Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

🇨🇳 Çin, son dönemde Batı'ya yönelik söylemini sertleştirerek ABD ve müttefiklerini Tayvan konusunda “kırmızı çizgiyi aşmamaları”, İran'a yönelik saldırıları durdurmaları ve Hint-Pasifik'teki askerî müdahalelerini artırmamaları konusunda uyardı.

20,226 views • 17 days ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ortak basın toplantısı düzenledi 🗣️ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: ➖ (Rusya-Türkiye ilişkileri) Gerçek potansiyeli yakalamamız için bölgemizdeki çatışmaların sona erdirilmesi önem taşımakta ➖ Son dönemde ülkemizin Karadeniz'deki çıkarlarına halel getirebilecek hadiselerin önünün alınmasına yönelik beklentimizi de meslektaşıma ilettim ➖ (ABD-İran mutabakatı) Umudumuz herhangi bir sabotajın etkisi altında kalmadan geri kalan 60 günlük dönem içerisinde de bu teknik müzakerelerin bir an önce nihayete ermesi ve bölgemizde artık bir barış ikliminin oluşması ➖ Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesinde olduğu gibi serbest ve kesintisiz geçişe açık tutulması hayati önemde ➖ Filistin meselesi, Ortadoğu’daki tüm ihtilafların merkezinde yer almaktadır ➖ İlk defa bütün dünyada İsrail'in oluşturduğu illüzyonun dağılmasına yönelik bir anlayış birliği oluşmakta. Bu anlayış birliğinin eylem birliğine dönüşmesi gerekiyor artık 🗣️ Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: ➖ Türkiye’nin Ukrayna’daki durumun çözümüne yönelik girişimlerini takdir ediyoruz ➖ İsrail yönetiminin “Filistin devleti olmayacak” açıklamaları ilgili BM kararlarına aykırı ➖ Orta Doğu’da ortaya çıkan sorunlardan (Türkiye ve Rusya olarak) endişeliyiz. Libya’nın güçlendirilmesi konusunda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz

Anadolu Ajansı

25,088 views • 2 months ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları — Dünyayı adeta bir tsunami gibi vuran bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor — Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist, milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasbederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır — Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş biraz zaman alacak olsa da ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir Muhalefete yönelik mesajlar — Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği küresel sistemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek yerli ve milli bir duruş sergilemek durumundadır — Muhalefet, İran savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiştir Türk Dünyası Vizyonu — ‘Türkiye dışında da Türk var' dedikleri için tek parti döneminde işkencehanelere atılanların hayallerini Türk Dünyası Vizyonu'yla hayata geçiriyoruz Yeni başarı hedefleri — Türkiye'yi yeni başarılarla buluşturma mücadelemizin kesintiye uğramasına ve uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz Terörsüz Türkiye — Yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla Türkiye'nin önünde yepyeni bir yol açılacak Küresel Sumud Filosu — İsrail'in saldırıları, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını asla engelleyemeyecektir — 40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum — İsrail'in hukuk tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye davet ediyoruz

Anadolu Ajansı

15,312 views • 3 months ago

❝İsrailliler ne yaparlarsa yapsınlar, bu eylemi gerçekleştirebilecekleri ve bizim de mecbur kalacağımız konusunda eminlerdi❞ İran’a yönelik saldırıları "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek görevinden istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a açıklamalarda bulundu 👇🏻 Tucker Carlson: (Kent'in "İran, ülkemize yönelik bir tehdit oluşturmuyordu" açıklaması üzerine) Bu sonuca nasıl vardınız? 🗣️ Joe Kent: — Dışişleri Bakanı, Başkan ve Temsilciler Meclisi Başkanı çıkıp da bu saldırıyı bu zamanda gerçekleştirdiğimizi, çünkü İsraillilerin bunu yapmak üzere olduğunu söylemeselerdi bunu açıklamak daha zor olurdu — Yani bu, İran'ın bize hemen saldırmayı planladığı yönündeki argümanı ortadan kaldırıyor — Böyle bir şey kesinlikle yoktu 📌 ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun, İsrail’in harekete geçeceği ve İran’ın karşılık vereceği beklentisiyle İran’ı "acil tehdit" olarak nitelendirdiği açıklaması üzerine: — Orta Doğu'daki politikamızdan kim sorumlu? Savaşa girip girmeyeceğimize karar vermekten kim sorumlu? — İsrailliler, bir dizi olayı tetikleyeceğini bildiğimiz bu eylemi, yani İranlıların misilleme yapacağı kararını yönlendirdi 📌 ABD'de öldürülen aktivist Charlie Kirk'ün ölümüne ilişkin: — Charlie Kirk Başkan Trump’ın, İran ile savaşa girmememizi ve en azından İsraillilerle olan ilişkimizi yeniden gözden geçirmemizi yüksek sesle savunan en yakın danışmanlarından biriydi — Ve sonra aniden, herkesin gözü önünde suikasta kurban gidiyor ve bu konu hakkında herhangi bir soru sormamıza izin verilmiyor — Charlie'nin, İsrail yanlısı pek çok bağışçıdan büyük bir baskı gördüğünü biliyoruz

