Oğuz Kaan Salıcı's banner
Oğuz Kaan Salıcı's profile picture

Oğuz Kaan Salıcı

@oguzksalici208,938 subscribers

CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi, Sosyal Demokrasi Vakfı kurucusu, baba, eş, kardeş, arkadaş.

Shorts

#KılıçdaroğluNeSöyledi "Ben Kemal, geliyorum!" #GeliyorGelmekteOlan

#KılıçdaroğluNeSöyledi "Ben Kemal, geliyorum!" #GeliyorGelmekteOlan

210,213 görüntüleme

Türk Hava Kuvvetleri envanterine en son muharip uçak bundan tam 13 yıl önce girdi. Bir zamanlar program ortağı olduğumuz ve ülkemiz için üretilen ilk F-35’i parasını ödememize rağmen teslim alamayışımızın üzerinden 7 koca yıl geçti. Bu konuşmayı yaptığım gün İsveç’in NATO üyeliğini onaylayıp güya karşılığında modernize edilmiş F-16’ları alacaktık. İsveç NATO’ya girdi ancak aradan tam 600 gün geçmesine rağmen F-16’lardan henüz ses yok. Tıpkı Eurofighter’lar gibi. Bölgemiz ateş çemberi. Filomuz yaşlanıyor, teknolojinin ve çağın harp sahasının gerekliliklerinin gerisinde kalıyor. Rezalet.

Türk Hava Kuvvetleri envanterine en son muharip uçak bundan tam 13 yıl önce girdi. Bir zamanlar program ortağı olduğumuz ve ülkemiz için üretilen ilk F-35’i parasını ödememize rağmen teslim alamayışımızın üzerinden 7 koca yıl geçti. Bu konuşmayı yaptığım gün İsveç’in NATO üyeliğini onaylayıp güya karşılığında modernize edilmiş F-16’ları alacaktık. İsveç NATO’ya girdi ancak aradan tam 600 gün geçmesine rağmen F-16’lardan henüz ses yok. Tıpkı Eurofighter’lar gibi. Bölgemiz ateş çemberi. Filomuz yaşlanıyor, teknolojinin ve çağın harp sahasının gerekliliklerinin gerisinde kalıyor. Rezalet.

29,673 görüntüleme

Hangi Devlet Bahçeli’yi ciddiye alalım?

Hangi Devlet Bahçeli’yi ciddiye alalım?

21,875 görüntüleme

Emekliye 12 bin 500 lirayı layık görenler bu parayla 3 gün geçinemezler. Artık işi iyice arsızlığa vurdular.

Emekliye 12 bin 500 lirayı layık görenler bu parayla 3 gün geçinemezler. Artık işi iyice arsızlığa vurdular.

14,532 görüntüleme

Bu akşam saat 21.00’de Tele 1’de gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun “Anında Manşet” programında gündemi değerlendireceğim.

Bu akşam saat 21.00’de Tele 1’de gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun “Anında Manşet” programında gündemi değerlendireceğim.

