
TÜRK DEGS / TURK MAGS
@turkdegs • 170,865 subscribers
Cihat Yaycı’nın Başkanı olduğu MAVİ VATAN Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezinin hesabıdır. Türk Devleti, Vatanı, Milleti ve Bayrağı için çalışırız.
Shorts
Videos

BİZİM TÜRK MİLLETİ YUNAN’A BENZEMEZ! 🇹🇷 Cihat Yaycı: “Yunanistan’ın hesabı şu: ‘Türkiye’ye saldırırız, belirlediğimiz hedefleri vururuz, bazı yerleri yıkarız. Ardından 24 saat içerisinde büyük devletler araya girer, ateşkes sağlanır ve mesele kapanır!’ Sen Türkiye’yi vurduktan sonra Türk milletini kim tutabilir? Türk Silahlı Kuvvetlerini kim tutabilir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kim durdurabilir? İlk 24 saatte büyük devletler araya girecekmiş, arabuluculuk yapılacakmış, mesele çözülecekmiş! Bunlar geçmişte kalmış hesaplar! Suriye’de kim arabuluculuk yapıp savaşı hemen bitirebildi? İran’da kim yapabildi? Ukrayna’da kim yapabildi? Savaş öyle 24 saatte başlayıp bitecek bir iş değildir! Savaş uzun soluklu bir iştir. Yunanistan’ın Türkiye ile böyle bir mücadeleyi sürdürebileceğini düşünmüyorum. Türkiye’nin askeri gücünü, coğrafi üstünlüklerini ve Türk milletinin mücadele iradesini hesaba katmadan yapılan bütün planlar yanlıştır! Ben size bir şey söyleyeyim: Türkiye’nin kıyılarına bu kadar yakın olan Midilli, Sakız, Sisam, İstanköy, Rodos, Sömbeki ve Meis gibi adalardan söz ediyoruz. Abartılı bir ifadeyle söylüyorum: Balıkçılarımızı çıkarsak Midilli’yi alırız! Midilli gider, Sakız gider, Sisam gider, İstanköy gider, Rodos gider, Sömbeki gider! Meis zaten dünden gider! Bizim Türk milleti Yunan’a benzemez! Bunları Yunanistan’ın ileri sürdüğü saldırı senaryolarının ne kadar gerçek dışı olduğunu milletimiz görsün diye anlatıyorum. Size askerlik dönemimden bir örnek vereyim. Ben görevdeyken Yunanistan, deniz kuvvetlerine 500 sözleşmeli personel almak için ilana çıktı. Benim hatırladığım kadarıyla yalnızca 300 kişi başvurdu. Yani kontenjanını bile dolduramadı! Biz ise Türkiye’de 5 bin kişilik alım için ilana çıktık. 550 bin kişi başvurdu! Düşünebiliyor musunuz? Bir tarafta kontenjanını dolduracak kadar başvuru alamayan bir ülke, diğer tarafta açılan kontenjanın 100 katından fazla başvuru alan Türkiye! İşte Türk milletinin askerlik anlayışı, vatan sevgisi ve mücadele iradesi budur! Yunanistan Türkiye’ye yönelik askeri hesaplar yaparken yalnızca silahları, gemileri ve uçakları değil, karşısındaki milletin iradesini de hesaba katmalıdır!” 🎥 Yayının tamamını izlemek için 👇🏻
TÜRK DEGS / TURK MAGS202,337 просмотров • 16 дней назад

‼️ TÜRKİYE–LİBYA ANLAŞMASININ BİLİMSEL VE TEKNİK ZEMİNİNİ OLUŞTURAN ÇALIŞMALARIMA KİMSEYİ ORTAK ETMEM! 🇹🇷 Cihat Yaycı: “Ben bir akademisyenim. Türkiye–Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın fikri zeminini oluşturan bilimsel ve teknik çalışmalarımın sahipliği konusunda tevazu göstermem. Bu fikri ortaya koyan kişilerden biri değilim; bu çalışmayı ortaya koyan kişiyim. 2009 yılında başladığım çalışmalarda anlaşmanın fikri ve hukuki zeminini, haritalarını, koordinatlarını ve metnini hazırladım. Yazdığım makalemi ve içerdiği çalışmaları 2010 yılında devletimizin en üst makamına sunduk. O dönemde Başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu yaklaşımı uygun gördü. Libya lideri Kaddafi’ye haritalar üzerinden bizzat kendisi anlattı ve anlaşma yapılması yönünde irade ortaya konulmasını sağladı. Ancak Kaddafi’nin bu görüşmeden birkaç ay sonra devrilmesiyle süreç beklemeye alındı. Bu dönemde çalışmalarımı sürdürdüm; makaleler yazdım ve 2018 yılında ‘Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur’ kitabını yazdım. Süreç 2019 yılında yeniden canlandı ve anlaşma imzalandı. Burada iki ayrı katkıyı açıkça ifade etmek gerekir: Anlaşmanın bilimsel ve teknik hazırlığını yapan benim. Bu çalışmayı uygun görüp, devlet politikasına ve uluslararası anlaşmaya dönüştüren siyasi iradenin sahibi ise Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Anlaşma imzalandıktan sonra zafere sahip çıkmak isteyenler olabilir. Ancak bilimsel emeğin ve eser sahipliğinin sonradan ortağı olunmaz!” 📺 Yayının tamamı:
TÜRK DEGS / TURK MAGS24,060 просмотров • 3 дней назад

