Bir ülke, bir devlet yok edildi. HTŞ'nin Şam'da kontrolü... sağlamasıyla Suriye ordusunun pasif hale gelmesinin ardından Siyonist İsrail rejimi bu ülkenin tüm hava savunma sistemlerini, uçaklarını, gemilerini, askeri üslerini yok etti. Golan Tepeleri tamamen işgal edildi. Suriye artık elinde ağır silahları ve füzeleri olmayan, savunma gücü yok edilmiş, kimseye tehdit oluşturmayan bir ülke. Başından beri yönetimin güç boşluğuna sebebiyet verecek şekilde, silahlı gruplar tarafından değiştirilmesine bu nedenle karşı çıktık. Şimdi artık yeni yönetim istese bile İsrail için bir tehdit değil. Üzgünüm. Sıra Yemen ve Irak'ta... Bakalım İran'la ve direnişle bağlantıları ve Filistin direnişine verdikleri desteğin cezası bu ülkelere nasıl kesilecek.show more

Hasan Akaras
15,244 次观看 • 1 年前
Daha önce Abraham Anlaşmaları döneminde Filistin için bir devlet... tahayyülü vardı ABD ve İsrail’in. Ağır silahlara ve asker gücüne sahip olmayan bir polis devleti düşünülüyordu. Maalesef artık Suriye bu duruma düşürüldü. Şam’ın dış mahallelerine İsrail tankları girdi, hava saldırıları ile Suriye savunma ve saldırı sistemleri yok edildi. Bunların hepsi Esad’ın düşmesiyle oldu. Esad’ın gitmesi, kalması değil mesele, bu şekilde bir rejim değişikliği İsrail’e bu alanı açtı. Amerika’nın başından beri rejim değişikliğiyle hedefi buydu belli ki. 2011’den sonra Nusra militanlarını Golan Tepeleri’nde kurduğu hastaneyle tedavi eden, yeniden savaşmaya gönderen İsrail, artık Suriye’yi başında kim olursa olsun kendisi için bir tehdit olmaktan çıkardı. Suriye için, Suriye halkı için üzgünüm. Keşke devlet kurumları, ordusu çökmeden Esad’ı indirmenin bir yolu bulunabilseydi. Belki bu görüntüleri yaşamıyor olurduk.show more

Hasan Akaras
35,765 次观看 • 1 年前
🇹🇷🇨🇾🇮🇱 İsrail Güney Kıbrıs'a yeni Barak MX hava savunma... sistemleri teslim etti. Bu, Türkiye ve KKTC için bir sorun teşkil eder mi? BARAK MX GENEL BİLGİ: *3B AESA radar (azami 475km menzil) *3 tip füze (Azami menzil): Barak MR: 35km Barak LR: 70km Barak ER: 150km (TBM engelleme kabiliyetine sahip) *Hedefleri: Savaş uçağı, helikopter, seyir füzesi, İHA, TBM DEĞERLENDİRME: Barak MX genel anlamda endişe edilecek bir sistem değil. Sistemin füzeleri tehlikeli değil, çünkü Türkiye'nin elindeki imkanlar ile bir savaş durumunda çok kısa sürede imha edilebilir. Önemli olan, barış zamanında azami 475km'ye varan radar menzili ile İsrail'e ve diğer dost olmayan ülkelere Türkiye hakkında veri sağlama potansiyelidir. YAPILMASI GEREKENLER: Türkiye, bu adımı fırsata çevirerek, adadaki Türk ve KKTC vatandaşlarını, Türk askerlerini, Türk üslerini, Türk uçar unsurlarını ve diğer her türlü Türk ve KKTC varlığını korumak için acilen adaya yeni üsler kurmalı, katmanlı savunma ve taarruz sistemleri göndermelidir. Kurulacak sistemler hem tüm GKRY silahlarını etkisiz hale getirebilmeli hem de tedarikçisini tehdit edebilmelidir. Bunlar asgari olarak aşağıdaki sistemlerden oluşmalı, olanlar da güçlendirilmelidir: *Radarlar *Çok kısa, kısa, orta, uzun menzilli hava savunma sistemleri *Bölgesel balistik füze savunma sistemleri (TBM, SRBM ve MRBM engelleme kabiliyetli. Sadece ada için değil tüm İsrail, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'dan gelebilecek tehditleri de kapsayacak şekilde) *Kamikaze dronlar *Antidron silahları *Lazer silahları *Elektronik harp sistemleri (Jammer FPV dronlar dahil) *Savaş durumunda GKRY'nin tüm hava savunma sistemlerini ve ona ait altyapıyı 4-8 saat, tüm kritik askeri altyapısını 24-48 saat içinde yok edebilecek sayı ve tiplerde roket ve topçu sistemleri (TBM, SRBM ve MRBM dahil. Sadece ada için değil tüm İsrail, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'yı da kapsayacak şekilde) *Yakın gelecekte tüm hava savunma sistemleri Çelik Kubbe'ye dahil edilmelidir.show more

Turan Oguz
28,794 次观看 • 11 个月前
İsrail, bu gece Suriye'ye saldıracağını söyledi: Dört cephede savaş... başladı İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in dört farklı cephede birden savaşmaya başladığını açıkladı. Judea ve Samaria (Batı Şeria), Gazze, Lübnan ve bu geceden itibaren Suriye’deki askeri operasyonlar, İsrail’in bölgedeki güvenlik stratejisinde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Genelkurmay Başkanı, yaptığı açıklamada, "Bir an içinde sizin olacak" diyerek, bölgedeki gerginliğin hızla tırmanabileceğini belirtti. Hermon Dağı’nın Kontrolü Ele Geçirildi İsrailli gazeteci Ariel Oseran’ın aktardığına göre, İsrail güçleri, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki stratejik Hermon Dağı'nın tamamının kontrolünü ele geçirdi. 51 yıl sonra, bu bölge ilk kez tam anlamıyla İsrail'in denetimine geçmiş oldu. İsrail birlikleri, Hermon Dağı’nın zirvesine yerleşerek, Suriye topraklarının 14 kilometre içine kadar ilerlediler. Bu, Gazze ve Lübnan’daki 14 aylık çatışmalarda ulaşılan en ileri noktadan çok daha fazla bir mesafe. Hermon Dağı, bölgedeki askeri operasyonlar için büyük bir stratejik öneme sahip, çünkü yüksekliği ve konumu sayesinde bölgenin savunulmasında kritik bir avantaj sağlıyor. İsrail’in Dört Cephedeki Askeri Faaliyetleri İsrail'in Batı Şeria'daki faaliyetleri, Gazze'deki soykırımı ve Lübnan sınırındaki saldırıları, ülkenin güvenlik güçlerinin bölgedeki gerilimi fazlasıyla tırmandırdığı uluslararası tepkilere de neden olmuştu. Herzi Halevi, Suriye'yi de bu gece itibariyle çatışma alanına dahil ettiklerini ve bölgedeki askeri faaliyetlerin hızla genişlediğini açıkladı. Suriye’ye Yönelik Askeri Tehdit ve Bölgesel Yansımalar İsrail'in Suriye’ye yönelik savaş başlatması, sadece Golan Tepeleri’nde değil, tüm Suriye sınırında askeri bir genişleme anlamına geliyor. Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından doğan boşluktan yararlanarak saldırıya geçecek olan İsrail, bölgedeki hakimiyetini pekiştirmek istediğini açıkça belirtti. Suriye’nin kuzeyine doğru ilerlemesi, bölgedeki askeri denklemi ciddi şekilde değiştireceği gibi gerilimi de tırmandıracak. İsrail'in bu askeri adımı, Ortadoğu'nun diğer güçleri için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Bölgesel Güvenlik ve Uluslararası Tepkiler İsrail'in çok cepheli bir savaş stratejisi izlemesi, hem bölgesel güvenlik dinamiklerini hem de uluslararası ilişkileri etkileyebilir. Suriye'ye doğru yapılan bu askeri ilerleme, bölgedeki diğer ülkelerin yanı sıra ABD ve Rusya gibi küresel aktörlerin de dikkatini çekecek. İsrail’in Suriye topraklarında daha fazla ilerlemesi, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir ve yeni bir uluslararası diplomatik kriz doğurabilir.show more

Ambargo TV
191,562 次观看 • 1 年前
Türkiye Suriye'deki siyonist tuzağı nasıl bozdu...? Siyonist yapı; 1.)... Türkiye'yi Suriye'de askeri müdahaleye zorlamaya çalıştı. 2.) Böylece ABD ve uluslararası topluma, sınırında bir tehditle karşı karşıya olduğunu iddia edecekti. 3.) Siyonist yapı hemen akabinde Suriye'ye yönelik büyük bir bombalamayla başlayacaktı 4.) Eş zamanlı olarak da SDG / YPG ve PYD teröristlerini, Dürzileri ve Esed kalıntılarını ve Nusayrileri devreye sokup bulundukları bölgelerde kontrolü ele geçirmelerini sağlayıp Suriye'yi geri dönülemez şekilde fiilen bilecekti. 5.) Sonraki aşamada da aralarında Batı ve Rusya'nın da yer aldığı uluslararası bir koalisyonunu vasıtasıyla Türkiye'nin yayılmacılığına karşı koyma sloganı altında harekette geçirecekti. 6.) Suriye ve Türkiye şeytanlaştırılacaktı. Suriye'nin bölünmesi için yeni bir uluslararası yetkinin önü açılacaktı. TÜRK DEVELT AKLI SİYONİST YAPININ TUZAĞINI BOZDU... 1.) Türkiye, binlerce yıllık tecrübeye sahip devlet aklıyla siyonist yapının ekmeğine yağ sürecek hareketler yapmadı. 2.) Türkiye, Suriye ordusunun görevi içeride tamamlamasını sağlıyor. Suriye ordusunu devreden çıkarıp Suriye aşiretlerini ve dolayısıyla Suriye halkına görevi verdi. Böylece siyonist yapının elinde kart kalmadı. 3.) Süreç, hiçbir dış müdahaleye gerekçe verilmeden, tamamen ülke içinden ve ulusal bir kararla çözülme stratejisi izlendi. 4.) Suriye ordusu dün Süveyda'nın kontrolünü ele geçirdiğinde, İsrail bahanesini geçersiz kılmak ve doğrudan bir savaşı önlemek için ağır ekipmanlarını hızla geri çekti. 5.) Türkiye, ayrıca Suriye'nin doğusunu izliyor, koordine ediyor ve koruyor. SDG'nin şüpheli hareketlerini yakından izliyor. Şam yolunun kontrolü planını canlı tutuyor. NOT 1: Türkiye neden bir şey yapmıyor Şara da fos çıktı deyip onu yeni Suriye ordusunu küçümseyenler ya bilerek ihanet içinde ya da denklemi anlamayan zır cahil. NOT 2: Suriye'deki yeni gerçeklik bir günde oluşmadı. Yeni Suriye ordusu bir günde kurulmadı. Bu sabır, değişim, dönüşüm ve derin içsel bir çalışmanın sonucudur. Suriye ordusu ve aşiretleri bugün paralı orduların asla ulaşamayacağı bir moralle savaşıyor. Yüzlerce şehid verdi ama tek adım geri atmayarak ordusuyla birlik olup ülkesini koruyor. NOT 3: Yeni Suriye kendi iç dinamiklerinden güç alarak yükseliyor. Türkiye ise sahip olduğu binlerce yıllık devlet aklıyla siyonist yapının oyunun bozup tekrarlanmamasını sağlıyor.show more

