
Sırrı Er
@konusmasanati • 85,219 subscribers
TRT Spiker-686 KHK/Uluslararası Basın Kartı (IPC)-(DPV), Alman Basın Birliği üyesi European Union Accreditation Institute https://t.co/4oeCdjjgxV
Videos

Görünürlük kısıtlaması için nokta dahi olsa yorum yazmanızı rica ediyorum. Her şeye rağmen "ayrımsız adalet" vurgusu yapmaya devam edeceğiz. Eline silah almamış; savcılar, hakimler, öğretmenler, avukatlar, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, 15 Temmuz gecesi verilen emre uyan askerler, subaylar ve askerî öğrenciler; pasta-börek yaparak geçimini sağlayan, talebelerine burs verenler; devletin faaliyet izni verdiği bankaya parasını yatıran sıradan insanlar yıllardır mahpus. Bir ülkede suç ile fiil, delil ile kanaat birbirine karışmışsa; hukukun kendisi de mahpus demektir. Adalet, kişiye göre değişen bir ölçü değildir. Suç, failine göre suç olmaktan çıkmaz; delilin niteliği de kişiye, makama, zamana veya siyâsî şartlara göre değişmez. Mukaddime'de İbni Haldun: "Adalet, bir devletin can damarı ve medeniyetin koruyucu kalkanıdır." diyor. Hukuk herkese aynı mesafede durmadığında, adalet olmaktan çıkar ve gücün aracı hâline gelir. Bugün mesele yalnızca cezaevlerinde tutulan insanların yaşadığı mağduriyet değildir. Yarın aynı ölçünün başkaları için de kullanılabileceği endişesidir. Hukuk, herkesi koruyan ortak bir güvence olmaktan çıkıp siyasî tercihlere göre işletilen bir araca dönüşürse, hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Bir toplumda adaletin terazisi şaşarsa, sadece masumlar ağır bedel ödemez; devletin vicdanı, toplumun güveni ve geleceğe dair umudu da yara alır. Ertuğrul Günay'ın ifadesiyle: -Bu bir af yasasıdır. -Kapsamı sorunlu ve adaletsizdir. -Silahlı bir yapı ile barışırken, silahla, şiddetle ilgisi olmayanları içerde tutmak hukuka uymaz. -Yasanın hukuka uygun hale gelmesi için AYM’ye gitmek doğru olur. Ertuğrul Günay
Sırrı Er13,746 views • 5 hours ago

Dostlar, bir haftadır hesap kısıtlanıyor, görünürlük engelleniyor. Destek rica ediyorum. Türk toplumunda dolayısıyla siyâsetinde hafıza bazen şaşırtıcı derecede kopuk ve dağınık olabiliyor. Düne kadar PKK/KCK konusunda en sert açıklamaları yapan, örgütün bütün unsurlarının adım adım takip edildiğini, mensuplarının "ayakkabı numarasına kadar" bilindiğini söyleyenler, "terörle müzakere değil mücadele edilir" anlayışını kararlılıkla savunanlar, bugün bambaşka bir anlayışın öncülüğünü yapıyorlar. Elbette fikirler değişebilir, siyâset anlayışı değişebilir, yöntemler değişebilir, yeni arayışlar ortaya çıkabilir. Ancak değişmemesi gereken tek ilke adalettir. Gerçekten toplumda barışın tesis edilmesi hedefleniyorsa, bunun yolu hukuk önünde eşitliği tavizsiz biçimde sağlamak ve savunmaktır. Bakınız, Cumhuriyet dönemi Türk edebîyâtının kıymetli kadın yazarlarından, felsefe ve edebîyât alanında önemli isimlerden biri olan Safiye Erol; "İstisnâlar kâideyi bozmaz." Yeryüzünde istisnâ yoktur. Ancak kâide vardır. İstisnâ gibi görünen haller, kâidenin henüz anlaşılmamış derinliklerinden başka bir şey değildir. diyor. Kâidenin derinliği ya hiç anlaşılmamış ya da işlerine geldiği gibi "istisnâ" ve "müstesnâ" kavramları istismar edilerek kavram kargaşası oluşturulmuş, hatta bu kavramların içi bile isteye boşaltılmıştır. Gerçekten adalet, barış ve huzur arzu ediliyorsa bunun yolunu ve metodunu tekrar gözden geçirmek gerekiyor. #KısıtlamaX
Sırrı Er26,110 views • 5 days ago

