Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Flow360 isimli rap programına katılan bir yarışmacı, ilk günün ardından yarışmadan çekilmesi üzerine röportaj vermediği için tehdit edildiğini ve izni olmamasına rağmen şarkısının üzerinde değişiklikler yapıldığını iddia etti:

25,790 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

6 Yorum

mevlut profil fotoğrafı
mevlut1 yıl önce

Tiktok:llelizsenoglu

Seven Eleven Records profil fotoğrafı
Seven Eleven Records1 yıl önce

Discover fresh lo-fi, chill songs, and beats from rising artists 🔥🎧 - updated weekly to keep you in the flow. 🎵 Listen now and vibe with us! #Spotifyplaylist ⬇️

eren kıdık profil fotoğrafı
eren kıdık1 yıl önce

Muhtemelen bu yarışmacılara katılım kuralları hukuksal hakları konularında bazı sözleşmeler imzalatmislardir bu nedenle çok bir hak iddia edemeyeceklerini düşünüyorum

Sagopa Kajmer profil fotoğrafı
Sagopa Kajmer1 yıl önce

Rap yapabildiğine inanmıyorum sırf kadın diye seçilmiş

Vito Scaletta profil fotoğrafı
Vito Scaletta1 yıl önce

Konuyla alakasız bir kaç günde ortaya çıkanlara göre,ebo ne kadar mütevazı biriyse etrafındakiler bi o kadar kibirli bence bi ayar çekmesi gerekiyor ismini kullanıp yapılıyor bunlar.

Jessi&Mert profil fotoğrafı
Jessi&Mert1 yıl önce

Eee ebonun nasıl biri olduğunu bas bas bağırdılar vakti zamanında illa bişeyleri anlamak için başınızamı gelmesi gerekli hiç suçlamayın şimdi boşuna kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz

Benzer Videolar

🚨DHL Şaşmaz Şubesi’nde çalışan kuryeye saldırı. 📍Ankara’daki DHL Şaşmaz Şubesi’nde görev yaptığını belirten bir kurye, Ramazan ayında mesaisi sona ermesine rağmen ek iş yapmaya zorlandığını, yaşanan tartışmanın ardından ise fiziksel saldırıya uğradığını iddia etti. 📍Kurye, gün boyunca kargo dağıtımı, toplama ve kargo kesim işlemlerini tamamladıktan sonra mesaisinin bittiğini, buna rağmen manifestoları hazırlaması ve şirket aracını yıkaması yönünde talimat verildiğini öne sürdü. Oruçlu olduğunu ve çok yorgun olduğunu belirterek aracı ertesi gün yıkamayı teklif ettiğini ifade eden kurye, bunun üzerine yöneticisinin kendisine ağır hakaretlerde bulunduğunu ve “Git istifanı yaz” dediğini iddia etti. 📍Yaşananlar üzerine “Sizi şikâyet edeceğim” dediğini, ancak kendisinin küfür etmediğini söyleyen kurye, bu sözün ardından fiziksel saldırıya uğradığını öne sürdü. Saldırı sırasında gözlüğünün kırıldığını, daha sonra yere atılan gözlüğünün ayağıyla ezildiğini ve hakaretlerin devam ettiğini iddia etti. 📍Kurye ayrıca SGK primlerinin eksik yatırıldığını, fazla mesai ve tazminat haklarının ödenmediğini öne sürerek haklarının gasp edildiğini savundu. Olayla ilgili şikâyette bulunduğunu belirten çalışan, şikâyetini geri çekmesi yönünde baskıya maruz kaldığını da iddia etti.

GİZLİ SERVİS

26,076 görüntüleme • 23 gün önce

İş İnsanı Mesut Yıldız: “Yıllardır Süren Tehditler Nedeniyle Ailemle Birlikte Diken Üstünde Yaşıyoruz” İş insanı Mesut Yıldız, PKK tarafından sistematik biçimde tehdit edildiğini öne sürerek yaşadığı süreci kamuoyuna anlattı. Tivi 6 ekranlarında, gazeteci Özge Demir’in sunduğu Odak Noktası programına konuk olan Yıldız, kendisinin ve ailesinin uzun süredir ciddi güvenlik endişesi altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Programda konuşan Yıldız, aracına tehdit içerikli mektup ve mermi bırakıldığını, ayrıca kimliği tespit edilemeyen ve yurt dışı kaynaklı olduğu belirlenen numaralardan tehdit mesajları aldığını söyledi. Bu gelişmeler üzerine savcılığa ve kolluk kuvvetlerine başvurduğunu belirten Yıldız hakkında koruma kararı verildiği öğrenildi. Yaklaşık iki yıldır yaşam hakkını koruma mücadelesi verdiğini dile getiren Yıldız, tehditlerin aralıklarla devam ettiğini ve mevcut koruma önlemlerine rağmen endişelerinin sürdüğünü vurguladı. Yaşananların hem kendisi hem de ailesi üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturduğunu ifade eden Yıldız, günlük yaşamlarının bu tehditler nedeniyle önemli ölçüde kısıtlandığını söyledi. Yıldız, programdaki açıklamasında, “Ben bu ülkenin bir vatandaşıyım ve sadece yaşamak istiyorum. PKK tarafından yıllardır tehdit ediliyorum. Somut delillerle koruma talebinde bulundum ve koruma kararım var. Ancak tehditler sürüyor. Devletin koruması olmadan yaşayamıyorum” ifadelerini kullandı. Kendisine yönelik tehditlerin ciddiyetini ortaya koyan belgeleri, alınan koruma kararlarını ve devam eden adli sürece ilişkin evrakları kamuoyuyla paylaştığını belirten Yıldız, sürecin titizlikle yürütülmesini beklediğini dile getirdi. Yetkililere çağrıda bulunan Yıldız, güvenliğinin kalıcı biçimde sağlanması için gerekli adımların atılmasını istedi. Ailesinin de bu süreçten derinden etkilendiğini söyleyen Yıldız, kamuoyundan destek beklediğini vurgulayarak, yaşadığı tehdidin yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda toplumun güvenlik ve hukuk hassasiyeti açısından da önemli olduğunu ifade etti. T.C. Adalet Bakanlığı Akın Gürlek T.C. İçişleri Bakanlığı Cimer @miamustafacftci