Cahit Tuz / جاهد توز
112,534 次观看 • 1 年前
Türkler ve Kürtler 50 yıldır savaşıyor ama bu savaşın... kazananı yok. Bir 50 yıl daha sürse yine kazanan olmayacak. Irak, Suriye ve İran’a yapılan birçok şey bir NATO ülkesi olan Türkiye’ye yapılamaz. Eğer bazı bölge ülkelerinin gazına gelip hareket eder, bölgeyi doğru okuyamaz ve kısa yoldan sonuç almaya çalışırsan, Orta Doğu gibi karmaşık bir coğrafyada elindekileri de kaybedersin. Irak ve Suriye Kürtleri silahla belirli kazanımlar elde etti, başardılar. İran’dan da bu şekilde kazanım elde etmek imkânsız değil. Ancak Türkiye gibi güçlü bir NATO ülkesinden silahla bir şey almak kolay değildir. Bu yüzden bir müzakere fırsatı varsa eğer, bu fırsat neden değerlendirilmesin? ABD, İsrail, Fransa, Rusya ya da Avrupa Birliği gibi büyük güçler sadece kendi çıkarlarına göre hareket eder. Kimse kimseye dostluk, kardeşlik hatırına destek vermez. Bugün ABD’nin Kürtlere desteği tamamen bölgedeki stratejik çıkarlarına dayanıyor. İsrail’in Kürtlerden bahsetmesinin nedeni, kendi çıkar hesabı. Fransa ise İngiltere’nin bölge politikalarına karşı bir denge unsuru olarak Kürtleri kullanmak istiyor. Ama bu çıkar ilişkileri bittiğinde, bu ülkeler Kürtleri de yüzüstü bırakır. Rojava’nın Türkiye tarafından bombalanmasına ABD sessiz kalmıyor mu? SDG’nin komutanlarının yerlerini Türkiye’ye bildiren Ruslar değil miydi? Gün gelir çıkarları çatışırsa, İsrail bile Kürtleri hedef alır. Bu nedenle, dört parçaya bölünmüş Kürtlerin her birinin kendi mücadelesini verdiği bir süreç var. Irak Kürtleri savaştı ve bazı kazanımlar elde etti. Suriye Kürtleri de öyle. Şimdi sıra İran ve Türkiye Kürtlerinde. Mücadele şekli ne olursa olsun silahlı ya da siyasi önemli olan sonuç almaktır. Belki de savaşla alınamayan haklar, müzakere ile alınabilir. Kimse bunu bugünden bilemez. Halkların tükendiği, kuşakların heba olduğu bu savaşı sürdürmenin artık bir anlamı yok. Şimdi barış ve diyalog ihtimalini değerlendirme zamanı; çünkü kayıplarla, acı ve gözyaşıyla geçen yarım asrın bize öğrettiği en net gerçek budur.show more

Leito
30,318 次观看 • 1 年前
Ümit Özdağ: "Son günlerde gerçekleştirilmek zorunda kalınan operasyonlar organize... suç örgütlerinin, uyuşturucu ve sanal kumar şebekelerinin ne kadar yayıldığını göstermektedir. Bütün bunlar AK Parti döneminin sonuçlardır. 2002’den bu yana Türkiye’yi yöneten AK Parti üst yönetimi yorulmuş, yıpranmış ve yıpratmış, bağlı olduğunu söylediği bütün değerleri terk etmiştir. AK Parti’nin nedeni olduğu ağır krizleri çözecek gücü yoktur. AK Parti kendi içinde parçalanmıştır. Erdoğan sonrasına hazırlanan ekiplerin arasında sınırsız bir güç savaşı gerçekleşmektedir. Bu ekiplerin hiç birisinin Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları aşacak bir programı ve kadrosu yoktur. Tek amaçları 2002 sonrasında elde ettikleri güç ve zenginliği ne pahasına olur ise olsun korumaktır. Oysa içeride ağır çok katmanlı bir buhran yaşayan ülkemize çevresinden de büyük tehditler yönelmektedir. Sovyetler Birliğinin çökmesi ile ülkemizi saran Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’da başlayan savaş, iç savaş ve ülkelerin parçalanmasının yarattığı depremler artık Türkiye’nin de sarsılmasına neden olmaktadır. PKK terör örgütünün Türk ordusunun başarılı operasyonları neticesinde Türkiye’de ve Irak’ta yenildiği bir dönemde Beşar Esad rejiminin çökmesinin ve İsrail’in Gazze’de meşgul olmasından istifade ederek Suriye PKK’sı YPG’nin tehdit olmaktan çıkarılmak için iç ve dış şartlar çok müsaitti. Beşar Esad’a yönelik operasyonu hazırlayanlar Türkiye’de de 2. Terörle müzakere sürecini başlatarak Türkiye’nin YPG’ye yönelik askeri operasyon yapmasını engellediler. Öcalan’ın ağzına bakan Cumhur İttifakı Suriye’de YPG’ye operasyon yapmak imkanını kullanmadı. Öte yandan Suriye Beşar Esad sonrası Suriye’de nasıl iki milletli ve iki bölgeli bir Suriye istiyor ise Öcalan ve PKK’da Türkiye’de iki milletli ve iki bölgeli bir Türkiye talebini gündeme getirdi. Ve şimdi TBMM’de bu istekler bir komisyonda tartışılıyor. Şimdi İran’da 12 gün süren İsrail-İran savaşından sonra kuraklık ve ekonomik krizin tetiklediği bir toplumsal tepki ve ayaklanma süreci başlamıştır. Bu ayaklanmanın ABD ve İsrail başta olmak üzere bütün Batı tarafından desteklendiği görülmektedir. PKK’nın İran’da rejimin sarsılmasını bir fırsat olarak görerek İsrail ve ABD desteği ile Türkiye-İran sınırındaki bölgeleri işgal etme girişiminde bulunacağı görülmektedir. İran da rejim arkasındaki güçlü Çin ve Rus desteği ile bu girişimlere tepki verecektir. Bu tepkinin bir boyutunu da Türkiye sınırına içerideki Afgan nüfusunu yönlendirmek olacaktır."show more

