Kağnı gibi çalışan 7 yıllık Android telefonda bile React... Native iyi çalışıyorsa bana performanstan bahsetmeyin 🧑🔧show more

Zafer Ayan
108,135 views • 2 years ago
En azından bir gün önceden planlı programlı geldiğinizi bu... kadar belli etmeseydiniz. Geçen ses odasında bile telefonda bana gayet iyi davranıyor ama ekranlara çıkınca değişiyor demiştin. Aynısını bölümde de söyledin Aleyna’nın ağzından konuştuğun o kadar açık ki… Cansın için arkamdan konuşmuyor ama başkalarının konuşuyor diyorsun. Sürekli bağırıyormuş felan filan. Güzel doldurulmuşsun. Böyle devam #kısmetseolurshow more

Asena
15,265 views • 15 days ago
💥GEL GEL HAYDAR GEL💥 📌Bana bak Haydar, telefonda iktidarla... iş tutuyor diyen adamı zırt pırt arayan sensin. Nasıl tutuştuğunu anlatmama gerek yok. Telefonda kim kedi , kim aslan bilen bilir...😊 📌Senin Beşiktaş Belediyesinde neler yaptığını, Belediye araçlarıyla nasıl fellik fellik dolaştığını bilmeyen yok. Zamanında Bodrum Belediyesine kestiğin faturaları anlatmaya destan yetmez. 📌Politikyol'u Rıza Akpolat'ın adamlarına bedava verdiğine ise çocuk bile güler. 📌Kendin Parti Meclisi Üyesi, Karın Çankaya Belediyesinde çalışan , Abin Çankaya Belediyesinde Belediye Meclis Üyesi partinin bütün nimetlerinden faydalanan sen mi bana hesap soracaksın.😊 📌Biz ekşi yemedik ki karnımız ağrısın , Senin gibi namusum maaşım kadar değil. Hangimiz Belediye Başkanlarından maaş alıyorsa onun bütün sülalesini 1.5 Milyon CHP Üyesi hatrını sorsun... 📌Sen bana mardaval okuyacağına İzmir , Muğla ve Mersin Belediyelerinde ne işler çeviriyorsun onları anlat... 📌Sen önce Ediz Ün'le ilgili iddialara cevap ver❗️Devletin hangi birimleri ile görüşüyorsun onu anlat... 📌Sonra da Ali Mahir Başarır'la ilgili dosyaları, haber sitelerine para karşılığı haber yaptırmaya çalıştın mı çalışmadın mı onu anlat hele 😊😊😊 Ali Mahir Başarır CHP 🇹🇷 Özgür Özelshow more

Tolgahan Erdoğan
54,265 views • 1 year ago
Bana bak genç oğlan, sen değil senin 7 ceddinin... yapmadığı muhalefeti yaptım ben tek başıma. Ayasofya açılışında ne sen, ne senin ağababaların vardı. Tüm muhalif grupların ödünün kopup giremediği ortama TEK başıma girdim. ( diyanet başkanı yüzünden 130 bin kişi bedduaya amin deyip Gazi paşaya saygısızlık yapmıştı). Kime ne söylediğinize dikkat edeceksiniz. Halk ne dediyse ben hep onu aktardım. Buyur eğer Hamza Dağ ile bir ilişkimi ispatlayabilen varsa tüm TÜRKİYE’de ! Tüm atılan iftiraları kabul edeceğim ve tüm hesaplarımı kapatacağım ;) Hayatında 1 kere bile gözaltına alınmamış pembe götlüler kulağınızı açıp iyi dinleyin😎 Benim etim zehirlidir ısırmaya çalışan tüm böcekler bunu iyi bilsin… 🇹🇷Zaman herşeyi gösterecek. #ekremimamoğlu #MansurYavaşshow more

Ozan / Tüylü Mikrofon
18,867 views • 1 year ago
Konsere katılan bir hayranın söyledikleri: “Yerel halktan kişilerden sürekli... "Jimin gerçekten çok dikkat çekici. O sarı uzun saçlı çocuk kim?" yanındaki kişinin de : Jimin, o çocuk gerçekten çok iyi iş çıkarıyor" veya "Jimin o dansı nasıl öyle güzel edebiliyor?" gibi yorumlar geliyor. Hatta konserde görevli bir çalışan bile artık Jimin'in hayranı olduğunu söyledi” Gerçekten hem işine olan aşkı ve profesyonelliğiyle hem de güzelliğiyle birçok insanı kendine hayran bıraktı 🥹💗show more

BTS Jimin Türkiye
137,852 views • 1 month ago
Ben boran uyanır uyanmaz yüzüne karşı tüm cesaretiyle ‘Cihan’ı... seviyorum’ diyen ve bu zamana kadar onu gram umutlandırmayan Alya kuşumdan razıyım. Tamam vasiyet olayı vs vardı ama bakıldığında adam 7 yıllık kocasıydı ve komadan yeni uyanmıştı. Üstelik Cihan’la aşklarını birbirlerine daha yeni itiraf etmişlerdi. Yine de sınırını başında çok güzel çekmişti. Şimdi mağdur Meryem’e Alya öğrenmeden ‘Alya’yı sevdiğini’ söylemeyen, sırf Meryem’in kalbi kırılmasın diye ‘umutlandığını bile bile’ elbiseyi kendisinin aldığını sanmasına çanak tutan ve yardım adı altında sürekli etrafında olan Cihan Albora’yı kabul etmiyorum. Üstelik ‘boran’ gibi bir sınavdan geçtikten sonra. Sınır baştan çekilmedikçe sonrasında yazılanların değeri kalmıyor maalesef, bu kadar basit.show more

ada
11,682 views • 3 months ago
⚡Tesla'nın LiDAR'lı otonom sistemlerden daha kötü olduğunu gösteren videoya... büyük tepki! LiDAR sensörlü bir sistemin Tesla'nın kamera bazlı otonom sürüş modundan daha iyi olduğunu göstermeye çalışan meşhur YouTuber Mark Rober, videodaki ciddi hatalar sebebiyle büyük tepki topladı. LiDAR üreticisi Luminar'ın destek verdiği videoda Tesla, tıpkı Road Runner çizgi filmindeki gibi sahte bir yol resmi çizilmiş duvara çarpıyor, yoğun siste yoldaki engeli algılayamıyor. Videodaki temel sorun, Tesla araçta FSD yerine eski yazılım altyapısına sahip olan ve kabiliyetleri sınırlı basit otopilotun kullanılması. Yani Tesla'nın gerçek otonom sürüş modu yerine adaptif hız sabitleme ve şeritte tutma fonksiyonuna sahip en basit ADAS özelliği test edilmiş. İkinci durum ise sahte yol resmi çizilmiş duvara çarpma ve sisli yol sahnelerinde otopilotun aktif bile olmaması. Sonradan yayımlanan ham görüntü, duvar sahnesinin en iyi çarpışma anı için birkaç kez tekrar edildiğini kanıtlar nitelikte. Zaten adil bir karşılaştırma gerçekleştiremeyen Mark Rober, videoyu otopilotu en kötü gösterecek şekilde kurgulamakla suçlanıyor. İçeriği tanıtım için kullanmaya başlayan Luminar, gelen tepkiler sonrası videoyu internet sitesinden kaldırdı. Her ne kadar hatalı da olsa bu video, LiDAR'ın engel algılamada kameralı sistemlerden daha iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ancak engel algılayan pahalı bir sensörün otonom sürüş için zarurî olmadığı aşikar. Bugün 'gerçek yollarda' Tesla'nın FSD yazılımına rakip olabilecek bir LiDAR'lı otonom sürüş sistemi olmadığını yakın zamanda Çin'de görmüş olduk. Otonom sürüş için uç senaryolarda bile iyi performans sergileyebilecek bir nöral ağ oluşturmak şart.show more

