
Sinan Aygül
@sinanaygul • 49,856 subscribers
Gazeteci #syndicom #IFJGlobal Siyaset Bilimci #BEU 2024-2025 Kürdoloji Öğrencisi #MAUN 2024-∞
Shorts
Videos
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Gazeteci Sinan Aygül'e saldırı anının güvenlik kamerası görüntüleri. Aygül diş çekiminden çıkarken Adalet Plaza önünde daha önce kendisini takip eden Tatvan Belediye Başkanı Emin Geylani'nin korumaları olan Polis memuru Engin Kaplan ve diğer boksör koruması Yücel Baysali Aygül'e arkadan habersizce saldırdılar. Aldığı anestesi ve darbenin etkisiyle dengesini kaybeden Aygül'e Yücel Baysali saldırırken polis memuru olan koruma Engin Kaplan ise ayırmaya çalışan vatandaşları silahla müdahale ederek ayırmalarını engelliyor. Tatvan Devlet Hastanesinde tedavi altında olan Aygül’ün elmacık kemiği ve kafatasında meydana gelen kırıklar yüzünden Van ya da Diyarbakır'a sevki bekleniyor.
Sinan Aygül15,516,039 Aufrufe • vor 3 Jahren

"Senin kafanı çıktığın yere sokayım" "Bu gazeteci tayfası bana saygı duymak zorundadır" Bu sözler DEM Partili Tatvan belediye eş başkanının, belediyenin kar temizleme çalışmalarını eleştiren gazeteciye sarf ettiği sözler. Geçtiğimiz ay belediyenin kar temizleme konusunda yetersiz kalması üzerine sosyal medya hesabından eleştirel bir paylaşım yapan gazeteci Mücahit Tarlan'ı arayan eş başkan Mümin Erol gazeteciye hakaret edip tehdit etti. Aynı günün sabahında barışmak istediğini söyleyip aracılar vasıtasıyla belediyeye çağırdığı yüzde 64 engelli, kalp hastası gazeteci Mücahit Tarlan'a makam odasında yine hakaret ve tehdit etti. Tarlan'ın karşılık vermesi üzerine Mümin Erol, şoförü ve koruması olarak çalıştırdığı amcasının oğlu Abdullah Erol ile birlikte engelli gazeteciye saldırarak darp etti. Erol, hafif yaralanan gazeteciyi daha sonra darp raporu almaması ve şikayetçi olmaması için yeniden tehdit etti. Ekteki videoda telefon görüşmesinin ve makam odasındaki saldırı anının kayıtları ve yazışmaların ekran görüntüleri var. Gazeteci arkadaşımız can güvenliği olmadığı ve halen tehdit altında olduğu için ne şikayetçi olabiliyor ne sesini çıkarabiliyor. Bizzat kendim partinin ilgili yerlerine ilettim, tehdit edildiği için bir şey yapmaktan çekindiğini söyledim. Cinsiyetçi küfürler olduğu için kadın yapısı ayrıca bilgilendirildi. Asla kabul edilemeyeceğini gerekenin yapılacağını söylediler ancak söz konusu unsurla kirli ilişkiler içinde olan partinin yerel yönetimler komisyonu meseleyi bir şekilde örtbas etmeyi başardı. Komisyon önce aklamayı denedi ancak ısrarlı takibimiz sonucu Mümin Erol hakkında soruşturma başlatıp disipline sevk etmek zorunda kaldılar. Disiplinde 15 gün uzaklaştırma kararı alındı güya, fakat yine de yaptırım uygulanmadı. Kimseye bilgi verilmedi, sözde yaptırımda olduğu süre içinde belediyeye gidip normal işlerini yapmaya devam etti. Yani herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Dün "Parti hukukuna tecavüz etmeyin" dediğim mesele buydu. Bir kez daha ettiniz, Allah belanızı versin ne diyeyim...
Sinan Aygül196,579 Aufrufe • vor 3 Monaten

AKP'li vekil Vahit Kiler'in şikayeti üzerine Tatvan'dan gözaltına alınarak Bitlis'e götürüldüm. İfade vermedim, susma hakkımı kullandım, geceyi nezarette geçirecek, sabah savcıya ifade verecektim. Bütün gözaltı prosedürleri uygulandı, ancak nezaret kapısında karar değişti.
Sinan Aygül1,604,054 Aufrufe • vor 3 Jahren