Anadolu Ajansı

62,837 views • 5 months ago

Mutlak Butlanın Sonuçları 1. Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde, Atlantikçiler kaybetti, Milliciler/Avrasyacılar kazandı. 2. Türkiye’nin imparatorluklar ve devrim birikiminden beslenen Devlet Aklı (Hikmeti Hükûmet: Raison d’etat), tarih sahnesine çıktı. 3. AK Parti içinde, Atlantikçiler kaybetti, Milliciler/Avrasyacılar kazandı. 4. CHP’de,Atlantikçiler parayla ele geçirdikleri yönetimi kaybetti, Atatürk Devrimi mirasını savunan ve Batı emperyalizmine karşı açıkça tavır alan Kemal Kılıçdaroğlu seçilmiş genel başkan olarak çalışmalarına başladı. 5. MHP’de, Atlantikçiler kaybetti, Milliciler/Avrasyacılar kazandı. Türkiye + Rusya + Çin + İran İttifakı’nı (TRÇİ) gündeme getiren Devlet Bahçeli’nin konumu güçlendi. 6. Bütünleşen Türkiye Süreci’nde,ABD-İsrail’den ve PKK/DEM Parti içindeki ABD-İsrail güdümlülerden gelen baltalama gayretleri ağır darbe aldı. Çünkü CHP’nin tepesindeki en büyük müttefiklerini kaybettiler. Dahası CHP yönetimine Bütünleşen Türkiye Sürecinde etkin olacak bir yönetim geldi. 7. Vatan Savunmasının iç cephesinde,ABD-İsrail-Yunanistan Silahlı İttifakı’nın Doğu Akdeniz, Güney Kıbrıs, Ege Adaları ve Yunanistan’daki askerî yığınağından gelen tehdide karşı savaşa hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cephe gerisi sağlamlaştı. 8. Türkiye’nin Atlantik Sisteminin dayattığı bağımlılıklardan kurtulma sürecinde, Avrasya’da Bağımsızlık ve Üretim Devrimi kararına yönelik güçlü bir atılım gerçekleşti. 9. Batı Asya’da, ABD-İsrail merkezli emperyalist saldırıya karşı savaşan İran, Filistin-Gazze, Umman, Yemen ve Lübnan’ın (Hizbullah) konumları güçlendi. 10. Türkiye + Rusya + Çin + İran İttifakı sayesinde, ABD-İsrail Ortaklığının bölgesel ve küresel savaş tehdidini caydıracak kuvvetin önü açıldı. 11. NATO içinde, çatışma büyüdü, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin Cenaze Merasimi olacağı yönündeki öngörüler kuvvetlendi. Artık kamuoyu önderleri, Ankara’da NATO’nun cenaze merasiminin yapılacağını vurguluyorlar. 12. Vatan Partisi’nin Kemalist Devrimi tamamlama, başka deyişle Türkiye’nin Millî Demokratik Devrimini kesin zafere ulaştırma yolundaki etkin konumu güçlendi. 13. Üreticilerin Millî Hükümeti sürecinde, Türkiye’nin önündeki zorlukları aşacak ve düğümleri çözecek iktidarın oluşması yönünde tarihî bir atılım gerçekleşti. 14. Kötümserlik kaybetti, devrimci iyimserlik güçlendi.