Dolubatarya
251,524 views • 1 year ago
Şimdi anladık mı Abdülhamid hanı ? Ne demişti ?... ''Biz bu coğrafyadan çekildiğimiz anda, kıyamete kadar kan durmaz'' Neden biliyormusunuz ? Yahudiyi o kadar iyi tanıyordu ki... Ne yapacaklarınıda çok iyi biliyordu. Hatta Kabala büyü kitabını şifrelerini en iyi okuyabilen liderlerden biriydi. Okuyabildiği içinde bir sonraki hamlelerinin ne olduğunu bilen bir liderdi... Kurtuluş savaşında eğer başarabilseydiler TÜRKLERİ de bu duruma düşürme niyetleri vardı. Ama başaramadılar. Bir ATATÜRK çıktı. Atatürk de yahudilerin kim olduğunu iyi biliyordu. Ve bunun için Atatürk vefat edene kadar bir İSRAİL kuramadılar çünkü oda buna izin vermedi... Nuri killigile filistine silah gönderilmek üzere üretim yaptırttı. Killigilin fabrikasını kim patlattı ve onu şehit etti ? İşte türkiyenin içindeki YAHUDİLER... Yani amerikanın içi ne kadar yahudiler tarafından kuşatılmış durumdaysa Türkiyenin de içi aynı şekil kuşatılmış durumda... Bunun için medyada ellerinde sanat alanıda ellerinde o sanat alanının içinde olanlarda ellerinde. Bundan dolayı kimse çıkıpta ''BEN FİLİSTİNİN YANINDAYIM'' diyemez. Tabii ki dünyada büyük bir uyanış başladı. Bunda da öncü GAZZE oldu. Sizinde dediğiniz gibi amerikada dünya starı olan sanatçılar holywood yıldızları bile baş kaldırarak bu duruma isyan etmeye başladı. Çünkü bu bir insanlık sorunu... Aynı olay bir hristiyana yapılsaydı, insan olarak bununda karşısında durmak gerekirdi. Çünkü karşımızdaki yahudi yapısı KABALA inancına göre kendinin haricinde olan herkesin ''GOYİM'' olduğunu iddia ediyor... Peki ''GOYİM'' ne ? insanımsı hayvanlar... Efendilerde yahudiler... Peki israil savunma bakanı GALLANT 7 ekimden sonra ne dedi ? ''İNSANIMSI HAYVANLARLA UĞRAŞIYORUZ'' Bu hesaplaşma çok büyük olacak... Türkiyenin ve amerikanın içi dahil bütün bu yahudi oluşumları temizlenecek.. Aksi halde dünya kendi kıyametini hazırlıyorlar... Sanatçılar konusunda gelince... Amerikada dünya starı olan sizinde yakından tanıyacağız THE WEEKND önce 2.5 milyon dolar ardından 1.5 milyon dolar gibi bir rakkamı gazzeye bağışlayıp bütün hayranlarındanda bağış yapmasını istedi. Ve bunu hiç korkmadan yaptı. Ya benim sanatımı bitirirler ya suikast düzenlerler diye hiç çekinmedi bile. Bu adam bir HRİSTİYAN... Rapçi MACKLEMORE ise dünya turnesine çıkıp her konserde kendini gazzeye adayıp üstüne besteler yaptı... Buda bir hristiyan... Maalesef Türkiye'nin içinde sizin ve sizin gibi birkaç sanatçımız haricinde bu konuya hassasiyet gösteren bir sanatçı göremiyoruz... Hepsi kafasını kuma gömmüş ve olan biteni sadece izlemekle yetiniyor bir tepki bile vermiyor... Bu tehlikenin Türkiye'nin üzerine geldiğini hedeflerinin Türkiye olduğunu 4 ay içinde herkes anlayacak... Çünkü israil gazzede durmayacak bunu artık herkes anladı...show more

GERÇEKLER TV
32,163 views • 1 year ago
İsrail gazetesi Haaretz, bir İsrail askerinin itiraflarını yazdı: -Yuval,... 34 yaşında bir bilgisayar programcısı. Askere alınmadan önce dünyanın en ünlü teknoloji şirketlerinden birinde çalışıyordu. -Ordudayken Güney Gazze'deki Han Yunis bölgesindeki operasyonlara katıldı. "Çok ağır çatışmalar vardı… Otomatik pilota geçiyorsun. Soru sormuyorsun. İyi cevaplarım yok; hiçbir cevabım yok. Yaptığım şeyi affetmek mümkün değil. Kefaret de yok. Delirmiş gibi ateş ediyordum, temel eğitimdeki takım talimlerinde öğrettikleri gibi. Hedefe vardığımızda bunların terörist olmadığını anladım. Yaşlı bir adam ve üç çocuk, belki ergenlik çağında. Hiçbiri silahlı değildi. Ama vücutları kurşunlarla delik deşikti; organları dışarı dökülüyordu. Bu kadar yakından böyle bir şey hiç görmemiştim. Hatırlıyorum, bir sessizlik oldu; kimse tek kelime etmedi. Sonra tabur komutanı adamlarıyla geldi ve biri cesetlerin üzerine tükürdü, bağırdı: ‘İsrail’le uğraşanların başına gelen budur, sizi o*** çocukları.’ Şok olmuştum ama sustum, çünkü ben bir ezik, korkak biriyim. Terhis olduğumda benim için parti düzenlediler, alkışladılar ve kahraman dediler. Ama ben kendimi canavar gibi hissediyordum. Bana söyledikleri şeylere dayanamıyordum. Sanki benim iyi biri olmadığımı, tam tersini anlamıyorlardı. Evden çıkmamaya çalışıyorum, çıkarsam da kapüşonlu giyiyorum ki kimse beni tanımasın. Aynaları bile attım. Kendime bakmaya dayanamıyorum. Birinin yaptıklarım için benden intikam alacağı korkusu derinlere işledi, gerçi bunun imkânsız olduğunu biliyorum. Beni kim tanıyor ki? Belki bir şekilde ölmek istiyorum, bitsin istiyorum. Kendimi öldürmüyorum çünkü anneme söz verdim ama ne kadar daha dayanabileceğimi bilmiyorum."show more

