
PSİKOLOGROZA
@psikologroza • 4,738 subscribers
Flood yazmayı sever ✨
Shorts
Videos

“Dünya aşıklar için bir imtihan yeri değildi dünya Eşref ve Nisan aşkı için bir imtihan yeriydi..” Ömer her Eşref ve Nisan aşkını anlatmaya başladığında benim için aşklarının ne kadar imkansız, zor ve hatta yarım kalmış olduğunu hatırlatıyor.. Eşref, Ömer’e bir gün bana bir şey olursa Nisan ile dillere destan olan aşkını anlatma görevini vermiş gibi anlatmaya başlıyordu Ömer.. Eşref abisine söz vermişti o destansı aşkı nesilden nesile aktaracaktı yıllardır aradığı Rüyanın Nisan olduğunu herkes duyacaktı.. Eşref, kendi dünyasında yaşayan Nisan’a aşık olduğu için kendini suçlu hissediyordu koruyamaz bir şey olur diye her defasında kaçmak istiyordu, vicdanıyla debelenip duruyordu bu yük onu ne kadar yoruyordu.. Eşref bu karanlık dünyada kendi sonunu biliyordu fakat Nisan’ın sonunu bilmiyordu daha önce çocukluktan ikiside kendi sonunu yazdığını aynı sona doğru gideceklerini bilmiyordu.. Aşk bazen fedakarlık isterdi Eşref ve Nisan hiç düşünmeden fedakar bir şekilde severdi sonlarını düşünmeden artlarına bakmadan.. Eşref, Nisan’a karşı hep mahçuptu bambaşka bir hayattan gelen Nisan’ı bu karanlığa sürüklemek çok zordu bir bilse Nisan’ın nasıl karanlık yollardan geldiğini bir bilse aynı karanlık yollara sahip olduğunu..
PSİKOLOGROZA252,987 次观看 • 10 个月前

Eşref, Ömer’e bir gün bana bir şey olursa Nisan ile dillere destan olan aşkını anlatma görevini vermiş. Eşref abisine söz vermişti o destansı aşkı nesilden nesile aktaracaktı yıllardır aradığı Rüyanın Nisan olduğunu herkes duyacaktı.. Her detayı anlatmış Ömer’e her detayı 🥹
PSİKOLOGROZA234,496 次观看 • 10 个月前

Bu sahnede Eşref, adamı omuzundan bıçaklıyor bu öldürücü bir darbe değil adam ölmüyor yaralanıyor. Nisan, pencereden Eşref’in bıçakladığını görüyor gelip adama bakıyor yaşadığını anlıyor ve Eşref’in orada bıraktığı bıçakla o öldürüyor adamı çünkü adamın ölmesi pek mümkün değil bence öldürdükten sonra suçu Eşref’e yıkanda Rüya. Adamı öldürdüğü için geçmişine dair hiçbir iz kanıt görmek istemiyor ve sanırım Nisan her şeyi bastırma yoluyla yani travmalarını bilinçdışına gömmüş gibi duruyor. #EşrefRüya #EşSan
PSİKOLOGROZA277,829 次观看 • 1 年前

Nisan’ın yaşadığı durumu kısaca anlatayım.. Dissosiyatif Amnezi; Normal unutkanlıktan daha ilerisi yani hafıza kaybıdır. Hayatını etkileyen önemli bilgileri hatırlamaz onu üzen ve korkutan duygularından kaçıp hafızasından siler. Bu silme uzun yıllar sürer tetiklenmedikçe ortaya çıkmaz. Uzun süreli travmalara bağlı bastırıldığı için ortaya çıkmasıda uzun sürer. Kendi kimliğini dahi unutabilir. Tetiklendiğinde kabus veya rüya yoluyla hatırlamaya başlar. Umarım Nisan’ın psikoterapi sahnelerinide izleriz.. #eşrefrüya
PSİKOLOGROZA197,451 次观看 • 10 个月前

