktarmanıza ve şahsıma hakaret etmenize gerekçe olamaz. Yayın kaydı ortada. Ne sorulduğu da ne cevap verdiğim de belli. Sizden beklediğim, sözlerimi doğru aktarmanız ve kullandığınız hakaret için özür dilemenizdir. Ben söylediğim sözün sorumluluğunu taşırım. Söylemediğim sözün hesabını bana yükleyemezsiniz. Ancak ben iddialarımın belgelerini paylaşarak sormaya devam edeceğim . Açıklamanızda, 26 Şubat 2024 tarihinde 37,8 milyon liralık aile tasarrufunuzu Hedef Yatırım Portföy bünyesinde değerlendirdiğinizi söylüyorsunuz. Paranın hâlen aynı hesapta bulunduğunu, hesabın kapatılmadığını ve söz konusu tasarruf üzerinde hisse alım satımı yapılmadığını belirtiyorsunuz. Bu açıklamanızı kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Yayında bahsettiğim Hedef Portföy açıklamamı doğruluyorsunuz. Şimdi açıklamanızı somutlaştıracak soruları soruyorum: “SUKUK hesabı” diye tanımladığınız yatırımın tam adı ve kodu nedir? Doğrudan kira sertifikası mı aldınız, kira sertifikalarına yatırım yapan bir fonun katılma payını mı? Yatırımınızın hangi araçta bulunduğunu gösteren, kişisel bilgilerinizin kapatıldığı işlem belgesini paylaşacak mısınız? 37,8 milyon liralık başlangıç yatırımınızın bugünkü değeri nedir? Hesabın açık olmasıyla, hesaptan hiç para çekilmemiş olması farklı bilgilerdir. Yatırım tarihinden bugüne anapara çekimi, kısmi satış veya getiri ödemesi oldu mu? İşlem dökümünü paylaşacak mısınız? Mal beyanınızı yetkili kurumlara sunduğunuzu belirtiyorsunuz. Ancak bu beyan, kamuoyunun yatırımın niteliği ve işlem geçmişi hakkındaki sorularını tek başına yanıtlamıyor. Yayında söylediklerimin belgesini sıra halde ekliyorum. Hedef Portföy Katılım Hisse senedi yani HKH bir kira sertifikası fonu değildir. KAP’a göre fonun ISIN’ı TRYHDFP00334, halka arz tarihi 19 Temmuz 2022 ve yatırım stratejisi fon toplam değerinin en az yüzde 80’inin BIST’te işlem gören katılım esaslı şirket paylarında tutulmasıdır. Sayın Bakan yatırım yaptığınızı söylediğiniz 26 Şubat 2024’ü içine alan ayda HKH’nin aylık ortalama portföyünün yüzde 88,30’u hisse senediydi; “kira sertifikaları” kalemi ise yüzde 0,00’dı.(Belge2) Sayın Bakan, 26 Şubat 2024’te aldığınızı söylediğiniz ürünün tam adı, kodu ve ISIN numarası nedir? Çünkü tarif ettiğiniz “SUKUK/kira sertifikası” ile bilgilendirme raporunda adı geçen HKH aynı ürün değildir. Bugünkü Hedef Portföy ürünleri içinde sizin tarifinize daha fazla benzeyen HPH – Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu var. Bu fon katılım araçlarına ve kira sertifikalarına yatırım yapıyor. Ancak burada çok önemli bir tarih sorunu bulunuyor: KAP’a göre HPH’nin halka arz tarihi 2 Temmuz 2024. Siz ise yatırım tarihini 26 Şubat 2024 olarak açıkladınız. Dolayısıyla 26 Şubat 2024’teki 37,8 milyon TL yatırım HPH olamaz. Devamı sıralı paylaşımda
Murat AĞIREL1,417,922 Aufrufe • vor 9 Tagen

Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, fon skandalına ilişkin isimler, rakamlar ve MKK numaraları paylaştı.Belgesiz hiçbir bilgiyi kamuoyuyla paylaşmadıklarını vurguladı. Özlale; • Ticaret Bakanı Ömer Bolat adına olduğu belirtilen 29289013 numaralı MKK hesabı üzerinden 170 milyon TL, • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın babası için 23542284 numaralı MKK hesabı üzerinden 830 milyon TL tutarında işlem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini sordu. Bu işlemler gerçekleştirildi mi, gerçekleştirilmedi mi? Yanıtın adresi MKK kayıtları ve ilgili işlem dökümleridir. Bu akşam saat 20.00’de DOSYA programına bekliyoruz. Anlatacak yeni bilgilerimiz, paylaşacak yeni belgelerimiz ve soracak yeni sorularımız var. Belgelerle, isimlerle, rakamlarla… Bu akşam DOSYA’da görüşmek üzere!
Murat AĞIREL604,466 Aufrufe • vor 9 Tagen

