KARAR ÇIKMADI! 🤐 Haliburton program bitmeden önce: 💬 “Gitmeden... önce kararını verdin mi? Şaka yapıyorum. Şaka yapıyorum. Henüz bir karar yok.” Ne makara adamlarsınız 😂show more

Her Şey NBA
12,107 Aufrufe • vor 2 Tagen
Ahahahaha:)) 😂 Özgür Özel, 4 saat süren MYK'dan sonra:... "Bir şey yok, yeni partinin adına karar verdik... Şaka şaka." 😂show more

Atilla Taş
269,096 Aufrufe • vor 5 Tagen
Olmaz Öyle Saçma Şey, 9 yıl aranın ardından Restart... sezonuyla geri dönüyor. Yeni sezon, programın 9 yıl önce yayınlanan ilk bölümündeki tartışmayla başlıyor: 24 fps mi, 25 fps mi? Aradan geçen yıllarda teknoloji nasıl değişti? Kare hızı, izleme deneyimini gerçekten ne kadar etkiliyor? Sinema ve televizyon neden farklı standartlar kullanıyor? Filmmaker mode nedir? Neden herkes toplanıp tek bir fps tipinde karar kılmıyor? Olmaz Öyle Saçma Şey’i özlediniz mi? ilkercanikligil Samsung Türkiye #gemini #isbirligishow more

flu
29,889 Aufrufe • vor 5 Monaten
Fenerbahçelinin sabrı da umudu da bittiği yerde yeniden başlar.... Yılgınlık yok, umutsuzluk yok. 2012 yılında, başkanın beraat kararını bekleyen insanların arasında ben de vardım. Bu videoyu da o günlerden çok sonra, tesadüfen gördüm. Henüz 19-20 yaşlarındaydım. Kendi hayatımın belki de en zor dönemlerini yaşıyordum. Avrupa Yakası’na geçecek param bile yoktu. Çocukluk arkadaşımdan borç para alarak bir şekilde alana varmış ve kalabalığın arasına karışmıştım. Karar açıklandığında oluşan coşkuyu asla unutamam. Sevinmeyi unutup etrafımı seyretmeye başladım. Ağlayarak birbirine sarılanlar, çığlık atanlar, kendini yere bırakanlar… Ne ararsanız o meydandaydı. O gün başkanı düzenin zindanlarından nasıl aldıysak, yine alırız. Gerekirse bir hikaye daha yazarız, biraz daha sabrederiz ama mutlaka alırız. Vazgeçmek yok, boyun eğmek yok. Hep birlikte direneceğiz.show more

Essien
18,039 Aufrufe • vor 6 Monaten
🚨🗣️ Michael Olise, “saha ritüeli” hakkında konuştu. 👀 “İnsanların... farklı şeyler söylediğini görüyorum… aslında o kadar derin bir şey değil. Benim için mesele sahayı anlamak. Her zemin farklı. Bazıları kuru, bazıları yumuşak, bazıları topu daha fazla tutuyor. Ben sadece zemini doğru şekilde hissetmek istiyorum ki nasıl oynayacağıma karar verebileyim… hatta bazen hangi kramponu giyeceğime bile. Ama bu aynı zamanda benim için her şeyi yavaşlatma anı. Gürültü yok, baskı yok… maç başlamadan önce sadece ben ve saha. İnsanlar buna ne derse desin, benim için bu sadece bir hazırlık.” ✨show more

FUTA
2,017,968 Aufrufe • vor 3 Monaten
3 deplasman ya da 19 Mayıs 2024’te Rams Park’ta... bulunmuş olma şartı konulsun. Düşünün; beraberliğin bile rakibini şampiyon yapacağı bir maçta, 20. dakikada takım 10 kişi kalmasına rağmen bir an bile inancını kaybetmeyen bir tribün vardı. Maç öncesi toplanmışken spor şubeden gelen haber şuydu: “Galatasaray şampiyonluğu ilan ederse kutlama bitene kadar kimseyi çıkarmayacağız. Sabah 3–4’ten önce çıkamazsınız.” Kimse bunu umursamadı bile. Herkesin tek derdi Fenerbahçe’ydi. O gün oradaki 2700 kişi tarih yazdı. Yalan yok, ben de gitme konusunda çok kararsız kalmıştım. “Beraberlikte bile şampiyon olacaklar, saatlerce izlenir mi bu senaryo” dedim. Sonra “Ne olacaksa olsun, Allah büyük” deyip önce Erdal Demir ve Salih Acikgoz ile karar verdik, ardından 10 kişilik bir ekip çıkardık. Çok şükür o gün yüzümüz gülerek ayrıldık. Hayatımda asla unutamayacağım deplasmanlardan biri. Sadece iyi gününde takımın yanında olmayı tercih edenler değil, Fenerbahçe’nin adının geçtiği her yerde olanlar o maçta tribünde yer alsın. Adem KÖZshow more

Eren Ocak
70,762 Aufrufe • vor 3 Monaten
"Türkiye'yi 23 yıldır yöneten iktidar, bir sabah yeni tehlikenin... ne olduğuna karar verir. İktidara göre "aile" saldırı altındadır. Aileyi tehdit edense lgbti+'lardır. Peki tüm aileler birbirine mi benzer? İktidarlar, bir kısım insanı tehdit olarak kodlarsa sonuçları ne olur? Sabah haberlerinin unutulmaz ismi İrfan Değirmenci, "korku şiddeti tetikler, insanlar bilmediklerinden korkarlar" diyerek dünyanın birçok yerinde faşizmin görünmez kılmaya çalıştığı hayatları ve aşkları kayıt altına almak istiyor. Bunu yaparken de önce kendi hayatını tüm cesaretini toplayıp okurlarına açıyor. Nefret suçlarının ve cinayetlerin sonlanmasına katkı sunmayı umut ederek...O sabahı bekleyerek..." Diyor bakalım💕 "Anne Bir Sabah İyiler Kazanacak" kitabım bir aksilik olmazsa yarın bazı kitapçılarda raflarda🙏🏽 Sesli kitap da çok yakında...show more

irfan değirmenci
279,440 Aufrufe • vor 11 Monaten
Bazılarınız biliyorsunuz, yakın zamanda bir kedi sahiplendim (Bastet, 2... aylık). Bu bebekle çok iyi gidiyoruz. Beni çok çabuk kabul etti ve harika bir ikiliyiz. Birbirimizin alışkanlıklarına da yavaş yavaş alışıyoruz. Bebek olduğu için çok hareketli ve bitmeyen bir enerjisi var. Aşırı ilgi istiyor ve bazen bilmeden canımı yakıyor (ufak tefek çizikler ve ısırığımsılar). Tabii ki bu bir sorun değil. Benimle oyun oynadığını biliyorum. Her anlamda hayatıma değer kattı, beni çok iyi hissettirdi. Yalnız bir sorum var. Tuvaletini yapmak için kutusuna gittiğinde doğal olarak kumu kazabildiği kadar kazıyor ve bunu yaparken etrafa kum saçıyor. Yüksek bir kutu almadım çünkü kolay erişebilmesi gerekiyor. Mümkün olduğu kadar çok kum koyuyorum ama dengeli, ne ağzına kadar dolu ne de az. Sizin kedinizde tuvaletten önce ya da sonra etrafa kum saçıyor mu? İşi bitince kutudan dışarı atladığında etrafa sıçrayan ufak tefek kumlardan bahsetmiyorum. Kazarken ya da kumu düzeltirken saçtığı kumlardan bahsediyorum. Bu normal mi? Bebek olduğu için mi böyle, ileride değişecek mi yoksa hep böyle mi olacak? Bir şeyi yanlış yapıyorsam düzeltmek istiyorum. Günde 3 kez kum temizlemek sorun değil. Sadece normal mi veya yanlış mı yapıyorum bilmek istiyorumshow more