Derin Kuvvetler
45,575 views • 2 months ago
Bu platformdan tanıştığım en tuhaf insan olan Tuğçe ile... buluşmamız yılbaşı gecesine denk geldi. Tuhaf bir gündü o yüzden o günü buraya da not düşmek istedim. İki dinsiz olarak en günah dolu planı yaparak avladığım yaban domuzunu ve evde yaptığım şarabı yükleyip allahın unuttuğu bir dağın zirvesine karda vakit geçirmeye gittik. Yol boyunca yukarı çıkarken kar seviyesi git gide yükseldi ve kar görmeye gelmiş araziye uygun olmayan binek araçlar azalıp yok oldu. Dağın kuş uçmaz kervan geçmez bir noktasına vardığımızda, emektar arabam ‘çat!’ dedi ve biranda aks kırıldı ve araç dağın başında kızla beni mahsur bıraktı (tüh). Yine de son bir çaba ile trank-trunk sesleri eşliğinde arabayı 50 metre daha ilerletip sote bir yere çekebildim. Arabamın 20 küsür yıllık yorgunluğuyla gevşeyen torpido kendi kendine açılarak içindeki miğfer ile bizi göz göze getirerek son vedasını etti, adeta ‘Kardeşim, bu sefer benlik değil. Hakkını helal et,’ diyordu. Ben “Bu araba arazi aracı, neden böyle çatırt diye dağıldı? Buradan nasıl ineriz, bu kız şimdi panikleyecek mi yoksa bana güvenip ortama uyum mu sağlayacak?” diye düşünüp çözüm ararken, yanımdaki Balıkesirli’nin umurunda bile değildi. İşten çıkıp yorgun argın gelirken üşenmeden pasta yapmış ve getirmişti. Ben arabayla uğraşırken yanıma gelip anırarak kahkaha atıyor, bir yandan da ağzıma pasta tıkıyordu. Bizim felsefe bölüm birincisi filozomuzun olumsuzluklara karşı bu kadar rahat ve umursamaz olması, Nejat İşler’in hayatı ciddiye almamayı fazla ciddiye alma felsefesine bile taş çıkartırdı. Ben Edd Stafford gibi bir hayatta kalma öyküsü yazmaya hazırlanıyordum o ise ateşin başında Halil İbrahim sofrası kurmuş, sarhoş kahkahalarıyla karların arasında eğleniyordu. Arabayı zaten kıyamet senaryoları için düzenlemiştim. Dolayısıyla, aslında mahsur kalmış gibi de değildik. Yine de o gece garip, komik ve tuhaf bir anı olarak hafızama kazındı. Sabaha karşı arabamla vedalaşmak zorunda kaldım. Bu sırada tuğçe yıllardır yanında taşıdığı, kendisine koruma sağladığına inandığı faresini (kendisi fare diyor ama sıçan gibi su şişesinden hallice canavarımsı bir şeyi her gün çantasında taşıyormuş) arabayı emanet etmem için bana verdi. İki allahsız, bir oyuncak fareye arabayı emanet edip, bizi almaya gelen agalarımla medeniyete geri döndük. Allah Nûr Sûresi 44. Ayette "şüphesiz hakikatı gören gözlere sahip olanlar için mutlak bir ibret vardır." Der. Biz hakikati pek görmedik galiba tüm günahlara kaldığımız yerden devam edeceğiz gibi duruyor. Çekici aracı için pek çıkılacak bir yer değil. Mecbur yeni aks sipariş edip peder bey ile çıkıp dağın başında değiştireceğim. Onu da ayrı bir deneyim olarak yaşayıp videosunu buraya eklerim artık.show more

Utku GÜNHAN
19,851 views • 1 year ago
DEVLETTEN DAHA BÜYÜK! Halk nazarında kabul göreni, oy potansiyeli... olanı ve sivrilen her parti başkanını ya da gazeteciyi, ipe sapa gelmez ithamlarla susturmak için cezaevine atacaksanız, sindirmek için elinizden geleni yapacaksanız, bu demokrasi oyununu oynamayın kardeşim! Devlet Bahçeli'nin istediği gibi Anayasa Mahkemesini de kapatın, ölünceye kadar koltuklarınızda oturun. Astığım astık kestiğim kestikçilik oynayın. Halkı da figüran olarak kullanın ama mutlaka hamasete boğun ve beynini bullandırın. Kendinize gelecek ufacık bir eleştiriyi bile sindiremeyip elinizin altındaki yargıyı alet olarak kullanıp hukuk sınırlarının dışında işletecekseniz, o koltuğa niye oturdunuz? Hani siz halkın hizmetkarıydınız? Sahi siz neden eleştirilemezsiniz? Sizin her yaptığınız doğru mu? 23 senelik iktidarınızda rüşvet hırsızlık yolsuzluk hiç olmadı mı? Neden hiçbirinden yargılanmadınız? Sempatizanlarınız da aksakallılar aksaçlılar deyip duruyor... Karşıdan karşıya geçerken bile can güvenliğimizin olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Daha aksaçlıların 10.000 yıllık devlet aklı yaya geçidinden geçen vatandaşını koruyamıyor. Vatandaş yaya geçidinden koşarak geçiyor. Masallarla bu halkı iyi uyuttunuz. Başkasının rüşvet dosyası var, başkası hain, başkası terörist demek kolay. Tabii arkanıza bütün adli mercileri, kolluk kuvvetlerini alınca her şey çok daha kolaylaşıyor. Hadi tamam, onlara davalar soruşturmalar açılsın. Ak koyun, kara koyun belli olsun. Ama adil yargılama olsun! Peki, bu yol size neden hep tıkalı? Siz neden hep bunlardan muafsınız? Neden bunca hukuksuzluk karşısında yargılanmaya yönelik size bir dava bile açılmıyor? Kartalkaya Otel yangınında suçlu yok! Soruşturma açılmasına izin vermiyorsunuz! Bu devlet dağdaki teröristle masa başında anlaşabiliyor ama, kendi vatandaşını ne derece vatandaş olarak görebiliyor? Kendi vatandaşını vatandaş görmek demek kendi vatandaşının anayasal haklarını gözetebilmek demektir. Vergi dairesinde ödediğim vergiyi ikinci defa benden almaya çalışan bir devlet kurumu kendi vatandaşını koruyan bir devlet kurumu değildir! Hani nerede o 10.000 yıllık devlet aklı? Yoksa sadece yaşadığımıza şükretmemiz mi isteniyor? "Bak, en azından bunları yazabiliyorsun, seni yaşatıyoruz, 10.000 yıllık devlet aklı olarak buna dua et!" mi denmek isteniyor? Yüzlerce faili meçhule bakınca bunu mu anlamamız lazım? O halde kendi vatandaşının temel hak ve hürriyetlerini savunan insanlar bu ülkede kolayca katledilebiliyorsa... Devlet ne kadar bizim? Devlet ne zamandan beri vatandaşın canından malından üstün oldu? Bu devlet ilah mı? Sizler de peygamberler misiniz? Değilsiniz. Devlet; vatandaşın en temel hak ve hürriyetlerini korumaya yeminini bürokrasidir. Bunu yapmıyorsa devletliğini yapmıyor demektir! Ak sakallısı, kara sakallısı beni alakadar etmez! "Hükümet devlet mi? Devlet Hükümet mi?" konusuna da hiç girmiyorum. Çünkü bugün hükümeti savunanlar için hükümet eşittir devlet. Velev ki öyle olsun, bana ne? Hani "biz yanlış yaparsak bizi mutlaka eleştirin" diyordunuz. Defalarca Hazreti Ömer'in adaletine vurgu yapıyordunuz. Biz de bu sözlerinize inanarak sizi eleştiriyoruz. Ama görüyorum ki bu sözler boş laflar! Bunlar sizin işlerinizin reklam kısmı! Sizi etkili bir şekilde eleştirilen herkesi hain, fetö'cü, terörist ilan etmeyecekseniz buyurun eleştirelim. Bu arada gerçek fetö'cüler hala ülkede cirit atıyor. Onlar neden serbest? Bir sakıncalı soru daha! Evet, Sizi eleştiren herkesi devlet gücünü kullanarak cezalandırmaya çalışmayacaksanız eleştirelim. Amma ve lakin... Sözünüz başka işiniz başka! Neden azıcık sivrilen ama sizi anayasal çerçevede eleştiren insanlar dahi hayatlarından endişe ediyor? Darp edilme korkusu yaşıyor? İnsanları neden bu kadar baskılıyorsunuz? Yoksa saklamanız gereken büyük yalanlar mı var? Ayrıca sizler... Peygamberden daha büyük yetkilere mi sahipsiniz? Kendinizi böyle mi görüyorsunuz? Cevap verin de bilelim. Zira bu tiyatrodan çok sıkıldık.show more

