Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Rahatsızlık vermediğim müddetçe talebimi yinelemeye devam edeceğim. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir...

16,221 Aufrufe • vor 1 Monat •via X (Twitter)

36 Kommentare

Profilbild von Rahim Aydin
Rahim Aydinvor 1 Monat

Bende rahatsızlık verene kadar rt ve yorum yapmaya devam edeceğim Verilecek rahatsızlıktan Asla Özür dilemeyi düşünmüyorum

Profilbild von Sırrı Er
Sırrı Ervor 1 Monat

❤️💐

Profilbild von Doç.Dr. Ömer Özbulut
Doç.Dr. Ömer Özbulutvor 1 Monat

Uluslararası tehtidi sadece finans ayağını bile insan düşürmek istemiyor… Neyi gözden geçireceksin… en doğrusu kendinizi gözden geçirin… Böylece Türkiye’ye ve başta kendinize insanlarımıza bir iyilik yapın…

Profilbild von 🇹🇷Necla🇹🇷🫶
🇹🇷Necla🇹🇷🫶vor 1 Monat

#OsmanKavala #Yasak ve #Yalçınkaya Daha ne desin, daha kaç kez daha ihlal versin #AİHM Adalet diyor ADALET..

Profilbild von Yılmaz Altınsoy
Yılmaz Altınsoyvor 1 Monat

Türkçeyi çok güzel ve akıcı bir şekilde konuşuyorsunuz Sırrı Bey Yolunuz açık olsun

Profilbild von Cem
Cemvor 1 Monat

Mahkeme demek yaptırım gücü demek. Mahkeme bir tavsiye mercii değildir. Mahkeme karar verir, kararının uygulanması için yaptırım uygular. Yaptırımı neyse görelim artık. Kararı tekrarlayıp durmak ne?

Profilbild von Halil
Halilvor 27 Tagen

Gayet görülüyorsunuz. 🧐😱

Profilbild von Sibel Baydar
Sibel Baydarvor 1 Monat

Khk ‘larla işinden olan hayatları altüst olan her birey için adalet tecelli edene kadar susmak yok!

Profilbild von ŞAH-I MERDAN
ŞAH-I MERDANvor 1 Monat

Tebrikler Sırrı Bey

Profilbild von Hasan
Hasanvor 1 Monat

Lutuf istemiyoruz sadece hukuk istiyoruz

Profilbild von İbrahim Özbek
İbrahim Özbekvor 1 Monat

Mehmet Uçum'un yorumuna göre bence şunu demek istiyor: Bırakın tekadam rejimini ağız tadıyla yaşayalım. Zorlarsanız bir adım daha öte gider dikta rejimine geçeriz.

Profilbild von Asımın nesli
Asımın neslivor 1 Monat

@AliAlicik3 🙏🏿

Profilbild von Aysun Urallı Sertoğlu
Aysun Urallı Sertoğluvor 1 Monat

Maalesef maalesef , Mehmet Uçum: " Bizi bağlamaz bu kararlar" dedi. Yorum yok.

Profilbild von Yasemin Cinar
Yasemin Cinarvor 1 Monat

Destek tam yola devam

Profilbild von Bahar
Baharvor 1 Monat

@saksagan16 💐💐💐💐

Profilbild von Fulya b.n☀️
Fulya b.n☀️vor 1 Monat

Sırrı bey emekleriniz ićin teşekkür ederiz 🙏

Profilbild von Hüseyin Şenol
Hüseyin Şenolvor 1 Monat

🇹🇷🇯🇴👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👋👋👋🙋🏼‍♂️🥰❤️😍

Profilbild von muallime
muallimevor 1 Monat

#AİHM kararları uygulanmalı. #KHKhukuksuzluğu bitmeli

Profilbild von Ayse Sevimli harbiyeli annesi
Ayse Sevimli harbiyeli annesivor 1 Monat

Kursiyer tegmenler Adalet bekliyor.

Profilbild von Kadir Kacira
Kadir Kaciravor 1 Monat

@SonYolcuDeBari Kolay gelsin

Profilbild von HllTKKBLN
HllTKKBLNvor 1 Monat

Rahatsızlık vermediğim müddetçe desteğimi vermeye devam edeceğim.

Profilbild von G. Şahin
G. Şahinvor 1 Monat

Gayretleriniz için teşekkürler 🙏

Profilbild von Yener BADANKA
Yener BADANKAvor 1 Monat

Ya ADL Ya ALLAH

Profilbild von 1 Ahmet
1 Ahmetvor 1 Monat

Allah yar ve yardımcınız olsun

Profilbild von Niyazi Kk
Niyazi Kkvor 1 Monat

Sırrı bey kardeşim bu süreçteki samimi gayretleriniz ve farkındalık oluşturma adına çabalarınız hayırla yâd edilecektir

Profilbild von ozan a
ozan avor 1 Monat

Kavala'dan öç aldığı için baştakiler gitmeden o biraz zor çıkar. Ayrıca siz KHK'lıların sorunları hariç gündem ve hayata dair konulardan bahsederseniz izleyici kitleniz artacaktır.