Bana yönelik alçakça saldırıyı farklı açıdan gösteren yeni görüntülere ulaştım. Arabama doğru yürürken arkadan saldıran Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani'nin yeğeni ve boksör koruması Yücel Baysalin kafama demir levyeyle öldürme kastıyla vuruyor. Takip edildiğimden habersiz bir şekilde, rahatsız olduğum için arabaya tutunarak ancak yürüyebiliyorken arkamdan kafama aldığım sert darbeyle dengemi kaybettim, sonrasında yaşananlar önceden paylaştığım görüntülerde görülüyor.
Sinan Aygül1,407,337 Aufrufe • vor 3 Jahren

Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani'nin biri polis silahlı iki korumasının saldırısına uğrayan gazeteci Sinan Aygül'ün emniyetteki ifade işlemleri bitti evine geçti, sağlık durumu iyi. Elmacık kemiklerinde ve kafasında kırıklar olan Aygül'ün durumu takip edilecek. Saldırgan şahıslardan polis olanı açığa alındıktan sonra ikisi gözaltına alındı, şahıslar yarın sabah Tatvan Adliyesine ifade işlemleri için getirilecek.
Sinan Aygül1,363,803 Aufrufe • vor 3 Jahren

Bitti. Bugün bu ülkenin zaten olmayan "adaletini" sarayının bahçesine bir kez daha gömdük. Sokak ortasında gazeteci öldürmeye çalışan polis ve koruma için bugün komik bir cezayla HAGB verildi. Yani hiçbir ceza verilmedi. Bu kadarını beklemiyordum. Yazıklar olsun.
Sinan Aygül605,148 Aufrufe • vor 2 Jahren

İddianame hazırlandı. Duruşma 14 Eylül'de. Bu görüntünün failleri, yaptığım yolsuzluk haberlerinden dolayı 17 Haziranda bana saldıran Tatvan Belediye Başkanı Emin Geylani'nin polis koruması Engin Kaplan ve boksör koruması Yücel Baysalı "Yaralama" suçundan yargılanacaklar. Bir kaç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi aramızda, belki de yine silahlarıyla, dolaşacaklar. Azmettiricileri ve işbirlikçileri yargılanmayacak bile. Benim vicdanım rahat değil. Takdiri kamu vicdanına bırakıyorum.
Sinan Aygül678,895 Aufrufe • vor 2 Jahren

Sokak ortasında öldürme kastıyla saldırıya uğradım. Ölmedim diye tutuklanacağım. Daha ne diyeyim...
Sinan Aygül501,293 Aufrufe • vor 2 Jahren

Ben sana laf sokmaktan bezdim de sen adından bahsettirmek için gidip köyün ortasındaki taşın üstüne sıçan ezik çocuk yaramazlıklarından yorulmadın Levent Gültekin. Kürt siyasetçileri nadiren yerinde konuşur, o konuşmalardan biri de Tuncer Bakırhan'ın sana "be aptal herif" dediği kısımdı. Bir de aklınca laf oyunuyla hakaret ettiğini sanıyorsun da sen hemşehrin Tuncer Bakırhan'ın kesip attığı tırnak olamazsın. Sen Kürt düşmanı da değilsin çünkü Kürtsün, Kürt Kürte düşman olamaz, olsa olsa düşmanın işbirlikçisi olur, Düşmanlık da bazen şeref çerçevesinde, namus dairesinde yürüyebilir*, Ama işbirlikçilik öyle değil. *Kürtlerin tarih boyunca hiç şerefli düşmanı olmadı.
Sinan Aygül88,357 Aufrufe • vor 4 Monaten
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Bu vatandaşın ismi Muhammed Erol, 32 yaşında. Dün akşama doğru saat 17:00 sıralarında Muş merkeze bağlı Sungu köyündeki evine yapılan baskınla gözaltına alınıyor, il jandarma komutanlığına götürülüyor. Bu sabahki durumu böyle. Şuan avukatı ve yakınlarıyla birlikte Muş Adliyesindeler. Yakınlarının verdiği bilgiye göre durumun savcıya anlatılmasından sonra il emniyet müdürü ve il jandarma alay komutanı da adliyeye çağrılıyor. Umarım gereken yapılır. İşlediği iddia edilen suç ne olursa olsun, bu görüntüler apaçık işkence delilidir, işkence insanlık suçudur. Ali Yerlikaya Yılmaz TUNÇ
Sinan Aygül450,370 Aufrufe • vor 2 Jahren