‼️ Pankartta Bursa DEM Genç imzasıyla, “Em deyndare we ne” yani “Size borçluyuz” yazıyor; arkasında ise öldürülen örgüt mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğraflar taşınıyor. Bu, sıradan bir siyasi açıklama veya masum bir anma değildir. Terör örgütü mensuplarını yücelten, gençlere örnek gösteren ve “size borçluyuz” diyerek sahiplenen açık bir provokasyondur. Toplumsal tepki doğuracağı bilinen bu gösteri, halkı kışkırtmaya ve kamu düzenini bozmaya elverişlidir. Hukuki nitelendirmeyi savcılık yapacaktır; ancak görüntüler, terör propagandası ve ilgili diğer suçlar yönünden derhal yeri dahil soruşturulmalıdır. Siyasi parti faaliyeti, teröristi övme özgürlüğü değildir. T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. Adalet Bakanlığı T.C. Bursa Valiliği
TÜRK DEGS / TURK MAGS413,220 просмотров • 2 месяцев назад

🇹🇷 Cihat Yaycı: Yakında Diyecekler ki: “Hepimiz Romalıyız!” “Bakın, Ayvalık’a çok dikkat edin. Ayvalık’ta çok ciddi ve kapsamlı bir oyun oynanıyor. Devletimizi ve ilgili kurumlarımızı bir kez daha uyarıyorum. Ayvalık’ta son derece yoğun faaliyetler yürütülüyor. Fener Rum Kilisesi’nin en yoğun faaliyet alanlarından biri bugün Ayvalık’tır. Ayvalık’ta Ortodoks Hristiyan nüfusu yok denecek kadar azdır. Belki beş, belki on kişiden ibarettir. Buna rağmen oradaki kilisenin yeniden açılması için yoğun çaba gösterilmektedir. Midilli ile Ayvalık arasında sürekli geliş gidişler yaşanmaktadır. ABD’de Başkan Trump’a haç vererek, ‘Konstantinopolis’i fethet.’ diyen metropolit vardı ya; işte o kişi, ABD’ye gitmeden önce Ayvalık Metropoliti olarak görev yapıyordu. Aslında böyle bir atama yapma yetkisi yoktu ama buna rağmen atandı. Bu durum, devletimizin hukukuna aykırı bir faaliyettir. Bu, bir istihbarat ve casusluk faaliyetidir. Adeta casusluk üssü hâline getirilmiş bir yapıdan söz ediyoruz. Beni de sürekli dolaylı ya da doğrudan tehdit ediyorlar. Çeşitli yollarla haber gönderiyor, televizyon ekranlarında beni mahkemeye vereceklerini söylüyorlar. Ben de diyorum ki; buyurun, sonuna kadar verin. Benim için bu ancak bir şeref vesilesidir. Biz de Fener Rum Kilisesi’nin başpapazı hakkında; Anayasa’ya aykırı faaliyetlerde bulunduğu, İsviçre’deki toplantıya katıldığı, kendisini ‘Ekümenik’ ve ‘Yeni Roma Başpiskoposu’ unvanlarıyla tanıttığı gerekçeleriyle suç duyurusunda bulunduk. ‘Yeni Roma’ neresidir? Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ‘Yeni Roma’ diye bir yer mi vardır? Elbette yoktur. Bütün bunlar belirli bir projenin parçalarıdır. ‘Yeni Roma’ projesine dikkat edin. Yakın gelecekte, ‘Biz ne Türküz, ne Kürdüz, ne Ermeniyiz, ne Süryaniyiz; hepimiz Romalıyız.’ söylemini çok daha sık duymaya başlayabilirsiniz. Bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin sadece seyretmesi değil, gerekli diplomatik ve hukuki adımları da kararlılıkla atması gerekmektedir.” YAYININ TÜMÜNÜ İZLEMEK İÇİN👇 Ayvalık Belediyesi Balıkesir Valiliği Ayvalık Türk Ocağı 🇹🇷 Ayvalık TÜRK EĞİTİM Ayvalık Haber Ton TV Medya
TÜRK DEGS / TURK MAGS457,594 просмотров • 2 месяцев назад

