Oğuz Kaan Salıcı's banner
Oğuz Kaan Salıcı's profile picture

Oğuz Kaan Salıcı

@oguzksalici209,817 subscribers

CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi, Sosyal Demokrasi Vakfı kurucusu, baba, eş, kardeş, arkadaş.

Shorts

Sosyal medyaya yansıyan bu görüntüler Şanlıurfa Harran ilçesi, Minare köyünde çekilmiştir. Önce sandık kurulu üyelerimiz darp edilmiş sonra bu görüntüler ortaya çıkmıştır. Yetkili avukat arkadaşlarımız ilgili köye yönlendirilmiş ve İlçe Seçim Kuruluna itiraz edilmiştir. Bu arada Şanlıurfa Valisi ve Emniyet Müdürüne ulaşılamamaktadır. Zatıalileri toplantıdadır.

Sensitive content

Sosyal medyaya yansıyan bu görüntüler Şanlıurfa Harran ilçesi, Minare köyünde çekilmiştir. Önce sandık kurulu üyelerimiz darp edilmiş sonra bu görüntüler ortaya çıkmıştır. Yetkili avukat arkadaşlarımız ilgili köye yönlendirilmiş ve İlçe Seçim Kuruluna itiraz edilmiştir. Bu arada Şanlıurfa Valisi ve Emniyet Müdürüne ulaşılamamaktadır. Zatıalileri toplantıdadır.

9,875,579 просмотров

#KılıçdaroğluNeSöyledi "Ben Kemal, geliyorum!" #GeliyorGelmekteOlan

#KılıçdaroğluNeSöyledi "Ben Kemal, geliyorum!" #GeliyorGelmekteOlan

210,115 просмотров

Türk Hava Kuvvetleri envanterine en son muharip uçak bundan tam 13 yıl önce girdi. Bir zamanlar program ortağı olduğumuz ve ülkemiz için üretilen ilk F-35’i parasını ödememize rağmen teslim alamayışımızın üzerinden 7 koca yıl geçti. Bu konuşmayı yaptığım gün İsveç’in NATO üyeliğini onaylayıp güya karşılığında modernize edilmiş F-16’ları alacaktık. İsveç NATO’ya girdi ancak aradan tam 600 gün geçmesine rağmen F-16’lardan henüz ses yok. Tıpkı Eurofighter’lar gibi. Bölgemiz ateş çemberi. Filomuz yaşlanıyor, teknolojinin ve çağın harp sahasının gerekliliklerinin gerisinde kalıyor. Rezalet.

Türk Hava Kuvvetleri envanterine en son muharip uçak bundan tam 13 yıl önce girdi. Bir zamanlar program ortağı olduğumuz ve ülkemiz için üretilen ilk F-35’i parasını ödememize rağmen teslim alamayışımızın üzerinden 7 koca yıl geçti. Bu konuşmayı yaptığım gün İsveç’in NATO üyeliğini onaylayıp güya karşılığında modernize edilmiş F-16’ları alacaktık. İsveç NATO’ya girdi ancak aradan tam 600 gün geçmesine rağmen F-16’lardan henüz ses yok. Tıpkı Eurofighter’lar gibi. Bölgemiz ateş çemberi. Filomuz yaşlanıyor, teknolojinin ve çağın harp sahasının gerekliliklerinin gerisinde kalıyor. Rezalet.

29,673 просмотров

Ali Erbaş, nasıl gidiyor İsrail boykotu? İsrail Gazze’yi bombalarken, 29 Ekim 2023’te Gazze açıklarında gaz araması için BP’ye lisans verdi. Tüm dünyada boykot çağrıları yapıldı. Siz de boykot çağrılarına katıldınız. Gördük ki BP’nin Sakarya bölge distribütörü damadınızmış. Hatta damadınız, 29 Kasım 2023’te MÜSİAD’ın Filistin paneline katılmış, orada boykotun şahsi ve kurumsal olması gerektiği konuşulmuş. Nasıl gidiyor boykot?

Ali Erbaş, nasıl gidiyor İsrail boykotu? İsrail Gazze’yi bombalarken, 29 Ekim 2023’te Gazze açıklarında gaz araması için BP’ye lisans verdi. Tüm dünyada boykot çağrıları yapıldı. Siz de boykot çağrılarına katıldınız. Gördük ki BP’nin Sakarya bölge distribütörü damadınızmış. Hatta damadınız, 29 Kasım 2023’te MÜSİAD’ın Filistin paneline katılmış, orada boykotun şahsi ve kurumsal olması gerektiği konuşulmuş. Nasıl gidiyor boykot?