Aris
15,831 Aufrufe • vor 2 Jahren
Sevgilisinin ya da eşinin kendisinden ayrılmasını bekleyerek ömür tüketen... o kadar çok insan var ki... Kendi iç dünyasında o ilişkiden çoktan kopmuş, tükenmiş ve “pati çekmeye” başlamış olsa da, o son adımı bir türlü atamıyor. Bazen gizli bir temenniyle; “Keşke bir hata yapsa, bir sadakatsizliğini yakalasam da ayrılmak için haklı bir gerekçem olsa” diye bekliyorlar. Aslında bu, özgürlüğün anahtarını başkasının eline teslim etmektir. Neden Kendi Kararın Olmalı? İçinde var olurken aşırı yorulduğun, seni tüketen bir yapıdan çıkma kararını dışsal bir nedene bağladığında, o hapishanenin kapısı asla tam açılmaz. Çünkü sen, alamadığın o kararın kölesi haline gelirsin. Çıkış için gereken aktif adımı diğerinden beklediğin sürece, kendi hayatının öznesi olamazsın. Seni gerçekten değiştirecek, fark ettirecek ve dönüştürececek olan yegane şey; • O adımı dışarıya doğru atmaya bizzat niyetlenmendir. • Bu süreçte çektiğin acıyı sahiplenmendir. • Aldığın riskler, yaptığın yanlışlar ve söylediğin sözlerin sorumluluğunu üstlenmendir. Başkası seni dışarı ittiğinde sadece yerin değişir; ama sen kendi kararınla çıktığında ruhun özgürleşir. Kendine Sor: “Neden hep aynı döngülere giriyorum?” diye hayıflanmadan önce şu soruları kendine dürüstçe sor: 1.Gerçekten çıkmak için bir karar verdin mi? 2.Bu uğurda bir mücadeleye girdin mi, risk aldın mı? 3.Hata yapmaktan korkmadan adım attın mı? 4.Yanlışını kabul edip “bir dahaki sefere daha farklı yapacağım” diyebildin mi? Unutma; başkasının sunduğu bir gerekçeyle dışarı çıkmak seni büyütmez. Seni büyüten, o kapıdan kendi iradenle geçme cesaretindir.show more

ümit karabulut
14,715 Aufrufe • vor 1 Monat
Güm… Güm… Güm… Sert toprağa vurulan kazmanın sesi kafamın... içinde yankılanıyor. Henüz 4 yaşındayken uyutulacak olan köpeğin, eskiden neşeyle koştuğu bahçeye mezarı kazılıyor. Vakti zamanında, Cane Corso almaya karar veren komşuya şöyle demiştim: "Bu köpek dikkat ve özen ister. Yetişkin hâle geldiğinde 50–60 kilo olacak; sürekli arka ayakları üzerinde zıplar ve merdiven çıkıp inerse, zamanla kalça displazisi ve eklem dejenerasyonu meydana gelir, sonunda felç olur. Bütün gün evde yoksun, yatalak bir köpeğe bakamazsın; böyle bir durumda ne yapacağını tahmin ediyorum. Eğer köpek alacaksan, küçük ırk tercih etmelisin." Komşu tabii ki beni dinlemedi ve bir Cane Corso yavrusu aldı. Köpek evin içinde yaşıyor, istediği zaman bahçeye çıkıyordu. Alan koruma içgüdüsü çok güçlüydü; müstakil evin üst katında yatarken dışarıdan bir ses duyduğunda koşarak merdivenlerden iner, bahçe duvarının kenarında zıplayıp havlardı. Her gün defalarca tekrarlanan bu hareketler yüzünden 4 yaşına geldiğinde kalçası ve arka bacak eklemleri tamamen çöktü. Ameliyat işe yaramadı, vücudunun arka tarafı felç kaldı. 60 kiloluk felçli bir köpeği yerinden bile kımıldatmak mümkün olmadığından, sonunda uyutmaya karar verdiler. Önce bahçeye mezarını kazıyorlar, sonra veterinere haber verip iğneyi yaptıracaklar. Bir anlık heves + Bilinçsizlik = Ölüm Çok iyi bir köpekti; beni severdi, ben de onu severdim. Gözümün önünde büyüdü. Gerçekten üzgünüm... #BirDostaVedashow more

Siyah Kedili Adam
19,428 Aufrufe • vor 7 Monaten
Arkadaşlar öncelikle Emre Uslu, PhD dan çok değerli bir... bilgi öğrendik! Cemaat 2010 yılında emniyetteki mahrem sorumlularına bir operasyon bilgisine ulaşıyor. Bunun üzerine bu mahremleri cemaatle ilişkilendirilmemesi için devlete memur yapmaya karar veriyor ve KPSS sorularını bu abilerimize veriyor. Tabi emre uslu bunu önce “ben bunun bağlamını da gerekçesini de ÖĞRENDİM” diyor! Tabi ben burayı yakalayıp üst üste vurgulayınca özelden mesajlar gidiyor kendisine ve bir anda bu benim yorumum diyor!(mesaj atanlardan biri odada mesaj attığını zaten söylüyor. Muhtemelen birden çok uyarı gelmiştir.) Dolayısıyla emre uslu odada iki kere söylediğini inkar etti buyurun oda kayıtları. Emre uslu İtirafçılık serisine yeni bir bilgi daha ekledi. Her ne kadar sonradan toparlamak istese de gerçekler ortada. Bu da esasında duygu durumunu ortaya koyuyor. Kendisine tavsiyem öfkesine yenilmesin . Her öfke ile kalktığında cemaat adına mutlaka bir şeyleri kırıyor. Yine konuşma içinde söylediği bir yanlış bilgiyi yine söylemedim dedi. Dolayısıyla ne söylediği ile ilgili çok emin olmadığını görebiliriz. Tüm bu tartışmalar Fehmi un KPSS sorusu almasıyla başladı, konuya MuradKarasoy girdi! Günün sonunda biz çok daha enteresan bir bilgi öğrenmiş olduk! Konu artık ne fehmi kul ne de murat karasoy! Cemaatin mahrem biriminin bir operasyonu ve bu operasyon için kullanılan KPSS hırsızlığı! Muhtemelen bu mahremleri gölgelemek adına sorular mahrem olmayan bazı bireylere de verilmiştir(bu benim yorumum herkesin mahrem olduğunu sanmıyorum) Alın size kılçıksız bir cemaat itirafçılığı şimdi güle güle üzerinde tepinin ZEKA KÜPLERİ!! Aylar önce söyledim bu odalar varken, cemaati savunduğunu iddia eden ağzı küfürlü yüksek zekalı troller varken! Epçi ye vs gerek yok! Epçiliğin kitabını yazıyorsunuz 🎩 çıkartıyorum👏👏show more