Profilbild von Ahmet Yelkenci
Ahmet Yelkencivor 1 Monat

teşekkür ediyorum sırrı hocam verdiği niz emek taktire şayan

Profilbild von ergin yüksel
ergin yükselvor 1 Monat

@HakanAtci3334 Uymadığımız bir anayasa varken uymayacağımız bir anayasa hazırlamak!

Profilbild von seyyahi
seyyahivor 1 Monat

@saksagan16 .

Profilbild von geometri
geometrivor 1 Monat

Hocam siz ancak zalimleri rahatsız edersiniz

Profilbild von Ali Erdogan
Ali Erdoganvor 1 Monat

Selam ve devam güzel insan .

Profilbild von Ece.B
Ece.Bvor 1 Monat

Adalet, adalet, adalet.

Profilbild von CAN
CANvor 1 Monat

@mahirhan34 👍

Profilbild von Fem Sel
Fem Selvor 1 Monat

Destek

Profilbild von saidmanisa
saidmanisavor 1 Monat

Siz cansınız

Profilbild von Yusuf
Yusufvor 1 Monat

.....

Ähnliche Videos

Şimdilik talebimin arkasında durmaya devam ediyorum. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum. X Konuşulması gereken en önemli meselenin adalet ve hukuk olduğunu düşünüyorum. Ve bunu sadece ben düşünmüyorum. Toplumun büyük bir kesimi de benim gibi düşünüyor. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu 18 Şubat’ta kabul edildi. Ardından “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” da kabul edildi. Burada özellikle dikkat çekmek istediğim bir husus var: AYM kararlarının uygulanması, yeni bir kanunun çıkarılmasına bağlı değldir. Anayasa’nın 153. maddesi son derece açık: AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. AYM de kendi kararlarında, bu kararların yerine getirilmesi konusunda ilgli organlara herhangi bir takdir yetkisi tanılnmadığını açıkça ifade ediyor. Aynı şekilde Anayasa’nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalarla kanunların çatışması hâlinde antlaşma hükümlernin esas alınacağını söylüyor. AİHM kararları bakımından da durum farklı değil. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesi, kesnleşmiş kararların yerine getirilmesini devletlere yükümlülük olarak getiriyor. Öyleyse mesele yeni bir kanunla hukuka uymanın yolunu açmak değil; zaten var olan hukuka neden bugün uyulmadığını açıklamaktır. #Destek

Sırrı Er

10,319 Aufrufe • vor 22 Tagen

Talebimi yineliyorum. Çare Sizsiniz! X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. X Yıllardır yaşanan hukuksuzluğun yüz binlerce insanın hak gasbından, sosyal ölüme mahkûm edilmesinden, işinin, özgürlüğünün elinden alınmasından ibaret olmadığını, hatta Kavala, Demirtaş, Atalay, Kozağaçlı, İmamoğlu, Kuytul , Kuriş ve Dedetaş’ın çok ötesinde, mahallenin bakkalını, kasabını, her bireyi yakından ilgilendirdiğini; ciddiyetini ve vahametini her şeye rağmen sürekli dile getirdik. Kaç kişiye “yaşanabilir bir ülke” hayâlimizi anlatabildik, bilmiyorum. Mehmet Uçum Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili. AİHM kararlarının esastan bağlayıcı olmadığını, ulusal mahkemelerin ihlâl kararlarına uyup uymama konusunda takdir yetkisi bulunduğunu savunuyor ve Türkiye’nin AİHS’ye taraflığının ve vatandaşın AİHM’e bireysel başvuru hakkının gözden geçirilebileceğini söylüyor. Türkiye, AİHS’ye kendi iradesiyle taraf oldu; Sözleşme’nin 46. maddesiyle kesinleşmiş AİHM kararlarına uymayı taahhüt etti. Daha da ötesi: Türkiye, 4 Kasım 1950 tarihinde Roma'da AİHS'yi imzalayan kurucu 12 ülkeden biridir. Şimdiyse hem bu yükümlülüğün hem de Sözleşme sisteminde kalmanın tartışmaya açılabileceği söyleniyor. Mesele artık yalnızca KHK’lılar, Kavala ya da bir başkası değil. Mesele çok daha ciddi: AİHS ve AİHM’den doğan güvencelerin bağlayıcılığını tartışmaya açan bir hukuk anlayışının hazırlayacağı yeni anayasaya, vatandaş kendi hak ve özgürlüklerini hangi güvenle emanet edecek? Bence işe tam da bu soruyla başlamalıyız! Ve konuşmamın sürpriz konuğu… 🐈 #Kedi