45,635 просмотров

Çin’de Huawei ve China Unicom, saniyede 9.8 gigabit veri aktarımı sağlayan 10G ağını kurdu. Dünyada 10G test edilirken, biz fiber ve 5G altyapısı için gereken parayı Kanal İstanbul’a gömüyoruz. Ve depremde ailemize bile ulaşamıyoruz.

Çin’de Huawei ve China Unicom, saniyede 9.8 gigabit veri aktarımı sağlayan 10G ağını kurdu. Dünyada 10G test edilirken, biz fiber ve 5G altyapısı için gereken parayı Kanal İstanbul’a gömüyoruz. Ve depremde ailemize bile ulaşamıyoruz.

16,813 просмотров

Hangi Devlet Bahçeli’yi ciddiye alalım?

Hangi Devlet Bahçeli’yi ciddiye alalım?

21,875 просмотров

Emekliye 12 bin 500 lirayı layık görenler bu parayla 3 gün geçinemezler. Artık işi iyice arsızlığa vurdular.

Emekliye 12 bin 500 lirayı layık görenler bu parayla 3 gün geçinemezler. Artık işi iyice arsızlığa vurdular.

14,521 просмотров

Bu akşam saat 21.00’de Tele 1’de gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun “Anında Manşet” programında gündemi değerlendireceğim.

Bu akşam saat 21.00’de Tele 1’de gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun “Anında Manşet” programında gündemi değerlendireceğim.

10,929 просмотров

Videos

oguzksalici's profile picture

Kardeşlerim; İran Tebriz’de bir süpermarketten gelen görüntüyü paylaşıyorum. Tümen cinsinden fiyatları Türk Lirası’na çevirdiğimizde yaklaşık tablo şu: Dolma biber: Türkiye’de 155 TL. İran’da 33 TL. Sivri biber: Türkiye’de 169 TL. İran’da 27 TL. Kabak: Türkiye’de 75 TL. İran’da 25 TL. Patlıcan: Türkiye’de 69,9 TL. İran’da 6,5 TL. Portakal: Türkiye’de 49 TL. İran’da 26,8 TL. Patates: Türkiye’de 21,5 TL. İran’da 14 TL. Domatesin fiyatını da CNN Türk’ün İran haberlerinde izledik. İran’da 16 TL. Türkiye’de en az 100 TL. 200’lere kadar çıkıyor. İran’da gıda enflasyonu %57,9 (Eylül 2025). Türkiye’de TÜİK’in makyajlı hesabıyla bile %32,3 (Mart 2026). İran’da 16 liralık domates %58 artınca 25 TL olur. Türkiye’de 100 liralık domates %32 artınca 132 TL olur. İran’da asgari ücret 120 dolar, Türkiye’de 625 dolar seviyelerinde. Asgari ücretlinin satın alma gücüne baksak dahi, fiyatlar yaklaşık 5’te 1’i olmalı. Asgari ücret Türkiye’de 280 kilo, İran’da 335 kilo domates alabiliyor. İran’da 55 kilo daha fazla. İran’da ekilebilir arazi oranı %9, Türkiye’de %26. Üstelik İran; toprak çökmesi, su krizi, toz fırtınaları gibi sert iklim şokları yaşadı. Bu nedenle başkentini değiştirmeyi dahi tartıştı. Buna rağmen pek çok ürün Türkiye’de daha pahalı. Bunun sebebi “jeopolitik kriz” mi? Jeopolitik krizin daniskası İran’da. Türkiye değil, İran savaşta. Bizim soframızdaki yangın, bombalamalardan kaynaklanmıyor. Hatırlayın, tanzim satış kuyrukları savaştan önce vardı. Bunun tek sorumlusu AKP’nin tarım politikaları. Türkiye değil, İran yıllardır ağır yaptırımlar altında. İran, uluslararası finans sisteminden dışlanmış, Türkiye dünya ticaretine entegre. Demek ki kusur, her zamanki “olağan şüpheli” dış güçlerde değil. Kusur, içerideki yönetim tercihinde. Kardeşlerim; Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.

