Hocaefendi vefatından sonra da tasarrufunun devam edeceğini ifade ediyor…... —————— Onlardan bir tanesi; Esasen içten kopmuş bir nicelerinin kahr eyleyip ayrılması, bu güzelliğe müstaid ruhlu bir nicelerinin de kalbinin hizmete ısınması…show more

Abdurrahman
32,303 görüntüleme • 6 ay önce
Hamas İsrail'e şifa Hastanesi'nde bir medya kamera pususu kurdu... resmen. Müthiş bir zeka ve strateji. İsrail aptal gibi bu tuzağa düştü. İlk adımda dünyaya gazı verecekler ama sonra hakikatin gün gibi ortada olduğunu fark edecekler. 1. Hamas esirlerin tedavi edildiğini zaten duyurmuştu. 2. Kamera kayıtlarını özellikle silmediler, İsrail'e medya tuzağı kuruldu. 3. İsrail bu kayıtları yayınlayarak Hamas'ın iddialarını doğruladı sadece. Bu kadar net bir durumu dahi göremediler. 4. Daha da önemlisi şu, Şifa Hastanesinin Hamas'ın karargahı olmadığını da İsrail'e belgeletmis oldular. Hamas'ın karargahı olsaydı hastaneye kamera koyar mıydı Hamas? Bu kayıt tuzağına düşen İsrail açık bir şekilde Şifa Hastanesinin karargah olmadığını da belgelemis oldu. 5. İsrail ordusunun Hastane yakınlarında tünel bulduklarını iddia etmesinin de bir anlamı yok. Hamas zaten her cadde ve sokakta tünellerin olduğunu ifade ediyor. E Hamas tutup da nereye hangi sokak ve caddeye tünel kazacagini İsrail'e soracak değil ya. Elhamdulillah direniş müthiş bir stratejik akıl tarafından yönetiliyor. Rabbim Sinvar'dan da Deif'ten de razı olsun.show more

M. Mustafa Uzun
445,816 görüntüleme • 2 yıl önce
İsrail, Gazze’de yaptığı soykırımın aynısını Batı Şeria’da da yapmaya... hazırlanıyor. Siz Lübnan savaşı derken, siz “İran İsrail’i vuracak” derken, onlar Batı Şeria’yı da haritadan silmeye hazırlanıyor. Bu sabaha karşı Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan Tulkerim, Cenin, Ramallah ve Tubas kentlerine saldırdı. 2000 yılında başlayan İkinci İntifada'dan bu yana, 24 yıl sonra ilk kez böyle bir şey oluyor. Bugün Gazze’den gelen korkunç görüntüler o gün Batı Şeria’dan gelecek. İsrail, ABD’nin gücüyle, Filistin halkının tamamını imha ediyor. Ve bütün coğrafya parmağını bile oynatmıyor. Dünyanın bu suskunluğu devam ederse, insanlık bu soykırımları durdurmazsa, caydırıcı bir cevap vermezse; Bu lanetli kavim, bir gün bu bölgedeki her ülkenin başkentini vurmaya başlayacak. Bence; İsrail’e karşı hür tür savaş artık bir mecburiyettir. Devletler için de, bireyler için de. Çünkü; İşgalci, katliamcı, soykırımcı bu toplumun kontrol altına alınması, insan ırkı için ortak bir sorumluluk haline geldi. Unutmayın; İsrail’in en güçlü silahı bizim suskunluğumuzdur!show more

İbrahim Karagül
56,599 görüntüleme • 2 yıl önce
İzmir Seferihisar' da milletin güvenliğini sağlamak için çalışan polis... arkadaşlarımıza yönelik silahlı saldırı gerçekleştiğini, 3 polis arkadaşımızın yaralandığını ve yaralılarımızdan 2' sinin durumunun ağır olduğu öğrendik. Öncelikle arkadaşlarımıza rabbimden acil şifalar diliyorum. Yaşadığımız bu tür olaylardan sonra büyük bir acı ve infial yaşıyor ve sonra bir arkadaşımız bir vatandaşımız aynı acıyı tekrar yaşayıncaya kadar unutuyoruz. Polis silahını kullanmaktan korkuyor. Yaralanıyor veya şehit oluyor. Sonra üç dakikalık duygusal konuşma veya bir dakikalık saygı duruşu. Ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Sorunlara çözüm olacak gerekli düzenlemeler yapmak yerine geçiştiriyoruz. Polise bile kurşun sıkacak tiplerin hapishaneler de değil sokaklarda olduğunu bilen halk nasıl güvenle yaşayacak. Kendini korumaktan aciz hale getirilen bir kolluk gücü halkı nasıl koruyacak. Polislerimiz yaralayan peach daha sonra gözaltına alınmış. Nefes alır verir halde. ABD’ de bir polisi yaralayan kimse canlı teslim alınmaz. Polise kurşun atacak kişide bunu bilir. O yüzden ABD büyük devlettir.show more