evetoyledir
14,983 Aufrufe • vor 26 Tagen
Merhaba herkes🙋♀️ Bu bir ben kimim paylaşımıdır 😗 Ama... önce bir önceki adresimin selo ile ilgili yazdıklarım sonrası PKK’lı sayfalarda “şikayet et” isimli organizasyon ve akabinde askıya alınma sebebiyle bu yeni sayfayi (kuzenimin fazla kullanmadığı sayfa) açtığımı belirtmek isterim. tekrar hoş geldim bence 🙆♀️ 86 Antalya doğumluyum, Çanakkale 18 Mart üniversitesi / güzel sanatlar ve Akdeniz üniversitesi sosyoloji mezunuyum. Bi süre İstanbul’da kolejlerde resim öğretmeni olarak, sonrasında’da 6 kıtada sokaklarda ya da şirketlere duvar boyayarak para kazandım, gezdim hayatı öğrendim. Anne dilim İngilizce ve İspanyolca yanında az da tayca ve Rusça biliyorum, Türkçem de fena sayılmaz. Ama yazarken zaman zaman devrik cümleler kuruyorum, bu sebeple kusura bakmayın. Bu arada annem Venezuela asıllı İngiliz. Hali hazırda easthamda yaşıyor. Babam 7 göbek Antalyalı. İyi bi borsacı olan babam sayesinde 2016 Temmuz (darbe haftası) yerlerde aldığım tüm hisseler hekts hariç elimde hala . Hektaş’ıda 2 sene önce 700 katı satıp şimdiki yaşadığım evimi aldım. Başlangıçta 2016’da yani babam satma artık sonu yok dedi, dinledim ve 24 ay önce her ay düzenli hisse bozarak kendi emekliliğimin kararını aldım. Sasa maliyetim 0.08 %700 sonrası 0.01 olacak. Link psdtc eregl tuprs isyat etyat vs maliyetlerim zaman zaman paylaştığım üzere nerdeyse 0 4 yılın sonunda ilk kez tarkm hissesi aldım. 3-4 sene sonra onuda bozmaya başlarım yavaş yavaş maaş için, o zamana kadar ellemek yok! Bekleyen kazanır, ama doğru şirkette bekleyen kazanır. Günlük düzenli spor yapıyorum, resim çiziyorum, borsa Ile ilgileniyorum, köpeğim çok zamanımı alıyor, yaz’ları beni koyduysan bul 🤦♀️ yüzüyorum, yürüyüş yapıyorum derken 24 aydır ne ara ne yaptım hiç anlamadım. Umarım sizde yaşarsınız bu durumu. Alanya’da yaşıyorum ama yalnız yaşadığım için ayrıntı vermemeye gayret gösteriyorum. 2016 dan beri sosyal medyam yok, ilk kez burayı açtım. 2016’dan beri sevgilim, ya da anlık ilişkilerim yok, düşün nasıl kazık yedim 🥲(erkekler kapatılsın 🙆♀️) 11 kuzenim var en iyi arkadaşlarım aynı zamanda hepsi Yarı İngiliz yarı Türk gibi görünsemde Türkiye’de yaşamayı tercih etmiş bi bayrak ve Mustafa Kemal aşığıyım. Siyasi görüşüm uzun süredir hepsine eşit uzaklıkta. Sevgimde tepkim’de zira en iyi siyasetçi ölü olandır felsefesini edinmeye başladım. Umarım Türk siyasi yapısı iktidarından, beceriksiz muhalefetine baştan sona tazelenir.🙏 Dizi izliyorum, Esra Erol izliyorum gündüz gece genelde evde olduğum için zamanımı spor gezi resim vs hariç tv karşısında geçiriyorum. DM lere bakmıyorum, zamanımda yok zaten zira günde 10 tane en iyi ihtimalle mesaj geliyo. Zaman zaman penis fotoğrafı falan da çıktığı için açmayı bıraktım dm’leri. Çorabını, iç çamaşırını vs satın aliymciler çoğaldı sma hastası bi çocuğa bağış makbuzu gönderirseniz adresinize postalarım çorabımı ne zevk alıyosanız artık 🤦♀️ Öyle işte, bende memnun oldum. İyi olun herkes 🙋♀️ Dipnot ; 45 milyona yakın etkileşim ile daha önce yanımda olduğunuz için fırsat varken teşekkür etmek istedim, hep olun 😊show more

Ece yıldırım
85,444 Aufrufe • vor 1 Jahr
$AOE DEĞERLENMEYE MAHKUM. Bundan birkaç ay önce Oxbull Telegram... gruplarında Agentic Open Economy'den bahsedildiğini gördüm ama açıkçası pek dikkatimi veremedim. Birkaç hafta önce start verilmiş bir proje olmasına rağmen, hatırı sayılır bir topluluğa ulaşmışlar ve o günden beri tahtayı tüm bu kaosa rağmen yukarı taşımışlar. Peki nasıl? #AOE aslına bakarsanız bir AI ajanı ve deneyimlediğim kadarıyla Telegram'da istediğiniz birine Base ağı üzerinden çok hızlı bir şekilde USDC ile "tip" (bahşiş) göndermenizi sağlıyor. Bunun ne anlama geldiğini anlayabiliyor musunuz? Telegram kanalımda artık tek tıkla istediğim takipçime USDC gönderebilirim! Siz de AOE Bot'unu kullanmak isterseniz tek tıkla bir depozito adresi oluşturabilir ve Base ağında içine bir miktar USCD gönderebilirsiniz. Yada birinin size tip göndermesi bekleyebilirsiniz. Ayrıca, bu tip gönderme işlemlerinde hiçbir ETH masrafı da yok. Sorduğumda ise bunun "x402 teknoloji sihri" olduğunu söylüyorlar. Doğal olarak şunu sorabilirsiniz: Eğer USDC gönderiyor ve işlem masrafları için de ETH tutmamız gerekmiyorsa $AOE'ye neden ihtiyaç var!? Aslında teknik açıdan gerek yok gibi; fakat her tip gönderiminden küçük (kimseyi rahatsız etmeyecek kadar) bir ücret (fee) kesiliyor ve bu ücretler ile marketten $AOE alınıp yakılıyor. Böylece token deflasyonist bir hâl alıyor. Takım dâhil kimseye ücretsiz token verilmemiş; yani AOE istiyorsanız marketten almak zorundasınız. Bu yüzden fiyat, bu kaos ortamına rağmen tırmanmaya devam ediyor. Sadece 24 saatte %54'ten fazla yükseliş var. Ben bir miktar aldım ama size alın diyemem. İnceleyin, botu test edin ve alıp almayacağınıza kendiniz karar verin. Bot şu anda test grubu içinde kullanılıyor ama yakında herkese açılacak.show more

