
Ömer Faruk Korkmaz
@OmerfarukKorkmz • 114,385 subscribers
Müderris | Yazar
Shorts
Videos

"Tekfir" gibi akidenin en hassas meselelerinden birini işportaya düşüren, Gazzâlî, Sübkî ve Keşmîrî gibi dehâ isimlerin müstakil risaleler yazdığı; kâdî ve hâkimlerin karar verdiği bu mevzuyu ilmin kapısına bile uğramamış cahillerin ağzında sakız yapanların büyük vebali!
Ömer Faruk Korkmaz122,338 次观看 • 9 个月前

Tağut kelimesinin patentini almışçasına hareket eden "Selefî" kesimin henüz esâmesi okunmazken bu topraklarda Ali Haydar Efendiler, Kevserî'ler ve Mahmud Efendi hazretlerimiz, gayr-ı şer'î sistemlere bakışın nasıl olması gerektiğini konuştular. Kendilerince birilerini tağutlaştırarak müşahhas anlamda onu bunu tekfir etmeyi selefe mensup olmak zannedenlerin tutumlarının ne ilimle ne de hikmetle bağdaşan bir yanı yoktur. Bu konuların anlatımı böyle kimselere bırakılmamalıdır..
Ömer Faruk Korkmaz119,514 次观看 • 1 年前

Yalanı aktarmadaki profesyonelliğe bakın! İmamlar hakkında kaynaklarda yer alan olur olmaz rivayetleri alıp aktarmak moda oldu. Bu videoda Mustafa İslamoğlu’nun yaptığı gibi. İmam Evzaî’nin İmam Ebû Hanîfe hakkındaki sözlerinin senet kritiğini; önceki–sonraki ayrımını yapmadan uyduruk senaryolarla Tâbiînin büyük müctehidlerinden İmam Evzaî’ye hakaret etmek en açık ifadeyle ilmî ahlâkla bağdaşmaz. Ne var ki bu tür iddialar karşısında sorumluluk bilinciyle hareket edilmediği çok bâriz. İnsanda biraz vicdan olsa, böyle bir iddiayı dillendirmeden önce Mekkî’nin Menâkıb’ına, Heytemî’nin el-Hayrâtü’l-Hisân’ına bir bakma ihtiyacı duyar. Ve Kevserî merhumun Te’nîb’te belirttiği gibi, hakkında ehl-i bid‘atin yüzlerce senaryo uydurduğu İmam Ebû Hanîfe’nin vefat sebebi üzerinden bu uyduruk hikâyenin de İmam Evzaî’ye bir iftira olduğunu görür. Keza yine İbn Rızk gibi hadis uyduran yalancıların, İmam Evzaî’nin Ebû Hanîfe’nin vefatına sevindiği yönünde ciddiyetten uzak ve mesnetsiz iddialar uydurduğunu da fark eder. Merhum Kevserî, Te’nîb’te bu tür nice şehir efsanesinin ipliğini çoktan pazara çıkarmıştır. Şimdi senin ilmen içine düştüğün bu ciddiyetsiz tabloyu nasıl izah edelim? Ümmetin koca bir imamına uzattığın dilin olmasa, seni gündem bile etmemek gerektiğine dair kanaatimi eskiteli çok olmuştu doğrusu. Bu konuşma, vicdan ve insaf sınırlarının çok ötesine taşmış; Kur'an'ın tayin ettiği ahlâk esaslarından fersah fersah uzak bir tezvirat ürünü olmuş. Yine de Allah hidayet versin; tedarik nasip eylesin. Değilse sana bu yalanlara tabi olarak dil uzattığın büyük imamın haysiyetini zedelemeye çalışmanın hesabını ahirette sorsun.
Ömer Faruk Korkmaz52,552 次观看 • 5 个月前

***BU HİZMETİ YAYALIM*** Ateist, Deist ve Agnostik Gençlerin zihinlerindeki sorulara cevaplar veren ve bugüne kadar 1000 (Bin)'e yakın kişinin MÜSLÜMAN OLMASINA vesile olan bu hizmetimiz hızla BÜYÜYOR!! Sizler de 0507 588 62 20 numarasını yayarak bizlere destek olabilirsiniz.
Ömer Faruk Korkmaz87,046 次观看 • 1 年前