Sırrı Er

24,281 Aufrufe • vor 1 Monat

Talebimi yineliyorum çünkü; çare sizsiniz! X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. X "#AİHM ve #AYM kararlarının uygulanması zorunludur ve Türkiye’yi yeniden hukuk devletine dönüştürmenin temel şartlarından biridir. Çerçeve Yasa’nın AYM’ye götürülerek kapsamının hukuka uygun biçimde düzeltilmesi de şarttır. Bunu #YeniParti yapabilir ve yapmalıdır.” diyor Ertuğrul Günay. Ertuğrul Günay Herkes için eşit işletilen hukuk ve adalet; kalkınmanın da refahın da medenî olmanın da ilk ve tek şartıdır. Bugün hukuku ve adaleti hiçe sayan ülkelerin içinde bulundukları sefalet ve uğradıkları itibar kaybı herkesin bilgisi dahilindedir. İrili ufaklı kangren hâline gelmiş dâvâların hukuk yoluyla çözülmesi mümkündür. Ama bunun için öncelikle hukukun üstünlüğünü esas alan bir irade ve siyâsî hesapların üzerinde tutulan bir adalet anlayışı gerekmektedir. Mesele yalnızca birkaç dâvâyı çözmek değildir. Mesele, Türkiye’de hukukun yeniden herkes için eşit ve güvenilir hâle getirilmesidir. Hukuk yoksa ne adalet ne refah ne de gerçek anlamda kalkınma mümkündür. "Hak, kuvvetlinin değil, haklının olmalıdır." Nâmık Kemâl "Ben iyi insanım" demekle olmuyor. Kolektif kötülüğe karşı kolektif iyiliği yaymak ama öncelikle bu işe kafa yormak gerekiyor. Hannah Arendt'in ifadesiyle; "Kötülüklerin çoğu hiçbir zaman iyilik ya da kötülük hakkında kafa yormamış insanlardan gelir." Kafa yorma vakti bugün değilse, ne zaman? Videonun sonunda kısır döngüden çıkmanın yolunu tek cümleyle anlattım. #destek

Sırrı Er

13,394 Aufrufe • vor 27 Tagen

Bunu istemek zorundayım. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. Haksızlık ve Hukuksuzluk Karşısında Sessiz Kalmanın Bedeli! Yaklaşık 300 bin insan KHK’larla ihraç edilirken; yüzlercesi intihar etmiş, binlercesi ağır stresin ve yıkımın yol açtığı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmış birçoğu hayatını kaybetmişken, toplumun büyük bir bölümü bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessizliğe bürünmüşken... Daha önce bu topraklarda haksızlık, hukuksuzluk olmadı mı? Elbette oldu. Ama böylesi yaşanmadı. Mesele mağdur edilen insanların yaşadığı acı değildir. Asıl büyük tehlike, hukuksuzluğun sıradanlaşması ve vicdanların buna alışmasıdır. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışı, bir toplumun ahlâkî çöküşünün en açık göstergelerinden biridir. Adalet, yalnızca kendimize yapıldığında savunulacak bir değer değildir. Başkasının hakkı çiğnenirken susan, kendi hakkının çiğnenmesi için de zemin hazırlamış olur. Bugün başkasına yapılan haksızlığı alkışlayan veya görmezden gelenler, yarın aynı haksızlığın mağduru olduklarında ve adalet talep ettiklerinde, kendilerini savunacak güçlü bir vicdan bulamayacaklar. Örnek çok... Karamsarlık değil bu söylediklerim. Mevcut durumun tahlili. Bir toplum hukuksuzluk karşısında, "susma hakkımıı kullanıyorum" diyorsa sadece mağdurlar kaybetmez; topyekûn ülke kaybeder. Kaybeden, ülke olur; değerli insanlar olur. Bu ülke hepimizin. Yaşanabilir bir ülke hayâli kurmak ve onu gerçeğe dönüştürmek için el birliğiyle çalışmamız gerekiyor. Bunu yapmak zor olmasa gerek.

