
Zihni Çakır
@zcakir27 • 67,863 subscribers
Gazeteci / Journalist - AVAZTÜRK Genel Yayın Yönetmeni
Shorts
Videos

Dün Haluk Levent’ten kahraman çıkaran muhalifler bugün ne kadar sahtekar olduğunu geçmiş yıllardaki çek-senet dolandırıcılığıyla izah etmeye çalışıyorlar. Haluk Levent’le “işbirliği protokolü” imzaladığı ortaya çıkan Mansur Yavaş’ın başına “yarın” birşey gelsin en başta şu meşhur çek-senet davası olmak üzere Mansur Yavaş’ın dününde şaibeli ne varsa ortaya yine muhalifler saçar bakın görün…
Zihni Çakır46,881 Aufrufe • vor 5 Tagen

Soruyu soranın kimliği önemli değil. Maalesef medyada muhabir tayfasından program sunucusu ve konuğuna alayında ya gırtlağa kadar cehalet ya partizanlık egemen! Kemal Kılıçdaroğlu’nun mazbatasını olmadığını Siyasi Partiler Kanunu’nun da 3 yıllık süre verdiğini hatırlatıp soru soruyor. Yahu arkadaş “butlan” durumundan dolayı göreve mahkeme tarafından getirilmiş. Butlan kararı hileli kurultaydaki mazbatayı yok hükmüne düşürmüş. Haliyle hileli kurultay öncesindeki yönetim göreve çağrılıp sonrasındaki tüm yönetimler ve işlemleri yok sayılmış. Mazbata vurgusu cahillikten değilse partizanlıktan. Her ikisi de medyanın içine düştüğü pespayeliğin yansıması.
Zihni Çakır61,112 Aufrufe • vor 1 Monat
1:37
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

ÇAPKINLIK VE SAPKINLIKLARIYLA NAM SALAN KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI ÇEBİ'DEN ALLAH'A VE DİNİMİZE, AĞZA ALINMAYACAK SİNKAFLI KÜFÜRLER... - Yeşil olanı ben yazdım ben ben ben ben ben... - Ben yazdım Allah'ını s*****m - Ben yazdım Allah'ını s*****m - Ben yazdım dini s*****m Çapkınlık ve sapkınlıklarıyla bilinen Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi'nin aldattığı sevgilisiyle tartışırken kutsallara yönelik iğrenç küfürleri, nasıl büyük bir sapkınlıkla karşı karşıya olduğumuzu da gösterdi. Öğlen sularında DM kutusuna düşen pornografik videolar ve iğrenç ötesi muhabbetlerin döndüğü ses kayıtları midemi bulandırdı resmen. Cinsel sapkınlık seviyesindeki videoları takipçilere saygıdan yayınlamayacağım ama Küçükçekmece'nin nasıl birine emanet olduğunu anlamanız açısından Allah (cc)'a ve kutsallarımıza sinkaflı küfürler yağdırdığı videoyu bir de mide bulandırıcı olsa da hikayesini bu paylaşım ekine bırakıyorum. Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi'nin köylüsü de olan R.H. isminde çocuk kitapları satan anaokulu öğretmenliği mezunu bir hanımefendi var. R.H. isimli hanımefendi Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi'nin yanına kitap satmak için gidince Kemal Çebi önce Belediye üzerinden kitap alıyor. Sonra kadını ikna edip Belediye Başkanlığının özel kaleminde işe başlatıyor. R. H. başörtülü biri. Kemal Çebi ile R.H. arasında ilerleyen süreçte cinsel birliktelik