Melih Gökçek’in adliyeye gelirken ağzındaki sakızın, oğlu Osman Gökçek’in açıkladığı gibi şeker hastalığı nedeniyle kullanılıp kullanılmadığını bilmiyorum. Bu konuda kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak bildiğimiz bir şey var: Melih Gökçek açısından sakız, geçmişte de mesaj vermek için kullanılan bir araç olmuştu. 2011 yılında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye ziyaretinde uçaktan sakız çiğneyerek inmesine tepki gösteren Gökçek, bu davranışın “çok ağrına gittiğini” söylemiş; Sarkozy’yi uğurlarken de ağzında sakız çiğneyerek bilinçli biçimde karşılık verdiğini açıklamıştı. Dolayısıyla bugünkü görüntüyü görünce benim aklıma o olay geliyor. Osman Gökçek bunun sağlık nedeniyle olduğunu söylüyor. Bu açıklamayı not ediyorum.
Murat AĞIREL982,399 Aufrufe • vor 1 Monat

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Soruşturmada “resmî belgede sahtecilik” ve hakemlik yapılanmasına ilişkin iddialar mercek altında. Geçen yıl Eylül ayında Ferhat Gündoğdu hakkında Ali Tuna tarafından yapılan şikayeti Cumhuriyet’te yazmış ve Onlar TV yayınında anlatmıştım. Onlar takipçileri ve Cumhuriyet okurları konuya hakimler… İzlemek ve okumak için👇
Murat AĞIREL322,596 Aufrufe • vor 18 Tagen

Gerçekleri yazan gazetecilere “dezenformasyoncu” demek, yalanı gerçeğe ,’’yandaşı’’ gazeteciye dönüştürmez. Kızılay’ın çadır sattığı haberi benim haberim ve bu gerçek inkâr edilemedi. Hatta Kızılay Genel Müdürü dahil doğruladı. Tüm Kurumlar kabul etti, hatta hatta Cumhurbaşkanı katıldığı bir oturumda "Kızılay'ın çadır satması beni de ciddi manada üzdü. Kızılay böyle bir çadır satma fiiline, işine giremez. Süratle bu yanlışı düzeltmesi gerekir çünkü biz Kızılay'ın özellikle çadır üretiminde çok daha aktif olması için sürekli teşvik ettik. Kızılay'ın çadır dendiğinde en ufak bir probleminin olmaması gerekir." dedi. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı da mı "Ahbap'a akan paranın boru döşeyicisi" oluyor. Buna rağmen hâlâ “dezenformasyon” diyorsanız, sorun benim haberimde değil... Gazetecilik iktidara ya da kişilere sadakat değil, gerçeğe sadakattir. Bunu unutanların attığı iftiralar, belgelerin karşısında hükmünü yitirir.
Murat AĞIREL1,283,586 Aufrufe • vor 3 Monaten

Vize randevularını bot yazılımlarla topladığı, vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkânsız hâle getirerek sistemi RANT kapısına çevirdiği belirtilen kişi ve şirketlere soruşturma başlamıştı ,bugün ise bu kişi ve şirketlere operasyon düzenlendi. Soruşturmada; belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, hizmetin verilmediği durumlarda ise ücretlerin iade edilmediği yönünde deliller elde edildi. Yapılan tespitlere göre 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsilat yapıldığı, Şirket hesaplarında ise 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi tespit edildi. İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Murat AĞIREL803,097 Aufrufe • vor 2 Monaten