Doğu Perinçek

315,411 views • 2 months ago

Pentagon Sözcüsü Tuğgeneral Ryder’a SİHA düşürme teyidinden sonra sordum.. +Daha yeni CNN TÜRK’e açıklamanızda Türkiye’nin PKK ile haklı mücadelesinde kararlı şekilde yanındayız dediniz. NATO müttefikiniz Türkiye de Suriye’nin kuzeyinde tam olarak bunu yaptığını söylüyor. PKK, YPG, SDG… Bu terimlerde anlaşmazlığı çözemezseniz ne olacak iki NATO müttefiki birbirini vurmaya devam mı edecek? Cevabı: •Dün size yaptığım açıklamayı tekrarlamak isterim. Baştaki yorumlarımda da söylediğim gibi haklısınız… •PKK'ya karşı mücadelede NATO müttefikimiz Türkiye'nin ve Türk halkının kararlılıkla yanındayız ve PKK, ABD tarafından yabancı terör örgütü olarak tanınmıştır. •Türkiye'ye ve Türk halkına yönelik her türlü terör eylemini kınıyor ve PKK'nın meşru bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu kabul ediyoruz. •Suriye’nin kuzeyine geldiğimizde ise, sivil nüfusu etkilediği ve daha da önemlisi IŞİD'in kökünü kazımaya odaklanma kabiliyetimizi etkilediği ölçüde, askeri gerilimin o bölgedeki potansiyel etkileri konusunda endişelerimizi sürdürüyoruz. •Koalisyon ve ABD, IŞİD'in bu bölgedeki son unsurlarının da kökünü kazımaya odaklanmış durumda ve dolayısıyla askeri gerilimin tırmanma potansiyeli, bu kritik çalışma üzerindeki dikkati dağıtabilir, bölgede istikrarsızlık yaratabilir. •IŞİD'in yeniden canlanmasını önlemek için zorlu bir savaş oldu. Odaklanmaya devam edeceğimiz şey budur. •Gerilimin düşürülmesi ve ateşkesin sürdürülmesi yönündeki savunuculuğumuzu sürdüreceğiz. •Ancak Türkiye'nin halkını teröristlerden koruma konusundaki meşru hakkını asla sorgulamayacağız.