Fatih Eryılmaz
29,347 görüntüleme • 1 yıl önce
LOS ANGELES DA Kİ EVSİZ ZAMANLARDAN 50 MİLYON DOLARLIK... MALİKANEYE VE 300 MİLYON DOLARLIK SERVETE Bazı insanların kaderinde zirvede olmak vardır #astroloji JENNİFER LOPEZ HOROSCOPE ANALİZİ Jennifer Lopez, 18 yaşında evini terk edip gecelerini ders aldığı dans stüdyosunda geçirmeye başladı. Aylar sonra kariyeri yükselişe geçen Lopez, çalışmak için ABD'den Avrupa'ya geldi. Bu süreçte de Aylarca sokaklar da kaldı. Ailesini sevdiği insanlara baş kaldırıp Dünya starlığına olan yolculuğunda inanılmaz bir harita bize eşlik ediyor. Haritada ilk dikkatimi çeken şey yükselenin 24 derecede terazi burcunda oluyor oluşน. Burada bizim de mega starımız Tarkan da da bulunan bir yıldız var Spica. Spica un şöhret ve başarı veren yıldızlardan biridir. Yükselenin yöneticisi olan Venüs 9. evde. Bu ev yurt dışını ifade eden bir evdir. Jlo bin en başta kariyeri için Avrupa'ya gittiğini söylemiştim. Haritası en başından beri kendini çalıştırmış. Güneşi ve Merkürü aslan burcunda aynı zamanda MC ile kavuşum durumunda. Bir kere Merkür güneş kavuşumu en güzel kavusumlardan biridir. Bu Astroloji de ki zeka goatergelerinden de biridir. 10. Evi dediğimiz kariver evinde bu kavusumun ise astroloji de ün şöhret ve başarı veren konumlardan biridir. Ay burcu 29 derecede akrep burcunda. Ay akrepde rahat olmasa da 29 derecenin ne kadar önemli bir derece olduğunu defalarca kez anlattım aslında. Başarılı insanların haritasında baktığımız da 28-29 derecelerle fazlaca rastlarız. Jüpiter Uranüs kavuşumu da aynı zamanda oldukça dikkat çeken konulardan biridir. Ani şans ve başarıyı ifade eder. Bu da jlo nun hayatı ile yine paralel giden önemli ifadelerden biri #JenniferLopez MC yöneticisi hangi evde? NE DİYEBİLİRİM Kİ BAZI İNSANLAR STAR OLMAK İÇİN DOĞARLAR JLO DA ONLARDAN BİRİshow more

Rohini Astroloji
14,614 görüntüleme • 7 ay önce
Sokak köpeklerine yönelik nefret söylemi ters etki yaratıyor, insanlar... köpeklere daha fazla sahip çıkmaya başlıyor. Bugün yaşadığım olay bunun en güzel örneğiydi. Köpeklerle hiç ilgilenmeyen bir komşum var. Bugüne kadar bir köpeğe yiyecek verdiğini veya başını okşadığını görmedim. Bu sabah kapım çalındı. Karşımda o komşu vardı, elinde kocaman bir dilim somon balığı tutuyordu. "Akşama balık yapacağım" dedi; "Bunu da bir köpeğe vermek istiyorum ama bu konuda tecrübesizim. Müsaitsen sen de gel." "Tabii ki gelirim" dedim; "Lâkin merak ettim, köpeğe balık vermek nereden aklına geldi?" "İnternette bazen görüyorum" dedi; "Köpek besleyen kadınlara küfür ediyorlar. Sinirime dokundu. Bundan sonra ben de köpeklere yemek vereceğim." Sitemizde yaşayan beş tane köpek var. İçlerinden en sevecen olanı Punto'dur. Onun yanına gittik. Komşum somon balığını bana uzattı. "Hayır" dedim; "Yiyeceği köpeğe sen ver ki, seni tanısın." Ve komşum hayatında ilk kez bir köpeği besledi. Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı, gerçekten mutluydu. O anın videosunu çekip, X'de paylaşmak için izin istedim. Kabul etti. Bugün; kötülüğe karşı iyilik, düşmanlığa karşı dostluk, nefrete karşı sevgi galip geldi. Böyle devam edeceğini biliyorum çünkü milletimiz vicdanlı ve merhametlidir. #SokakHayvanlarıSahipsizDeğilshow more

Siyah Kedili Adam
45,863 görüntüleme • 7 ay önce
Dün Gazi, bugün Suriye! Katillerden Hesap Soracağız! Gazi Katliamının... üzerinden tam 30 yıl geçti. Hala katliamlar devam ediyor. Batılı emperyalistlerin ve İsrail’in desteğini alan cihatçılar şimdi de Suriyeli alevilere yönelik açık bir katliama soyunmuş durumdalar. 30 yıl sonra da aleviler, çocuklar, kadınlar, korumasız insanlar öldürülüyor. Zengin sınıfların ve emperyalist merkezlerin çıkarları için yapılan bu katliamların karşısında ancak işçi sınıfının birliği ile durulabilir. Emekçi halkımıza çağrımızdır, gelin örgütlü mücadeleyi büyütelim, katillerden hesap soralım.show more

TKP - İstanbul
11,210 görüntüleme • 1 yıl önce
İnsanlarımızı kim yaktı? Her güne stres, korku ve endişe... hakim oldu. Yardım çığlıkları bana kast-i olarak yapılan depremi hatırlattı. 'Bu yangın!' sıradan olmayan bir ateş. Bu yangın sadece oteli değil, hepimizi yaktı? Kafamdaki soruların fazlası var. Türkiye'de 24 saatte birçok gündem değişiyor. 2025'in ilk başında en büyük can kaybı ile bir otelle tarihe geçti. Birileri hem toplumu, hem gündemi acımadan dizayn ediyor. Bolu Kartalkaya'da geceliği 30 bin TL civarında olan bu yılların otelinde dağda tek başında merkezden uzak ve ahşap yapılı olmasına rağmen neden su deposu, takviyesi, müdahale teçhizatı bulundurmamıştır? Olayın ilk saatlerinde havadan müdahale neden yapılmamıştır? Bu yangınlar, uçak kazaları, faili meçhuller, siyasetin küresel dizaynı topluma bedel ödetiyor! 66 insanımızın vefat ettiği ifade ediliyor. 10 ölü denmişti rakam 66'ya yükseldi. Çok sayıda yaralı. Yine döndü dolaştı 66'ya bağlandı. 66 can neyin kurbanı oldu? Niye bu kadar insan can verene kadar havadan, karadan müdahale zaafiyeti oluştu? Kim neyin mesajını verdi bu katliamla? 06 Şubat 2023 tarihli depremde de sayılasal olarak benzer mesajlar verildi. Uzun yıllardır yanmayan otel nasıl oldu da birkaç saatte karda, kışta onlarca insana mezar oldu, kül oldu! Bunca yıl çıkmayan bugün devasa büyüklükte neden çıktı? Birileri burayı pilot olarak mı seçti? Şehire uzak, gözden ırak müdahale riski uzak ve havadan müdahalesi olmayan gecikmeli bir acı tablo. Neden gece vakti? Tıpkı kasıtlı yapılan deprem gibi kasıtlı yakılan bir otel? Kasıtlı çıkarılan bir otel mi? Masum insanlar can verirken birileri acımadı. Çocuklar, aileler yandı. Bu insanlar aileleriyle hiç bir yere gitmesin, dinlenmesin istiyorlar. Toplumu yalnızlaştırma ve korkutma politikasının bir başka açısı olsa gerek. Kim yine neyi ritüel olarak kullandı ya da örtbas etmek istedi bilinmez ama daha önce dediğimiz gibi; "2025 yılı hem çöküş, hem çıkış yılıdır.." Bunu önceki senelerde de ifade etmiştik. Bu sene kötülüte tavan jübilesi! Yapay zekâ soslu Los Angeles yangınına rağmen Trump, daha ilk günde kalesini korudu ama biz kalemizden goller yemeye devam ediyoruz. Yazın buğdayları, ormanları yakanlar kışın da yüreklerimizi yaktılar!.. Tesadüf diye birşey asla olamaz. İki gün sonra başka bir gündemle unutulur gider! #bolukartalkaya #bolu #yangın #Otel Grand Otelshow more