Erkan Trükten 🇹🇷
11,222 views • 1 year ago
Bunlar ülkemizi yok etmeye yemin etmişler‼️ Medeniyetler şehri, bahtsız... Hatay‼️ Bu ihaneti duyurun, çünkü başka Hatay yok‼️ St. Simon Manastırı, Aknehir Mahallesi, Ziyaret 4 Sokak’ta yükselen ve Antakyalı St. Simon’ın dini eğitimler için kurduğu, erken Hristiyanlık döneminin hac merkezi olarak kabul edilen bir miras. Manastır sahasında vaftizhane, kilise, sarnıç, mutfak ve diğer mimari kalıntılar bulunur; sahada üç kilisenin izleri görülen bir dini ve inziva merkezi olarak öne çıkar. Tarikat mensupları, uzun süre taş sütunlar üzerinde inzivaya çekilmişler ve Terk-i Dünya Tarikatı olarak da anılırlar. Bu mekan, ibadet ile eğitimlerin buluştuğu, ruhani bir mekân olarak yüzyıllardır varlığını sürdürüyor. Daha doğrusu sürdürüyordu. Taa ki, maden ocağı tehdidine kadar‼️‼️‼️ Şimdi ise St. Simon Manastırı yolu yakınında taş ocağı tehdidi belirginleşti. Bölgede çalışan iş makineleri görülse de tam bir operasyon sürmüyor olsa bile planlanan ikinci taş ocağı, toprak ve su kirliliği, ekosisteme zarar riski ve yakındaki yerleşimlere yönelik kazalar/patlamalar gibi ağır sorunlar doğurabilir. Manastırın tarihi ve ruhani değeriyle bu tehdit arasındaki gerilim, koruma ve sürdürülebilirlik için acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor. Şimdi malum guruh yine saldıracak ama Kazdağları, Uzungöl, Ordu, Ayder, Salda’nın halini görünce iyi düşünemiyorum‼️ #Hatay #StSimonManastırıshow more

BİRCAN YILDIRIM
14,728 views • 11 months ago
Boran gavatını savunma gafletinde bulunanlara cevaptır. Arabir de olsa... " Boran sonuna kadar haklı, haklı" yorumları görüyorum. Onlara şunu söylemek isterim. Nahhhh haklı. Ne diyoraunuz be ? Dalga mı geçiyorsunuz ? Adam Cihan' ın hayatının içine s... hem de tam iki kere. Ne saçmalıyorsunuz ? Aynı şey sizin başınıza gelse ölürse ölsün bana ne dersiniz, ben niye sevdiğimden vazgeçeyim, başkasıyla evleneyim dersiniz, bana sorupta mı evlendin çocuk yaptın şimdi bana emanet etdin dersiniz. Boş- boş konuşmayın. Uzaktan davulun sesi hoş gelir. Gitti adamın düğün gününde sırf kendi ağalığını ispat etmek için babasının kanı kurumadan kan davası başlattı, Cihan sevdiği kadından, hayalini kurduğu aileden oldu, bu gavat ölmesin diye gitti alakası bile olmadığı kızla evlendi, kız öldü be, Demir Cihan' a bir ömür bitmeyecek kin güdüyor şimdi, ardından gitti geçmişini gizleyerek Alya' yla evlendi. Niye ? Çünki köpek gibi biliyordu gerçekleri anlatsaydı Alya onunla evlenmezdi. Neymiş aşık olmuşmuş. En şimdi de bunlar aşık. Mazeretse bu da mazeret. Boran bencil köpeğin teki. Alya' ya hiç bir zaman seçim hakkı tanımadı. Kızın lohusalığında yine Alya' nın hayatı hakkında ona sormadan karar verdi, seçim yaptı. Karısını kardeşine verdi ya ne emaneti ? Neymiş onlara sahip çık demişmiş, koca ol, baba dedirt dememişmiş. Aynı diziyi mi izliyoruz yoksa siz kıtbeyinlimisiniz ? "Evlen" dedi. Demeseydi evet siz haklıydınız. Yine Boran' a bir nebzede olsun hak verile bilirdi ancak "evlen" dedi. Ne demek koca,baba ol demedi. Çocuk oyuncağını evlen demek, evlilik ? Oyun mu oynuyoruz ? İnsan bunlar kukla değil. Gerçekçi olun. Yüzde doksan bir- biriyle bağı olmayan insanlar aynı çatının altında yaşaya- yaşaya yakınlaşır. Çoğunlukla ilişkiler aşka dönüşmese de aşktan bile önemli olan güven bağına bağlı ilişkilere döner. Aile olunur. Robot mu bunlar ? Duyguları yok mu ? Ayrıca Cihan ve Alya' nın hayatı oyun tahtası mı evlen deyince evlensinler, boşan deyince boşansınlar ? Boran bu vasiyeti yaparken sonuçlarını düşünmedi. Peki bu Alya' yla Cihan' ın suçumu ? Niye onların suçu ? Boran bu vasiyeti bırakarak Cihan' ın hayatını bir kez daha çalıyor aslında. O videoyu izlediğinde Cihan' ın yalandanda olsa bir hayatı vardı, belki daha iyi ola bilirdi, hatta ileride çok daha iyi ola bilirdi. Ama bıraktığı vasiyet yüzünden o hayat yine tepe - taklak oldu. Allahdan bazen hayatımızın altı- üstünden daha iyi olurda Cihan' ın bir nebze olsun yüzü güldü. Ama olmaya bilirdi. O an Cihan daha mutlu hayatdan kötü bir hayata geçe bilirdi. Şeyda olayı yine tekrarlana bilirdi. Bunu yaparak Boran Alya' nın da hayatını çalıyor. Cihan ve Alya' nın aşkı onların mucizesi. Ama aksi ola bilirdi. Alya Cihan' ı sevmeye bilirdi. O zaman ne olucaktı. Düşünsenize kadının hayatı biterdi. Burada esas mesele Boran' ın her zaman kendini düşünen bencil bir varlık oluşu. Vasiyeti yaparken insanların hayatlarınım içinden geçişi umrunda bile olmadı. Kalıbımı basarım tek derdi Alya' nın başkasıyla olmaması, Deniz' in bir başkasına baba dememesiydi. Şimdi kalkıp milleti suçlaması aşırı korkunç. Asıl korkunç olan bu. Şimdi bir kez daha Cihan' ın hayatını çalmaya, Alya' nın adına karar vermeye çalışıyor. Çocuk oyuncağı mı "bu ben öldüm evlenin" , "ben ölmedim boşanın". Sen bırak Cihan, sen geri dön Alya.... Tövbe.... #UzakŞehirshow more

