Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

💪 3. DEVRE programında yorumcularımız; Metin Tekin, Uğur Karakullukçu, Emek Ege ve @ZOnderOzen Galatasaray - Beşiktaş maçının Carvak Türkiye ile ‘En Güvenilir Oyuncusu’nu Mauro Icardi olarak seçti. Carvak Türkiye

35,173 views • 2 years ago •via X (Twitter)

2 Comments

DAFFY 25🍍's profile picture
DAFFY 25🍍2 years ago

@fotottarena @ukarakullukcu @EmekEge @ZOnderOzen @carvak_tr Siz holiganca twet atan sunucunuzu ve sürekli ortalığı karıştırma amacı olan serdar ali çelikleri göndermeden bı daha asla izlemem.

galatasaray85's profile picture
galatasaray852 years ago

@gicabey @ukarakullukcu @EmekEge @ZOnderOzen @carvak_tr Elmanderin kac golü var atıp atıp duruyordu fener ve bjkye

Related Videos

Eğitimde Bu Hafta 27 Haziran - 3 Temmuz 2026 ✅ Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, haziran dönemi mesleki çalışma programı dolayısıyla eğitimcilere video mesajla hitap etti “Sizler, bu ülkenin geleceğini inşa eden büyük bir maarif hareketinin öncülerisiniz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasında en büyük gücümüz sizlersiniz. Buna yürekten inanıyorum. Çocuklarımız için ortaya koyduğunuz emek, sabır ve fedakârlık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ✅ “Maarif Tiyatro Akademisi Sertifika Töreni”nde Bakan Tekin, öğretmenler ve sanatçılarla bir araya geldi ✅ Bakan Tekin, sezon finali yapan “Haberimiz Olsun” ekibini Bakanlıkta ağırladı ✅ “Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Oryantasyon Programı”nda Bakan Tekin, maarifin yeni elçilerine seslendi “Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını, onurunu, vakarını temsil etmek üzere elçilerimiz olarak yurt dışına gideceksiniz. Ben, Türkiye'deki çalışmalarınıza bakarak şuna inanıyorum: Bu konuda çok başarılı işler yapacağınıza yüzde yüz eminim. Size olan güvenimiz, inancımız tam.” ✅ Bakan Tekin, Sakarya İl Ormanı'nda öğretmenlerle yürüyüş yaptı ✅ TETZ 2026'da uluslararası katılımcılar, “Eğitimde Yapay Zekânın Geleceği”ni konuştu ✅ Eğitimde dijitalleşmenin küresel boyutta tartışıldığı “TETZ 2026”, on binlerce ziyaretçiyi Türkiye’nin ev sahipliğinde buluşturdu ✅ İklim değişikliği ve sıfır atık eğitimleri, “HEMBA” ile dijitale taşınıyor ✅ “Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, Resmî Gazete’de yayımlandı ✅ “Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Sıra Sonuçları” açıklandı ✅ Güzel sanatlar müzik ilkokulları/ortaokulları ile spor ortaokulları yerleştirme sonuçları ilan edildi ✅ Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının “pasaport başvuru işlemleri”, artık elektronik ortamda ✅ Ortaöğretim öğrencileri için “keşfet, öğren, eğlen” anlayışıyla hazırlanan “Yaz Tatili Rehberi”, paylaşıldı ✅ “Bilim Sanat Merkezleri Bireysel Değerlendirme Sonuçları” duyuruldu ✅ 2026 UDSP yabancı dil yeterlilik sınavı soru kitapçıkları ve cevap anahtarları erişime açıldı ✅ Eğitim kurumlarına ilk defa yönetici görevlendirme takvimi açıklandı