Haberiniz
10,345 次观看 • 7 个月前
Mezhepler, Müttefiklikler ve Müdahaleler Arasında Yeni Suriye İbrahim Halil... Baran 2 Mayıs 2025 Dürzi toplumu, Suriye’deki siyasi ve mezhepsel dinamiklerin kesişim noktasında, uluslararası gerginliklerin, İran’ın zayıflamasıyla birlikte başlayan Türkiye-İsrail çekişmesinin ve Ortadoğu’daki diğer gelişmelerin önemli bir aktörü haline geldi. 1 milyon civarındaki nüfuslarıyla Dürziler, özellikle Şam’ın güney banliyöleri olan Cermana, Sahnaya, Suveyde, Deraa ve Kuneytra bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. Dürziler’in Suriye’nin HTŞ liderliğindeki yeni geçiş hükümeti ile ilişkileri, İsrail’in koruması ve Türkiye’nin bölgesel nüfuz mücadelesi arasında sıkışmış bir pozisyonda. Dürziler, Suriye nüfusunun yaklaşık %3’ünü oluşturuyor ve Şii İslam’ın bir kolu olarak kabul edilen monoteistik bir inanca sahip. Suveyde, Dürziler’in dini ve siyasi merkeziyken, Şam banliyöleri, Dürziler ile Sünnilerin ortak yaşadığı ve mezhepsel gerilimlerin yoğunlaştığı alanlar oldu. Cermana’da bir Dürzi din adamının, Hz. Muhammed’e hakaret ettiği iddia edilen bir ses kaydının yayılmasıyla, Sünni silahlı gruplar ile Dürzi milisler arasında çatışmalar patlak verdi. Çatışmalar Sahnaya’ya sıçradı ve yirmiden fazla kişi öldürüldü. Suriye İçişleri Bakanlığı, ses kaydının sahte olduğunu belirtse de gerilim azalmadı. İsrail, Sahnaya’da Dürzilere saldıran HTŞ’li aşırılıkçı grupları hedef aldığını açıklayarak hava saldırıları düzenledi ve yaralı Dürzileri tedavi için tahliye etti. Bu, İsrail’in Dürzileri koruma politikası çerçevesinde ilk açık askeri müdahalesi olarak kayıtlara geçti. Bununla da kalmadı ve HTŞ'nin Dürzilere saldırıya devam etmesi üzerine hükümet sarayına yakın bölgeleri vurdu. Suveyde’deki Dürzi lider Şeyh Hammud Hannavi, yeni Suriye hükümetini desteklediğini ve Suriye’nin bütünlüğünü savunduğunu açıklamıştı. Ancak, Dürzi toplumu içinde birlik yok; Şeyh Carbuva gibi bazı liderler Şam’a bağlı kalırken, Şeyh Hikmet Hicri ve beraberindeki şeyhler adem-i merkeziyetçi bir Suriye’yi savunuyor. Ayrıca Lübnan Dürzilerinin sosyalist Kürt lideri Velid Canpolat, İsrail’e karşı katı bir tutum içerisinde. Bu durum, aslında Dürzi toplumunun akıl şeyhleri olan ukkalar, ecevitler ve aristokratlar arasındaki bir çatlağa da işaret ediyor. Suriye’de Türkiye ve İsrail arasındaki rekabet, Dürzi meselesini de doğrudan etkiliyor. Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra Türkiye, HTŞ lideri Colani’yi destekleyerek kuzey ve orta Suriye’de askeri üsler kurmaya başladı. İsrail ise güneyde bir steril savunma bölgesi oluşturdu ve Dürzileri koruma stratejisiyle bölgesel müdahalesini artırdı. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve HTŞ liderliğindeki yeni hükümetin otoritesini savunuyor. Böylece hem Yeni Suriye’yi hem de Kürtleri kontrol altında tutmak istiyor. Eğer fırsat bulursa da Osmanlı hayallerini, o da olmazsa Misâk-ı Milli'yi gerçekleştirmek istiyor. Fakat İsrail’in, Hama ve T4 hava üslerini vurması, Türkiye’nin bu üslerde jet ve hava savunma sistemleri konuşlandırma planlarını hedef aldı. Türkiye Dışişleri, İsrail’i bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçlarken aynı zamanda Rojava’yı da işgale hazırlanıyordu. Şam yönetimi ise merkezi hükümet kurmakta ısrarcı ve diğer taraftan ülkenin diğer bileşenlerini saf dışı bırakmaya çabalıyor. Kürtler, Aleviler, Mesihiler ve Dürziler, Esad’ın devrilmesinden bu yana oluşturulan yapının dışında bırakılmış durumda. Kürtlerin federasyon talepleri, Alevilerin katliama uğraması ve Dürzilerin silahlı direnişi, Colani’nin tüm silahlı grupları merkezi otoriteye bağlama çabasını imkânsız hale getiriyor. İsrail, HTŞ’yi Sünni İslamcı bir tehdit olarak görüyor ve güney Suriye’nin tamamen silahsızlandırılmasını talep ediyor. Netanyahu, sık sık Dürzileri koruma taahhüdünü yineliyor ve nitekim Sahnaya operasyonları bu politikayı somutlaştırdı. Ancak, İsrail’in Dürzilerle ilişkisi eklektik bir politikaya dayanıyor. Dürzi bölgeleri yekpare değil ve örneğin Suveyde’deki Sünni Arap nüfusu görmezden geliniyor. Bu da önümüzdeki günlerde DAEŞ gibi yapıların da müdahil olabileceği bir iç çatışma riskini artırıyor. Buna karşılık Türkiye de Şam’ın, İsrail tarafından sıkıştırıldığı bu ortamda kendi kartını oynuyor ve Tişrin ve Münbiç gibi alanlarda bir süredir kestiği İHA faaliyetlerini yeniden başlatıyor. Bu da İsrail’e açık bir mesaj: “Sen Dürziler üzerinden HTŞ’ye vurursan, ben de Kürtleri hedef alırım…” İran’ın bölgede zayıflamasıyla karşı karşıya gelen Türkiye ve İsrail, bir çatışmasızlık hattı kurmak için İlham Aliyev’in arabuluculuğunda Azerbaycan’da görüşmelere başlamıştı. Her iki taraf da Suriye’de doğrudan çatışmadan kaçındığını belirtiyor. Ancak, İsrail’in T4 ve Hama üslerini vurması, Dürzilere doğrudan sahip çıkması ve sık sık Kürtlere yönelik destekleyici ifadeler kullanması bu kırılgan diyaloğu test ediyor. Dürzi meselesi diğer taraftan uluslararası gerginliklerin bir yansıması olarak çeşitli dinamiklerle öne çıkıyor. ABD, Türkiye ve İsrail’in Suriye’deki çekişmesini dengelemeye çalışıyor. ABD, Suriye’de kesinlikle nihai hakemdir ve Washington elbette gerilimi düşürmek istiyor. Ancak, ABD’nin Suriye’den çekilme ihtimali, İran operasyonu, Çin meselesiyle ilgili ABD’nin bölgeden uzaklaşan dikkati gibi konular, Türkiye ve İsrail’e hareket alanı bırakıyor. Keşmir saldırısı sonrası tırmanan Hindistan-Pakistan krizi, Ortadoğu’daki gerginlikleri dolaylı etkiliyor. Pakistan’ın Çin’le yakınlığı ve Hindistan’ın ABD-İsrail eksenine kayması, Suriye’deki güç dengelerini karmaşıklaştırıyor. Tıpkı Belucistan ve Keşmir meselesi gibi, Dürzi meselesi de bu küresel rekabetin bir alt cephesi olarak görülüyor. İran, Esad sonrası Suriye’de etkisini kaybetti, ancak Alevistan, Suveyde ve Dera’daki eski rejim yanlısı milisleri desteklemeye devam ediyor. Lazkiye ve Tartus’taki saldırılar, İran’ın hâlâ elinin ulaşabildiği alanlarda istikrarsızlığı körüklediği iddialarını güçlendiriyor. Öte yandan Suudi Arabistan ve Katar, Suriye’nin Dünya Bankası’na 15 milyon dolarlık borcunu ödedi. Bu, yeniden inşa için umut olsa da, neredeyse ülkenin tamamına yayılan yoksulluk ve altyapı eksikliği gerilimleri körüklüyor. Birkaç gün önce Kamışlo’da düzenlenen ve tüm Kürt kesimlerini bir araya getiren Birlik ve Ortak Tutum Konferansı, Kürtlerin ülke içindeki konumuna yeni bir ivme kattı ve Kürtlerin federalizm taleplerini yükseltti. Şam, bu talepleri bölücülük olarak gördüğünü sert bir açıklamayla duyurdu. Türkiye’nin hoşuna giden bu açıklama, bir süredir ilişkilerini güçlendirme eğiliminde olan Kürtler ile Şam arasındaki bağları biraz daha zayıflatmışa benziyor. Buna rağmen diğer taraftan Kürtlerin elini güçlendirmiş durumda. Zira ABD ve İsrail başta olmak üzere büyük aktörler, Kürtlere Rojava’dan daha çok Şam’da ihtiyaç duyacak ve ABD’nin küresel politikalarıyla çelişmeyecek bir Suriye’de en önemli kart, Kürtlerin Şam’daki varlıkları olacaktır. Bunun bir benzeri daha önce Erbil ve Bağdat’ta görülmüştü. Saddam sonrası oluşan Irak’ta Kürtler, ABD’nin desteğiyle yeni yapılandırmanın başat aktörüydüler. Tam da bu noktada Aleviler, Mesihiler ve Dürziler, Kürtlerin özerklik taleplerinden ilham alabilir, bu da Şam’ın merkezi otoritesini yerle bir edecektir. Bu durumda ortada iki seçenek var: İlki, Colani yönetiminin gitmesi ve yerine diğer bileşenlerle ortak bir Şam kurmayı hedefleyecek bir yönetimin gelmesi. İkincisi, Suriye’nin artık gerçekten bölünmesi ve Balkanize olması. Özetle İsrail, kendisine tehdit yaratmayacak güçsüz bir Suriye istiyor ama onu Türkiye’nin de etki alanından çıkarmak zorunda. Kürtleri, federe bölgeye sahip olmak istiyor ama Türkiye bunun tam karşısında. Aleviler katliama uğramak istemiyor ama İsrail ve ABD ile ilişki geliştirmenin çok uzağında. Dürziler hükümetle çatışmak istemiyor ama namlunun tam ucunda. Türkiye, Suriye’yi işgal etmek istiyor ama ekonomik olarak batmış durumda. Daha önemlisi, her ne kadar Suriye bölünmeye doğru gidiyor görünse de aslında uluslararası aktörlerin tercihi bu yönde değil ve tarafları birbirini idare edecek bir pozisyona taşıyacaklar. Eski Suriye bitmişti, şimdi Yeni Suriye de bitecek, sonra belki yeni bir Yeni Suriye inşa edilir.show more