Veli Mutlu
19,716 Aufrufe • vor 8 Monaten
⚖️Yazdığı makalede hukuka aykırı delille ilgili belirttiği her hususun... Bylock için de geçerli olduğunu bilip, aşağıdaki konuşmaları yapabilmek de çok ayrı bir seviye! ⚖️Her Videoya Ayrı Ayrı Bakalım! Video 1⃣: Adli yardımlaşma yapılmadan ve daha önemlisi bu konuda verilmiş bir hakim kararı olmadan Litvanya'daki bir sunucuya el konulabilir mi? Hakim tarafından verilmiş bir arama kararı ve bu karara istinaden yapılacak bir arama sonunda elde edilmiş delil olmadan el koyma işlemi yapılabilir mi? Kaldı ki, Ankara savcılığının sulh ceza hakimliğinden talep ettiği husus el koyma değil, imaj alınmasına ilişkindir. Dolayısıyla, sn. Şen'in el koyma kararını görmemesi son derece normaldir. Zira böyle bir karar yoktur ve olamaz! Mevcut tablo bu yönüyle çok ilginç ve bir o kadar da absürttür! Yani, hakim tarafından verilmiş bir arama ve el koyma kararı olmadan, CMK'ya uygun şekilde elde edilmemiş Bylock verileri üzerinden imaj alma talebinde bulunulmuş ve bu talep kabul edilmiştir. Daha önce başka bir örneği olmayan bu hukuksuz uygulamayla ilgili bugüne kadar bir Allah'ın kulu akademisyen "böyle şey mi olur" diyememiş, Yargıtay ve AYM de bu emsali görülmedik hukuksuzlukla ilgili sorun görmemiştir. Ardından, daha şimdiden AİHM tarafından verilecek en az 10 bin 7. madde ihlali kapıdadır. Bu ihlallerden, böylesi bir hukuksuzluğa dahi ses çıkar(a)mayan akademisyenlerin de sorumlu olmadığı söylenebilir mi? Video 2⃣: Bylock iddiacılar nazarında "üye kayıt defteri gibidir kardeşim" dedikten sonra; "bu işin başlangıcında şuradaydı, buradaydı, oraya girip te yine tartışmalara sebebiyet vermek istemiyorum. Şurada bulundu, efendim bunu MİT buldu, efendim adli kolluk buldu, buna el koyma yapıldı, karar alındı bunlara da girmek istemiyorum" diyebilmek nasıl bir vicdan, hukuk ve daha vahimi CMK bilgisinin neticesidir? Girmek istemediğiniz, daha doğrusu giremediğiniz hususlar olmadan bir delilin hukuka uygun olup olmadığı nasıl anlaşılabilir? Bu söylediklerinizin tamamı, özellikle dijital bir delilin elde edilmesinde olmazsa olmaz hususlar değil midir? Şunu mu diyorsunuz sn. Şen; "benim takip ettiğim dosyalarda her delil hukuka uygun elde edilmeli, ancak konu Bylock olunca, CMK'yı falan karıştırmayın kardeşim, iddiacılar nazarında Bylock üye kayıt defteridir ve nasıl elde edildiğinin bir önemi yoktur!" Eğer böyle demek istemiyorsanız, aşağıdaki sözlerinizi; eğer böyle demek istiyorsanız, yazdığınız yazıyı nereye koyacağız! Video 3⃣: Hukuka uygun delillerin kullanılabileceğini ve MİT'in elde ettiği delillerin istihbari mahiyette olduğunu söyleyip; "eğer böyle bir şey varsa kesinlikle itiraf etmesinler, söylemesinler, o delillerin hukuka uygunluğu da tartışmalıdır" demek nasıl bir akıl verme ve yol göstermedir? Bunu hangi vicdan ve hukukçu olduğunu söyleyen kişi kabul edebilir? MİT, Bylock'la ilgili hazırladığı Teknik Rapor'da, sizin saklanmasını istediğiniz şeyleri söylediği gibi başta AYM' olmak üzere tüm mahkemeler de söylüyor. O zaman sizin derdiniz ne ola ki, herkesin alenen itiraf ettiği bir şeyi gizlemeye çalışıyorsunuz? Bu sözlerinizle yönlendirdiğiniz ve akıl hocalığını yaptığınız öğrencilerinizin sebep olduğu hak ihlallerinden sizin sorumluluğunuz olmadığını mı düşünüyorsunuz? Ersan Şenshow more

Dr. Ufuk YEŞİL
25,984 Aufrufe • vor 8 Monaten
Çağla Tuğaltay İstanbul’da, 2000 yılında, daha 14 yaşındayken, okuldan... eve gelir gelmez, üzerinde okul önlüğüyle, ailesinin evinde öldürüldü. Olay yeri resimleri betimlemelerine göre, katil saldırıyı Çağla’nın abisinin odasında yatak üzerinde gerçekleştirdikten sonra, bir müddet Çağla’yı “sağ tarafına doğru” yatırıp beklemiş yorumu yapmıştık. Elinde resim olanlar bakabilir gerçekten o şekilde mi? Eylemi ve ortamın durumunu tarif etmek istemiyorum. Ama önemli bir husus şu, Çağla’nın eyleme maruz kalması akabinde direkt sırt üstü yatırılmadığı anlaşılıyor. Kanın bu şekilde sağ tarafa akar vaziyette kurumuş, yüzün sol tarafının sağa nazaran temiz olduğu söylendi. Buradan çıkan yorum şu oluyor: Katil ya da katiller, artık ne yapacaklarına karar verdiklerinde Çağla’yı sırt üstü yatırıp, olay yerine tecavüz süsü vermiş olabilirler. Bizim önceki yorumumuz bu yöndeydi. Ama Çağla’nın hangi yönden saldırıya uğradığının konuşulduğu 17 Nisan 2025 tarihli şu yayını dikkatle tekrar izleyince allak bullak oldum… Şimdi söylenene bakın… Ben mi yanlış hatırlıyorum, babanın yan yatan Çağla’yı sırt üstü çevirdiği bilgisi resmi tutanaklarda veya ailenin anlatımlarında var mıydı? Bu bilgi doğruysa çok önemli… Baba Çağla’yı bulduğunda gerçekte yan tarafına yatar vaziyetteyse, sadece sırt üstü çevrilmekle olay yeri inceleme polisinden önce “nasıl bulunduğu sözde tecavüz pozisyonuna gelebildi?” Baba “neden” olay yeri inceleme polisinden önce eve gelip Çağla’nın bedenini çevirsin? Yaptıysa bu büyük müdahalesini resmi mercilere anlattı m? Daha önce paylaştığım bir yayın videosunda “Biz katil elini yıkadı diye düşünüyoruz ama belki baba ellerini lavaboda yıkadı” demişti ailenin çok sevdiği diğer bir haberci. Acaba bu söylem babayı mutfak penceresinde gören tanık iddiasından önce mi sonra mı oldu? Yayın tarihini bilmiyorum. Bir de katilin yaptığını düşündüğümüz hareketlerin altından neden hep aynı aile ferdi çıksın? Neden Çağlayı sırt üstü çevirip bacaklarını imkansız bir duruşla uzatmış pozisyona getiren ve lavaboda ellerini yıkama ihtimali olan kişi baba olsun? Neden alt kat otomat düğmesindeki kan bulaşığı olan parmak izi babaya ait olsun? Neden babayı elinde büyük bir bıçakla üzeri kanlı vaziyette balkonda gördüm diyen tanık yalan söylüyor olsun? Neden olay yerinde babanın kanlı ayak izi olma ihtimali olsun? Çok canım sıkkın… Sağdan sırt üstü çevirmekle o kızın bedeni öyle bir duruşa nasıl bürünür kafam almıyor…. Peki lavaboda kanlı eller (ve yüksek ihtimalle cinayet silahı da) yıkanmışsa, apartman merdivenlerindeki damlamış kan neden? Yıkanmış ellerden de, kurumuş kana dokunmaktan da apartman zeminine böyle heterojen kan damlaması mümkün mü… Bu başka bir ihtimali daha akla getirir: Bir kişi elini yıkadı ve mutfak lavabosu bataryası kan oldu, ama diğeri ellerini bile yıkamadan olaydan sonra hemen kaçtı veya Çağla’nın yanında gördüğü erkek arkadaşını da yakalamaya gitti… Çünkü olay saati Çağla’nın erkek arkadaşını kaçarken gördüğünü ifade eden bir tanık var. Yine olay yeri resimleri anlatımlarında ve açık kaynaklarda yer alan olay yeri fotoğraflarına bakılırsa da katil sayısının en az iki olduğu düşüncesi güçleniyor, çünkü yatağın sağ tarafı dağılmış, birinin o tarafta durup Çağla’yı tutmuş ve ayaktaki bir başkasının da eylemi gerçekleştirmiş olduğu görünümü var. Çünkü sadece sıçrama değil, çalışma masası önünde yerde damlama kan olduğu da söyleniyor. Bazen gerçekler çok gözünün önündedir, o yüzden göremezsin, diye mi düşünelim…show more