Artık kabak tadı verdiniz Melih Bey. Trolleriniz ve tetikçilerinizle günlerdir aynı şeyi yapıyorsunuz.Önce şu gerçeği bir kez daha hatırlatalım: Soruşturmayı ben açmadım.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açtı.Siz de o dosyada şüpheli sıfatıyla ifade verdiniz. Şüpheli olarak ifade vermeye gittiğinizde Başsavcı Vekiline neden; “Ben bu dosyada neden şüpheliyim?” “Benim bu şirketle ilgim yoksa beni hangi delille dosyaya dahil ettiniz?” diye sormadınız? Soramadınız mı? Yoksa cesaret mi edemediniz? Şimdi gelelim günlerdir tekrarladığınız iddiaya… Benim, “İbrahim Melih Gökçek HAMAG şirketinin ortağıdır” dediğim tek bir yazı, tek bir yayın, tek bir cümle gösterin. Gösteremezsiniz. Çünkü yok. Benim ne söylediğim ortada. Yaptığım yayın hâlâ orada. Cumhuriyet gazetesinde yazdığım yazı hâlâ orada. Başkalarının sosyal medyada ne yazdığı, hangi başlığı attığı beni ilgilendirmez. Ben gazeteciyim.Benim sorumluluğum benim söylediğim ve benim yazdığımdır. Üstelik sizin beyanlarınızla oğlunuzun ve gelininizin beyanları arasındaki çelişkileri de artık kamuoyu görüyor. Benim haberimde yer alan her satırın, her bilginin ve her belgenin nasıl doğru çıktığını kamuoyu gördü . Melih Bey… Sekiz yıldır hakkınızda köşe yazıları yazıyorum.İki kitapta sizi ve Ankara dönemini anlattım.Yıllardır televizyon ekranlarında belgeleriyle konuşuyorum. Bütün bunlardan sonra gerçekten sizden çekindiğimi ya da çekineceğimi mi düşünüyorsunuz? Gerçekten geri adım atacağımı mı düşünüyorsunuz? Bir daha yazmayacağımı mı? Yanılıyorsunuz. Ben sizin durumunuzu da anlıyorum Sinirleriniz bozulmuş olmalı. Savcıya ifade veriyorsunuz: Murat Ağırel diyorsunuz. X’te paylaşım yapıyorsunuz: Murat Ağırel. Gece yatıyorsunuz: Murat Ağırel. Sabah kalkıyorsunuz: Murat Ağırel. Toksik bir ilişkiye döndü bizimki Melih Bey. Şimdi de çıkıp, “Hesaplaşacağız” diyorsunuz. Ben size bunu daha önce de söyledim.Bir kez daha söylüyorum: HODRİ MEYDAN. Ne zaman istiyorsanız… Nerede istiyorsanız… Hangi platformda istiyorsanız… Ve son bir şey… Sekiz yıldır yapamadığınızı bugün de yapamazsınız: Beni susturamazsınız. Belgelerle konuşmaya, yazmaya devam edeceğim. NOT: Beyefendinin yine doğruyu söylemediğini tescillemek için, ilgili yayın kesitlerini ve Cumhuriyet’te yayımlanan yazımı da aşağıya ekliyorum.
Murat AĞIREL348,493 Aufrufe • vor 1 Monat

Galatasaray taraftar grubu ultrAslan’ın tribün lideri, “Sebahattin Şirin” ismiyle de tanınan Muzaffer Şirin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Savcılık bilgilendirmesine göre Şirin’in evinde yapılan arama saat 14.30’da başladı ve 23.00’e kadar sürdü. Yani 8,5 saat ! Aramada; • 841 bin 895 Euro • 51 bin 953 ABD Doları • 18 bin 865 İngiliz Sterlini • 795 bin 825 TL • Yaklaşık 13 milyon 351 bin 890 TL değerinde altın ve mücevherat • Yaklaşık 500 bin TL değerinde bir Hint seti • Yaklaşık 350 bin TL değerinde pırlanta kolye ele geçirildi. Savcılık bilgilendirmesinde, ele geçirilen para, döviz ve ziynet eşyasının toplam değerinin yaklaşık 65 milyon TL olduğu belirtildi. Aramada ayrıca Silah,mermi ve balistik yelek ele geçirildiği bildirildi. Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise “örgütlü karaborsa bilet” iddiası. TCK 220 yani Örgüt soruşturmasında tek bir kişinin gözaltına alınması ender karşılaştığımız durumlardan ibaret ! Çünkü karaborsa bilet meselesi yeni değil. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, 29 Ağustos 2024 tarihinde karaborsa bilet satışı iddialarıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Yani ortada yaklaşık iki yıl önce savcılığa taşınmış bir karaborsa bilet iddiası bulunuyor. Şimdi yürütülen soruşturmada ise ultrAslan tribün lideri Muzaffer Şirin hakkında “örgütlü karaborsa bilet” suçlaması yöneltiliyor ve evindeki aramada toplam değeri yaklaşık 65 milyon TL olarak hesaplanan nakit para, döviz, altın ve mücevherat ele geçirildiği açıklanıyor. Dolayısıyla soruşturmanın bundan sonraki aşamasında yanıtı aranacak asıl sorular belli: Bu paranın kaynağı ne? Savcılığa 2024 yılında yapılan karaborsa bilet suç duyurusu ile bugün yürütülen soruşturma arasında bir bağlantı var mı? Varsa, iddia edilen bilet organizasyonu nasıl çalışıyordu, para trafiği nasıl yürütülüyordu ve kimleri kapsıyordu? Dosya yalnızca bir tribün liderinden mı ibaret, yoksa daha geniş bir organizasyona mı uzanıyor? Asıl önemli olan bundan sonrası…
Murat AĞIREL684,251 Aufrufe • vor 2 Monaten