TÜRKİYE ÜÇ ADAYI ABLUKAYA ALSA, SAVAŞMADAN YUNANİSTAN’I DİZ ÇÖKTÜRÜR! 🇹🇷 Cihat Yaycı: “Ben hep söylüyorum: Türkiye, Yunanistan’ı çok büyük bir çaba ve masraf harcamadan, fazla zayiat vermeden diz çöktürebilir. Nasıl mı? Bir kere coğrafyaya bakın! Yunanistan’a ait adalar nerede? Türkiye’nin hemen kıyısında! Yunanistan’ın ana karası ise çok daha uzakta. Türkiye’nin kıyısından elinizi uzatsanız bazı adalara erişeceksiniz. Neredeyse sapanla taş atsanız ulaşacak mesafedeler! Midilli, Sakız, Sisam, İstanköy, Sömbeki, Meis… Şimdi ben bunlardan üç tanesini seçiyorum: Meis, Sisam ve Midilli! Türkiye bu üç adayı kuşatsa, denizden ablukaya alsa, tek bir el ateş etmese ne olur? Bakın, çıkarma harekatından söz etmiyorum. Kara topçusunun ateş etmesinden de söz etmiyorum. Hiç ateş etmeden yalnızca abluka uygulandığını düşünün! Benim değerlendirmeme göre, bu adalardaki halk bir haftaya kalmadan isyan eder. Yunanistan da gelip bu ablukayı kolay kolay kıramaz. Çünkü Yunanistan’ın askeri imkan ve kabiliyetlerinin böyle bir durumda yeterli olmayacağını düşünüyorum. Askerlikte bir kavram vardır: Siklet merkezi! Yani kuvvetlerin belirleyici sonuç alınmak istenen bir noktada yoğunlaştırılması. Şimdi üç ayrı ada söz konusu olduğunda Yunanistan ne yapacak? Bütün kuvvetlerini tek bir noktada mı toplayacak? Hayır! Üç ayrı bölgeye kuvvet ayırmak zorunda kalacak. Bu da askeri açıdan son derece güç bir durum ortaya çıkaracaktır. Üç ayrı bölgede aynı anda kuvvet bulundurmak ve harekat yürütmek kolay bir iş değildir! Ben bu değerlendirmeyi Yunanistan’ı küçümsemek için değil, coğrafyanın askeri harekat üzerindeki etkisini anlatmak için yapıyorum. Askeri güç değerlendirmesi yapılırken yalnızca silah ve personel sayısına değil, coğrafyaya, kuvvetlerin dağılımına ve lojistik imkanlara da bakmak gerekir!” 🎥 Yayının tamamını izlemek için 👇🏻
TÜRK DEGS / TURK MAGS77,014 просмотров • 17 дней назад

‼️ Kocaeli'nin Körfez ilçesinde Taywanlı şirket YANG MING'in WITNESS isimli gemisi rıhtıma aborda olma manevrası esnasında Evyapport limanı üzerindeki 3 vince çarptı. ❗️Vinçler domino etkisi gibi sırayla, büyük gürültüyle devrildi. ❗️En az 50 milyon dolarlık hasar olduğu tahmin ediliyor. ❗️3 tane SSG vinçin tümüyle kayıp, yani tamir edilme ihtimali olmadığı, 4.’nün ise durumunun sallantıda olduğu söyleniyor. ❗️Vinçlerin tanesinin 12 milyon ABD doları olduğu, ❗️Bugün sipariş verilse ancak 2 sene sonra teslim edilebileceği belirtiliyor. ❗️Bu arada yakınlardaki limanlarda da çok büyük bir yoğunluk olacağı aşikar.
TÜRK DEGS / TURK MAGS2,826,688 просмотров • 2 лет назад

20 adet Kaleşnikof’u kazanda yakıyorlar, ABD bunlara binlerce tır silah, mühimmat, zırhlı araçlar, topların yanısıra helikopterler, tanklar, dronlar, hava savunma füzeleri, tanksavar füzeleri vs… bir dolu silah vermişti. Sanıyoruz onları kazana sığmayacağı için getirmediler.
TÜRK DEGS / TURK MAGS1,293,835 просмотров • 1 год назад

