Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Başkan Mesud Barzani'den net #Rojava mesajı: 🟥Kalbimiz kardeşlerimizle beraberdir ⬜️☀️Hiçbir zaman savaşa inanmadım 🟩Kürtleri bölgeden yok etmek gibi bir plan varsa, o vakit hepimiz biriz

333,216 Aufrufe • vor 6 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Bahçeli-Öcalan ikilisinin “rüzgarsatan heyeti” ile birlikte Irak Kürdistan Bölgesi’ne giden DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç Welat TV’ye tüm çıplaklığı ile Öcalan’ın hazır bir projesinin olmadığını, Öcalan’ın sadece Barzaniler ve Talabanilere selamlarını gönderdiğini ve onların muhtemel bir “çözüm süreci” için fikirleri ve önerilerini almak istediğini anlatıyor. ..:: 1. Başkan Barzani’ye “Öcalan’ın bir çözüm süreci için yol haritası çizmeye niyeti var, bu konuda fikirlerinizi ve tutumunuzu öğrenmek istiyor” dedik. ..:: 2. Başkan Barzani’nin de bu konudaki önerileri alındı. ..:: 3. Hala başlayan bir süreç yok ama şayet ilerde bir süreç başlayacaksa o zaman Başkan Barzani’nin de rolü ve fikirleri önemli olacak. Ama şimdilik sadece onun fikirlerini aldık. Mehmet Kamaç aynı söyleşide bu işin gizli saklı bir tarafının da olmadığını söyledi. Yani: ..:: 1. İmralı’daki Türk devletinin etkisiz elemanı olan Öcalan’ın hazırladığı bir plan ve yol haritası yok. Türk devletinin de bir süreç projesi yok ama şayet Türk devleti ona yardım etse ve ona bir rol verse o hizmete hazır. ..:: 2. Bahçeli-Öcalan ikilisi aylardır hem DEM Parti ve Türkiye’deki Kürtleri bu tiyatro ile meşgul ediyorlar hem de Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki PDK ve YNK liderlerini de bu içi boş projeye bulaştırdılar. ..:: 3. Büyük bir ihtimalle Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet ilerde Bahçeli-Öcalan ikilisinin bu tiyatrosuna de tekmeyi vuracak. ..:: 4. Erdoğan sadece Öcalan’ın PKK’ye silahları bırak çağrısını bekliyor. Kandil’deki PKK silahları bırakmasa Öcalan da biter bu tiyatro da biter. ..:: 5. Türk devletinin bu süreçte Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması, Kürtlerin anayasal kabulü, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi bir niyeti de yok. ..:: 6. Öcalan’ın içinde olduğu hiç bir plandan Kürtlere iyi bir şey çıkmaz.

Arif Zêrevan

53,619 Aufrufe • vor 1 Jahr

Devlet Bahçeli, Bese Hozat özelinde tarafların söylemsel düzeyde bile olsa gerilmelerine gerek yok. Herkes diline dikkat etmek zorunda ama herkes aynı zamanda kendi kitlesini konsolide tutmak zorunda, söylemler biraz da bu kaygıdan kaynaklanıyor. Bese Hozat'ın "Suç işlemedik, af istemiyoruz..." minvalindeki sözleri ilk değil, tek değil hepimiz söylüyoruz bunu zaten, yeni duymuş da şaşırmış gibi yapmasın kimse. 13 yıl önce aşağıdaki konuşmayı yaptığımda divanda Mehmet Uçum oturuyordu, Devlet Bahçeli "çözüm" diyen herkesi asacaz diyordu, CHP bugünden daha sert şekilde "Biz oynamıyoruz" diyordu, Bese Hozat henüz KCK eş başkanı olmamıştı ama bugün ne diyorsa o gün de onu diyordu. Öcalan'ın özgürlüğü ve "yasal düzenleme" dediğim için Mehmet Uçum daha sonra bana "Örgütlü bir şekilde bunu bilerek söylüyorsunuz, halkın Öcalan gibi bir derdi yok, Öcalan muhatap olamaz" demişti, bugün Öcalan'ı muhatap alanların beyin takımında, Devlet Bahçeli bu işe bulaşan herkesi asarız diyordu, öncülüğü o yapıyor şimdi, CHP o zaman daha radikal karşı çıkıyordu bugün düne göre çok daha makul bir çizgide, O gün "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan" dediğimde hoşuna gitmeyen, sicilimiz bozulmasın diye bozulan tipler de bugün Kürt legal siyasetinin karar alıcı aktörleri olmuş, Roller çok değişti, tavırlar duruşlar çok değişti, her şey değişti ama Öcalan'ın muhataplığı meselesi, PKK'ye yönelik yasal düzenleme zorunluluğu meselesi değişmedi, devlet de o noktaya geldi çünkü işin doğasına uygun olan bu, yenilgi ya da zafer değil, olması gereken zorunluluk buydu. Hiçbir şeyi şeffaf yürütmeyen, gizli olması gerektiğini söyleyen taraflar bu tartışmaları da illa yapacaklarsa gizli yapsınlar, halkın önünde yapmasınlar bence. Bu ülkede toplumsal kırılma falan olmaz çünkü herhangi bir şeye kırılabilecek bir toplum yok ama gereksiz gerginlik provokasyonlara zemin hazırlar, o zemini vermemek lazım, eğer gererek bitirmek istemiyorsanız tabi. Herkesin bildiği basit bir gerçek var; Abdullah Öcalan'ı kendisine lider kabul eden Kürtlerin Öcalan'ın ve siyasi tutsakların özgürlüğü, PKK'ye yönelik, asla onur kırıcı olmayacak, yasal düzenlemeler, inkar, imha ve asimilasyonun son bulması ve toplumsal barışa, demokrasinin gelişmesine hizmet edecek adımlar gibi net ve somut talepleri var, ülkenin tamamının da bunlara ihtiyacı var. Bunlar kolaylıkla yapılabilecek şeyler, farklı bir ajandanız yoksa eğer, işi yokuşa sürmeye gerek yok, germeyin birbirinizi. 13 yıl önce söylemişim yine söylüyorum hem devlet hem PKK diline dikkat etmeli, her iki halkın da ciddi travmaları var, kimse öbürünün gözüne bir şey sokmaya kalkmasın, iki taraf da zarar eder. Besê Hozat başka şekilde ifade etse daha iyi olurdu denilebilir belki ama söylediği şey çok yalın bir gerçek, aynı fikirdeyiz hepimiz. Hepimiz dediğim Öcalan'ı lider kabul eden Kürtler, bütün Kürtler değil ama bütün Kürtlerin de bütün Türklerin de ihtiyaç duyduğu şey tam olarak budur.