Bunun adı adaletsizliktir. Sen bu turnuvanın Kadın Şampiyonusun Busenaz Sürmeneli. Seninle gurur duyuyoruz.
Murat AĞIREL8,442,128 Aufrufe • vor 2 Jahren

Sosyal medyada bir şahıs tarafından yayınlanan ve bana gönderilen bir videoda, öldürülmem için ihale açıldığı ve infaz emrimin verildiği açıkça belirtiliyor. Bu videoyu şimdi sizlerle paylaşıyorum. Bu, ne yazık ki ilk tehdit değil. Daha önce de benzer istihbaratlar aldım ve durumu yetkililere defalarca ilettim. Ancak, her gün evimin önünde bekleyen, beni gözetleyen ve çöplerimi karıştıran kişiler, bu tehditlerin gerçekliğini gözler önüne seriyor. Her gün yeni bir ölüm tehdidiyle karşı karşıya kalıyorum. Kitaplarımın toplatılması için baskılar yapılıyor, evimin önünde sürekli nöbet tutuluyor ve peş peşe davalar açılıyor. Bugünkü tehdidin ciddiyeti ne olursa olsun, bu ülke için mücadele ederken, kamuoyunu bilgilendirmek benim görevimdir.
Murat AĞIREL7,098,159 Aufrufe • vor 2 Jahren

Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor. Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz! Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
Murat AĞIREL380,533 Aufrufe • vor 1 Monat

Deniz Göktaş adliyeye sevk edildi. Göktaş’a destek vermek amacıyla Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin de adliyeye geldi. Adliye içinde bekleyen bazı kişiler, Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindekilere tepki göstererek “Dışarı” sloganı attı. Video : Hanifi Bayar
Murat AĞIREL775,178 Aufrufe • vor 3 Monaten

Gördüğümü yazarım, araştırıp anladığımı anlatırım. Kimseye de sormam. Kovulurum yine yazarım,anlatırım. Kağıdım kalmaz duvara taşa yazarım. Ben gazetecilikten hiçbir güç karşısında boyun eğmeden gerçeği anlatmayı anlıyorum. Gel gör ki sonunda canlı yayında ölümle tehdit ediliyorum. Hodri meydan.Elinizden geleni ardınıza koymayın.Sizin bir hesabınız varsa milletin de hesabı var.
Murat AĞIREL8,339,184 Aufrufe • vor 2 Jahren

