Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Avrupa’da birkaç ay çalışarak ev de alabileceğini, araba da alabileceğini söyleyen kadına Almanya’daki gurbetçiden cevap: "1-2 ay çalışıp külüstür bir araba alırsın, ama ev alamazsın. Biz Almanya’da yaşamak için değil, çalışmak için yaşıyoruz."

907,171 görüntüleme • 8 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

İlk gençliğim hep aynı soruyla geçti: Tüm hayatımı bir ev bir araba almak için mi harcayacağım? Basit bir soru gibi gelebilir ama bir kez bu çukura düştünüz mü çıkmak kolay olmuyor. Hayat gitgide anlamsızlaşıyor ve çalışmak, bir şeyler üretmek için neden bulamıyorsunuz. Sonra yolum Afrika’ya, Asya’ya düştü. Gördüm ki insanlar evi, arabayı bırakın sadece hayatta kalmak için çalışıyorlar. Üstelik sayıları da az değil neredeyse dünya nüfusunun yarısını oluşturuyorlar. Sonra dedemin, hatta geçmişte tüm insanlığın sadece hayatta kalabilmek için çalıştığını hatırladım. Peki, bendeki yanılsamanın sebebi neydi? Neden dünya bana borçluymuş gibi hissediyordum? İnsanlık binlerce yıldır sadece yaşamak için çalışmışken ben neden başka bir anlam arıyordum? Sonra doğduğum yerin avantajını fark ettim. Karnım toktu ve hiçbir şey kâfi gelmiyordu. Karnımı doyurabilmek için çalışmam gerekmiyordu. Elbette bir statü için çalışabilirdim ama hemen hemen her statünün sonu bir ev bir arabaya çıkıyordu. (Yeri ve markası değişse de) Şanslı bir coğrafyadaydım. Ülkemde çöpe atılan ekmek sayısı bile günlük 5 milyonu buluyorken elbette aç kalmazdım. Fakat hayatı anlamlı kılmanın bir yolunu bulmalıydım. Sonra buldum. Yola çıktıktan sonra buldum. Batının, dünyanın geri kalanından çaldığı zenginliğe imrenip bunalıma girmektense dünyanın geri kalanı için bir şeyler yapmanın daha kıymetli olduğunu buldum. Bu videoyu görünce yazmak istedim. Dünyanın bir yerlerinde sizin içinde bulunduğunuz nimetlerin yüzde biri için tüm hayatını harcayanlar var. Şimdi Malavi’de, bulunduğumuz bölgedeki insanlar tüm gün tarlalarda tek bir şey için çalışacak: Öğle yemeği. Bütün gün çalışacak ve karşılığında öğlen mısır unu yiyecekler. Eğer şanslı bir yerde doğduysak ve yaşamak için çalışmamız gerekmiyorsa belki de başka bir şey için çalışmamız gerekiyor. Belki de bu şans, önümüzdekilere bakıp bunalıma girelim diye değil de gerimizde kalanlara yardım edelim diye verildi. Ne dersiniz?

Erhan İdiz

247,801 görüntüleme • 2 yıl önce

Ev satıldı, "Evi boşalt" dediler... Şimdi ne olacak? Yeni ev sahibi sizi hemen evden çıkarabilir mi? Kiracı olarak haklarınızı biliyor musunuz? İşte ev satışı sonrası süreçte kiracıyı koruyan yasal haklar. Detaylar; Soru: Avukat hanım, ev sahibi evi başkasına sattı. Ben çıkacak mıyım şimdi evden? Avukat: Hayır, ev satıldı diye kiracı olarak hemen evi boşaltmak zorunda değilsin. Kiralanan taşınmaz el değiştirirse, yeni malik mevcut kira sözleşmesinin tarafı olur. Yani ev satılsa bile kira sözleşmen kendiliğinden bitmez, aynı şartlarla devam eder. Sen kiracı olarak sözleşmedeki haklarını korumaya devam edersin. Soru: Yani yeni ev sahibi beni çıkartamaz mı? Avukat: Çıkarabilir ama istediği zaman ve istediği şekilde değil. Yeni malik ancak kendisinin, eşinin, alt soyunun, üst soyunun ya da bakmakla yükümlü olduğu kişilerin gerçek ve samimi konut veya iş yeri ihtiyacı varsa bunu ileri sürerek tahliye talep edebilir. Bunun için de taşınmazı edindiği tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim göndermesi gerekir. Bu bildirimden sonra da altı ay geçmeden tahliye davası açamaz. Yeni ev sahibi "Ben evi aldım, bir ay içinde çık" diyemez. Tek taraflı sözle, mesajla ya da baskıyla kiracı tahliye edilemez. Kiracının çıkması için ya anlaşma olması gerekir ya da mahkeme kararı gerekir. Bir önemli nokta daha var; yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye sağladıysa taşınmazı haklı bir sebep olmadan 3 yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiraya veremez. Aksi durumda tazminat sorumluluğu doğabilir. Kısacası; ev satıldı diye otomatik olarak çıkmak zorunda değilsin. Kira sözleşmesi devam ediyor. Tahliye ancak kanundaki şartlar varsa, usule uyularak ve çoğu durumda mahkeme yoluyla mümkün. O yüzden böyle bir durumdaysan öncelikle sürecin hukuka uygun yürüyüp yürümediğine bakmak lazım.

BUZZ medya

26,027 görüntüleme • 1 ay önce