Dhenis🌹🌹🌹
31,145 views • 7 months ago
Instagram'da yeni açtığım gonencgurkaynak ( ) hesabında, annem, babam,... ağabeyim ve ben çekirdek ailesinin 3 ayrı zamana ait 3 ayrı fotoğrafını içeren bir video koydum. Konu aslında zaman kavramına ilişkindi. Zaman konusunun bana daima ilginç geldiğini ve bu konu üzerinde çokça düşündüğümü bilirsiniz. X'te de epey yazıp çizdiğim bir konu. Instagram'da daha hafif içeriklere daha fazla yer veriyorum. Dolayısıyla, görsellerim biraz daha eğlenceli. Ama bazen orası için düşündüğüm bir içerik bu tarafa ilham verebiliyor. Bu sefer de öyle oldu. X'te bu aralar "sahte diploma" konusuna eğilmiş haldeyim. Instagram hesabımdan zamanı yavaşlatma kabiliyeti konusunda gönderdiğim ve buna dair bir not iliştirdiğim şu görsel bana sahte diploma konusu ile ilgili de bir şey düşündürdü. Düşündürdüklerini anlatabilmem için bu fotoğraflardaki 4 insana dair bilgi vermem lazım: Bu fotoğrafta 4 profesör var: Babam, Çanakkale Biga'dan çıkıp Robert Kolej'e gidip oradan ABD'ye gidip yüksek lisansını ve doktorasını da orada yaptıktan sonra orada hoca oluyor ve orada annemle tanışıyor. ABD'deki eğitimi sırasında bir yandan araba tamir ederek geçimini sağlıyor ve bir yandan akademisyenlikte basamakları birer birer tırmanıyor. Ailemizdeki araba toplama ve tamir etme tutkusu bundandır. Annem ODTÜ'den mezun olduktan sonra full bright bursu ile ABD'ye gidiyor. Dedem TCDD'de çalışıyor. Anneannem İzmir Kız Lisesinden mezun olduktan sonra çalışmamış. Tek evlatlarını TED Ankara Koleji'nde okutmak için seferber olmuşlar. Annem ve babam ABD'de hoca iken, 1975'te, ağabeyim doğunca, "çocuk Türkiye'de büyütülür" deyip Türkiye'ye dönüyorlar. Biri ODTÜ'de diğeri Ankara Üniversitesi'nde profesör oluyor. Bu esnada zorlana zorlana iki çocukları Refet ve Gönenç'i özel okulda okutuyorlar. Refet Bilkent Iktisat'a burslu gidiyor. Gönenç Ankara Hukuk'a. Refet Princeton'a gidiyor. Gönenç Harvard'a ve University College London'a. Refet de Gönenç de profesör olup öğrencilerini iyi yetiştirmeye çalışan ve bugünün Türkiye'sindeki "bizden midir onlardan mı" rüzgarlarıyla hiç haşır neşir olmadan kendi yollarında kendi hataları ve sevapları ile doğru bildikleri gibi yürüyen iki hoca oluyorlar. Ikisinin de bugün çocukları var. Çocukları için önemli hedeflerinden biri çocuklarının hoca diyecekleri insanların kendi anne babaları gibi ve kendileri gibi emek vererek o noktaya gelmiş insanlar olduklarından emin olmak. Zira artık "yeni Türkiye"de çocuğunuzun kendi emeğinin karşılığını aldığından emin olmak da, çocuğunuza bir şeyler öğretme iddiasında olan insanların oraya emek, tecrübe ve bilgi ile geldiğinden emin olmak da zor. Tam da bu sebeple, 1975 Türkiye'sinde bile "insan çocuğunu kendi memleketinde büyütmeli" denilirken, şimdi yeni Türkiye'de sıkışıp kalmış ve kendi emeğinden ve çocuğunun emeğinden başka dayanacak hiçbir şeyi olmayan kişiler "insan çocuğunu emeğinin karşılığını nerede alacaksa orada büyütmeli" noktasına gidiyor. Diplomayı sahte olarak verebilirsiniz ama işe yarayacak bilgiyi sahte olarak veremezsiniz. Bu sebeple, bu devran döner. Bilenle bilmeyen bir olmaz. Bilmeyen sürücü koltuğunda ilelebet oturmaz. Aslı olan mücadele her bir ailedeki iyi eğitim mücadelesidir. Hem aile içinde hem de okulda. Büyük resme bakıp umudunu kaybedenler, odaklarını ve emeklerini kendi ailelerindeki eğitim için seferber ederlerse, zamanla başkalarına ve ülkemize umut olurlar.show more

Av. Dr. Gönenç Gürkaynak
7,799,577 views • 11 months ago
Görüyorsun ama konuşmak istemiyorsun Biliyorsun ama bir kelime bile... artık israf geliyor sana… Oradan ayrıldıktan sonra bir daha dönmek istemiyorsun… Eski ülke, eski şehir, eski yollar… Eski korkular, eski savaşlar, eski sancılar… Eski sen, eski çevren, eski insanlar… 3B’den kalma son kuruntuların… “Acaba bu yolculukta yanımda olur mu?” diye tutundukların… En sevdiğim dediğin, can dostların, umutların… Hepsi orada kaldı… Şimdi o dostlarınla bile karşılaştığında garip bir sessizliktesin. Sen onların frekansında değilsin. Onlar da senin… Öyle değişti ki aradaki uzaklık artık kilometreler ile değil ışık yılı ile ölçülebilir oldu… Aranızda, sokaklar, caddeler, şehirler, ülkeler vardı. Şimdi yıldızlar, gök adalar, galaksiler doldu… Konuştukları her konu artık sana süflî geliyor. Hâl hareket, tavır, trip… Gündem, ekonomi, ucuz film, klip… Eğlence, moda, magazin, boş bakışlar.. Sahte yüzler, sahtelikler, mış gibi hayatlar… Sen çıkalı çok oldu oradan… Bu yüzden ora’lı değilsin artık. Oralı olan kendine, eski versiyonlarına bile yabancısın… Senin oradan ayrılmanı istemiyor, bu yüzden tüm kapıları tutuyorlardı. Ama sen bir şekilde çıkmayı başardın. Sistemi hackledin bir şekilde ve ayrıldın. Şimdi geriye dönüp baktığında diyorsun ki: “Ben gerçekten orada mıydım?” “Orada yaşamış mıydım” Düş mü gerçek mi tam bilemediğin. Kısmen kanıtları da olan bir hayattı… Geçmiş yaşamlara gerek yoktu. Aynı ömrün içinde yüzlerce geçmiş yaşamın vardı… Ve evet şimdi bir kelime bir ağır geliyor sana o tarafa ait… “İnan sana değil kastım Cahille sohbeti kestim” demek istiyorsun eski versiyonda kalmaya devam edenlere… Biliyorsun yine seni mezbeleliğe, 3B çukurlarına simülasyonun içine çekmeye çalışacaklar… O bilindik hileler ile gelecekler… Diyalektik ile, cerbeze ile, kelime oyunları ile… Senin çoktan vazgeçtiğin heveslerin, tutkuların, hazların ile… Korkular ile, kaygılar, ile, baskı ve şiddetle… Parayla, siyasetle, şehvetle, aşk iksirleri, uyuşturucular veya şöhretle… Fark ettin mi? Alışkanlık eseri arada o tarafa meyletsen bile ruhun artık kanmıyor. Bir zamanlar kendinden, özünden kaçarcasına gittiğin şeyler… gittiğin yerler… gittiğin kişiler de senden kaçıyor… “Çok sevdiğin, ulaşmak için çırpındığın eski mesleğin bile belli bir frekansta iken keyif veriyormuş…” Şimdi için kaldırmıyor. Tutundukça elini yakıyor… Ve soğuyorsun günden güne… Evet Güzellik Yine senin hikayendeyiz. Bana yazmasan da anlatıyorsun. Söylemesen de yazılıyor düşüncelerin bir yerlerde. Akaşayı ne sanıyordun? Düşünceler bile orada kayıt altında demiştik hatırla! Ve astral oyunlarda gidiyorduk bir yerlere… Biz kahraman oluyorduk… Ya da rüyalarda çıkıp geliyordu kahramanlarımız… O çocuk çağımızda bile çağırıyorduk Akaşayı…. İçimiz hala çocuk olsa da… Çocuk değiliz artık büyüdük… O yüzden şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle… Çünkü duyman gerekenler var… Bu yolun bir sahibi, yolculuğun bir gayesi var… Yolun öğretileri ve yolun kudsî rehberleri var… Yolunu kesmek isteyen şakîler yolundan etmek isteyen NPC”ler var… Bu fırtınalı zeminde, bu dağdağalı dünyada yolunu ve yolculuğunu hatırla ve O’na teslim ol… Çünkü: “Hepinizin dönüşü Allah'adır; ( Hud Suresi 4) diyen bir Rabbin var. O, tüm yolculara bizzat rehberlik ediyor… Zihnini burak kalbini dinle, bak ne diyor… “Beni yaratan ve bana hak yolu gösteren, O (Allah)’tır.” ( Şura 78) Zannetme ki başı boş bırakıldın. Seni an be an gören işiten yol gösteren ne diyor… “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanıyor? ( Kıyame 36) Ne diyordun bana? Sana bir düş getirdim, perdesi açılmamış Lahuti pencereli rüyalar ülkesinden... Sana bir aşk getirdim, dünyaya bulaşmamış Hurilerin gezdiği cennet köşelerinden... ( Bitmeyen Şiir2 ) Biz sadece mekânı değil zamanı da aşmaya, gelenekleri, anlayışları da aşmaya geldik.. Dünyalık değildi aşktan muradımız… Bitmeyen bir aşkı tatmaya geldik… Gerekirse her şeyden geçmeye… Sadece aşkta kalmaya geldik… Sevgilerimle ~Akaşa~show more