Dahası videoda... ◾SEÇSİS'i kaldırmadan seçim yapmanın hiçbir mânâsı yoktur. ◾Rejimin tıkanmışlığı siyâsetin ticarete dönüşmüş olmasıdır. ◾İnternetten taksitle satılan Deniz Gezmiş parkası ile kirli sakalla olmaz. Emsal olacaksın. Sana imrenecekler. Yaşantına, evine, kostümüne, traşına, saatine, tırnağına. Sana imrenirse seni takip eder. Sen leş gibi gezersen senin fikrini kimse dikkate almaz. ◾Bir sürü silikonlu, botokslu kadın oturmuş sunuculuk yapıyor. Bir sürü kravatlı adam oturmuş birbirlerine sallıyor. Herkes her şeyi biliyor fakat kimse gerçeği konuşmuyor... Barbaros Şansal 🇨🇾 Devamı 18 Temmuz Cumartesi saat 21.00'de Sırrı Er ile ER Meydanı YouTube kanalımda.
Sırrı Er101,250 views • 26 days ago

Dostlar, bir haftadır hesap kısıtlanıyor, görünürlük engelleniyor. Desteğe devam etmenizi rica ediyorum. Taytı ya da protezi konuşan çoktur; çünkü riski yoktur. Hukuksuzlukları özellikle KHK'ları konuşan ise azdır; çünkü bazı eleştirilerin bir bedeli vardır. Eline silah almamış; savcılar, hakimler, öğretmenler, avukatlar, doktorlar, 15 Temmuz gecesi verilen emre uyan askerler, subaylar ve askerî öğrenciler; pasta-börek yaparak geçimini sağlayan, öğrencilerine burs verenler; devletin faaliyet izni verdiği bankaya parasını yatıran sıradan insanlar yıllardır mahpus. Suya sabuna dokunmayan konularda konuşmak elbette kolaydır. Kimseyi rahatsız etmez, kimseyi karşısına almaz. Oysa düşüncenin, vicdanın ve ifade özgürlüğünün gerçek sınavı; risk taşımayan konularda değil, adaletsizlik karşısında gösterilen duruştadır. Toplumların ilerlemesini sağlayan şey, sadece alkışlanan sözler değildir. Asıl ilerleme, hukuksuzluk karşısında susmayanların varlığıyla mümkündür. Sessizlik, zamanla haksızlığı normalleştirir. Konuşulması gereken meseleler konuşulmadığında, adalet de yavaş yavaş anlamını yitirir. Eleştiri; kişilere değil, yanlışlara yöneldiğinde kıymetlidir. Hukukun üstünlüğünü, adaleti ve temel hakları savunmak bir ayrıcalık değil; demokratik bir toplumun ortak sorumluluğudur. Bugün başkasının hakkını görmezden gelenler, yarın kendi haklarına ihtiyaç duyduklarında sessizliğin bedelinin ne kadar ağır olduğunu anlayacaklar. Bu nedenle, cesaret; suya sabuna dokunmayan konuları konuşmak değil, hukuksuzluğu ve adaletsizliği aynı açıklık ve kararlılıkla dile getirebilmektir. Adalet, herkes için istendiğinde kıymetlidir. Bir ülkede suç ile fiil, delil ile kanaat birbirine karışmışsa; orada yalnız insanlar değil, hukukun kendisi de mahpus demektir.
Sırrı Er13,449 views • 3 days ago

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Meclis'e sunulacak çerçeve yasanın yalnızca PKK/KCK'yı kapsayacağını, suç türüne göre yapılacak düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağını savundu. Asıl cevaplanması gereken soru şudur: Sayın Yıldız, bu ayrımı Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle nasıl bağdaştırıyorsunuz? Mahkeme tarafından takipsizlik almış, beraat etmiş, hakkında hiçbir ceza soruşturması bulunmayan, eline silah almamış; hatta işlendiği tarihte suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle mahkûmiyet kararı verilen veya idârî yaptırımlara maruz bırakılan binlerce KHK mağduru yıllardır "suçlu" muamelesi görmeye devam edecek... Bırakın terör suçunu, çoğunun trafik cezası bile yok ama yıllarca elinde silahla dağda bulunmuş örgüt mensupları için yeni bir hukukî düzenleme yapılacak ve bunun eşitlik ilkesine aykırı olmadığı söylenecek... Vicdan sahibi insanları asıl yaralayan da bu çelişkidir. Eğer gerçekten toplumda barış hedefleniyorsa, hukuk herkese eşit uygulanmalıdır. Adalet, bir kesime tanınan imkânın diğerinden esirgenmesi değildir. Bu yüzden bugün Türkiye'nin ihtiyacı, ayrım yapan değil; mağduriyetleri gideren, hukuku ve eşitliği esas alan kapsamlı bir genel af düzenlemesidir. Ancak o zaman adalet duygusu yeniden güçlenebilir. Aksi takdirde içinde bulunduğumuz bu kısır döngüden çıkmak mümkün olmayacaktır.
Sırrı Er51,984 views • 15 days ago