Yunus Paksoy

1,229,019 views • 2 years ago

🇮🇷 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, İnsan Hakları Konseyi Acil Oturumunda: "İran, iki zorba nükleer silahlı rejim tarafından dayatılan yasadışı bir savaşın sancıları içinde." "9 ayda 2. kez müzakere masasını baltalayarak diplomasiye ihanet ettiler." "175'ten fazla öğrenci soğukkanlılıkla katledildi." "Okula yapılan saldırının kasıtlı olmadığına kimse inanmaz." "Bu barbarca saldırı, çok daha büyük bir buzdağının görünen ucudur; yüzeyin altında çok daha ağır felaketleri gizlemektedir." "Vicdanımız bizi herhangi bir mahkemeden çok daha derin biçimde yargılayacaktır." "İran genelinde 600'den fazla okul yıkılmış, 1.000'den fazla öğrenci ve öğretmen şehit edilmiş ya da yaralanmıştır." "Savaş suçu ve insanlığa karşı suç kavramları, işledikleri vahşetin ağırlığını yeterince tanımlayamamaktadır." "Haksızlıklar karşısında sergilenen kayıtsızlık ve sessizlik güvenlik ve barış getirmeyecektir." "Vahşi saldırganlara karşı kendilerini savunma konusundaki kararlılık, gerektiği sürece sürecektir." ➖ Bismillahirrahmanirrahim. Sayın Delegeler, Sevgili Meslektaşlar, ➖ İran, iki zorba nükleer silahlı rejim tarafından dayatılan yasadışı bir savaşın sancıları içinde bulunmaktadır; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail. ➖ Bu saldırı savaşı açıkça haksız ve vahşidir. ➖ Bu saldırıyı 28 Şubat'ta başlattılar; oysa İran ve ABD, İran'ın nükleer programına ilişkin Amerikan iddialarını çözmek amacıyla bir diplomatik süreç içindeydi. ➖ Dokuz ay içinde ikinci kez müzakere masasını baltalayarak diplomasiye ihanet ettiler. ➖ Bu saldırının en yıkıcı tezahürlerinden biri, güney İran'ın Minab şehrindeki Şecare-i Tayyib İlköğretim Okulu'na yönelik hesaplı ve aşamalı saldırıydı; bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen soğukkanlılıkla katledildi. ➖ Bu barbarca saldırı, çok daha büyük bir buzdağının görünen ucudur; yüzeyin altında çok daha ağır felaketleri gizlemektedir: insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerinin en iğrenç biçimleriyle normalleşmesi ve vahşet suçlarını cezasızlıkla işleme cesareti. ➖ Sayın Başkan, Amerikan-İsrail saldırganlarının kendi iddialarıyla en gelişmiş teknolojilere ve en yüksek hassasiyetli askeri ve veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde, okula yapılan saldırının kasıtlı olmadığına kimse inanamaz. ➖ Şecare-i Tayyib Okulu'nun hedef alınması bir savaş suçu ve insanlığa karşı suçtur; herkesçe kesinlikle kınanmasını ve faillerin açıkça hesap vermesini gerektirmektedir. ➖ Bu vahşet meşrulaştırılamaz, gizlenemez ve sessizlik ile kayıtsızlıkla geçiştirilemez. ➖ Minab'daki Şecare-i Tayyib Okulu'na yönelik saldırı ne rastlantısal bir olaydı ne de yanlış hesaplamadan kaynaklanıyordu. ➖ ABD'nin suçunu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları sorumluluklarından kaçmalarını sağlayamaz. ➖ Özünde sivil bir yere, en masumların barındığı ve bilgiye ulaştığı bir mekâna yönelik bu acımasız saldırıyı kınamak yalnızca insan hakları çerçevesi kapsamında hukuki bir yükümlülük değildir. ➖ Bu ahlaki ve insani bir zorunluluktur. ➖ Vicdanımız bizi herhangi bir mahkemeden çok daha derin biçimde yargılayacaktır. ➖ Sayın delegeler, Şecare-i Tayyib İlköğretim Okulu, Amerikan-İsrail vahşetinin yasadışı savaşının 27 günlük sürecindeki tek kayıp değildir. ➖ İnsan hakları ve uluslararası insancıl hukuk, işgalciler tarafından emsalsiz bir vahşetle toplu ve sistematik biçimde çiğnenmektedir. ➖ Savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir saygı göstermeksizin sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaktadırlar. ➖ İran genelinde 600'den fazla okul yıkılmış ya da hasar görmüş, bunun sonucunda 1.000'den fazla öğrenci ve öğretmen şehit edilmiş ya da yaralanmıştır. ➖ "Merhamet yok, af yok" diye küstahça bağıran ve İran'ın hayati altyapısını vurmakla tehdit eden saldırganlar; hastaneleri, ambulansları, sağlık çalışanlarını, Kızılay kurtarıcılarını, rafinerileri, su kaynaklarını ve yerleşim alanlarını hedef almaktadır. ➖ Savaş suçu ve insanlığa karşı suç kavramları, işledikleri vahşetin ağırlığını yeterince tanımlayamamaktadır. ➖ Saldırganların söylemleriyle birlikte değerlendirilen hedefleme biçimi, soykırım işleme niyetleri konusunda neredeyse hiç kuşku bırakmamaktadır. ➖ Sayın meslektaşlar, ABD ve İsrail'in İran'ın şerefli milletine yönelik bu haksız keyfi savaşı, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer yerlerdeki kanunsuzluk ve vahşet karşısında duyulan sessizliğin doğrudan sonucudur. ➖ Haksızlıklar karşısında sergilenen kayıtsızlık ve sessizlik güvenlik ve barış getirmeyecektir. ➖ Bu durum daha fazla güvensizliği ve hak ihlallerini davet edecektir. ➖ Birleşmiş Milletler ve onun somutlaştırdığı temel değerler ile genel insan hakları çerçevesi ciddi bir tehdit altındadır. ➖ Hepinizin saldırganları açıkça kınaması ve devletler topluluğunun, insanlığın ortak vicdanının onları İranlılara karşı işledikleri bu iğrenç suçlar nedeniyle hesap verecekleri konusunda uyarması gerekmektedir. ➖ İran hiçbir zaman savaş aramadı. ➖ İranlılar, dünyanın en zengin medeniyetlerinden birinin mirasçısı, barışsever ve asil bir millettir. ➖ Bununla birlikte, her türlü suçu işlemekten çekinmeyen vahşi saldırganlara karşı kendilerini savunma konusunda tam bir kararlılık ve azim ortaya koymuşlardır; bu savunma gerektiği sürece sürecektir. ➖ İlginiz için teşekkür ederim.