T.C. Millî Eğitim Bakanlığı

43,715 views • 2 months ago

Aykut Kocaman ne yaptı? Sadece elinizi vicdanınıza koyun ve okuyun. 🟡 2010-2011 Sezonu | Fenerbahçe şampiyon oldu. Ayrıca Fenerbahçe bu süreçte Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor üçlüsünün toplamından çok daha değerli bir takım haline geldi, dünya yıldızları ile yakın temasa geçildi ve Şampiyonlar Ligi hazırlıkları yapılmaktaydı. Fenerbahçe, lige her anlamda ambargo koymaya hazırlanırken 3 Temmuz Kumpası yapıldı. 🔵 2011-2012 Sezonu | Tam 29 yıl aradan sonra Fenerbahçe’ye Türkiye Kupası’nı kazandırdı. 🟡 2012-2013 Sezonu | Türkiye Kupası’nı bir kez daha kazandırdı ve en önemlisi Fenerbahçe Avrupa’da ilk kez yarı final oynama başarısını elde etti. 📝 Yukarıdaki başarıları sağlarken belli zaman aralıklarında camianın başkanı Aziz Yıldırım tutsaktı. Şöyle düşünün; Saadettin Saran bu sezon bir günlük göz altına alındı ve camia adeta demoralize olup yarıştan koptu. Aziz Yıldırım ise tam 12 ay boyunca cezaevinde tutsak edildi ve bu adam camiaya adeta o dönem hem başkanlık, hem hocalık yaptı. Bu atmosfer içerisinde kupalar kazanıp Avrupa’da göğsümüzü kabarttı. 🟡 Bu 3 yıllık dönem içerisinde Fenerbahçe ile Türkiye’de tüm zamanların en çok resmi maç yapan takımını kurdu. Yerine göreve gelen ve son şampiyonluğu kazanan Ersun Yanal ise “Aykut Kocaman’ın hazır, doğru yapılanmış ve kurulu bir kadro bıraktığı için” teşekkürlerini tüm kamuoyu önünde iletti. 🔵 Aynı zamanda Aykut Kocaman, Fenerbahçe ile en çok Avrupa maçına çıkan, lig tarihinde deplasmanda en çok galibiyet alan, Kadıköy’de 47 maç ile yenilmezlik serisinin lideri olan adamdır. 🟡 2017-2018 Sezonu | Fenerbahçe ile ligin en çok gol atan takımını oluşturmasına rağmen lig ve kupada finale kadar gitti ama mutlu sona ulaşamadı. Galatasaray maçlarında verilen tartışmalı kararlar sezona gölge düşürdü. O sezon, camiada Ali Koç’un başkan adaylığını açıklaması tribünleri ve camiayı böldü. Bu sezon “Ali Koç seçimi kazansın ama şampiyon olmayalım. Yeter kiAziz Yıldırım gitsin.” düşüncesi derinleşti ve tüm camia seçime odaklandı. Sahada mücadele eden takım maalesef hocasıyla beraber çok yalnız kaldı, tribünler boşaldı. Aykut Kocaman’ın kupa kazanamadığı tek sezon budur. Şimdi Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman liderliğinde hakkımız olanı alıp, özlenen Fenerbahçe’ye kavuşacağız. #SözAzizYıldırım #AykutKocaman

Kocaman 🖋

12,518 views • 4 months ago

KAMUOYUNA VE BASIN MENSUPLARINA Sputnik Türkiye Ali Cağatay Sputnik Türkiye ekranlarında yayınlanan "Ali Çağatay ile Seyir Hali" programında, staj ve çıraklık dönemindeki sigorta mağduriyetini ve bu husustaki yargı kararlarını samimi ve yalın bir dille gündeme getiren Sayın Ali Çağatay’a, federasyonumuz ve milyonlarca mağdur adına teşekkürlerimizi borç biliriz. Sayın Çağatay’ın adaletin tecellisi adına münferit dava yollarına ve kanıt unsurlarına dikkat çekmesi oldukça kıymetlidir. Ancak, mesleki eğitim sistemimizin ve bu süreçteki emeğin boyutunun tam olarak anlaşılabilmesi adına, programda geçen "3 aylık yaz stajı" ifadesine hukuki ve fiili gerçekler doğrultusunda bir açıklık getirme ihtiyacı doğmuştur: 1. Stajyerlerimizin Emeği "3 Ayla" Sınırlı Değildir Meslek lisesi öğrencilerimiz, sadece yaz aylarında kısa süreli staj yapan öğrenciler değildir. Stajyerlerimiz, okul dönemi boyunca haftanın en az 3 günü, tam 8 ay boyunca bir fiil fabrikalarda, atölyelerde ve işletmelerde bir işçi gibi ter dökmektedir. 2. Çıraklıktaki Vahim Durum: 4 Yıl Kesintisiz Çalışma Çıraklık eğitim merkezlerinde eğitim gören kardeşlerimizin durumu ise çok daha büyük bir emeği ve vahim bir mağduriyeti barındırmaktadır. Çıraklar, 4 yıl boyunca kesintisiz olarak, haftanın 5 günü sanayide ve üretim hatlarında tam zamanlı çalışmışlardır. Bu süreç, geçici bir öğrenci stajı değil, doğrudan ülkenin üretimine omuz veren kesintisiz bir işçilik sürecidir. Federasyonumuzun Esas Duruşu: Yargıtay kararlarında bahsi geçen "fiili üretim ve kanıtlama" şartı, stajyer ve çıraklarımızın zaten yıllarca bizzat yaşadığı ve yaşattığı gerçektir. Bizler, işletmelerde çay içip vakit geçiren değil; tezgah başında, üretim bantlarında genç yaşta bu ülkenin ekonomisine katma değer sağlayan emekçileriz. Bu sebeple, mağduriyetimizin çözüm yolu münferit davalarla bireysel kanıtlar aramak değil, Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereğince fiilen çalışılan bu dönemlerin (E-devlet tescil tarihinin) uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini sağlayacak yasal düzenlemedir. Sayın Ali Çağatay’a mağduriyetimizin gür sesi olduğu için tekrar teşekkür ediyor, basınımızın tüm kıymetli temsilcilerini bu haklı ve büyük emeğin gerçek boyutlarını aktarmaya davet ediyoruz. Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Tarih Yazacağız #StajyerÇırakUnutturmayacak

STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI MAĞDURLARI FEDERASYONU

10,629 views • 3 months ago

Osman Altunterim: "Trabzon Galatasaray maçının hakemi Cihan Aydın, Fenerbahçe Beşiktaş derbisinin hakemi ise Yasin Kol. Söyleyecek çok şey var aslında, dilimin ucuna geliyor ama insan ister istemez yutkunuyor. Neden mi? Çünkü bugün Anayasa Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile ilgili çok kritik bir karar açıkladı. Ve bu karar nihai, yani bağlayıcı. Anayasa Mahkemesi açıkça şunu söylüyor: Federasyonların hukuk kurulları, özellikle de tahkim kurulları, yönetim kurulu tarafından atanamaz. Bu kurullar bağımsız olmalı ve seçimle göreve gelmelidir. Bu karar sadece bir yorum değil, aynı zamanda emsal niteliğinde bir içtihattır. Yani yalnızca Türkiye Futbol Federasyonu’nu değil, tüm federasyon yapılarını kapsayan bir bağlayıcılığı vardır. Peki bu ne anlama geliyor? Aslında çok net: Mevcut federasyon yapısı içinde yer alan kurulların hukuki meşruiyeti ciddi şekilde tartışmalıdır. Türkiye Futbol Federasyonu uzun süredir bu yapıyı atama yoluyla oluşturuyor. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, bu sistemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyuyor. İşin daha da çarpıcı tarafı şu: Bu yapı sadece kâğıt üzerinde kalmıyor, sahaya da doğrudan etki ediyor. Hakem atamalarını yapan Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) yapısı da bu tartışmanın tam merkezinde yer alıyor. Bugün gelinen noktada, hukuki dayanağı tartışmalı bir yapı, maçlara hakem atıyor. Cihan Aydın Galatasaray maçına veriliyor, Yasin Kol en kritik derbilerden birine atanıyor. Sahada ise benzer pozisyonlara farklı kararlar veriliyor. Aynı tür hatalar yapan hakemlere farklı muamele uygulanıyor. Bu da ister istemez adalet duygusunu zedeliyor. Bugün gelinen noktada mesele sadece bir hakem hatası değil. Mesele, sistemin bütününe dair ciddi bir güven problemidir."