Tuğba Balkan Tercanlıoğlu
44,007 Aufrufe • vor 10 Monaten
YÜREK VE BEYİN ARASINDA SIKIŞMIŞLIK Hacettepeliler bilir, anatomide Doğan... Taner hocamız vardı.. Amfiye asistanlarıyla bir komutan edasında, her basamakta topuklarının sesi duyulacak şekilde yavaş yavaş inerek girerdi.. Nöro komitesinde "beyin" konusunu anlatmaya başlamadan önce sessiz ve hafiften titrek hepimize bir süre bakar, sonra o kendine özgü sesiyle "göğsümüzde taşıdığımız kalp dediğimiz organ duygularımızla yaşamımızı yönlendiriyor sanırsınız, oysa ki o iş öyle değildir, asıl karar verici olan kafatasımız içindeki beyindir" diyerek devam ederdi.. Hepimiz yaşamımızda, doğru ve yanlış kararlarımızda, çok kez yüreğimiz ve beynimiz ya da bir başka deyişle, duygularımız ve mantığımız arasında gidiş gelişler yaşamışızdır.. Yüreğinin sesiyle özgürce yürüyüp gitmek mi, yoksa mantığının sesiyle adımlarını sayarak yürümek mi? Bu bir seçim meselesi kuşkusuz.. Hatalar genellikle yüreğin bir eseriymiş gibi görünür, çünkü yürek sınırsız bağımsızlık ister, çok da yerinde duramaz, "delidolu" gidiş gelişleri vardır, pişmanlıkları çoktur.. "İyi ki yapmışım" dediklerimiz ise, beynin süzgecinden geçip durulaşmış kararların bir sonucudur.. O süzgeçler yılların yaşanmışlıklarının birikimidir, aklımızdan geçenler birinde olmazsa diğerinde takılarak iyice süzülür, "damıtık" ve altında "ben" imzalı kararlarımız, yolumuz ve yönümüz olur.. O yüzden, düşünmeden kısa zamanda verilen kararlar genellikle beynin süzgecinden yeterince geçmediğinden biraz da "genelgeçerdir", çoğunluk ne tarafa yürüyorsa yüzü de oraya dönüktür, çabuk da unutulur.. Büyük doğumlar ise, yürek ve beyin arasındaki sıkışmışlıktan kaynaklanır.. İkisi arasında inanılmaz gidiş gelişler olur, bir gün biri haklı çıkarken ertesi gün diğeri doğruymuş gibi ayağa kalkar, günler geceleri kovalar, sonunda bu uzun içsel kavgadan "ilkeler" doğar.. "İlke"; yürek ve beyin uzlaştığı, kucaklaştığı yerdir.. İlkeli olanın yolu düzgündür, kafası nettir, düşünceleri ân'a göre değişmez uzun erimlidir..show more

Prof. Dr. İrfan Serdar Arda
13,136 Aufrufe • vor 3 Monaten
Kaynaklarımıza göre ABD, Venezuela senaryosuna benzer şekilde İran'daki yönetimin... değiştirilmesi üzerine çalışmalara başladı. Amerikalılar, İranlı siyasetçiler ve Ayetullah'ın çevresi içinde bir darbe teşkil edecek aktörler bulabileceklerini ummaktalar. ABD, İran'da savaş ihtimalini son seçenek olarak masada tutuyor. Savaş seçeneğinden önce, İran'ın toprak bütünlüğünü koruyarak laik bir yönetimin yeniden tesis edilmesi üzerine çalışıyorlar. Şüphesiz ki bu, ABD için en elverişli senaryo. Zira İran'ın ekonomik ve siyasi potansiyelinin korunması anlamına geliyor ve bu şekilde İran'ın potansiyelinin "doğru yöne kanalize edilmesi" (yani kendilerine) imkanı doğuyor. Bize göre İran'da bir turuncu devrim senaryosu zor. Çünkü dini ve etnik temelli bir anarşi, ülkedeki durumu Batı'nın kontrolünden tamamen çıkarabilir. Amerikalılar da böyle bir senaryoda Çin'in İran'daki petrol terminalleri ve limanlarını (yani kendi yatırımlarını) korumak amacıyla önleyici biçimde güç gönderebileceğinden endişe ediyor. İsrail ise daha radikal bir tutum benimsemekte. İran'ın bombalanmasını, petrol altyapısının yok edilmesini, rejimin devrilmesini ve fiilen ülkenin toprak bütünlüğünün parçalanmasını savunuyor. Bu tür adımlar İsrail'i bölgede kuşkusuz güçlendirecek ancak İran'dan kaynaklanacak büyük göç dalgası ve çeşitli radikal İslamcı ve aşırıcı unsurların türemesi, Orta Doğu ve Avrupa'yı aşırı derecede istikrarsızlaştırma riski taşıyor. ABD ise bugün bunu hiç istemiyor. İsrail'deki kaynaklarımıza göreyse Yahudiler, yakın dönemde İran'da yeni ve geniş çaplı bir protesto dalgası beklemekte. Onlara göre Tahran, iktidarı elde tutma konusundaki ivmesini kaybetti. İran'da Starlink'e erişiminin yeniden tesis edilmesi üzerine çalışıyorlar ve ardından protestolar daha da kitlesel hale gelecek. Fakat İran'da şu ana kadar ne parlak muhalif liderler, ne de halk cephesinden öne çıkan "direniş figürleri" görüldü. İran'da yaşanan her şey, sadece birikmiş yorgunluğun kendiliğinden bir dışavurumuydu. Bu sebeple de şu an protestolar bitti. 80'li yıllarda ABD'de, hangi rejimlerin daha dayanıklı olduğu (demokratik mi komünist mi) konusunda yoğun tartışmalar yürütülüyordu. O dönemde komünizmin başarısızlığı henüz bu kadar açık olmadığından, yanıt net değildi. Daha otoriter ülkelerin vatandaşlarına, demokrasilerdeki protestolar rejimin yakında çökeceğinin ve devrimin habercisi gibi görünür (çünkü otoriter ülkelerde protestolar başladığında çoğu zaman gerçekten böyle biter). Demokrasilerde yaşayan insanlar ise otoriter ülkelerdeki protestoları, günlük hayattaki bir aksaklığın mutlaka bir öfke dalgası yaratacağı düşüncesine kapılır (çünkü demokrasilerde genellikle böyle olur). İşte yanılsama da buradan gelmekte.show more

