
Tolga Şirin
@tolgashirin • 37,412 subscribers
Avukat, Profesör
Shorts
Videos

Arşivimden: 2012 yılında yayınlanan Genç Bakış Programı... CHP'nin %25,9 oyu vardı. Kılıçdaroğlu, bir sonraki seçimde eğer %26 veya %27'den az oy alırsa bırakıp gideceğini söylemişti. Bir sonraki yerel seçimde %25, genel seçimde ise %24 oy aldı. Ama bırakıp gitmedi.
Tolga Şirin501,852 просмотров • 1 месяц назад

Gezi Parkı eylemlerinin birden çok nedeni var. Çok yazıldı ve yıllarca da yazılacak. Yıldönümü vesilesiyle ben de hukuki bir konuyu hatırlatmak isterim: Eylemler başlamadan önce 6487 sayılı Kanun'u ve onun savunulma biçimini tartışıyorduk. Yeni kuşak bilmiyor ve bazılarımız güç hatırlıyor olabilir: Eskiden filmlerde, dizilerde vs. içki sahneleri sansürlenmezdi. Keza üniversitelerde içki içilebilir; hatta alkol ürünü satan şirketler, bahar festivallerine, konserlere vs. sponsor olurlardı. Tekel bayilerinde gece de satış yapılır, gündüzleri parklarda vs. içki içilebilirdi. Kanun, bu konularda yasak getirmek istiyordu. Muhalefet, bu kanun girişimine yüksek tonla tepki göstermişti. Bunun yaşam biçimine müdahale olduğunu ve dini saikle yasa konulamayacağını söylüyordu. R. Tayyip Erdoğan, 28 Mayıs 2013’teki TBMM'deki grup toplantısının büyük bir kısmını bu konuya ayırmıştı. Bu kanunu savunurken, “İki tane ayyaşın yaptığı yasa sizin için muteber oluyor da inancın emrettiği bir gerçek, vaka niçin sizler için reddedilmesi gereken bir olay haline geliyor?" ifadesini kullandı. Muhalefet bu sözdeki “iki ayyaş” ifadesiyle Atatürk ve İnönü’nün kastedildiğini ileri sürdü. Hükûmet bunu yalanlasa da, bu tartışma da hiç kuşkusuz Gezi'ye katılımı harladı. Anayasa Mahkemesi"Dava konusu kuralla, televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilmesi yasaklanmaktadır. Kuralda öngörülen yasak, televizyon dışındaki diğer yayın araçlarını kapsamadığı gibi dizi, film ve müzik klipleri haricindeki televizyon programlarına da sirayet etmemektedir. Öte yandan kuralla getirilen yasak, herhangi bir alkollü içki içeren görüntüye yönelik olmayıp, alkolü özendirici nitelik taşıyan görüntülere ilişkindir." diyerek Kanun'u Anayasa'ya aykırı saymadı. Bu kanun bağlamında yaşadıklarımız, çok sayıda şeyin yanı sıra, gösterdi ki: - AYM'nin "yorumlu ret" gibi kararlarındaki yorumlarının esamesi bile okunmuyor. - Türkiye'de "alkol" tartışması yalnızca bir "alkol" tartışması değildir. - Atatürk konusundaki hassasiyet, tahmin edilenin çok ötesindedir.
Tolga Şirin31,263 просмотров • 1 месяц назад

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin kuruluş kodlarına döneceklerini söyledi. 2012'de katıldığı bir programda ise kendince, Nâzım Hikmet'i hapsedenin ve Sabahattin Ali'yi öldürenin CHP olduğunu kabul etmişti. Tarihi eksik biliyor. Bu nedenle bağlamı ve siyasal söylem hâkimiyetini hep kaçırıyor. Bugün de "kuruluş kodları" derken kim bilir neyi kastediyor...
Tolga Şirin28,545 просмотров • 1 месяц назад