ibrahim halil baran
39,864 次观看 • 1 年前
İsrail’in Katar’a düzenlediği saldırının söyledikleri: 📌 İsrail, Hamas heyetini... hedef alarak Gazze’de barış istemediğini, soykırım politikasını sürdüreceğini bir kez daha gösterdi. 📌 Amaç; Gazze’de öldürebildiği kadar Filistinliyi öldürmek, sürgün edebildiğini de başka ülkelere göndermek. 📌 İsrail bölgede hiçbir ülkenin egemenlik haklarına, uluslararası hukuka ve insan haklarına saygı duymuyor. ABD desteğiyle bedel ödemeyeceğini düşünüyor. 📌 Son 2 yılda 6 ülkeye saldırdı: Filistin, Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar. İsrail güçlü ve istikrarlı hiçbir komşu istemiyor. 📌 Bu tavır sadece bölge için değil, tüm dünya için tehdit. “Kural temelli düzen” (Rule based order) diye bir şey yok; uluslararası hukuk ve insan hakları fiilen yok. 📌 Yaşananlar; ülkelerin kendi ayakları üzerinde durmasının, özellikle de savunma sanayinde bağımsızlığın önemini bir kez daha gösterdi. Türkiye’nin bu alanda kat ettiği mesafe umut verici. 📌 İsrail yanlısı hesaplarda “Katar’ı vuran Ankara’yı da vurur” paylaşımları görüldü. İsrail’in buna asla cesaret edemeyeceği açık. Türkiye’nin coğrafi konumu, enerji yollarındaki merkezi rolü, insan kaynağı, ordusu ve askeri endüstrisi Tel Aviv’den çok daha üstün. 📌 Ankara yaşananları dikkatle izliyor, tedbirlerini artırıyor. Asıl mücadele ise Suriye üzerinden olacak. Dünya birleşmiş, istikrarlı bir Suriye isterken, İsrail bunun tam tersini istiyor. 📌 Burada kritik aktör Türkiye. Ankara, İsrail’in Suriye’yi istediği gibi şekillendirmesine izin vermeyecek. İsrail bir tek güçten anlıyor; Türkiye son 25 yılda bu gücü inşa etti. Rehavete kapılmadan daha da güçlenmek şart. Bugün Gazze’de yaşananlar : 🔴 İsrail’in Gazze’ye saldırılarında bugün 39 Filistinli hayatını kaybetti, 6 kişi de abluka nedeniyle açlıktan öldü. 🔴 İsrail ordusu, kuzeyde 1 milyona yakın insanın yaşadığı Gazze Şehri’nin tamamen boşaltılmasını istedi. 🔴 Amaç, halkı güneye – Mısır sınırına – sürmek ve oradan da Gazze dışına çıkmaya zorlamak.show more

Turgut Alp Boyraz
13,839 次观看 • 11 个月前
Çin'li Liyao Wang Casus Gemisi Umman'ın açıklarında üstünde hiçbir... füze vb taşımadan sadece gözetleme yapıyor. ABD'ye ait tüm savaş gemilerini, savaş uçaklarını, radar üslerini net koordinatları ile İran'a bildiriyor. İran da nokta atışı yapıyor. İran zaten dirençli bir ülke. Ama konu artık İran'ın dayanıklı olması değil. Bundan sonra Ukrayna'nın arkasında nasıl gizlice ABD olduysa, İran'ın da arkasında gizlice Çin olacak. Yani büyük güçler birbirleriyle savaşmak yerine, büyüklere gücü yetmeyecek ülkelere arkadan destek vererek emperyal amaçlarına ulaşmalarını engelleyecekler. İran savaşı ABD-İsrail ilişkileri için kırılım noktası olabilir. Obama bu saldırıya asla izin vermemişti. Evanjalistlerin de akıllarını başlarına alıp, Hz. İbrahim ve soyuna ebedi bir mülk olarak vaat edildiğine inandıkları!! ve Hz. İsa’nın ikinci gelişini hızlandırmak!! için, Filistin toprakları, Ürdün'ün tamamı ile Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır'ın bir kısmını içine alan geniş bir coğrafyayı İsrail'in ele geçirip orada ülke kurması hayalinden vazgeçmeleri gerekiyor. Zaten İsrail'in nüfusu belli. Son 2 yılda nüfus artış oranı %1.1. 2026 başında 10.1 milyon olan nüfusu 2035'de ancak 11.4 milyona gelecek. Ha bir de bu nüfusun %23'ü de Arap. Yahu arkadaş bir hesap kitap yapın. Hayalperestliği bırakın artık. Ama İran da bölgedeki tansiyonu arttıracak şekilde Hizbullah gibi gruplara da desteğini bırakmalı. İran'ın sınırlarının kaç yıldır değişmediğine bir bakın. Demek ki bir nedeni var. Bölgede Türkiye ile en iyi anlaşan 2 ülke İran ve İsrail iken, İsrail gereksiz yere bu dengeyi bozdu. Türkiye'nin son dönemki dış politikası gayet iyi. Benim inancım İsrail ile de ilişkiler düzelecektir. Lütfen lütfen lütfen.... Sakın ola ki "İran'dan sonra sıra Türkiye'de" gibi safsatalara inanmayın. Prim kasmaya çalışan Haber Kanalı yorumcularına alan açmayın. İsrail hem cesaret edemez, hem de aklının ucundan dahi geçirmez.show more

Alphan Manas
21,221 次观看 • 4 个月前
■ İSRAİL'DE 'TÜRK CEPHESi HAZIRLIĞI: İSRAİL Savunma Bakanlığı, savunma... doktrinini güncelleyerek envanterine 5 adet yeni 'Triton" tipi hızlı amfibi çıkarma gemisi kattı. 'Türk Cephesi" adı verilen bu gizli operasyon hazırlığı, Tel Aviv yönetiminin tank ve zırhlı tasıyıcılarla düşman tanımı olarak TÜRK CEPHESİ tanımıyla Türkiye kıyılarına inme planlarını hızlandırdığını gösteriyor. ■ İSRAİL MALİYE BAKANI Bezalel Smotrich,Türkiye hakkında: ▪︎ Her senaryoya hazırlanıyoruz. Bir tehdit olduğunu anlıyoruz ve İsrail'in varlığını tehdit eden böyle bir rejime izin veremeyiz, tıpkı İran rejimine izin vermediğimiz gibi." ■ İSRAİL Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli, Türkiye'yi hedef aldı. Chikli : Denizde Türk ordusuyla doğrudan bir karşı karşıya gelme ihtimalinin imkansız olmadığını ve her an gerçekleşebileceğini söyledi. ■ TODAY NEWS : İSRAİL'in, Türkiye ile savaşa girmesi durumunda NÜKLEER SİLAH kullanımını değerlendireceğini açıkladı. ■ KKTC 'YE ABD müdahalesi söz konusu olabilir : "Kıbrıs sorununda bir ilerleme kaydedilmezse, enerji sorunları nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'ın Kıbrıs'a müdahale edebileceğini ABD ve BATI medyası söylüyor. Çünkü : KKTC tanınmayan bir ülke ve NATO toprağı değil . NATO üyesi olmayan bir toprak parçasına ABD müdahalesi daha kolay . Bu sebeple EGE ADALARI,KIBRIS RUM kesiminde ABD 'nin askeri yığınağı artarak devam ediyor. ■ ABD KONGRESİ : İSRAİL ve ABD ordusunun askeri entegrasyonu ve iş birliğini derinleştirmeyi öngören maddelerin de yer aldığı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasasını (NDAA) sevinç gösterileriyle onaylayarak Senato ve Başkanlık onayına sunulacak kritik süreci başlattı. Bu kararın, ABD ve israil ordularını birlestirme yasası olduğu açıklandı.Yasa onaylandıktan sonra dünyanın herhangi bir yerinde konuşlu ABD güçleri İSRAİL güçleri gibi davranabilecek . ■ BU YASAYLA ! ▪︎ ABD, İsrail ve Orta Doğu'daki güç dengeleri buna göre şekillenecek . ▪︎ " Amerika Orta Doğu'dan ayrıldığında ya da İsrail 'e görevi devrettiğinde ... • İsrail,Orta Doğu'daki Amerikan askeri üsleri olan CENTCOM'u (Merkez Komutanlığı) kendi bünyesine katacak ve Büyük İsrail projesini gerçekleştirecektir. Orta Doğu'da İsrail'in kudretine ve gücüne karşı koyabilecek başka hiçbir askeri güç bu durumda zor görünüyor. Amerika Orta Doğu'dan ayrıldığı an, İsrail Büyük İsrail projesine ulaşacaktır. İsrailliler bunu zaten söylediler: ▪ İsrail ordusu ABD ordusu ! İsrail bayrağı bundan sonra ABD bayrağı. ■ 23 Haziran 2026 - Bundan bir ay önce... İsrail gazeteleri Türkiye'ye tehdit manşetleri atarak " TÜRKİYE SAVAŞA HAZIR OLSUN " başlıklarıyla çıktı ... ■ YUNANİSTAN , İSRAİL 'den 3,5 milyar avro değerinde çok katmanlı hava savunma sistemi ve insansız hava araçları satın almaya hazırlanıyor. Reuters'a konuşan kaynaklar, nihai onayın perşembe günü verileceğini bildirdi. ■ TÜRKİYE 'den İSRAİL ' e çok sert tepki! Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrailli Bakan'ın, beraberindeki aşırılık yanlısı grupla, İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınıyoruz" ifadeleri kullanıldı. ■ İSTANBUL - Arnavutköy / KARABURUN Sahiline vuran kamikaze insansız hava aracı (İHA) üzerinde bulunan patlayıcı madde ile imha edildi . ■ TRUMP : ABD askerlerinin öldürülmesinin ardından CENTCOM'a 'cehennemin kapılarını açma' emri verdi. Trump: “Altın Çağ’dayız. Olabileceğimiz en güçlü noktadayız.” dedi . ■ İNGİLTERE : Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 6 ülke için seyahat etmeyin uyarısını güncelledi. Türkiye'nin yanı sıra Ürdün, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Bahreyn ile ilgili Seyehat uyarısı yayınladı. İNGİLTERE VATANDAŞLARINA BU ülkeleri kapsayan bölgelerde yeni saldırılar ve beklenmedik gerilim tırmanışları yaşanabileceği uyarısında bulundu. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisishow more