Sırrı Er

29,988 Aufrufe • vor 1 Monat

Gönül birlikteliğimiz var. En azından benim düşüncem bu yönde. Talebimi yineliyorum. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. X Size bir deyimden bahsedeceğim: "Mal bulmuş Mağribî gibi sevinmek" beklemediği bir fırsat veya kazançla karşılaşmışçasına büyük bir heyecan ve ölçüsüz bir sevinç göstermek anlamına geliyor. Son derece yanlış bir tutumla, hukuksuzluk kime yapıldığına göre değerlendiriliyor. İktidar yanlıları, muhalif bir gazeteciye, akademisyene, siyasetçiye veya kanaat önderine yapılan müdahaleyi, kendi siyasî hesapları açısından “hak edilmiş” görebiliyor. Muhalif olduğunu söyleyen kesimlerdeki karşılığı da bundan pek farklı değil. “Bizden değilse başına gelen müstahaktır” anlayışı; diğer tarafta, “Onlar zaten bizim düşmanımız” kolaycılığına dönüşüyor. Bir gazeteciye yapılan hukuksuzluğa, sırf iktidarı eleştiriyor diye sevinmek ne kadar yanlışsa; iktidara yakın bir gazeteciye, akademisyene veya siyasetçiye yapılan hukuksuzluğa “oh olsun” demek de o kadar yanlıştır. Üstelik kendisine “muhalif” diyenlerin bunu daha iyi anlaması gerekir. Bugün başkasının hukuk dışı biçimde susturulmasından “mal bulmuş Mağribî gibi” sevinirseniz, sıranın size gelmesine de rıza göstermiş olursunuz. Adalet böyle aranmaz. "Adaletin akıllılık ve erdem olduğunu söylüyorsak; adaletin bilgisizlik olan adaletsizlikten çok daha güçlü olduğunu belirtmek hiç de zor değildir." Devlet, Eflâtun

Sırrı Er

26,380 Aufrufe • vor 1 Monat

🔹"Osman Kavala ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üçüncü ihlal kararını verdi. Osman Kavala başvurusuyla ilgili ilk kararını 2019 yılında vermiş ve ihlal tespiti yapmıştı." 🔹"Bugünkü karar ise üçüncü başvuru kapsamında ve Büyük Daire tarafından verilen karar. Büyük Daire mart ayında duruşma yaptı. Ben de o duruşmaya katılmıştım." 🔹"Bugün itibarıyla Büyük Daire kararını açıkladı. Yüz sayfadan fazla gerekçeli karar ve ayrıca 5-6 sayfalık bir basın özeti yayımlandı." 🔹"Kararın önemi yalnızca Osman Kavala'nın başvurusuna ilişkin tespitlerden kaynaklanmıyor. Türkiye'de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda son derece önemli değerlendirmeler içeriyor." 🔹"Mahkeme, bu dava bağlamında Türkiye'deki yargının bağımsız ve tarafsız olmadığına, özellikle siyasi nitelikteki davalarda siyasi iktidarın etkisinin açık hale geldiğine ve kurumsal sorunların yaşandığına dikkat çekiyor." 🔹"Bunun yanında, bu davada bugüne kadar yapılmamış önemli bir başka tespit daha var. Türkiye, Osman Kavala'nın iç hukuk yollarını tüketmediğini ve bu nedenle Mahkeme'nin davaya bakamayacağını ileri sürdü." 🔹"Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin Osman Kavala'nın bireysel başvurularıyla ilgili henüz bir karar vermediğini belirtti. Kavala'nın Anayasa Mahkemesi önünde iki ayrı başvurusu bulunuyor." 🔹"Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin Osman Kavala'nın başvurularında ve benzer başvurularda aldığı tutuma da vurgu yaparak, bu başvuruda Anayasa Mahkemesi yolunun tüketilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna vardı." 🔹"Başka bir ifadeyle, bireysel başvuru yolunun etkisiz hale geldiğini tespit ederek Anayasa Mahkemesi'ndeki sürecin sonucunu beklemeden davayı incelemeye karar verdi." 🔹"AİHM Büyük Daire, Osman Kavala davası bağlamında Türkiye'deki bu mekanizmanın etkisiz hale geldiğini söylüyor." 🔹"Kavala dokuz yıldır cezaevinde. Hakkındaki yargısal süreçler bakımından Anayasa Mahkemesi'nin makul süre içerisinde etkili bir karar vermemiş olması, Mahkeme'nin bu tespitinde önemli bir dayanak oluşturuyor." 🔹"Yalnızca Osman Kavala'nın özgürlüğü bakımından değil, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından da çok önemli." 🔹"Daha da önemlisi, Büyük Daire yalnızca Osman Kavala'nın tahliye edilmesini istemiyor. Aleyhindeki hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerektiğini ifade ediyor." 🔹"Kararda benim açımdan en çarpıcı tespitlerden biri de bütün bu yargılama süreçleri bakımından "adaletin inkârı" anlamına gelen bir değerlendirme yapılmış olmasıdır." 🔹"Büyük Daire kararı, yalnızca Osman Kavala'nın özgürlüğü bakımından değil, Türkiye'de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, tarafsızlık ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının geleceği bakımından da son derece önemli ve ağır sonuçları olan bir karardır."