Akasha Oku/yorum
33,835 views • 2 years ago
YER : İZMİR SİZDEN GELENLER... Şefim merhaba İzmir de... başımıza gelen sivil vatandaşa dahi nedenini açıklayamadığımız bir iş geldi başımıza geçtiğimiz pzrts ayın 10 un da Gaziemir Polis lojmanlarında nedeni bilinmeyen bir yangın çıktı yangın çıkan lojman bir komiserimize ait olay onlar görevdeyken oluyor lojmanın elektrik sistemlerin büyük problem var sebebi bilinmez bir şekilde evde yangın çıkıyor çıkan yangında lojman binasında en az 6-7 daire hasar alıyor can kaybı olmaması tek tesellimiz fakat cümlemin başında halka açıklayamadığımız dediğim şey şu yangından sonra kendimize malesef oluşan mağduriyetle alakalı bir çözüm bulamıyoruz ne lojman büro ne inşaat ne sosyal. Kör ve sağır ödenek yok para yok deniyor insanlar bu zor şartlar altında soğukta evsiz barksız kalmışken hasar görenlere bir yer ayarlamayı bırak nasılsınız diye bile soran yok hasarı cebimizden karşılamamızı söylüyorlar Ekonomik şartlar belli tüm bu mağduriyeti cebimizden karşılayacağız gibi gözüküyor sana yazmamın sebebi belki bir Şekilde birilerinin gözüne kulağına ilişir bir yardım edilir insanlar çok zor durumda yeni baştan evler düzülecek çok büyük masraf bunlar lütfen gizli kalsın şefim kullanıcı adım iyi günler dilerim. #polis #asker #bekçi #jandarma #sahilgüvenlik #ikmshow more

BOMBACI MÜLAYİM (Vedat KILIÇEL)
68,540 views • 1 year ago
Sırbistan Milli Takımı Başantrenörü Dušan Alimpijević, A Milli Takımımızla... oynayacakları maçlar öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “Sizi bu kadar kalabalık görmek beni çok mutlu etti. Bizim için son derece önemli bir maç öncesinde bu kadar ilgiye minnettarız. Bu takımın ne kadar iddialı olduğunu ve son Avrupa Şampiyonası'nda ne kadar ivme kazandığını göz önünde bulundurursak, bu tür bir desteğe sahip olmak benim için son derece önemli. Beni özellikle mutlu eden şey ise bilet satışlarının iyi olması; son maça kıyasla çok daha fazla seyirci olacağını görüyoruz, çünkü çağrımıza karşılık veren ve milli takıma gelen bu adamlar bunu gerçekten hak ediyor.” “Takımda harika bir atmosfer var. Biliyorsunuz, önceki maç penceresini iki galibiyetle tamamladık ve oradaki kazanma şeklimiz bu gençler için çok önemliydi, harika bir atmosferde bitirdik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlk maç dönemindeki oyuncular yine geldiler ve bu kez bazı yeni oyuncularımız da var.” "Türkiye, basketbol açısından altın çağlarını yaşıyor. 2001/02'den beri. Sanırım 2011/12'de bile bu kadar değildi. Basketbol açısından en güzel dönemlerini yaşıyorlar. Yatırımlar inanılmaz, basketbolun getirdiği her şeye odaklanıyorlar. Basketbol, ben orada olduğumdan beri en yüksek popülaritesine ulaştı. Bu yüzden Avrupa Şampiyonası'ndan önce bana sorduğunuzda; nasıl hazırlandıklarını, nasıl yatırım yaptıklarını, en üst seviyeye çıkmak için nasıl çabaladıklarını gördüğümü söylemiştim. Oyuncuları, milli takıma seçilme konusunda ciddiyetle yaklaşıyorlar. Sadece bir örnek vermek gerekirse, benim oradaki takımımdaki üç oyuncu için milli takımda yer almaları konusunda görüşmek üzere kimse bizimle iletişime bile geçmedi. Oysa biz burada antrenörlerden, kulüplerden, genel menajerlerden çok sayıda telefon alıyoruz... Burada işler çok daha zor, onlara herkesin cevap vermesi gerekiyor." "Dobrić, Kalinić, Davidovac ve Lakić; Kızılyıldız ve Partizan'da oynayacakları EuroLeague maçlarından bir gün sonra, Perşembe günü aramıza katılacaklar. Ertesi gün Dangubić ve Aleksa Avramović'i bekliyoruz; Perşembe günü Dubai'de oynayacakları için ilk maça izin alamadılar, bu yüzden Cuma gününden önce gelemiyorlar. Aleksa Avramović'in son sakatlığı her şeyi karmaşıklaştırdı, durumunu takip ediyoruz. Eğer Asvel'e karşı Dubai kadrosunda yer alırsa; Türkiye'de bizim için oynayacak, aksi takdirde kulüp veya Sırbistan için oynamayacak." “İlk maç penceresine göre çok daha iyiyiz, çünkü ilk maç döneminde bir temel oluşturduk, büyük karakterle kazandık ama elde ettiğimiz iki zaferden daha iyisini hayal bile edemezdik. İkisi de karakterli zaferlerdi. Bu yüzden, kadrolarına baktığımızda hala grubun favorisi olan Türkiye ile oynayacağımız maçları dört gözle bekliyoruz.” “Nikola Kalinic ve Luka Mitrovic gibi iki deneyimli oyuncunun yeniden aramızda olması harika bir şey. Olağanüstü kalitede iki oyuncu, iyi sezon da geçiriyorlar. Luka ile ilk maç penceresinden önce bile temas halindeydik. Yaptığı her şeyde çok dürüst ve en az yedi gün önceden bir kulüp bulursa katılmakta ısrar etti, böylece bir şekilde formda olacaktı. Bekledik, CSKA ile anlaştı, iyi bir sezon geçiriyor, onu kadroda görmekten çok mutluyum. Bu benim için çok şey ifade ediyor. Kalinic için de durum aynı. Kendini birçok maçta ve ligde kanıtlamış, çok kaliteli oyuncu. Ayrıca bu milli takımın ihtiyacı olan bir savaşçı.” “Türkiye'ye favori dememin sebebi aslında çok basit. Şu anda ellerinde çok sayıda EuroLeague oyuncusu var. Bizim oyuncularımızın bazıları izin alamadı veya milli takımda oynamalarını engelleyen sağlık sorunları var. Ama bizi karakterize eden şey pes etmemek, iyi karakter ve iyi bir oyun sergilemek. Elbette ki ‘Pionir’de yaratacağımız atmosferde, açık bir favori yok.”show more