Özge DEMİR

127,077 görüntüleme • 6 ay önce

CHP'de yaşanan "mutlak butlan" krizinin ardından geri dönüş kapılarını kapatan Özgür Özel ve kurmayları, yeni partinin kuruluşu için adeta saatleri sayıyor. İl başkanları, MYK ve PM üyeleriyle otelde gerçekleştirilen kritik toplantıların ardından konuşan Zeynel Emre, parti genel merkez binası için ön anlaşmanın yapıldığını ve başvurunun çok kısa süre içinde İçişleri Bakanlığı'na sunulacağını açıkladı. ▪ Yeni partinin resmi kuruluş dilekçesi için 24 Temmuz ve 27 Temmuz tarihleri belirlendi. Özgür Özel, isim ve logonun hazır olduğunu ancak güvenlik gerekçesiyle son ana kadar saklanacağını belirterek, "İdeal bir demokraside yaşasak bunlar başımıza gelmez. İsmini ve logosunu dilekçeyi verdiğimiz gün hep birlikte göreceğiz" dedi. ▪ Tarihi grup toplantısına katılan 84 milletvekilinin de üzerinde bir katılımla resmi başvurunun yapılacağı duyuruldu. Teknik kurulu tamamen milletvekillerinden oluşturacaklarını söyleyen Özel, siyasi kuruluşun ise Ağustos-Eylül aylarında halkla birlikte büyük bir coşkuyla yapılacağını ilan etti. ▪ Mahkemenin veya yönetimin "mutlan" (butlan) kararını iptal etmesi ya da olası bir hukuki geri dönüş oyununa karşı stratejik önlem alındı. Milletvekili olmayan PM üyeleri mevcut partide bırakılarak, olası bir göreve iade durumunda oradaki süreci hukuken yönetecek sayısal çoğunluk güvenceye alındı. ▪ Son genel seçimlerde %3 barajını aşamadığı için yeni parti kanunen Hazine yardımından yararlanamayacak. Zeynel Emre, genel başkana otobüs almak veya dışarıdan büyük katkı sunmak isteyenlerin tekliflerini reddettiklerini belirterek; sürecin tamamen şeffaf bağışlar ve düzenli üye aidatlarıyla finanse edileceğini vurguladı.

Sözcü

76,694 görüntüleme • 1 ay önce

ANKARA'DA METRO GERÇEKLERİ Dönemin Bakanı Ahmet Arslan; Keçiören Metrosu'nun havalimanına kadar uzatılacağını, Kuyubaşı’ndan Havalimanı ve Yıldırım Bayezid Üniversitesine kadar olan projenin bitmek üzere olduğunu, ayrıca 2017’nin ilk yarısında ihalesinin de yapılacağını ifade etti. Aradan tam 7 yıl geçti. Ortada Havalimanı Metrosu'yla alakalı bir şey var mı? Yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim döneminde Pursaklar’da; “Kuyubaşı-Esenboğa-Yıldırım Bayezid Üniversitesi Metro Hattı"nın yatırım programına alındığını ifade etti. Yakında başlıyoruz diyen bizzat Cumhurbaşkanının kendisi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ise projede değişiklik yapıldığını ve ihale için “Şu tarihte yetişir diye bir söz vermeyim.” diyor. Seçim döneminde açılışı yapılan 3,3 km’lik AKM-GAR-KIZILAY Metro Hattı, 2,5 sene sonra bitirilirken; henüz projesi ortada olmayan 26 km’lik Havalimanı Metro Hattı, ne zaman bitirilir? Muamma! Yetkiler daha önce Ulaştırma Bakanlığına verildiği için Büyükşehir Belediyesi adım atamıyor. Havalimanı Metro projesini üstlenmek için Bakanlığa dilekçe veren Ankara Büyükşehir Belediyesine “yatırım programına dahil edildi, Ulaştırma Bakanlığı yapacak” deniliyor. Yatırım Programının adı ve Havalimanı Metrosu'nun hayali dışında ortada ne var? Bakanlık, herhangi bir çalışma yapmadığı gibi Büyükşehir Belediyesine de izin verilmiyor!!! Yerel yönetim olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi elinden gelen her şeyi yapıyor.Bakanlık müsaade ettiği sürece her proje için hazırız diyor. Ne yazık ki yine; engeller dağ gibi!! Buna rağmen Ankara’da belediye, bakanlığın yaptığı metrolara ait tüm borçlarını bitirdi. Bakanlık tüm masraflarını tahsil etmiş, Ankaralılar da metronun parasını ödemiştir. Devletin de görevi, ihtiyaç duyulan Havalimanı Metrosu'nu yapmaktır.