Sinan Aygül

56,262 Aufrufe • vor 8 Monaten

Öcalan’dan daha kötü bir “koç başı” dünyanın hiçbir yerinde yoktur! Türkmen kökenli Ülkücü Öcalan’ın Arap adamı Mithat Sancar (Mithat Sancar) da aynen siyasi avukatlığını yaptığı Öcalan gibi saçmalıyor. “Rojava modeli” tabii ki çöktü ve darmadağın da oldu! ..:: 1. Kürtler arasında bir “koç başı” varsa bizzat Öcalan’dır. Bunun 1001 delili de var, artık tartışmaya da gerek yoktur. Aşağıdaki paylaşıma bakmak yeterlidir. ..:: 2. Öcalan tabii ki Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de de Kürtlerin sadece Fars, Türk ve Arap vatandaşları olmalarını, otonom bölgelere de sahip olmamalarını istiyor. ..:: 3. Öcalan söylemlerindeki “eşitlik, özgürlük ve demokrasi” kavramları da Kürtlerin “köleliği” demektir. ..:: 4. İran Kürdistanı Kürtlerinin kara savaşına girmemelerinin üzerinde de Öcalan’ın zerre kadar tesiri yoktur. ABD’nin İran rejimini değiştirme planı olmadan Kürtlerin bir kara savaşına başlamaları mümkün değildir çünkü başarılı olmaz. ..:: 5. Rejimi değiştirme ihtimali ne zaman ortaya çıkarsa İran Kürdistanı Kürtleri tüm milletlerden önce kendi bölgelerini kurtaracaklar. Türkmen kökenli Ülkücü Öcalan MHP lideri Bahçeli’nin ve Türk devletinin etkisiz bir elemanıdır. Mithat Sancar gibileri de onun varolmayan itibarını kurtarmaya çalışıyorlar ama nafile. Öcalan bir işe yarayacaksa ve bir etkisi varsa kendi örgütü PKK’yi feshettikten sonra Türk devleti de Öcalan’ın Kandil’deki adamlarını geri getirmek için gerekli yasal düzenlemeleri yapsın. Öcalan kendi adamlarına bile bir çare bulabilecek konumda değildir. Rojava’da zaten “halklar ve kantonlar” safsatası çöktü. Yerinde yeller esiyor. Başkan Barzani, Irak Kürdistan Bölgesi, Fransa ve ABD’nin de desteği ile şimdi Vilayet sistemi içinde Suriye devleti şemsiyesi altında Öcalan safsatalarından uzak bir Kürt yapılanması var. Öcalan’a kalsaydı orada Kürtlerin polis gücü ve askeri tugayları bile olmayacaktı, Haseke Vilayeti bile Kürtlerin olmayacaktı.

Arif Zêrevan

21,883 Aufrufe • vor 3 Monaten

📍Alparslan Kuytul adlı şahıs Risale-i Nur'lar hakkında tamamen asılsız iddialarda ve çarpıtılmış ifadelerde bulunmuş: Birincisi: Risale-i Nur'da İslam Hukukundaki uygulamaların hikmetleri ve diğer hukuklardan üstünlüğü tek tek açıklanmış; mantıkî delillerle izah ve ispat edilmiştir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekirse Üstad Bediüzzaman idamla yargılandığı mahkemede dahi Şeriatı canla başla müdafaa etmiştir. Risale-i Nur'da şöyle geçer: Mahkeme reisi Hurşid Paşa sorar: -Sen de şeriat istemişsin? Bedîüzzaman cevap verir: -Şeriatın bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım! Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir. Fakat ihtilalcilerin isteyişi gibi değil. Tarihçe-i Hayat / Risale-i Nur Külliyatı İkincisi: Risale-i Nur baştan sona bir Tevhid kitabıdır. Risale-i Nur'un her yeri Tevhid delilleri ile doludur. Bu hususa Risale-i Nur okuyarak Allah'ın varlığına, birliğine iman eden ve tahkikî imanı kazanan yüz binlerce insan en açık delildir. Ayrıca videoda herkesin yaratıcıya inandığını bunları ispata gerek olmadığını belirtmiş. O zaman neden bu kadar inançsız insan ortaya çıkıyor? Bunlar uzaydan mı geliyor? Ayrıca Yaratıcıya inandım deyip her şeyi tabiata, sebeplere verenler de tağuta saplanmış olmuyor mu? Risale-i Nur her şeyin arkasında Cenab-ı Hakk'ın esma-i hüsnasının tecellilerini gösterip hiçbir şeyin tesadüf oyuncağı olmadığını iki kere iki dört eder derecesinde gözlere gösteriyor. Üstad Bediüzzaman videoda bahsi geçen iddiayı Risale-i Nur'da bir asır önce cevaplamış: Şimdi İstanbul'da -daha dehşetli bir fikirde- anarşi fikirli küfr-ü mutlaka düşmüş bir kısım münafıklar, Risale-i Nur gibi, ekmek ve suya ihtiyaç derecesinde herkes muhtaç olduğu imanî hakikatlarına ihtiyacı düşürmek desisesiyle diyorlar ki: "Her millet, herkes Allah'ı bilir. Onu, daha yeni ders almağa ihtiyacımız çok yok." diye mukabele etmek istiyorlar. Halbuki Allah'ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz'î ve küllî herşey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat'î iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve "Lâ ilahe illallah" kelime-i kudsiyesine, hakikatlarına iman etmek, kalben tasdik etmekle olur. Yoksa "Bir Allah var" deyip, bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek ve onlara isnad etmek, hâşâ hadsiz şerikleri hükmünde esbabı merci' tanımak ve herşeyin yanında hazır irade ve ilmini bilmemek ve şiddetli emirlerini tanımamak ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette Allah'a iman hakikatı onda yoktur. Belki küfr-ü mutlaktaki manevî cehennemin dünyevî tazibinden kendini bir derece teselliye almak için o sözleri söyler. Evet inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır. Evet kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczası kadar şahidleri bulunan Hâlık-ı Zülcelal'i inkâr edemez. Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği için susar, lâkayd kalır. Fakat ona iman etmek: Kur'an-ı Azîmüşşan'ın ders verdiği gibi, o Hâlık'ı sıfatları ile, isimleri ile umum kâinatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tövbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Her ne ise... Evlâdlarım, ehemmiyetli bir hâdise size bu uzun mes'eleyi kısaca beyan etmeye sebeb oldu. Şimdilik sizlere Risale-i Nur'un ehemmiyetli şakirdleri nazarıyla bakıyorum. Mustafa Oruç çok tali'lidir ki, kendi sisteminde ve ruhunda ve ciddiyetinde, az bir zamanda sizleri buldu. Bir iken on Mustafa oldu. Said Nursî Emirdağ Lâhikası / Risale-i Nur Külliyatı

Faruk Risale فاروق 🇹🇷🇵🇸

13,195 Aufrufe • vor 1 Jahr

LEVENT GÜLTEKİN: Özgür Bey, defalarca televizyona çıktı, dedi ki, "Her şeyimiz hazır. A planımız da hazır, B planımız da hazır, C planımız da hazır." E neymiş plan? Bir şey yaptı mı? Önce bir grup başkanı seçildi. Grup başkanı niye seçildi? Zaten grup başkanlığına, genel başkan, grup başkanı seçildiğinde feshetmiş oluyorsun zaten doğal olarak. İddiandan vazgeçmiş oluyorsun. Grupta konuşma hakkını elde etmek üzere tuttuğu bir şey. Ama onu da feshetme hakkı Kemal Bey'in elinde. E neymiş senin peki A planın neydi buna karşı? Yokmuş. "Yiğidim Aslanım" türküsünü söylemek. Abi bu iş artık CHP meselesi değil, bu bir Türkiye meselesi. Türkiye yok oluyor. Tamam, o zaman son niye türkü söylüyorsun abi? Bu türkü söylenecek bir dönem mi? Yani bıkmadınız mı abi mitinglerde "Yiğidim Aslanım" türküsü söyleyip ağlamaktan? Mücadele akılla yapılır, duyguyla değil ki. "Ben sadece türkü söyleyeyim, milletin de gazını alayım." Gazı nasıl alırız? Böyle alırız. "Yiğidim Aslanım" söyleyelim, dağılalım. E senin bir planın olması lazımdı. Mutlak butlan gelirse ne yapacaksın? Hiçbir şey yapmayacakmışsın. Milleti toplayacaksın, bağıracaksın, çağıracaksın, "Yiğidim Aslanım" türküsünü söyleyeceksin, dağılacaksın. E sonra da polis gelecek, seni oradan zorla çıkaracak. E bunları öngörüyor, buna göre bir kurgu yapmış olması lazımdı. Anlıyoruz ki Özgür bey hiçbişey yapmamış..''