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci
54,760 次观看 • 17 天前
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Konya’daki Hava Savunma Komutanlığında... gerçekleştirilen Eğitim ve Faaliyet Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Konya’ya giden Bakan Yaşar Güler, daha sonra "Şehit Hava Savunma Üsteğmen Emre Kargın Müşterek Hava Savunma Eğitim ve Simülasyon Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bakan Yaşar Güler, törenlerde şunu söyledi: KAHRAMAN ORDUMUZ, HER GEÇEN GÜN CAYDIRICILIĞINI PEKİŞTİRMEKTE “Kara Kuvvetlerimizin seçkin birliklerinden biri olan Hava Savunma Komutanlığımızda ‘Eğitim ve Faaliyet Yılı Açılışı’ vesilesiyle Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kara Kuvvetleri Komutanımızla birlikte siz kahraman hava savunma personelimiz ile bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle 30 Ağustos’ta bir üst rütbeye terfi eden arkadaşlarımın yeni rütbelerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Yakın coğrafyamızdan başlayarak uluslararası düzlemde risk ve tehditlerin arttığı, güvenlik kaygılarının ön plana çıktığı kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu kritik ortam, ülkelerin hak ve çıkarlarının korunmasını, her zamankinden daha karmaşık bir hâle getirirken başta hava savunması olmak üzere pek çok konuda güçlü ve caydırıcı bir güvenlik kapasitesine sahip bulunmayı da zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli artırmak, en ileri teknolojileri envanterimize kazandırmak ve personelimizin yeteneklerini geliştirmek en öncelikli hedefimizdir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bu kapsamda her geçen gün teknik ve donanım kabiliyetlerini artırmakta, operasyonel yeteneklerini geliştirmekte ve icra ettiği kapsamlı faaliyetlerle caydırıcılığını pekiştirmektedir. Asil milletimizin göz bebeği olan ordumuzun bu güçlü konumunu muhafaza etmek için en önemli ve vazgeçilmez faktörlerden biri de eğitimdir. Bunun bilinciyle eğitimlerimizin; ▪️Çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlayacak esneklikte planlanması, ▪️Analitik bir yaklaşımla sürekli güncellenmesi, ▪️Teknolojik yeniliklerle entegre edilmesi, tüm unsurlarımızın etkinliğinin artırılması bakımından hayati önemdedir. Siz fedakâr silah ve mesai arkadaşlarımdan da beklentimiz; ▪️Sürekli eğitim anlayışıyla bireysel ve mesleki olarak kendinizi geliştirmeniz, ▪️Uzmanlaştığınız konularda ve üstlendiğiniz görevlerde şanlı ordumuza en yüksek katkıları sunmanızdır. EĞİTİM VE TATBİKATLARDA ELDE EDECEĞİNİZ HER KAZANIM, TSK’NIN NİTELİKLERİNİ DAHA DA ARTIRACAK Şu bir gerçek ki hem askerî caydırıcılığımızın hem de hava savunmadaki etkinliğimizin artması, ancak ve ancak fedakârlığa dayalı vazife icrası, disiplinli eğitim faaliyetleri ve üstün bir hazırlıkla mümkündür. Bunun önemine binaen sizler eğitim faaliyetlerinizi ‘Barışta ter dökmeyen, savaşta kan döker.’ anlayışıyla yürütmelisiniz. Unutmayınız ki eğitim ve tatbikatlarda elde edeceğiniz her kazanım; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerini daha da pekiştirecektir. Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin tasarlayıp ürettiği yerli ve millî teknolojiye dayalı sistemler, millî güvenliğimizin sağlanmasında ve Türkiye’nin bu alanda yükselen bir marka olmasında belirleyici bir etki oluşturmuştur. Bu konuda hayata geçirilen birbirinden değerli projelerin bir kısmını da hava savunma sitemleri teşkil etmektedir. Nitekim Korkut sisteminden Hisar füze sistemlerine, elektronik harp kabiliyetlerinden erken ihbar radarlarına kadar birbirinden kıymetli yerli ve millî üretim harp araç ve gereçlerimiz, şanlı ordumuzun envanterine dâhil edilmiştir. Artık hava savunma birliklerimiz gelişmiş radar ağlarıyla gökyüzünü 7/24 taramakta, yüksek irtifa ve alçak irtifa tehditlerine karşı farklı sistemleri etkin bir biçimde kullanmaktadır. ÇELİK KUBBE İLE YENİ BİR SEVİYEYE ULAŞTIK En son pek çok sistemin entegrasyonuyla oluşturduğumuz 'Çelik Kubbe' konsepti ile ülkemizin hava savunmasında artık yeni bir seviyeye ulaştığımızı memnuniyetle ifade etmek isterim. Hava Kuvvetlerimizin orta ve yüksek irtifada sizlerin de alçak irtifada üstlenmiş olduğunuz vazifeler, stratejik güvenlik zincirinin en kritik halkasını oluşturmaktadır. Esasen çevremizde yaşanan son çatışmalar da göstermektedir ki hava sahasında hâkimiyet sağlayamayan hiçbir ülke, askerî açıdan üstünlüğünü sürdüremez. Dolayısıyla bu kabiliyetlerimiz; ▪️Ordumuzun caydırıcılığını artırarak ülkemizin savunma ve güvenliğini en üst seviyede korumamızı sağlarken, ▪️Türkiye’nin kendi hava savunma doktrinini geliştiren ve uygulayan bir ülke olarak ulaştığı mümtaz seviyeyi de açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim birazdan açılışını yapacağımız 'Müşterek Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimiz' de bu konudaki vizyoner yaklaşımımızın bir göstergesidir. FAALİYETLERİMİZİ BAŞARIYLA İFA ETMEMİZDEKİ TEMEL ETKEN, DİSİPLİNLİ PERSONELİMİZİN VARLIĞIDIR İstiklal Harbi'mizden bu yana en kapsamlı ve en yoğun faaliyetlerini icra eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ▪️Sınır güvenliğimizi sağlama görevi ve terörle mücadele operasyonlarını layıkıyla yerine getirirken, ▪️Aynı zamanda Libya’dan Somali’ye, Azerbaycan’dan Kosova’ya kadar farklı coğrafyalarda barış ve güvenliğin tesisi için de önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Bu çok yönlü faaliyetlerimizi başarıyla ifa etmemizdeki temel etken ise bu silah ve sistemlerle teçhiz edilmiş, özverili, eğitimli ve disiplinli personelimizin varlığıdır. Şüphesiz bu başarılarda Kara Kuvvetlerimizin en seçkin unsurlarından olan siz hava savunmacılarımızın da müstesna katkıları bulunmaktadır. Bu vesileyle, görevlerini başarıyla icra eden başta Hava Savunma Komutanımız olmak üzere Komutanlığımızın siz kıymetli personelini yürekten tebrik ediyor, hepinize teşekkür ediyorum. PKK VE TÜM İLTİSAKLI GRUPLAR, DERHÂL TÜM TERÖR FAALİYETLERİNE SON VERMELİ 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi her alanda güçlendirmek için çalışmalarımızı büyük bir motivasyon ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu konuda önemli bir gündem maddemiz de terörle mücadelede elde ettiğimiz başarıları kalıcı hâle getirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' vizyonudur. Tarihî bir dönemeçte olduğumuz bu süreç ile bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmeyi ve ülkemizin kaynaklarını tamamen kalkınmaya ve refaha yöneltmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de PKK ve iltisaklı tüm gruplar yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli, farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları -nerede bulunduklarından bağımsız olarak- bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidir. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına ve farklı adlar altında faaliyet göstermesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkiye olarak yegâne hedefimiz; sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrarı korumaktır. Bu çerçevede, sahadaki gelişmeleri titizlikle takip ediyor; Suriye’nin toprak bütünlüğü ile tüm etnik ve dinî grupların birlikte güvenlik, huzur ve refah içinde yaşamalarına yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Geleceğe emin adımlarla ilerlediğimiz ve askerî alanda gücümüzü sürekli artırdığımız bu tarihî süreçte, sizlerin de kendi sorumluluk alanınızda yüksek bir aidiyet duygusuyla görevlerinizi ifa edeceğinize, böylelikle daha güçlü bir Türkiye hedefimize güzide katkılar sağlayacağınıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, rahmet ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken her birinize yeni eğitim ve faaliyet yılında kazasız belasız ve başarılı görevler diliyorum. Kalın sağlıcakla." BAKAN YAŞAR GÜLER, ŞEHİT HAVA SAVUNMA ÜSTEĞMEN EMRE KARGIN MÜŞTEREK HAVA SAVUNMA VE EĞİTİM SİMÜLASYON MERKEZİ’NİN AÇILIŞ TÖRENİNDE ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Bugün burada Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-A) Projesi kapsamında inşa edilen Müşterek Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimizin açılışını yapmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle açılışını gerçekleştirdiğimiz Merkezimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Günümüz dünyasında dengeler baş döndürücü bir hızla değişiyor. Jeopolitik gelişmeler ve teknolojik yenilikler artık bizlere sadece olup biteni izleyen değil; değişime hızlıca uyum sağlayan, hatta öncü bir şekilde yön veren bir duruş benimsememiz gerektiğini gösteriyor. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünya genelinde meydana gelen çatışma ve gerginlikler, Silahlı Kuvvetlerimizin de stratejik bir vizyonla kendini sürekli yenilemesini, değişen harp ortamına en hızlı şekilde ayak uydurmasını zorunlu kılıyor. Bu kritik ortamda hava savunma gücünün, bu alanda sahip olunan imkân ve kabiliyetlerin ne kadar önemli bir stratejik çarpan hâline geldiğini hepimiz yakinen görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, konuya verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği göz bebeği sistemleri ordumuzun envanterine dâhil ettik, ediyoruz. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl S-400 ile KORKUT hava savunma sistemlerinin eğitim simülatörlerini, bu yılda ilk millî uzun menzilli hava savunma sistemimiz olan SİPER’in simülatörleri ile Hava ve Füze Savunma Simülatör Merkezimizi başarıyla hizmete aldık. Bu çerçevede, yürüttüğümüz pek çok proje gibi bugün açılışını yaptığımız ve ASELSAN’ımız tarafından simülatörleri yapılan Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimiz de bu çabalarımızın kıymetli bir yansımasıdır. İNŞA EDİLEN MERKEZİMİZDEKİ İLERİ TEKNOLOJİ SİSTEMLER, PERSONELİMİZİN SENARYO TABANLI EĞİTİMLERLE DONATILMASINI SAĞLAYACAK Hem günümüzün hem de geleceğin harekât ihtiyaçlarını gözeten bir anlayışla inşa edilen Merkezimizde bulunan ileri teknoloji sistemler, personelimizin senaryo tabanlı eğitimlerle donatılmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda bu merkezle birlikte temel hedefimiz; ▪️Başta hava savunma birliklerimiz olmak üzere müşterek unsurlarımızın değişen ve karmaşıklaşan harekât ortamına en etkin ve koordineli şekilde karşılık verebilecek şekilde hazırlanması, ▪️Hava savunma sistemlerimizin etkin bir şekilde işlerliğine katkı sağlanması, ▪️Böylece ülkemizin hak, menfaat ve güvenliğinin en güçlü biçimde korunmasıdır. Dolayısıyla bu merkezde icra edilecek çalışmalar ve eğitim faaliyetlerinin de katkısıyla şanlı ordumuzun hava savunmadaki etkinliği daha da artacaktır. ORDUMUZU HEM NİTELİK HEM DE NİCELİK BAKIMINDAN EN İYİ İMKÂNLARLA DONATTIĞIMIZ BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ Şu bir gerçek ki ordumuzu hem nitelik ve hem de nicelik bakımından en iyi imkânlarla donattığımız bir süreci yaşıyoruz. Bundan sonra da artan bir gayretle kahraman ordumuzu en gelişmiş silah, araç ve gereçlerle güçlendirmek yegâne gayemizdir. Bu kapsamda başta Savunma Sanayii Başkanlığımız ve ASELSAN gibi paydaşlarımızın da katkılarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizi dünyanın en etkin ve caydırıcı gücü hâline getirme vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğimize yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle merkezimizin kurulmasında emeği geçen kıymetli personelimize, Savunma Sanayii Başkanlığımıza ve esasen simülatörleri üreten ülkemizin gurur kaynağı ASELSAN’ın Sayın Başkanı ile yöneticilerine, kıymetli mühendislerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle uzun yıllardır dünyada ilk yüz savunma sanayi şirketi arasında yer alan ASELSAN’ın bu başarısını bu yıl da sürdürmesi nedeniyle tüm seçkin personelini yürekten kutluyorum. Bu güzide Merkezimizin bir kez daha Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında tüm kahraman silah arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Kalın sağlıcakla.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGülershow more