Volkan Yılmaz

16,850 views • 6 months ago

■ YAYILAN DÜNYA SAVAŞINDA YENİ CEPHELERDEN TÜRKİYE cephesi açılması riski yüksek. ■ Uluslarası uzmanların değerlendirmelerine göre: Bölgesel kırılmaların ilk olarak ⁃ Suriye cephesinde başlayıp ardından, • Kıbrıs-Doğu Akdeniz 'e sıçrayacağı konusunda tam mutabık olduklarını açıklıyor. ▪BU DURUMDA 3 NOKTA'DA yaşanacak bir kırılma ! ▪︎ TÜRKİYE'Yİ SAVAŞIN İÇiNE ALACAK VE TÜRKİYE savaşa girmiş olacak. ■ Cumhurbaşkanı Erdoğan : ▪︎ Türkiye'nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerine kurmadığını vurgulayarak, ⁃ İsrail ile olası bir çatışma ihtimalini önlemek amacıyla diplomasiye yoğunlaştıklarını ifade etti. ■ Erdoğan El Cezire ( 17 Ağustos 2026 ) televizyonunda yapmış olduğu açıklamada,İsrail konusunda sorulan soruya! ⁃ "Türkiye'ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa,bu savaştan da çekinmez, kaçmaz. " demişti. ■ Genelkurmay Başkanı Orgeneral S. Bayraktaroğlu : ▪︎ Yemen'deki Husilerin Arabistan'a yönelik düzenlediği yoğun füze ve İHA saldırıları sonrasında yapılan acil çağrı üzerine Suudi Arabistan'a gitti. - TSK- Suudileri göreve çağırınca kimse gelmeyecek . Adına MEKKE anlaşması diyip : SUUDİ KRALİYET AİLESİ VE TOPRAKLARINI koruma kollama işleri. Neden İstanbul veya Ankara anlaşması yok.Türk toprakları ve Türkiye'nin korunmasına yönelik ? ▪︎ Ortada Türkiye'ye müttefiklik yapacak bir ANKARA/ İSTANBUL anlaşması yok. ▪︎ Genelkurmay Başkan HUSİLERE karşı neler yapılabileceğini konuşmak üzere ARABİSTAN'DAN çağrılmış. ■ Uluslararası Strateji Uzmanları: • Yurt dışındaki ( TSK varlığının ) Türkiye ekonomisine çok büyük mali yükler getirdiğini, Türkiye ekonomisine şu ana kadar resmi olarak bir maddi katkı getirmediğini ve milletin ekonomik yaşamını,ükenin geleceğine dair yatırım ve gelecek planlarına dair finansman bulunamadığını açıkladı . ▪︎ Maddi kayıpların giderek arttığı bir ortamda Türk vatandaşlarının yeterli yaşayabilmesi imkansız olmaya başladı. ▪︎ Ayrıca,etrafı çatışmalarla çevrili bir ülkenin kaynaklarını uzak coğrafyalara harcaması askeri riskleri artırıyor. ▪︎ Türkiye'yi bölgesel denklemlerde doğrudan hedef haline getirebilecek olgular masada. ▪︎ Yurdışında olan askeri birliklerin kendi topraklarına ulaşması zorluğu konusunda uyarıda bulunuluyor . ■ BBC muhabiri : Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun yanında savaşan ve aylık maaş alan çok sayıda IŞİD ve El Kaide üyesini görüntüledi. Binlerce El Kaide ve Daeş (ISIS) üyesi SUUDİ 'ler adına HUSİ'LERE karşı savaşıyor. ■ YUNAN Ulusal Savunma Akademisi öğrt.Üy. Prof. Ioannis Mazis, Atina’nın Türkiye’yi Antalya körfezine hapsetmeyi amaçlayan Seville Haritası’nı uygulamamasından ve 12 mil konusunda harekete geçmemesinden dolayı MİÇOTAKİS' E çağrı yaptı . ▪︎ “Yunan Başbakanı Türk Cumhurbaşkanına cesur bir uyarıda bulunmalı, 'Karşınızda bizi bulursunuz' demeli.” açıklamasında bulundu . ■ ASTROLOG Öner Döşer : Türkiye çok sıcak bir SONBAHAR'A giriyor. ▪︎ 2026 yılının sonbahar aylarından (Ekim) 'den itibaren başlayıp 2028'e kadar uzanacak süreci, ▪︎ "Büyük Savaş ve Sınırların Değişmesi" dönemi olarak açıkladı. ▪︎ Öner Döşer : 2026 Ekim ayı itibarıyla gezegen açılarının askeri çatışma, ekonomik depresyon ve jeopolitik restleşme riskini en üst seviyeye çıkaracağını ve : ▪︎ İsrail merkezli askeri hareketlilik mevcut sınırlarla kalmayacak, savaşın daha da kızışacağını ve Türkiye dahili ihtimalinde yayılacağını söyledi. ▪︎ Türkiye-Yunanistan Gerilimi: ▪︎ Bu durumun siyaseti, askeri kararları ve Türkiye-Yunanistan arasındaki gerilimi tetikleyecek;Ege ve Akdeniz gibi deniz yetki alanlarındaki güç mücadeleleri restleşmeleri tetikleyecek. ▪︎Türkiye'nin bu askeri gerilim hatlarının tam ortasında kalması sebebiyle "savaşın içine çekilme veya askeri olarak etkilenme" durumu var. ▪︎ Sınır güvenliği,askeri hazırlıkların en üst düzeye çıkarılması gerektiğini belirtti. ▪︎ Rusya - U krayna / Çin - Tayvan cepheleri aktifleşecek. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