🇹🇷 Cihat Yaycı: “Reuters’ın bildirdiğine göre İsrail, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Suriye’ye ait Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü sekiz ayrı saldırıyla vurdu. Bu hadiseyi, ‘İsrail, Türkiye’ye yakın bir Suriye üssünü vurdu.’ diyerek sıradanlaştırmak çok büyük bir hata olur. Çünkü İsrail daha önce de Türkiye’ye yakın bölgeleri defalarca vurdu. Ancak bu defa ilk kez resmi açıklamasında doğrudan Türkiye’yi hedef gösterdi. İsrail açıkça şunu söyledi: ‘Suriye yönetimi, Türk askerlerinin bu üsse konuşlanmasına izin verecekti. Bu durum, Suriye’de tesis ettiğimiz güvenlik statükosunu bozacak ve bize tehdit oluşturacaktı. Bu nedenle üssü vurduk.’ Yani İsrail, Türk askerinin Suriye’de bulunmasını açıkça tehdit olarak tanımladı ve Türk askerinin Ebu Zuhur Üssü’ne konuşlanmasına izin vermeyeceğini ilan etti. Bu, herhangi bir hava saldırısı değildir. Bu, Türkiye’ye yönelik çok ciddi ve doğrudan bir meydan okumadır! İsrail adeta şunu söylüyor: ‘Türk askerinin Suriye’de nerede bulunup bulunamayacağına ben karar veririm. Türk askerini burada konuşlandırmayacaksınız; konuşlandırmaya kalkarsanız vururum.’ Bu tavır aynı zamanda Suriye’nin egemenliğine yönelik doğrudan bir saldırıdır. İsrail, Suriye yönetimine de ‘Kiminle iş birliği yapacağına, ülkenin hangi bölgesinde hangi kuvveti konuşlandıracağına sen değil, ben karar veririm.’ demektedir. Hiçbir devlet; Türkiye’nin askerini nerede konuşlandıracağına, Suriye’nin de kendi topraklarında hangi ülkeyle iş birliği yapacağına karar verme hakkına sahip değildir. Mesele yalnızca bir üssün vurulması değildir. Mesele, İsrail’in Türkiye’ye ve Suriye’nin egemenliğine karşı açıkça meydan okumasıdır.” Yayının tümü👇
TÜRK DEGS / TURK MAGS175,507 просмотров • 2 месяцев назад