T.C. Millî Savunma Bakanlığı
45,620 次观看 • 11 个月前
İran İslam Cumhuriyet Lideri Ayetullah Hamaney tarihi bir konuşma... yapıyor: İran Halkı Onları Yendi Ama Bu Yeterli Değil! Amerika Hesap Vermeli! “Her şeyden önce, bu isyanın niteliği Amerikanvariydi, bu açıktı. Amerikalılar bunu planladı ve gerçekleştirdi. Amerika'nın amacı, ve bunu İslam Cumhuriyeti'ndeki 40 yılı aşkın deneyime dayanarak kesin ve açık bir şekilde söylüyorum, İran'ı yutmaktır. Devrimin başlangıcından bugüne kadar, bu ülke üzerindeki egemenlikleri, büyük İmam'ın önderliğinde halk, gençler ve ülkenin dört bir yanındaki halkın tüm kesimleri tarafından yıkıldı. İlk günden itibaren, bu hakimiyeti yeniden kurmayı, yani İran'ı bir kez daha askeri, siyasi ve ekonomik kontrolleri altına almayı düşünüyorlardı. Amaç bu. Bu, mevcut ABD başkanıyla ya da artık başkan olmayan kişiyle ilgili değil; bu, ABD politikasıyla ilgili. Amerika'nın politikası şu: Bu özelliklere sahip, böylesine hassas bir coğrafi konumda bulunan, bu yeteneklere, bu büyüklüğe ve bu nüfusa sahip bir ülke... buna tahammül edemezler. Bilimsel ve teknolojik olarak çeşitli alanlarda kaydettiği ilerlemeyle böyle bir ülke, Amerikalılar için tahammül edilemezdir. ABD başkanını hem kayıplar, hem hasarlar, hem de İran milletine yönelttiği iftiralar nedeniyle suçlu görüyoruz. Elbette, geçmişte bu tür karışıklıklar yaşandığında, genellikle Amerikalı gazeteciler, ikinci kademe ABD'li politikacılar veya Avrupa ülkeleri müdahale ederdi. Bu ayaklanmayı diğerlerinden ayıran özellik, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın bizzat kışkırtma ve yağma eylemlerine karışmış olmasıydı. Konuştu, yorum yaptı, tehdit etti, isyancıları cesaretlendirdi ve bu kişilere (ki daha sonra kim olduklarını açıklayacağım) Amerika'dan mesajlar göndererek, "İleriye doğru gidin, korkmayın, sizi destekliyoruz; askeri destek sağlayacağız" dedi. Yani, ABD başkanı bizzat karışıklığa karıştı ve onun bir parçası oldu. Bu karışıklık içindeki bir grup, yıkım, kundaklama, yasadışı eylemler ve cinayetler gerçekleştirenlerden bazıları, onun tarafından İran halkı olarak gösterildi. Bu, İran milletine karşı büyük bir iftiraydı. 'Bunlar İran halkı; ben İran halkını savunmak istiyorum' dedi... Bunlar suçtur. Bahsettiğim nedenler belgelenmiş nedenlerdir; gizli hiçbir şey yok. Açıkça konuştu, açıkça teşvik etti. Hem kendilerinin hem de Siyonist rejimin yardım sağladığına dair sürekli belgelenmiş kanıtlarımız var, buna daha sonra kısaca değineceğim. İran milleti Amerika'yı yendi. Amerikalılar bu isyanı çok daha büyük hedefler için kapsamlı hazırlıklarla başlattılar; bu, daha büyük eylemlerin bir öncüsü olan bir isyandı. İran halkı onu yendi. Bundan birkaç ay önce yaşanan kısa savaşta (12 günlük savaş) da Amerika'yı ve Siyonistleri yenmişlerdi ve bugün de Allah'ın izniyle İran milleti Amerika'yı yenmiştir. Bu doğru, ama yeterli değil, yeterli değil. Evet, isyanı bastırdık, ancak bu yeterli değil. ABD hesap vermeli. Dışişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar da dahil olmak üzere çeşitli kurumlarımız bu konuyu takip etmelidir. Ülkeyi savaşa doğru götürmüyoruz… ülkeyi savaşa sürükleme niyetimiz yok. Ancak iç suçluları da göz ardı etmeyeceğiz. Yurt içi suçlulardan daha kötüsü uluslararası suçlulardır, onları da serbest bırakmayacağız. Bu, kendine özgü yöntemlerle ve doğru usullerle ele alınmalıdır. Ve ilahi takdirle, İran milleti fitnecilerin belini kırdığı gibi, fitnecilerin de belini kıracaktır."show more

Mücahit Gültekin
19,288 次观看 • 6 个月前
Profesör Jeffrey Sachs: ➖NATO mu? NATO'dan ümidimi kestim. ➖Bakın,... eğer bir Amerikan askeri üssüne sahipseniz, egemen bir ülke değilsinizdir. ➖Bu temel bir önermedir. Bunlar işgal edilmiş ülkelerdir. ➖Fransa ya da Fransa'dan bile daha özel bir durum olan Almanya, neden İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden 80 yıl sonra hala Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapsın? ➖80 yıl! Japonya neden İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden 80 yıl sonra Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapsın? ➖Ve bu durum tüm NATO ülkeleri için geçerli. ➖ABD bu ülkeleri kontrol ediyor. Bunlar bağımsız ülkeler değil. ➖Maalesef düzgün bir cümle bile kuramıyorlar. ➖BM'de tek söyledikleri İran'a saldırmak. ➖İran'ın saldırıya uğradığını bile söylemiyorlar. ➖BM Güvenlik Konseyi oturumunda skoru takip etmek çok öngörülebilir. ➖Eğer ülke bir Amerikan askeri üssüne ev sahipliği yapıyorsa, İran'ın saldırgan olduğunu söyler. ➖Bu dünyayı tersine çevirmek gibi bir şey, çünkü işgalci ülke hakkında gerçeği kesinlikle söyleyemiyorlar. ➖Bu yüzden Hindistan'a başından beri söylüyorum: Tanrı aşkına, Quad'a katılmayın! ➖Şaka mı yapıyorsunuz? Hindistan sömürge yönetiminden bıktı artık. ➖Amerika'nın imparatorluğunun bir parçası olmayın. Bu büyük bir hata olur. ➖Ancak bu ülkeler son 80 yıldır Amerika'nın imparatorluğunun bir parçası oldukları için doğru düzgün düşünemiyorlar bile. ➖Bağımsız düşünmenin ne demek olduğunu bilmiyorlar. ➖Şu ana kadar mantıklı konuşan tek kişi İspanya Başbakanı Pedro Sanchez oldu; "Bu savaşa dahil olmayacağım" dedi. ➖Sonra Trump, "İspanya'yı haritadan sileriz" dedi; tam olarak nasıl ifade etti hatırlamıyorum ama görüyorsunuz... ➖Washington'daki genel Amerikan zihniyeti "her şeyi biz kontrol ederiz" şeklindedir. ➖Trump zihniyeti ise bunu hayali bir düzeye taşıyor: "Her şeyi ben kontrol ederim, kimse bana cevap veremez ve istediğimi cezalandırırım." ➖İşte karşı karşıya olduğunuz durum bu. ➖Bu yüzden bütün bu ülkeler tek kelime etmekten korkuyorlar. Sadece korkuyorlar. ➖Ne kadar korktukları beni hayrete düşürüyor, ama durum bu. ➖Geçen sonbaharda Körfez ülkelerinin liderleriyle konuştuğumda onlara dedim ki; "Büyük bir risk altındasınız, neden İsrail ile anlaşıyorsunuz?" ➖İçlerinden biri bana "Ama Bay Sachs, bize Nvidia çipleri sözü verildi, veri merkezleri sözü verildi" dedi. ➖Gerçekten sistem böyle işliyor. İnanılır gibi değil. ➖Ve şimdi veri merkezlerindeki Nvidia çipleri için feci şekilde bombalanıyorlar. ➖İnsanların artık büyümesi ve bu şekilde davranmaya devam edersek dünyayı elimizde tutamayacağımızı anlaması gerekiyor.show more