Kuşçu

34,607 views • 5 months ago

Ümit Özdağ: "Son günlerde gerçekleştirilmek zorunda kalınan operasyonlar organize suç örgütlerinin, uyuşturucu ve sanal kumar şebekelerinin ne kadar yayıldığını göstermektedir. Bütün bunlar AK Parti döneminin sonuçlardır. 2002’den bu yana Türkiye’yi yöneten AK Parti üst yönetimi yorulmuş, yıpranmış ve yıpratmış, bağlı olduğunu söylediği bütün değerleri terk etmiştir. AK Parti’nin nedeni olduğu ağır krizleri çözecek gücü yoktur. AK Parti kendi içinde parçalanmıştır. Erdoğan sonrasına hazırlanan ekiplerin arasında sınırsız bir güç savaşı gerçekleşmektedir. Bu ekiplerin hiç birisinin Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları aşacak bir programı ve kadrosu yoktur. Tek amaçları 2002 sonrasında elde ettikleri güç ve zenginliği ne pahasına olur ise olsun korumaktır. Oysa içeride ağır çok katmanlı bir buhran yaşayan ülkemize çevresinden de büyük tehditler yönelmektedir. Sovyetler Birliğinin çökmesi ile ülkemizi saran Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’da başlayan savaş, iç savaş ve ülkelerin parçalanmasının yarattığı depremler artık Türkiye’nin de sarsılmasına neden olmaktadır. PKK terör örgütünün Türk ordusunun başarılı operasyonları neticesinde Türkiye’de ve Irak’ta yenildiği bir dönemde Beşar Esad rejiminin çökmesinin ve İsrail’in Gazze’de meşgul olmasından istifade ederek Suriye PKK’sı YPG’nin tehdit olmaktan çıkarılmak için iç ve dış şartlar çok müsaitti. Beşar Esad’a yönelik operasyonu hazırlayanlar Türkiye’de de 2. Terörle müzakere sürecini başlatarak Türkiye’nin YPG’ye yönelik askeri operasyon yapmasını engellediler. Öcalan’ın ağzına bakan Cumhur İttifakı Suriye’de YPG’ye operasyon yapmak imkanını kullanmadı. Öte yandan Suriye Beşar Esad sonrası Suriye’de nasıl iki milletli ve iki bölgeli bir Suriye istiyor ise Öcalan ve PKK’da Türkiye’de iki milletli ve iki bölgeli bir Türkiye talebini gündeme getirdi. Ve şimdi TBMM’de bu istekler bir komisyonda tartışılıyor. Şimdi İran’da 12 gün süren İsrail-İran savaşından sonra kuraklık ve ekonomik krizin tetiklediği bir toplumsal tepki ve ayaklanma süreci başlamıştır. Bu ayaklanmanın ABD ve İsrail başta olmak üzere bütün Batı tarafından desteklendiği görülmektedir. PKK’nın İran’da rejimin sarsılmasını bir fırsat olarak görerek İsrail ve ABD desteği ile Türkiye-İran sınırındaki bölgeleri işgal etme girişiminde bulunacağı görülmektedir. İran da rejim arkasındaki güçlü Çin ve Rus desteği ile bu girişimlere tepki verecektir. Bu tepkinin bir boyutunu da Türkiye sınırına içerideki Afgan nüfusunu yönlendirmek olacaktır."