Tatvan Belediye Eşbaşkanı Mümin Erol, makam odasında bulunan Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafının indirilmesine ilişkin açıklama yaptı; "Hiç kimse kayyum atamanın zeminini hazırlamaya çalışmasın, biz kanunlara bağlı bir şekilde görevimizi icra ediyoruz. Kanunda yeri olmayan bir zorunluluğu kimse bize dayatamaz. Seçim süresince rakibim olan bir partinin genel başkanının fotoğrafının burada olmamasının istememiz kadar doğal bir şey olamaz."
Sinan Aygül307,616 Aufrufe • vor 2 Jahren

Gazeteci arkadaşlarımızdan elinizi çekin. Ruşen Takva gazetecidir, haber takibi yapmak için, haber vermek için, sadece gazetecilik yapmak için orada, gözaltına alarak korkutamazsınız, susturamazsınız. Arkadaşımızın kılına zarar gelmesin sakın, sakın. #GazetecilikSuçDeğildir
Sinan Aygül191,586 Aufrufe • vor 1 Jahr

Başımıza ne geleceğini bilerek, buna rağmen gazetecilik yapıyoruz. İşkence ile katledilen sevgili #MetinGöktepe adını taşıyan ödüle, yaptığım yolsuzluk haberlerinin layık görülmesi benim için büyük bir gurur. Jüriye ve Evrensel ailesine teşekkür ediyor, ödül alan diğer arkadaşlarımı kutluyorum.
Sinan Aygül277,625 Aufrufe • vor 2 Jahren

Bu tepkiler tacize, tecavüze tepki değil. Bu ülkede binlerce örneği oldu onlarcasını bizzat ben haberleştirdim. Onlarca taciz, tecavüz haberi yaptım, birçoğunun mağduru çocuklardı. Hiçbir şey olmadı. Üstüne ben, sadece taciz/tecavüz haberleri yüzünden 3 defa cezaevine girdim, kaç defa gözaltına alındım, ifade verdim hatırlamıyorum. Bu işleri çok iyi biliyorum. Derdiniz taciz, taciz mağduru değil, "öteki"ne biriktirdiğiniz öfkeyi kusuyorsunuz. Bu olaylar yıllardır topluma empoze edilen yabancı düşmanlığının patlama noktalarından biri sadece. Öfkenizi kusar, evinize dönersiniz, olan elinizin yetiştiği garibanlara olur. Çünkü hiçbir iğrenç suçun, suçtan daha aşağılık olan esas failine hiçbir zaman, hiçbir şey olmaz. Ki zaten sizin de öyle bir derdiniz yok.
Sinan Aygül233,446 Aufrufe • vor 1 Jahr

Son gelişmeler ve aileler arası yapılan "barış" törenine ilişkin açıklamamdır. Bu saatten sonra aileler sokakta birbirlerini öldürmeyecekler, kimsenin canına zarar gelmeyecek. Ancak bu dava aile davasına indirgenecek kadar basit değil, toplumsal bir davadır, evrensel değerlerin savunulması davasıdır. Bu dava benim davamdır ve yeryüzündeki bütün hırsızlar, arsızlar, faşistler bitene kadar devam edecek bir davadır. İzleyin lütfen;
Sinan Aygül302,499 Aufrufe • vor 2 Jahren