Ferhat Yeşiltaş
46,462 views • 4 months ago
Ben düzgün yapılan, yapıcı eleştiriyi gerçekten çok severim. Ama... maalesef bizde böyle bir kültür pek yok. Mesela Japonlar bir proje yapar, çok başarılı olur. Ama onların ilk toplantısı “nasıl koyduk ama” toplantısı değildir. “Bu seviyeyi nasıl koruruz, nasıl daha iyiye götürürüz?” diye eleştiri toplantısıdır. Aranızda Japonlarla çalışan varsa çok iyi bilir. Beni en çok geliştiren şey, kendi kendimi eleştirmemdir. Kendi yaptıklarımı, başkalarının yaptıklarını sürekli sorgularım. Keşke siz de sorgulasanız da, münazara etsek di mi? Ama altı boş değil, dolu olmalı. Çoğu kişinin derdi ise birkaç şey öğrenip hemen ego yapma, kompleks geliştirme derdine düşmek. Hatalar önemsiz, bu meslek zaten bir olasılık oyunu. Önemli olan sizin kendinizi tanıyıp, risk profilinizi belirlemeniz. Benim zaten hatalarım, doğrulardan fazla olmamış olsa 20küsür yıldır, bugün olduğum halimde olamazdım. Herşeyi doğru yaparak gelişilmez. Burada analiz yapan birçok “her gün kazanan trader”, hâlâ maaşlı işlerde günde 12 saatini başkasına satıyor. Yan gelir gibi yapıyorlar bunu. Tutturabilen çok az ama tutturduğunda da çoğu bir süre sonra ortadan kayboluyor. 3 yıl önce, herkese açık şekilde videolar çektik dolu kanalda. 2021’de “her şeyi kaçırdık” diyenlere karşı o zamanlar dalga geçiliyordu bile. Ama işte, video dediğin ne güzel araç değil mi? Kayıt var, iz var, kim ne demiş belli. Nereden alman, nereden satman gerektiği aslında ortada. Füzyon parçalamıyoruz sonuçta. Ama süreçler uzun. İnsanlar kolay zenginlik hayallerine, scam coinlere, fenomenlere, “ben demiştim”cilere, egolara, komplekslere kapılıyor. Bu yüzden fırsatları kaçırıyorlar. Çünkü çoğunun derdi para kazanmak değil, ünlenmek. Benim öyle bir derdim yok. Neden olmadığını da beni tanıyan herkes gayet iyi bilir.show more

Heisenberg
18,463 views • 1 year ago
illegal Bahis 👉 Kara Para 👉 ❗️25 ŞUBAT❗️ Cross... Chain 👉 Bridge 👉 VS... 👉 Bu yazıyı birinin yazması gerekiyordu galiba.. 2 kullanım alanı, bu kullanım alanlarının iki çözümü ve bunları önlemeye çalışan bir tarih: 25 Şubat 2025 Peki ne oldu 25 Şubat'ta ? Ayrıntı ve detayı sktredin... Ve alttaki şu cümleye dikkat kesilin: ''Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’in 24/A maddesi yürürlüğe girecektir'' denildi ve GİRDİ!! Ama Kime? İlk başta herkesin anladığı şunlardı aslında: - ''Devlet düğmeye bastı verginin ön sesleri bu'' - ''Borsalar para çekimine sınırlama getirdi, #kripto ülkesi olmamızın önüne geçiyorlar'' - ''Birader ben neden borsadan TL çekerken yada yatırırken kriptoyu beyanda bulunayım'' - ''Ben böyle işin ta..'' - ''Devlet 3 kuruşumuza da göz dikti'' vs vs diye düşündük Tr comminity olarak.. Ama işi aslının bu olmadığı, amacın kara para aklamayı önleme, kayıt dışı ödemelerin önünü alma olduğu ayrıntısını devlet hariç kimse göz önüne almadı bile.. Evet; ne yazık ki ülkemizde, şuan adlarını söyleyip mahkeme koridorlarında zaman geçirmemek adına sessiz kladığım çoğu tanıdık sima,kulüp, işletme kripto'nun karanlık yüzünü kullanarak, mekanlarını işletmelerini bir paravan gibi kullanıp çoğu #illegalbahis sitesinin parasını tertemiz akladılar, hem de kılçıksız filato tarafından.. Hem de kıt beyinlerini kullanmadan, paranın gücünü kullanarak hallettiler bu işi.. Mafya abilerimiz, zengin para babalarımız çok güzel kullandı bizim direnç destek çizip 3 kuruş kazanmaya çalıştığımız kripto ekosistemini.. Bizler #btc ath derken, #eth kalk yattığın yerden derken bu cambazlar milyon hatta milyar #dolar #usdt'yi devlete 1 kuruş vergi ödemeden indiriverdiler cüzdancıklarına.. Ama 25 Şubat tarihinde, daha evvel kararı alınan önlemlerin uygulanabilirliği Resmi Gazete'de ilan ile kullanılabilir hale geldi. Devlet duruma müdahale etti.. Mİ ACABA? NE YAZIK Kİ CEVABIM HAYIR.. YA DA MÜDAHALESİ KADÜK KALDI.. Devletin Terör Finansmanı, kara para aklama, bahis gibi alanlara müdahalesi yalnızca Türkiye'de Anonim Şirket olan merkezi borsalara min 5 karakter açıklama ve soğuk mu merkezi borsa mı sorusunu sormanın ötesine gidemedi... Ve beni üzen tarafta kimsede çıkıp devlete demedi ki ''AGA BU OLMAMIŞ''... Eğer devlet olarak siz, yazının gerisinde saydığım para akışlarının önünü almak istiyorsanız bu yolları kesecek yöntemleri bilmeniz gerekirdi. En başta da saydığım gibi, kirli paranın önüne geçebilmek için 3-4 tane yerel merkezi borsaya ''beyan zorunluluğu'' getirmenin ötesinde; -Cross Chain nedir? -Atomik Swap nedir? -Proxy Token nedir? -Mixer nedir? -Bridge nedir? -Hash Zamanlı Kilitli Kontrat nedir gibi gibi sayısını daha da çok artırabileceğim, detaya girmeden bu ve benzer yöntemleri, benim gibi bilenlerin, 5 karakter beyana gerek kalmaksızın önlemi alınmaya çalışan yöntemlerin üstesinden 'çocuk oyuncağı' seviyesinde aşabileceklerini bilmeleri gerekirdi.. İşte bu yüzden ''Devlet duruma müdahale etti Mİ ACABA'' diyorum .. Biliyorum ki bu yazıyı okuyanlar ve işin bu tarafında olan ''gölgeler'', benim ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır ve gülümseyerek kara paralarını aklamaya devam edeceklerdir. Bu yazıyı yazmamdaki amaç şu; Türk kripto topluluğu, benim gözümde sayı ve donanım olarak tüm Dünya'da ilk üçe girecek seviyede. Ülke ve devlet olarak; bu ve benzeri önlem ve tedbirler alınırken bu topluluk üyelerinden destek almak devletimizi küçültmez aksine yüceltir ve güçlendirir.. Aksi durumda alınacak tedbir ve yöntemler, kripto transferlerinde istenen 5 karakter beyanın ötesine geçmez.. Kalın sağlıcaklashow more