yaşanıyor. Çebi, cinsellik konusunda sapkınlık seviyesinde yaşam sürdüğü için R.H. ile aynı dönemde başka birçok kadınla da ilişki yaşıyor. Kemal Çebi, belediye imkanlarıyla ağına düşürdüğü R.H ile cinsel birliktelik yaşarken, kadına "porno yıldızlarının" giydiği peruklara benzer peruklar taktırıp lise öğrencilerinin giydiği ekose etekleri 10-15 cm boyutunda kısalttırıp giydiriyor. Belediye Başkanı Kemal Çebi, R.H'yi başka kadınlarla da alttığı için bunun farkına varan R.H. kendini güvenceye almak için Kemal Çebi ile ilişki anlarını gizli kamerayla kaydedip bu kayıtları da yakın çevresine veriyor. R.H., sadece cinsel birliktelik yaşadıkları anları değil Çebi ile WhatsApp uygulaması üzerinden yaptıkları görüşmeleri de kayda alıyor. Bu görüşme kayıtlarını en az o pornografik görüntüler kadar iğrenç diyaloglar içeriyor. Mesela bu WhatsApp görüşmelerinden birinde R.H. isimli sevgilisi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın Çebi'ye hitaben, “Benim çocuklarım sana baba diyordu, ben senin sapık olduğunu nerden bileyim? Sen çocukları bile s*ken bir adamsın”. diyor. Aynı Kemal Çebi bu paylaşım ekindeki videoda, aldattığını öğrenen sevgisi R.H. ile diyaloğunda, "...ben yazdım ben ben ben ben ben... Allah'ını s*****m Ben yazdım Allah'ını s*****m Ben yazdım dini s*****m" ifadelerini kullanarak bir insanın düşüp düşebileceği hatta bir insanın bile düşemeyeceği en aşağılık seviyeye düşüyor. Hafızam beni yanıltmıyorsa Ekrem İmamoğlu ya 2024 Yerel seçiminin hemen akabinde ya da Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerine CHP Genel Başkanı seçildiğinin ertesi günü Küçükçekmece Belediyesine ziyarete gidip orada Kemal Çebi’in yaptığı kız öğrenci yurtlarını övmüştü. İmamoğlu'nun bu vurgusunun sebebi de muhafazakar kesime ait yurtlarda öğrencilerin tacize tecavüze uğradığı algısı yürütülüyordu. Muhafazakar kesime öğrenci yurtları üzerinden saldırıldığı bir dönemde yaptığı kız öğrenci yurtlarını övdükleri Kemal Çebi’in belediye imkanlarıyla aldatıp ağına düşürdüğü kadınları soyup "porno yıldızları" gibi peruk taktırıp lise öğrencilerinin eteklerinden giydirdiği anlaşılıyor. Konu, kadının tehdit edilmesi ve mafyavari gruplar üzerinden kadının korkutulmasıyla kapatılmış, kadın da kayıplara karışmış. Bu süreci yöneten İYİ Partili bir Meclis Üyesi de kadının kaybolmasındaki ve olayın örtülmesindeki başarısının mükafatı olarak CHP'ye transfer edilip Başkan Yardımcısı yapılmış. Çalıyorlar çırpıyorlar, suçüstü oluyorlar, yanlarına iş için destek için gelen kadınları ağlarına düşürüp her türlü sapkınlığı yaşıyor ve yaşatıyorlar, ne zaman bunlar ortaya çıkıyor o zaman başlıyorlar "siyasi operasyon" ya da "siyasi darbe" demeye... Bakalım bu rezillik için, kutsallara küfredilen bu sapkınlık için ne diye saldıracaklar bana.