Ali Osman Önder
446,381 görüntüleme • 1 yıl önce
HANDE ERÇEL HOROSCOPE ANALİZİ ASTROLOJİ DE BAŞARI VEREN NAKSHATRALAR/... AK-AMK GEZEGENLERİ BAŞARININ ANAHTARIDIR Hande Erçel horoscope analizi Kimi çok sevse kimi pek sevmese de Hande Erçel Türkiye'nin en ünlü kadın ünlüsü. Devamlı eleştirilerin odağında olsa da günün sonunda parlamaya devam ediyor. Peki neden Hande Erçel'in nasıl bir haritası var. Öncelikle bu biraz farklı bir inceleme olacak. Kendisinin Nakshatralarına(yıldız) ve önemli kariyer gezegenlerine bakacağim. Kendisinin zaten inanılmaz güçlü bir haritası var. Rahu ile günes kavuşum durumunda. Normalde bu kavuşum iyi kabul edilmez. Çünkü ikisi Grahan yoga'yı oluşturur. Bunun oluştuğu ev konumuna göre potansiyeller değişiyor. Genellikle olumlu olmasa da Hande Erçel'in çok güçlü bir konumda. Bu yoga güçlü konumda olduğunda kişiye başarı şan ve şöhret getirir. Buna ek olarak Merkür ve Jüpiteri ise swati nakshatra da. Bu nakshatraTerazi Burcunun 6º 4′ ila 20º derece arasında bulunur. Kişiye şöhret ve un vermek ile birlikte güzelliği ile ön plana çıkmış insanlarda görülür. Swati Nakshatra kadınları güzellikle şefkatlidir ve büyük bir sosyal itibara sahiptir. Çok dürüst ve saf kalplidir. Peki haritası ün vadetse de hangi alanda tanınırlık elde edeceğini ve hangi alanda başarı elde edeceğini nereden bilebiliriz. Bu haritada ki iki gezegende bulunur ve kariyer için iki gezegene mutlaka bakılmalıdır. Atmakaraka gezegeni(Ak) Amatyakaraka gezegeni(AMK) ak gezegenimiz en yüksek dereceye sahip gezegendir ruhumuzun amacını temsil eder. AMK gezegeni ise en yüksek dereceye sahip ikinci gezegendir en uygun kariyeri temsil eder. Kendisinin Ak gezegeni Venüs'tür. Bu onun amacının Venüs Güzellik, uyum, ilişkiler, sanatlar veya yaratıcılık ve diplomasi olduğunun becerileri de bu alandadir. AMK gezegeni ise Merkür yani iletişim alanında meslekler olduğu ortaya çıkar. İletişim ve sanatın birleştiği en bilinen meslek ise zaten oyunculuktur. Haritasını bir bütün olarak inanılmaz çalıştırıyor. Sizin Atmakaraka gezegeniniz nedir? #atmakarakashow more

Rohini Astroloji
26,654 görüntüleme • 8 ay önce
Kuantum mekaniğinin en sarsıcı teorisi olan Çoklu Dünyalar yorumu... sana şunu söyler sen bir karar verdiğinde seçmediğin diğer ihtimal yok olmaz sadece evren o saniyede ikiye yarılır ve o seçmediğin hayatı yaşayan başka bir sen paralel bir gerçeklikte yoluna devam eder. Şu an burada tek bir gökyüzüne bakıyorsun ama kuantum olasılıkları yüzünden milyarlarca farklı paralel evren aynı uzay boşluğunun içinde üst üste binmiş şekilde yan yana yaşıyor. Biz o evrenleri asla göremiyoruz çünkü her seçimimizle sadece kendi gerçeklik çizgimize kilitleniyoruz ve beynimiz bize tek bir hikaye anlatıyor. Ama varoluşsal sarsıntı şu. Hayatında çok radikal bir karar verdiğinde, birini tamamen terk ettiğinde ya da bir şehirden arkana bakmadan gittiğinde içinde hissettiğin o amansız sancıyı düşün. Gitmekle kalmak arasında ruhunu ikiye bölen o sızı, yıllar sonra gece yarısı tavana bakarken aklına gelen o keşke... Psikologlar buna sadece başa çıkma mekanizması ya da travma der geçer ama kuantum fiziği çok daha karanlık ve büyüleyici bir ihtimal sunuyor. Ya o içindeki sızı, kuantum düzeyinde diğer paralel evrende o seçmediğimiz hayatı yaşamaya başlayan diğer bizlerin ruhsal titreşimiyse? Yaşamadığını sandığın o aşklar, yarım bıraktığın o hayatlar ve binmediğin o uçaklar yok olup gitmedi. Evrenin başka bir kuantum katmanında, senden sadece milimetrenin milyarda biri kadar uzaklıkta ama asla dokunamayacağın bir boyutta canlı olarak akmaya devam ediyor. Sen o insandan ayrıldın ama paralelindeki diğer sen o kapıdan çıkmadı ve şu an onunla aynı koltukta oturuyor. Sen o şehri terk ettin ama diğer sen o şehirde kaldı ve o hayatı sonuna kadar yaşıyor. Zihnindeki o keşkeler ve geçmeyen sızılar belki de sadece bir psikolojik yanılgı değil, o paralel boyutta akmaya devam eden hayatların bu dünyadaki fiziksel özlemidir. Biz geçmişi geride bıraktığımızı sanıyoruz ama evren hiçbir ihtimali çöpe atmıyor. Sadece sen şu an bu versiyona hapsoldun. Ve o içindeki boşluk, diğer versiyonlarının yankısından başka bir şey değil.show more