Terlan Aliyarbeyov 🎖🎖🎖🎖🎖
13,108 Aufrufe • vor 6 Monaten
📢EMEKLİ VE EYT İLE İLGİLİ ÖNEMLİ ! ➡️Hazine ve... Maliye Bakanı Mehmet Simsek Kendisinden önce uygulanan ekonomik yanlışları dile getirip çoğaltacağına👉 BAKIN BURASI ÇOK CAN ALICI!👉 👉#Eyt evet yanlış okumadınız #EmeklilikteYaşaTakılanlar yasasının çıkmasının ekonomik dengeyi bozduğunu ifade eden net cümleler kullandı. ➡️Vee Emeklilerle ilgili kafa karıştıran açıklamalarda bulundu. ➡️Mehmet Şimşek,katıldığı tv programında, gerçekçi ekonomi politikaları uygulanması gerektiğini izah ederken, PEK GERÇEK OLMAYAN bazı tespitler yapmış bulundu. ➡️Daha önce uygulanan ekonomik yöntemleri hafif kinayelerle geçiştirdi.Sanki depremden önce hersey güllük gülistanlıkmış gibi, ekonominin bozulmasına depremin sebep olduğuna inandırmaya çalıştı.(tabiki etkisi vardır,ama...) ➡️Kendisinden önce uygulanan ekonomik yanlışları dile getirip çoğaltacağına👉 BAKIN BURASI ÇOK CAN ALICI!👉 👉#Eyt evet yanlış okumadınız #EmeklilikteYaşaTakılanlar yasasının çıkmasının ekonomik dengeyi bozduğunu ifade eden net cümleler kullandı. ÇOK CAN ALICI VE HİÇ GERÇEKÇİ OLMAYAN BİR ALGI AÇIKLAMASIYDI BU! ❗#EYT anasının ak sütü gibi helal,kendi ödediği primlerin karşılığında #Emeklilik hakkını kazanmış ve emekli maaşını almayı HAK etmiş milyonlardır.Anayasal haklarını elde etmiş örnek bir mücadeledir! ⚠️BURADAKİ CAN ALICI GERÇEKÇİ OLMAYAN ASIL GERÇEK DE ŞU ➡️ EYTlilere hak ettikleri halde yıllarca ödenmeyen #Emeklimaaşları sayesinde ekonomi ayakta tutulmaya çalışılmıştır ❗Eytlilerin yıllarca maaşları ödenmeyerek ekonomik denge kurulmaya çalışılmıştır.BUNDAN DAHA GERÇEK NE OLABİLİR. Ve en önemlisi ⚠️➡️önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'in TBMM'de kayıtlara geçen konuşmasında "Yasa...5000 Prim günüyle çıkacaktır..." sözüne rağmen #EytYasası eksik çıkarılmış ve var olan #3600Kısmi emeklilik hakkı gerçek dışı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. ➡️İnsanlar 5000 prime göre borçlandırılmış fakat emekli edilmemiştir. Sayın Mehmet Simsek Buradaki artı yaratılmaya çalışılan ve emekçi üzerinden yapılan 'yanlış' ekonomik hesapları mutlaka görüyorsunuzdur.Ama şunu bilin ki #Eytliler de bunu görebiliyor... ⚠️➡️Gelelim #Emekli yi ve işçiyi enflasyona ezdirmedik açıklamanıza ➡️Yanlış ücret uygulamaları dediniz fakat bu konuyu tam açamadınız. Alım gücü düşen ve bir anda günlük yaşamında adeta #deprem etkisi yaşayan, çalışan ve emeklilerimize mi yanlış ücret uygulaması yapıldı? Bu bir itiraf mı? Yani gerçek enflasyona rağmen yapılması gereken doğru ve gerçekçi zamlar yapılmadığını mı anlatmaya çalıştınız? ⚠️Ya da yok;yine ve yine bir kesim milyarlar kazanırken,vergileri silinirken,deprem bağışları bile vergiden düşürülürken,dolar kuru oyunlarıyla ekonomi çökertilirken ve kimlerin zenginleştirildigi ortadayken;sabır ve dayanışma diye dayattığınız #Emeklilerimize ve çalışanlara yapılan-yapılamayan küçük maaş artışları mı ekonomiyi bozdu⁉️ ⚠️❗Daha önce EYTlilerin yıllarca verilmeyen maaşları gibi;şimdi de EMEKLİLERİN MAAŞLARINA GEREKEN #İntibak, kök maaşa #SeyyanenZam ve GERÇEK ENFLASYON FARKI gibi düzenlemeleri yapmayarak mı destek istiyorsunuz ❓ ⚠️Tabii bir de seçim meselesi var! Belediye seçimleri... Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul,Ankara ve diğer büyük şehirlerin belediye yönetimlerini kazanmak istiyor.Bu gerçeği de size hatırlatmış olalım ➡️⚠️ve sizden #Emekliler için acilen KISA VADELİ BİR PROGRAM (KVP) beklendiğini belirtelim. ➡️Daha yazacak çok şey var emeklilerimizin dramlarıyla ilgili,fakat şimdilik bu verileri hatırlatalım,sonra yine yazarız isterseniz Saygılarımızla Bu arada Sayın Erdoğan'ın bu videodaki cümleleri de çok manidar değil mi🤔⬇️⬇️⬇️🔽📢🔻🔻🔻🔽🔽show more