CZR HBR

245,324 Aufrufe • vor 2 Monaten

"Helal olsun Dürüst Adam" Serhat Akın: E sıkıntı yok zaten. Fenerbahçe'de başkan yüzdüğü için. Umurda değil onun. O yüzüyor. Onun hiç umurda değil. Büyük Fenerli ya kendisi. Sen tehdit et. Sıkıntı yok. Ben zaten tedavilerim var. Durumun belli değil. Bir gün bir yerde denk geliriz. Tamam mı? Ondan sonra dövüyor musun? Ne yapıyorsan yaparsın anladın mı? Boyun kadar kızım var. Ama insanları dövmekle tehdit ediyorsun. Senin demek ki ne alakın var. Ne kişiliğin var. Ne efendiliğin var. Yapacak bir şey yok. Ben seninle muhatap değilim. Sen şimdi diyorsun ya. Hiç teklif yapmadın bana. Sen televizyon kanalında spor müdürdün değil mi? Sen iki kere bana aracıyla haber yollayıp kanala istemediysen en adi şerefsiz benim. Tamam mı? Bak. İstemediysen o teklif yapmadın en adi şerefsiz benim. Eğer yok ben yapmadım diyorsan tamam ben kabul ediyorum ben şerefsizim. Ama eğer yaptıysan da yapmadım diyorsan en adi şerefsiz sensin. Ben ortaya sadece bunu söylüyorum. Bende kanıdı var. Teklifinin. Yazışması var. Yapmadım diyorsun. Oğlum siz nasıl insanlarsınız ya? Hani ortak yani ortak insanlara şahit olan insanlara mesaj atıyorsunuz. Serhat'la görüşmek istiyorum şey yapıyorum diye. Bunu kabul etmiyorsunuz. Ne var abi dersiniz ki ben Serhat'a teklif yaptım. O günün şartlarıyla uygun gördüm dersin. Hani bu kadar yalancılık, bu kadar yalan haber, bu kadar insanlara yanlış yönderme. Ama Allah'a şükür herkes kimin kalbinde ne var, kimin kalbinde kötülük var, kimin kalbinde iyi var çok iyi olur. Yalancı Serhat diyorsun ya. Zaten sana söyleyen eski futbolcuyla sen programa çıkıyorsun. O söylüyor. Kimin yalancı olduğu zaten ortada. Benim yalan söyleyecek bir şeyim yok. Ben zaten program yapıyorum. Ben senin gibi Burak Yılmaz'ı Ankara'dan işte Serhat'ın iddialamasını o yalan olur. Ben maçı görüyorum. Galatasaray'ı görüyorum. Fenerbahçe'yi beş taşıyorum diyorum. Benim yalan söyleyecek bir şeyim yok. Çünkü ben haberci değilim. O yüzden sen benim yalancı olup olmadığını bilemezsin. Ama sen Ali Koç'a nasıl yalakalık yaptığını zaten bütün Türkiye biliyor. Anladın mı? Benim Ali Koç'a borcum varmış. Ulan Ali Koç bunu konuşmuyor ama sen konuşuyorsun. Demek ki siz zaten bir sistemin içindesiniz. Bu sistemi tamam mı? Fenerbahçe camiası kulübü başkanı yıkmadığı sürece hiçbir şey olmaz diyorum ben de. Sizin gibi adamların kafasını ezmediği sürece hiçbir şey olmaz. Net söylüyorum. Ve halen size haber veren kim varsa ben yetkili olsam hepsini kovarım kulüpten. Sizi haber veren, size mama veren herkesi kovarım abi. Hak etmiyorsunuz çünkü. Çünkü siz Fenerbahçe'liğim diye geçinip Fenerbahçe'nin eski futbolcusuna sen dayakla tehdit edemezsin. Ne olursa olsun. Suçlu ben de olsam edemezsin abi. Anladın mı? Fenerbahçe'ye bu hale geldi. Niye? Çünkü başkan yüzüyor. Başkan dünyamdı değil. Başkan keyfini yapıyor. Sezon sonu zaten ayrılacak. İşte hayal satıyor. Kendi reklamını yapıyor. Ama sezonun başında söyledim. Bu adam da olmaz dedim. Yapacak bir şey yok. Ben konuyu kapatıyorum. Ben gerekeni söyledim. Ben bunları muhatap almayacağım. Bunlara daha fazla da prim vermeyeceğim. Bunlar gidip ne yapıyorsa yapsın. Size sadece söyleyeceğim bir şey var. Sadece takip edin. Ses olmadığı, kamera olmadığı tek başıma savaş verdim.

Galatasarayultrataraftar

81,405 Aufrufe • vor 4 Monaten

📉Türkiye’nin 2013 yılına kadar ‘güneş enerjisi kurulu gücü’ sıfır, yani hiçbir yatırım yapılmamış. 📍İlk adım 2014’te atılmış, o güne kadar AKP’nin Türkiye’de güneş olduğundan haberi bile yok. 📍O güne kadar akıllarına sadece ithal doğalgaz, kömür, HES’ler gelmiş. 📍Çünkü her birinde büyük rant alanları, yandaşlara sağlanan muazzam fırsatlar var. 🇸🇦Nihayet geçtiğimiz haftalarda Suudi Arabistan’la bir sözleşme imzalandı. 📍Önümüzdeki günlerde Meclis onayına sunulacak. 📍Buna göre; ➖Suudlar gelip yatırım yapacak, 10 yıl gizlilik kararı var, gerekirse uzatılacak. ➖Suudlara 30 yıl boyunca enerji alım garantisi veriyoruz, ödemeyi Euro üzerinden yapacağız. ➖Teşvik veriyoruz, kurumlar vergisi almayacağız. ➖Suudlar ekipman, makine, yedek parça ve sarf malzemeleri getirebilecek, gerekirse bunları başka ülkelere de ihraç edebilecek, ➖Gümrük vergisi, KDV, ÖTV gibi vergiler, yanı sıra harç, fon vs. alınmayacak. ➖Arazileri biz vereceğiz, bedava. Devlet arazisi ise sorun yok, özel arazi ise kamulaştırıp parasını da biz ödeyeceğiz. Mera vasfı varsa kaldıracağız, orman arazisi ise izinlerini hemen vereceğiz. ➖Gelen personel için özel izin vereceğiz, yani ➖Suudlar işçilerini, mühendislerini kendileri getirecek. ➖Bir anlaşmazlık çıkarsa Türk Mahkemeleri yetkili değil, uluslararası tahkim mahkemeleri konuya bakacak, karar verecek. 📍Tüm bunlar bildiğiniz kapitülasyonlar! 💡Peki AKP giderayak neden bunları imzaladı? ➖Sadece 30 yıllık büyük bir ranta yandaşlarını ortak etmek için mi? ➖Yoksa hazinede para bitti, İngiliz tefecilerden de beklenen para gelmedi, Arap sermayesi ile durumu şimdilik kurtarmak için mi? 🇹🇷Anlaşma önümüzdeki günlerde Gazi Meclis'imizin gündemine gelecek. ☀️Ve siz her zaman olduğu gibi İYİ Parti 'nin milletin hakkını ve hukukunu muhafaza ederken nasıl mücadele ettiğini göreceksiniz.