Deepcosmoss
131,366 görüntüleme • 1 ay önce
Macaristan'da Yeni yapılan 2024 Turan Kurultay çok renkli geçiyordu.... İlginç bir figür de Doğu'dan çıktı. Araplara karşı mücadelesiyle bölge halkının kahramanı olan Türk: Kral Gesar temsili Budist Türkşahilerin kralı olan Fromo Kesaro, 8. asırda araplara karşı kazandığı askeri başarılarıyla Budizmi müdafaa eden bir lider olarak öne çıkmıştır. Bu galibiyetleri sayesinde Türk, Moğol, Çin ve Tibet halkları için bir efsaneye dönüşmüş ve maceraları "Kral Gesar Destanı" şeklinde anlatılmıştır. Videoda gördüğünüz üzere Tibetliler bugün bile onu anmaya devam ediyor. Peki ya biz? Maalesef yeni öğreniyoruz. Sanırım Kral Gesar'ın tanınması için yakın dönemde en çok emek veren kişi sevgili @bartubolukbasi oldu. Resimlerini çizdi, ondan aldığı ilhamla fantastik bir roman yazdı. Onun Fromo Kesaro hakkında yazdığı kısa, tanıtıcı bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Detaylı bilgi isteyenler yine kendisine ait olan "Eski Türk Portreleri" eserine bakabilir: "Şimdi size resmi tarihimizde asla bahsedilmeyen bir Türk kahramanını anlatacağım. Adının tarih kitaplarımızda neden hiç yer almadığını anlamak zor değil. Yedinci yüzyılın ortalarında Arap orduları İran'ı işgal ettiler. Halifelik, Sasani imparatorluğunu yıktıktan sonra onlardan kalan kültürel mirası da ortadan kaldırmaya yemin etmişti. Paganlar ve Zerdüştler müthiş bir baskı ve asimilasyona maruz kaldılar. Sasanilerden kalma küçük prenslikler ve Türk şehirleri Araplara karşı direnişe devam ediyordu. Kuteybe'nin önderliğindeki işgalci Araplar önündeki en büyük iki engel kuzeyin Şamanist Hazar Türkleri ve Hindistana açılan yüksek tepeleri bekleyen Budist krallığı Türkşahiler idi. Türkşahi kralı Teginşah oğluna ad olarak Anadolu'da Araplara kan kusturan Romalıların efendisinin ünvanını koydu. Fromo Kesaro. Anlamı Roma sezarı olan bu ad çocuğun büyüdüğünde işgalcilere karşı mücadelesinde ilham alması içindi. Türkşahiler iki yüzyıl boyunca Arapların Kuzey Hindistana girmesini başarıyla engellediler. Onların fedakarlığı ve askeri disiplini sayesinde Budizm bölgede tutunma imkanı buldu. Fromo Kesaro bölge halkları tarafından o kadar büyük bir kahraman olarak itibar gördü ki ölümünden sonra "Kral Gesar" namı ile bir mitolojik kurtarıcıya dönüştü. Evrenin hükümdarı, öğretinin ve budistlerin koruyucusu göksel kral Gesar..." (Alıntı)show more

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)
205,631 görüntüleme • 2 yıl önce
Artık haddinizi aştınız! Serkan Yetişmişoğlu, SporBursa canlı yayında sayfamızı... hırsızlıkla itham etmiştir. Dün Fethiye’de başkanımız Enes Çelik’e sataşanlar olduğuna dair videoyu, taraftarlarımızın bizlere göndermesiyle paylaştık. Videonun hiçbir yerinde bir kanal ya da sayfaya ait logo bulunmamaktadır. Sayfamızdaki tüm içeriklere bakıldığında zaten karma şekilde taraftarlardan gelen paylaşımlar olduğu, hatta kendi videolarımıza bile logo koymadığımız açıkça görülür. Buna rağmen Serkan Yetişmişoğlu denen kişi, iznimiz olmadan kişisel bilgilerimi (telefon numaram vb.) Antalyalı bir gazeteciye vererek küfür ve hakaretlere maruz kalmamıza sebep olmuştur. Söz konusu Antalyalı gazeteci ise düşük takipçili hesabından, tribünde çekilen görüntünün kendisine ait olduğunu iddia ederek, reklamını yapmadığımız gerekçesiyle telefonda hakaretler savurmuştur. Kendisine videonun taraftarlardan geldiğini, herhangi bir logo olmadığı için kaynağı bilmediğimizi açıkça belirtmemize rağmen hakaretlerine devam etmiştir. Bunun üzerine Serkan Yetişmişoğlu, numaramı izinsiz paylaşmakla kalmamış, üstüne bir de canlı yayında bizi hırsızlıkla suçlamıştır. Bak Serkan, bundan sonra “abi” kelimesini attık. SporBursa’yı açtığında sana en büyük desteği veren, reklamını yapan, editlerini hazırlayan, canlı yayınlarını paylaşan sayfalardan biriydik. Bir gün çıkıp “bundan sonra içeriklerimi almayın” dedin, biz de buna saygı duyduk ve o günden sonra senden hiçbir içerik almadık. Şu an sayfamızda sana ait tek bir içerik yok. Gelelim asıl konuya: Bu görüntüler telif hakkına giriyor mu? Hayır. Bu görüntülerle ilgili hak iddia edebilecek taraflar saha içi ve tribün çekim yetkisine sahip yayıncı kuruluşlardır. Bu doğrultuda gerekli izinler de alınmıştır. Kaldı ki, görüntüyü çektiğini iddia etsen bile bu görüntülerin tüm hakları sizde değildir. Bizim derdimiz hiçbir zaman kendi reklamımız olmadı. 2014 yılından beri sadece Bursaspor için paylaşımlar yapıyoruz ve bundan hiçbir kazanç elde etmiyoruz. Ayrıca etkileşim uğruna yalan haber de yapmıyoruz; “maç Ankara’da oynanabilir” gibi asılsız gündemler oluşturmuyoruz. Sayfamızın ulaştığı kitle ve etkileşim, belli ki bazılarını rahatsız ediyor. Artık bunu gizleyemiyorsunuz. Kısaca Serkan; Sen etkileşim kasmak için bir şeyler yazmaya, söylemeye devam et. Takipçilerimiz neyin ne olduğunu biliyor. Belki bu videoya kendin gözüktüğün için telif atabilirsin. Çünkü senin derdin başka.show more