E TV TÜRKİYE
45,341 Aufrufe • vor 2 Jahren
Dikkat ‼️ Memleketi domuzlar basmaya başladı, ne haber oluyor-ne... kimse umursuyor-ne kimse önlem alıyor ‼️ Annemleri mübarek cuma günü için aradım, akrabalarımız onları ziyarete gelmiş (Ayvalık) Abla, Ege bitmiş-yaşanmaz oralarda diyordun ya, hakkaten öyleymiş dedi. Bodrum'da bir tatil kompleksinden yer ayırtmışlar, sabah saati otele varmışlar. Her taraf domuz abla diyor. Otelin dışındaki çöplerin orda, otelin bahçesinde, sürüler halinde domuzlar ! Şok olduk. Rezervasyon yaptırmaya gittiğimiz yerde, erken geldiniz giremezsiniz, dediler. Biz de domuzlar bizden önce gelip-girmişler ama! Zaten girmeyeceğiz-iptal edin dedik. İptal etmediler, paramız yaktık-çıktık, abla diye anlattılar. Fotoğraflarını çektiniz mi, bunlar önemli konular dedim. Abla, çekmedik ama bilgin olsun insanlar zaten instagrama videolarını koymuşlar, bir de bu konuyu herkes normalleştirmiş. Biz, tepkimizle anormal karşılandık dedi 😳 Köpekler toplandıktan sonra Ayvalık sokaklarında da, geçen Mayıs ayında domuzları gördüğümü söylemiştim.Bir kaç paylaşım yapmıştım. Üniversite öğrencisi bir mimar kardeş bizdeydi, ona anlattım. Köpekleri toplarlarsa,domuzlar basar ! Daha bu başlangıç, millet başına neler gelebileceğinin farkında değil, deyip söyleniyorum. Acaip sinirlendim. Evet abla, bizim üniversiteyi de domuzlar bastı bir ara, demez mi ? Ne oldu,ne zaman diye sordum: -- Aynı dediğin işte, köpeklerimiz vardı. Besliyorduk. Sonra topladılar ve çok domuz indi. Acaip domuz vardı.. Dedi. Eee, sonra ne oldu diye sordum. Köpekler geri gelmiş ve domuzlar gitmiş. Sizlere bunu yazmadan önce araştırma yapmak için instagrama " Bodrum Domuz " yazdım. İnanılmaz! Bodrum-Marmaris-İzmir- Kuşadası ... Bir kaç dakikalık aramada binlerce domuz sürüsünün olduğunu gördüm ‼️😳 Aşağıda paylaştığım iki video instagramdan indirdiğim iki örnektir. Bu millete ne oldu böyle ‼️ Neyi normalleştiriyorsunuz farkında mısınız ⁉️ Kaç defa uyardım- Köpekleri toplarsanız domuzlar - sıçanlar basar ortalığı diye ‼️ O domuzlar o sıçanlar var ya onların üstünde korkunç mikroplar var ‼️ Bulunduğunuz yerde domuz sıçan olursa, bak bu sefer çok açık söyleyeyim: Veba olur - Cüzzam olur - Bilmem ne yabancı isimli korkunç yaralı hastalıklar olur ‼️ Bu paylaşımı yoruma kapatacağım. Köpeklerin toplanması ve de hatta itlafı için " Para ile tutulan" terbiyesiz-seviyesiz trol ordusu ile kendi sayfamda uğraşamayacağım. Milli Şuur; Köpek ve Kedilerin toplanması hakkında alınan yanlış karar için bir araya gelmek zorunda ‼️ Eğer bu yanlıştan dönülmezse en fazla 2028-2029 yılında korkunç yaralı hastalıklar başlar ve yayılır ‼️ Bu seferki konu görünmeyen virüs değil, domuzlar ve sıçanlarla gelenler olur ve bugünkü Rockefeller tıbbi bir halt beceremez. Bak, ciddiyim ‼️ Daha maske olayı çıktıktan 2 hafta sonra uyarmaya başladım. Aşı olmayın, olduysanız hacamat olun diye yıllarca seslenip durdum. Hukuk, Tıp, Siyaset ve Akil adamlara ulaşmaya çalıştım. Graphane Fullerenlerin yayıldığını, içindeki ksenojonik hücreleri (Siz mikrop anlayın) inanılmaz bir hızla çoğalttığını anlatıp göstermeye çalıştım.Kalp Krizi, Beyin Kanaması, Kanser ve vücut yaralarının olabileceğini binlerce kez yazdım. Hayatımın 4 -5 yılını gömdüm! Ünlü olmaya, bir pare almaya falan çalışmıyorum! Hatta daha fazla öne çıkmak kesinlikle istemiyorum. Bunun için değil, bu işin ne kadar korkunç olduğunu bilmek durumunda kaldığım için onca yazıp çizdim. ALLAH hesabını sorar benden diye, ALLAH 'tan korktuğum için yazdım. Niye bu kadar uzatıp-keskin yazıyorum, biliyor musunuz? " MİLLET AŞILI VE GRAPHANE FULLERENLER VÜCUTTA YETERİNCE MAYALANDI. VE GRAPHANE FULLERENLER MİKROPLARIN SAYISINI + BOYUTSALLIĞINI, 2-3 YILDA YAKLAŞIK 3000 KAT ARTTIRIYOR " SİZE ANLATIP GÖSTERMIYORUM DİYE GÖZLEM VE İNCELEME YAPMADIĞIMI SANMAYIN.ANKARA'DA ÇOK ETKILİ VE YETKİLI BİR MERCİYE KANITLARI BIRAKALI 7-8 AY OLMUŞTUR TAM OLARAK KONUNUN NE KADAR CİDDİ OLDUĞUNU DOMUZLARA ANLATAMAM ‼️ SİZ ANLAYIN ‼️ Vesselam.show more