Haberiniz

10,351 views • 8 months ago

ABD Başkanı Trump: "NATO beni çok hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye olmasaydı belki de katılmayabilirdim ancak dostumdan dolayı katılmam gerektiğine inandım" -"Havalimanına iner inmez adımın konulduğu bina ile karşılaşmak çok güzel. Havalimanı çok güzel bütün yollar yeni. Başından beri iyi ilişkimiz var. Çok özel bir ilişki aramızdaki. Türkiye'nin çok güçlü lideri var. Güçlü askeri gücü var. Çok güçlü bir ülke" -"Cumhurbaşkanı'na çok büyük saygım var" -(F35 yanıtı) "Bu bizim vereceğimiz karar. Çok iyi ilişkimiz var. Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor. Çoğu ülkeden de sadık aynı zamanda Türkiye. Üzerine düşündüğümüz konu. Dünyanın en iyi uçağı F35 ve bunu düşüneceğiz" -"Bir ilişkinin neden özel olduğunu bilemezsiniz bazıları yanında olmalı bazıları olmamalı. Bazı şeyleri çok çetin adamlarla yürütürsünüz ya da aciz insanlar olur onlarla geçinemezsiniz. Rahip olayımız vardı, uzun hapis cezasına çarptırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nı aradım ve anında onu serbest bıraktı" -"Hristiyan toplumu kendisini unutmayacak. O zaman anlamıştım aramızdaki kimyanın ne kadar iyi olduğunu. Kimyamın iyi olmadığı olanlar da var onlarla da bir şekilde yürütüyoruz" -"İran konusunda yardım istemiyordum. Biz trilyonlarca para harcadık Avrupa'yı korumak için. Belki de bize yardım etmek isterler demiştik. İngiltere savaş bittikten sonra size yardım edeceğiz demişti. Ben insanları test ediyordum" -"Benim hiçbir endişem yok. O çok daha güçlü bir ülke yarattı. Ne kadar güzel olduğunu görmüşsünüzdür. Türkiye ile ilişkimiz en iyi dönemde. İlk dönemimdekinden de daha iyi" - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: -"NATO Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Trump ile olması bizlere ayrı bir güç katacaktır" -"Bu süreçte bizler aynı şekilde İran ABD ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz onun gayreti içindeyiz. Elimizden geleni yaparak dünya barışı için hep birlikte çalışıyoruz çalışacağız" -"Gazze konusunda değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu liderler zirvesini çok önemsiyoruz ve zirveden bir kararın çıkmasını da hayra yorumluyoruz ve bunun olabileceğine de ihtimal veriyorum" -"Tabii F35 bizim için yeni bir konu değil ve bunu izler daha önce de ABD ile görüştük ve biz 5 uçağın da sözünü aldık ve sayın Trump'ın bize ayrıca sözü var ve bu zirvedeki görüşmelerde F35 ile ilgili kendilerinden aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum ve bu konuda da sayın Trump daima sözünün arkasındadır. F35 konusunda da hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum"