Telefon hattımıza gece bile mesaj geliyor. Türlü sorular, çeşitli sorunlar. Bunlara kayıtsız kalamayız. Maneviyata ve ahlâka dayalı bir eğitim sistemi inşa edilmedikçe çok daha gençlerimizi kaybederiz Allah muhafaza. Lütfen önemseyin ve bu hizmetimizi herkese ulaştırın!
Ömer Faruk Korkmaz13,220 次观看 • 1 个月前

Mehmet Okuyan’a Mehmet Okuyan Açık Çağrı! Böyle diyorsunuz 'Hz. Peygamber Hüküm Koyabilir Mi?' ismini verdiğiniz bu konuşmanızda ve okuduğunuz ayet üzerinden Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hüküm koyma yetkisinin olmadığını ispat etmeye çalışıyorsunuz. Oysa ilimden birazcık behresi olanlar, nassları anlamada bağlamın ne kadar önemli olduğunu iyi bilirler. Zira bağlam yok olduğunda sizin gibiler âyetleri dahi diledikleri anlam kisvesine büründürebiliyorlar. Tüm bunları siz de biliyorsunuz muhtemelen.. Bilerek saptırıyor, çarpıtıyor ve meselelere vâkıf olmayan nice insanı Sünnet karşısında sapkın bir anlayışa sürükleyerek altından kalkamayacağınız bir vebâle giriyorsunuz. Dilerseniz tüm bu sözlerimizin bir itham olmadığını; genel olarak bu çarpıtmaları birçok konuşmanızda nasıl ustalıkla sergilediğinizi bu konuşmanız üzerinden kısaca ortaya koyalım: Ayet okuyorsunuz. Peki, tamam… Okuduğunuz ayetin bağlamı nedir? Bunu bilmiyor musunuz? Dinleyin o halde: Mekke müşrikleri, Allah'ın haram veya helâl kılmadığı bazı hayvanları veya ürünleri kendi kafalarına göre “bu helâldir, bu haramdır” diye ayırıyorlardı. Örneğin, bazı hayvanları sadece erkeklerin yemesine müsaade ederken, bazılarını kadınlara yasaklıyorlardı (bkz. En‘âm 138-139). Bunu yaparken de “Bunları Allah yasakladı” diyerek Allah’a iftira atıyorlardı. İşte bu ayet, onların bu tutarsız ve uydurma helal-haram anlayışını reddetmek üzere indirilmiştir. Kur’an’da bu bağlamda bahsettiğimiz manayı vurgulayan ayet sadece bu okuduğunuz mudur? Elbette ki hayır! Nitekim, müşriklerin kendi kafalarına göre helâl-haram belirlemeleriyle ilgili benzer ayetler şöyledir: a. En'âm 138: ”Bu hayvanlar ve bu ekinler dokunulmazdır. Onları dilediğimizden başkası yiyemez” dediler. Bu, kendi uydurmalarıdır.” b. En'âm 139: “Bu hayvanların karınlarındakiler (yavruları/sütü) yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haramdır” dediler.” c. Nahl 116: “Dillerinizin yalan yere nitelediği şeylere bakarak “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin. Bu şekilde Allah’a yalan iftira etmiş olursunuz.” e. Şûrâ 21: “Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyleri din kılarak kendilerine meşru gören ortakları mı var?” İmdi, bu ayetler Allah’tan bağımsız şekilde, şirk anlayışlarına tabi olarak kafalarına göre istediklerini haram veya helal kılan müşriklere ret bağlamında gelmişken ve bu manayı vurguluyorken siz nasıl kalkar da aynı ayetleri Allah’ın izniyle; vahyiyle; emriyle bazı şeyleri haram veya helal kılan Hz. Peygamber’in bu yetkisine ret olarak kullanırsınız? Gerçekten merak ediyorum: Ayetlerle -ideolojik saplantılarınıza göre- adeta oynadığınızın farkında değil misiniz? Hiç mi Allah’tan korkmuyorsunuz? Müşriklerle ilgili inen ayetleri Hz. Peygamber’in mecazi anlamdaki teşri (hüküm koyma yetkisini) iptal bağlamında nasıl kullanırsınız? Oysa tevil etmek için kırk takla attığınız şu ayetler bunu çok net şekilde ispat etmektedir: 1. A‘râf Suresi, 157. Ayet "Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi peygambere uyanlar... O onlara iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar; temiz şeyleri helâl kılar, pis şeyleri haram kılar..." 2. Tevbe Suresi, 29. Ayet "Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın." Bu ayetler, Resûlullah’ın (aleyhisselâm) Allah’ın vahyi doğrultusunda bazı şeyleri haram ve helal kılma konusunda yetkili olduğunu çok net şekilde göstermektedir. Hiç mi düşünmüyorsunuz? Daha nice konularda yaptığınız bu gibi saptırmalarla birçok insanın itikadını bozarak bunca vebal ile nasıl gireceksiniz kabre? Nasıl çıkacaksınız Allah’ın huzuruna? Vakit henüz yüne de erken sayılabilecekken gel dön bu rotası belirsiz; menzili karanlık yoldan! Yoksa ulemayı itham ettiğin ' Allah Te'âlâ'ya iftira' yaftası senin boynuna dolanacaktır!
Ömer Faruk Korkmaz60,974 次观看 • 1 年前