🇹🇷 Cihat Yaycı: “Buralar çok karışacak. Bölgede çok farklı ve son derece dikkat çekici işler oluyor. Macron, Şam’a gelmeden hemen önce, 30 Haziran’da SDG/PKK terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi ile Paris’te görüşüyor. Şam’a gitmeden önce Mazlum Abdi ile ne konuşuluyor? Şam yönetiminden ne talep edileceği, hangi şartların ileri sürüleceği, SDG/PKK’nın geleceğinin nasıl şekillendirileceği konuşuluyor. Ardından Macron Şam’a geliyor. Yönetim değişikliğinden sonra Şam’da geceleyen ilk devlet başkanı oluyor. Burada SDG/PKK’nın özerk yönetiminin tanınması, bölgedeki enerji kaynaklarının ve gelirlerin aktarılması, örgütün siyasi ve askerî statüsünün korunması gibi talepler gündeme getiriliyor. Fransa da Suriye’nin yeniden yapılanmasında, enerji koridorlarında ve yeni güvenlik mimarisinde söz sahibi olmak istiyor. Tam Macron ayrılacağı sırada, kaldığı otelin yakınlarında bombalar patlıyor. Şimdi buna tesadüf mü diyeceğiz? Bombaların hiçbiri doğrudan Macron’u hedef almıyor. Macron zarar görmüyor. Fakat patlamaların hemen ardından Fransa’nın Suriye’de güvenlik rolü üstlenmesini meşrulaştıracak bir zemin oluşuyor. Macron ne diyor? ‘Suriye’nin güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı vermeye hazırız. Suriye’nin içinde olacağız.’ İşte asıl dikkat edilmesi gereken budur. Önce güvenlik tehdidi ortaya çıkıyor, ardından Fransa ‘Sizin güvenliğinizi biz sağlayalım’ diyor. Bu tablo, patlamaların özellikle Fransa’nın Suriye’de askerî ve siyasi varlık göstermesine gerekçe oluşturmak amacıyla düzenlenmiş bir provokasyon olabileceği yönündeki şüpheleri son derece güçlendiriyor. Üstelik Lübnan’dan getirilen askerî unsurların, Lübnanlı milislerin ve Fransa ile bağlantılı güvenlik güçlerinin Şam’da dolaşmaya başlaması da bu şüpheyi artırıyor. Bunlar sözde Macron’un güvenliğini sağlamak için getiriliyor. Fakat Macron gittikten sonra da sahada güvenlik kuvveti gibi varlık gösteriyorlar. Peki bunlar kimin askeri? Hangi hukukla Şam sokaklarında dolaşıyorlar? Kimin emrindeler? Görevleri yalnızca Macron’u korumak mıydı, yoksa Suriye’de kalıcı bir Fransız güvenlik yapılanmasının öncü unsurları mıydılar? Fransa, ‘Suriye’nin güvenliğine katkı vereceğiz’ diyerek aslında Suriye’nin içine yerleşmek istiyor. Kardeşim, size ne oluyor? Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’ni parçaladınız. Suriye’de manda yönetimi kurdunuz. Hatay’ı Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bir mücadeleyle sizden kurtardı. Şimdi yeniden aynı coğrafyaya dönüyor, SDG/PKK üzerinden alan açıyor, güvenlik bahanesiyle askerî ve siyasi nüfuz oluşturmaya çalışıyorsunuz. Fransa’nın bu coğrafyadaki tarihi yüz yıl öncesine bile gitmez. Bizim tarihimiz ise binlerce yıl öncesine gider. Bugün Suriye’de yaşananlar yalnızca bir devlet başkanının ziyareti değildir. Bu ziyaretin arkasında SDG/PKK’nın statüsü, enerji kaynakları, güvenlik yapılanması, Fransız askerî varlığı ve Suriye’nin geleceğinin paylaşılması mücadelesi vardır. Bölgede çok ciddi bir oyun kuruluyor. Türkiye bu gelişmeleri yalnızca diplomatik ziyaretler olarak değil, doğrudan kendi millî güvenliği ve bölgesel çıkarları açısından değerlendirmek zorundadır.” YAYININ TÜMÜ👇
TÜRK DEGS / TURK MAGS274,896 просмотров • 3 месяцев назад

Cihat Yaycı ; ❗️BODRUM’DA SAHİLE YANAŞMASINA RAMAK KALAN YUNAN ASKERİ, BU SEFER DATÇA’DA KARAYA ÇIKMIŞ… ❓Sözlerin yetersiz kaldığı, onurumuzun ezilmekten beter olduğu an… İstifa mı? Görevden alma mı kurtarır bunu ? T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı T.C. İçişleri Bakanlığı ❗️Yunan askeri bu sefer elini kolunu sallaya salaya Datça'ya gelmiş. ❗️Datça kıyısında Yunanlılar, bir göçmen kaçakçısının zodiac botunu alırken görüntülenmiş. ❗️KaryaHaber'in haberine göre; daha da endişe vericisi Yunan Sahil Güvenlik personelinin karaya çıkması oldu. Yunan askeri, botu karaya çıkıp aldı.
TÜRK DEGS / TURK MAGS1,560,362 просмотров • 2 лет назад

🔴 Cihat Yaycı ; Bize gelen bilgilere göre, bu rezaletin yaşandığı yer Türkiye Cumhuriyeti toprağı Ağrı ilinin Doğubeyazıt ilçesinde İshak Paşa yolu imiş.… Burada ellerinde BARZANİSTAN paçavrası ile yürüyenler ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları… ❗️MİLLİ ÇÖZÜM SÜRECİ, YİNE OLDU ÇÖZÜLME SÜRECİ… ❓TÜRK BAYRAĞI YERİNE BARZANİ BAYRAKLARI SALLAYANLAR HAKKINDA VALİ BEY NE DÜŞÜNÜYOR ACABA? 🤲 Bunların gerçek olmaması, sadece bir kabus olup, uyanmak için dua ediyorum.. Superbet 2026
TÜRK DEGS / TURK MAGS1,066,923 просмотров • 1 год назад

🇹🇷 Sayın İbrahim Kalın : Cihat Yaycı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde önemli görevler üstlenmiş değerli bir vatanperver, bir askerimiz. Askerin bir göreve getirilmesi ne kadar normalse, bir görevden alınması da o kadar normaldir. “Sayın Yaycı, dediğim gibi bu memlekete hizmet etmiş bir insandır. Katkıları ortadadır.” “Kendisi bu kıta sahanlığı, deniz yetki alanları, Mavi Vatan kavramı gibi konularda da güzel çalışmalar yaptı geçmişte. Bunlar hep takdirle karşılanır. Kendisi çalışmalarıyla, eserleriyle katkı vermiştir ve bundan sonra da vermeye devam edebilir elbette. Bunun herhangi bir manisi yok.” 25 Mayıs 2020
TÜRK DEGS / TURK MAGS89,513 просмотров • 1 месяц назад