Yüksel Arslan

77,563 görüntüleme • 2 yıl önce

Togg T10X Yazılım Hatasının Faturası 50.000 TL Togg kullanıcısı: "Togg T10X aracımın yeni yazılım güncellemesinden sonraki ilk şarjında, şarj sonunda dc bağlantısı hiçbir şekilde bırakmadı. Defalarca denememe ve toggcare’in yönlendirmelerine uymama rağmen fiş soketten çıkmadı ve ancak yol yardım ekibinin yaklaşık 4 saatlik müdahalesiyle sökülebildi. Bu olayın hemen ardından aracımı doğrudan İstanbul Arnavutköy’deki servise götürdüm ve hem bu sorunun tespiti ve giderilmesi hem de 2 yıllık bakımının yapılması için aracı servise teslim ettim. Yaklaşık 1 hafta sonra aracımı almam için arandım. Servise gittiğimde asıl sorunumla ilgili herhangi bir çözüm üretilmediğini, sadece yazılım güncellemesi yapıldığını ve aracı bana yüzde 7 şarjla teslim etmek istediklerini gördüm. Aracı getirme sebebimi tekrar en baştan anlatmak zorunda kaldım ve bu nedenle aracı yeniden servise bırakmam gerekti. Ertesi gün tarafıma aracın bir parçasının yandığı ve değişmesi gerektiği bilgisi verildi. Yanan parçanın şarj bağlantısı ağzı olduğu ve bu durumun şarj sonrası dc bağlantısının 4 saat boyunca bırakılmaması sonucu meydana geldiği ifade edildi. Ben de bu parçanın tamamen bu süreçte yaşanan teknik problemden kaynaklandığını, kişisel bir hatam olmadığını ve bu nedenle garanti kapsamında değiştirilmesi gerektiğini belirttim. Buna rağmen ertesi gün aracı almaya gittiğimde, yanan şarj bağlantısı ağzının değişimi için benden yaklaşık 50 bin tl ödeme talep edildi, ödeme yapmadığım takdirde aracı teslim edemeyeceklerini söylediler ve aracımı fiili olarak rehin tuttular. Gün boyu toggcare ile defalarca görüşüp durumu detaylı şekilde anlattım, servis müdürünün benimle iletişime geçeceği söylendi ancak hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadı. Süreç baştan sona toggcare’in yönlendirmeleri ve yol yardımdan H**** İ****** Bey’in süreci yönetmesiyle ilerlemiş olmasına rağmen, ortaya çıkan parça yanığını garanti dışı bırakarak bedelini benden talep etmeleri hem hakkaniyete hem de müşteri memnuniyetine aykırıdır. Araç bağlantıyı 4 saat boyunca bırakmadığı için yanan şarj bağlantısı ağzının ücretini benden istemelerini ve aracımı bu nedenle teslim etmemelerini kesinlikle kabul etmiyorum. Aracım hâlâ serviste rehin tutuluyor. Hiçbir kusurum ve hatam olmamasına rağmen, tamamen teknik ve süreç yönetimi kaynaklı bu sorunun garanti kapsamında değerlendirilmesini, talep edilen yaklaşık 50 bin tl tutarındaki ödemenin iptal edilmesini ve aracımın derhal tarafıma teslim edilmesini, ayrıca bu mağduriyetle ilgili tarafıma yazılı ve net bir açıklama yapılmasını talep ediyorum."

Zeyd ACAR

541,830 görüntüleme • 4 ay önce

Aksaray’da helezonu kesik ve camları filmli araçla polisin uygulamasına takılan genç, ceza kesileceğini öğrenince polis memurlarına önce yalvardı sonra da küfürler yağdırdı. Olayı görüntüleyen basın mensubunu da burnunu kırmakla tehdit eden genç, küfretmeyi sürdürerek olay yerinden yaya olarak kaçtı. Anbean kameralara yansıyan kovalama sonrası yakalanan genç gözaltına alındı. Olay, Taşpazar Mahallesi Ebulfeyz Elçibey Caddesi Tiyatro Kavşağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri helezon yayı kesik ve camlarında film bulunan 35 EB 8575 plakalı otomobili durdurdu. Y.Ö. (19) isimli kadın sürücüyü ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçiren polis memurları araçta yaptığı incelemede helezon yaylarının kesik ve camlarda film olduğunu tespit etti. Bunun üzerine ceza işlemi başlatırken, araçta yolcu konumunda olan H.E.Ö. (18) ceza yazılacağını öğrenince polis memurlarından görmezden gelmelerini istedi. Bir süre polis memurlarına dil döken ve "Abi kız arkadaşımın yanında beni bozma" diye konuşan genç, polis memurlarının işlemi sürdürmesi üzerine sinirlenerek küfürler yağdırmaya başladı. "Yazmazsanız, bağlamazsanız" diye peş peşe küfürler ederek refüje çıkan H.E.Ö., burada da olayı görüntüleyen gazeteciyi "Çekme lan, senin burnunu kırarım bak" diyerek defalarca tehdit etti. Bekçiler tarafından sakinleştirilmeye çalışılan gencin yanına gelen Y.Ö. isimli kız arkadaşı gencin ensesinden tutup iterek uzaklaştırdı. Genç kız, polis memurlarından da özür diledi. Genç ise, her şeye rağmen küfür ve tehditlerini sürdürünce polis memuru genci küfrettiği için yanına çağırdı. Bunun üzerine şahıs yine küfürler ederek yaya olarak kaçmaya başladı. Polis memurları da yaya olarak H.E.Ö.’nün peşine düşerken, şahıs ile polis arasında kovalamaca başladı. 10 dakika süren kovalamaca sonrası genç çok kaçamadan aynı mahallede yakalandı. Yakalanınca da olayı görüntülemek isteyen gazeteciye tepki gösteren H.E.Ö. polis aracına bindirilmek istendi. Polis memurlarına direnen ve polis aracına binmek istemeyen şahıs ekiplere güçlük çıkarırken, bir süre sonra polis aracına bindirilerek gözaltına alındı. Sürücüye, kesik helezon ve cam filminden 7 bin 716 lira para cezası kesilirken, trafikten men edilen araç ise çekici marifeti ile otoparka alındı. H.E.Ö. isimli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı

KARADAYI

11,673 görüntüleme • 3 ay önce

Skandal ❗❗❗❗ Zafer Partisi'nde cinsel istismar iddiası: Genç kadın 'Özdağ da biliyor' diyerek parti yöneticilerinin mesajlarını ifşa etti Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, parti yöneticileri tarafından cinsel istismara maruz kaldığını açıkladı. Bir genel başkan yardımcısının kendisine yazdığı mesajları ifşa eden Gökdağ, "Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtti. Bahse konu isimle fotoğraf vermesi için tehdit edildiğini de vurgulayan genç kadın, "Hakan Akşit (İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için bana para teklif ettiler" diye konuştu. Ümit Özdağ'ın genel başkanlığını yaptığı Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, üst düzey yöneticiler tarafından uğradığı cinsel istismarları anlattı. X'te bir canlı sohbet odasında konuşan 21 yaşındaki Gökdağ, "İsmini gerekirse veririm. Genel Merkez'de görevli, parti kurucu üyesi... Bu genel başkan yardımcısı benden hoşlanıyordu ve evli bir beyefendi. Yaşı da bayağı var. Benim ona 'ağabey' şeklindeki mesajlarım var. Bana 'başkanım de g.. de ama ağabey deme' diyordu. 'Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Özdağ'ın haberi varmış! Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtip, "Genel Başkan Başdanışmanının yanında gelen mesajları kendisine atmayı teklif ettim. Kendisi 'gerek yok' dedi. Mesajları attıktan sonra bu şahıs görevine devam etti. Hakan Akşit (İYİ Parti İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için beni tehdit ettiler." ifadelerini kullandı. Hz. Ali'ye hakaret Gökdağ, Gençlik Kolları Genel Başkanı Mustafa Can Küçük'ün de İl Başkanları WhatsApp grubunda, Alevi vatandaşlara yönelik ithamlarda bulunduğunu ve Hz. Ali'yi hedef alan 'pornografik' görüntüler paylaştığını da iddia etti. Partisinden istifa etmişti Gökdağ, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla partisinden istifa etmişti. "Sonu gelmeyen taciz vakalarına" vurgu yapan Gökdağ, kadınların Zafer Partisi'ne gitmemesini söylemişti.
2:29

Sensitive content

Skandal ❗❗❗❗ Zafer Partisi'nde cinsel istismar iddiası: Genç kadın 'Özdağ da biliyor' diyerek parti yöneticilerinin mesajlarını ifşa etti Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, parti yöneticileri tarafından cinsel istismara maruz kaldığını açıkladı. Bir genel başkan yardımcısının kendisine yazdığı mesajları ifşa eden Gökdağ, "Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtti. Bahse konu isimle fotoğraf vermesi için tehdit edildiğini de vurgulayan genç kadın, "Hakan Akşit (İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için bana para teklif ettiler" diye konuştu. Ümit Özdağ'ın genel başkanlığını yaptığı Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, üst düzey yöneticiler tarafından uğradığı cinsel istismarları anlattı. X'te bir canlı sohbet odasında konuşan 21 yaşındaki Gökdağ, "İsmini gerekirse veririm. Genel Merkez'de görevli, parti kurucu üyesi... Bu genel başkan yardımcısı benden hoşlanıyordu ve evli bir beyefendi. Yaşı da bayağı var. Benim ona 'ağabey' şeklindeki mesajlarım var. Bana 'başkanım de g.. de ama ağabey deme' diyordu. 'Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Özdağ'ın haberi varmış! Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtip, "Genel Başkan Başdanışmanının yanında gelen mesajları kendisine atmayı teklif ettim. Kendisi 'gerek yok' dedi. Mesajları attıktan sonra bu şahıs görevine devam etti. Hakan Akşit (İYİ Parti İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için beni tehdit ettiler." ifadelerini kullandı. Hz. Ali'ye hakaret Gökdağ, Gençlik Kolları Genel Başkanı Mustafa Can Küçük'ün de İl Başkanları WhatsApp grubunda, Alevi vatandaşlara yönelik ithamlarda bulunduğunu ve Hz. Ali'yi hedef alan 'pornografik' görüntüler paylaştığını da iddia etti. Partisinden istifa etmişti Gökdağ, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla partisinden istifa etmişti. "Sonu gelmeyen taciz vakalarına" vurgu yapan Gökdağ, kadınların Zafer Partisi'ne gitmemesini söylemişti.

Sabri Amca (caps)

64,493 görüntüleme • 1 yıl önce

#SONDAKİKA | NEVŞEHİR MERKEZLİ YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 10 MİLYAR TL’LİK PARA HACMİ Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma, yasa dışı bahis siteleri üzerinden oyun oynadığını belirten bir müştekinin başvurusu üzerine derinleştirildi. Müşteki ifadesinde, “Casinoper” isimli site ve farklı yasa dışı bahis siteleri üzerinden bahis oynadığını, bahis için site üzerinde verilen IBAN numaralarına para gönderdiğini, daha sonra bu sitelerin yasa dışı olduğunu öğrendiğini ve hesap sahipleri ile organizasyonu kurup yöneten kişilerden şikayetçi olduğunu beyan etti. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin yasa dışı sanal bahis oynanmasına ortam hazırladıkları, bahis paralarının yatırılması ve çekilmesi sürecinde banka hesapları ile GSM hatlarını kullandırdıkları değerlendirildi. Banka hesap hareketleri ve kripto varlık hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, şüphelilerle bağlantılı hesaplarda yaklaşık 10 milyar TL para hacmi bulunduğu tespit edildi. Soruşturma dosyasına giren tespitlere göre, bahis paralarının çok sayıda kişi tarafından farklı hesaplara gönderildiği, hesaplara gelen tutarların kısa süre içinde başka hesaplara aktarıldığı ya da çekildiği belirlendi. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, 02.06.2026 günü Nevşehir merkezli 28 ilde eş zamanlı operasyon yapılması planlandı. Operasyon kapsamında 107 şüpheliye yönelik toplam 120 adreste arama, el koyma ve gözaltı işlemi gerçekleştirileceği bildirildi.