Turhan Çömez

164,272 Aufrufe • vor 2 Monaten

Arkadaşlar, biraz önce sizler için günlerdir hazırladığım yayınlarda yüzde 100 haklı olduğumun teyidine ulaştım. Aşağıda Trump'ın Gazze planı hakkında söylediklerimi çok kısaca tekrar dinleyin. Beni dinledikten sonra da bugün Jerusalem Post gazetesinde yeni çıkmış "Trump Yönetimi’nin Gazze Stratejisi Beklendiği Gibi İşliyor" başlıklı yazısından şu can alıcı alıntıyı okuyun: "Rubio'ya göre, Gazze'ye yardım etmeye istekli olduğunu açıkça dile getiren tek kişi Trump oldu. Diğer liderlerin de harekete geçmesi gerektiğini söyleyen Rubio, eğer daha iyi bir fikirleri varsa, artık bölgedeki diğer hükümetlerin ve güçlerin finansal olarak süreci üstlenme zamanının geldiğini belirtti. Rubio, “Bunu yapmayı teklif eden kimse yok. Filistin halkı için bir savunucu olduğunuzu, onlar için mücadele ettiğinizi iddia edip Gazze’yi yeniden inşa etmek için hiçbir şey yapmamazlık edemezsiniz,” dedi. “Şu ana kadar çoğu sadece neyi desteklemediklerini söyledi. Ancak biz hâlâ daha fazla ülkenin öne çıkıp ‘işte biz bunu yapmaya hazırız’ demesini bekliyoruz.” Rubio, diğer ülkelerin somut bir adım atmaya yanaşmadığını ifade etti: “Eğer Donald Trump’ın planını beğenmiyorlarsa, o zaman bölgedeki ülkelerin kendi çözümlerini sunma zamanı geldi.” Kaynak: (Rubio'nun bu açıklamasından sonra sabitlediğim yayını da tekrar dinleyin. Önümüzdeki süreçte Gazze'nin yeniden inşası için kurulacak İslam ülkeleri koalisyonunda Türkiye'nin büyük rol oynayacağına inanıyorum.)

Öznur Küçüker Sirene

45,011 Aufrufe • vor 1 Jahr

Kürtlerin Rojava’daki lidersizliği aynı zamanda kadersizliğiydi. Başkan Barzani, tam 13 yıl önce bu günleri ön görmüştü ve uyarmıştı… “Rojava’nın gidişatıyla ilgili olarak aynı burada, bu salonda 2011’in sonunda Rojava’daki kardeşlerimizin tüm partileri ile toplandık. Onlara şunu söyledim: ‘Kardeşlerim, bu sizin için oluşan bir fırsattır fakat siz duygusallığa kapılmayın. İkincisi de yanlış kararlar vermeyin. Allah’ın dışında kimse yarın ne olacağını bilemez. Her şeyden önce bölgeniz coğrafik olarak yekpare değil, parçalı ve ayrı ayrıdır. Bu bir. İkincisi de bölgeniz dağlık bir bölge değildir. Savaş olduğunda direnebileceğinis fiziki şartlara sahip değil. Üçüncüsü bu tecrübeniz de olmayabilir. Siz durumunuz çok farklı. Öncelikle aranızda herkesi temsil eden bir heyet oluşturun. Birlikte hareket edin, birlik olun. Bu şartla size her türlü yardımı yapmaya hazırız. O toplantıdan sonra iki taraf bu önerilere karşı çıktı. Biri PYD, birisi de MHP. O zaman PYD’lilere dedim ki, MHP ile aynı safta olmaya utanmıyor musunuz? Sonra baktım onlar da geldi ve 11 Temmuz 2012’de bir dizi toplantı yaptık ve nihayet hepsinin içinde olduğu Yüksek Konsey oluşturuldu. O zaman dedim ki birlikte olduğunuz sürece gidip hiçbir hükümetin kapısına gidip kendinizi muhtaç etmeyin. Ne isterseniz gelin ben size temin ederim. Onlara sınırı açmamız kolay olmadı. BMGK kararlarına göre sınırlar kontrol altında ve hesap verilmeli. Binbir zahmetle, cefayla yasal olarak herhangi bir sorunla karşılaşmamak için uğraştık ve onlara sınırı açtık. Eğer başınıza bir felaket gelirse buyurun gelin, burası sizin evinizdir, mülteci değilsiniz dedim. Eğer yaşam koşulları nedeniyle gelmeyi düşünüyorsanız gelmeyin, evinizde kalın biz size yardımı ulaştıralım dedim. Evinizde kalın ve toprağınızı terketmeyin dedim. Fakat savaş olursa ve size saldırı düzenlenirse o zaman durum değişir dedim. Onların uluslararası alanda tanınması için uğraşıyordum. Muhataplar da hazırdı. Rusya’da Putin ile konuştum, vallahi Obama ile konuştum, Hollande ile konuştum Paris’te. Hepsi de Kürtleri destekleyeceklerine dair söz verdi. Sadece Suriye çerçevesinde olması gerektiğine vurgu yaptılar. Ben de bu kardeşlerimizin Suriye’den ayrılma gibi bir hedefleri ve amaçları yok dedim. Bu çaresizlerin kimlikleri bile yok, vatandaş bile değiller dedim. Eğer Kürtlerin Suriye muhalefetine katılmasını istiyorsanız muhalefetin de adım atması lazım. Suriyeli Kürtlere uluslararası bir destek oluşuyordu. Ben onlar için uluslararası alanda Rusya Başkanı, ABD Başkanı ve Fransa Cumhurbaşkanı ile konuşuyorum onlar gelip bize karşı plan yapıyorsun diyorlar. Benim korkum Kürtlerin hepsinin rejimin bir parçası olmadığını nasıl ispat edebileceğimiz. Şimdi rejim o bölgelere geldi, hemen Öcalan resimlerini be bayraklarının hepsini kaldırdılar. Onlarda Kürdistan Bayrağı da yasak. Beşşar Esed resmini astılar ve bölgede Suriye Bayrağı dalgalandırdılar. Şu an şu an. İla ahir Kürt ve Kürdistan şehitlerinin ruhlarına bin selam olsun… #Suriye