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber'de katıldığı programda "genel af" tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, hükümetin gündeminde genel af çalışmasının bulunmadığını, hazırlanan 15 maddelik düzenleme taslağının yalnızca PKK mensuplarına yönelik hükümler içerdiğini ve düzenleme taslağının gelecek hafta TBMM Adalet Komisyonu'nda, ardından da Genel Kurul'da ele alınmasının beklendiğini ifade etti. "Terörsüz Türkiye süreci güzel bir aşamaya geldi." diyen Gürlek, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un da sürece ilişkin açıklama yaptığını hatırlatarak, teknik destek dışında Adalet Bakanlığı'nın yasa hazırlık sürecinde doğrudan yer almadığını, yalnızca talep edilmesi hâlinde görüş ve öneri sunduklarını belirtti. "Genel af" iddialarına da açıklık getiren Gürlek, "Bu pakette genel af düzenlemesi yok. Şu an böyle bir çalışma da bulunmuyor. Hazırlanan düzenleme sadece PKK silahlı terör örgütü mensuplarına ilişkin hükümler içeriyor." dedi. Ayrıca, yeni bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağının ise gelecekte tamamen TBMM'nin takdirinde olduğunu söyledi. Netice: Sokrates'in Savunması'ndan Hâlide Edib'in Ateşten Gömlek'ine uzanan ortak bir çizgi var: Adalet, vicdana göre değerlendirilmelidir. "Gece en karanlık ve ebedî göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır." Hâlide Edib Adıvar, 23 Mayıs 1919 Sultanahmet Mitingi.
Sırrı Er39,788 views • 17 days ago

Dikkatinize... Eski Hakim, hukukçu Ali Kadıoğlu ile başı kopan Themis'i ve AİHM Büyük Daire Şaban Yasak kararını konuştuk. Sadece KHK ile ihraç olanları değil bütün mağdurları ilgilendiriyor. 7. ve 3. Madde tanımı ancak bu kadar güzel anlatılır. Ali Kadıoğlu (Justali)
Sırrı Er66,883 views • 2 months ago

Çocuklarınıza, özellikle de kız çocuklarınıza sevgiyle sarılın, şefkât ve merhamet gösterin. Çünkü sevgiyle büyüyen bir kız çocuğu, yarın yetiştireceği nesillere de aynı sevgiyi ve merhameti aşılayacaktır. Kalpleri merhametle dolu anne babalara binlerce selam olsun. "İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en seçkin insanlarıyla sohbet etmektir." René Descartes Ve... "Eğer özgürlüğün bir anlamı varsa, o da insanların duymak istemedikleri şeyleri söyleyebilme hakkıdır." George Orwell Üzücü ama... Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, hakîkati söyleyenlerden o kadar nefret eder. Şebnem Er
Sırrı Er10,293 views • 9 days ago

Hukuksuz KHK ile TRT'den ihraç oldum diye yıllarca "TRT" okuduğum klâsik iftar duasını okuyamaz mıyım? Meslek erbâbı insanlara karşı kin, nefret, haksızlık ve zulümleri arşa dayandı artık! Gönlü yüce ve su gibi berrak insanlara selam olsun! Şimdiden iyi iftarlar dostlar!
Sırrı Er652,148 views • 3 years ago

15 Temmuz 2016'dan sonra, yüz binlerce insan bir gecede işinden, geleceğinden koparıldı. Bu hukuksuzluğun üzerinden yaklaşık 10 yıl geçti. Ocaklar söndü, canlar yitti. Kimi bir fişlemeyle, kimi somut delil olmadan sadece bir şüpheyle "terörist" damgası yedi. Bu, sadece bir iş kaybı değil; ailelerin dağılması, umutların sönmesi, geleceğin çalınması, yıllarca emek verdiğiniz işinizin, mesleğinizin sorgusuz sualsiz elinizden alınması, çocuklarınızın gözlerindeki endişe demekti. Çoğunun suçu; bir sendikaya, bir derneğe üye olmak, bankaya para yatırmak ve yoksunlar tarafından iftiraya maruz kalmaktı. OHAL Komisyonu'na yüz binin üzerinde başvuru yapıldı. Başta vefât edenler olmak üzere bir avuç insan, suretâ haktan görünmek için iâde edildi. Çabuk unutan bir toplumuz. Bu sebeple hatırlatmakta fayda var. Dönemin Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ şu açıklamayı yapmıştı: "Biz bu insanları yargılayıp suçlu diye ihraç etmedik. İrtibatlı ve iltisaklı gördüğümüz için idari bir tasarrufla ihraç ettik." Dün olanlara, yüz binlerce insana yapılan haksızlığa, hukuksuzluğa itiraz edilseydi bugün ülke bu durumda olmayacaktı Bu ülke, ortak yurdumuzdur. Bu topraklarda hiç kimse diğerinden daha değerli ya da daha üstün değildir.
Sırrı Er21,954 views • 29 days ago