Serpil Özkan
29,757 Aufrufe • vor 1 Tag
Piyasa Yine Neden Düşüyor? Anlatayım... Lütfen sonuna kadar okuyun.... Bitcoin bir anda 2021'deki rekorunu kırdı ama aşağı doğru, 65 bin dolara düştü. Altcoinler serbest düşüşte. Altın çakıldı sanırsın memecoin gibi. Gümüş yüzde 16 kayıp verdi. Hisse piyasaları kızıla döndü ve petrol fiyatları dibe vurdu. Peki neden? Herkes farklı bir hikaye anlatıyor. "Epstein Satoshi çıktı, herkes sattı" diyenler var. "Saylor iflas edecek" diyenler var. "USDT depeg olacak" diyenler var. "Quantum Bitcoin'i öldürecek" diyenler var. Hatta "Tom Lee Ethereum satacak" diyenler bile var. Ama bakın, bu hikayelerin hiçbiri tek başına bu çöküşü açıklamıyor. Asıl mesele başka. Size üç şeyle göstereceğim, sonra siz karar vereceksiniz. Birinci sebep: Her şey aynı anda düşüyor ve bu normalden çok farklı. Normalde piyasalarda bir denge vardır. Bir şey düşerken diğeri yükselir. Bitcoin düşer, altın yükselir derler. Hisseler düşer, tahviller yükselir. Ama bu sefer her şey birlikte çöküyor ve bu çok garip bir durum. Bitcoin 65 bin dolara kadar geriledi, son 24 saatte yüzde 11 kayıp. Ekim ayında 109 bin dolardaydı, bugün 65 bin. Yüzde 40 kayıp yani. Altın geçen hafta 5,418 dolara rekor kırdı ve herkes "güvenli liman" diyordu. Bugün 4,771 dolar. Yüzde 12 düşüş. En keskin tek günlük düşüş 1983'ten beri, yani 40 yıl önce. Gümüş daha kötü durumda, yüzde 16 çakıldı. Petrol yüzde 5.5 düştü. Hisse piyasalarına bakarsanız Nasdaq yüzde 1.4 düştü, Dow Jones yüzde 0.3 düştü. Bu ne demek biliyor musunuz? Yatırımcılar artık "güvenli varlık" aramıyor, "nakit" arıyor. Borsalar teminat tamamlama çağrısı yapıyor, yani "hesabınızda yeterli para yok, pozisyonunuzu kapatın" diyorlar ve insanlar zorla satıyor. Ellerindeki her şeyi satıyorlar çünkü başka çareleri yok. Altın satıyorlar, gümüş satıyorlar, Bitcoin satıyorlar, hisse satıyorlar. Neden böyle bir şey oluyor? Çünkü piyasada güven yok. Likidite kuruyor ve herkes aynı anda kapıya koşuyor. Panik var. İkinci sebep: Korku yaratan haberlerin bombardımanı ve hepsi aynı anda geldi. Tesadüf mü? Bilmiyorum. Ama zamanlama çok iyi, piyasa zaten kırılgandı ve üstüne bunlar geldi. Epstein Satoshi hikayesi ortaya çıktı. 30 Ocak'ta Epstein belgeleri açıklandı, tam 3.5 milyon sayfa. Sosyal medyada "Satoshi Nakamoto belgelerde var" diye dolaşmaya başladı. "Epstein Bitcoin'i yarattı" teorileri patladı, "CIA Bitcoin'in arkasında" diyenler çıktı. Gerçek mi? Bilmiyorum açıkçası. Belgelerde isim geçmesi Bitcoin yaratıcısı olması demek değil ama sosyal medya patladı ve insanlar panik yaptı. Saylor iflas edecek hikayesi yayılıyor her yerde. MicroStrategy'nin 712 bin Bitcoin'i var ve ortalama alış fiyatı 76,037 dolar. Bitcoin şu an 65 bin dolar, yani şirketin elindeki Bitcoin pozisyonu şu an zarar ediyor. 900 milyon dolardan fazla kağıt üzerinde zarar var ve bu ilk defa oluyor. Hisse senedi 8 aydır düşüyor. "Saylor batacak" diyorlar. Ama gerçekten batacak mı? Hayır, çünkü borçları 2028-2030 vadeli, yani 2-4 yıl sonra ödeyecek ve şu an acil bir ödeme yok. Toplam borç 8.24 milyar dolar ama Bitcoin varlıkları 53.5 milyar dolar, yani rahat aslında. Ama haberleri okuyan satıyor çünkü gerçek önemli değil, algı önemli. USDT depeg olacak korkusu büyüyor. Tether 0.9980 dolara düştü, 5 yılın en düşük seviyesi bu. Normalde USDT 1 dolar olmalı ama 0.9980. Küçük bir fark gibi görünüyor ama piyasanın yüzde 68'i USDT kullanıyor, yani çok büyük bir stablecoin biraz kayarsa piyasa panik yapıyor. USDT'nin rezervlerinde şeffaflık yok, bağımsız denetim yok, sadece "attestation" var ve Bahama'daki bankalarda para tutuluyor. Avrupa'da Binance ve Kraken USDT'yi borsalarından çıkardı. Riskler var, depeg olur mu bilmiyorum ama korku var ve korku piyasayı düşürüyor. Quantum Bitcoin'i öldürecek hikayesi de var. "Quantum bilgisayarlar gelişiyor, Bitcoin'in şifrelemesi kırılacak" diyorlar. Gerçek mi? Hayır, en azından önümüzdeki 10 yıl için değil. Ama her büyük düşüşte bu haber çıkar ortaya ve insanlar korkar, satarlar. Tom Lee Ethereum satacak hikayesi de dolaşıyor. Tom Lee "ETH satacağım" dedi mi demedi mi bilmiyorum ama herkes konuşuyor. Bakın bu korku yaratan haberlerin hepsi aynı 48 saat içinde ortaya çıktı. Epstein belgeleri açıklandı, Saylor zarar etti haberi yayıldı, USDT düştü, Quantum haberleri patladı, Tom Lee söylentileri başladı ve hepsi aynı anda. Piyasa zaten kırılgandı, üstüne bunlar geldi ve herkes panik yaptı. Üçüncü sebep: İş verileri çok kötü ve Fed hala sıkı duruyor. Ocak ayında 108 bin kişi işten çıkarıldı. Bu rakamı en son ne zaman gördük biliyor musunuz? 2009 yılında, finans krizinin tam ortasında. Özel sektör Ocak'ta sadece 22 bin iş yarattı ve bu 2003'ten beri resesyon dışında görülen en düşük rakam. İşsizlik yüzde 4.5'e çıkacak bekleniyor. İş piyasası kıt kanaat durumda, şirketler işe almıyor, çıkarıyor çünkü sipariş defterleri boşalıyor. Özellikle Çin ve Avrupa'dan siparişler iptal ediliyor, tüketici harcaması yavaşladı ve şirketler maliyet kısıyor. Fed ne yapıyor peki? Faiz indirmiyor. Neden? Enflasyon tekrar yükseliyor diye. Ama bakın iş verileri kötü, resesyon sinyalleri var ama Fed yine de sıkı duruyor. Piyasa bunu görüyor: Yüksek faiz devam edecek, ekonomi yavaşlayacak, resesyon gelecek ve sonuç olarak herkes satıyor. Peki şimdi ne olacak? Size göstereyim. CoinGlass'a göre son 24 saatte 160 binden fazla hesap tasfiye edildi ve bir gün önce 420 bin hesap tasfiye olmuştu. Toplam 25 milyar dolardan fazla zorla pozisyon kapatma oldu. Tasfiye edilen pozisyonların yüzde 90'ı yükseliş bahisleri idi, yani insanlar "Bitcoin yükselecek" diye bahse girmişti ama şimdi o pozisyonlar zorla kapatılıyor. Glassnode'un verilerine göre blockchain verileri FTX çöküşü seviyesine gelmiş. Günlük gerçekleşen zarar 1.26 milyar dolar, insanlar zararına satıyor ve panik var. Büyük yatırımcılar ne yapıyor diye baktım, çıkıyorlar. Piyasadaki alım tarafını kullanıp pozisyonlarını kapatıyorlar ama uzun vadeli tutanlar satmıyor, hareketsizler ve piyasa sindiriyor. İşlem hacmine bakalım. Bitcoin yüzde 28 düştü ama işlem hacmi artmadı. Normalde böyle keskin düşüşlerde hacim patlar ama bu sefer hacim zayıf, talep yok ve alıcı yok. BlackRock gibi kurumlar da çıkıyor, Bitcoin yatırım fonlarından 373 milyon dolar çıkış yapıldı ve dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi satıyor. Benim düşüncem şu: Piyasa aşırı satılmış. Bitcoin'in haftalık göreceli güç endeksi FTX çöküşünden daha düşük, altcoinler de aşırı satılmış ve korku endeksi aşırı korku seviyesinde. Piyasa dibe çok yakın görünüyor ama dikkat edin, henüz dip olmayabilir. Nasıl anlayacağız dibi? Üç şeyi takip edin. Birincisi işlem hacmi, hacim artmaya başlarsa talep dönüyor demektir. İkincisi büyük yatırımcı hareketi, büyük yatırımcılar almaya başlarsa dönüş yakın demektir. Üçüncüsü tasfiyeler, tasfiye azalırsa baskı hafifliyor demektir. Şu an bu üç gösterge de dönüş sinyali vermiyor. Hacim zayıf, büyük yatırımcılar satıyor ve tasfiyeler devam ediyor. Ama tarihsel olarak ne biliyoruz? Korku endeksi aşırı korku seviyesinde, blockchain verileri FTX seviyesinde ve işten çıkarmalar 2009 seviyesinde. Bu seviyeler tarihsel olarak dip bölgesi demektir. 2022 Haziran'ında Bitcoin 17 bin dolardayken korku endeksi 8'di ve herkes "10 bine gidecek" diyordu. İki ay sonra dip 15.5 bin oldu, sonra 100 bine çıktı. 2020 Mart'ında Bitcoin 3,800 dolara düştüğünde korku endeksi 10'du, herkes panik yapmıştı ama o zamanlar alan 20 binden satabildi. Şu an benzer bir yerdeyiz. Herkes satıyor, korku zirvede ve veriler tarihsel diplerde. Dip çok yakın, belki 1-2 hafta, belki 3-4 hafta ama bilmiyorum tam olarak. Ama yakınız. O yüzden ekranı kapatın, panik yapmayın. Veri takip edin: İşlem hacmi, büyük yatırımcı hareketi, tasfiyeler. Bu üçü size söyleyecek ne zaman alım zamanı olduğunu. Duygular değil, veri.show more

Şirin Baba
22,528 Aufrufe • vor 5 Monaten
Keine weiteren Inhalte verfügbar