Mustafa Kadir Mercan

100,242 görüntüleme • 2 ay önce

Antalya’da ailesi tarafından sabah saatlerinde bindirildiği kreş servisinde kaybolan 3 yaşındaki çocuk 8 saat sonra Kepez’de bir parkta tek başına bulundu. Küçük Göktuğ’un servise bindirildikten sonra kreşe hiç gitmediği öğrenilirken, Anne Aziza Ilgaz ve baba Murat Ilgaz ise kreş servisinde yaşanan ihmale tepki gösterdi. Antalya’da yaşayan Murat ve Aziza Ilgaz çifti, 3 buçuk yaşındaki oğulları Göktuğ Ilgaz’ın, geçen cuma sabahı saat 07.15’te bir yıldır eğitim aldığı Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki kreşe gitmek üzere servise bindirilmesine rağmen okula hiç ulaşmadığını ve gün boyunca kayıp kaldığını iddia etti. Aile, çocuklarının saatler sonra Kepez ilçesindeki bir parkta tek başına bulunduğunu ve bir vatandaş tarafından mahalle muhtarına, ardından emniyet güçlerine teslim edildiğini belirtti. Olay kreşten gelen mesajla ortaya çıktı Olay, kreş öğretmeninin anne Aziza Ilgaz’a gönderdiği mesajla ortaya çıktı. Öğretmen saat 13.00’te “Merhaba Aziza Hanım, bugün Göktuğ niye gelmedi, iyi mi?” diye yazdı. Mesajı çalıştığı için ancak saat 15.00’te görebilen anne, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı: “Telaşa kapıldım. Çok korktum, inanılmaz bir stres oldum. Deli gibi oldum. Öldü dedim. Çocuk öldü. Bir şey mi oldu? Hemen eve geldim, eşimi aradım. ‘Kreşte yok’ dedim. Murat, ‘Ben sabah verdim’ dedi. Kreşin güvenlik kameralarına baktılar, çocuk yok. Hiç girmemiş.”

Antalya Hakkinda

17,928 görüntüleme • 1 yıl önce

Oğuzhan Uğur 'un yapmış olduğu Mevzular açık mikrofon isimli programına MOR ÇATI, AVUKATLAR, PSİKOLOGLAR, GAZETECİLER VE ÜNLÜLER katıldı. İstanbul sözleşmesinin nasıl kadını, çocuğu yaşattığını ve koruduğunu çok güzel bir şekilde anlatırken aynı zamanda ülkemizde kadın ve çocukları korumaya yönelik yapılması gerekenlerin nasıl yapılmadığını, yapılmadığı gibi İstanbul sözleşmesinden çıktığımızdan bahsettiler. Program yaklaşık 4 saat. 4 saatlik bu programın içinde programa katılan bir hanımefendi kendi başından geçenleri anlattı ağlayarak; Psikolojik sorunları olan bir adam ile tam 16 yıl evli kalan Cemile evliliği ve sorunlu eşi için elinden geleni yaptıktan sonra artık korktuğu için eşinden kendini ve çocuklarını korumak için uzaklaşması gerektiğini düşünüp boşanma kararı almış. Korkudan eşine bunu söyleyemediği için direk karakola gidip yardım isteyince evine gönderilmek istenmiş. Kadın eşinin nasıl bir insan olduğunu bildiği için gitmeye korkmuş ve gitmemekte ısrarlı olunca polis ile gitmiş. Polis Cemile'ye evine bırakırken ve adamı da evden çıkarılırken Cemile'nin eşi ''BENİ EVDEN ÇIKARTIRSANIZ eşimi ve çocuklarımı sonrada kendimi öld*r*r*m'' demiş olmasına rağmen hiç bir şey yapılmamış. Cemile bunun olmaması için elinden gelen mücadeleyi vermiş. Adam çocuklarını ve Cemile'ye tehdit eden mesajlar atmasına rağmen bilir kişiden çocuklar babası ile görüşebilir raporu çıkmış. Cemile bunun çok tehlikeli olduğunu mesajlar ile ispat etmiş olmasına rağmen hiç bir şey yapılmamış. Çocuklar babalarına gitmek istemediği halde çıkan rapor yüzünden göndermek zorunda kalan annenin çaresizliği ve korkusu maalasef başına gelmiş. (bu arada çocuklarından erkek olan 14 kızı ise 11 yaşında.) Çocuklar gitmek istemediği halde çıkan raporun zorunluluğu ile babalarına gittiklerinde Cemile'nin oğlu annesini görüntülü aradığında Cemile şaşırmış. Hemen bir şey olduğunu anlayıp açmış. Karşıda oğlunun panik ve ağlayarak görünce onu sakinleştirmeye çalışırken adam çocuğunun elinden telefonu alıp kendine çevirince elinde silah olduğunu 11 yaşındaki kızını 14 yaşındaki oğlunun gözünün önünde öld*rd*ğ*nü ve görüntü açıkken oğlunu öld*rd*ğ*ne şahit olmuş. Adam 14 yaşındaki oğlu sırf kendisinden korkup yanına gitmek istemediği için öfke duyup ''SANA Ö*D*RM*K SANA HEDİYE OLUR. SANA İLK ÖNCE BÜYÜK ACILAR YAŞATACAĞIM'' diyerek diye de öncesinde tehdit mesajları almış. Cemile 14 ve 11 yaşındaki iki çocuğunu 100 gün önce toprağa vermiş. Peki neden? Bir zamanlar baş tacı edilen kadınların artık ikinci plan bile olmaması ya da güçlü, bilinçli kadınlardan korktukları için yüzünden olabilir mi? Eğer İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'ne SAHİP ÇIKILMIŞ VE GERÇEKTEN MADDELERİ UYGULANIYOR OLMUŞ OLSAYI, CEMİLE'NİN 2 ÇOCUĞU, ÖL*N, TAC*Z, TEC*V*Z EDİLEN KADINLARIMIZ, ÇOCUKLARIMIZ bugün yaşıyor olacaktı. SEVGİLİ KADINLAR, KADINLARA DEĞER VEREN BEYLER; İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE'ne sahip çıkın. Bu konu da sesinizi duyurun... Ona sahip çıkınca kendi hayatınıza, çocuklarınızın hayatını korumak için çok önemlidir. En önemlisi de kanunu tek tek madde madde okuyun ve öğrenin... Mor Çatı'nın linkini bırakıyorum. İhtiyacı olanlar kadınlarımız için... AYRICA PROGRAMIN LİNKİNİ BIRAKIYORUM. MUTLAKA İZLEYİN...