Bir zamanlar görev yaptığım #TRT'de seslendirdiğim iftar duası. Sonra bir #KHK ile ihraç edildim. Hakkımda takipsizlik kararı verildi. Ama görevime iade edilmedim. KHK’lı olmaktan utanmıyorum. Çünkü utanması gereken, haksızlığa uğrayanlar değil; haksızlığı yapanlardır. Bugün eski kaydı dinlerken şunu bir kez daha düşündüm: İnsan işinden, makamından, özgürlüğünden, yaşamından olabilir ama değerlerinden ve onurundan asla! Allah kabul etsin. #İftar
Sırrı Er90,608 views • 5 months ago

Merhum Mehmet Âkif'in "Çanakkale Şehitlerine" şiirini yaklaşık 15 yıl önce bir zamanlar 657 ile Spiker olarak görev yaptığım TRT'de okumuştum. Dönemin Genel Müdürü ve yardımcıları ayakta alkışlamış iltifatta bulunmuşlardı. Türk Diline verdiğim katkı sebebiyle (akademik) birçok ödüle lâyık görmüşlerdi. Kitaplarım hâlâ MEB kaynakçada ayrıca Konservatuvar ve İletişim Fakültelerinde de ders kitabı. Bu videoyu paylaşmam şu açıdan önem arz ediyor; Ses, telâffuz, vurgu, tonlama ve duygu. Günümüz TRT'sinde bu şiiri kuralına uygun okuyabilecek biri varsa bütün haklarımdan ferâgat edeceğimi ilân ediyorum! Esasında beni ve benim gibileri iftira ile "KHK sosyal ölüm" ihraç etmeleri bize yapılan hukuksuzluğun çok ötesinde! Sanata, kültüre, edebiyâta, Türk Diline, çocuklarımıza ve ülkeye yapılan en büyük kötülüktür! Uyanın ve liyakâtli insanlara hiç olmazsa bundan sonra sahip çıkın! Kendi yarınlarınız ve çocuklarınızın geleceği için!!! #khlarülkeninyüzkarasıdır
Sırrı Er380,364 views • 2 years ago

Eski Hakim, hukukçu Ali Kadıoğlu ile AİHM Büyük Daire Şaban Yasak kararını konuştuk. "Şaban Yasak kararı ile -bu kriterlerle darbe, şiddet- bunları ayırmak şartıyla KHK'lıların yüzde yüzü bu karar doğrultusunda beraat edecektir." Ali Kadıoğlu (Justali) Telefon, tripod ve inançla; bu ülkede hukuksuzluğa uğrayan herkes adına adaletin önemini anlatmaya devam. #Tripod
Sırrı Er27,499 views • 1 month ago

"En büyük yoksulluk, akıl yoksunluğudur." Bu söz, yalnızca bireyler için değil, toplumlar için de büyük bir hakîkati ifade eder. Yaşananlara baktığımda, bu topraklarda adaletin neden kök salamadığını bir kez daha üzülerek gördüm. Aklın terk ettiği yere peşin hüküm, önyargı ve taassup hâkim olur. Adalet, öfkeyle değil akılla; intikam duygusuyla değil vicdanla tesis edilir. Toplum, gerçeklerden uzaklaşıp kanaatle hüküm vermeye başladığında, sadece masum insanlar değil, hukukun kendisi de yara alır. Kitle, böyle dönemlerde dinlemek yerine suçlamayı, anlamaya çalışmak yerine damgalamayı tercih eder. Bunun bedelini ise bütün toplum öder. Aklın sustuğu, vicdanın sessiz kaldığı dönemlerde haksızlık sıradanlaşır. Oysa gerçek medeniyet, farklı düşünenin de hakkını koruyabilmektir. Adalet, ayrıcalık değil, herkes için savunmamız gereken ortak bir değerdir. Maalesef hayatlar karardı, aileler dağıldı, umutlar söndü. Aklı, vicdanı ve hakkaniyeti yeniden hayatımızın merkezine koymak zorundayız. Adaletin kök saldığı yerde güven, güvenin olduğu yerde ise huzur ve gelecek inşâ edilir. En büyük yoksulluk akıl yoksunluğudur; en büyük zenginlik ise akıl ve vicdan sahibi olmaktır.
Sırrı Er16,108 views • 1 month ago