🇹🇷 Cihat Yaycı: “Türk Silahlı Kuvvetlerimize herkes güvensin. İsrail gelip Ebu Zuhur’u vurdu. Bunlar tek vuruşluk işlerdir. Bir defa vurur, karşı tarafın sabrını sınarsın. Sonra başka bir adım atar, yine tepkisini ölçersin. Ancak söz konusu İsrail ve Yunanistan olduğunda Türk Milleti şu köken, bu köken diye ayrılmaz; tek yumruk olur. Çocukları ve yaşlıları hariç tuttuğunuzda 30 milyon Türk erkeği gerektiğinde Türk ordusu olur. Türk Milleti böyledir. Bunu çok açık söylüyorum: 30 milyonluk Türk ordusu karşısına çıkanı böcek gibi ezer. İsrail’i de ezer, başkasını da ezer. Türk Deniz Kuvvetleri çok güçlü ve eğitimlidir. Türk Deniz Kuvvetleri uyumaz. Donanmamız Mavi Vatan’da ve Mavi Vatan’ın ilerisinde sürekli karakoldadır. Somali’de Türk Deniz Kuvvetleri vardır. Hint Okyanusu’nda, Akdeniz’de ve Karadeniz’de vardır. Türk Deniz Kuvvetleri her yerdedir. Türk Deniz Kuvvetleri için şu anda 30’dan fazla gemi kızakta inşa ediliyor. Öyle bir seviyeye geldik ki altı ay ile bir yıl arasında fırkateyn inşa edebiliyoruz. Çünkü gemilerin dizaynı bize aittir. Dizayn için ayrıca para ve zaman harcamamıza gerek kalmıyor. Tasarımlarımız hazırdır, tersanelerimiz son derece tecrübelidir. Artık aynı tip fırkateyni inşa edebilecek seviyede birden fazla tersanemiz bulunmaktadır. Üstelik artık yalnızca kendi gemilerimizi inşa etmiyor, başka ülkelere de gemi satıyoruz. Savunma sanayisinde ve askeri gemi inşa sektöründe muazzam işler yapıyoruz. Devletimize ve ordumuza güvenelim. Fakat bu güç, bizim herkese kafa tutacağımız anlamına gelmez. Bizim böyle bir niyetimiz yoktur. Türkiye’nin hiç kimsenin toprağında gözü yoktur. Ancak bizim toprağımızda gözü olanın da gözünü çıkartırız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Devletimiz büyük devlettir. Etnik kökenine bakılmaksızın herkes devletimizin etrafında, Türk Milleti çatısı altında kenetlenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk Silahlı Kuvvetlerine güvenmeliyiz.” 📺 Videonun tamamı👇
TÜRK DEGS / TURK MAGS107,847 просмотров • 2 месяцев назад

🔴 Cihat Yaycı : KKTC’nin Metehan Sınır Kapısının Rum tarafında dün bütün gün şu sloganlar atıldı: ▪️ “Türkler dışarı!” ▪️ “Yunan toprağında öleceksiniz Türkler!” ▪️ “Kıbrıs Yunan’dır!” Buna rağmen hâlâ “Biz Kıbrıslıyız, Rum-Türk fark etmez, hepimiz adalıyız.” diyenlere söyleyecek söz bulamıyorum. Rum tarafının zihniyeti ortadadır. Onlar için Kıbrıs bir Yunan adasıdır; Türkler ise yok edilmesi veya adadan çıkarılması gereken bir topluluktur. İşte KKTC bu yüzden yaşamalı, güçlenmeli ve uluslararası alanda tanınmalıdır. KKTC’nin varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin, hürriyetinin ve egemenliğinin teminatıdır. Türkiye’nin etkin ve fiilî garantörlüğü ile adadaki askerî varlığı ise bu teminatın vazgeçilmez güvencesidir. Bütün bunlara rağmen hâlâ “federasyon”, “ortak devlet” ve “müzakerelere kaldığı yerden devam edelim” diyenlerin, önce Rum tarafının dün attığı sloganlara bakmaları gerekir. Türkleri adadan kovmayı hedefleyen bir zihniyetle egemenliği paylaşabileceğini düşünenler, gerçekleri görmek zorundadır. Gerçekçi çözüm federasyon değildir. Tek gerçekçi çözüm, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının ve Kıbrıs Adası’nda egemen bir Türk devleti olduğunun kabul edilmesidir. Türkler açısından Kıbrıs sorunu diye bir sorun yoktur. Kıbrıs sorunu, 1974 Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türklerine yönelik soykırımın durdurulması ve KKTC’nin doğuşuna giden sürecin başlamasıyla fiilen çözülmüştür. Bugün çözülmesi gereken bir sorun varsa, o da Rum tarafının bu gerçeği kabul etmemesidir. Kıbrıs Postası Haber Kıbrıs Bugün Kıbrıs Gündem Kıbrıs Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Kıbrıs Medya KKTC Cumhurbaşkanlığı KKTC BAŞBAKANLIK Dışişleri Bakanlığı Yeni Şafak Yeni Akit Gazetesi GZT Haber365 Haber 7 Demirören Haber Ajansı Millî Gazete Sözcü Cumhuriyet
TÜRK DEGS / TURK MAGS140,121 просмотров • 3 месяцев назад