1881MKemal

57,483 görüntüleme • 1 yıl önce

Ablasının 4 kür kanser tedavisi aldıktan sonra aslında kanser olmadığını öğrenen bir kadın: Önce ablam kanser oldu, ardından babama lösemi teşhisi konuldu ve babam sadece üç ay içinde vefat etti. Babamın kırkı çıkmadan bu kez abimin lösemi olduğunu öğrendik; kendisi şu an hâlâ tedavi görüyor. İşin en acı kısmı ise ablamın aslında kanser olmamasına rağmen, "kansersin" denilerek acil kemoterapiye başlatılmasıydı. Dört kür kemoterapinin ardından "iyileştin" denilerek gönderildi ancak hastalık nüksetti ve tüm kemiklerine metastaz yaptı. Şu an ablamın durumu çok ağır; kemoterapiden dolayı damarları mahvolmuş durumda ve akıllı ilaçlara karşı direnç geliştirdiği için farklı tedaviler deneniyor. Babamın vefatından sonra öğrendiğimiz gerçekler ise bizi kahretti; babamın aslında lösemi olmadığını, 2020 yılında geçirdiği verem ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu nedeniyle kan değerlerinin düştüğünü eski tahlillerinden ispatladık. Babam, lösemi olmadığı halde yüksek doz kemoterapi verildiği için bir hiç uğruna vefat etti. Bu süreçte anneme de yanlış teşhis konuldu; önce kanser dendi, sonra testler iyi huylu olduğunu gösterdi. Annem hastanede kaptığı ölümcül bakteri ve yaşadığı travmalar sonucu hafızasını kaybetti; Türkçeyi tamamen unutup sadece çocukluğunun geçtiği Almancayı konuşmaya başladı. Kendi yaptırdığım testler ise hastalığın genetik olmadığını kanıtladı; oysa bize hep genetik olduğu söylenmişti. Ablamın ilk tahlillerinde aslında kanser olmadığı, sadece bakteri ve süt bezlerinde kalınlaşma olduğu görülüyor; ancak yanlış müdahalelerle DNA'sını bile değiştirmişler. Biz bu süreçte umut tacirlerine çok paralar döktük, çok yıprandık. Herkese tavsiyem; asla tek bir doktora bağlı kalmayın, gerekirse yirmi doktor gezin ama teşhisten emin olun. Biz pes etmedik, etmeyeceğiz.

Bayrak Medya

1,440,023 görüntüleme • 7 ay önce

"Devlet Adamlığıyla Servet Adamlığını Halkımız Bilir ve Çözer": CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek'ten Özgür Özel ve Ekibine Sert Tepki Cumhuriyet Halk Partisi cephesinden, partiden ayrılarak yeni bir siyasi oluşum kurma kararı alan Özgür Özel ve arkadaşlarına yönelik çok sert açıklamalar geldi. Bir video mesaj yayınlayarak süreci değerlendiren CHP'li Berhan Şimşek, yaşanan ayrılığı "kurgulanmış bir proje" olarak nitelendirirken, Özel ve ekibini partiyi manipüle etmek ve zarar vermekle suçladı. Şimşek'in açıklamalarına damga vuran ise "devlet adamlığı" ve "servet adamlığı" kıyaslaması oldu. Şimşek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Kurdukları Yeni Ahbap Partisi" Özgür Özel ve beraberindekilerin kurduğu yeni oluşumu "Yeni Ahbap Partisi" olarak tanımlayan Şimşek, bu hareketin siyasi bir temelden ziyade tamamen ahbap-çavuş ilişkisi üzerine inşa edildiğini öne sürdü. Şimşek, "Bu kurgulanmış projenin kimler tarafından planlandığını zaman ve siyaset sahnesi herkese gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Yüzde 90 Oy Alacaksanız Neden Gittiniz?" Özgür Özel'in "Üyelerle kurultay yapalım, yüzde 90 oy alırım" şeklindeki söylemlerine de yanıt veren Şimşek, ortada büyük bir çelişki olduğunu savundu: "Madem yüzde 90 oy alacaksın, neden gidip parti kuruyorsun? Bekle, mahalle, ilçe ve il seçimlerini yapalım, gel aday ol ve o yüzde 90 oy ile iktidar için mücadele ver." "İstifalar Abartılıyor, Sadece Yüzde 13" Kamuoyunda yansıtılan yüz binlerce kişinin istifa ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Şimşek, manipülasyon yapıldığını söyledi. İki "trol medyası" aracılığıyla seçmenin dezenformasyona maruz bırakıldığını ifade eden Şimşek, istifa edenlerin oranının yalnızca yüzde 13 olduğunu ve bu kişilerin yarıdan fazlasının Özgür Özel'in kendi döneminde partiye kaydedildiğini iddia etti. "Kumandanın Pilini Bile Götürdüler" Ayrılık sürecinde partiye fiziksel zarar verildiğini de öne süren Şimşek, giden ekibin parti binalarını parçaladığını, duvarlara yazılar yazdığını ve hatta "televizyon kumandasının pilini bile alıp götürecek" kadar küçük hesaplar peşine düştüğünü ifade etti. "Güneşte Kar Gibi Eriyip Gideceksiniz" Gerçekten ülke düşünülseydi Kemal Kılıçdaroğlu ile kol kola girilip erken seçim için tüm Türkiye'nin karış karış gezilmesi gerektiğini belirten Şimşek, yeni partinin siyasi ömrünün çok kısa olacağını iddia etti: "Nisan yağmurları güzeldir ama siz nisan yağmuru bile olamayacaksınız. Kar gibi güneşle eriyeceksiniz." "Devlet Adamlığıyla Servet Adamlığını Halkımız Bilir" Siyasette millete hizmet etmenin temel şartlarına değinen Şimşek, Özel ve ekibine yönelik eleştirilerini şu çarpıcı sözlerle noktaladı: "Bizim anlayışımızda millete hizmet için devlete, vatana adanmış ömür gerekir. Onun için devlet adamlığıyla servet adamlığını halkımız bilir ve çözer. Güle güle."

