
Sanem Ergün
@sanem_gs_1905 • 11,087 subscribers
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ⚱️Arkeoloji🏛️Tarih🎬Biraz Film ig: Sanılanın Aksine Uygarlık Anadoludan Doğdu⛏️DM_KAPALI
Shorts
Videos

🏛️⚔️ BURDUR GÖLHİSAR’DAKİ KİBYRA ANTİK KENTİ: KARIA, LİKYA, PİSİDİA VE FRİGYA’NIN KESİŞTİĞİ GLADYATÖRLER ŞEHRİ Bugün Burdur’un Gölhisar ilçesinde, ovaya hâkim üç büyük tepe üzerinde yükselen Kibyra Antik Kenti, bana göre Anadolu’nun en etkileyici ama hâlâ yeterince tanınmayan antik kentlerinden biri. Çünkü Kibyra yalnızca Roma döneminden kalma görkemli yapılardan oluşmuyor. Burası antik çağda Karia, Likya, Pisidia ve Frigya kültür bölgelerinin birbirine yaklaştığı stratejik bir geçiş noktasında, Kibyratis olarak bilinen bölgenin merkeziydi. 🗺️ Antik yazar Strabon, Kibyralıların Lidyalıların soyundan geldiklerinin söylendiğini ve daha sonra çevredeki Pisidialılarla kaynaştıklarını aktarır. Daha da ilginci, kentte bir dönem; 🗣️ Lidce 🗣️ Pisidce 🗣️ Solymce 🗣️ Yunanca olmak üzere dört farklı dil konuşuluyordu. Kibyra zamanla öylesine güçlendi ki Boubon, Balboura ve Oinoanda ile birlikte dört kentten oluşan bir birlik, yani Tetrapolis meydana geldi. Diğer kentlerin birer oyu bulunurken Kibyra’nın iki oyu vardı. Strabon kentin gerektiğinde 30.000 piyade ve 2.000 süvari çıkarabilecek güçte olduğunu aktarır. Kibyralılar özellikle demir işçiliği, dericilik ve at yetiştiriciliğiyle tanınıyordu. ⚔️🐎 🏟️ GLADYATÖRLERİN KENTİ Kibyra’nın en çarpıcı yapılarından biri yaklaşık 195 metre uzunluğundaki dev stadyumu. Binlerce kişinin oturabildiği bu stadyum yalnızca atletizm yarışlarının değil, Roma döneminde halkın büyük ilgi gösterdiği gladyatör dövüşlerinin ve vahşi hayvan mücadelelerinin de sahnesiydi. Bunu yalnızca tahmin etmiyoruz. Kibyra’da bulunan anıtsal gladyatör mezarlarına ait kabartmalarda; ⚔️ gladyatörlerin eğitimleri, 🛡️ birbirleriyle dövüşmeleri, 🐆 vahşi hayvanlarla mücadeleleri ve arena düzenlemelerine ilişkin ayrıntılar betimlenmiş durumda. İşte Kibyra’nın bugün “Gladyatörler Şehri” olarak anılmasının temelinde bu buluntular yatıyor. ⚱️ KİBYRA’NIN NEKROPOLÜ Kente giren antik yolun iki yanında geniş bir nekropol alanı uzanıyordu. Burada çok sayıda lahit, kaya mezarı ve anıtsal mezar bulunuyordu. Özellikle stadyuma doğru uzanan Nekropol Yolu, dönemin zengin ve güçlü ailelerinin mezar anıtlarının sıralandığı etkileyici bir alan olmalıydı. Gladyatörlere ait iki anıtsal mezarın da bu yol üzerinde bulunması oldukça dikkat çekici. Yani Kibyra’da gladyatörler yalnızca arenada dövüşmüyor, bazıları öldükten sonra da anıtsal mezarlarla onurlandırılıyordu. Kentte ayrıca planlı anıt mezarlar, yuvarlak kuleli anıtsal yapılar ve Roma döneminin güçlü mezar mimarisini gösteren farklı gömü yapıları bulunuyor. ⚱️🏛️ 🏛️ KENTİN ANITSAL YAPILARI Kibyra’ya girdiğinizde karşınıza yalnızca birkaç kalıntı