Yedi23haber

144,180 views • 2 months ago

Kaynaklarımıza göre ABD, Ukrayna konusundaki müzakere sürecinden çekilmeye hazırlanıyor. Rusya Federasyonu Anayasası'nda yer alan toprakların geleceğine dair daha önce varılan anlaşmaların Avrupalılar tarafından sabote edilmesi, Trump yönetiminin müzakere sürecinde yetersizliğinin en net kanıtı oldu. Müzakerelerden beklediği kazanımları elde edemeyen Trump, Ukrayna dosyasını tamamen Avrupalıların omuzlarına bırakmaya hazırlanıyor. Avrupalılarsa kendi ordularını savaş alanına göndermek için hazırlıklara çoktan başladılar (yazmıştık). Hem Rusya hem de Kiev cuntası ABD ile müzakerelere tek bir amaçla katılıyordu: Trump'ı gücendirmemek. Çünkü onay oranı hızla düşen Trump için bu, adeta bir doping işlevi görüyordu. Rusya içinse Trump'ın girişimlerine katılmak, Batı ile iletişim kurmak adına elde kalan son pencere konumunda. Trump'sız bir senaryodaysa geriye sadece sağır ve dilsiz Avrupa kalıyor. Ayrıca, Batılı askeri-sanayi kompleksinin temsilcileri ve Avrupalı bürokratların, savaşın bitmesinden ciddi şekilde endişe duyduklarını ABD'ye bildirdiğinden de haberdarız. Batılı silah baronları, savaş biterse milyarlarca dolarlık zarar yaşayacaklar. Çünkü hem Ukrayna cephesine silah satıyorlar, hem de Rusya savaşta olduğu için, Rusya'dan boşalan pek çok pazara girmeyi başardılar. Avrupa elitiyse, savaş bittiği zaman Rusya'nın devasa silah akışını Dünya'nın diğer bölgelerine yönlendireceğini, bunun da kendilerinin aktif olduğu bölgelerde güç dengesini değiştireceğinin farkında. Avrupalılar, Rusya'nın savaştan sonra Orta Asya, Güney Kafkasya ve Afrika'ya yöneleceğinin farkındalar. Kiev cuntasının enerji altyapısına yönelik saldırıların ivme kazanması da, yakın zamanda bir barış beklenmemesi gerektiğini gösteriyor. Kremlin, bu şekilde düşmanı askeri yöntemlerle yenme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Kremlin'de, Avrupa'nın Rusya ile iletişimi yeniden başlatmaya yönelik kararsız girişimleri şu an için ikna edici görünmüyor. Rusya'nın şartları, hala görmezden geliniyor. Alekseyev'e yönelik suikast girişimi ise Batı'da çatışmanın uzamasından yana olan güçlerin hala oyunda olduğunun bir işareti olarak değerlendirildi. Ukrayna konusunda müzakere süreci her yeniden başladığında, Rus yetkililere yönelik suikast girişimleri ve terör saldırıları yaşanıyor. 2022'den bu yana bu açıdan hiçbir şey değişmedi. Bu sebeple Kremlin'de, günümüz Ukrayna meselesi, eski Çeçen sorununa eşdeğer tutuluyor: Terör eylemleri, paralı askerler, dış finansman ve Batı'lı himaye gibi unsurlar. Tek fark ise militan sayısı çokluğu ve coğrafya. Sözün özü: Artık Kremlin'de, Ukrayna meselesi konusunda Batı ile uzlaşma girişimlerinin başarısızlığa mahkum olacağı, çünkü Batı'nın tarafsız bir arabulucu değil, Rusya ile yaşanan savaşın doğrudan tarafı, hatta mimarı, destekçisi ve başlıca faydalanıcısı olduğu, Batı ile müzakerelerin ancak Rusya'nın stratejik bir zafer kazanması halinde başarıya ulaşabileceği, böyle bir sonucunsa Avrupa ile doğrudan bir savaş olmadan elde edilmesinin zor olduğu, Batı'nın, söylem ve eylemleriyle Rusya'nın Kıta Avrupa'sının gelecek güvenlik mimarisinde çıkarlarının görmezden geldiği, hatta Rusya'yı kendilerine eşit bir aktör olarak değil yalnızca bir benzin istasyonu olarak gördüğü, Bu güç dengesini değiştirecek olanın ise yalnızca radikal adımlar olacağı düşünülüyor.