Berhan Şimşek

91,552 görüntüleme • 1 ay önce

Bu fotoğrafını gördüğünüz kişi kim biliyor musunuz❓❓❓ ÖZ kızına ‘TECAVÜZ’ eden şerefsiz, it ERDOĞAN ESMER‼️‼️‼️ İşte ‘TECAVÜZCÜ sözde BABA👇👇👇 #Sondakika Öz kızına tecavüz eden sapık öz baba dosyasını açıyorum ❗️ Dosya 1: İşte Öz kızına TECAVÜZ eden BABA Erdoğan Esmer'in mahkeme tutanakları ve hakkındaki suçlamaların belgeleri‼️ Mahkeme tutanaklarında babanın beyanları dikkat çekti.‼️‼️‼️ N.E. ÖZ babası tarafından ilk tacize 5 yaşında maruz kalıyor, 11-12 yaşlarında dokunma ve temas, ardından annesi ile cinsel ilişkideyken izlemesi şeklinde zorlamalarla devam ediyor. Ayrıca, darp, tehdit, psikolojik ve fiziksel şiddet sürekli olarak yaşanıyor. N.E., "Korktum, annem ve kardeşlerimle tehdit edildim. Yaşım küçükken babamın yaptığını idrak edemiyordum, ama büyüyüp iyiyle kötüyü ayırt etmeye başladığımda kaçıp kurtulmak için sınavlara çalışıp, üniversite sınavını kazandım. Ancak babam peşimi bırakmadı. Tunceli’ye eğitim için gittiğim şehirde de görev yerini buraya alıp tacizlerine devam etmek istedi. Annem ve kardeşlerimin olanlardan haberi olmadı. Utandığımdan ve korktuğumdan kimseye bir şey anlatamıyordum. Babam, kendi sapkınlıklarını sürdürebilmek için annem ve kardeşlerimin hayatıyla tehdit etti. Babamın tüm akrabaları benim yanımda gibi görünüp, büyük bir aile olduğumuzu, bu olayın duyulmasıyla rezil olacağımızı ve kimsenin yüzüne bakamayacağımızı söyledi. Anneme ve kardeşlerime olanları anlattığımda annem boşanma davası açtı, kardeşlerime de bana yaptıklarını yapıp yapmadığını bilmiyorum, OLABİLİR. Olay günü babam beni zorla yine uzak bir yere götürdü ve jandarmaların baskınıyla kurtuldum." Öz kızı üzerinde istismar suçlaması bulunan Erdoğan Esmer, şu an BERAAT etti; üstelik suçu sabitken ve itiraf etmişken‼️İfadesi alınmak üzere jandarmaya götürülen N.E., son 3-4 yıldır ÖZ babası Erdoğan Esmer'in kendisine CİNSEL İSTİSMARDA bulunduğunu söyledi. Baba Erdoğan Esmer hakkında, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "basit cinsel saldırı" suçundan dava açıldı. Erdoğan Esmer tutuklandı ve 13 yıl hapis cezası aldı. İlk ifadesinde yaşananları KABUL eden Erdoğan Esmer., "Kızının kendisinden hoşlandığını, zaman zaman onunla sadece öpüştüğünü" ifade etti. Erdoğan Esmer, ifadesinde; "Yolda aracı onun kullanması için yol kenarına çektim. Ben arka koltuğa geçtim. O da şoför koltuğuna geçmeden önce montumu çıkarmak için arka koltukta bulunduğumuz sırada kızımla öpüştük. Yaptığım sadece bu kadardır. Kesinlikle vücudumun alt kısmı çıplak değildi. Öpüştüğümüz sırada araç bir kapıya dayalı vaziyette olduğu için ben de biraz üzerine çıkmış gibiydim. Jandarma geldiğinde kimlik sordu. Utandığım için jandarmaya araçtaki kızın benim kızım olduğunu dahi söyleyemedim. Bu 2-3 yıllık süreçte çok kez kızımla öpüşmüş olabilirim. Ama aramızda bundan öte bir cinsel eylem olmadı. Araçta onun da üzeri giyinikti. Onu zorla öpmedim. Onun da rızasıyla öpüştük" dedi. Verilen 13 yıllık cezayı fazla bulan E.E.'nin avukatı dosyayı İstinaf Mahkemesi’ne götürdü. Bu sırada N.E., 'yapılan baskı sonucu' ifadesini değiştirerek, babasının kendisine cinsel saldırıda bulunmadığını ve "kendi rızası" ile olayın gerçekleştiğini söyledi. Baba E.E. de "araçta yakalandığı sırada sadece öpüştüğü" yönündeki ifadesini geri çekti ve jandarma tutanaklarının aksine çıplak yakalanmadığını, yeni ehliyet alan kızına araç sürmeyi öğrettiğini iddia etti. İki ifadeyi de dikkate alan mahkeme, E.E. hakkında "delil yetersizliğinden" beraat kararı verdi. #ErdoğanEsmerTutuklansın #Diyarbakır #ÇocuğaDokunma AresHoca #AdaletNilayaBorçlu