Devlet Bahçeli, Bese Hozat özelinde tarafların söylemsel düzeyde bile olsa gerilmelerine gerek yok. Herkes diline dikkat etmek zorunda ama herkes aynı zamanda kendi kitlesini konsolide tutmak zorunda, söylemler biraz da bu kaygıdan kaynaklanıyor. Bese Hozat'ın "Suç işlemedik, af istemiyoruz..." minvalindeki sözleri ilk değil, tek değil hepimiz söylüyoruz bunu zaten, yeni duymuş da şaşırmış gibi yapmasın kimse. 13 yıl önce aşağıdaki konuşmayı yaptığımda divanda Mehmet Uçum oturuyordu, Devlet Bahçeli "çözüm" diyen herkesi asacaz diyordu, CHP bugünden daha sert şekilde "Biz oynamıyoruz" diyordu, Bese Hozat henüz KCK eş başkanı olmamıştı ama bugün ne diyorsa o gün de onu diyordu. Öcalan'ın özgürlüğü ve "yasal düzenleme" dediğim için Mehmet Uçum daha sonra bana "Örgütlü bir şekilde bunu bilerek söylüyorsunuz, halkın Öcalan gibi bir derdi yok, Öcalan muhatap olamaz" demişti, bugün Öcalan'ı muhatap alanların beyin takımında, Devlet Bahçeli bu işe bulaşan herkesi asarız diyordu, öncülüğü o yapıyor şimdi, CHP o zaman daha radikal karşı çıkıyordu bugün düne göre çok daha makul bir çizgide, O gün "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan" dediğimde hoşuna gitmeyen, sicilimiz bozulmasın diye bozulan tipler de bugün Kürt legal siyasetinin karar alıcı aktörleri olmuş, Roller çok değişti, tavırlar duruşlar çok değişti, her şey değişti ama Öcalan'ın muhataplığı meselesi, PKK'ye yönelik yasal düzenleme zorunluluğu meselesi değişmedi, devlet de o noktaya geldi çünkü işin doğasına uygun olan bu, yenilgi ya da zafer değil, olması gereken zorunluluk buydu. Hiçbir şeyi şeffaf yürütmeyen, gizli olması gerektiğini söyleyen taraflar bu tartışmaları da illa yapacaklarsa gizli yapsınlar, halkın önünde yapmasınlar bence. Bu ülkede toplumsal kırılma falan olmaz çünkü herhangi bir şeye kırılabilecek bir toplum yok ama gereksiz gerginlik provokasyonlara zemin hazırlar, o zemini vermemek lazım, eğer gererek bitirmek istemiyorsanız tabi. Herkesin bildiği basit bir gerçek var; Abdullah Öcalan'ı kendisine lider kabul eden Kürtlerin Öcalan'ın ve siyasi tutsakların özgürlüğü, PKK'ye yönelik, asla onur kırıcı olmayacak, yasal düzenlemeler, inkar, imha ve asimilasyonun son bulması ve toplumsal barışa, demokrasinin gelişmesine hizmet edecek adımlar gibi net ve somut talepleri var, ülkenin tamamının da bunlara ihtiyacı var. Bunlar kolaylıkla yapılabilecek şeyler, farklı bir ajandanız yoksa eğer, işi yokuşa sürmeye gerek yok, germeyin birbirinizi. 13 yıl önce söylemişim yine söylüyorum hem devlet hem PKK diline dikkat etmeli, her iki halkın da ciddi travmaları var, kimse öbürünün gözüne bir şey sokmaya kalkmasın, iki taraf da zarar eder. Besê Hozat başka şekilde ifade etse daha iyi olurdu denilebilir belki ama söylediği şey çok yalın bir gerçek, aynı fikirdeyiz hepimiz. Hepimiz dediğim Öcalan'ı lider kabul eden Kürtler, bütün Kürtler değil ama bütün Kürtlerin de bütün Türklerin de ihtiyaç duyduğu şey tam olarak budur.
Sinan Aygül56,262 Aufrufe • vor 6 Monaten

"Çünkü dört ülke onu işgal etti..." Harita, ülke, sınır işlerine meraklı olan 6 yaşındaki oğlum Zanyar'a harita setleri, dünya küresi falan almıştık oradan ülkelere bakıyordu. Bugün kürede Kürdistan yazan yeri görünce heyecanlanmış. Dört ülke tarafından işgal edildiği için kurtarılması gerektiğini düşünüyor, çok orjinal fikirleri de var bu konuda. Geçenlerde "Birleşmiş Milletlerde bizim niye bayrağımız yok" diye sordular Zanyar ile abisi Perver, "Yapın bir bayrak götürüp asalım" dedim, yaptılar, götürüp astık. Bakalım nereye varacak...
Sinan Aygül45,519 Aufrufe • vor 5 Monaten