Sezgin Tanrıkulu

25,691 Aufrufe • vor 1 Monat

Hoşuma gitmiyor ama çepçevre kuşatılınca S.O.S. sinyali vermek de normal olsa gerek. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum. X Millî irade nedir? Millî irade, milletin sandıkta ortaya koyduğu tercihtir. Ama yalnızca sandığa gitmek değildir. Sandıktan çıkan tercihe saygı göstermek, seçilmişlerin hukuk içinde görev yapabilmesini sağlamaktır. Şimdi yeniden “vesâyet” ve “millî irade” deniliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da bunun için bir panel düzenledi. Peki, millî irade yalnızca darbeler söz konusu olduğunda mı hatırlanacak? Muhalefet tam da buradan itiraz ediyor. Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanları hakkında yürütülen yargı süreçlerini, 'seçmen iradesinin etkisizleştirilmesi" olarak değerlendiriyorlar. Ekrem İmamoğlu da bunu açıkça “millî iradenin yok sayılması ve gasp edilmesi” şeklinde ifade ediyor. O hâlde soralım: Sandıkta seçilen bir iradeye, sandıktan sonra da saygı göstermek millî iradenin gereği değil midir? Millî irade, işimize geldiğinde hatırlanacak bir kavram değildir. Tıpkı “bekâ” gibi... Her meseleye beka demek, kavramın kendisini de değersizleştirir. Kebapçı esnafından üç harfli marketlere, hal esnafından kabzımala kadar ekonomik meselelerin bile bekâ başlığı altında tartışıldığı günleri gördük. 2019'da Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze-meyve fiyatları tartışması sırasında “halde terör estirenlerin” işini bitireceklerini söyledi. Kaynak: AA 2021'de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ekonomik sıkıntılar ve işsizlik tartışılırken “teröre yardım ve yataklık yapan bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır” dedi. Kaynak: TBMM 2022'de ise zincir marketlerdeki fiyat artışları tartışılırken, “Sürekli zam yapan zincir marketlerin FETÖ ile irtibat ve ilişkisinin titizlikle araştırılması gerektiğine de inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: AA Millî irade de bekâ da bu kadar ucuzlatılmamalı. Demokrasi, yalnızca sandığa gitmek değil; sandıkta ortaya çıkan iradeye hukuk içinde saygı göstermektir. Kimseyle hısım/hasım değilim. Sadece adaletin, hukukun ve demokrasinin hâkim olduğu yaşanabilir bir ülke arzu ediyorum; ömrümün son demini de huzur içinde yaşamak istiyorum. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum. #SOS

Sırrı Er

14,073 Aufrufe • vor 4 Tagen

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir başvuruyu öncelikli inceleme kararı almasını son derece ağır koşullara bağlanmıştır. Ekrem İmamoğlu, Türkiye’de ve dünyada tanınan bir siyasi kimliktir; dünyanın en büyük kentlerinden birini yöneten bir belediye başkanıdır. Kamuoyunun gözleri önünde, çok ağır bir biçimde, özellikle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı kapsamında, özgürlüğünden yoksun bırakılmıştır. Tutuklama yerine başvurulabilecek başka imkânlar mevcutken, en ağır tedbir tercih edilmiştir. Bu durumda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yaşananları görmezden gelmesi mümkün değildir. Çünkü bu başvurunun koşulları içerisinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesi de yer almaktadır. Bu madde, sözleşmede tanınan hakların, üye devlet tarafından yurttaş aleyhine ve siyasi saiklerle kötüye kullanılmasını ifade eder. Daha önce Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararlarında, Mahkeme bu maddenin ilk kez uygulandığına tanıklık ettik. Bu başvuruda da, sözleşmede yer alan hakların, yargı makamları tarafından ve hükümetin teşvikiyle, siyasi saiklerle Ekrem İmamoğlu aleyhine kullanıldığı iddiası son derece güçlü biçimde ortaya konulmuştur. Büyük ihtimalle Türkiye’den seçilen yargıç, bu başvurunun ivedilikle incelenmemesi yönünde itirazını ortaya koymuştur. Kararın gerekçesi açıklandığında bunu hep birlikte göreceğiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlığı, sizi öneren hükümetten ve onama kararı veren Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nden bağımsız olmayı gerektirir. Yargıçların görevlerini, kendi ülkelerinin değerlerinden, baskılarından ve siyasal etkilerinden tamamen bağımsız ve tarafsız biçimde yürütmeleri esastır. Türkiye’den seçilen yargıcın siyasi geçmişi ve kendisini öneren Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetiyle olan yakın bağları bilinmektedir. Bu bağların hala sürdüğü, Türkiye’den yapılan ağır başvurular konusunda da bir yargıçtan beklenmeyecek ölçüde savunmacı bir tutum sergilediği kamuoyunca bilinmektedir. #Ekremİmamoğlu