Biz Nisan’ın Rüya olduğunu biliyoruz ama Nisan bilmiyor bu durum onun için çok zor bu yüzden sürekli kafasının içinde bir gün Rüya gelir Eşref beni terk eder diye korkuyor haklı olarak. Defalarca bunu Eşref’e dile getirdi fakat Eşref’te o çıkıp gelirse ne olur bilmediği için kendine güvenmiyor ve bu sonuç İkisinide tedirgin ediyor içten içe.. Eşref’in Rüya’yı unutması bir noktada iyiyken bir noktada Nisan için kötü.. Eşref’in Nisan’ın konusuna gereksiz konular demesi detayı güzeldi fakat Nisan o noktaya odaklanmıyor çünkü karşısında Rüya’nın adı geçince gözleri parlayan Eşref’i görüyor ve bu durum onu üzüyor..
PSİKOLOGROZA119,355 次观看 • 9 个月前

Nisan, Eşref’in şüphelendiğini biliyor ama geri adım atmıyor bence gidişat Nisan’ın kendi itiraf etmesine doğru gidiyor bölüm aksiyonlu geliyor fakat bence tekrara düşmeye başladı muhbirlik patlamalı tek sorun bu takılıp duruyoruz bu konuya. Eşref artık gücünü tam anlamıyla geri almalı İhtiyar kim mesela buda artık ortaya çıkmalı ilerlemek lazım artık. Herkes beklentiyi muhabirliğe odakladığı için yoruldu tek sorunumuz bu. #EşrefRüya
PSİKOLOGROZA95,084 次观看 • 9 个月前
1:11
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

“Balon gitmekle ilgiliydi. Eller ise kalmakla..” Sahilde yürüdükleri an, dışarıdan bakınca sıradan bir yürüyüştü. Ama aslında iki insanın birbirine tutunma biçimiydi. Eleni’nin Oruç’un elini tutuşunda bir sahiplenmeden çok, kaybolmaktan korkan bir çocuğun son ışığa uzanışı vardı.. O sahneyi bir aşk sahnesinden çok, kaderin iki insanı son kez sınadığı bir eşik gibi görünüyordu.. Kırmızı balon taşıyan küçük kız çocuğu, onların arasından geçerken sanki zamanın kendisi geçiyordu. Geçmişten bugüne taşıdıkları bütün yaralar, saklanan gerçekler, söylenemeyen cümleler ve yaklaşan ayrılıklar o küçücük bedenin içine sığmış gibiydi. Kırmızı balon gökyüzüne ait bir şeydi. Yeryüzünde tutulmaya çalışılan ama doğası gereği yükselmek isteyen bir şey. Tıpkı mutluluk gibi. Tıpkı aşk gibi. Tıpkı Eleni ve Oruç’un o an ellerinin arasında tutmaya çalıştıkları hayat gibi. Kırmızı balonlu kız çocuğu, sanki sahneye yanlışlıkla girmiş biri değil de kaderin kısa süreliğine görünür olmuş hali gibiydi. Bazı aşklar birbirine kavuşarak değil, araya giren her şeye rağmen tutunarak anlatılır. Sanki bölüm boyunca kurulan bütün metaforlar o birkaç saniyede düğümlendi. Deniz onları ayırmaya çalışıyordu, sırlar onları ayırmaya çalışıyordu, geçmiş onları ayırmaya çalışıyordu. Ama o an, iki avuç içi bütün dünyaya karşı küçük bir direniş ilan ediyordu. Bu yüzden teknedeki fotoğraf da, Eleni’nin gözünden düşen o tek damla yaş da, evin önünde söylediği hüzünlü “hoşça kal” da aynı hikayenin parçaları gibi duruyordu. Bazı anlar vardır; insan tam mutlu olduğu anda korkmaya başlar. En çok sahip olduğu şeyi kaybetmekten. Balon bu yüzden önemliydi. O sahnede aşkın kendisi değildi. Aşkın geçiciliği ihtimaliydi. Ama sahnenin kalbi yine ellerde atıyordu. Çünkü kader onların arasından bir işaret gönderiyor gibiydi. “Bakın,” diyordu sanki, “hayat bazen en sevdiğiniz şeyi sizden alır. Her şey elinizden kayabilir.” Ve onlar o uyarıyı görmelerine rağmen ellerini ayırmıyorlardı. Bu yüzden o sahne bana iki nehrin hikayesini hatırlatıyordu. Aralarına kayalar düşüyor, fırtınalar giriyor, yönleri değişiyor ama su yine birbirini buluyor. Çünkü bazı bağlar temasla kurulmaz; kaderin derinliklerinde zaten çoktan düğümlenmişlerdir. Kırmızı balon göğe ait bir semboldü. Ayrılmayan eller ise köklere. Biri gitmenin ihtimalini taşıyordu, diğeri kalmanın inadını. Ve o birkaç saniyelik görüntüde sanki bütün ilişkileri özetleniyordu.. Aralarından geçen şey bir çocuk değildi. Kaybolabilecek bütün ihtimallerdi. Ellerini bırakmayan şey ise aşk değildi yalnızca. Birbirlerinin kaderine dönüşmüş iki insanın, henüz kopmayı öğrenememiş ruhlarıydı. Sahnenin bütün hüznü ve güzelliği de tam bu iki şeyin arasında asılı kaldı. Kırmızı balon yukarıya doğru çekiliyordu, eller ise birbirine doğru. Sanki biri onları ayırmaya çalışan kaderdi, diğeri ise buna direnen sevgi. Dünyaları değişse de, aralarından ne geçerse geçsin, birbirlerine tutunmaya devam etme arzusu. Sahnenin en güçlü tarafı da burada. Kırmızı balon uzaklaşabilecek bir şeyi temsil ederken, birleşik kalan eller uzaklaşmak istemeyen iki insanı temsil ediyordu. Bu yüzden sahne aslında tek bir cümleye dönüşüyordu.. Kader aralarından geçiyordu; ama onlar o an için kaderden çok birbirlerini seçiyorlardı.. #orel
PSİKOLOGROZA32,653 次观看 • 3 个月前