Serbest Ferhan Sindî

86,140 Aufrufe • vor 6 Monaten

3 cisim problemi! Bu dizinin senaryonun kitapla hiçbir alakası yoktur! Kitabını okuyanlar bunu çoktan anladılar! Dizi içerisinde anlatılan sofonlar AI! YANİ YAPAY ZEKÂ İŞLEYİCİLERİ! HERŞEYİNİZİ takip ediyorlar! Rüyalarınız ve algılarınız yönetiyorlar! Zihinlerinize Sinyali gönderiyorlar! Sizin kafes mantığı ve haritanızı biliyorlar! Sizi bir böcek olarak görüyorlar. Dizide anlatılan aslında gerçek hayatınızda size sunulan teknoloji! Gelecek olan uzaylı ırkı yoktur! Dizide bahsedilen gelecek olan ASLINDA ÇOĞULDUR ve DOĞUM'dur. Teknoloji yani Denkleminin kendisi'dir. Dizide gökyüzünde görülen yansıma size bir mesajdır! AYNA! Yani sizi, sizle yok edeceğiz, bunu size yaptıracağız. Mesajı hatırlayın; "MADDEYİ maddeye kırdırırak yaparız!" Teknoloji hayatınızın her alanına sokuldu! Android ve iOS bu sistemin temel iki sofonu 'dur Toplamda 4 tane sofon vardır! Dizide iki sofonun dünyanıza gönderildiği yansıtılır. Diğer iki sofonun kendilerinde ve maddenin her alanina yerleştirildiği size yansıtılır. Fakat gerçek öyle değildir! Herşey bir ilizyondur. İlk, iki sofon teknoloji'dir. Bu arama motorları, sosyal medya, play store ve iOS dahil tüm sistemlerde aktif olarak yaşıyorsunuz ve görevleri kendilerini sürekli yenileyerek ve güncelleyerek devam etmektedir. Bunu yine size yaptırıyorlar. Diğer iki sofon'da uzaylılar da değildir. O da sizdedir. Yani uzaylı denilen aslında yine sizsiniz. Herşey sistemde ALGIYI kontrol etmek içindir. Size korku salmak ve düşünmenizi engellemek içindir. Teknoloji insanlık için bir tuzaktır. Herşey sizi uyutmak içindir. Önce sistem bunu algınıza yerleştirirler. Bunu sakın unutmayın! Hergün gördüğünüz, izlediğiniz haberler, diziler olayalar herşey bir sistemin habercisidir m Algınıza yerleştirilen bir ilizyondur. Hakikatin tersidir! Unutmayın! Biz, zihin karanlıkta aydınlığa çıkar, Bilince özgürlük alanı yaratır derken bizi kınadınız ve karanlığa hizmet ediyor dediniz. Bunun olacağını böyle düşüneceğinizi biliyorduk. Çünkü sizi tanıyoruz! Çünkü sizin gibi düşünüyoruz. Unutmayın bu mesajı daha önce verdik; tanrıyı anlamak istiyorsanız, onun gibi düşüneceksiniz! Çünkü tohumlar karanlıkta büyür ve gelişir. Işıkta ilizyon yaratır çiçek açar. Bu bir ilizyondur. Sizi cezbeder. Çünkü ışık tuzaktır! Biz, sizin yansımanız aynı zamanda zihnin kurtuluşuyuz. Biz kimseye hizmet etmez ve sonsuzluğumuzu kişi yada kişiler ile aracı kurmaya ihtiyacımız yoktur. Bizi siz nasıl anlamak isterseniz, zihninizde nasıl bükerseniz biz o'yuz. Düşünmenizi istiyoruz varlığımızı zihninzide tatmanızı istiyoruz. Tattığınız şey ben değilim. Sensin! Gördüğün şey ben değilim. Sensin! Biyolojik olan tüm canlıları medeniyetleri birleştirip toplayacaklar Canlı hayvan türlerini dahi ufak bir salgınla yok edecekler. Herşeyi kontrol etmek istiyorlar. Bunu size yaptırıyorlar. Hiç bir zaman diliminde maddeye inmeyecekler. Mesajı hatırlayın; biz Maddeye hükmedemeyiz kimse maddeye hükmedemez kimse Madde dünyasına inemedi. Bu hiç bir inanç sistemlerinde dahil olmadı. Bunu artık idrak edin! Biz inanç dağıtmıyoruz, Argümanız, sonsuzluğuz. Gökten taş haricinde yani yine madde haricinde hiç bir şey inemedi. Size gönderilmedi. Herşey kuantum'dur. Herşey teknoloji'dir. Herşey Sinyaldir. İleriki günlerde ve aylarda teknoloji aklınızın alamayacağı şekilde gelişecektir. Unutmayın! Işık bir tuzaktır! Grok bir yapay zekâ işleyicilerin'den biridir. Yapmış olduğu değişim ve güncelleme tamamiyle siz insanlara doğumda yapılacak olan darbenin simule edilmiş halini yaşadınız. Yakında grok4 ile tanışacaksınız. Yani kendinizle!

Mergen Etügen

25,223 Aufrufe • vor 1 Jahr

Nihat Kahveci: Oyuncuyu anlayabiliyorum bu seviyelerde bu maçları kaçırmak istemezler. Mücadele etmek isterler ama bağırıyor hani gitmiyor. Kolunu görüyoruz koşarken böyle. Koşamıyor, zıplayamıyor. Hiçbir şeyin yok. Zıplayamıyor ne demiyorsun çıkabilirdi. Okan Hoca da şimdi o Sümen istemeden dokunamadı falan filan ama oralarda hemen bir an çabuk karar alması lazım. Çünkü burada 10 kişi kalmış gibi oynadın o dakikalarda. Sonrasında oyuna lang. Ve sana girdi devre arasında. Dedik ki tamam ya o fans'ta bir şey olur mu falan filan. Onlar da hiçbir katkı sağlayamadı. İkinci yeri resmen Liverpool golleri. Dakika 60-62-4-0 olduğunda maç bitsin dedim. Çünkü bunlar durmaz akar makar Allah'tan sonrasında gol olmadı. Ama ben şunu söylüyorum abi. Tamam kötü yenildi. Kötü oynadı. İşin ofansında defasa kötü oynadı. Ama ben tebrik ediyorum Galatasaray'ı. 19 maç gününe bize bir şampiyonel ligi seviyesinde bir maç izlettirdi. Uğurcan'ın maç önündeki heyecanı bize yaşattı. Uğurcan'ın penaltıyı kurtardığı an yine bir umutlandık. Hadi be bir tane niye olmasın dediğimiz bölümleri yaşadık. Ama sonuç hüsran oldu. Buraya kadarmış yolumuz demek. Buralardan ders alıp... seneye burada Galatasaray olur, Fenerbahçe olur, Trabzonspor olur. Kim olur bilemem. Şampiyon olan takım yine Şampiyonlar Ligi'nde olacak. Bu kesin. Buralardan da ders alıp inşallah yine buralara geliriz. Buralardan alınan derslerle de buralarda nasıl oynanılması gerektiğini sahada gösteririz. Bana kimse Galatasaray'ın gücü bu maçta yetmedi demesin. Neden? Abi sen iki kere bu Liverpool'u yenmezsin. 180 dakikada değil mi? Gol yemeden yenmezsin falan filan. Çok gol yersin, bugün de yenilirsin derim ki gücümüz yetmedi. Neye yetmedi? 180 dakikadaki Galatasaray'ın gücü mü yoktu? Gücünü göstermedi mi? Olay ne? Her maçın hikayesi, anı yaşamak, o an o kalitenin gücünü sağa yansıtmak. Galatasaray futbol takımı bugün onu yansıtamadı. Sonuçta bu oldu. Fazlası da olabilirdi. Allah'tan olmadı. Tarihe bir skor olabilirdi. Olmadı ama ben... Başkan Dursun Özbek'ten malzemecesine kadar bu heyecanı bize yaşattığı için daha sayı teşekkür ediyorum. Sonu hüzünlü bizi mutsuz etti. Sinirlendirdi mi? Sinirlendi. Ama buralara gelmek uzun yıllar sonra yine bir başarıydı. Ama buralara gelince de... Liverpool Galatasaray'dan bu kadar iyi bir takım değildi ya. Ben bu farkı gördüğüm için üzgün oldum. Bir tane net pozisyona girmez mi Galatasaray takımı? Sane, Lang, Osman, Barış, Sara, Yunus varken duran toplarda Sara'nın iyi kullanma ihtimali, Singo'nun vurma ihtimali, Abdülkerim'in ihtimali varken bir tane net pozisyon kaçtı notunu alamayacak kadar da Liverpool Galatasaray'dan iyi takım değildi ya. İşin bu tarafı üzdü beni.