Sezgin Tanrıkulu

15,656 Aufrufe • vor 9 Monaten

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeyim; Osman Kavala’nın yaptığı başvuru kapsamında dosyanın Büyük Daire önündeki duruşması gerçekleştiriliyor. Duruşmanın esas kısmı tamamlandı. Az önce mahkeme heyeti 25 dakikalık ara verdi. Hükümet temsilcilerinin ve başvurucu Osman Kavala’nın avukatlarının sunumlarından sonra 5 yargıç söz alarak önemli sorular yöneltti. Bu sorulara hazırlanabilmeleri için taraf temsilcilerine 25 dakika süre tanındı. Aranın ardından duruşma yeniden başlayacak ve hem başvurucu tarafın temsilcileri hem de hükümet temsilcileri yargıçların yönelttiği sorulara yanıt verecek. Söz konusu başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi önünde görülüyor. Mahkeme daha önce Aralık 2019’da ve 2022 yılında Osman Kavala’nın başvurularıyla ilgili iki ayrı karar vermişti. Ancak bu kararların uygulanmadığı belirtiliyor. Son olarak 2024 yılında yapılan başvurunun ardından, dosyaya ilk olarak bakan daire görevden çekildi ve dosya Büyük Daire’ye gönderildi. Büyük Daire de bazı süreleri kısaltarak duruşma gününü bugün olarak belirledi. Bugün yapılan duruşma; Anayasa Mahkemesi’nin etkinliği, Osman Kavala’nın özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, işkence yasağı ve Osman Kavala’nın bir aktivist olarak insan hakları faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı iddiasıyla Sözleşme’nin 18. maddesi kapsamında önemli iddiaları içeriyor. 25 dakikalık aranın ardından duruşma yeniden başlayacak. Sorulara verilecek yanıtların ardından oturum tamamlanacak. Mahkemenin kararı ise ileriki bir tarihte açıklanacak. Ben de duruşma sona erdikten sonra daha geniş bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşacağım. #OsmanKavala

Sezgin Tanrıkulu

51,888 Aufrufe • vor 6 Monaten

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Osman Kavala’nın başvurusu kapsamında Büyük Daire önünde görülen duruşma sona erdi; taraflara 15 gün ek süre verildi. Hem başvurucu taraf hem de hükümet bu süre içinde ek görüşlerini sunabilecek. Kararın da yaklaşık 3 ay içinde açıklanması bekleniyor. Daha önce verilmiş iki karar var. O iki mahkeme kararının da maalesef uygulanmadığını biliyoruz. En son 2024 yılında Osman Kavala başvurusunda, Türkiye’deki iç hukuk yollarının etkin olmadığını, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun da etkili işlemediğini ileri sürdü. Bu çerçevede, Sözleşme’nin 3. maddesindeki kötü muamele ve işkence yasağının, 5. maddesindeki kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının, 7. maddesindeki suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, 10. ve 11. maddelerdeki ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin, 18. maddeyle birlikte ihlal edildiği gerekçesiyle dosya yeniden Büyük Daire’ye taşındı. Mahkemenin 2. Dairesi görevden çekildi ve dosyayı Büyük Daire’ye gönderdi. Büyük Daire de prosedürü hızlandırarak, tarafların görüşlerini aldı ve bugüne bir duruşma günü koydu. 18’nci maddeyle bağlantılı ihlal iddiası çok ağır bir iddia. Daha önce de Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş dosyalarında 18. maddenin ihlal edildiğine karar verilmişti. Bugün görülen davada mahkeme başkanı; yargıçlara, taraflara soru yöneltip yöneltmeyeceklerini sordu. Beş yargıç hem hükümet tarafına hem de Osman Kavala’nın avukatlarına dosyayı çok iyi kavrayan sorular yöneltti. Yaklaşık 25 dakikalık bir aradan sonra mahkeme yeniden toplandı ve tarafların bu sorulara verdikleri yanıtlar dinlendi. Ardından duruşma sona erdi. Taraflara 15 gün ek süre verildi. Hem başvurucu taraf hem de hükümet bu süre içinde ek görüşlerini sunabilecek. Kararın da yaklaşık 3 ay içinde açıklanması bekleniyor. Eğer Türkiye, Avrupa Birliği’yle ve Avrupa Konseyi’yle ilişkilerini sürdürmek istiyorsa ve bu yönde bir siyasal tercih yapacaksa, yaklaşık 8 yıl 5 aydır uygulanmayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen hâlâ uyulmuyorsa, bu artık Türkiye’nin bu kurumlardan siyasal olarak vazgeçtiğinin tescili anlamına gelir. Dolayısıyla ben bir yurttaş olarak, bir hukukçu olarak, bir milletvekili olarak Türkiye’nin bu noktaya gelmiş olmasından memnun olmadığımı—daha ağır bir ifade kullanmayayım—belirtmek isterim. İnsanların en temel haklarının ihlal edilmesi ve bu noktaya gelinmiş olması, ayrıca buna rağmen uyulmamakta direnilmesi doğru değil. Burada temsilciler aracılığıyla yapılan savunmaların da Türkiye’yi zor durumda bıraktığını düşünüyorum. Keşke hükümet adına görev yapan hukukçular da mahkemede olsalardı ve bu süreci yerinde izleselerdi. #OsmanKavala