Terlan Aliyarbeyov 🎖🎖🎖🎖🎖

16,461 views • 6 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bakanlık’ta gerçekleştirilen ve TSK Komuta Kademesinin, Bakan Yardımcılarının ve birlik komutanlarının katıldığı video telekonferans toplantısında konuştu. Terörle mücadele başta olmak üzere devam eden faaliyetlere ilişkin bilgi alan ve talimatlar veren Bakan Yaşar Güler, toplantıda şunları söyledi: TSK ÜSTLENDİĞİ TÜM GÖREVLERİ BAŞARIYLA YERİNE GETİRİYOR Ülkemizin öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan ile birlikte Karadeniz’de mayın tehdidine karşı deniz güvenliğini sağlamak maksadıyla oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu’nun dün, 1 Temmuz’da imzalanan törenle aktif hale geldiğini bugünden itibaren 6 ay süreyle Deniz Kuvvetlerimizin komutasında görev yapacağını belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Sizlerin de yakından takip başta yakın coğrafyamız olmak üzere tüm dünyada artan asimetrik risk ve tehditler güvenlik, barış, istikrar ve refahı tehdit etmekte; bu durum savunma ve güvenlik konusunu öncelikli hale getirmektedir. Böylesine hassas bir dönemde asil milletimizin göz bebeği Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman ve fedakâr personeli, ülkemizin hak ve menfaatlerinin korunması için yoğun bir gayret ve özveriyle üstlendikleri tüm görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Bu kapsamda sürate, özgünlüğe ve tempoya dayalı icra edilen operasyonlarımız Kurban Bayramı tatili boyunca da kesintisiz sürdürülmüştür. TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SÖZDE LİDERLERİ GERİ BÖLGELERE KAÇTI Terör örgütü üzerinde oluşturduğumuz yoğun baskı sayesinde son zamanlarda terör örgütüne katılımların neredeyse sıfıra indiğini ve teslim olan terörist sayısının da giderek arttığını görmekteyiz. Örgütün sözde liderlerinin ise operasyon bölgelerinden çeşitli bahanelerle ayrılarak, kendilerince daha emniyetli olduğunu düşündüğü geri bölgelere kaçtıklarını da bilmekteyiz. Terör örgütü mensupları nereye kaçarlarsa kaçsınlar, Mehmetçiğin çelik pençesi altında ezilmekten kurtulamayacak, terörle mücadelemiz tereddütsüz sürdürülecektir. Çöküş içerisindeki terör örgütü için kaçınılmaz son her geçen gün yaklaşmaktadır. Öte yandan; terör örgütünün Suriye’nin kuzeyinde yapay terör devleti kurma çabasının bir aşaması olarak gördüğümüz sözde özerk yönetim ve yerel seçim faaliyetlerini kesinlikle reddediyoruz. Suriye’yi parçalamaya ve halkının iradesini tutsak etmeye yönelik bu çabalar nafile girişimlerdir. Zira Güney sınırlarımızın hemen ötesinde bölücü örgütün bir ‘terör koridoru’ kurmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Hatırlatmak isterim ki ülkemiz; meşru müdafaa kapsamında icra ettiği harekâtlar ile amaçlanan terör koridorunu engellemiş, Suriye ve Irak’ın toprak bütünlükleri ve egemenliklerinin korunmasına katkı sağlamış ve bu çerçevedeki saygılı duruşunu da sürdürmektedir. KAMU DÜZENİNİ BOZMA GİRİŞİMLERİ BAŞARISIZ KILINACAK Bununla birlikte Suriyeli sığınmacılar konusunda son dönemde oluşturulmaya çalışılan olumsuz algı ve artan gerilimler dikkatle izlenmektedir. Türkiye’ye karşı faaliyet gösteren bazı unsurların kamu düzenini bozma girişimleri devletimizin tüm birimleriyle gösterdiği özverili çaba sayesinde başarısız kılınacaktır. ORMAN YANGINLARININ SÖNDÜRÜLMESİ İÇİN GEREKLİ DESTEĞİ VERİYORUZ Terörle mücadelemizin yanında millî servetimiz olan ormanlarımızın korunması kapsamında, hava araçlarımız ve fedakâr personelimiz ile artan orman yangınlarının söndürülmesine yönelik gerekli desteği vermekteyiz. Bu kapsamda 6 ayrı yerde meydana gelen orman yangınlarında; 14 Helikopterimiz, 5 yangın söndürme aracımız ile toplamda 499 sorti ile 962 ton su kullanılarak yangının söndürülmesine katkıda bulunulmuştur. Tüm bu faaliyetlerimizle birlikte stratejik ve çok boyutlu politikamızın bir yansıması olarak dost ve müttefiklerimizle ikili ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda 26-27 Haziran 2024 tarihlerinde kardeş ve dost ülke Türkmenistan ve Özbekistan’a verimli ziyaretler gerçekleştirdik. Aynı şekilde önümüzdeki aylarda Orta Asya’daki diğer kardeş ülkeleri de ziyaret etmeyi planlamış bulunuyoruz. Müşterek dil, tarih ve kültürü paylaştığımız kardeş ülkelerin istikrar, refah ve toplumsal huzuruna önem veriyoruz. Bu ülkelerle askerî ve savunma sanayii alanındaki iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME YÖNELİK DURUŞUMUZ SÜRECEK Öte yandan Kıbrıs Türkü’ne uzanan eli durdurduğumuz Kıbrıs Barış Harekâtının 50’nci yıl dönümünü 20 Temmuz’da kutlayacağız. Garantör ülke olarak uluslararası hukuk çerçevesinde icra ettiğimiz bu harekâtın ne kadar haklı ve gerekli olduğu, oluşan ve günümüze değin süren güvenlik ortamından anlaşılmaktadır. Ada’da iki devletli çözüme yönelik duruşumuz ve soydaşlarımıza verdiğimiz destek sürecektir. Tüm bu yoğun faaliyet akışı içerisinde kahraman Mehmetçik, ülkemizin hak ve menfaatleri ile asil milletimizin huzur ve güvenliği için kendisine verilen her türlü görevi yerine getirmeye azim ve kararlılığı içerisindedir. Bu vesileyle tüm silah ve mesai arkadaşlarıma görevlerinde başarılar diliyor, her birinizi gözlerinizden öpüyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

95,712 views • 2 years ago