Oğuz Kaan Salıcı

717,563 просмотров • 1 месяц назад

oguzksalici's profile picture

Kardeşlerim; Londra’dan gelen market fiyatlarını paylaşıyorum. Temel gıda sepeti yapalım. Kıyaslamak için 1 poundu 61 lira alalım. Girelim markete… 1 kg pirinç 2.79 £, 1 kg un 1.19 £, 1 kg dana eti 10.99 £, 1 kg tavuk göğsü 4.49 £, 1 kg tam yağlı süt 1.49 £, 1 litre ayçiçek yağı 2.19 £, 1 kg toz şeker 1.49 £, 800 gr beyaz peynir 8.39 £, 500 gr makarna 1.39 £, 500 gr çay 4.99 £. 400 gr bezelye konservesi 0.99 £, 200 gram tereyağı 3.29 £, 12’li yumurta 3.79 £. Toplam: 47.47 £. Bu sepet 2 bin 896 TL. Şimdi gelelim memlekete. Tüm illerimizde olan bir zincir marketin web sitesinden aynı sepeti yapalım. Muadilleriyle kıyaslayalım. 1 kg pirinç 165 TL, 1 kg un 50 TL, 1 kg dana eti 1100 TL, 1 kg tavuk göğsü 370 TL, 1 kg tam yağlı süt 105 TL, 1 litre ayçiçek yağı 175 TL, 1 kg toz şeker 45 TL, 1 kg beyaz peynir (800 gramı) 275 TL, 500 gr makarna 35 TL, 500 gr çay 170 TL, 670 gr bezelye konservesi (400 gramı) 51 TL 200 gram tereyağı 200 TL, 2 adet 6’lı yumurta 114 TL, Toplam: 2 bin 855 TL. Bu sepet 46.8 £. Savaştaki İran’da market fiyatlarını gündeme getirdiğimde, pek çok ürün alım gücüne rağmen bile Türkiye’de daha pahalıyken satın alma paritesini öne sürenler olmuştu. Londra’da savaş yok. Alım gücü ortada. Türkiye’de haftalık 45 saat karşılığı kazanılan aylık asgari ücret 28 bin 75 TL. Londra’da saatlik asgari ücret (Londra Yaşam Ücreti) 14,8 £. Yani Londra’da asgari ücretlinin bir aylık net geliri yaklaşık 135 bin TL. Londralı 5 misli fazla kazanıyor. Ama aynı sepet için bizimle aynı parayı ödüyor. Bu işte bir terslik yok mu? Londra finansın başkenti. Yaşam maliyeti endekslerinde; dünyanın en pahalı şehirleri arasında. Buna rağmen aynı temel ihtiyaç sepeti için; Londra’da 3 saat çalışıyorsun. Türkiye’de 18 saat. Bu işte bir terslik yok mu? Un ihracatında dünya lideriyiz. Un bizde 50 lira, Londra’da 72 lira. Yumurta ihracatında dünya üçüncüsüyüz. Yumurtanın tanesi ortalama 9-10 lira, Londra’da 20-25 lira. Ayçiçek yağı ihracatında dünya dördüncüsüyüz. Ayçiçeği bizde 175 lira, Londra’da 134 lira. Çay üretiminde dünya beşincisiyiz. Çay burada 170 lira, Londra’da 304 lira. Türkiye’de tarladan çıkan ürün binlerce kilometre öteye gidiyor. Nakliyesi, gümrüğü, vergisi… Fiyatlar eklene eklene, Londra’daki rafa çıkıyor. Türkiye’deki vatandaşın kendi ülkesinde üretilen ürünü alım gücü, o ürünü ithal eden Londralıdan katbekat daha düşük. Bu işte bir terslik yok mu? Türkiye’de 17.5 milyon sığır var. Birleşik Krallık’ta 9.3 milyon. Bizde 46 milyon koyun var. Onlarda 30 milyon. Mera alanı bizde daha çok. Hayvan burada, mera burada… Ama et İngilizin tabağında. Bu işte terslik yok mu? Birleşik Krallık’ta gıda enflasyonu %3.7. Haydi, o gelişmiş ülke… Çatışma altındaki; Lübnan’da %19.4. Filistin’de %16.4. Ukrayna’da %9.5. Somali’de %7.8. Bizde, TÜİK’e göre bile, %32.3. Bu işte terslik yok mu? Kardeşlerim; Londra ile Türkiye arasında elbette fark vardır. Bu farkın adı AKP’dir. AKP iktidara dün gelmedi. 23 yıldır tarımı ve hayvancılığı yönetiyor. 23 yıldır ücretleri belirliyor. Sonunda tablo ortada… Emeğimiz ucuz. Soframız pahalı. Meksikalı gibi kazanıyor, Londralı gibi harcıyoruz. Tekrar ediyorum: Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.