Bursaspor Medya
54,504 görüntüleme • 5 ay önce
La Haine filminin ünlü giriş sahnesi bu. 50. kattan... düşen ve her katın yanından geçerken "buraya kadar her şey yolunda" diyen bir adamın hikayesi. CHP'nin hikayesi de işte o adamın hikayesine benziyor. 50. kattan düştüler, polis baskını yapıldı, 49. kattayken hala iktidar olacağız diye bağırıyorlardı. 48. katta CHP'liler ve İBB çalışanları itiraflara başlamışken, CHP hala imza toplamaya çalışıyordu. 47. katta oyumuz %40 oldu diye anket paylaştılar. Düşene gülünmez ama ben en çok buna gülüyorum. Yolsuzluk davasının dosyalarından biri, çalınan paralarla sahte anket yaptırmalarının üzerine. Yani adamın çaldığı parayla sahte anket yaptırdığını ispatlıyorsun cevap olarak yine sahte anket yaptırıyor. CHP henüz düştüğünü kabullenemiyor, o elli kat ile zemindeki beton arasında geçen süreyi yaşıyorlar şu an. Hızla yaklaşan betona bakmayınca gerçeklerden kaçabileceklerini sanıyorlar. Ne kadar zavallıca... Türkiye'de enflasyon var ve evet bazı ekonomik zorluklar da yaşanıyor. 23. senenin sonunda soğan falan biraz pahalandı, geçen 10 senedeki kadar rahat değiliz ama hayat büyük ölçüde normal seyrinde akmaya devam ediyor. Muhalefet, eskiden ekonomiyi eleştirirken ABD ve Avrupa ile kıyas yapardı, artık yapamıyorlar farkında mısınız? Çünkü bize "ideal rejim" diye sundukları Batı demokrasileri çöküşe geçti. CHP'nin tutunmaya çalıştığı Batılı erkler de 49. katta arkasından geliyor. Evet Türkiye, AK Parti iktidarının 23. senesinde bir takım ekonomik sıkıntılar çekti ve hala da çekiyor ama yüz yıllık 3 önemli sorununu da bu süreçte çözdü. Enerji, altyapı ve milli silah sanayii. Türkiye'nin bu 23 yılda kurduğu ordunun ne demek olduğunu önümüzdeki yüzyıl boyunca herkes öğrenecek. Türkiye artık hiçbir ülke tarafından askeri olarak işgal edilemez bir güç olduğunu herkese kabul ettirmiş durumda. 20 sene önce bu bir teoriydi, şimdi herkes tarafından kabul edilen gerçeğin ta kendisi. Dahası hiçbir terör örgütü tarafından silahla tehdit edilemez olduğunu da ilan etti. ABD, şu dakikalarda Suriye'deki terör gruplarına destek amacıyla getirdiği güçlerini ülke dışına taşıyor. Çok yakın bir süre sonra Türkiye'nin hiçbir sınırında kendisini tehdit eden tek bir silah bile kalmayacak. Türkiye şu an Suriye'de askeri üsler ve hava savunma sistemleri kuruyor. Bunun anlamı, o bölgedeki İsrail tahakkümünün sona ermesi. İsrail o yüzden arada bir hava saldırısı düzenleyip buna engel olmaya çalışıyor ama onun da yapabileceği hiçbir şey yok artık. Türkiye hızla genişliyor. Bu hızda bir genişlemeyi Batı, bir kaç yüzyıl önce yaşamıştı. Ama onlar genişlerken arkalarında katliamlar, soykırımlar, cinayetler bıraktılar. Şimdi sesleri çıkmasa da Batı medeniyeti çöktükten sonra onlardan çok acımasız intikamlar alacak mazlumlar sırada bekliyor. Biz görmesek de emin olun çocuklarımız bunu görecek ve belki de "bu kadar yeter" diye Batılıları korumak zorunda bile kalacak. Bugün bizim biraz enflasyon, biraz pahalı soğan ve patates ile başlattığımız genişleme sürecini, onlar milyonlarca insanı katlederek, sömürerek, işkence ederek, onurunu, gururunu yok ederek başlatmıştı. Afrika'daki Fransız kobalt madenlerinde 11 yaşındayken ciğerlerini kusup ölen çocuğun intikamını birileri onlardan mutlaka alacaktır, bundan emin olabilirsiniz. CHP aslında bu ülkeden yüz yıldır çalıyordu. AK Parti öncesinde bk kokan, pislik içinde yüzen hastaneler, bu soygunun sonucuydu mesela. Olmayan yollar, açılmayan okullar, İsrail'den alınan Heronlar, aslında CHP'nin bizden çaldıklarıydı. Referansları Batı olduğu için CHP çalmak üzerine kurulmuş bir örgüttür. Batılı çalar. Başka milletlerden de kendi milletinden de çalar. Açlıktan ölen Afrikalıdan da çalar, tarihin kıyısında uyuya kalmış Türk'ten de çalar. Batı medeniyetinin mantığı, güçlünün güçsüzden çalmasıdır. İşte CHP de, bu ülkedeki Batıcılardan oluştuğu için kurulduğundan beri bizden çalıyordu. Ne zaman uyanıp hırsızı yakalasak ortaya bir cunta çıkıp kafamıza vuruyor ve bizi tekrar uyutuyordu. Şimdi CHP 46. kattan geçerken "cunta" diye bağırıyor, muhtemelen şu an hayatları film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyor ve cuntayı da işte orada görüyorlar. Ama artık onları kurtaracak bir cuntaları da yok, cunta çok daha önce oradan düşüp parçalandı. Cesaretlerini toplayıp aşağıya bakabilseler, cuntanın parçalanmış cesedinin de orada olduğunu görebilecekler.show more