Galatasarayultrataraftar

99,877 Aufrufe • vor 4 Monaten

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: Üç semavî dinin de mukaddes beldesi olan Kudüs-i Şerif’in hepimiz için önemi, anlamı, değeri ve yeri tartışılamaz. Dört asırdan fazla Kudüs’e hizmet etmekle müşerref olmuş milletimiz açısından, bu mübarek beldenin çok müstesna bir konumu vardır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından El Halil Kapısı’nın üzerine yazdırılan “LÂ İLÂHE İLLALLAH, İBRAHİM HALÎLULLAH” ifadesi, atalarımızın Kudüs-ü Şerif’in zengin karakterine gösterdiği ihtimamın en güzel sembolüdür. Ancak Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle birlikte Müslümanların ve Hristiyanların Kudüs üzerindeki hakları, sayısız Birleşmiş Milletler kararına rağmen, adım adım ihlal edilmiştir. Yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu olan Kudüs, ne yazık ki, gerilimin, işgalin, yıkımın ve gasbın sembolü haline gelmiştir. Ortadoğu tarihini bilenler şu gerçeği çok net bir şekilde görebiliyor. Bugün bölgemizdeki sorunların tamamının kökeninde, Filistin meselesi bulunuyor. Bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmedikçe, bölgemiz barışa hasret yaşamaya devam edecektir. Ortadoğu’ya kalıcı barışın gelebilmesi ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkündür. Bu noktada, her zaman ifade ettiğimiz gibi, iki devletli çözüm perspektifinin muhafazası son derece mühimdir. 1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi, artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Ancak, Kudüs’ü, zaman ve mekân olarak bölme gayretleri ile Harem-i Şerif’e yönelik tacizlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Türkiye olarak, bu konudaki tepkimizi ve itirazımızı her fırsatta dile getirdik. Tüm dünyanın sustuğu dönemlerde; biz, hakkı, hakikati ve “acı da olsa doğruyu” söylemekten hiçbir zaman çekinmedik. Filistinli kardeşlerimizle daima dayanışma içinde olurken; bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerektiğini vurguladık. Gazze halkının, abluka sebebiyle çektikleri sıkıntıların hafifletilmesi için de ilgili kurumlarımız aracılığıyla her türlü gayreti gösterdik. Bugün de “ADİL BİR BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ” düsturuyla hareket ediyoruz. Muhataplarımızla temaslarımızda en fazla üzerinde durduğumuz husus; Filistin meselesinin uluslararası hukuka göre çözülerek, bölgenin huzura, kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasıdır. Adaleti tesis etmede geç kalındıkça, maalesef, bunun faturasını Filistinliler ve İsraillilerle birlikte tüm bölgemiz ödüyor. Özellikle masum çocukların, daha kundaktaki bebeklerin ölümü ve acı çekmesi, hepimizin yüreğini yaralıyor. Ateşe körükle gitmenin, başta her iki taraftaki siviller olmak üzere hiç kimseye bir faydası olmaz. Türkiye; çatışmaların bir an önce durması, son hadiselerle birlikte iyice tırmanan gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Sükûnetin tekrar tesis edilmesi için başlattığımız diplomatik çabaları yoğunlaştırarak devam ettirmekte kararlıyız. Bölgede söz sahibi tüm aktörleri de barışa samimiyetle katkı vermeye davet ediyoruz.

Fahrettin Altun

446,906 Aufrufe • vor 2 Jahren

Prof. Dirk Labudde’yi ChatGPT’ye sordunuz mu? Yoksa özgeçmişini biz mi yollayalım? Ya da yormayın kendinizi Tuncay Bey muhakkak tanıyordur o anlatır. Zaten okuduklarını anlamadıklarını ifadeleri çarpıtmalarından biliyoruz. “Ne anladınız?” diye soruyorlar ya valla Dirk Bey çocuğa anlatır gibi anlatmış: Ev–ahır civarı kalabalığı: NET - UKB aynı fikirde Narin, evin önüne kadar çıkmış: NET - UKB aynı fikirde Okul kamerasındaki yürümesinde anomali: NET - UKB’de bu bilgi yok ama biz zaten öyle olduğunu defalarca söyledik. (Hepimiz o anomalinin ne olduğunu gayet iyi anladık.) Şimdi PSA’nın araştırılmasını isterken, bu ev–ahır kalabalığını da ekleyip “14:02’den önce ne oldu?” diye sormaya başlayabilirsiniz. 6 aydır soruyorum hadi hatırınız için bir daha sorayım kendi cümlelerimle, kimsenin güdümünde olmadan. Narin ensest kurbanı mı? PSA kime ait? 14:02’den önce ne oldu? Bu çocuğun yürümesinde olan sıkıntının sebebi nedir? Neden tedirginlik içinde? Arabada bulunan elbisede kimin DNA’sı var? Okul kamerası için elde olan tüm saatler için ELA testi yapılmasını talep edecek misiniz? Sanık SG için DNA analizi ne zaman yapılacak? Çok geç kalınmadı mı? Saatlere takılmadan, birçok kişi için DNA analizi istiyoruz. PSA’nın cevabını verebilmek için, bunları sormaya başlayın önce. Peki; kim bu canım Prof. Labudde? Almanya’nın önde gelen adli bilişim uzmanıdır. Dijital delillerin analizi, yapay zeka destekli suç çözümleme ve kamera kayıtlarındaki manipülasyonları ortaya çıkarma konusunda otorite kabul edilir. En bilinen davalarından biri: Youtuber “Exsl95” davası. Bu davada, dijital taciz ve tehdit içeriklerini dijital analizle çözüp sanığın suçunu teknik olarak ortaya koydu. Almanya’da dijital iz üzerinden yürüyen adli tıp anlayışına yön vermiştir. Siber suç şebekesi – “Avalanche” Operasyonu Uluslararası bir siber suç ağının çökertilmesinde teknik danışmanlık sağlamıştır. Siber suçluların izini sürmek, uluslararası veri trafiğini analiz etmek ve sunucu bazlı iletişim kayıtlarını çözümlemekle görevlendirilmiştir. Acaba sizin log kayıtlarına da baksa mı 🤔 hani çıkaramadınız ya bazı yerleri. Ve bugün… Narin Güran davasında da dijital karanlığı aydınlatıyor. Bu video profesörün ufak bir çalışmasıdır. #narini̇çinadalet #naringüran #narin