Sünnet inkârcısı meâlci kesimin en iyi bildiği şey manipülasyondur. Türkiye'de bu akımın başını çeken Mehmet Okuyan'ın bir tv programında "ŞEFAAT" meselesini nasıl çarpıttığına bakın! Bu sadece küçük bir örnek. Bunların saptırmalarını ele alsak ciltler dolusu kitap yazılır.
Ömer Faruk Korkmaz40,635 次观看 • 9 个月前

Derslerde verdiği dakik bilgileriyle maruf, bu asrın allâmelerinden Muhammed Avvâme hocamız bu kesitte de dikkatlerimizi ince bir noktaya çekiyor: Kur'an-ı Kerîm'de yer alan ve her ikisi de türkçeye 'putlar' olarak çevrilen evsân ve esnâm kelimeleri arasında şöyle bir fark vardır: Evsân sadece taşlardan elde edilen putlara söylenmektedir. Esnâm ise altın türü madenlerden elde edilen putlara denir. Buna göre, âyette İbrahim (aleyhisselâm)'ın kırdığı putların esnâm olarak tabir buyrulmuş olması ve o putların kırılışının da 'maden parçacıkları' anlamına gelen 'cüzâz' kelimesiyle ifade edilmiş olmasından hareketle altından yapılmış olduklarını anlıyoruz
Ömer Faruk Korkmaz41,336 次观看 • 1 年前
0:24
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Doğu’nun manevi mimarlarından, gönüllerimizi ihya eden kalelerden biridir Molla Burhaneddin Hazretleri. Kendisiyle hayatımda iki kez mülaki olma şerefine eriştim, ama muhabbeti ömrüme sirayet etti. Rabbim sıhhat, afiyet ve bereket ihsan eylesin; faidesini daim kılsın.
Ömer Faruk Korkmaz21,997 次观看 • 10 个月前

Büyük dertlerimiz var bizim de kendimizce değil mi? Gazze’de bu çocuk, evinin molozları arasından gökyüzüne bakıyor. Gökyüzü kurşun yüklü, yer taş değil korku dolu. Oyuncağı yok, büyük ihtimalle annesi yok, yarını yok. Ve biz hâlâ “büyük dertlerimiz”den söz ediyoruz.
Ömer Faruk Korkmaz21,928 次观看 • 10 个月前

Hayat böyledir işte... Bu kadar vefasız bu denli sahte... Her anını garanti altına almaya çalıştığımız bu hayatın her karesiyle imtihandan ibaret olduğunu anladığımızda yaşamış oluyoruz aslında. Kendi ellerimizle çalıştırdığımız ve bir yerde park ettiğimiz aracımızı aynı yerden hareket ettirmek bile bize nasip olmayabiliyor bu hayatta. Türlü hazırlıklarla çıktığımız yolculuğun ucunda bizi ecelimizin çağırdığını bile göremediğimiz bir âlem burası. Bu denli belirsizlikle yaşadığımız bu hayatta tüm mesele ne zaman tükeneceğini bilmediğimiz nefeslerimizi ebedi hayatımızda sermaye olacak işlere harcamaktır. Rabbim vefat eden Müslüman kardeşlerimize rahmet eylesin. Bu afette ihmali olan her kim varsa dünya ve ahirette cezasını tertip eylesin.
Ömer Faruk Korkmaz30,322 次观看 • 1 年前