Abese İrca
98,032 görüntüleme • 1 yıl önce
İran için bugün önemli bir gün İran’da şuan devam... eden olaylar üzerinden rejim değişiyor demek erkenci bir tavır özellikle bugünü görmek gerekiyor İran rejimi açısından Protestolar şiddete dönüşme meselesi nedir. Bunu görmek gerekiyor. Bugün yönetimi destekleyenler sahaya çıkarılacak. Burada ne olacak ona bakmak lazım İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei: "Bu sefer farklı... Bu kez hiçbir mazeret kalmadı. Bu defa durum, 2019 veya 2022 yılındaki bazı olaylardan farklıdır.Düşman resmen desteğini ilan etmiş durumda. Halka ve ailelere şunları söylüyorum: Bu kez kimseye müsamaha gösterilmeyecek.” Rejim hala müdahale etmedi. Neyi bekliyor sorusu önemlidir İran rejimini tanıyanlar geçmiş dönemlerde olduğu gibi güvenlik güçleri ve istihbaratın protestocular içindeki “kilit”unsurları tespit etmek ve tutuklamak için şimdilik izlemeyle yetindiğini ifade ediyorlar Ordu yada güvenlik bürokrasisi saf değiştirmiş değil, bizzat sistemin içinde gidişattan rahatsız kişi ve kliklerin farklı bir tutun takındığıyla ilgili bilgi sahibi değiliz İran’daki gösterilerde bir Yeşil Hareket ya da Mahsa Emini protestosu kadar ciddi kalabalıkların toplandığını söylemek şuan güç. Protestoların olduğu yer sayısı fazla ama daha çok gençlerden oluşan gruplar sahada Devam eden göstericilerde ağırlıklı olarak 18-30 yaş arası gençleri görüyoruz. Bunlar İran İslam Devrimi’ni de Şah dönemini yaşamaya gençler. O nedenle gençlerin taleplerini ideolojik tartışmaların farklı bir yerinde değerlendirmek gerekiyor. Onlara göre “İran'daki olayların müsebbibi ne ABD ne de İsrail'dir. Bizzat devlet eliyle tesis edilmiş oligarşik düzendir. Bu rantçı düzen devlet eliyle yönetiliyor. “ Bu düzenin değişmesini istiyorlar Gösterilerde bir diğer sorun karizmatik bir liderin ortaya çıkamamasıdır. Trump bile Şah’ın oğlunun beklentiyi karşılamadığını çok net ifade ediyor. Gösterilerde lider sorunu aşılmış değil. Evet İran’da protestolar var, buradan düştü düşüyor değerlendirmesi yapmak için çok erken. Geçmiş dönemde bunlardan daha kitlesel eylemler yapıldı ama belli zaman sonra kontrol altında tutuldu Bu sefer durum diğerlerinden farklı doğrudur biz sahadaki protestocuları görüyoruz. Rejimi ve onu destekleyen grupları ve İran Derin devletini hala sahada görmüş değiliz O nedenle bugün Cuma İmamlarının vereceği mesaj ve destekleyicilerini nasıl yönlendireceklerini görmemiz gerekiyorshow more

Nevzat Çiçek
56,867 görüntüleme • 7 ay önce
Mehmet hocayı kırmak istemem ama hakkın hatırı daha âlidir.... Duygusal fevri konuşmalar ne adil, ne akil ne de hikmetlidir. Bin yıllık tarih ve 40 yıllık ihanet 40 günlük savaşla temizlenemez. İsrail’e karşı elbette destekleyelim ama bu dil yanlıştır. Abartılıdır. İran’ı meşrulaştırmadan da taraf olabiliriz. Bir Ermeni’ye yapılan haksızlığa tepki göstermek için nasıl “Hepimiz Ermeni’yiz” dememize gerek yoksa burada da kantarın topuzunu kaçırmamak gerekir. Fıkıh bir işin neticesini gözetmek ve sonunu düşünmektir. İyi niyet suistimale kapı aralamamalıdır. 1-İran bir İslam Devrimi değil Şii mezhep devrimidir. Kendisini Şia mezhebine hapsettiği için kuşatıcı bir İslami sistem olmadığı gibi Müslüman halkları da kafir gören bir ideolojiye sahiptir. Şii IŞiD’in iktidar olmuş halidir. 2-Bu rejim tercih ettiği mezhebi tonun sapkınlığından (Şiiliğin en aşırı kolu) ayrı olarak milyonlarca Müslümanın kanını dökmüş, ABD ve Rusya ile iğrenç işbirlikleri yapmıştır. Zamanı gelince de onlar bu rejimi tuvalet kâğıdı gibi kullanıp atmışlardır. 3- Şii-Rafızilik Caferilik gibi bir etiketle fıkhi bir mezhep gibi-jelatinle sunulamaz. Hele bunu bir fıkıhçı yaparsa bu hiç olmaz. Bu kurnaz yaklaşım bir İran stratejisidir. En son bu kurnazlığı Nadir Şah yapmıştı ve Osmanlı uleması bunu reddetmişti. 4- Bizler İsrail karşıtı rejimi Afganistan’da kurmak için 20 yıl cihad ettik karşımıza ABD ve İran dikildi. Irak cihadını onlar sona erdirip ABD’ye askerlik yaptılar. Mursi Mısır’ına İran düşmanlık etti. Suriye’de 14 yıl Ayetulla Putinle birlikte halkımızı katlettiler. Yemende İhvan devrim yapıp devlet kurdu İran ve Rusya Husilere destek verip devrimi çaldılar. Bu kadar cürmü işleyen İran Sünni olsa bu kadar tolere eder miydiniz? Öyleyse IŞİD’e de destek olun. O tekfirci ve berbad örgütün liderleri tamamen ABD tarafından öldürüldü. ABD’de saldırılar yaptı. Sahabeye de sövmüyorlar. İran onlardan da beter. İran’ın bugün başına gelenler kendi yaptıklarının sonucu. İran’ın son 40 yıldaki ABD ve Rusya ile açık ittifakı inkar edilemez. Bunlar mevsuk hakikatlerdir. Ancak son iki yılda yaşananlar, hatta Süleymani’nin öldürüldüğü 2017’den sonra yalananlar danışıklı dövüş değildir. Gerçek bir çatışma halidir. İran ABD ile Sünni Müslümanlara karşı sürdürdüğü işbirliği devam etsin ve bu savaş yaşanmasın diye çok çaba sarf etti. İsrail’in bugün bu kadar cüretkar olması büyük oranda İran’ın uzun yıllar Müslüman cepheyi bölüp ABD ile iş tutmasının sonucudur. İran ile iletişim kurmak ve hatta işbirliği yapmak -mümkün ya da değil ama denemeye değer ve buna da mecburuz-vahdet midir? Vahdet tevhid ile mümkündür. Vahdet Şia bizi tekfir ederken mümkün ve gerçekçi de değildir. Olması gereken “stratejik çatışmasızlıktır”. İşte burada ise iyi niyetlerin İranın ikinci bir yayılma ve mezhepçi politikasına alan açıp meşruiyet vermemesi önemlidir. Bunun için kin ve öfkenin kontrol edilip hafızanın ise canlı tutulması ince bir çizgidir. Diğer bir hata da sanki her şey tarihte kalmış gibi bir algı oluşturmaktır. Daha bu hafta İran destekli Irak yönetimi Sünni mahkumları idam etmeyi hızlandırdı. Ne yaptılar sözde vahdet için? Yemen’deki İhvan mahkumlarını mı serbest bıraktılar? Irakta hapis yatan 60 bin Sünni mahkumu mu serbest bıraktılar? Sayın hocam üzgünüm ama Musa (as) değil İbrahim (as), Ahmet değil İsmail, inek değil koyun…show more