BİRCAN YILDIRIM

12,357 görüntüleme • 2 ay önce

Ş𝐄𝐘𝐇 𝐒𝐄𝐘𝐘İ𝐃 𝐀𝐁𝐃𝐔𝐋𝐁𝐀𝐊İ 𝐄𝐋𝐇Ü𝐒𝐄𝐘𝐍İ 𝐇𝐀𝐙𝐑𝐄𝐓𝐋𝐄𝐑İ𝐍İ𝐍 İ𝐋İ𝐌 𝐕𝐄 İ𝐑Ş𝐀𝐃 𝐇İ𝐙𝐌𝐄𝐓𝐋𝐄𝐑İ Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni kuddise sırruhû, ilim ve irşad hizmetlerini hayatının merkezine almış, tasavvufun temel sütunları olan şeriat, sünnet-i seniyye ve adaptan asla taviz vermemiş büyük bir mürşid-i kâmildi. O’nun irşad yolu, yalnızca sözle değil, fiili olarak ortaya koyduğu ilim temelli hizmetlerle şekillenmişti. Zira tasavvuf yolu ancak ilimle yükselebilirdi; ilimsiz bir tasavvuf ise buz üzerine kurulan bir binadan farksızdı. Bu hakikat doğrultusunda, O’nun rehberliğinde medreseler inşa edildi; on binlerce talebe bu medreselerde ilim tahsil etti, binlerce alim yetişti. O, başta talebeler olmak üzere ilim ehline çok kıymet verdi. Medreselerin ve talebelerin durumlarını her zaman yakından takip eder, alimlerle beraber olmayı her zaman gönülden arzulardı. Yanındaki alimlerin ve medreselerindeki talebelerin çokluğu bir şükür ve mutluluk vesilesiydi O’nun için. Ömrünün son demlerinde, sağlık durumu çok uygun olmamasına rağmen ilim ehli ve talebelerle birlikte olmak için icazet merasimine katıldı. O’nun her aşamasına bizzat riyaset ettiği bu medreselerden yetişen alimler yıllarca şeriatı, sünnet-i seniyyeyi ve adabı anlattılar. Dergahlarda kurulan ilim halkaları her geçen gün genişledi. Böylece Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin irşadı ülkemizin ve dünyanın her yerinde ilim temeli üzerine büyüdü. O sofradaki gönüllerin sayısı önce yüzbinler sonra milyonlar oldu otuz sene içinde. Cenazesi çok sevdiği Menzil’e getirildiğinde irşadıyla gönlüne dokunduğu milyonlarca insan O’nu bekliyordu. Ne var ki böylesine aşikâr hakikatler ortadayken, Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin vefatının ardından, O’nun sağlığındaki hizmetlerin ilim ve irşaddan uzaklaştığına dair iddialar dile getirilmiştir. Bu tür iddiaların ne kadar temelsiz olduğunu görmek için O’nun riyasetinde gerçekleştirilen ilim ve irşad hizmetlerine bakmak yeterlidir. Bu hizmetler de milyonlarca insanın hüsn-ü şehadetiyle sabittir. Böyle bir zatın, asli vazifesinden uzaklaştığını iddia etmek, sıradan bir şekilde yanlış anlaşılma ya da basiret bağlanması olarak tarif edilemez. Bu iddialar ancak yapılan ilim ve irşad hizmetlerini görmezden gelmek isteyenlerin, O’nun meşrebini unutturmak isteyenlerin dile getireceği sözlerdir. Bu iddialar, o hizmetlere riyaset eden Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin hatırasına saygısızlıktır. Bugün geldiğimiz noktada bu eleştirileri dile getirenlerin başta Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretleri olmak üzere geçmiş büyüklerimizin usul ve meşrebinden giderek uzaklaştıkları üzücü ama ibret alınması gereken bir gerçektir. Şer-i şeriften, sünnet-i seniyyeden ve tasavvuf adabından uzak birtakım popülist söylemler aracılığıyla oluşturulan suni ihtilaflar sonucunda asli vazifelerin yapılamayacağı ve nihayetinde asli gayeye ulaşılamayacağı da gayet açık bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Cenâb-ı Hak ümmet-i Muhammed’in gerçek dertleriyle dertlenebilmeyi bizlere nasib eylesin. Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin 30 yıllık irşadı boyunca hiç taviz vermediği şeriat ve sünnet-i seniyye doğrultusunda ilim ve irşad hizmetlerini yürütebilmeyi, niyeti bu yönde olan herkes için kolaylaştırsın ve bereketli eylesin.

Menzil Yolu

40,533 görüntüleme • 1 yıl önce