64,530 views • 6 days ago

Gazeteci Enver Aysever, Adalet bakanı Akın Gürlek'in İmamoğlu ve Özgür Özel'in iftiralarına rağmen güven duyulan biri olduğunu anlattı: “İlginç bir süreç. Akın Gürlek Bey ilginç yerlere müdahale ediyor. Bu ettiği müdahalelerin gerçekten bir anlamı olacak mı? Buralardan bir netice alınacak mı? Hep beraber göreceğiz. Ancak bir yandan da Akın Gürlek Bey'in bir şeyi var, toplumda bir karşılığı var ve bir beklenti var. Şimdi hiç umulmadık insanların Akın Gürlek Bey ile ilişki kurması önemli. Bunlardan biri ve en önemlisi de Mumcu ailesi. Akın Gürlek Bey şöyle bir paylaşımda bulundu. Onu bir kere önce bir okuyalım."33 yıl önce evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, dosyada yer alan tüm delil, bilgi ve bulgular en ince ayrıntısına kadar titizlikle incelenmektedir. Uğur Mumcu suikastının bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız. Merhum Uğur Mumcu'ya Yüce Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum." diyor. Bir kere önce bu videoyu bir izleyelim arkadaşlar, önce onu bir görelim. Adalet Bakanı Akın Gürlek:* "Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi. Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz..." Evet, Akın Gürlek Bey böyle bir video ile meseleyi toparlamış. Şimdi, önce birkaç bilgi vermek isterim. Uğur Mumcu'nun oğlu elbette ki Türkiye'de çok önemli bir bilim insanı. Onun bir kere altını çizelim. Ve bu hukukçu aynı zamanda. Oraya gitmesi ve bir hukukçu olarak orada bir pozisyon alması ciddiye alındığını gösteriyor bir taraftan hukuki olarak. Diğer yandan Güldal Hanım —ki ben kendisiyle biraz sonra vereceğiz, birçok kez bir araya geldim, programlar yaptım— son derece kaliteli ve zarif bir hanımefendi. Ve yıllarca Uğur Mumcu'nun gerçek katillerini arar halde oldu. Ve bu konuda da bir türlü netice alınamadığını yazdığı bir kitapla da dile getirdi. Şimdi, burada şöyle bir şey var bence asıl düşünülmesi gereken: Uğur Mumcu'nun böylesi bir süreçte gündeme gelmesi, bu aynı zamanda Akın Gürlek Bey'in bu aile tarafından güvenle bir şekliyle güven duyularak muhatap alındığı anlamına gelir. Siz eğer geçmişte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği yapmış bir kimsenin burada şu anki bir siyasi iklim içerisinde ve şu anki bu ilişki biçiminde, yani "hukuk tanımayan adam" diye tarif edilen bakanı bu seviyede insanların —Uğur Mumcu'nun eşi, işte oğlu— muhatap aldığı zaman ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Yani birisi kalkıp da diyebilir ki: "Ya arkadaşlar, Uğur Mumcu ailesi sıradan bir aile değildir." Turgut Kazan... Turgut Ağabey de orada onların avukatı olarak bulunuyor. Yani Türkiye'de demokrasi mücadelesinde çok büyük emek vermiş isimlerden söz ediyoruz. Bu insanların olduğu bir tabloda bir soru sorulur insanlara. Yani "Uğur Mumcu'nun ailesi bize güveniyor, Turgut Ağabey bize... yani Turgut Kazan güveniyor da siz niye güvenmiyorsunuz? Nasıl burada bir hukuksuzluk olduğunu iddia ediyorsunuz?" dense ilginç bir tablo çıkar. Neyi işaret ettiğimi biliyorsunuz. Yani bu Silivri'deki dava bağlamında bunu gündeme getiriyorum. Yani Cumhuriyet Halk Partisinde yıllarca milletvekilliği yapmış, grup başkanvekilliği yapmış bir hanımefendi, yıllarca demokrasi mücadelesi yapmış Turgut Kazan gidiyorlar ve davanın yeniden değerlendirilmesi konusunda Akın Gürlek Bey'le konuşuyorlar. Eğer böyle bir güven söz konusu olmasa gidip Akın Bey'le konuşurlar mı? Bu da başka yönden başka bir çelişkiyi ortaya koymuş oluyor ve Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu hattındaki Akın Gürlek'e yöneltilen eleştirilerin, hatta sert değerlendirmenin boyutunu bir biçimiyle ortaya koyuyor.”

NE KADAR OLDU?

46,560 views • 1 month ago

🇬🇷 Miçotakis: "Erdoğan'la işleyen ve iyi düzeyde diyebileceğim bir ilişkimiz var." "Ancak kesinlikle saf değilim." "Silahlı kuvvetlerimizi güçlendirmeye devam edeceğim" "Şu an tarihlerindeki en iyi durumdalar." "Güçlü bir caydırıcılık kabiliyetine ihtiyacımız var." ➖ Türkiye ile işleyen, hatta yapıcı diyebileceğim bir ilişkimiz var. ➖ Coğrafyamız gereği yan yana yaşamaya mahkumuz. ➖ Bu durum hiçbir zaman değişmeyecek. ➖ Öte yandan, Türkiye'nin son on yılda revizyonist bir güç haline geldiği de bir gerçek. ➖ Özellikle denizlerdeki hak iddiaları ve hırsları söz konusu olduğunda. ➖ Ve bu durum uluslararası hukukla açıkça çelişmektedir. ➖ Benim her zaman söylediğim ve çok net şekilde ifade ettiğim şey şudur: ➖ Yunanistan'ın egemenliği ve egemenlik hakları asla tartışmaya açılamaz. ➖ Egemenliğimiz ve haklarımız uluslararası hukuktan ve uluslararası antlaşmalardan doğmaktadır. ➖ Bunlar hiçbir koşul altında sorgulanamaz ve sorgulanmamalıdır. ➖ Türkiye ile aramızda büyük bir görüş ayrılığı var, o da Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıdır. ➖ Türkiye'nin başka iddiaları varsa, bunları tanımıyoruz. ➖ Bunlar tamamen asılsızdır ve hiçbir Yunanistan Başbakanı bu iddialarla ilgili bir tartışma veya müzakereye girmeyi asla kabul etmez. ➖ Bu hususları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da çok net bir şekilde aktardım. ➖ Kendisiyle işleyen ve iyi düzeyde diyebileceğim bir ilişkimiz var. Birçok kez bir araya geldik. ➖ Son 2-3 yıldır ilişkilerde makul bir yumuşama dönemi yaşandığını söyleyebilirim. ➖ Tabii zaman zaman söylemlerde ve hareketlilikte gerilimler yaşanabiliyor, nitekim geçen ay da bunu gördük. ➖ Bunun yeniden kontrol altına alınabileceğini umut ediyorum. ➖ Ancak kesinlikle saf değilim. ➖ Silahlı kuvvetlerimizi güçlendirmeye devam edeceğim, bunu sistematik olarak da yaptım. ➖ Muhtemelen şu an tarihlerindeki en iyi durumdalar. ➖ Güçlü bir caydırıcılık kabiliyetine ihtiyacımız var. ➖ Elimizden gelen her alanda niteliksel üstünlüğe yatırım yapmalıyız.