Dr. Abdulkadir Şen
26,706 görüntüleme • 4 ay önce
Sıfır Togg aracının sürekli arıza yaşadığını söyleyen bir vatandaş:... ''Togg 10f marka aracımı 2025 Aralık ayında Ankara Çayyolu bayisinden sıfır olarak teslim aldım. Aracı aldığım günden bu yana yaklaşık 4 aydır ekran sorunu yaşıyorum. Haftada en az 4 kez araç ekranı kendiliğinden kapanıyor. Yetkili servise gittiğimde güncelleme yapıldı ancak sorun hiçbir şekilde düzelmedi ve aynı şekilde devam ediyor. Ekranla ilgili servise başvurduğumda bana tekrar ekran sorunu yaşayabileceğim söylendi. Sıfır aldığım bir araçta ekran sorununu hem baştan beri yaşıyor olmam hem de tekrar yaşanabileceğinin söylenmesi kabul edilebilir bir durum değil. Buna ek olarak son 2 aydır akü sorunu yaşamaya başladım, akü durduk yere boşalıyor ve araç çalışmıyor. Kırsal bir bölgede kaldığım için aracımın çalışmaması sebebiyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Tüm bu sorunlara rağmen bana en erken 25 Haziran tarihine randevu verildi ve randevudan sonra da aracın yaklaşık 10 gün serviste kalacağı belirtiliyor. Hem ekran hem akü sorunu yaşayan bir kullanıcının bu kadar uzun süre bekletilmesini ve bu kadar kısa sürede bu kadar arıza yaşamayı kabul etmiyorum. Araçtaki ekran sorununun kalıcı olarak giderilmesini, ekranda bende oluşan bu kalıcı problemin çözümü için ekranın tamamen değiştirilmesini ve durup dururken boşalan akünün de yenisiyle değiştirilmesini talep ediyorum. Mağduriyetimin acil olarak giderilmesini ve sürecin hızlandırılmasını istiyorum.''show more

Bahtiyar Kara
1,032,701 görüntüleme • 3 ay önce
İster istemez 'Acaba mı?' Diyorsunuz... 6 Şubat depremlerinin ardından... henüz bir hafta geçmişti. Türkiye’nin hemen her bölgesinden gıda desteği ve yemek üretimi için şefler arka arkaya Antakya’ya geliyordu. Bu kapsamda, özel bir kolejin mutfağında günde yaklaşık 10 bin kişiye yemek çıkarılan bir sistem kuruldu. Ben de o dönemde, bu yemeklerin Antakya’daki Emek ve Aksaray mahallelerinde yaşayan vatandaşlara ulaştırılmasını üstlendim. Günde üç öğün, kendi belirlediğimiz noktalarda çadırlarda, çocuklarıyla birlikte yaşayan hem Türk hem de Suriyeli ailelere yemek dağıtımı yapıyorduk. Günler geçtikçe aileleri, çocukları tanımaya başladık. Sadece yemek değil, ihtiyaç duyulan diğer konularda da yardımcı olmaya çalıştık. Aradan 7–8 gün geçmişti; mahallede hâlâ elektrik yoktu, insanların umutsuz bekleyişi sürüyordu. Bu süreçte bölgede görevli güvenlik güçleriyle de tanışmıştık. Bir gün, akşamüstü yemek dağıtımı yaptığımız alanlardan birinde dikkat çekici bir durumla karşılaştık. Tertemiz, turuncu bir araç vardı. Hemen arkasında, hiç kullanılmamış ekipmanlar ve jelatinleri dahi açılmamış yeşil yelekler duruyordu. Aracın sahipleri ise yaya halde bölgede “keşif” yapıyordu. Arkadaşlarımla birlikte bu ekibi takip etmeye başladık. Yemek dağıttığımız noktalardan birinde, çadırda yaşayan Suriyeli bir ailenin etrafında dolaşıp duruyorlardı. Bu ailenin 5 kızı ve 3 erkek çocuğu vardı. Durumu, mahalleden sorumlu güvenlik güçlerine bildirdik ve şahısların peşini bırakmadık. Kısa süre sonra yakalandılar. Yardıma geldiklerini iddia ediyor, bunun dışında net bir açıklama yapmıyorlardı. Yaşanan arbede ve müdahalelerin ardından, günün sonunda çocukları kaçırmak amacıyla bölgede oldukları ortaya çıktı. O kişileri güvenlik güçlerine teslim ettik. Ardından yaklaşık 40 gün boyunca aynı bölgede yemek dağıtımına devam ettik. Bugün ardı ardına ortaya çıkan Epstein bağlantılı görüntüler, Türk çocuklarına dair yayınlanan videolar ve çeşitli iddialar aklıma geldikçe, ister istemez “acaba” demeden edemiyorum. Deprem bölgelerinde Şubat ayında yaşananları anlamak gerçekten kolay değil. Umarım bu büyük felaket, bu tür sapkınların amaçlarına ulaşmasına fırsat vermemiştir. Paylaştığım görüntü, o gün bir arkadaşımız tarafından çekilmiş; aracın bölgede yaptığı keşfe ait görüntüdür. #hatayshow more