çıkmıyor. Antik kentin içinde; 🏟️ devasa Stadyum 🎭 Tiyatro 🏛️ Odeion/Bouleuterion 🏺 Yukarı ve Aşağı Agora ♨️ Roma hamamları 🏋️ Gymnasion ⛲ Anıtsal Çeşme 🚪 Anıtsal kapılar 🚶 sütunlu yollar ⚱️ anıt mezarlar 💧 su yolları ve kanalizasyon sistemi gibi çok sayıda yapı bulunuyor. Üstelik kent öylesine planlı kurulmuş ki teraslar üzerindeki büyük yapılar birbirlerinin manzarasını kesmeyecek şekilde ovaya ve göle bakacak biçimde yerleştirilmiş. ⛲ 1300 YIL SONRA YENİDEN SU AKAN GÖRKEMLİ ÇEŞME Kibyra’nın en etkileyici yapılarından biri de Agora’nın üçüncü terasında bulunan yuvarlak planlı anıtsal çeşme. Çeşmenin ilk yapım evresi, kenti büyük ölçüde yıkan MS 23 depreminden sonraki döneme tarihleniyor. İki havuzlu bu görkemli su anıtı, yüzyıllar boyunca hem kentin su ihtiyacını karşılamış hem de Agorayı süsleyen anıtsal bir yapı olmuştu. Restorasyon sırasında yapıda 168 özgün taş blok kullanıldı ve toplamda 192 mimari parçayla çeşme yeniden ayağa kaldırıldı. Ve belki de en etkileyici kısmı: 💧 2023 yılında antik kaynağın suyu yeniden çeşmeye bağlandı ve Kibyra’nın anıtsal çeşmesinden yaklaşık 1300 yıl sonra tekrar su akmaya başladı. Bugün o çeşmeden akan suyu görmek, bana göre antik bir yapıya yalnızca bakmaktan çok daha farklı bir şey… Çünkü yaklaşık iki bin yıl önce Kibyralıların gördüğü manzaranın bir bölümünü yeniden yaşıyorsunuz. 🐍 VE MEDUSA… Kentin en ünlü eserlerinden biri ise yaklaşık 3.600 kişilik Odeion’un tam ortasında yer alan Medusa. Kırmızı, yeşil ve beyaz renkli mermer plakaların tek tek kesilip birleştirildiği opus sectile tekniğiyle yapılmış bu yaklaşık 1800 yıllık Medusa, Anadolu’daki en özel örneklerden biri. Odeion’un hemen önünde ise yaklaşık 540 metrekarelik devasa bir mozaik döşeme bulunuyor. Bir düşünün… Bir tarafta Lidyalıların soyundan geldiği söylenen dört dilli bir halk… Bir tarafta Karia, Likya, Pisidia ve Frigya dünyalarının kesiştiği büyük bir ticaret merkezi… ⚔️ Binlerce kişinin izlediği gladyatör dövüşleri… ⚱️ Anıtsal mezarlarla çevrili Nekropol Yolu… ⛲ 1300 yıl sonra yeniden su akmaya başlayan görkemli çeşme… 🐍 Ve Odeion’un ortasında yüzyıllardır bize bakan Medusa… 🏺 Kibyra Antik Kenti, yalnızca bir Roma kenti değil; Anadolu’nun eski yerel kültürleriyle Roma dünyasının aynı şehirde birleştiği olağanüstü bir tarih sahnesi. Ve bana kalırsa Kibyra’nın en büyük gizemi hâlâ şu: 🤔 Bu kent, Lidya kültürünün güney Anadolu’da yüzyıllar boyunca yaşamaya devam eden son büyük merkezlerinden biri olabilir mi? #Kibyra #KibyraAntikKenti #Burdur #Gölhisar #Arkeoloji #Gladyatör #Medusa #Nekropol #Lidya #Karia #Likya #Pisidia #Frigya #Roma #Anadolu #Tarih 🏛️⚔️🐍⚱️⛲
Sanem Ergün14,748 görüntüleme • 2 gün önce