Kuşçu

20,760 views • 3 months ago

Enver Aysever: İlginç bir süreç. Akın Gürlek Bey ilginç yerlere müdahale ediyor. Bu ettiği müdahalelerin gerçekten bir anlamı olacak mı? Buralardan bir netice alınacak mı? Hep beraber göreceğiz. Ancak bir yandan da Akın Gürlek Bey'in bir şeyi var, toplumda bir karşılığı var ve bir beklenti var. Şimdi hiç umulmadık insanların Akın Gürlek Bey ile ilişki kurması önemli. Bunlardan biri ve en önemlisi de Mumcu ailesi. Akın Gürlek Bey şöyle bir paylaşımda bulundu. Onu bir kere önce bir okuyalım."33 yıl önce evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, dosyada yer alan tüm delil, bilgi ve bulgular en ince ayrıntısına kadar titizlikle incelenmektedir. Uğur Mumcu suikastının bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız. Merhum Uğur Mumcu'ya Yüce Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum." diyor. Bir kere önce bu videoyu bir izleyelim arkadaşlar, önce onu bir görelim. Adalet Bakanı Akın Gürlek:* "Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi. Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz..." Evet, Akın Gürlek Bey böyle bir video ile meseleyi toparlamış. Şimdi, önce birkaç bilgi vermek isterim. Uğur Mumcu'nun oğlu elbette ki Türkiye'de çok önemli bir bilim insanı. Onun bir kere altını çizelim. Ve bu hukukçu aynı zamanda. Oraya gitmesi ve bir hukukçu olarak orada bir pozisyon alması ciddiye alındığını gösteriyor bir taraftan hukuki olarak. Diğer yandan Güldal Hanım —ki ben kendisiyle biraz sonra vereceğiz, birçok kez bir araya geldim, programlar yaptım— son derece kaliteli ve zarif bir hanımefendi. Ve yıllarca Uğur Mumcu'nun gerçek katillerini arar halde oldu. Ve bu konuda da bir türlü netice alınamadığını yazdığı bir kitapla da dile getirdi. Şimdi, burada şöyle bir şey var bence asıl düşünülmesi gereken: Uğur Mumcu'nun böylesi bir süreçte gündeme gelmesi, bu aynı zamanda Akın Gürlek Bey'in bu aile tarafından güvenle bir şekliyle güven duyularak muhatap alındığı anlamına gelir. Siz eğer geçmişte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği yapmış bir kimsenin burada şu anki bir siyasi iklim içerisinde ve şu anki bu ilişki biçiminde, yani "hukuk tanımayan adam" diye tarif edilen bakanı bu seviyede insanların —Uğur Mumcu'nun eşi, işte oğlu— muhatap aldığı zaman ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Yani birisi kalkıp da diyebilir ki: "Ya arkadaşlar, Uğur Mumcu ailesi sıradan bir aile değildir." Turgut Kazan... Turgut Ağabey de orada onların avukatı olarak bulunuyor. Yani Türkiye'de demokrasi mücadelesinde çok büyük emek vermiş isimlerden söz ediyoruz. Bu insanların olduğu bir tabloda bir soru sorulur insanlara. Yani "Uğur Mumcu'nun ailesi bize güveniyor, Turgut Ağabey bize... yani Turgut Kazan güveniyor da siz niye güvenmiyorsunuz? Nasıl burada bir hukuksuzluk olduğunu iddia ediyorsunuz?" dense ilginç bir tablo çıkar. Neyi işaret ettiğimi biliyorsunuz. Yani bu Silivri'deki dava bağlamında bunu gündeme getiriyorum. Yani Cumhuriyet Halk Partisinde yıllarca milletvekilliği yapmış, grup başkanvekilliği yapmış bir hanımefendi, yıllarca demokrasi mücadelesi yapmış Turgut Kazan gidiyorlar ve davanın yeniden değerlendirilmesi konusunda Akın Gürlek Bey'le konuşuyorlar. Eğer böyle bir güven söz konusu olmasa gidip Akın Bey'le konuşurlar mı? Bu da başka yönden başka bir çelişkiyi ortaya koymuş oluyor ve Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu hattındaki Akın Gürlek'e yöneltilen eleştirilerin, hatta sert değerlendirmenin boyutunu bir biçimiyle ortaya koyuyor.