Cihat Yaycı; Diyarbakır bugün… Herşey var,Türk bayrağı yok! Sürecinizin getirdiği nokta bu!!! Türk Milleti, şehitler ve gaziler huzurunda sürecin mimarlarını,destekçilerini ve sessiz kalanları; tarihe ve Allah’a havale ediyorum… Ter#ristbaşına statü vermeyi aman ha unutmayın!
TÜRK DEGS / TURK MAGS275,453 просмотров • 7 месяцев назад

KUKLAYA DEĞİL, TİYATROYU KİMİN OYNATTIĞINA BAK! 🇹🇷 Cihat Yaycı: “İngiltere, bugün Rusya’nın en hararetli hasımlarından biri. Ancak devletler arasındaki ilişkileri anlamak için bugünkü açıklamalarla yetinmemek, tarihi de iyi okumak gerekir. 1821’de başlayan süreçte Yunanistan’ın kuruluşunun arkasında İngiltere, Rusya ve Fransa vardı. Birinci Dünya Savaşı’nda da İkinci Dünya Savaşı’nda da bu güçler aynı safta yer aldı. Bugün birbirlerine karşı çok sert açıklamalar yapıyorlar. Peki, bu karşıtlık kimin hangi çıkarına hizmet ediyor? Rusya’nın tehdit olarak gösterilmesi, İngiltere ve Amerika’nın Avrupa’daki askeri ve siyasi varlığına gerekçe mi oluşturuyor? Rusya da bu gerilimden kendi hesabına fayda mı sağlıyor? Bunları sorgulamak gerekir. Önce açıkça söyleyelim: Rusya’nın Ukrayna’yı işgali hukuksuzdur. Ancak bu tespit, İngiltere’nin Ukrayna politikasını sorgulamamıza engel değildir. İngiltere, Ukrayna’yı Rusya’ya karşı en fazla destekleyen ve sert tutum almaya teşvik eden ülkelerin başında geliyor. Boris Johnson’ın açıklamalarına bakın. Rusya’ya karşı daha fazla yaptırım uygulanmasını, başka ülkelerdeki Rus mal varlıklarına da el konulmasını istiyor. İngiltere ile Rusya’nın doğrudan askeri olarak karşı karşıya gelmesinin en yakın ihtimali Ukrayna üzerinden görünüyor. Bunun yanında siber saldırılar, iç siyasete müdahaleler ve vekalet yoluyla mücadele zaten sürüyor. Biz bu yayınlarda hep şunu vurguluyoruz: Sana gösterilenle yetinme, arkasına bak. Kuklayı kim oynatıyor? Tiyatroyu kim yönetiyor? Bu gerilim niçin sürdürülüyor, kim ne kazanıyor? ‘Rusya’ya yaptırım uyguluyoruz’ deniliyor. Peki, yaptırımlar ne ölçüde uygulanıyor, hangi yollarla deliniyor? Tahıl ve petrol fiyatları yükseldiğinde Rusya’nın elde ettiği gelir ne oluyor? Bazı yaptırımların gevşetilmesi hangi hesaplara dayanıyor? Türkiye gibi ülkelerden Rusya’yla ticari ilişkilerini kesmeleri isteniyor. Bunun ekonomik bedelini bizim ödememiz bekleniyor. Aynı talepte bulunanların kendi ilişkilerini ve istisnalarını nasıl düzenlediklerine de bakmak gerekir. Devletlerin niyetini yalnızca söylediklerinden anlayamazsınız. Ne yaptıklarına, hangi bedeli üstlendiklerine ve sonuçta kimin kazandığına bakacaksınız.” Yayının tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz 👇
TÜRK DEGS / TURK MAGS36,251 просмотров • 24 дней назад