Kuşçu
34,586 次观看 • 3 个月前
"Trump'ı İran'ı vurmaya kim ikna etti?" Tabi ki: Tapınak... Dağı'nı yeniden inşa etmeyi hayal eden ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 📌Afganistan ve Irak'ta savaşan eski bir asker olan Pete Hegseth, Haçlı ruhuna sahip ve Siyonizmin büyük destekçisi.. 📌FOX TV yorumcusu ve Trump'ın danışmanı olduğu 2018 yıllında Kudüs'te düzenlenen "2018 Arutz Sheva" Siyonist konferansında yaptığı konuşmayı izlerseniz büyük resmi görebilirsiniz.. 🔺"21. yüzyıl, Amerikalılar, İsrailliler tarafından yönetilen bir yüzyıl olmazsa, o zaman bu yüzyıl özgür bir yüzyıl olmayacaktır." 🔺"İsrail ve Yahudi halkı sonsuza dek yaşayabilirken, bu devletin statüsünün kaçınılmaz olmadığı, bu salondaki herkesin bildiği bir gerçektir. " 🔺"Dolayısıyla, özgür insanlar olarak, onu her fırsatta korumak ve 21. yüzyılın özgür bir yüzyıl olarak kalması için mücadele etmek bizim sorumluluğumuzdadır." 🔺"Biliyorsunuz, Bakan ahtapotun başından bahsetti, İran'dan ve İran rejiminin bugün dünyada hem İsrail hem de Amerika Birleşik Devletleri için haince uzanan sayısız kolundan bahsetti. " 🔺"Obama yönetimi, nükleer silahlara giden kaçınılmaz bir yol açan, Amerika'nın ve İsrail'in ölümünü hedefleyen nefret dolu terörist İran rejimine milyarlarca dolar fon sağlayan ve Amerika'nın varoluşsal varlığını tehdit eden nükleer kapasiteli füzelerin geliştirilmesinin devamına olanak tanıyan korkunç bir anlaşma yapmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı." 🔺"Bunun aksine, Trump yönetimi ilk günden itibaren İran rejiminin eylemlerini kınadı ve İsrailli ortaklarımızın yanında kararlılıkla durdu." 🔺"Bu da, birkaç ay önce Kudüs'ün İsrail'in ebedi ve bölünmez başkenti olarak ilan edilmesinin önünü açan bir an yarattı ve başkanımızın yaptıklarından çok gurur duyuyorum." 🔺"Sahte haberlerden en çok zarar gören ülke İsrail Devleti'dir. Bu yüzden İsrail'e üçüncü ziyaretim." 🔺"2013'te buradaydım, 2016'da buradaydım, yine buradayım ve her seferinde Yahudi halkı hakkında, bu toprakların tarihi hakkında, İsrail'in kuruluşu hakkında, İsrail hükümeti hakkında, Araplara ve Filistinlilere yapılan muamele hakkında, Batı Şeria hakkında, Yahudiye ve Samarya hakkında, Kudüs hakkında, Eski Şehir hakkında anlatılan yalanlar hakkında daha çok şey öğreniyorum." 🔺"Bu yalanlar dünyaya ifşa edilirse, dünyanın İsrail'e bakış açısını değiştirecektir. " 🔺"Bu yüzden buraya gelip Joe'dan ve diğerlerinden sahadaki gerçekleri öğrenmenin ve ardından Amerika'ya dönüp Arap-İsrail çatışması, Arap-İsrail Barış Süreci ve bugün hala Amerika'daki aydınların ağzından dökülen sözde iki devletli çözüm hakkındaki sahte haberlerle mücadele etmenin ciddi bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum." 🔺"Çünkü bugün sahada yürürseniz, iki devletli çözüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Tek bir devlet var.." 🔺"Bugün Jennifer, ben ve diğerleri Tapınak Dağı'nın Batı Duvarı'nı, Batı Duvarı tünellerini ve Eski Şehrin büyük bir bölümünü görme fırsatı bulduk ve orada dururken önünüzdeki mucizeye hayran kalmamak elde değil; bu da beni, umarım hepinizin çok uzakta görmeyeceği başka bir mucize hakkında düşünmeye sevk etti. " 🔺"Çünkü 1917 bir mucizeydi, 1948 bir mucizeydi, 1967 bir mucizeydi, 2017'de Kudüs'ün başkent ilan edilmesi bir mucizeydi ve Tapınak Dağı'nda tapınağın yeniden kurulması mucizesinin mümkün olmaması için hiçbir neden yok." 🔺"Bunun nasıl olacağını bilmiyorum, siz de bilmiyorsunuz, ama bunun olabileceğini biliyorum. Bildiğim tek şey bu. " 🔺"Ve bu sürecin bir adımı, her sürecin bir adımı da, sahadaki gerçeklerin ve faaliyetlerin gerçekten önemli olduğunun farkına varmaktır. " 🔺"İşte bu yüzden Yahudiye ve Samarya'yı ziyaret etmek, egemenliği, İsrail topraklarının, İsrail şehirlerinin ve bölgelerinin egemenliğini anlamak, dünyaya bunun Yahudilerin toprağı ve İsrail toprağı olduğunu göstermenin kritik bir sonraki adımıdır." 🔺"Washington D.C.'deki desteğiniz, vatansever Amerikalılar, Evanjelik Hristiyanlar, inançlılar, Cumhuriyetçiler ve hatta Washington'da artık bunu söylemekte zorlanan bazı Demokratlar arasında sahip olduğunuz destek ışığında, size şunu söylemek istiyorum: " 🔺"Biletinizi alın, harekete geçin, İsrail'de yapılması gerekeni yapın, çünkü gerçekten inanıyorum ki bu, Amerika'nın arkanızda duracağı bir an. " 🔺"Beyaz Saray'da Donald Trump, Başkan Yardımcısı olarak Mike Pence, BM'de Nikki Haley ve İsrail ile Amerika'da size gerçekten inanan, arkanızda duran insanlar var."show more

Malik Ejder
160,335 次观看 • 5 个月前
🇺🇸 İranlı Prof. Mohammad Marandi: "Gizli ve Açık Müttefikler:... Hepsi İsrail’in Yanında" "Emirlikler: Yolsuzluğun Küresel Başkenti" "Milyarderler Kaçıyor: Gökdelenler Bir Daha Dolmayacak" "Körfez Parası Eriyor: Bir Devrin Sonu" "Afganistan’ın Uyuşturucu Parası Emirlik Bankalarında" "Afrika’dan Çalınan Altınların Varış Noktası: Emirlikler" "Körfez Rejimleri: Yokuş Aşağı Giden Aile Diktatörlükleri" "Hürmüz Boğazı’nda İran Artık Eski Düzene İzin Vermeyecek" "Soykırıma Platform Olan Rejimlerin Geleceği Yok" ➖ Bu rejimler çökmekte olan güçlerdir. Çok hızlı bir şekilde geriliyorlar. ➖ Emirlikler, eskiden orada olan paradan dolayı kendilerini çok üstün görebilirler, ancak o para tamamen eriyip gidiyor. ➖ Milyarderler, orada yaşamayan o seçkin sınıf terk etti; hiç kimse bir daha oraya geri dönmeyecek ve bu oradaki insanların yararına olacak. ➖ Hiç kimse o sarayları ve gökdelenleri bir daha doldurmayacak; o dönem kapandı ve yine söylüyorum, bu halkın yararınadır. ➖ Hiçbir ülke, orada yaşamayan o asalak sınıfın varlığından fayda sağlamaz. ➖ Afganistan'daki tüm uyuşturucu parası sizce nereye gidiyor? Emirliklerdeki bankalara gidiyor. ➖ Batı ve bu despotlar tarafından kışkırtılan kirli savaşlar ve iç çatışmalar yoluyla Afrika genelinde çalınan altınlar; o altını çalmak için oluşturdukları yasa dışı madenler... Sizce o altın nereye gidiyor? Emirliklere gidiyor. ➖ Emirlikler yolsuzluktur; yolsuzluğun vücut bulmuş halidir. ➖ İsrail rejimi gibi yolsuzluğun sembolüdür; elbette hiçbir şey İsrail rejimiyle kıyaslanamaz çünkü o açıkça ve resmen etno-üstünlükçü bir rejimdir. ➖ Ve tabii ki sahip olmadıkları bir etnik kökene sahip olduklarını iddia ediyorlar; Semit (Sami) değiller ama bu bir yana, Emirlikler artık o statüye sahip olmayacak. ➖ Geçen her gün yokuş aşağı gidiyorlar; bu bir aile diktatörlüğüdür. ➖ Kontrolü kaybettikçe diğer insanlar sorular sormaya, seslerini yükseltmeye başlayacaklar. ➖ Bu rejimlerin hiçbirinin uzun vadeli bir geleceği olduğunu görmüyorum. ➖ Dediğim gibi, bu savaş bittiğinde Basra Körfezi'nin ve özellikle Hürmüz Boğazı'nın yeni statüsü yerini koruyacaktır. ➖ İran, bu rejimlerin eskisi gibi davranmasına izin vermeyecek. ➖ İran'ın onların Amerika Birleşik Devletleri ile iyi ilişkileri olmasına, ekonomik ilişkilerine, kültürel ilişkilerine bir itirazı yok. ➖ Ancak İran, onların soykırımcı saldırılar için bir platform olmalarına; İran'a, Yemen'e, Suriye'ye, Irak'a veya başka birine karşı soykırım ve saldırganlık merkezi olmalarına artık izin vermeyecek. ➖ Ya da ister resmi ister gayriresmi olsun müttefik olmalarına izin vermeyecek çünkü hepsi İsrail rejiminin müttefikidir. ➖ Katar, Emirlikler, hepsi doğrudan veya dolaylı olarak müttefiktir; Emirlikler gibi bazıları bu konuda daha açık, bazıları ise daha kapalıdır.show more