1-) AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın yıl dönümü toplantısında okuduğu metin gereğinden çok dinsel gönderme içeriyor. Bir nevi “vaaz” niteliğindeki bu konuşma metnini AYM Başkanı değil de Diyanet İşleri Başkanı okusa yadırgamazdık. Laiklik ilkesi açısından kaygı verici bir durum bu ve hiç de normal değil. 2-) Hâkimlerin haram yememesi, riyadan uzak durması vb. yönlere odaklanan bir konuşma metni, sürgüne gönderilen hâkimleri, haksız kararlarına rağmen terfi edilenleri, yargıçlara yapılan yapısal baskıyı görünmez kılıp meseleyi bireysel ahlak sorununa indirgiyor. Bu yönüyle konuşma bir nevi illüzyon yaratıyor. 3-) AYM’nin Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararlarının icra edilmediği bir tarihsel kesitte bu derin anayasa krizine hiç değinilmemesi, herşey yolundaymış ve normalmiş gibi bir algı yaratıyor. Memleketimizde yargı kararına rağmen devlet eliyle hürriyeti tahdit edilen insanlar var ve bu normal değil!
Tolga Şirin35,343 просмотров • 2 месяцев назад

Notlara devam. O dönemin dikkat çeken üç anayasa hukuku tartışmasını ekleyelim: 1-) "İptal edilen seçime aynı adayların girmesi gerekmez mi?" tartışması. * Fadıl Akgündüz hakkındaki bir davada verilen (hatırladığım kadarıyla Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefetten verilen 2 yıl hapis), bu iki seçim arasında Yargıtay tarafından hızla onanmıştı. Mervan Gül ise adaylıktan istifa etmişti. Bu kişiler Siirt seçimine katılmadı. 2-) "Kişiye özel anayasa değişikliği yapılabilir mi?" tartışması * Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bu değişikliği, "öznel ve kişiye özel" yapıldığı, bunun ise hukuk devletine aykırı olduğu gerekçesiyle Resmî Gazete'de yayımlamayıp TBMM'ye iade etmişti. 3-) Milletvekili olamayan kişinin ismi, oy pusulasında "parti genel başkanı" olarak geçebilir mi? * Genç Parti ve İşçi Partisi, 3 Kasım 2002 seçiminde milletvekili adayı olmayan Recep Tayyip Erdoğan'ın o seçimdeki oy pusulalarında "genel başkan" sıfatıyla yer alamayacağını ileri sürerek seçimlerin iptalini istemişti. YSK bu talebi reddetmişti. *** 2003'te iptal üzerine gerçekleşen Siirt seçimi etrafında süren o tartışmaya dün toprağa verilen Yalçın Küçük'ün yorumu da arşivimde duruyor. (Bu programda Küçük, 28 Şubat sürecinde Refah Partisi'nin laikliğe karşı olduğu için düşürülmediğini, [1] devletin özel bankalara olan borç alışverişindeki manipülasyonu durdurmak istemesinin finans sermayesini, [2] Fadıl Akgündüz kanalıyla Malezya'dan otomobil getirtmek istemesinin otomobil sermayesini, [3] Almanya'dan bedelsiz ithalat getirtmesinin IMF çevresini rahatsız ettiğini, bu nedenle düşürüldüğünü ileri sürüyordu. Küçük'ün o dönemki tezi, ABD'nin BOP projesi uyarınca Türkiye'de mutlaka İslamcı bir iktidar istediği ve fakat bu çizginin sermayenin bir dediğini iki etmeyecek bir versiyonunun üretilmesini talep ettiği idi. Aşağıdaki seçimle ilgili sözleri bu minvaldedir.
Tolga Şirin16,887 просмотров • 2 месяцев назад

Bugün kara bir gün. 12 Eylül 1980 darbesi hakkında konuşulacaktır muhakkak. Bir de ikinci 12 Eylül var. Aşağıdaki sözlerin söylenmesine imkân veren 2010 referandumunun yapıldığı gün. Konu anayasa olduğunda bu video, tarihsel öneme sahiptir. Hiç unutulmamalı.
Tolga Şirin27,922 просмотров • 9 месяцев назад

"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Yüzünü Gizleme Suçu" başlıklı makalem, Av. Çağlar Çağlayan tarafından yapay zekâ aracılığıyla bir klibe çevrilmiş. Yaklaşık beş buçuk dakika süren video hiç fena değil. Teknolojik gelişmeler ürkütücü ama adapte olmak da sorumluluğumuz.
Tolga Şirin17,476 просмотров • 5 месяцев назад

Ağaç süslemenin anlamı konusunda çok şey söylenebilir. Fakat şunu mutlaka bilmek gerekir: Bu geleneğin kökleri, Hristiyanlık öncesi zamanlara gider ve Anadolu'dadır. Türk tarih tezi doğru anlanıp geliştirilseydi bambaşka bir yerde olabilirdik. Suha Arın'a saygıyla:
Tolga Şirin15,103 просмотров • 6 месяцев назад
Больше нет контента для загрузки