ZİHNİ ÇAKIR332,370 Aufrufe • vor 1 Jahr

KADEM VE AİLE BAKANLIĞI'NIN DA ARKASINDA DURDUĞU KUMPASIN ŞİFRESİ AVUKATIN O SÖZÜNDE SAKLI: "SİZİN DİNİNİZDE ZATEN 6 YAŞINDA EVLİLİK VARDIR" Yuzuf Ziya Gümüşel'i hayatım boyunca hiç görmedim, hiçbir tanışıklığım yok. Başına gelen olay gündeme düşmese ismini bile bildiğim biri değildi. Belki bundaki yani bilgisizliğimdeki sebep tarikat ve cemaat yapılanmaları ile doğrudan bir ilişkiden her daim kaçınmam, aidiyet hissedecek bir yaklaşımımın olmaması olabilir. Yusuf Ziya Gümüşel'i o malum olaydan sonra irdeledim; çok kişiden de birebir dinledim. Herkesin ortak fikri Gümüşel'in bir "İslam Alimi" olduğu yönündeydi. Bunun yanında binlerce talebeye dokunduğuydu. Hatta Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da Gümüşel'i yakından tanıdığı, faaliyetlerini desteklediği bilgileri var. Hiç eğip bükmeye gerek yok; eğer Yusuf Ziya Gümüşel, temel referansı İslam olan bir siyasi iktidar dönemindeki şu yaşadıklarını mesela bir CHP iktidarında yaşasaydı muhafazakar mütedeyyin kesim sokağa dökülür, "İslam Alimine zulmediyor kafirler" derdi. Dosya içeriği, yargılama sürecindeki "tevsii tahkikat taleplerinin" reddi, "mağdurenin kemik yaşının tespiti" gibi yargılamaya esastan etki edecek taleplerin görmezden gelinmesi, 35 yılı aşan mesleki birikimimle Yusuf Ziya Gümüşel'in yaşadıkları açısından "organize kumpas" olarak nitelendirilebilecek bir süreci işaret ediyor. Mesela; 📌 Mağdurenin iddialarının feminist bir STK kontrolüne girdikten sonra anne babasını cezaevine attıracak düzeyde değişmesi ve ilk beyanları ile sonraki beyanları arasındaki derin çelişkiler, 📌 KADEM ve Aile Bakanlığı'nın sözünü ettiğim o feminist STK ile aynı hizada hizalanmasından sonra adli süreçte yaşananlar, 📌 Bu iki kurumun yani KADEM ve Aile Bakanlığının konu ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ı da ailesi üzerinden manipüle etmesi, 📌 Bütün bunlardan sonra yargının "bağımsız karar verme iradesinin" sakata uğraması, 📌 Çocuk yaşta evlilik iddialarının delili olarak gösterilen sözde gelinlikli fotoğrafları çeken üstelik de laik yaşam tarzını benimseyen mahalle fotoğrafçısının bile o fotoğrafların bir evlilik fotoğrafı olmadığını beyan etmesi... 📌 Davanın esasına etki edecek ve belki de kumpası açığa çıkaracak Polis, avukat ve hastane tarafından tutulan imzalı rapor mahkeme tarafından doğru kabul edilmezken, Gümüşel'in avukatlarının bu rapordaki imzaların tahkik edilmesi, imza örneklerinin incelenmesi talebinin mahkeme tarafından, "Hepsini inceletmeye kalkarsak işin içinden çıkamayız" gerekçesiyle reddedilmesi... Ortada organize bir kumpas olduğunun göze çarpan ilk verileri bunlar ki dosya bunları da destekleyen çok sayıda kurgu veriyle dolu. Aslında bu kumpasın temelinin inanca yönelik bir saldırı olduğunu, kontrol altındaki mağdurenin avukatının, İslam dinini kastederek, "Sizin dininizde zaten 6 yaşında evlilik vardır" ifadesi açık bir şekilde ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ailesinin de doğrudan desteklediği KADEm ile T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nın bu zihniyetteki bir avukatla aynı safı tutması 25 yılın sonunda gelinen nokta itibarıyla cidden ibretlik. Peki "Alimin ölümü alemin ölümü gibidir" düsturuna inanan Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan bu zulme karşı bugüne kadar