“Birbirlerinin yarasıydılar, yine de şifayı birbirlerinde aradılar..” Konuşmanın en dikkat çekici yeri başlangıç, Ben senin için dünyanın öbür ucuna gelirim. Bu cümle Harvard konuşmasının gölgesinde kalıyordu. Aslında sahnenin duygusal merkezlerinden biri bile olabilirdi. Çünkü dünyanın öbür ucu mesafe değil, fedakarlığın ölçüsü olarak kullanılıyordu. “Nereye gidersen git, gelirim” anlamı taşıyordu.. Konuşmanın görünen konusu olan Harvard’a gitme kararı ile alttaki asıl konu olan ayrılık korkusu arasındaki fark. Eleni’nin tarafında konuşma oldukça netti. “Ben kendi geleceğimi düşünmeliyim.” “Harvard’a gidiyorum ben.” “Sağlık ocağı beni kesmiyor.” Bunlar mantıklı gerekçeler gibi görünse de aslında Eleni kendini ikna etmeye çalışıyordu. Çünkü konuşmanın başında, “Ben annemi arıyordum. Biliyorsun.” diyerek hayatında yaşadığı kırılmaları hatırlatıyordu. Annesini bulma süreci, kaçırılma travması ve yaşadığı belirsizlikler onu artık kendi yolunu çizmeye itmiş gibi duruyordu. Harvard burada sadece bir okul değil; kendi hayatını sahiplenme arzusu. Oruç’un tarafı ise farklı. O, Harvard’ın kendisini tartışmıyor. Sürekli geride kalacak insanları konuşuyor. Onlar sensiz yapamaz, dayanamaz. Bu önemli. Çünkü bazen bir insan gitmesini istemediği kişiye doğrudan “Gitme” diyemez. Bunun yerine başkalarını öne sürer. Oruç’un cümlelerinde biraz bu hissediliyor. Sanki “Ben sensiz ne yaparım?” demek yerine “Onlar sensiz ne yapar?” diyordu.. Gidecek mi gitmeyecek mi?” sorusundan çok, gitme kararını ilk kiminle paylaştığıydı dikkatimi çeken. Eleni gerçek ailesini bulmuş. Bunu Oruç’a söylememiş. Ama Harvard’a gitme fikrini de anne babasına değil, Oruç’a söylemiş. Eleni ne kadar kırgın olursa olsun, hayatındaki en önemli kararları hala Oruç’un bilmesini istiyor. Çünkü insan gerçekten kopardığı kişiye önce gidip geleceğini anlatmaz. Özellikle ailesine söylemeden gidip ona söylemesi, Oruç’un hala hayatındaki en özel kişilerden biri olduğunu gösteriyordu. Ben bu köyde bir doktora aşık oldum.. Çok büyük bir an aslında. Çünkü Eleni ilk kez duygusunu saklamıyordu. Üstelik bunu bir başkasına anlatmıyor; doğrudan o duygunun sahibinin karşısında söylüyor. Oruç’un adını anmıyor ama aslında herkesin bildiği gerçeği dile getiriyor. Bu cümlede beni etkileyen şey aşkın kendisi değil, sadeliği. Sanki Eleni uzun zamandır içinde taşıdığı bir şeyi sonunda masanın üzerine bırakıyor. Ve hemen ardından o aşkın karşılık bulmayacağına inandığını söylüyor. İşte orada insanın içi burkuluyor. Çünkü Eleni’nin derdi “Acaba beni seviyor mu?” değil artık. O aşamayı geçmiş.. Sanki kendini çoktan ikna etmiş, “Ben sevdim ama o beni seçmeyecek.” Bu yüzden sözlerinde umut değil, kabulleniş vardı. Eleni’nin istediği şey küçüldükçe aslında trajedi büyüyordu.. Bir insan sevdiği adamdan ömür istemeyi bırakıp bir gün istemeye başlamışsa, umudunun ne kadar azaldığını anlarsın. Eleni o gün Oruç’tan aşk istemedi. Çünkü aşkın zaten orada olduğunu biliyordu. Sorun buydu. Oruç’un onu sevmediğinden korkmuyordu. Oruç’un onu sevip de seçmeyeceğinden korkuyordu. Ve insanın kalbini kıran şey çoğu zaman sevgisizlik değildir. Sevilip seçilmemektir.. Eleni’nin istediği şey, Bir ömür değil, bir gelecek değil, bir gün. Sadece bir gün.. Bu sahneyi izlerken insanın boğazını düğümleyen yer burası. Çünkü bir kadın sevdiği adamdan sadece bir gün istiyorsa O adamdan umudunu yavaş yavaş kesmiş demektir. Eleni’nin “bir gün” istemesi sıradan bir romantik istek gibi durmuyordu. Çünkü burada mesele sadece sevdiği adama kavuşamamak değil. Aynı zamanda sevdiği adam tarafından derinden hayal kırıklığına uğramış olmak.. #orel
PSİKOLOGROZA28,832 次观看 • 3 个月前