Sezgin Tanrıkulu

42,109 Aufrufe • vor 6 Monaten

Ha gayret! Biliyorum, siz de bıktınız. Ne yalan söyleyeyim, ben de bıktım; hatta yoruldum. Dile kolay... Çok zor şeyler yaşadık. İnsanız neticede... X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum. X Akıl başka, zekâ başkadır. Zekâ, insanın öğrenme, kavrama, muhakeme etme, problem çözme ve yeni durumlara uyum sağlama kapasitesidir. Akıl ise bu zihinsel gücü yerinde kullanarak doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, adalet ile haksızlığı ayırt edebilme ve buna göre hüküm verebilme yetisidir. Bugün Türkiye’de yaşananlara şöyle bir bakın. Adaleti, hukuku, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı, ifade özgürlüğünü, kadın cinayetlerini, çocuk ölümlerini, depremzedenin feryadını, cezaevlerini, yüz binlerce kamu çalışanının ihracını, askerî okul öğrencisi annelerin çığlığını duymak; çiftçinin ve hayvancının hâlini görmek için gerçekten üstün zekâya mı ihtiyaç var? Hayır! Biraz akıl, biraz vicdan yeter. Mesele sadece iktidar değil. Meclis’te “muhalifçilik” oynayanlar, dün söylediklerinin bugün tersini yapanlar, seçmenin emanetiyle başka hesapların peşine düşenler de aynı problemin parçasıdır. Siyasette fikir değişebilir ama ilke değiştiğinde insan sormadan edemiyor: Değişen fikir mi, menfaat mi? Adalet, bize lazım olduğunda adalet değildir. Hukuk, bizim hakkımızı koruduğunda hukuk değildir. Devlet, adalet, Türkiye hepimizin. Bunları görmek için olağanüstü bir zekâ gerekmiyor. Zekânın türlerine gerek yok. “Sınır zekâ olmak bile yeter” diyelim ve konuyu kapatalım. #SınırZeka

Sırrı Er

17,226 Aufrufe • vor 10 Tagen

🔴 Türkiye’de toplumsal barışa giden yol açılacaksa Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasından başlayalım; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasından başlayalım. 🔹"Önemli bir yasal düzenleme parlamentodan geçti. Silahsızlanma ve çatışmanın sona ermesi bakımından önemli bir adım." 🔹"Ancak asıl mesele, Türkiye’nin Kürt meselesi bakımından olduğu kadar hukuk devleti ve demokratikleşme bakımından da önünü açmaktır." 🔹"Bunun yolu da Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmasından geçiyor." 🔹"Osman Kavala 10 yıldır cezaevinde. Hakkında AİHM’nin Türkiye aleyhine verdiği ve uygulanmayan kararlar var." 🔹"25 Ağustos’ta AİHM Büyük Daire’de yeni bir karar açıklanacak." 🔹"Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi kararı olmasına rağmen milletvekilliği Meclis tarafından düşürüldü." 🔹"Tayfun Kahraman hakkında da AYM kararı var; buna rağmen hâlâ hapiste ve ikinci kararın gerekçesi 4,5 aydır yazılmadı." 🔹"Eğer Türkiye’de gerçekten toplumsal barışa giden yol açılacaksa başlayalım. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasından başlayalım." 🔹"Bunların önünde hiçbir yasal engel yok." 🔹"Sadece siyasi irade meselesi var. Siyasi irade yargıya yol vermediği için yargı da siyasete bakıyor, kararların uygulanması konusunda ayak sürüyor." 🔹"Daha önce “Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayız”, “AİHM kararlarını tanımayız” denildi." 🔹"Şimdi “Türkiye’nin barışa ihtiyacı var, yargının önünü açalım” deme zamanıdır. Gerçek toplumsal barışın yolu, hukuk devletinden ve yargı kararlarının uygulanmasından geçiyor."