DEM Kocaeli milletvekili ve 679 sayılı KHK ile devlet memurluğu görevinden 6 Ocak 2017'de ihraç edilen bir doktor olan Ömer Faruk Gergerlioğlu'na af konusunu sordum. "Ben çok kolay olacağını sanmıyorum çünkü Erdoğan'ın öyle bir niyeti yok. Uzun süredir bu soru bana soruluyor müspet bir cevap veremiyorum. Keşke olsa. Biz genel af olsun diye çok uğraşıyoruz. Adil olmayan yargılamalar ve cezaevlerindeki aşırı doluluk genel affı zorunlu hâle getiriyor. Belki kısmî bazı şeyler yaparlar ama genel af düşündüklerini pek sanmıyorum." Ömer Faruk Gergerlioğlu
Sırrı Er145,334 views • 1 year ago

Alparslan Kuytul: "Ben doğruları söylemenin bedelini ödüyorum. Ödemeye devam ederim. Bundan da şeref duyarım. Pişman da değilim. İki milyon insana terör soruşturması. Bir ülkede bu kadar terörist olabilir mi? Kul olarak yaratılmışız ama ilah olmak istiyoruz. 'Benim dediğim olur' demek ne demek? Birçok mazlum var tiwit atmaktan korkuyorlar. Artık atsınlar. Artık yazsınlar. Artık konuşsunlar. Mazlumlar sustukça zalimler azgınlaşır!" Alparslan Kuytul Yakında Sırrı Er YouTube kanalımda. Kaçırmayın ve Rt yapmaktan "korkmayın!" Mazlumlar sustukça zalimler azgınlaşır!
Sırrı Er239,532 views • 2 years ago

Barbaros Şansal: "Mücadeleye devam ediyorum ve beni durduramazlar. Siyasetin buna gücü yetmez. Babaannemin sözüdür; 'Lambanı idareli kullanmazsan idare lambası kullanırsın' salondaki lambayı idareli kullanmazsan o b.....klu idare lambasını salona getirmek zorunda kalırsın. Ülkeyi de çok iyi tarif ediyor. Elimizde kala kala bu kaldı. Ampul patladı!" Barbaros Şansal 🇨🇾 Röportajın tamamı bu akşam saat 21.00'de Sırrı Er ile Er Meydanı YouTube kanalımda. Not: Lütfen tüm röportajları seyredin, abone olun, twitter dahil desteği esirgemeyin. #GebzeBelediyesi
Sırrı Er172,648 views • 1 year ago

"Utanma ve adalet şehri ayakta tutan iki temel sütundur. Bunlardan biri yıkılırsa şehir de yıkılır." Eflâtun, Yasalar isimli kitabında bunu söyledikten hemen sonra şunu ilâve eder: "İnsanların en büyük cezası, kötülerle bir arada yaşamak zorunda kalmaktır." İnsan kötülük yapmaktan kendi içinde tiksinmezse, onu hiçbir yasa durduramaz. Aynı kitapta şunu söyler: "En iyi bekçi, surlardaki nöbetçi değil, insanın kalbindeki utanç duygusudur." Ve adalet için de şu kesin hükmü verir: "Adaletsiz bir devlet, ne kadar büyük ve güçlü görünürse görünsün, önünde sonunda kendi kendini yok eder." Eflâtun'un asırlar önce insanlık adına yaptığı uyarıları bire bir yaşıyoruz. Utanma duygumuz öldü! Adalet duygumuz ise hâk ile yeksân edildi. Eflâtun’un 2400 yıl önceki teşhisi hâlâ geçerli: "Vicdan susarsa yasa konuşamaz. Adalet çökerse şehir ayakta kalamaz!" Çare bellidir: Çocuklarımıza yeniden utanmayı ve adaleti öğreteceğiz. Kötülük yapana, yasalara uymayanlara ayrımsız aynı hesabı soracağız. Yoksa Platon’un son sözü gerçekleşecek: "Ülke, şehir demirden, betondan değil; vicdan ve adaletten yapılmıştır. Bunları kaybeden ülke, şehir, bir gün mutlaka yıkılır." İşte bu yüzden insan onur ve haysiyeti dokunulmazdır! Onur ve haysiyetini koru! İnsana yaraşır bir yaşam talebini ısrarla tekrar et! Karar elbette sizlerin!
Sırrı Er75,580 views • 8 months ago