Oğuz Kaan Salıcı

59,062 просмотров • 1 месяц назад

oguzksalici's profile picture

Bu konuşmayı 38. İstanbul İl Kongresi’nde yapmıştım. Bugün bazılarının unuttuğunu gördüğüm gerçekleri hatırlatmam gerekiyor. Yoldaşlık; fikir ayrılığında birbirini suçlamak değil, birbirini yerden alıp kaldırabilmektir. Cumhuriyet Halk Partisi‘nde eleştiri sevgiden gelir; nefrete ise asla yer yoktur. Partimizin hafızasına, emekçilerine, büyüklerine, yol açmış liderlerine karşı kullanılan zehirli dili normalleştirmek imkansızdır. Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik çirkin ifadeler sadece haksızlık, nezaketsizlik ve saygısızlıktan ibaret değildir. Bazı hesapların Çubuk’ta yaşanan linç girişiminde yumruklu saldırıda bulunan adi provokatörü övmesi, bazılarının cinsiyetçi küfürler savurması feci bir şuursuzluktur. Aynı zamanda Sayın Kılıçdaroğlu’nu koruma refleksiyle Partimizin kurumsal kimliğini temsil eden yöneticilerimize karşı sarf edilen bazı sözlerin de kabulü mümkün değildir. Bu zihniyet, Partimize sızmasına asla izin vermememiz gereken bir irindir. Herkes kendine gelmeli ve Partimizin bölünmesi hayaliyle ellerini ovuşturanları görmelidir. Gün, toparlanma ve birlik günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi isimlerden büyüktür. Kurultay sürecindeki tüm sözlerimin arkasındayım ve tekrar ediyorum: Altı Ok rozetini şerefiyle taşıyan hiçbir arkadaşımı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tepesindekilere değişmem. Değişenlerle de yol yürümem.

Oğuz Kaan Salıcı

247,836 просмотров • 11 месяцев назад

oguzksalici's profile picture

İran-İsrail savaşının beş temel mesajı var. Birinci mesaj: Ülkemizin hava savunma sistemlerini hızla güçlendirmesi artık kaçınılmazdır. Çelik Kubbemiz, KORKUT’tan SİPER’e kadar tam kapasiteyle hazır olmalıdır. Savunma sanayiimizde liyakat dışında hiçbir ölçüt geçerli olmamalıdır. Ne vakıf ilişkileri, ne tarikat kadroları bu alana sızmamalıdır. Aslolan, Türkiye’nin harekat bağımsızlığıdır. Milli Muharip Uçağımız ve gururumuz KAAN’ın Hava Kuvvetlerimize 2028’de katılması hedeflenmektedir. Dolayısıyla müttefiklerimizle yürüttüğümüz ilişkiler artık somut ve kalıcı sonuçlar doğurmalıdır. Özellikle CAATSA yaptırımları sonrasında her defasında Amerika’nın tavrını Meclis kürsüsünde açıkça kınayan bir milletvekili olarak altını çiziyorum ki F-35 savaş uçakları Türkiye’nin hakkıdır. Türkiye, bu projenin yalnızca parasını ödeyen bir müşterisi değil; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı daha yokken kurucu ortaklarından biridir. Bu zaman diliminde, hem İsrail’de bulunan hem de Yunanistan’la sözleşmesi imzalanan F-35’ler; hem hakkımız hem de ihtiyacımızdır. İkinci mesaj: Bölgesel güvenlik gerçeğidir. Kafkaslar’da, Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Doğu Akdeniz’de; Kıbrıs’dan İran’a uzanan geniş bir coğrafyada yaşanan her sıcak gelişme doğrudan Türkiye’yi ilgilendirir. Böylesi bir ortamda Türkiye, savaş senaryolarını değil, barış vizyonunu daha yüksek sesle savunmalıdır. Bu çerçevede PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin kesintiye uğramaması, demokratik siyaseti savunan herkesin ortak dileği olmalıdır. Üçüncü mesaj: Ekonomik güvenliğimizdir. Hürmüz Boğazı’nın kapatılma riski; uluslararası petrol ticaretinden ülkemizin enerji fiyatlarına kadar çok geniş bir etki zinciri yaratmaya gebedir. Güvenlik yalnızca askeri bir alan değil; esasen ekonomik dirençle şekillenen bir alandır. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve enerji geçiş hatlarındaki köprü olma işlevi aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesidir. Dördüncü mesaj: İsrail’in sınır tanımaz pervasızlığıdır. İsrail’i dizginlememek ve nükleer müzakereleri sürdürmemek, bölgeyi bir yangın yerine çevirecek sorumsuzluklardır. Batılı liderlerin “İsrail bizim kirli işlerimizi yapıyor” sözleri, Batı’nın İsrail saldırganlığına neden göz yumduğunu göstermiştir. Bu sözler, tarih sayfalarına kara bir leke olarak şimdiden yazılmıştır. Bugünkü istikrarsızlığın başlıca sorumlusu; Benjamin Netanyahu ve onun aşırı sağcı koalisyonudur. İsrail’in “önleyici saldırı” doktrinini ahlaken de hukuken de kabul etmek imkansızdır. Bir tehdidin gerçekleşeceği kesin değilse, yapılan saldırı meşru müdafaa değildir. Beşinci mesaj: Dünyadaki silahlanma yarışıdır. Dünya genelinde 12 binden fazla nükleer başlık bulunduğu, bunların çoğunluğunun ABD ve Rusya’ya ait olduğu, İsrail’in ise yaklaşık 90 nükleer başlığa sahip olduğu ifade edilmektedir. Biz, İran rejiminin baskıcı yapısını ve ılımlı temsilcilerini dahi sistemden tasfiye etmesini eleştiriyoruz; fakat asıl hedef dünyanın nükleer silahlardan arındırılması olmalıdır. Çehov’un meşhur sözünü hatırlayalım: “Bir sahnede silah görünüyorsa, o silah mutlaka patlar.” Bu gidişat hayra alamet değildir. Unutmayalım ki dünya hepimizin ortak evidir. Bu ortak evimizde Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bölgemizin en kıymetli güvencesidir. Biz aklın yolundan ayrılmadıkça, iç çatışmaları değil ortak hedefleri önceledikçe, hukukun üstünlüğünü sağladıkça ülkemizin geleceği umut, barış ve güvenlik doludur.

