Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

96,140 Aufrufe • vor 11 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Bugün TBMM’de Astsubaylarımızın tazminat talebine ilişkin verdiğim kanun teklifi görüşüldü ve yine iktidar partileri tarafından reddedildi. Astsubaya hakkını vermeyenler yurt içinde ve Suriye'de yaklaşık olarak 9 milyon Suriyelinin insani ihtiyaçları karşıladıklarını söyleyenlerdir. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'e, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya sordum. Yurt içinde ve Suriye'de 9 milyon Suriyelinin ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye Cumhuriyeti 130 bin emekli astsubayın ihtiyacını karşılayamıyor mu? Yazıklar olsun. Dünyanın en zor mesleğini icra edeceksin, yalçın dağlarda, azgın denizlerde, kuş uçmaz, kervan geçmez bozkırlarda görev yapacaksın, 4-5 tayin göreceksin, hiçbir yere kök salamayacaksın, gün gelecek çocuğunun doğumunu göremeyeceksin, mezuniyetini göremeyeceksin, vatan için can vereceksin, gözünü kırpmadan ölüme koşacaksın, en ağır koşullarda yirmi beş-otuz yıl görev yapacaksın, emekli olduğunda ailenle, çoluğunla çocuğunla beraber huzurla yaşlanamayacaksın, güvenlik görevlisi olacaksın, korumalık yapacaksın, çay dağıtacaksın çay Allah'tan reva mıdır? Astsubay Ömer Halisdemir'e "Öl!" emrini veren, Esma Astsubaya "Bombayı imha et!" emrini veren subay 4-5 tane ayrı tazminat alacak, siz astsubaydan bir tanesini esirgeyeceksiniz! Bizler delikanlı çağımızda sokaklarda top oynarken onların eli silah tuttu. Biz sevgililerimize kır çiçeği toplarken onlar kır çiçeklerini kanları ve terleriyle suladılar. Bizler sıcak yataklarımız da uyurken onlar eksi 30 derecede Gabar’da, Cudi’de, Amanoslar’da; yalçın dağlarda, azgın denizlerde görev yaptılar. Bizler hafta sonunu ailelerimizle geçirirken onlar ayın en az on gününü tatbikatta, nöbette, gece eğitiminde, operasyonda geçirdiler, tek kuruş fazla mesai almadılar. Evlatlarının doğumunda, sevdiklerinin mutlu günlerinde, acılarında yanlarında olamadılar. Görev verildiğinde de ölüme giderken de muhakeme etmediler, bir an bile düşünmediler. Şimdi sıra bizde değerli arkadaşlar, onlara borcumuz var. Bizlerin çocukları rahat uyuyabilsin diye kendi çocuklarının yetim kalmasını göze alanlara borcumuz var. Buradan tüm siyasi parti gruplarına sesleniyorum: Gelin, bu kanun teklifini gündeme alalım, kahraman astsubaylarımızın sorunlarını birlikte çözelim. Bu onur hepimize ait olsun. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in çok sevdiğim bir sözü var, onunla bitireyim istiyorum. "Sizi güçsüz, zayıf, yalnız bir karınca gibi görüyorlar. Karıncaların gücü birlikteliğindedir, yan yana durmasındadır. Ben bu karıncaları ezdirmem, karıncanın kardeşi var." Askerin, polisin kardeşi var, astsubayın kardeşi var; o da Cumhuriyet Halk Partisidir🇹🇷

Murat BAKAN

223,859 Aufrufe • vor 2 Jahren

Kuantum fiziğindeki en büyük baş ağrısı gözlemci etkisidir bir elektrona bakmadığın sürece o bir olasılık dalgasıdır ama ona baktığın an tek bir noktada belirir yani evren sadece sen ona baktığında render edilir tıpkı şu an oynanan açık dünya oyunlarındaki gibi işlemci gücünden tasarruf etmek için sadece oyuncunun baktığı yön çizilir arkanı döndüğünde orası bir matematiksel potansiyele dönüşür Şimdi şunu düşün evren neden işlemci tasarrufu yapsın ki eğer her şey rastgele bir patlamanın sonucuysa neden fizik yasaları devasa bir bilgisayarın kaynak yönetimi gibi davranıyor simülasyon teorisi eskiden felsefe bölümlerinin eğlencesiydi ama şimdi teorik fizikçiler evrenin temel yapıtaşlarının madde değil bilgi olduğunu tartışıyor her şey bir bit ve o bitler çok katı kurallara bağlı Çoğu insan bir mimar fikrini duyunca bizi izleyen bizi test eden birini hayal ediyor ama konuşulan senaryo bu değil mimar var ama bizimle hiç ilgilenmiyor o sadece kusursuz bir fizik motoru yazdı kütleçekimini termodinamiği ve kuantum potansiyelini kodladı sistemi başlattı ve kendi işine döndü Kısım şu hepimiz o kodun içinde hayatta kalmaya çalışan ve kendi kendine bilinç geliştiren bir anomaliyiz dokunma diye bir şey yok sadece elektromanyetik itim var gerçeklik diye bir şey yok sadece beyninin işlediği veri var ve o mimar muhtemelen bizim varlığımızdan bile haberdar değil biz sadece muazzam bir simülasyonun içindeki çok ilginç bir yan etkisiyiz

Deepcosmoss

168,616 Aufrufe • vor 13 Tagen