🔴 Canlı yayında deprem olurken Cihat Yaycı; Allah’a inanan, kaderini yaşar.. tevekkül..
TÜRK DEGS / TURK MAGS613,988 просмотров • 1 год назад

‼️ ABD UÇAK GEMİSİ SÖZDE SEVİLLA ÜNİVERSİTE HARİTASINDAKİ YUNANİSTAN SURİYE SINIRINDAKİ HAT ÜZERİNE DEMİRLEDİ!! 📍Cihat Yaycı ; Biz Filistin'de ne oluyor, İsrail Filistin içerisinde neler yapıyor gibi sorularla oyalanırken asıl hedefin Türkiye olduğunu unutuyoruz! Neden mi ? Bakınız; 📍Amerikan uçak gemisi Doğu Akdeniz'de başka yer yokmuş gibi Abdülhamit sondaj gemimizin yanında durdu. 📍Abdulhamit Han Gemisi'de Türkiye'yi Antalya Körfezine hapseden sözde Sevilla Haritası sınırının 5 mil doğusundadır. 📍Bu uçak gemisi de gelip neredeyse tam da sözde Sevilla Haritasında Yunanistan ile Türkiye arasındaki sınır olan hat üzerine demirlemiştir. 📍Yani bize gözdağı ve Yunanistan’a destek vermiştir güya! Türkiye'nin SİHA'sı vuruluyor, 📍PKK/YPG'ye karşı operasyonları ABD Başkanı tarafından ABD milli güvenliğine tehdit ve hedef gösteriliyor!
TÜRK DEGS / TURK MAGS966,677 просмотров • 3 лет назад

TRUMP’IN SÖZLERİ İSRAİL’E GEREKÇE Mİ HAZIRLADI? 🇹🇷 Cihat Yaycı: “Ben daha önce uyarmıştım: ‘Bakın, bu mesele bambaşka bir yere gidiyor.’ demiştim. Hatırlayın, son NATO Zirvesi’nde ABD Başkanı Trump, üç aşağı beş yukarı şu anlama gelen ifadeler kullandı: ‘Ben olmasaydım Türkiye bize karşı olacaktı. Erdoğan Netanyahu’yu sevmiyor, Netanyahu da Erdoğan’ı sevmiyor. Türkiye, İran’la birlikte İsrail’e karşı hareket edecekti.’ Bu sözlerle Türkiye açıkça hedef gösterildi! Trump adeta İsrail’e şunu söyledi: ‘Türkiye sizi tehdit olarak görüyor, hatta İran’la birlikte size saldırabilirdi. Bunu ben engelledim.’ Böylece İsrail’in Türkiye’yi bir güvenlik tehdidi olarak göstermesine, hatta Türkiye’ye karşı atacağı saldırgan adımları meşrulaştırmaya çalışmasına siyasi malzeme sağlandı. Peki Türkiye’den ne yapıldı? ‘Bizim İran’la birlikte İsrail’e veya başka bir ülkeye saldırma niyetimiz yoktur. Türkiye’nin dış ve güvenlik politikasını başka bir devlet belirleyemez.’ şeklinde açık ve güçlü bir itiraz geldi mi? Gelmedi! Aksine, o günlerde bu sözler alkışlarla geçiştirildi. Oysa böyle ağır bir itham karşısında sessiz kalınmamalıydı. Çünkü uluslararası ilişkilerde cevapsız bırakılan her itham, bir süre sonra karşı tarafın gerekçesine dönüşür. Bugün İsrail çıkıp Türk askerinin Suriye’deki varlığını kendisine tehdit olarak gösteriyorsa eline verilen bu söylem malzemesini de kullanmaktadır: ‘Bunu yalnızca biz söylemiyoruz. ABD Başkanı da söyledi, Türkiye de itiraz etmedi.’ İşte tehlike budur! Türkiye’yi İsrail’e saldırmaya hazırlanan bir ülke gibi göstermek kabul edilemez. Türkiye’nin güvenlik politikasını da Türk askerinin Suriye’de nerede bulunacağını da ne Trump ne Netanyahu ne de başka bir devlet belirleyebilir!” YAYININ TAMAMI👇
TÜRK DEGS / TURK MAGS75,160 просмотров • 2 месяцев назад