Mustafa Dilek
500,189 görüntüleme • 6 ay önce
Bu güzel Ekim sabahında, Devlet Bahçeli’nin Türk siyasal hayatını... sarsan tarihi çağrısıyla beraber köşe yazarlığına yeniden dönüyorum. Artık Türkiye’nin en popüler ve etkili medya platformlarından biri olan Ensonhaber’de düzenli yazı da kaleme alacağım. Haftaiçi Çarşamba ve Cuma günleri de Ensonhaber Youtube videolarımız da devam edecek. İstanbul bu sabaha sis içinde uyandı ama şimdi sis adım adım dağılıyor ve hava berraklaşıyor. Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla başlayan süreç de Tusaş saldırısıyla sis içine boğulmak istense de başaramayacaklar, hava berraklaşacak ve bu sorun çözülecek. Terörsüz ve şiddetsiz bir Türkiye inşa edilecek bu sefer. Ben bunu sislerin ardında görüyorum. Hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Devlet Bahçeli bu yoldan asla dönmüyor. Bilakis AK Parti ve MHP çevreleri içinden nifak çıkaracak olanların kulağı da sert şekilde çekiliyor Cübbeli örneğinde olduğu gibi. DEM’in Parti Meclisi’nin 21-22 Ekim’de toplanması sonucu hazırlanan sonuç bildirgesindeki çocuksu sözler ve Kürt meselesinin künhüne vakıf bir yazar olan Yıldıray Oğur’un tabiriyle ergen devrimci liseliler bildirisi tarzındaki gülünç ifadeler önemsenmemeli. Bu süreçte çok önemli ve kritik rol oynayacağına inandığım mevcut rejimin Falih Rıfkı Atay’ı pozisyonunda olan değerli dostum Abdülkadir Selvi de hadiseyi bence bu bağlamda ele almalı. Üstelik bu DEM PM toplandığında daha ortada Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı da yoktu. Kıymetli entelektüel Ali Bayramoğlu’nun da yazdığı gibi her çatışma çözümü faydalar ve beklentiler üzerine kurulur. Sabırlı ve itinalı olmak gerekir. DEM içinden gelecek bu tür siyasetin s’sinden bile anlamayan Türk solunun mirası çocuksu tepkileri bitirmenin yolu da Devlet Bahçeli’nin gerçek anlamda devrimci çıkışını devam ettirmekten geçiyor. Abdullah Öcalan, İmralı’dan Ankara’ya bir özel güvenlikli ev hapishanesine gelir, DEM grubunda konuşma yapmak için TBMM’ye gitmesine bile gerek kalmaz. O evden DEM grubunu idare eder. Kandil ile o evdeki güvenli hattan istediği gibi konuşur, yönlendirir. Kamuoyuna yönelik konuşacaksa da yine o evden basın toplantısı yapar. Öcalan hem Kandil’i hem DEM’i yönetecek güce sahip olduğunu net şekilde iddia ediyor. Şimdi sıra Öcalan’ın bu iddiasını ispat etmesine fırsat tanınmasındadır. Devlet Bahçeli’nin açtığı ve Tayyip Erdoğan’ın da sonuna kadar desteklediği yol bu fırsat imkanını tanıyor. Zaten aynı PM bildirisinde DEM de parti olarak Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılarak başlarına geçmesini adeta talep ediyor. Doğrusu da budur. DEM Parti’nin yaklaşık yüzde 10 oy almasının baş sebebi Abdullah Öcalan’dır. Öcalan başka bir partiye destek olsa bu sefer yüzde 10 oyu o parti alır. DEM hiçbir oy alamaz. Bir insan eğer DEM milletvekili olarak seçiliyorsa zaten bu Abdullah Öcalan sayesindedir. DEM’in fiili genel başkanı zaten Abdullah Öcalan’dır. Biz Türkler için Abdullah Öcalan bir teröristbaşı. Fakat bu yüzde 10’luk kitle yani yaklaşık 8.5 milyon yurttaşımız Öcalan’ı Kürt halk önderi olarak görüyor. Bu 8.5 milyon insanımızdan müteşekkil sosyal tabanın Abdullah Öcalan’dan sonra en sevdiği siyasi aktör Selahattin Demirtaş da çok yapıcı ve güzel açıklamalarla Devlet Bahçeli’nin açtığı yola tam destek veriyor. Artık 2015’teki Demirtaş yok. Çok olgun ve yaşadıklarından ders almış bir yeni siyasetçi Selahattin Demirtaş var. Ben şahsen Selahattin Demirtaş’ın da Edirne döneminin kapanması ve Ankara’da bir özel güvenlikli ev hapishanesine Demirtaş’ın da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yarın Cumhuriyetimizin 101. kuruluş yıldönümü. Ne yapacağız bu 8.5 milyon yurttaşımızı? Cumhuriyet çatısından dışlayacak mıyız? Cumhuriyet evinden onları kovacak mıyız? 101 senedir Cumhuriyet çatısı altından dindarları kov, Kürtleri kov, Alevileri kov, gayrimüslimleri kov. Herkesi bu çatıdan, bu evden kova kova Türkiye Cumhuriyeti ileri bir ülke olabildi mi?show more

Rasim Ozan Kütahyalı
526,528 görüntüleme • 1 yıl önce