Bu haber 6 aile, 21'i çocuk 61 garibanın hikayesi... Gerçekten gariban, mağdur, kendilerini ifade edemeyecek kadar çaresiz insanların kısa bir hikayesi. Lütfen izleyin! Özellikle sayın Recep Tayyip Erdoğan size sesleniyorlar, size sesleniyorlar sayın Ali Yerlikaya duyun bu feryadı!
Sinan Aygül186,640 Aufrufe • vor 3 Jahren

Abartmayalım bakan bey... "Milletin birliğini beraberliğini bozmaya yönelik..." falan nedir bu? Seçimden yeni çıkmış bir belediye başkanı, resmi ve siyasi açıdan tarafsız olması gereken bir kurum olan belediyede rakip partinin genel başkanının fotoğrafının olmaması gerektiğini düşünmüş olacak ki resmi indirmiş, o şekilde fotoğraf çekilmesini istemiş. Görüntüden ve orada konuşulanlardan bunu anlıyoruz. "Devletin birliğini temsil eden sayın cumhurbaşkanının resmi" cümlesi bir Adalet Bakanı için çok talihsiz bir tanımlama. Fotoğrafın öyle bir özelliği yok, fotoğrafın indirilmesinin de birlik bütünlüğü bozmak gibi bir amacı yok. Erdoğan'ın fotoğrafının herhangi bir resmi kurumda asılmasının, Süleyman Soylu bakanken yayınladığı 31.07.2018 tarihli, 5369 sayılı ve "Sayın Cumhurbaşkanımızın Fotoğrafı" konulu genelgesi dışında hiçbir yasal dayanağı, zorunluluğu falan yok. Soylu yayınladığı genelgede İçişleri Bakanlığı ve bağlı birimlerin tamamında bina girişlerine cumhurbaşkanını fotoğraflarının asılması talimatını veriyor. Cumhurbaşkanının fotoğrafının asılmasının bunun dışında hiçbir dayanağı yok. Bu da hiçbir belediyeyi bağlamaz zira genelge 31 Temmuz 2018'de yayınlanıyor ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki kurum ve kuruluşları kapsıyor ancak belediyeler 10 Temmuz 2018'de İçişleri Bakanlığından ayrılıp Çevre Şehircilik Bakanlığına bağlanıyor. Yani bu genelge de belediyeleri bağlayan bir şey değil. Yani belediyelerin cumhurbaşkanını fotoğrafını bir yere asma zorunluluğu yok. Hiçbir mevzuatta böyle bir düzenleme yok. Dolayısıyla fiil her hangi bir yasaya aykırı değil, suç değil. Bakan soruşturma başlatıldı diyor. Fotoğrafın indirildiği tarihte "Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu" şüphesiyle bir incele başlatılmıştı. Yani zaten devam eden bir soruşturma süreci 2 aydır var. Soruşturmanın kovuşturmaya dönüşmesi Adalet Bakanının iznine tabi, ki bakan bey o izni zaten vermeye dünden razı gibi görünüyor. Ancak, Burada "Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu" yok. "Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu" olayı zaten başlı başına bir skandal ama o suç bile burada yok zaten. CB'ye hakaret suçu her ne kadar TCK 299'da ayrıca düzenlense bile esasen TCK 125'teki hakaret suçunun işlenmesinden ibaret. TCK 125 başta olmak üzere, hiçbir kanunda, kararda, içtihatte, doktrinde, teamülde, kahvehanede ya da sokakta "Fotoğraf İndirmek" diye bir suç yok. Ancak 2 ay önceki görüntünün kayyum tartışmaları olduğu bir dönemde servis edilmesi, özellikle sosyal medyada trollerle gündemleştirilmeye çalışılması, bakanın bu tarzdaki konuyla alakasız ve abartılı çıkışı niyetin farklı olduğunu gösterse de ve bir soruşturma başlatıldıysa bile takipsizlikle sonuçlanması gerekiyor yerleşik teamüllere göre.
Sinan Aygül131,805 Aufrufe • vor 2 Jahren