Kuşçu
42,925 次观看 • 4 个月前
■ Bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorine... 12,45 TL, benzine ise 3,68 TL ZAM bekleniyor. (Ekonomim) ■ İran'a ait savaş gemisi Sri Lanka açıklarında denizaltı saldırısıyla batırıldı. En az 101 kişi kayboldu, - 78 kişi yaralandı. ■ MSB: "Hava sahamıza yönelen İran balistik mühimmatı imha edildi • ÜIkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz."Açıklamasını yaptı. ■ NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran bölgedeki saldırılarını sürdürürken Türkiye dahil tüm müttefiklerimizin yanında duruyoruz. - Sky News ■ABD Savunma Bakanı Hegseth: (Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik füze hk.) "Durumdan haberdarız ancak bunun 5. Madde gibi bir şeyi tetikleyeceğini düşünmüyoruz." ■ Türk yetkili AFP'ye yaptığı açıklama : "İran'dan atlan füzenin hedefi Türkiye değildi. Güney Kıbris'taki bir üssü hedef aldığığını ancak rotadan saptığını değerlendiriyoruz." ■ ABD Savunma Bakanı Hegseth: "Sevgili ortağımız İsrail! Görevinizi eşsiz bir beceri ve demir gibi bir kararlılıkla yerine getiriyorsunuz; böylesine yetenekli bir müttefikle omuz omuza savaşmak gerçek bir güç. ■ABD Genelkurmay Başkanı Caine: " İran topraklarının içlerine doğru kademeli olarak ilerlemeye başlayacağız." ABD - KARA HAREKATINA başlıyor. ■ABD savaş bakanı Pete Hegseth: "İran Hava Kuvvetleri artık yok. 1996'da kurulan yapı,2026'da yok edildi. İran donanması ise artık Basra Körfezi'nin dibinde.'" ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD 'nin İran' daki saldırılar için ülkesinin güneyindeki iki ABD Üssünü kullanmasını yasakladı. Trump'ın cevabı gecikmedi. Donald Trump : Washington ile Madrid arasındaki ticari bağlarin iptal edildiğini duyurdu. ■ Alexander Dugin: Kürtler her yerde başarısız oluyor. Onlara giderek daha çok ihanet eden ABD ve İsrail'e inanıyorlar. Bu sefer de aynısı olacak. Zavallı Kürtler. Stratejik düşünme yeteneğinden tamamen yoksun insanlar. Bu da neden bugüne kadar devlete sahip olmadıklarını çok iyi açıklıyor. ■ ABD'li Senatör Elizabeth Warren: "Durum Sandığınızdan Daha Kötü" "Savaş Yalanlar Üzerine Kurulu" "Trump'ın İran Konusunda Hiçbir Planı Yok" ➖İran hakkında gizli bir bilgilendirmeden yeni çıktım ve şunu söyleyebilirim: Durum tahmin ettiğinizden çok daha kötü. ➖Endişelenmekte haklısınız. ➖Trump yönetiminin İran konusunda hiçbir planı yok. ➖Bu yasadışı savaş yalanlara dayanıyor ve ulusumuza yönelik herhangi bir yakın tehdit olmaksızın başlatıldı. ➖Donald Trump bu savaş için hala tek bir net neden sunmadı ve savaşı nasıl bitireceğine dair de bir planı yok gibi görünüyor. ➖Pek çoğunuz gibi ben de gerçekten öfkeliyim. ➖Donald Trump'ın yaptıklarına öfkeliyim ve bu gereksiz çatışmada hali hazırda hayatını kaybedenler için üzüntü duyuyorum. ➖Bu savaşı sona erdirmek için elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim. ■ İsrail, Güney Azerbaycan şehirlerindeki tüm sınır karakollarını, polis merkezlerini, askeri kışlaları, istihbarat birimlerine bağlı kurumları ve Devrim Muhafızları’na ait merkezleri özellikle hedef alarak tamamen imha ediyor. Bu saldırıların amacının, PJAK, Komala ve PKK gibi terör örgütlerinin Güney Azerbaycan şehirlerine engel olmadan girişini kolaylaştırmak olduğu ifade ediliyor. ■ Amerikalı sunucu Tucker Carlson: ▪️Dün gece Katar ve Suudi Arabistan’da, bu ülkelerde bombalama planları yapan Mossad ajanları yetkililer tarafından tutuklandı. ▪️Bu durum garip karşılanıyor; mantıklı görünmüyor. Çünkü İsrail neden İran tarafından saldırıya uğrayan iki Körfez ülkesinde bombalama girişiminde bulunsun? Aynı tarafta olmaları beklenirdi. Ancak öyle değil. ▪️İsrail, İran’ın yanı sıra Katar, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman ve Kuveyt’e zarar vermek istiyor ve bunda başarılı oldu. ■ ABD dışişleri bakanı Marco Rubio'dan itiraf gibi sözler.! “İran'la savaş halinde olmamızın tek nedeni İsrail'in bizi buna zorlaması.” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisishow more

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci
46,228 次观看 • 5 个月前
🔴 ÖNEMLİ | Tucker Carlson, İsrail'in Türkiye ve Erdoğan'ı... Neden Sürekli Karaladığını Net Bir Şekilde Açıklıyor: "Onu Kontrol Edemiyorlar" Dikkatli jeopolitik izleyicilerini aylardır büyüleyen bir örüntü var: İsrail hükümetinin Türkiye’ye yönelik sürdürdüğü saldırgan karalama kampanyası. Eski ve yeni İsrailli üst düzey isimler, buldukları her mikrofonu Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kötülemek ve onu "tehlikeli bir adam" gibi göstermek için kullanıyor. Peki ama bunu neden yapıyorlar? Bağımsız gazeteci Tucker Carlson, bu ikiyüzlülüğü geçtiğimiz günlerde çok keskin bir şekilde analiz etti. Vardığı sonuç, sarsıcı olduğu kadar yalın bir gerçeği yansıtıyor. Bu durumun gerçek bir askeri tehditle hiçbir ilgisi yok; her şey, Türkiye’nin Tel Aviv ve Washington’ın bir vasal devleti (uydu devleti) gibi davranmayı reddeden egemen bir ülke olmasıyla ilgili. 📍En Büyük Günah: Egemenlik Batı diplomasisinde ve Orta Doğu jeopolitiğinde, ABD ve İsrail’in müttefikleri için yazılmamış tek bir kural vardır: Başını sallar, "evet" der ve emirleri yerine getirirsin. Bunu yapmadığın an, anında "tehlikeli" veya "radikal" olarak damgalanırsın. Tucker Carlson, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in ifadeleri üzerinden bu dinamiği acımasızca ifşa ediyor. Carlson durumu şu şekilde özetliyor: Bennett onun (Erdoğan’ın) tehlikeli olduğunu söylediğinde, aslında demek istediği şey şu: — O egemen bir liderdir. Bu durum, Erdoğan’a bir destek beyanı bile değildir; sadece gerçeğin tespitidir. Carlson burada turnayı gözünden vuruyor. Bennett gibi figürler için, kendi ülkesinin çıkarlarını ön planda tutan bağımsız bir lider, tanımı gereği bir düşmandır. 📍Tel Aviv’den Komut Almıyor Carlson, bu çarpıcı savunmasında bir adım daha ileri giderek İsrail’in hayal kırıklığını en basit haliyle tercüme ediyor. Ankara söz konusu olduğunda Tel Aviv’dekiler neden öfkeden kuduruyor? Carlson’a göre cevap çok basit: "Ona ne yapması gerektiğini söyleyemiyoruz. Onu kontrolümüz altında tutamıyoruz." İşte tüm bu karalama kampanyasının özü budur. İsrail müesses nizamı; Lahey’den Washington’a kadar Batılı liderlerin, kendileri parmak şıklattığı anda hazır ola geçmesine alışmış durumda. Ancak Türk Cumhurbaşkanı’nda bu mekanizma işlemiyor. Türkiye, ne kadar yüksek sesle bağırılırsa bağırılsın, başka bir ülkenin dış politikası tarafından dizginlenmeyi reddediyor ve kendi bağımsız rotasını çiziyor. Geçici Koalisyonlar ve Suriye Gerçeği Bu durum kuşkusuz, çıkarlar tesadüfen örtüştüğünde iki ülkenin asla iş birliği yapmadığı anlamına gelmiyor. Jeopolitik sonuçta dostluklara değil, sert çıkarlara dayanır. Carlson bu karmaşık gerçekliği açıkça kabul ediyor ve Suriye’deki duruma dikkat çekiyor: "Onu etkileyebiliriz; nitekim İsrail ve Türkiye'nin geçen yıl Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesi konusunda bir tür ilişkisi olduğu açıktı." Yani o spesifik anlarda birbirleriyle ortak paydada buluşabiliyorlardı. Ancak bu ortak hedefe ulaşıldığı anda, temel ve köklü uçurum yeniden su yüzüne çıktı. Carlson, analizini şu can alıcı tespitle noktalıyor: "...Ancak Türkiye ile ilgili asıl sorun, kontrol edilememesidir; işte bu yüzden İsrail için bir 'tehdit' olarak adlandırılmaktadır." Dolayısıyla "tehdit" kelimesi, aslında bir zayıflık göstergesinden ve istediğini yaptıramayan bir gücün duyduğu derin hayal kırıklığının kod adından başka bir şey değildir. Kaynak | İçerik : Michael DDC #SONDAKİKA #Iran #IranIsraelWarshow more

Ayşegül Akyüz Yahşi
12,596 次观看 • 5 个月前