🏛️🔥 ANTALYA’NIN KAŞ İLÇESİNDEKİ XANTHOS ANTİK KENTİ’NİN TRAJİK HİKÂYESİNİ BİLİYORMUSUNUZ ? Bugün Antalya’nın Kaş ilçesinde, Eşen Çayı’nın kıyısında yükselen Xanthos… Bu isim kentin bize ulaşan Grekçe adıdır; Likyalılar kendi kentlerine Arñna diyordu. Burası sıradan bir antik kent değildi. Xanthos, Likya’nın en önemli siyasi merkezlerinden biri, daha sonraki dönemde ise Likya Birliği’nin başlıca kentlerinden biriydi. 👑 📜 HİKÂYESİ YUNANLARDAN ÇOK DAHA ÖNCE BAŞLIYOR Likyalıların geçmişi, Klasik Çağ’dan yüzyıllar öncesine, Geç Tunç Çağı Anadolu’sına kadar götürülür. MÖ 2. binyıla ait Hitit metinlerinde “Lukka Ülkeleri” olarak adlandırılan Güneybatı Anadolu topluluklarından sık sık söz edilir. Bu Lukka toplulukları ve yaşadıkları coğrafya, araştırmacılar tarafından daha sonraki Likya ve Likyalılarla ilişkilendirilmektedir. Likçe de bunun dilsel tarafını gösteriyor. Likçe, Hititçe ve Luvice gibi Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu koluna mensuptur ve özellikle Luviceyle yakın akrabadır. Bu yüzden Likyalıların köklerini yalnızca Yunan dünyasında aramak yanlış olur. Onların geçmişi büyük ölçüde Anadolu’nun eski Luvi-Lukka kültür çevresiyle bağlantılıdır. ⛰️📜 Xanthos’un Grekçe adıyla Hitit belgelerinde karşılaşmamamız elbette şaşırtıcı değildir; çünkü kentin yerli Likçe adı Arñna, Xanthos ise daha sonraki Grekçe adlandırmadır. 🔥 HERODOTOS’UN ANLATTIĞI BÜYÜK XANTHOS TRAJEDİSİ Xanthos tarihinin en meşhur olaylarından biri Perslerin Likya’yı ele geçirdiği MÖ 6. yüzyılda yaşanır. Burada özellikle altını çizmek gerekiyor: Olayı ayrıntılarıyla bize Herodotos anlatıyor. Herodotos’a göre Pers komutanı Harpagos karşısında yenilen Xanthoslular kentlerine çekilir. Ailelerini, kölelerini ve mallarını akropolde toplar, burayı ateşe verir ve ardından Pers ordusuna karşı son bir saldırıya geçerler. Herodotos’un anlatımında Xanthoslular teslim olmaktansa ölmeyi seçmiştir. ⚔️🔥 Fakat Xanthos ile Persler arasındaki yüzlerce yıllık ilişkiyi yalnızca bu savaş üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. İlk çatışmanın ardından Xanthos yeniden ayağa kalktı. Likyalılar uzun dönemler Pers egemenliği altında yerel hanedanları aracılığıyla yaşamlarını sürdürdüler. Perslerle siyasi olarak uzlaşırken kendi dillerini, mezar geleneklerini ve yerel kimliklerini de büyük ölçüde korudular. Hatta Xanthos’un bugün bildiğimiz en görkemli anıtlarından bazılarının ortaya çıkışı Pers hâkimiyeti dönemine rastlar. 👑🏛️ ⚔️ VE YÜZYILLAR SONRA TARİH ADETA TEKRARLANDI… MÖ 42’de bu kez Brutus’un ordusu Xanthos’un karşısındaydı. Antik tarihçi Appianos’un aktardığına göre Xanthosluların bir bölümü yine teslim olmayı reddetti. Kentte yangınlar çıktı ve Xanthos bir kez daha büyük bir felaket yaşadı. Böylece antik kaynaklarda Xanthos’un adı iki ayrı dönemde direniş, yangın ve toplu ölüm anlatılarıyla özdeşleşti. 