Haber Filesi

26,828 views • 1 month ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Kamerun Millî Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyonda Türkiye-Kamerun ilişkilerine yönelik bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: GÜVENLİK, İSTİKRAR VE KALKINMA AYRILMAZ UNSURLAR HÂLİNE GELDİ Dost ülke Kamerun Cumhuriyeti’nin Millî Günü vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı resepsiyonda sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Bu vesileyle Kamerun halkının Millî Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, dost Kamerun’a barış, huzur ve refah dolu bir gelecek temenni ediyorum. Ayrıca sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın da selamlarını iletmek istiyorum. Bu yılın Millî Gün temasının “Ulusal Birlik: Güçlü Bir Savunma Sisteminin Omurgası ve Kamerun’un Kalkınmasının Temeli” olarak belirlenmesini son derece anlamlı bulduğumu ifade etmek isterim. Zira günümüzde güvenlik, istikrar ve kalkınma; birbirinden ayrılmaz unsurlar hâline gelmiştir. Güçlü kurumlara, güvenilir bir savunma yapısına ve toplumsal dayanışmaya sahip ülkeler; ekonomik gelişimlerini sağlam temeller üzerine inşa edebilmekte ve gelecek hedeflerine daha emin adımlarla ilerleyebilmektedir. Bu bakımdan Kamerun’un birlik ve beraberliğini güçlendirmeye, güvenliğini tahkim etmeye ve kalkınmasını hızlandırmaya yönelik ortaya koyduğu bu stratejik vizyonu takdirle karşılıyoruz. TÜRKİYE, AFRİKA’YI STRATEJİK ORTAK OLARAK GÖRÜYOR Türkiye ile Kamerun arasında karşılıklı saygı, dostluk ve güven temelinde şekillenen güçlü ilişkiler bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Afrika politikamız çerçevesinde kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Türkiye Afrika’yı stratejik bir ortak olarak görmekte, ilişkilerini karşılıklı fayda ve ortak kalkınma anlayışı temelinde geliştirmektedir. Kamerun da bu vizyonumuzda özel bir yere sahip olan önemli dost ve ortaklarımızdan biridir. Ülkelerimiz arasında siyasi, askerî, ekonomik, ticari, kültürel ve teknik alanlarda gelişen ilişkilerden büyük memnuniyet duyuyoruz. Karşılıklı üst düzey temaslar ve kurumsal iş birlikleri, ilişkilerimizin her geçen gün daha da güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Özellikle ekonomik ve ticari alanda mevcut potansiyelin çok daha ileri seviyelere taşınabileceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Karma Ekonomik Komisyon mekanizmaları başta olmak üzere çeşitli platformlar aracılığıyla iş birliğimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Türk şirketleri; altyapı, ulaştırma, enerji ve müteahhitlik alanlarında Kamerun’un kalkınma hedeflerine katkı sunmakta, yeni yatırım ve projeler için çalışmalarını sürdürmektedir. Bizler de iş insanlarımızı ve firmalarımızı, Kamerun’da daha fazla yatırım yapmaya teşvik ediyor, bu iş birliğinin her iki ülkenin ortak refahına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ayrıca halklarımız arasında önemli bir köprü vazifesi gören Kamerunlu genç kardeşlerimizin ülkemizde çeşitli alanlarda eğitim almalarından da büyük mutluluk duyuyoruz. TÜRKİYE-KAMERUN İLİŞKİLERİNİN DAHA İLERİ SEVİYELERE ULAŞACAĞINA İNANIYORUM Askerî ve savunma alanındaki iş birliğimiz de ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişen ve güçlenen boyutlarından biridir. Son dönemde savunma ve güvenlik alanındaki temaslarımızın yoğunlaşmasından da memnuniyet duyuyoruz. Özellikle askerî eğitim faaliyetleri, personel değişimi ve kurumsal iş birliği çalışmaları, ikili askerî iş birliğimizi daha da güçlendirmektedir. Bu kapsamda bu ayın başında ülkemizi ziyaret eden Kamerun Savunma Bakanı Sayın Joseph Beti Assomo ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, son derece verimli geçmiş, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacak kararlılık ve projeler ortaya konmuştur. Nitekim imzaladığımız Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ile Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün, savunma ilişkilerimizin gelişimine ve dostluğumuzun daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl Kamerun ziyaretimiz çerçevesinde Kamerunlu askerî personelin Türkçe öğrenimine imkân sağlayacak ikinci dershanenin açılışını yapmamız da iki dost ülke arasındaki bağların derinleştirilmesine yönelik değerli adımlardan biri olmuştur. Türkiye olarak savunma ve güvenlik alanındaki tecrübemizi Kamerun gibi dost ülkelerle paylaşmayı barışa, istikrara ve kapasite geliştirme çalışmalarına sunulacak katkı bakımından önemli görüyoruz. Bu anlayışla Türkiye-Kamerun ilişkilerinin; karşılıklı güven, ortak çıkarlar ve dostluk temelinde önümüzdeki dönemde çok daha ileri seviyelere ulaşacağına yürekten inanıyorum. Başta Sayın Büyükelçi olmak üzere Kamerun Büyükelçiliğinin etkin ve verimli çalışmalarıyla iş birliğimizin gelişmesi için yoğun gayretler sarf ettiğini memnuniyetle müşahede ediyor, değerli katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kamerun Cumhuriyeti’nin Millî Günü’nü bir kez daha kutluyor, dost Kamerun halkına sağlık, huzur ve esenlik diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. İyi akşamlar… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