10,929 görüntüleme

Videos

oguzksalici's profile picture

PARTİMDEYİM Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşananları doğru teşhis edelim. Biraz uzun anlatacağım. Olan biten, bölünmenin ötesine geçmiştir; dağılma emareleri görülmektedir. Bunun adı, Özgür Özel’in söylediği gibi, “karpuz ile karpuz sapının ayrışması” değildir. Kaygım odur ki ortada kabuğu çatlayan bir nar vardır. Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır. 4-5 Kasım Kurultayı’ndan önce yazdığım yazıda Özgür Özel’e bir soru sormuştum: “Partiyi bir arada tutabilecek misin?” Maalesef olmadı. İlk işaretleri belediyelerimizde gördük. Başka bir muhalefet partisine geçmenin bile bir izahı vardır. Ama Cumhuriyet Halk Partili uyuyup, AKP’li uyanmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Siyasette kendisini güvende hissetmeyen kişilerin, partimizden uzaklaşıp, yıllardır zulmeden AKP’ye geçmesini sadece koltuk sevdasıyla veya hapis korkusuyla açıklayamazsınız. Keçiören’e bakın. İl olsa büyükşehir olacaktı. Mesut Özarslan, genişleme politikası kapsamında partimize katıldı. AKP’ye gitti. Diyelim ki o zaten CHP’li değildi… Şehitkamil’e bakın. Büyükşehir nüfusuna sahip başka bir ilçemiz. Belediye başkanı; atadan, dededen CHP’li. AKP’ye gitti. Keşan’ı dört dönem kazanan belediye başkanı AKP’ye gitti. Aksu gitti. Serik gitti. Haymana gitti. Söke gitti. Seydişehir gitti. Altınova gitti. Hasankeyf gitti. Yahu, Türkiye’nin öbür ucundan Göle gitti. AKP, Gölesiz yapamayacak mıydı da gitti? 79 yıl sonra aldığımız Afyon gitti. Burcu Köksal, partimizin Grup Başkanvekiliydi. AKP’ye gitti. Büyükşehir belediyesi Aydın gitti. Özlem Çerçioğlu, 37. Kurultay’ın Divan Başkanıydı. AKP’ye gitti. Diyelim ki bu isimler Özgür Özel’e muhalifti… Beykoz ailenin içinden değil miydi? İmamoğlu, Özlem Vural Gürzel’in evladı gibi olduğunu söylemedi mi? O da AKP’ye gitti. İstanbul’da başka ilçeler de konuşulmuyor mu? Antalya büyükşehir… Muhittin Böcek bir anda mı “hain” oluverdi? Medya sabah akşam “Bunları Özel mi, Kılıçdaroğlu mu getirdi?” diye tartıştı. Mesele kimin getirdiği değil, anlayalım artık. Ya İzmir’e ne demeli? Partimizin kalesinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay partimizden istifa etti. Nereye gideceği belli değil. Tabii gelenler de oldu. Milletvekili Nimet Özdemir geldi, sonra AKP’ye gitti. Özgür Özel’in canla başla sahip çıktığı Adnan Beker… Bir gün otobüsün üstünde, öbür gün arazi. O da istifa etti. AKP’ye gitse şaşırmam. İşte bu yüzden bunun adı dağılmadır. Tehlike, bölünmenin ötesindedir. Bu dağılmayı sadece mutlak butlan kararına bağlamak gerçeği gizlemektir. Partide fikren altı doldurulamayan bir “değişim” sonucunda merkezi otorite ve parti aidiyeti zayıflamış; bireysel pozisyonlar ön plana çıkmıştır. Bu, trollerin aklıyla veya etkisiyle konuşulacak bir sorun değildir. Sosyal medyanın esiri olmuş bir kesim şen şakrak sloganlar atarken bizim içimiz yanıyor. Giden milletvekilleri de üzgün, kalan milletvekilleri de… Ve bu ayrılık, çok önceden planlanmış bir senaryonun son perdesidir. “26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa CHP seçime giremez” yalanıyla parti tabanını paniğe sevk edenler, nerede yazıldığı belli olmayan senaryolarına gerekçe ürettiler. Çünkü ayrılığın fikir babaları, partiden kopuşu akıllarına çok önceden yerleştirmişlerdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ayrılmayın” çağrısı da zayıf kaldı; inandırıcı bulunmadı. Kurultay’a dair vaatler ikna edici görülmedi. Süreci rahatlatacak güvenceler verme noktasında yetersiz kalındı. Oysa siyasi bir yargı kararının Cumhuriyet Halk Partisi’nde açtığı yara aklıselimle onarılabilirdi. Kardeşlerim; Bu süreçte dilimize ve birbirimize mukayyet olalım. Onca yıl omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın kalbini kırmayalım. Dün yüz yüze bakıyorduk. Yarın yine selamlaşacağız. Türkiye’nin geleceği için, iktidar hedeflerimiz için yine aynı ortamlarda konuşacağız. Unutmayın; Cumhuriyet Halk Partisi bizden önce de vardı. Bizden sonra da var olacaktır. Bir yere gittiğimiz yok. Biz partimize rastlantı sonucu gelmedik. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz.