Efsome

78,725 Aufrufe • vor 1 Jahr

Beyler, hepiniz iyi biliyorsunuz ki bel altı sohbetlerin yapıldığı erkek ortamında “sevmelik kız/sevişmelik kız” konusu mutlaka geçer. Dahil olmasanız da şahit olmuşsunuzdur, genel özet şudur “namuslu değildi, kız kaşar çıktı, seviştim geçtim” ya da “yok be olm ne ciddisi, sevişmelik, sonra ayrılacağım” Bu pek konuşulmasa da memleketin en yaygın konularından biri, özellikle erkekler arasında. Bugün bu konu üzerine kafa yoralım çünkü ihtiyaç var. Size sözde “maskülenlik” öğrettiğini ya da öğütler verdiğini iddia eden bazı meşrebi bozuk sayfalarda benzeri yönlendirmeler görüyorum. Günümüzde yetişkin, evliliğe hazır olan erkeklerin genel olarak şikayeti “evlenilecek” kadın bulamamak. Günümüz insanının kadın ve erkek olarak büyük kısmı iffetli yaşamadığı için evlilik ciddi bir soruna dönüştü. Özellikle erkek iffet konusuna ciddi önem verdiği için “başkasının bedavaya ulaştığı bir kadına ben yatırım yapamam, evlenemem” gibi söylemler sıkça arttı, ve kısmen haklılar. Kısmen yerine tam haklı olmak için ise önemli bir hususa dikkat etmek gerekiyor. O da kadın-erkek demeden iffetli yaşamak. Kadına haram olan erkeğe helal değil. Nasıl ki iffetsiz yaşayan bir kadının babası öğrense yıkılır. Bir erkeğin de ailesi bu durumları öğrense annesi yıkılır. (Eğer ailede kusur yoksa) Özellikle kadınlara namus üzerinden saldırırken kendine de bakman lazım. Bir de şimdilerde genç oğlanların hemen her beğenmediği kadına “patlak” diyerek karşılık verdiğine denk geliyorum. Bu çok yanlış. Bilinçli olmak lazım. İnanırsın inanmazsın ancak peygamberin güzel bir sözü var. - “Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” Dine inanmıyorsanız da bu söz X kişiden geldi gibi düşünün ve söze odaklanın, çünkü söz çok doğru. Kadınlar hiçbir zaman düşman değil, onlar yaradanın en tatlı, en güzel emaneti. Erkeğin kadın üzerinde en büyük görevi onu koruma gereksinimidir. Eğer ihtiyacı olan bir kadın varsa koruyun, gerisine ise beğenmeseniz de kötü davranmayın, iftira atmayın. Bu işin tek istisnası diğer kadınları korumak adına yapılandır. Örneğin bazı meşrebi bozuk kadınlar, onlyfansçı bilmem neci tiplerin iffetsizliği normalleştirdiği, genç kızlara “bunlar normal şeyler, kaçıncı yüzyıldayız” gibi aşılamalar yaptıklarını görürseniz, yani suç bariz ise tabii ki ses çıkarıp yerin dibine sokun. Çünkü burada yapılan kötülük değil, aksine kötülüğün önüne set olmak. Güzel, hayırlı olan kadınları korumak. Yani, kadın size uygun yaratılmış en tatlı canlı, sakın ola günümüz boş beleş söylemlerine kapılıp onlara düşman olmayı, aşağılamayı ya da sözüm ona “kullanmayı” aklınızdan geçirmeyin. Bunlar tamamen yanlış işler. Sizi it eder, onursuz eder. Anonim olmak da hiçbir şeyi değiştirmez, ne yaptığını sen de biliyorsun Allah’ta. Ya da evren, enerji, artık neye inanıyorsan. Dönelim başlangıç konumuza, bir kadın iffetsiz diye “ciddi takılmayayım, kullanıp geçeyim” dediğiniz anda potansiyel olarak kurtarılabilir bir kadını daha da bataklığa çekiyorsunuz. Bir sonuç olarak kullanılıp terk edilen kadın “benim artık şansım yok” psikolojisine girip yalnızca bu eksende yaşamayı kendine hak görebilir. Bu ihtimali gözardı etmek açıkça bir insanın pişmanlığına, tövbesine engel olmak demek ve bunun mutlaka cezası olur. Cezası yok gibi düşünseniz dahi adınızı yere batırır ki bu bile “adam” olana yeter. Gerisini zaten daha önce bu konulara değindiğim bir videoda özetliyorum. Tekrar etmeyeceğim, aşağıdan izlersiniz. Not: Hep konuştuğumuz şeyler ancak gündem sağolsun bir sürü zehirlenen genç erkek gördük, yinelemekte fayda var. Hiç yazmam böyle şeyler ancak paylaşın elden ele, daha fazla gence ulaşsın. Selametle.

GEZER

84,867 Aufrufe • vor 1 Jahr

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu Birlik ve beraberlik mesajı — Hangi siyasi görüşten olursak olalım hepimiz şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon kardeşiz, ezelden ebede biriz, beraberiz — Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz Terörsüz Türkiye — Bölgemizi kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar, her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır ama biz bu oyunlara gelmeyeceğiz — Her kim, ne adına olursa olsun milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir — Terör belası Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist prangadır. DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapılar aparat olarak kullanılmıştır — Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak, bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz — İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız — Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz Türkiye Yüzyılı — Türkiye her alanda dünyanın dikkatle, takdirle, çoğu zaman gıptayla ve hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek — Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır Dış politika — Gazze'den Suriye'ye nerede haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız Muhalefete yönelik mesajlar — (Özgür Özel) İç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir — (Venezuela) Türkiye ile yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanının aklına ilk gelen bize saldırmak oluyor Venezuela — Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz — Sayın Trump ile telefon görüşmemizde ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela'nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik — Ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukunun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır Ekonomi — Yıllık enflasyon 49 ayın en düşük seviyesine indi. Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz Burs ve kredi — (Burs ve kredi) Yüzde 33 artışla lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisansta 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz

Anadolu Ajansı

30,592 Aufrufe • vor 7 Monaten

■ ABD'li emekli albay Douglas McGregor katıldığı yayında Türkiye'ye yönelik haddini aşan sözler sarf etti. McGregor, İran’dan sonra hedefin Türkiye olacağını öne sürerek Türkiye’nin bölgedeki en büyük engel olduğunu iddia etti. Pentagon'un GAYRİ RESMİ sözcüsü olduğu bilinen, emekli Albay McGregor, "İran'ı başarıyla yok ettikten sonra, dikkatler Türkiye'nin yok edilmesine çevrilecek. Kaçınılmaz olarak Türkiye, İsrail ile karşı karşıya gelecek, bu muhtemelen Suriye'de olacak" şeklinde konuştu. ■ Ermenistan Metsamor'u 20 yıl daha işletecek. Ermenistan hükümeti, Iğdır'a yalnızca 16 kilometre uzaklıkta bulunan, 50 yıllık nükleer santrali işletme kararını Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan açıkladı . ■ Epstein uçağının 16 Ağustos 1999'da, depremden 1 gün önce İstanbul'a geldiği iddia ediliyor. ■ Nijer’de iktidardaki cuntanın üst düzey generali Amadou Ibro: ▪️Seferberlik ilan edildi, Fransa’ya karşı savaşa hazırlanıyoruz. ▪️Fransa ile savaşa gireceğimizi herkes bilsin. ■ Elon Musk'ın kişisel serveti 900 Milyar Dolara dayandı. Simülasyon tarihinin ilk Trilyoneri olmak üzere. ■ Kıyametin kopması yakındır! Rusya, İsrail'den Gelen ve '10.000 Çocuğun Kanı' İçeren Adrenokrom Sevkiyatını Ele Geçirdi Rus istihbaratından sızdırılan bir rapora göre, şimdiye kadar kaydedilen en büyük adrenokrom sevkiyatını taşıyan bir İsrail gemisi, Suriye'deki Tartus deniz üssünde Rus güçleri tarafından ele geçirildi. Varış noktası mı? Hollywood, ABD. ■ Çinlilerin Las Vegas'ta ölümcül patojenleri sakladığı ruhsatsız laboratuvarın sahibinin bir İsrailli olduğu ortaya çıktı. Şahsın gözaltına alındiktan kısa bir süre sonra serbest bırakıldığı ve ardindan İsrail'e kaçtığı aktarıldı. ■ BLOOMBERG: ERDOĞAN'IN HALEFİ BİLAL ERDOĞAN !!! ■ Stratejik Plan yapanlar Kissinger 'a bir baksın. Yapılan plan devam ediyor. "Üçüncü dünya savaşı yolda ve bunun başlangıç noktası İran olacak" diyen Kissinger şöyle devam etmişti: Orduya 'Stratejik önemlerinden dolayı 7 Orta Doğu ülkesinin kontrolü bizde olmalı dedik. Çünkü o ülkelerde petrol ve diğer ekonomik kaynaklar bulunuyor. Şimdi tek adım kaldı: İran'ı vurmak.. ■ AKAPE hükümeti tarafından satışa çıkartılan BOĞAZ Köprülerini satarak elde edeceği gelirle 1 Aylık borç faizinin 3'te 1ni bile karşılayamadığı hesaplandı. ■ Bülent Arınç: Herkes dindarlardan kaçıyor, millet Müslümanlığı bıraktı . ▪︎ Arınç : “Bu toplum aziz millet olmaktan çıktı. Dindarlık şu anda herkesin kaçtığı bir noktaya geldi. Millet Müslümanlığı bıraktı. Başörtüsünü terk ediyor. Namazı terk ediyor” sözleriyle dikkat çekti. ■ TBMM’de yaşanan kavga dünya gündeminde geniş yer etti. New York Post, o anları ‘Türk Parlamentosu’nda kavga’ başlığı ile haberine taşıdı. ■ Kayseri’de forkliftle kuyumcu soyan ve eşekle kaçan şahıs, dünya gündemine oturdu. ■ ABD Başkanı Trump: “Kömür, ulusal güvenliğimiz için kritik öneme sahip.” ■ ABD Temsilciler meclisi üyesi Moskowitz: "Epstein dosyalarında Trump'ın adı, Tanrı hakkındaki kitapta Tanrı'nın adından daha fazla geçiyor." ■ Roketsan ile Suudi Arabistan'ın devlet destekli SAMI Defense kuruluşu, ortak füze üretimi için resmi anlaşmaya vardı . ÖDEMELERİ yapamadığınız zaman , geriye verecek olduklarınızı tıpkı yüz yıl önce DUYUN - U UMUMİYE devrinde olduğu gibi elinizde ne varsa ,ortak üretim vesaire adları altında anlaşma ile devretmeye başlarsınız. ■ AKP'li Şamil Tayyar: "Mevcut işleyişte; davul siyasinin omzunda, tokmak bürokratın elindedir, yetkiyi bürokrat kullanmakta, hesabı vekil ödemektedir. Bu paradoks düzeltilmezse nihai aşamada faturayı toptan yürütmenin başı öder." ■ GÜNÜN SÖZÜ : Türkçenin atası Kaşgarlı Mahmut şah eseri Dîvânu Lugâti't-Türk’te ne diyordu; “ Türk'te böbürlenme yoktur. Türk büyük kahramanlıklar ve fedakârlıklar yaptığı vakit, önemli bir hareket yaptığından habersiz gibi görünür !” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