nasıl refleks göstermedi? İşin püf noktası da burası zaten. İslam dini için "Sizin dininizde zaten 6 yaşında evlilik vardır" ifadelerini kullanan avukatla aynı hizada saf tutan KADEM ve Aile Bakanlığı, sayın Erdoğan ailesini yalan ve yanlış bilgilerle manipüle edince aile de sayın Erdoğan'ı aynı şekilde manipüle etmiş oldu. Ve son tahlilde; iktidar, kendini iktidar yapan fikri zeminin en güçlü motifi olan İslam inancına düşman kesimlerin kurduğu bir kumpasla bir "İslam Alimine" yıllar süren zulmün taşıyıcı kolonu oldu. Birileri ifadeye etmeye korkuyor olabilir ama ben tespitimi yapayım; sayın Erdoğan ve ailesinin bu sürece olan mesafeli duruşu hatta aile adına yargı koridorlarına üflenen bir takım iddialar, bağımsız iradesi sakata uğramış bir yargılama sürecine sebep oldu. Bunu da Yargıtay'ın kararı esastan bozmasına karşın tahliye kararı çıkmamasından anlamak mümkün. Her safhası hukuksuzluklarla dolu süreçle sadece birkaç insanın özgürlüğü elinden alınmadı, muhafazakar mütedeyyin kesime yönelik linç kültürüne malzeme üretilirken İslam için de "Sizin dininizde zaten 6 yaşında evlilik vardır" iftirası kayda geçirildi. Bu süreçle eğitim hayatı sekteye uğrayan binlerce talebe de işin cabası. Yazık, cidden yazım... Bu noktadan sonra nihai hedefi ve sonuçları açısından belki 10 faili meçhul cinayetin aydınlatılmasından daha ivedi olan bu göz önündeki hukuksuzluğa T.C. Adalet Bakanlığı sayın Akın Gürlek ve T. C. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ın bir an evvel el atması kaçınılmaz görünüyor.
Zihni Çakır28,802 Aufrufe • vor 1 Monat

🗓️ Dün: 3 Temmuz Şike Kumpası ⏳ Yarın: 19 Aralık Uyuşturucu Kumpası Her daim: We Are Clean 😉
ZİHNİ ÇAKIR128,781 Aufrufe • vor 7 Monaten
4:00
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Levent Gültekin facia gecesi yaşanan tekne sefasını değerlendirmiş. Bu arada Özgür Özel ve şürekası için de enfes bir tanım yapmış: "profesyonel muhalifler" Levent Gültekin : Videosunu gördüm. Çok ayıp bir video değil. *Bir yatta, teknede eğleniyorlar. Veli Ağbaba var, Ali Mahir Başarır var, eşleri var. Video çekmişler ama nasıl şen şakrak, ama nasıl şen şakrak... Bakın ben yorum yapıyorum, siyaset yorumu yapıyorum. Ben CHP kadar baskı altında da değilim ama benim öyle bir ruh halim yok. Öyle teknede hani 'vur patlasın, çal oynasın'... Ve o Genel Başkan olduğu dönem, çünkü Veli Ağbaba diyor ki: 'Sayın Genel Başkanımız da burada' diyor, video ona dönüyor. O da böyle 'yaşasın' diye bir alkış şey yapıyor. Bunu niye söylüyorum? Biz siyasetçilerin hep bize yansıtılan yüzünü görüyoruz. Zannediyoruz ki çok acı çekiyorlar, çok zorluk çekiyorlar, bizim için inanılmaz derecede mücadele ediyorlar. Hayır, onlar profesyonel muhalifler. Maaşı, makamı karşılığında yapıyorlar. O maaşlar, o makamlar karşılığında her türlü sözü söyleyebilirler. Ben yıllardan beri diyorum ki; siyasetçilerle mesafeli durmak gerekiyor. Şimdi Özgür Bey aldı o payeyi. Nedir o paye? En yakın arkadaşlarımız da söylüyor; 'çok sağlam, çok dirayetli, abi inanılmaz mücadele ediyor.' Tamam... Peki arkadaşlara soru: Niye seçim tarihini değiştirdi şimdi? Erdoğan adaylığına bir anlamda onay vermiş oldu.
Zihni Çakır42,454 Aufrufe • vor 2 Monaten

Dünya bizi kıskanacak! Sinyal kesiciyle “yankesicilik” yapılan ilk ülke olarak geçtik tarihe!
Zihni Çakır174,516 Aufrufe • vor 1 Jahr