Oğuz Kaan Salıcı

509,546 görüntüleme • 1 ay önce

oguzksalici's profile picture

Kardeşlerim; İran Tebriz’de bir süpermarketten gelen görüntüyü paylaşıyorum. Tümen cinsinden fiyatları Türk Lirası’na çevirdiğimizde yaklaşık tablo şu: Dolma biber: Türkiye’de 155 TL. İran’da 33 TL. Sivri biber: Türkiye’de 169 TL. İran’da 27 TL. Kabak: Türkiye’de 75 TL. İran’da 25 TL. Patlıcan: Türkiye’de 69,9 TL. İran’da 6,5 TL. Portakal: Türkiye’de 49 TL. İran’da 26,8 TL. Patates: Türkiye’de 21,5 TL. İran’da 14 TL. Domatesin fiyatını da CNN Türk’ün İran haberlerinde izledik. İran’da 16 TL. Türkiye’de en az 100 TL. 200’lere kadar çıkıyor. İran’da gıda enflasyonu %57,9 (Eylül 2025). Türkiye’de TÜİK’in makyajlı hesabıyla bile %32,3 (Mart 2026). İran’da 16 liralık domates %58 artınca 25 TL olur. Türkiye’de 100 liralık domates %32 artınca 132 TL olur. İran’da asgari ücret 120 dolar, Türkiye’de 625 dolar seviyelerinde. Asgari ücretlinin satın alma gücüne baksak dahi, fiyatlar yaklaşık 5’te 1’i olmalı. Asgari ücret Türkiye’de 280 kilo, İran’da 335 kilo domates alabiliyor. İran’da 55 kilo daha fazla. İran’da ekilebilir arazi oranı %9, Türkiye’de %26. Üstelik İran; toprak çökmesi, su krizi, toz fırtınaları gibi sert iklim şokları yaşadı. Bu nedenle başkentini değiştirmeyi dahi tartıştı. Buna rağmen pek çok ürün Türkiye’de daha pahalı. Bunun sebebi “jeopolitik kriz” mi? Jeopolitik krizin daniskası İran’da. Türkiye değil, İran savaşta. Bizim soframızdaki yangın, bombalamalardan kaynaklanmıyor. Hatırlayın, tanzim satış kuyrukları savaştan önce vardı. Bunun tek sorumlusu AKP’nin tarım politikaları. Türkiye değil, İran yıllardır ağır yaptırımlar altında. İran, uluslararası finans sisteminden dışlanmış, Türkiye dünya ticaretine entegre. Demek ki kusur, her zamanki “olağan şüpheli” dış güçlerde değil. Kusur, içerideki yönetim tercihinde. Kardeşlerim; Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.

Oğuz Kaan Salıcı

720,138 görüntüleme • 5 ay önce

oguzksalici's profile picture

Bir hataydı, geldi geçti…

Oğuz Kaan Salıcı

219,224 görüntüleme • 2 ay önce

oguzksalici's profile picture

Bu konuşmayı 38. İstanbul İl Kongresi’nde yapmıştım. Bugün bazılarının unuttuğunu gördüğüm gerçekleri hatırlatmam gerekiyor. Yoldaşlık; fikir ayrılığında birbirini suçlamak değil, birbirini yerden alıp kaldırabilmektir. Cumhuriyet Halk Partisi‘nde eleştiri sevgiden gelir; nefrete ise asla yer yoktur. Partimizin hafızasına, emekçilerine, büyüklerine, yol açmış liderlerine karşı kullanılan zehirli dili normalleştirmek imkansızdır. Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik çirkin ifadeler sadece haksızlık, nezaketsizlik ve saygısızlıktan ibaret değildir. Bazı hesapların Çubuk’ta yaşanan linç girişiminde yumruklu saldırıda bulunan adi provokatörü övmesi, bazılarının cinsiyetçi küfürler savurması feci bir şuursuzluktur. Aynı zamanda Sayın Kılıçdaroğlu’nu koruma refleksiyle Partimizin kurumsal kimliğini temsil eden yöneticilerimize karşı sarf edilen bazı sözlerin de kabulü mümkün değildir. Bu zihniyet, Partimize sızmasına asla izin vermememiz gereken bir irindir. Herkes kendine gelmeli ve Partimizin bölünmesi hayaliyle ellerini ovuşturanları görmelidir. Gün, toparlanma ve birlik günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi isimlerden büyüktür. Kurultay sürecindeki tüm sözlerimin arkasındayım ve tekrar ediyorum: Altı Ok rozetini şerefiyle taşıyan hiçbir arkadaşımı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tepesindekilere değişmem. Değişenlerle de yol yürümem.

Oğuz Kaan Salıcı

247,918 görüntüleme • 1 yıl önce