Bayıldım🔥 Eşref, Nisan’ın kariyerine engel olmamak için fotografları topluyor ne gördü de Dinçer’e saldırıyor. Nisan,Dinçer’den şüphelendiği için Eşref’e engel olacak ve Dinçer ile çalışmaya devam edecek. Kadir, açık oynamaya başladı sonu yakın belli. Fragmandan çok çok daha fazlası var spoi vermemek için yine en can alıcı sahneleri bölüme saklamışlardır eminim harika bir bölüm geliyor 🤌🏻 #eşrefrüya
PSİKOLOGROZA68,856 次观看 • 10 个月前

Fragmanı genel olarak beğendim tek takıldığım nokta Eşref’in, Dinçer konusunda gel git yaşaması. Nisan ve Eşref asla ayrılmaz bunu zaten biliyoruz bu yüzden bir bölüm Dinçer ile görüşme diyip bir sonra ki bölüp yoluna bak demesi Eşref’e ters kalıyor 😏 asla izin vermez bunu da biliyoruz ama izlemek istiyoruz bizim tanıdığımız Eşref işkilendiği birini Nisan’a yaklaştırmaz .. Dinçer, yavaş yavaş arkasında iz bırakıyor bu da patlamasına doğru gidiyor. Nisan’ı Eşref’e karşı açık açık kullanmayada başlamış bakalım neler olacak 🤔 #EşrefRüya
PSİKOLOGROZA67,498 次观看 • 10 个月前