🔥 🐎 XANTHOS’UN EFSANESİ TROYA SAVAŞI’NA KADAR UZANIYOR Homeros’un İlyada’sında Troya’nın yanında savaşan Likyalıların en büyük kahramanlarından biri Sarpedon’dur. Zeus’un oğlu Sarpedon, Patroklos tarafından öldürüldüğünde mitolojiye göre bedeni Hypnos (Uyku) ve Thanatos (Ölüm) tarafından yeniden Likya’ya götürülür. Yani Xanthos’un dünyası yalnızca tarih kitaplarında değil, Homeros’un destanlarında da karşımıza çıkar. 🐎⚔️ 📜 XANTHOS’TA TAŞLAR HÂLÂ LİKÇE KONUŞUYOR Xanthos’un en önemli özelliklerinden biri de olağanüstü yazıt mirasıdır. Kentte bulunan ünlü Xanthos Yazıtlı Dikmesi, Likya dili ve tarihi açısından en önemli belgelerden biridir. Anıt üzerinde Likçe, Milyanca (Lycian B) ve Grekçe metinler bulunur. Yakındaki Likya kutsal merkezi Letoon’da bulunan ünlü üç dilli yazıt ise Likçe, Grekçe ve Aramice olarak hazırlanmıştır. Bu yazıtlar sayesinde bugün yaklaşık 2.500 yıl önce Anadolu’da konuşulan Likçe dilini okuyabiliyor ve Likyalıların kendi seslerini duyabiliyoruz. Üstelik Likçe, bize Likyalıların Anadolu geçmişini gösteren en güçlü kanıtlardan biridir. Dil, Luviceyle yakın akrabadır ve her ikisi de Anadolu dilleri ailesine aittir. ⚱️ ÖLÜMÜ TAŞA İŞLEYEN KENT Xanthos aynı zamanda Likya mezar mimarisinin en görkemli merkezlerinden biriydi: 🪽 Harpy Anıtı 🌊 Nereidler Anıtı 🗿 Payava Mezarı 📜 Xanthos Yazıtlı Dikmesi ⚱️ Likya’nın ünlü dikme mezarları Özellikle Nereidler Anıtı, yerli Likya mezar geleneğini Grek mimarisi ve Pers dünyasının etkileriyle birleştiren olağanüstü bir eserdi. Bu anıtsal mezar anlayışının daha sonra Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan Halikarnas Mozolesi’nin mimarisini etkilediği düşünülmektedir. 🇹🇷➡️🇬🇧 XANTHOS’UN TRAJEDİSİ ANTİK ÇAĞDA DA BİTMEDİ… 1838’de İngiliz Charles Fellows Xanthos’a geldi. Ardından 1840’larda Osmanlı makamlarından alınan izinler çerçevesinde Xanthos’un en önemli eserlerinden bazıları yerlerinden sökülerek İngiltere’ye götürüldü. 🪽 Harpy Anıtı’nın özgün kabartmaları 🌊 Nereidler Anıtı’nın büyük bölümü 🗿 Payava Mezarı 🏛️ Çok sayıda heykel, kabartma ve mimari parça… Bugün bunların önemli bir bölümü Londra’daki British Museum’da sergileniyor. Dönemin resmî izinleri bulunmasına rağmen, Likya’nın bu eşsiz eserlerinin ait oldukları topraklardan sökülerek binlerce kilometre uzağa götürülmesi bugün kültürel miras açısından hâlâ tartışılıyor. Xanthos’un binlerce yıllık hikâyesine baktığımızda karşımıza inanılmaz bir süreklilik çıkıyor: ⛰️ Tunç Çağı’nın Lukka-Luvi dünyasına uzanan kökler… 📜 Taşlara kazınmış Likçe… 🐎 Homeros’un Sarpedon’u… ⚔️ Herodotos’un anlattığı Pers direnişi… 👑 Pers hâkimiyeti altında yeniden yükselen Likya hanedanları… 🔥 Brutus dönemindeki ikinci büyük felaket… 🇬🇧 Ve yüzyıllar sonra topraklarından sökülerek İngiltere’ye götürülen eserler… Ama Arñna — Xanthos hâlâ orada. Anadolu’nun Tunç Çağı’ndan Likyalılara, Perslerden Roma’ya kadar uzanan binlerce yıllık hafızasını Eşen Vadisi’nde taşımaya devam ediyor. 🏛️🇹🇷
Sanem Ergün10,130 görüntüleme • 3 gün önce
Daha fazla içerik yok.