KriptoSeneR
54,438 views • 1 year ago
Bu bir morâl verme tweetidir. #gümüş bugün %7 yükselmiş.... 27 Martta-3/4 gün önce kıpırdanma başladı, Nisan ayında, Hindistan alımları gümüş squeeze oluşturduğunda, bakalım nasıl 7 kat kaldıraçı tutabilecekler diyordum ya.... Şimdi çok çok önemli başka #para #kazanç işlerinden bahsedeceğim. 1) Bu aşağıda linkini bıraktığım 2 metre ( 4 adet Goblen Pano ) toplamda 5000 TL + KDV Şimdi bunu alıp, 4 adet eski berjeri de bir yerlerden bulursanız ve biraz uğraşırsanız, videoda gösterdiğim gibi " French Antique " berjeri Türkiye'de tanesi 30-35 000 TL'ye 🤭, Yurt dışında 10-15 000 Euro'ya rahatlıkla satabilirsiniz🤭 Bunların alıcısı, bunların değerini bilir.😏 Mesele alıcıya bulmak. 2) Ya da.... Sadece bir metre alırsınız , yalnızca 2500 TL + KDV òdersiniz. Kendi evinizdeki berjerleri kaplar ve milyon-milyar dolarlık insanların asalet simgesine,buncacık para ile sahip olursunuz 😊 3) Ya da, tam olarak ne demek istediğimi iyice bir düşünürsünüz. Konu #Altın ve #gümüş ve #Borsa değil yeğen ! Konu onların alabilecekleri ve alamayacakları ! Bugün başka olacak, yarın başka ! Ben aşağıdaki 2 metre goblen panoyu sattıktan sonra, bir daha satamayacağım. Niye ? Bırak parasını, yarın bunu 30 yıllık tekstilci olarak ben bile bulamayacağım. Bunu bulabilen, bir yıl sonra metresini 250 Euro'dan aşağı satamayacak. Yani en az %500 kazanç getirecek. Daha öncede demiştim. Akıllı olanlar, zekat verenler, bereketi ALLAH 'tan bekleyip dürüst çalışanlar çok ama çok kazanacak. Bugün #Emtia 'ya kimse bakmıyor. Asıl kazanç Kaliteli ve Özellikli emtiada olacak.. ▪️Linki tıklayın e mi ? Alan da kazanır, biline 😊show more

Serpil Özkan
10,351 views • 3 months ago
Özgü Namal konuşmasında “Vazgeçmeyin, geri dönmeyin… Dünya hayatı iniş... çıkışlarla doludur ama önemli olan tekrar ayağa kalkabilmektir.” derken aslında sadece motivasyon veren cümleler kurmuyor gibi geliyor bana. Sanki gerçekten hayatın sert taraflarını tanımış, acının içinden geçmiş, düşüp tekrar ayağa kalkmayı öğrenmiş bir ruh konuşuyor. Ve doğum haritasına baktığımda buna hiç şaşırmadım diyebilirim. Çünkü kendisi çok güçlü bir Oğlak vurgusuna sahip. Güneş–Mars kavuşumu Oğlak burcunda… Bu zaten başlı başına “dayanıklılık”, “hayatta kalma gücü”, “yeniden ayağa kalkma iradesi” veren bir kombinasyondur. Üstelik Güneş’in Satürn’le yaptığı üçgen açı ve buna Chiron’un eşlik etmesi haritada çok güçlü bir toprak üçgeni oluşturuyor. Toprak üçgenleri insana gerçekçilik, sağlamlık, güvenilirlik ve kriz anlarında bile ayakta kalabilme becerisi verir. Ama Chiron’un bu yapıdaki varlığı işi daha da derinleştiriyor… Çünkü bu insanlar genellikle yaralarıyla büyürler. Acıyı inkâr ederek değil, onun içinden geçerek güçlenirler. Özgü Namal’ın hayat hikâyesini düşündüğümüzde bunu zaten hissediyoruz. Onda dramatik ama vakur bir güç var. Acıyı bağırarak değil, taşıyarak yaşayan insanlardan biri gibi görünüyor. Ve bence insanlara bu kadar gerçek gelmesinin sebebi de bu. Ay ve Merkür Yay burcunda… Üstelik Neptün Yay jenerasyonundan geliyor. Bu da onun ruhunda çok güçlü bir özgürlük ihtiyacı, vizyon, anlam arayışı ve içsel bilgelik olduğunu düşündürüyor bana. Sanki içinde gerçekten “Artemis” arketipinin izleri var gibi… Özgür, vahşi doğayla bağlantılı, kendi yolunda yürüyen, içsel pusulasına güvenen bir kadın enerjisi hissediliyor. Ay–Satürn karesi ve Merkür–Satürn karesi ise zaman zaman duygularını bastırabilen, kolay açılmayan, hislerini kontrol altında tutmaya çalışan bir taraf verebilir. Ama bu açılar aynı zamanda ciddi bir zihinsel dayanıklılık ve duygusal olgunluk da verir. Bazı insanlar acıyla dağılıp gider, bazılarıysa acıyla yapı kurar. Özgü Namal bana ikinci grubu hatırlatıyor. Venüs Akrep burcunda ve Uranüs’le kavuşumda… Bu çok etkileyici bir kombinasyon gerçekten. Çünkü hem çok derin, tutkulu ve ruhsal seviyede sevebilir; hem de sevgiyi boğmadan yaşayabilir. Hem bağlılık hem özgürlük ihtiyacı aynı anda çalışıyor burada. Bu da ilişkilerinde sıradışı, özgürlükçü ama bir o kadar yoğun bir sevme biçimi yaratıyor olabilir. Balzamik Faz’da doğmuş olması da dikkat çekici. Balzamik Faz ruhları genellikle “yaşlı ruh” hissi verirler. Dünyayı yüzeyden değil, derinden algılarlar. Sanki bu hayata bir şeyi tamamlamaya, anlamaya, ruhsal olarak derinleşmeye gelmiş gibidirler. Ay’ın Merkürden gelip Neptün’e doğru ilerliyor olması da onun zihinsel üretim, hikâye anlatıcılığı, sanat ve ifade alanında çok güçlü bir ruhsal akış taşıdığını düşündürüyor. Zaten Neptün’ün sinema ve sanatla bağlantısını düşündüğümüzde, onun sanat aracılığıyla kolektife dokunan bir ruh olduğunu hissediyoruz. Mars’ın deklinasyon dışı olması da dikkat çekici. Bu çok güçlü bir enerji verir ama bazen öfkenin kontrolsüz ya da aşırı yoğun yaşanmasına da neden olabilir. Yani içinde çok büyük bir yaşam gücü olduğu gibi, zaman zaman yıkıcı bir yoğunluk da olabilir. Ama zaten büyük sanatçıların çoğunda bu “taşan enerji” hissi vardır. Gerçekten çok güçlü, çok derin ve etkileyici bir haritası olduğunu düşünüyorum. Ve bence insanlar onu sadece oyunculuğu için değil, ruhundaki gerçekliği hissettikleri için seviyorlar. Yolu açık olsun… 🤍 Sanatıyla kolektife ışık olmaya devam etsin.show more

Zuhal Bilge Gökay
10,862 views • 2 months ago