Sana gelmek için zamandan vazgeçtim, çünkü sensiz geçen zamanın zaten bir değeri yok”. Eleniye geç kalmamak için kendi zamanını satıyor aslında. Oruc’un saatini satması aslında para bulmaya çalışmaktan çok daha fazlası. Saat, insanın bileğinde taşıdığı bir eşya gibi görünür ama içinde geçmişi, bekleyişi, anıları ve zamanı vardır. Bileğinden saatini çıkarırken aslında şunu söylüyor “Senin yanına ulaşabilmek için geçen zamanın, sahip olduklarımın, hatta kendime ait olan şeylerin hiçbir önemi yok.” Saat aynı zamanda geçen zamanı temsil eder. Oruc’un saatini satması, sanki Eleni’ye ulaşmak uğruna kendi zamanından vazgeçmesi gibi. Onsuz geçen saatlerin bir anlamı kalmamış gibi… Bileğinde zamanı taşımak yerine, o zamanı Eleni’ye giden yolda harcamayı seçmesi gibi.. Bu yüzden bu sahnede fedakarlıktan da öte bir şey anlatılıyor. Sevginin, insanı en kıymet verdiği şeylerden bile vazgeçirecek kadar derinleştiği bir anı. Oruç aslında saatini değil, Eleni’ye geç kalmamak için kendi zamanını satıyor… #taşacakbudeniz #OrEl
PSİKOLOGROZA28,619 次观看 • 3 个月前

İlk odaya gelince ne yapacağını bilmiyor sonra Eleni’nin dikkatini çekmek için gururla onun yaptıklarını anlatıyor. Eleniyi o kadar iyi tanıyor ki bakayım aciz duruyorsun deyip hemen tepki vereceğini biliyor. Usulca yanına oturup ağlaması için kollarını açıyor. Orucun varlığından güç alan ve onun yanında kendini güvende hisseden Eleni.. #OrEl
PSİKOLOGROZA27,668 次观看 • 3 个月前

Çok beğendim bol dram ve bol intikamlı bir bölüm geliyor. Özellikle aile kavuşması uzun süredir beklediğim sahneydi🥹 Eleni’nin tepki vermemesi bir noktada bana tuhaf geldi ters köşe yapmıştılar ya da intikam için ertelemiştir gerçek tepkisini geç öğrenmesini.. Daha öncede demiştim Eleni kendince Oruc’a savaştan önce son hediyesini vermiş. Korktuğum Eleni geliyor.. Koçari- Fırtına savaşı başlıyor.. #TaşacakBuDeniz
PSİKOLOGROZA24,310 次观看 • 3 个月前

Fragmanı beğendim heyecan verici 🤌🏻 Eşref ve Nisan beraber Nisan’ın yeni evinde kalıyor ama yan yanayken birbirlerine uzaklar bu da ilişkileri adına bu noktada çok güzel olur sorun varken sorun yokmuş gibi davranmıyorlar. Nisan tek başına ateşe yürüyor ve bu ateş yakacak belli. Eşref, şüphelerinin peşini düşmüş Nisan’ı takip ediyor ikiside birbirinden kaçarken aynı noktada buluşuyor. Muhbirlik olayında sonlara doğru geliniyor daha fazla uzamaz. Nisan, Savcıyla beraber hareket ediyor Savcı bana nedense güven vermiyor Nisan’ın gitmek istediği yolu kapatacak gibi ben Dinçer’le beraber çalıştığını düşünüyorum. Dinçer konusunada daha hızlı girilmiş geç bile kalınmıştı. Hıdır’ın düşmanı ailesini öldüren Eşref ile bağlantısı ne ? Bu hafta bölüm baya güzel olacak. #EşrefRüya
PSİKOLOGROZA51,406 次观看 • 9 个月前
0:37
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Orucun kıskanma şekline bayılıyorum.. Eleni’nin yanında çocuk yönünü gösterdiği için suratını düşürüp sadece önündeki yemeğe küsüp naz yapıyor ve asla Eleniye karşı bağırıp çağırmıyor onun sınırlarını aşmıyor onu paylaşamadığı için kıskanıyor çok doğru bir karaktersin Oruç🫠 #OrEl
PSİKOLOGROZA24,116 次观看 • 3 个月前