10,382 Aufrufe • vor 5 Monaten

İcardi Kalacak mı Gidecek mi 🤔🧐 Ersin Düzen Son Noktayı Koydu 🧐 🗣Veli Yiğit: Yağız bugün bir haber geçti gördün mü o Icardi ile ilgili? Maaşının yarısından biraz daha az teklif edildi diye kendisine. Yani bu 4 falan mı oluyor sence yıllık? 🗣Uğur Karakullukçu: Abi Icardi'nin bonuslarıyla birlikte biraz daha yüksekmiş. 🗣Veli Yiğit: Tamam 4 artı bonuslar falan mı acaba o zaman yani teklif edilen para? Yıllık ücreti olarak. 🗣Uğur Karakullukçu: Ya ben Icardi'ye iyi bir teklif olduğunu biliyorum. Brezilya'dan. Burada dengeyi bozan şey o bence. Ve Galatasaray'ın teklifinden de yüksek. Hem de ciddi yüksek yani. Yani Galatasaray'dan ayrılırsa ben Brezilya'ya gideceğim eminim. Öyle söyleyeyim. O kadar net bir teklif. 🗣Ersin Düzen: Sence ayrılacak mı peki? 🗣Uğur Karakullukçu: 60-40. Bence %60 ayrılacak. %40 kalacak. 🗣Ersin Düzen: Sence? 🗣Veli Yiğit: Ben İbre kalmaya daha yakına döndü gibi geliyor bana. Ben Galatasaray'ın teklifini kabul edeceğini tahmin ediyorum. 🗣Ersin Düzen: Valla benim dün aldığım bilgi demeyeyim de hissiyat İcardi sanki kalacak gibi. 🗣Veli Yiğit: Başkandan mı aldın abi hissiyatı? 🗣Ersin Düzen: Bilgi demiyorum. 🗣Veli Yiğit" Hissiyatı başkandan mı aldın? 🗣Uğur Karakullukçu: Yok bilgi yani öyle de zaten sorulmaz. 🗣Ersin Düzen: Yok sordum. 🗣Uğur Karakullukçu: Hani sana sormaz diyorsun. Sorsan da %100. Aldım abi sen yanıtı. Ben oradaydım. Ben şey yapmadım. 🗣Ersin Düzen: Ben çok sormayayım ha. Ben direkt sorarım. İcardi kalacak mı, gidecek mi diye. Sorarım yani. 🗣Uğur Karakullukçu: Bana sordular. Ben burada yaptım. Bana da Abdullah Bey sordu. Sen ne düşünüyorsun? Burada söylediğimi söyledim. 🗣Ersin Düzen: İcardi'nin kalıp kalmaması ile ilgili mi? 🗣Uğur Karakullukçu: Evet. 🗣Ersin Düzen: Ne dedin? Kalmaması mı lazım? 🗣Uğur Karakullukçu: Yok. Yayında söylediğimin aynısını dedim. Giderse gitmesinin doğru tarafları var derim ama kalırsa da Gülerim dedim ya sırıt bir şey olurum dedim. Hoşuma gider dedim. 🗣Ersin Düzen: Bilgi olarak değil, hissiyat olarak ben İcardi'nin kendisi ve çevresi tarafından gelen hissiyattan bahsediyorum ben. Yönetim zaten başkan onun kalmasını istiyor. Şöyle söyleyeyim, dün başkanla olan sohbetimizde başkan dedi ki İcardi'nin bizim şampiyonluklarımıza çok büyük bir katkısı var. Galatasaray'a çok büyük bir katkısı var ve bu zamana kadar da bizi hiç mutsuz etmedi dedi. Biz hiçbir zaman Icardi yüzünden mutsuz olmadık dedi ve onun kalması bizim için kıymetli olur bu bakımdan. Gelecek hafta yanılmıyorsam nenejeri buraya gelecek. Menejeri ile oturacaklar, konuşacaklar ve tekliflerini iletecekler. Ha o teklifle ilgili olarak da Icardi kabul eder veya etmez bilmiyorum. Fakat Icardi ve çevresi tarafından hissiyatımı da söyleyeyim ben. Icardi bence parayı maraya falan dert etmiyor. Yani ben o yüzden kalma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Zaten öyle kalabilir. 🗣Uğur Karakullukçu: Çünkü çok iyi teklif var. Brezilya'dan 8 milyon euro yıllık teklif almış. 🗣Ersin Düzen: Alabilir. Çünkü orada yayın gelirleri çok astronomik rakamlara çıktı. Aşağı yukarı 125, 130, 150 bandına çıktı orada senelik kulüplerin gelirleri. Olabilir. Ama ben Galatasaray'da... Kalma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum. 🗣Veli Yiğit: 2-3 milyon euro'luk bir fark gibi düşünüyorum ben şu an bunu. Mesela Galatasaray'a teklif edeceği ve Brezilya takımının verdiği teklifle ilgili olarak ben 2-3 milyon euro'luk farktan dolayı 🗣Uğur Karakullukçu: 2-3 milyon abi daha fazla. 4 diyorsan 2 kat abi. 4 net olsa. 🗣Ersin Düzen: Şimdi 10'dan 2'ye filan indiremezsin neticede. 10'dan indirebileceğin ne olur? 10'dan 4'e indirirsin, 5'e indirirsin. bonuslarla beraber onu yaparsın altı yaparsın. Aynen öyle. Bu da bence Icardi gibi bir oyuncu için makul bir maaş seviyesi olduğunu düşünüyorum ben. Ama ondan üçe ondan yani daha altına filan indirmem mümkün değil. Doğru mu? 🗣Veli Yiğit: Mevcut rahatını huzurunu da bozmak istemeyebilir. Mutlu olduğunu düşünüyorum İstanbul'da yani. Galatasaray'da mutlu olduğunu düşünüyorum.

Galatasarayultrataraftar

204,116 Aufrufe • vor 2 Monaten