26,153 views • 3 months ago

Eğitimde Bu Hafta 4 - 10 Nisan 2026 ✅ “A Millî Futbol Takımı”nın Dünya Kupası marşı için güzel sanatlar liselerinde gururlu ve anlamlı telaş Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV canlı yayınında Dünya Kupası’na katılacak A Millî Futbol Takımı için “Güzel Sanatlar Liseleri Arası Marş Yazma-Besteleme Yarışması” düzenleneceğini açıkladı. ✅ Gaziantep ziyareti kapsamında Bakan Tekin; • “Şehrim Okulum” Projesi Tanıtım Programı’nda hitap etti • “Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi 5. Çalıştayı”na katıldı • Karataş Borsa İstanbul İlkokulu ve Hacı Muzaffer Bakbak Kız MTAL’de öğrenci ve öğretmenlerle buluştu, açılış kurdelesi kesti, ziyaretlerde bulundu ✅ Bakan Tekin, Van temasları kapsamında; • Uluşar Zincirli İlkokulu, İnci Kefali İlk ve Ortaokulu ile Van Atatürk Anadolu Lisesi ziyaretlerinde öğrencilerin okul bahçesindeki etkinliklerine katıldı, sınıfları gezdi, öğretmenlerle bir araya geldi • “İhtisas Akademi'26” Programında, Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğrencilerle bir araya geldi • Yapımı tamamlanan Van Olgunlaşma Enstitüsü Hizmet Binası ile Özel Eğitim Meslek Lisesi ve Özel Eğitim Uygulama Okulunun Açılış Töreni’ne iştirak etti ✅ Özel eğitim öğrencileri için hayata geçirilen “Özel Eğitim Destek Eğitim Platformu”nun tanıtım programı, Bakan Tekin’in katılımıyla yapıldı ✅ Bakan Tekin, Star gazetesinin fikir eki “Açık Görüş” için “Okul Dışı Öğrenme Ortamı Olarak Müzeler” başlıklı bir yazı kaleme aldı ✅ Öğretmen becerilerini güçlendirmeyi hedefleyen “Eğitimde Dönüşüm Atölyeleri”, Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci'nin katılımıyla tanıtıldı ✅ İstanbul’da “3. Eğitimde Yapay Zekâ Zirvesi”, Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit’in katılımıyla düzenlendi ✅ İzni bulunmayan yabancı eğitim kurumlarına devam eden Türk öğrencilerin tespit edilmesi ve velilerinin bilgilendirilmesine yönelik illerde çalışma başlatıldı ✅ Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan “Öğrenme Etkinlikleri Seti-2”, yayımlandı ✅ Millî Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Programı'na yedek adaylardan kayıt hakkı kazananlar açıklandı ✅ 12 ilde faaliyet gösteren uluslararası Anadolu imam hatip liseleri, Türkiye'nin eğitim tecrübesini dünyaya aktarıyor ✅ Öğretmenlerin mesleki ve kültürel birikimlerini sahanın özgün sesiyle harmanlayan “ÖğretrmenİZ” dergisinin 9. sayısı, okurlarıyla buluştu ✅ Atık oluşumunu azaltmak ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını içselleştirmek amacıyla “Yeşil Vatan - Benim Okulum Geleceğe Çare” etkinlikleri kapsamında nisan ayının teması, “Sıfır Atık” oldu ✅ “2026 Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı” sonuçları açıklandı

T.C. Millî Eğitim Bakanlığı

18,923 views • 5 months ago