Sanırım istediğiniz algıyı oluşturamadınız. FETÖ kumpas davalarını destekleyen, o süreçlerin tetikçileri, “Cemaat” kardeşliği yeterli olmadı anlaşılan; sen doğrudan yazmak zorunda kaldın. Bu kez hedefiniz ne? Beni “yargıyı etkilemeye çalışmakla” suçlayarak asıl soruları örtmek mi? Benim Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile ne konuştuğumu nereden biliyorsunuz? Savcılıkta ne ifade verdiğimi, hangi konuda kaç kez ifade verdiğimi nereden biliyorsunuz?Soruşturma dosyasının tarafı mısınız? Dosyaya erişiminiz mi var? Bu panik, bu telaş neden? Ben günlerdir tek ve son derece açık bir soru soruyorum: Bu paranın kaynağı nedir? Bu soruya cevap veremiyorsunuz. Önce “yalan” dediniz. Sonra tetikçiler vasıtasıyla “BND” dediniz. Gazetecileri arayıp onlara da söyletmeye çalıştınız. Tutmadı… Ardından “evet ama…” demeye başladınız. Şimdi ise ortaya koyduğum belgeler için “Böyle bir yer yok”, “Narlıdere’de yok”, “Çeşme’de yok”, “Almanya’da yok”, “Bu belgeler gerçek değil” diyemediğiniz için yine aynı kaçış yöntemine başvuruyorsunuz. Belgeleri tartışmak yerine beni tartışmaya açıyorsunuz. Sorulara cevap vermek yerine yeni bir algı operasyonu yürütüyorsunuz. Kusura bakmayın, bu yöntem artık işlemiyor. Çünkü ortada nal gibi belgeler var. Kayıtlar var. Şirketler var. Taşınmazlar var. Milyonlarca Euro para hareketleri var. Yerli, milliyiz deyip millete gaz verip “Ey Avrupa” diyorsunuz ama gidip vatandaşlık alabilmek için milyon Euro’ları Almanya’ya yatırıyorsunuz. Daha önce yayımladığım kitaplarda ortaya koyduğum iddialar ve belgeler karşısında da aynı yöntemi izlediniz.Kitabın içeriğini tartışamadınız. Tek bir satırını dahi somut biçimde çürütemediniz. Bunun yerine algı oluşturmaya çalıştınız. FETÖ kumpas davalarının tetikçisi, mahkemede tanıklık yapan ve o süreçleri kitaplaştıran kişilerle Beyaz TV’de hakkımda haftalarca yayınlar yaptınız. Evimin bulunduğu sokağa, iş adresime ve medya kuruluşlarının bulunduğu yerlere kuryelerle hakkımda hazırlanan kitapçıklar dağıttınız. Dolayısıyla bugün yaptığınız yeni değil. Aynı yöntem. Aynı refleks. Aynı kaçış. Melih Gökçek, siz ve Ahmet Gökçek hakkında iki kitap yazdım.Sizden mi çekineceğim? Ahmet Gökçek’i anlatırken Mahmut’un oğlu mu diyeceğim. Melih Gökçek ve sizden mi korkacağım :) Komik. Yaklaşık sekiz yıldır Gökçek ailesiyle ilgili haberler, belgeler ve dosyalar yayımlıyorum. Bugün başlamadım. Bugün de bitirmeyeceğim. Yazdığım bir bilgi yanlışsa belgesiyle çürütün. YAPAMAZSINIZ. Ben savcı değilim. Hâkim değilim. Kimsenin tutuklanmasına ya da serbest bırakılmasına karar vermem. Yargı makamlarına talimat verme yetkim yoktur; böyle bir iddiam da hiçbir zaman olmadı. Ama gazeteci olarak yapılan işlemleri sorgulamak benim görevimdir. Doğru bulduğum işlemi desteklerim. Eksik veya yanlış bulduğumu eleştiririm. Kamuoyunun bilmesi gereken soruları sorarım. Bunun adı yargıya müdahale değil, gazeteciliktir. Asıl yargıyı etkilemeye çalışan, soruşturmanın içeriğini bilmeden benim ifadem hakkında hüküm kuran ,kamuoyuna yön vermeye çalışan sizsiniz. Şimdi benim hangi yayında ne söylediğimi tartışacağınıza, o yayınları delikanlı gibi eksiksiz yayımlayın.Korkmayın. Ben yayımlıyorum. İlk televizyon programı, ilk yazım orada. Sonraki açıklamalarım orada. Hepsi kayıt altında. Kim ne zaman ne demiş, kim neyi inkâr etmiş, kim daha sonra hangi noktaya gelmiş; kamuoyu tamamını görsün. Çünkü benim saklayacak bir sözüm de belgem de yok. Sizin kurmaya çalıştığınız algı da, sosyal medya trolleriniz de, sözcülüğünü üstlenen tetikçi gazetecileriniz de beni susturamaz. Siz hepiniz, ben tekim. Hodri meydan. Ve tekrar soruyorum: Abinizin Çeşme’deki ,Narlıdere’deki dev malikanesinin, Almanya’da milyonlarca Euro ya alınan apartmanının kaynağı nedir?
Murat AĞIREL260,934 Aufrufe • vor 1 Monat