Sezgin Tanrıkulu

24,995 Aufrufe • vor 1 Monat

❗Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararına rağmen Selahattin Demirtaş yine tahliye edilmedi. 📌 Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin yapılan başvuruyu bir kez daha reddetti. Bu başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin geçtiğimiz hafta verdiği karara dayanılarak yapılmıştı. 📌 AİHM, son kararında bir kez daha Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu, ortalama bir gözlemciyi ikna edebilecek düzeyde delil bulunmadığını açıkça belirtmiştir. 📌 Ayrıca, Demirtaş’ın hukuki nedenlerle değil, siyasi saiklerle ve hükümetin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki hakları kötüye kullanması suretiyle tutuklandığını ifade ederek ağır bir ihlal kararı vermiştir. 📌 Bu, AİHM’in ilk kararı değildir. 2018 yılında da Demirtaş’ın tutuklanmasına ilişkin bir karar vermişti. Hükümet bu karara itiraz etti. Ancak 2020 yılının Aralık ayında AİHM Büyük Dairesi, bu itirazı reddetti. 📌 Büyük Daire kararıyla; Demirtaş’ın tutuklanmasının yönteminin, adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğu ve hükümetin sözleşmedeki kuralları siyasi amaçlarla kötüye kullandığı bir kez daha tescillenmiş oldu. 📌 Bu kararlar son derece önemlidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesinin ihlali, her hükümet için adeta bir "sabıka kaydı" anlamına gelir. 📌 Çünkü bu madde, sözleşme hükümlerinin kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır. 📌 Bugün mahkeme, AİHM kararının henüz kesinleşmediğini ileri sürüyor. Evet, AİHM kararlarının taraflara tebliği sonrası 3 aylık bir kesinleşme süresi vardır. Ancak Türkiye, zaten daha önceki kesinleşmiş karara da uymamıştır. 🔴 Mahkemenin karar çevirisinde de açıkça belirtildiği gibi, Türkiye Selahattin Demirtaş’ı hukuka aykırı bir şekilde tutuklamıştır ve halen tutmaktadır. 📌 Mahkeme, "Demirtaş’ın tutuklanması için ortalama bir gözlemciyi ikna edebilecek makul şüphe nedenleri bulunmamaktadır" demektedir. Tutuklama için makul şüphe yoksa, mahkûmiyet için hiç yoktur. 📌 AİHM, bu ifadeleriyle aslında Demirtaş hakkında verilen mahkûmiyet kararını da açıkça mahkûm etmektedir. 📌 Selahattin Demirtaş, 9 yıldır cezaevinde tutuklu. 2024 yılında Ankara’daki Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bir karar verildi, ancak bu kararın gerekçesi 14 ay boyunca yazılmadı. 📌 15 gün içinde yazılması gereken gerekçeli karar, yaklaşık 1 buçuk yıl sonra kaleme alındı. Şimdi yüzlerce sanık ve binlerce müştekiye tebliğ yapılacak. Ardından dosya istinaf mahkemesine taşınacak. 📌 Ancak asıl mesele şudur: Selahattin Demirtaş halen hukuka aykırı bir şekilde cezaevinde tutulmaktadır. 📌 Aynı AİHM kararı, Anayasa Mahkemesi’ni de mahkûm etmiştir. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin Demirtaş’ın başvurularını ciddi biçimde geciktirerek, kendisine başvuru yolunu etkisiz hale getirdiğini belirtmiş ve bu nedenle ihlal tespiti yapmıştır. 📌 Bir kez daha ifade etmek isterim: Selahattin Demirtaş hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmıştır. Hukuka aykırı bir şekilde yargılanmıştır. Adil yargılanma kuralları ihlal edilmiştir, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre siyasi saiklerle, hükümetin siyasi hedefleri doğrultusunda tutuklanmıştır. 📌 Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere, bu siyasi mahkumlar tahliye edilmelidir. #SelahattinDemirtaş #FigenYüksekdağ

Sezgin Tanrıkulu

70,193 Aufrufe • vor 1 Jahr

Buyrun! Akıllarına estikçe; "Türkiye bir hukuk devletidir" diyenler için tarihî bir fırsat! AİHM, #KHK’larla ilgili tarihi bir karar aldı! 22 Temmuz 2025’te açıklanan "Demirhan ve diğerleri" dâvâsında, AİHM, 239 kişinin adil yargılanma hakkının ve "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesinin ihlâl edildiğine hükmetti. Bu karar, Türkiye’de KHK’larla yaşanan hukuksuzluklara karşı güçlü bir uyarıdır! #AİHM, "Yüksel Yalçınkaya" kararını emsâl alarak, ByLock kullanımı, Bank Asya hesabı veya sendika üyeliği gibi yasal faaliyetlerin suç delili sayılmasını sert bir şekilde eleştirdi. Bu uygulamalar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve 7. maddelerine aykırı! Mahkeme, Türkiye’deki yargılamaların keyfî olduğunu, OHAL Komisyonu’nun ise etkisiz bir mekanizma olduğunu açıkça belirtti. Masumiyet karinesi ve savunma hakkı hiçe sayıldı! Bu kararın dayanakları net: #AİHS’nin adil yargılanma ve suçun kanuniliği ilkeleri ile Venedik Komisyonu’nun raporları. AİHM, Türkiye’yi sistematik sorunları çözmeye çağırdı ve 8.500 benzer başvurunun beklediğini hatırlattı. Bu, bir dönüm noktasıdır! Türkiye, AİHS’nin 46. maddesi ve Anayasa’nın 90. maddesi gereğince bu kararları uygulamak zorunda! Hukukun üstünlüğü için, #KHK mağduriyetleri ve diğer hukuksuzluklar derhal giderilmelidir! Adalet, daha fazla bekleyemez, beklememeli! #khklarhukukaaykırı

Sırrı Er

13,360 Aufrufe • vor 1 Jahr