Oğuz Kaan Salıcı

208,365 просмотров • 11 месяцев назад

oguzksalici's profile picture

FATİH ALTAYLI’YA AÇIK MEKTUP Sayın Fatih Altaylı, Saçmalama hakkına saygı duyuyorum ama hakaretlerine göz yummayacağım. Seviyemi senin yanına düşürmeyeceğim. “Cumhuriyet Halk Partisi’nde Kurultay tartışması” hakkındaki sözlerimi çarpıtmışsın. Dediklerinin hepsi iftira ve gerçek dışıdır. Ben söylediklerimi aşağıdaki videoda bizzat paylaşıyorum. Gerçekte ne dediğimi senin araştırman gerekirdi. Okuduğunu ve izlediğini anlaman gerekirdi. “Tehdit” ile “tespit” arasındaki farkı bilmen gerekirdi. Gazeteci olduğunu iddia eden sensin. Ama sen de haklısın, kulağına üflenenleri araştırmana gerek yok. Çünkü sen fevkalade bir tetikçisin. Sen bir jetonlu küfür makinesisin. Kraldan çok kralcı olmak, paralı askerlerin tutumudur. Ben bir hakikat eriyim, hakaret ve iftiradan uzak dururum. Bir gün gelir fon musluklarından akan su kesilir veya kaynaklar el değiştirir. Paralı askerlerin bunları da dikkate alması gerekir. Saray’ın ajanı olduğumu iddia etmişsin. Ajanların bir kod adı olur. Benim bugüne kadar hiç kod adım olmadı. Senin kod adın var mı Fatih Altaylı? Tüm Türkiye seni neden “Alo Fatih” diye biliyor? Sen bu ülkenin siyahlarından değilsin, cümle alem sana niye “siyah” diyor? Gezi Parkı Direnişi’nde ben Partimin İstanbul İl Başkanı olarak sokaktayken, sen AKP İstanbul İl Başkanlığı’ndan yaptığın canlı yayında Saray’a çanak tutuyordun. İyi bir gazeteci olmadığın gibi, makyajı dökülen bir kanaat teknisyenisin. Kötü bir kanaat teknisyeni olduğun gibi, vasatın altında bir yorumcusun. Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü ve seçmenini dizayn etmeye kalkarak haddini aşıyorsun. Cumhuriyet Halk Partisi’nin neden 100 yıldır yaşadığını sen bilemezsin. Ben bilirim. Çünkü ben sosyal demokratım, sen değilsin. Cumhuriyet Halk Partisi; Türkiye’nin en demokratik partisi olduğu için, 100 yıldır ulusal ve küresel gelişmelere ayak uydurabilme esnekliğine sahip olduğu için, halkla arasına sarsılmaz bir güven bağı kurabildiği için, kendi içinde yoldaşça tartışmayı bildiği için bir asırdır ayaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi ayakta, sen yerdesin. İftira ve hakaretlerin için yargıya gitmeyeceğim çünkü sen buna değmezsin.

Oğuz Kaan Salıcı

217,530 просмотров • 1 год назад